Jump to content

KuranMumini2698

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    403
  • Katılım

  • Son ziyaret

KuranMumini2698 kullanıcısının paylaşımları

  1. Önceki mesajlarıma bakarsanız hepsine cevap verdim.
  2. Sünni Ateist zındıkların Kur’an ile İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi sözde karşılaştırmış. Maalesef Kur’an’ı bilmeyen bir arkadaş. Ayetleri bütüne göre değerlendirmiyor ve yanlış sonuçlar ortaya çıkıyor. Video linki: İddia Madde 1 Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdanla donatılmışlardır, birbirlerine kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar. 4:144-Gerçeği onaylayanlar, gerçeği onaylayanları bırakıp inkârcıları dost edinmeyin. ALLAH'a, size karşı kullanacağı bir delil mi vermek istiyorsunuz! Cevap Yukarıdaki ayet ile insan hakları bildirgesi sözde çelişiyormuş. Yukarıdaki ayet hiçbir şekilde insan hakları bildirgesi ile çelişmiyor. Kur’an hangi insanları dost edinmeyeceğini 60:9-5:57 ayetlerde söyledi. 60:9-Ancak ALLAH, sadece, sizinle din uğrunda savaşan, sizi yurdunuzdan çıkaran ve sizin çıkarılmanıza yardım eden kimselerle dost olmanızı yasaklar. Onları dost edinenler zalimlerdir. 5:57- Gerçeği onaylayanlar, sizden önceki kitap halkı ve inkârcılar arasında dininizi alay ve eğlence konusu yapanları dost edinmeyin. Onaylamış iseniz ALLAH'ı dinlemelisiniz. Yukarıdaki ayetlere göre müminleri dinden döndürmek için savaşanlar, dinin ile alay edenler, vatanını işgal edenler ve işgal edenlere yardım yapanları dost edinmeyeceksin. Bunun dışındaki kişileri dinine bakmadan dost edinebilirsin. 60:9-5:57 ayetlerinde kişileri zaten insanlar dost edinmez. Birisi vatanını işgal etmiş onu dost edinir misin? 9:29 ayeti yanlış çevrilmiş. Doğru çevirisi için https://kuranyeter19.blogspot.com/2019/11/kuranda-cizye.html İddia Madde 2 Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir. 5:51-Gerçeği onaylayanlar, Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. Sizden kim onlarla dost olursa onlardan sayılır. ALLAH zalim toplumu doğru yola iletmez. Cevap Elli birinci ayette kendileriyle dost olmamız yasaklanan kitap halkının nitelikleri 5:57 ayetinde açıklanıyor. Kitap halkının arasında iyiler de var (3:113). Kitap halkının yemeği yenir, kızlarıyla evlenilir. 5:57 ve 60:8 ayetleri, diğer insanlar ve toplumlarla olan ilişkilerimizde bize temel ilkeleri verir. 5:69 ayeti bu konuda aydınlatıcıdır. Kur’an aynı insan hakları bildirgesi gibi insanları eşit kabul ediyor. 30:20- Sizi bir topraktan yaratması ve sonra yayılıp çoğalan insanlar olmanız O'nun ayetlerindendir. 30:21- Kendileriyle rahatlayıp huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranıza dostluk sevgisi ve merhamet koyması O'nun ayetlerindendir. Düşünen bir toplum için bunda işaretler vardır. 30:22- Göklerin ve yerin yaratılışı, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O'nun ayetlerindendir. Bilenler için bunda işaretler vardır. 49:13- Ey halk, sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi ırklara ve boylara ayırdık. ALLAH yanında sizin en değerliniz en erdemli olanınızdır. ALLAH Bilendir, Haberdardır. Kur’an yukarıdaki ayetlerde insanların/kültürlerin/dillerin eşit olduğunu hatta Allah’ın ayeti olduğunu söylemektedir. İddia Madde 3 Herkesin yaşama hakkı ile kişi özgürlüğü ve güvenliğine hakkı vardır. 9:5-Sınırlanmış aylar çıkınca, o putperestlerle karşılaştığınız yerde savaşın. Onları yakalayın, onları kuşatın ve her hareketlerini izleyin. Tövbe edip namaz kılar ve zekât verirlerse yollarını serbest bırakın. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. 4:89- Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla bir olasınız. ALLAH yolunda harekete geçinceye kadar onlardan kimseyi dost edinmeyin. Size karşı dönerlerse onları yakalayın, onları bulduğunuz yerde öldürün. Onları ne dost ne de yardımcı edinmeyin; Cevap Tevbe Suresi ve Nisa Suresi savunma savaşıdır. Müminlere bir saldırı oldu ve kendilerini savunmak için savaştılar. 9:1- Bu, ALLAH ve elçisinden, kendileriyle anlaşma yapmış bulunduğunuz putperestlere bir ültimatomdur: 9:4- Ancak, kendileriyle yaptığınız anlaşmanın koşullarına eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla iş birliğinde bulunmayan putperestlerin anlaşmasını tanıdığınız süreye kadar uygulayın. ALLAH erdemlileri sever. 9:12- Anlaşma yaptıktan sonra antlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkârcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. Belki vazgeçerler. 9:13- Antlarını bozan, elçiyi sürmeye yeltenen ve sizinle (savaşı) ilk başlatan topluluğa karşı savaşmayacak mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Gerçeği onaylıyorsanız asıl çekinmeniz gereken Allah'tır. 9:123- Ey gerçeği onaylayanlar, sizi kuşatıp saldıran kâfirlerle savaşın. Sizde sertlik bulsunlar. Bilin ki ALLAH erdemlilerle beraberdir. 4:90- Ancak aranızda anlaşma bulunan bir topluluğa katılan, yahut sizinle veya kendi halkıyla savaşmaktan dolayı göğüslerinde sıkıntı duyarak size gelenler hariç… ALLAH dileseydi onları başınıza musallat eder ve onlar da sizinle savaşırdı. Sizi yalnız bırakır, sizinle savaşmaz ve size barış önerirlerse ALLAH sizin onlara saldırmanıza izin vermez. 4.75- Size ne oldu ki "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden kurtar, bize sahip çık, bize yardım et" diye feryat eden ezilmiş erkekler, kadınlar ve çocuklara rağmen hâlâ ALLAH yolunda savaşmıyorsunuz? Yukarıdaki ayetlere baktığınız zaman savunma savaşı olduğunu görürsünüz. 4:89 ayetini veriyorsunuz 4:90 yahut 4:75 ayetini neden vermiyorsunuz ? Müşrikler anlaşmayı bozuyorlar ve saldırıyorlar, Müminler kendilerini savunuyorlar. Kur’an’da savaş kriteri için bak: (60:8-60:9-2:190) İddia Madde 4 Hiç kimse, kölelik ya da kulluk altında tutulamaz; her türden kölelik ve köle ticareti yasaktır. 2:221-Gerçeği onaylamadıkça, ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Gerçeği onaylayan bir hizmetçi kadın ortak koşan bir kadından daha hayırlıdır; ondan hoşlansanız bile. Ortak koşan erkeklerle de gerçekleri onaylayıncaya kadar evlenmeyin. Gerçeği onaylayan bir hizmetçi erkek ortak koşandan daha hayırlıdır, hoşlansanız bile… Onlar, ateşe çağırıyor. ALLAH ise bahçeye ve bağışlanmaya çağırır ve öğüt almaları için ayetlerini halka açıklar. Cevap Kur’an kesinlikle köleliği kaldırmıştır. Köle sahibine “efendi” denir. “Efendi” kelimesinin Arapça karşılığı “Rab”dir. Kur’an’da efendinin(Rabbin) Allah olduğu söyleniyor. Allah’tan başka Rab(Efendi) olmadığını söyleyerek köleliği kaldırmış oluyor. Bir mümin birçok ayetlere rağmen köle sahibi olursa Efendilik(Rablik) iddia etmiş olur. Müminler köle sahibi olamazlar. Köle sahibi olmak, bir insana efendi (rab veya mevla) olmayı iddia etmektir ve kendini biricik Rab olan Tanrı'ya ortak koşmaktır. Müşriklerin elinde Mümin köle olur. Kur’an ise mümin köleler ile evlenin demektedir Mümin bir köle ile evlendiğin zaman onu özgürleştirmiş oluyorsun. Kur’an “köleleri özgürleştirin” diye birçok ayet vardır. 9:60- Sadakalar, ALLAH'tan bir yükümlülük olarak, yoksullara, düşkünlere, bu konuda çalışan görevlilere, sempatizanlara, kölelerin özgürlüğü için, borçlulara, ALLAH yoluna ve yolda kalmışlara verilmeli. ALLAH Bilendir, Bilgedir. 2:177- Yüzlerinizi doğu veya batı yönüne çevirmeniz iyilik değil. İyiler o kimseler ki ALLAH'ı, ahiret gününü, melekleri, kitabı ve peygamberleri onaylarlar; akrabalara, yetimlere, muhtaçlara, evsizlere, dilencilere ve köleleri özgürlüğe kavuşturmaya seve seve para yardımında bulunurlar; namazı gözetir, zekatı verir, sözleştikleri vakit sözlerinde dururlar; zorluğa, sıkıntıya ve zulme karşı direnirler. İşte doğru olanlar onlardır, erdemli olanlar da onlardır. 5:89- ALLAH rastgele ettiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak bile bile ettiklerinizden sizi sorumlu tutar. Yemininizi bozarsanız cezası, ailenize genellikle yedirdiğiniz yemeklerden on yoksulu doyurmak veya giydirmek veya bir köleyi salmaktır. Kim bulamazsa üç gün oruç tutmalı. Bu, bile bile ettiğiniz yeminlerinizin cezası. Yeminlerinizi tutun. ALLAH güzel karşılık veresiniz diye ayetlerini böyle açıklıyor. 58:3- Kadınlarını annelerine benzeterek yabancılaştırdıktan sonra sözlerinden dönenler, karılarıyla cinsel ilişkiye girmeden önce bir köleyi özgürlüğe kavuştursunlar. Size öğütlenen budur. ALLAH yaptığınız her şeyi haber alır. 4:92- Gerçeği onaylamış bir kişi, kaza hali hariç gerçeği onaylamış birisini öldüremez. Kim bir gerçeği onaylayanı kazara öldürmüşse gerçeği onaylamış bir köleyi salmalı ve ölenin ailesine diyet ödemeli. Ancak diyetten vazgeçip sadaka olarak kabul ederlerse başka. Öldürülen, sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensup bir gerçeği onaylayan ise, o zaman gerçeği onaylayan bir köleyi salmalısınız. Ancak, maktul aranızda anlaşma olan bir topluluktan ise ailesine diyet vermeli ve gerçeği onaylamış bir köleyi salmalısınız. Kim (gerekli parayı veya salacağı bir köle) bulamıyorsa, ALLAH tarafından tövbesinin kabul edilmesi için iki ay aralıksız oruç tutmalıdır. ALLAH Bilendir, Bilgedir. 90:12- Zor yolun ne olduğunu bilir misin? 90:13- Köleleri özgürlüklerine kavuşturmaktır; 47:4- Savaşta inkâr edenlerle karşılaştığınızda kontrol merkezlerini vurun. Sonunda üstün geldiğinizde onları esir alın; onları ya karşılıksız veya fidye karşılığında salın. Savaş durumu kalkıncaya kadar bunu uygulayın. ALLAH dileseydi sizi savaş derdinden kurtarırdı; ancak O sizi böylece birbirinizle sınamaktadır. ALLAH yolunda öldürenlere gelince, onların yaptıklarını boşa çıkarmayacaktır. Savaş durumda esir alabilirsin ondan sonra karşılıklı yahut fidye karşılığı serbest bırakıyorsun. Onu cariye yahut köle yapamıyorsun. İddia Madde 5 Hiç kimseye işkence ya da zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da ceza uygulanamaz. 5:38- Erkek hırsızın ve kadın hırsızın ellerini, yaptıklarına karşılık kesin. Bu ALLAH'ın öngördüğü bir caydırma yöntemidir. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir. 5:33- ALLAH ve elçisi ile savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk için uğraşanların cezası: Öldürülmeleri veya asılmaları veya el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi veya yerlerinden sürülmeleridir. Bu, dünyada görecekleri bir aşağılanma. Ahirette ise büyük bir ceza var. Cevap Sayın Zındık, 5:38 ayetinde “kesin” ifadesi mecazi bir ifadedir. 5:38’de kullanılan kelime “QataA” Kur’an’ın her yerinde mecazi bir anlatım var. ((2:27; 3:127; 6:45; 7:72; 8:7; 9:121; 10:27; 11:81; 13:4; 15:65; 15:66; 13:25; 22:15; 27:32; 29:29; 56:33; 59:5; 69:46) Söz konusu kelimenin bir başka formu olan QattaA ise Kuran'da 17 kez geçer. Bu şeddeli form, hem fiziksel olarak kesip atmak (5:33; 7:124; 20:71; 26:49; 13:31) hem mecazen ilişkiyi kesmek (2:166; 6:94; 7:160; 7:167; 9:110; 47:15; 47:22; 21:93; 22:19; 23:53) ve hem de fiziksel olarak kesip yarma/çizme anlamında kullanılır (12:31; 12:50). Yani 5:38’deki ifade mecazi bir ifadedir. Arapça’da “yeda” kelimesi “güç” anlamına geldiği için “gücünü kesin” diye anlaşılır ve hapis cezası gibi cezalar verilebilir. Yoksa elini kesip atmak yoktur. 5:33 ayetteki ifadeler ise emir değil, edilgen fiil. Ayette kullanılan ifade “yukattelu(öldürülmeleri)-yusallebu(asılmaları)-tukattaa eydihim ve erculuhum(Ayakları ve elleri kesilmeli) Yukarıdaki kullanılan kelimelerin hiçbiri emir değildir. Eğer emir olsa kelimenin başında “fe” harfi, “elif” harfi yahut “lam” harfi olması gerekir. Bunların hiçbiri yok. Ayette sadece edilgen fiil kullanılıyor. Örnek olarak “ikra” kelimesi yahut “salatı ikame et(ekımı es salâte)” emir cümlesidir. 5:33 ayette ise “faktul- faktau” kelimeleri olsaydı müminlere öldürün/ayaklarını ellerini kesin diye emrederdi. Ama ayette böyle bir ifade yok. Kısaca ayet edilgen fiil kullanmıştır. Müminlere emretmiyor. Kur’an’da kullanılan ifadelerin çoğu emir kipi kullanır ama burada kullanılmamış. Nisa 34 ayeti için: https://kuranyeter19.blogspot.com/2019/11/nisakadn-suresi-34ayet-434.html İddia Madde 7 Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasa tarafından eşit korunmaya hakkı vardır. Herkes, bu Bildirgeye aykırı herhangi bir ayrımcılığa ve ayrımcı kışkırtmalara karşı eşit korunma hakkına sahiptir. 16:75- ALLAH, hiçbir şeye gücü yetmeyen, sahiplenilmiş bir köle ile kendi tarafımızdan güzelce rızıklandırdığımız, o rızıktan gizli ve açık yardım için harcayan kişiyi örnek olarak verir. Bu ikisi hiç bir olur mu? Övgü ALLAH'adır, ancak çokları bilmezler. Cevap Elbette köle ile hür insan eşit olmaz. Kur’an bunları eşit yapmak için köleleri özgürleştirmeyi emrediyor. Kur’an’da birçok ayet köleleri özgürleştirmekten bahsediyor. İddia Madde 9 Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez. Tevbe 29- Kendilerine kitap verilenler arasından, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylamayan, ALLAH'ın ve elçisinin yasakladığını yasaklamayan ve gerçek dine uymayan kimselerle boyunlarını eğip elleriyle tazminat ödeyinceye kadar savaşın. Cevap https://kuranyeter19.blogspot.com/2019/11/kuranda-cizye.html İddia Madde 13 1. Herkesin, her Devletin sınırları içinde seyahat ve oturma özgürlüğüne hakkı vardır. 2. Herkes, kendi ülkesi de dahil, herhangi bir ülkeden ayrılma ve o ülkeye dönme hakkına sahiptir. 9:28-Ey gerçeği onaylayanlar, putperestler pistir; bu yıldan sonra Sınırlanmış Mescide yaklaşmasınlar. Yoksulluğa düşmekten korkuyorsanız, (bilin ki) ALLAH dilerse sizi kendi lütfuyla zenginleştirecektir. ALLAH Bilendir, Bilgedir. Cevap Tevbe Suresi savunma savaşından bahsediyor. Müşrikler seni öldürmek için geliyorlar sende kendini savunuyorsun. Elbette ki onları yaklaştırmayacaksın. Seni öldürmemek için gelen müşrikleri ise ona geçiş emniyeti sağlıyorsun. 9:8-Putperestlerden biri sizden geçiş emniyeti dilerse ona koruma sağla ki ALLAH'ın sözünü işitsin; sonra onu kendisinin güvenlik bölgesine ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur. İddia Madde 16 1. Yetişkin erkeklerle kadınların, ırk, uyrukluk ya da din bakımından herhangi bir sınırlama yapılmaksızın, evlenmeye ve bir aile kurmaya hakkı vardır. Evlenmede, evlilikte ve evliliğin bozulmasında hakları eşittir. 2. Evlilik, ancak evlenmeye niyetlenen eşlerin özgür ve tam oluruyla yapılır. 3. Aile, toplumun doğal ve temel birimidir; toplum ve Devlet tarafından korunur. 33:50-Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Diyanet) Cevap Yukarıdaki ayet yanlış çevrilmiş. Ayette geçen “ma meleket eymanuhum” ifadesi “sağ elinin sahip oldukları(sahip olduğun cariyeler)” anlamına gelmez. Kur’an köleliği kaldırmıştır. Ayette geçen “eyman” kelimesi “yeminler/sözleşmeler” anlamına gelir. (2:224; 2:225; 4:33; 5:89; 16:92; 66:2; 3:77; 5:53; 5:108; 6:109; 9:12; 16:38; 24:53; 35:42; 58:16; 63:2) Yani sözleşme yaparak evlenme olayı var. Doğal olarak insan hakları bildirgesi ile çelişmiyor. İddia Madde 17 1. Herkesin, tek başına ya da başkalarıyla ortaklık içinde, mülkiyet hakkı vardır. 2. Kimse mülkiyetinden keyfi olarak yoksun bırakılamaz. 8:69-Artık ele geçirdiğiniz ganimetleri helal ve temiz olarak yiyebilirsiniz. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. Cevap 8:61-Onlar barışa eğilim gösterirlerse sen de ona eğilim göster ve ALLAH'a güven. O, İşitendir, Bilendir. 8:56-Onlar, sen kendileriyle anlaşma yaptığın halde her defasında anlaşmalarını bozanlardır. Onlar erdemli davranmazlar. Yukarıdaki ayetlere göre anlaşmayı bozuyorlar ve Müminler kendilerini savunuyor. Ganimet olayı ise savaşta Müşrikler bıraktıkları eşyaları Müminler alıyor. Yoksa Müminler bir yere saldırıp oradaki halkın mallarını almıyorlar. Alınan o ganimetler yoksullara dağıtılıyor. 59:7- ALLAH'ın o ülkelerin halklarından elçisine ganimet bıraktığı şeyler ALLAH'ın ve elçisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekelleşmesin. Elçinin size verdiğini alın; ancak onun size vermediğinden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması çetindir. İddia Madde 18 Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır; bu hak, din veya inancını değiştirme özgürlüğünü ve din veya inancını, tek başına veya topluca ve kamuya açık veya özel olarak öğretme, uygulama, ibadet ve uyma yoluyla açıklama serbestliğini de kapsar. 9:29-Kendilerine kitap verilenler arasından, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylamayan, ALLAH'ın ve elçisinin yasakladığını yasaklamayan ve gerçek dine uymayan kimselerle boyunlarını eğip elleriyle tazminat ödeyinceye kadar savaşın. Cevap https://kuranyeter19.blogspot.com/2019/11/kuranda-cizye.html 2:256- Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk, sapıklıktan ayrılmıştır. Kim ki azgın küstahı inkâr edip ALLAH'ı onaylarsa, kopmaz ve sağlam bir bağa yapışmıştır. ALLAH İşitir, Bilir. 18:29- De ki: "Bu gerçek senin Rabbindendir." Dileyen onaylasın, dileyen inkâr etsin. Biz zalimler için onları çepeçevre saracak bir ateş hazırladık. Onlar her ne zaman feryad ederek yardım isteseler, derişik asit gibi yüzleri haşlayan bir su sunulur. Ne kötü bir içecek, ne kötü bir son! 88:22- Sen onları zorlayacak değilsin. İddia Madde 25 1. Herkesin, kendisinin ve ailesinin sağlığı ve iyi yaşaması için yeterli yaşama standartlarına hakkı vardır; bu hak, beslenme, giyim, konut, tıbbi bakım ile gerekli toplumsal hizmetleri ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ya da kendi denetiminin dışındaki koşullardan kaynaklanan başka geçimini sağlayamama durumlarında güvenlik hakkını da kapsar. 17:30- Rabbin, dilediğine rızkını bol verir veya kısar. Kuşkusuz O, kullarından haberdardır, onları görendir. Cevap 73:11- Benimle, o nimete boğulmuş yalanlayıcıları başbaşa bırak. Birazcık süre tanı onlara. 2:126- İbrahim, "Rabbim, burayı güvenlik yeri kıl. ALLAH'a ve ahiret gününü onaylayan halkına ürünlerle rızık ver" deyince, "İnkar edene de rızık vereceğim. Onu kısa bir süre geçindirir, sonra onu ateş cezasına mahkûm ederim. Ne kötü bir uğrak yeridir orası!" dedi. Yukarıdaki ayetlere göre Allah, Mümine ve İnkar edene nimetler veriyor. Allah, insanlara zulmetmez. İnsanlar kendi kendine zulmederler. Allah, adil davranır. İddia Madde 26 1. Herkes, eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel öğrenim aşamalarında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleki eğitim herkese açıktır. Yüksek öğrenim, yeteneğe göre herkese eşit olarak sağlanır. 2. Eğitim, insan kişiliğinin tam geliştirilmesine, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel gruplar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu yerleştirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki etkinliklerini güçlendirmelidir. 3. Ana-babalar, çocuklarına verilecek eğitimi seçmede öncelikli hak sahibidir. 9:23- Ey gerçeği onaylayanlar, inkârı gerçeği onaylamaya tercih ettikleri taktirde ana babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin. Kim onları dost edinirse onlar zalimlerdir. Cevap 9:23 ayeti ise Kur'an'ın bütünlüğüne göre değerlendireceksin. 31:15 ayetine baktığın zaman eğer ailen seni kendi dinine döndürmek için mücadele ederlerse dost edinmeyeceksin. 9:23 ayetinde bahsetmek istediği şey budur. 31:15-Hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seninle mücadele ederlerse ikisine de uyma. Ancak dünyada onlara iyi davranmalısın. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır ve yaptığınız her şeyi size bildireceğim. Eğer ailenin dinlerine girmene zorlamıyorlar ise onlara iyilik yapacaksın. 31:14-Biz insana ana babasını öğütledik. Annesi onu büyük bir güçlükle taşır. Sütten kesilmesi iki yıl içinde olur. Bana ve ana babana teşekkür etmelisin. Dönüş banadır. 17:23-Rabbin, yalnız kendisine hizmet etmenizi, anaya ve babaya karşı iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya ikisi yanında yaşlanırsa onlara "Öf" bile deme ve onları azarlama. Onlarla güzel bir biçimde konuş. Zındık kardeşim yeni argümanlarını bekliyorum
  3. 108:1-Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik. 108:2-O halde, Rabbin için namaz kıl, kurban kes. 108:3-Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir. Yukarıdaki ayette 3 ayeti de yanlış çevriliyor. Ayette “kevser” kelimesini sanki özel isim gibi çevriliyor. Ayette geçen “kevser” kelimesi “kesira” kelimesinden gelir ve anlamı “bolluk/çokluk” Yani ayette “Biz sana bolluk/çokluk verdik.” 2.ayette geçen “nehera” kelimesini “kurban kes” anlamı veriliyor. Bu yanlış bir çeviridir. Arapça’da “nehera” kelimesi “kaburga kemiği/göğüs/ göğsün gerdanlık kısmı” anlamına gelir. [1] 3.ayette geçen “betera” kelimesini “soyu kesik” olarak çevriliyor. Ayette geçen “betera” kelimesi “sonu olmayan ( la agabe)” anlamına gelir.[2] Yani ayette “soyu kesik” olmaktan bahsetmiyor. 108:1- Şüphesiz biz sana çokluk/bolluk verdik. 108:2- Rabbin için salat et/namaz kıl/dua et/destekle ve göğsüne ger(Allah’a yönel). 108:3-Sana kin duyanların sonu yoktur. [1] Mufredat İsfehani page 1038-Lisan al-Arab (Arabic), page 4364 [2] Lisan al-Arab (Arabic), page 205
  4. KuranMumini2698

    "Dünya Düz" diyen Müslümanlar

    Hayır sabit değildir. Güneş'in de yörüngesi vardır. 36:40 ayeti bilimsel bir delil. Yukarıdaki verdiğim ayetlerde Dünya'nın hareketinde bahsediyor. 21:33-O ki geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratmıştır. Bunların hepsi bir yörüngede yüzer. Bu ayet bize tüm (gök) gök cisimlerinin bir yörüngede döndüğünü açıkça bildirir. İlginç bir şekilde, dünyanın ekseni etrafındaki dönüşü de "gece gündüz" ifadesiyle ima edilmektedir. Bkz. 27:88 ; 36:40 ; 39: 5 ; 68: 1 ; 79:30 . 27:88-Dağları durgun sanırsın, halbuki bulutlar hareket ettiği gibi hareket etmektedir. Her şeyi sapasağlam yaratan ALLAH'ın sanatıdır. O, yaptıklarınızı bilendir. Ahiret ile ilgili ayetlerin arasına 86'ncı ve 88'inci ayetler sokularak Tanrı'nın gücüne örnekler verilmiş ve herkesin dünyanın sabit olduğuna inandığı 7. yüzyılda net bir şekilde bu gerçek dile getirilmiştir. Bak 4:82. Bu ayette anlatılan hareketi "kıyamet" diye yanlış adlandırılan dünyanın son anlarında (Saat) oluşacak kargaşa ile açıklamak mümkün değildir. Zira Kuran'da Saat diye anılan dünyanın son saatleri inkârcıların korku ve dehşetle tanık olduğu kozmik çarpışmaları ve patlamaları anlatır. Dünyanın son anlarında gerçekleşecek olayların niteliği için 81'inci ve 101'inci sureye bakınız lütfen. Dünyanın sonunu getirecek kozmik kargaşa 27:88 ayetinde anlatıldığı gibi fark edilmeyen bir olay değildir. Ayrıca, 27:88'in devamı bu tür karıştırmaya imkan bırakmaz: "Her şeyi sapasağlam yaratan Allah'ın sanatıdır". Dünyanın sonu, Allah'ın sapasağlam yarattığı sanatının, örneğin Güneş sistemi ve galaksilerin, yeni bir oluşum için yıkılması olayıdır. Eski Kuran yorumcuları, dünyanın hareket halinde olabileceğini hayallerinde bile canlandıramadıkları için bu ayeti dünyanın sonunu anlatan diğer ayetlerle çelişkiye sokma pahasına da olsa yanlış anlamışlardır.
  5. KuranMumini2698

    "Dünya Düz" diyen Müslümanlar

    Aklını kullanırsan yuvarlak olduğunu anlarsın. Dünya yuvarlak ki yuvarlak bir şekilde doluyor. 79:30-Ve yeri de yumurta biçimine soktu. Arapça "dahhaha" kelimesinin yalın hali olan "dahya" kelimesi "yumurta" anlamına gelir. Dünyanın yumurta gibi yuvarlak olamayacağına inanan eski Kuran yorumcuları, "onu yumurta biçimine soktu" ifadesini bir mecaz olarak kabul etmişler ve yumurta kelimesiyle yumurtanın konduğu kuluçkanın kastedilmiş olduğunu ileri sürmüşlerdir. Böylece çok açık olan ayetin anlamını bozarak "Ve yeri de kuluçka gibi düzenledi" diye tefsir etmişlerdir.
  6. KuranMumini2698

    "Dünya Düz" diyen Müslümanlar

    Dediğiniz bilim ile çelişiyor. Güneş sabit değildir. Onun da yörüngesi var. Ayrıca Kur'an'a göre hem Dünya, Güneş'in ve Ay'ın yörüngesi var. 21:33-O ki geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratmıştır. Bunların hepsi bir yörüngede yüzer. Bu ayet bize tüm (gök) gök cisimlerinin bir yörüngede döndüğünü açıkça bildirir. İlginç bir şekilde, dünyanın ekseni etrafındaki dönüşü de "gece gündüz" ifadesiyle ima edilmektedir. Bkz. 27:88 ; 36:40 ; 39: 5 ; 68: 1 ; 79:30 . 27:88-Dağları durgun sanırsın, halbuki bulutlar hareket ettiği gibi hareket etmektedir. Her şeyi sapasağlam yaratan ALLAH'ın sanatıdır. O, yaptıklarınızı bilendir. Ahiret ile ilgili ayetlerin arasına 86'ncı ve 88'inci ayetler sokularak Tanrı'nın gücüne örnekler verilmiş ve herkesin dünyanın sabit olduğuna inandığı 7. yüzyılda net bir şekilde bu gerçek dile getirilmiştir. Bak 4:82. Bu ayette anlatılan hareketi "kıyamet" diye yanlış adlandırılan dünyanın son anlarında (Saat) oluşacak kargaşa ile açıklamak mümkün değildir. Zira Kuran'da Saat diye anılan dünyanın son saatleri inkârcıların korku ve dehşetle tanık olduğu kozmik çarpışmaları ve patlamaları anlatır. Dünyanın son anlarında gerçekleşecek olayların niteliği için 81'inci ve 101'inci sureye bakınız lütfen. Dünyanın sonunu getirecek kozmik kargaşa 27:88 ayetinde anlatıldığı gibi fark edilmeyen bir olay değildir. Ayrıca, 27:88'in devamı bu tür karıştırmaya imkan bırakmaz: "Her şeyi sapasağlam yaratan Allah'ın sanatıdır". Dünyanın sonu, Allah'ın sapasağlam yarattığı sanatının, örneğin Güneş sistemi ve galaksilerin, yeni bir oluşum için yıkılması olayıdır. Eski Kuran yorumcuları, dünyanın hareket halinde olabileceğini hayallerinde bile canlandıramadıkları için bu ayeti dünyanın sonunu anlatan diğer ayetlerle çelişkiye sokma pahasına da olsa yanlış anlamışlardır.
  7. KuranMumini2698

    "Dünya Düz" diyen Müslümanlar

    Ben hadisleri umursamam. Dünya yuvarlak ki Dünya'yı yuvarlak bir şekilde doluyor. AKLINI KULLAN
  8. KuranMumini2698

    "Dünya Düz" diyen Müslümanlar

    Dünya yuvarlak ki yuvarlak bir şekilde doluyor. Güneş sabit değildir. Güneş, hareket ediyor. Bu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bak: Solar apex 81:1 ayette Güneş'in yuvarlanacağını söylemektedir. Yani mecazi anlamda yok olacağını söylüyor.
  9. KuranMumini2698

    "Dünya Düz" diyen Müslümanlar

    39:5-Gökleri ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine yuvarlar ve gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. Güneşi ve ayı da emri altına sokmuş ve onların her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Üstündür, Bağışlayandır. Bu ayet, dünyanın yuvarlak olduğunu bildirmektedir. "Yuvarlıyor" kelimesinin Arapçası olan "yükevviru" kelimesi ile Türkçeye de geçen "küre" aynı kökten türemektedir.
  10. KuranMumini2698

    "Dünya Düz" diyen Müslümanlar

    Kur'an'da Dünya düz değildir. Kur'an'da Dünya yuvarlaktır.
  11. Kur’an’da “huri” ayetlerini yanlış çeviriyorlar. 44:54-İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir. (Diyanet) Yukarıdaki ayet yanlış çevrilmiştir. “İri gözlü” gibi çeviriler yanlıştır. Ayette “göz göze bakan sohbet arkadaşı ile eşleştirdik.” Arapça’da “zevc” kelimesi “eşleştirmek” anlamına gelir.[1] Kur’an’da huri kelimesi “konuşmak/sohbet” arkadaşı anlamında geçer. (18:34-18:37-58:1) 56:36-Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık. (Diyanet) فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا (Fe cealna hunne ebkaran.) Yukarıdaki ayeti “bakireler yaptık” diye çevriliyor. Burada zamir kadınlarla ilgilidir. Çünkü “hunne” zamiri var. Ayette geçen “Bekir” kelimesini “bakire” diye çevriliyor. Arapça’da “bakire” kelimesine “Betül” denir. Ayette “Betül” kelimesi geçmiyor. Arapça’da “Bekir” kelimesi “önce/öncü/erken/ilk” gibi anlamlara gelir.[2] Yani kısaca 56:36 ayeti yanlış çeviriyorlar . 56:36-Onları öncüler yaptık. Sünnilere göre huri kadınsa o zaman İsa'nın havarileri kadın. Kur'an'da geçen "huri" kelimesi "kadın" değildir. Kur'an'da "nisa" kelimesi kadın olarak kullanılıyor. "Huri" kelimesi sohbet arkadaşı/konuşmak anlamına gelmektir. [1] Hans Wehr 4th ed., page 447 [2] Hans Wehr 4th ed., page 85
  12. Kur'an'da kadın-erkek sünneti yoktur. Doğal olarak İslam'da kadın-erkek sünneti yoktur.
  13. Edip ile anlaşamadığımız birçok nokta var. Ülke de kürt sorunu vardır. İstersen bu konu hakkında seninle tartışırım.
  14. Doğru demiş. Bu ülkede Türkler dışında başka insanlarda yaşamaktadır.
  15. KuranMumini2698

    Hadis Saçmalıkları

    Hadis kitaplarını oku. Orada Ömer Kur'an kıraatı yapmadan namaz kıldırıyor. Hadis kitaplarınız çelişkiyle dolu! Hz. Ömer (ra), halka akşam namazı kıldırmıştı. Namazda kıraatte bulunmadı. Namazdan çıkınca kendisine: "Kur'an okumadın!" dendi. "Rükü ve secdeler nasıl oldu?" diye sordu. "İyi oldu!" dediler. "Öyleyse, tamamdır!" dedi. [Rezin tahric etmiştir. Bu hadise Beyhaki Sünen'inde yer vermiştir (2, 381)] Ravi: Ebu Seleme Kaynak: Rezin
  16. KuranMumini2698

    Hadis Saçmalıkları

    Sünniler tek rekatta en az iki sure okur. Bu hadise ters. Başka hadislerde sadece fatiha yeter diye hadisler var. Kehf suresi ile ilgili yazım vardı. O yazıyı oku Ateist arkadaşların iddialarına cevap veriyorum.
  17. 5295 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir güvercinin peşine düşüp onunla eğlenen bir adam görmüştü: "Bir şeytan bir şeytaneyi takip ediyor!" buyurdular." Ebu Dâvud, Edeb 65, (4940); İbnu Mâce, Edeb 44, (3765). Yukarıdaki hadise göre güvercin şeytandır. Güvercin barışı temsil ettiği için barışa düşman olanların Peygamber adına uydurduğu bir hadistir. 5301 - Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim tavla oyunu oynarsa elini domuz kanına bulamış gibi olur" Müslim, Şi'r 10, (2260); Ebu Dâvud, Edeb 64, (4939) 5302 - Hz. Aişe radıyallahu anhâ'nın anlattığına göre, "(Mahallesinde oturan bir ailede tavla bulunduğu haberi kendisine ulaşır. Bunun üzerine onlara:) "Eğer tavlayı evinizden çıkarmazsanız ben sizi mahallemden çıkaracağım!" diye haber gönderir. Böylece onların tavla bulundurmalarını hoş karşılamadığını ifade eder." Muvatta, Rü'ya 6, (2, 958). Kur’an’da kumar oynamanın dışında bir günahın olmadığını söylüyor ama bu hadise göre başka uydurulan haramlarda varmış. Resûlullah (S.a.v) yedi semayı sayarak her biri arasında bu şekilde uzaklık bulunduğunu söyledi. Sonra ilâve etti: "Yedinci semânın ötesinde bir deniz var. Bunun üst sathı ile dibi arasında iki sema arasındaki mesafe kadar mesafe var. Bunun da gerisinde sekiz adet yabâni keçi (süretinde melek) var. Bunların sınnakları ile dizleri arasında iki semâ arasındaki mesafe gibi uzaklık var, sonra bunların sırtlarının gerisirıde Arş var, Arş'ın da alt kısmı ile üst kısmı arasında iki sema arasındaki uzaklık kadar mesafe var. Allah, bütün bunların fevkindedir." Tirmizî, Tefsir, Hâkka, (3317); Ebû Dâvud, Sünnet 19, (4723); İbnu Mâve, Mukaddime 13, (193). 1662 - Abdullah İbnu Mes'ud (R.a)'dan yapılan rivayette, Resûlullah (S.a.v)şöyle buyurmuştur: "Allah yedi semayı yarattı. Her birinin kalınlığı beş yüz yıl yürüme mesafesidir. " Bir semadan başka bir semaya geçmek için 500 sene varmış. Yedinci semanın ötesinde deniz varmış. 1665 - Hz. Ebu Zerr (R.a) anlatıyor: "Güneş batarken Resûlullah (S.a.v) ile birlikte mescidde idim. Bana: "Ey Ebu Zerr, biliyor musun bu Güneş nereye gidiyor?" diye sordu. Ben: "Allah ve Resûlü daha iyi bilirler!" dedim. "Arş'ın altına secde yapmaya gider, bu maksadla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip, izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: "Geldiğin yere dön!" denir. Böylece battığı yerden doğar. Buhârî, Tefsir Yâ-sin 1, Bed'u'1-Halk 4, Tevhid 22, 23; Müslim, İmân 250, (159); Tirmizî, Erkekler İçin Uydurulmuş Hadis 3267 - Hz. Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Şayet ben bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim." Tirmizi, Rada' 10, (1159). 270 - Bir başka rivâyette şöyle denmiştir: "Erkek, kadınını yatağına çağırır, kadın da gelmeye yanaşmaz, erkek öfkelenmiş olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette yatağa gelinceye kadar- kadına lânet okurlar.'' 3271 - Bir başka rivâyette: "Kadın küskünlükle kocasının yatağından ayrı olarak sabahlarsa, melekler onu lânetler" denmiştir. Buhari, Nikâh 85, Bed'ü'l-Halk 6; Müslim, Nikâh 120 - 122 (1436); Ebu Dâvud, Nikâh 41, (2141). 3273 - Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Erkeğe, hanımını ne sebeple dövdüğü sorulmaz." Ebu Davud, Nikah 43, (2147). 3274 - Ebu Sa'id (radıyallahu anh) anlatıyor: "Safvân İbnu Muattâl (radıyallahu anh)'ın hanımı, yanında Safvân da bulunduğu bir anda Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek: "Ey Allah'ın Resülü, namaz kıldığım zaman kocam beni dövüyor, oruç tuttuğum zaman da orucumu bozduruyor, güneş doğuncaya kadar da sabah namazı kılmıyor!'' dedi. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), hanımının bu söyledikleri hakkında Safvân'a sordu. Safvân: "Ey Allah'ın Resülü! "Namaz kıldığım zaman dövüyor '' sözüne gelince, o zaman (bir rekatte uzun) iki süre okuyor. Halbuki ben bunu yasakladım'' dedi. Resulullah kadına: "İnsanlara tek surenin okunması yeterlidir '' buyurdu. Safvân devam etti: "Oruç tuttuğum zaman bozduruyor '' sözüne gelince, "Hanımım oruç tutup duruyor. Ben gencim, hep sabredemiyorum." dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: "Bir kadın kocasının izni olmadan oruç tutamaz!'' buyurdular. Safvân devamla: "Güneş doğuncaya kadar sabah namazı kılmadığım sözüne gelince, biz (gece çalışan) bir âileyiz, bunu herkes biliyor. (Sabaha yakın yatınca) güneş doğuncaya kadar uyanamıyoruz'' diye açıklama yaptı. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Safvân, uyanınca namazını kıl!" buyurdular." Ebu Dâvud, Savm 74, (2459). Bu hadise göre bir tane sure yetermiş. Ama diğer hadislere bakarsak bir sure okumak yetmiyor. Kocası izin vermeden oruç tutamazmış.
  18. Ravilerin neyine güveniyorsanız ? Hadis senedlerin güvenilir olduğunu nereden biliyorsunuz. Hutbe olayında "susmak" vardır. Sünniler bu konu hakkında kendileri de böyle diyor.
  19. Sünnilik Dini Kur’an’ın Dini Dini değiştiren öldürülür.( Buhârî, Cihâd, 149) Din seçme özgürlüğü vardır.(2:256) Zina eden kadın ve erkek taşlanarak öldürülmelidir, recm cezası. (Buhari 93/21) Zina işleyenler için 100 celde Vurulması(24:2) İçki içmenin Dünya’da cezasına değnekle vurulmasıdır. Muslim (3281) İçki içen bir insanın Dünya’da cezası yoktur. Namaz kılmayan kişi herkesin önünde dövülmelidir. Kur’an’da namaz kılmamanın Dünya ve Ahiret hayatında cezası yoktur. Namaz dinin direğidir.( Taberanî, Beyhekî) Namaz dinin direği değildir. Dinin direği imandir. İman olmadan din olmaz. Namaz kılmayanın Müslümanlığı yoktur.(Bezzar) Namaz kılmayanın dini yoktur. (İbni Nasr) Namaz kılmayanın Müslümanlığı yoktur.(Bezzar) Bizimle kâfirlik arasındaki fark namazdır. Namazı terk eden kâfir olur.( Nesaî) Kur’an’da imanı olmayanın Müminliği yoktur. İnkarcı ile Mümin arasındaki bazı farklar: İnkarcı şükretmez. Mümin şükreder. İnkarcı Allah’a ve Ahirete inanmaz. Mümin kanıt üzerine iman eder. Müşrikler La ilahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum.( Buhârî) Kur’an’da böyle bir durum yoktur. Dini yaymak için savaş yoktur. Savunma savaşına izin vardır. İnsanların dini seçimlerine karışmaz ve herkese karşı özgürlük ister.(2:190-60:8-60:9-2:256-4:140-18:29) Köle ve Cariyelik sistemi vardır. Savaş esirlerini köle yapmak vardır. Köle ve Cariyeliği yasaklar.(40:62-41:30-3:51-4:105) Köle ve Cariyelerin özgürleştirilmesini emreder.(90:13-4:92-58:3-5:89-2:177-9:60-24:33) Savaş esirlerini fidye veya karşılıksız serbest bırakılır.(47:4) Kadınlar toplu namazlara önderlik yapamaz, hatta toplu namazlara katılmaları bile önerilmez . Kuran'daki "Ey gerçeği kabul edenler..." ifadesi hem kadınları hem de erkekleri kapsar.(62:9) Aybaşı halindeki kadınlar Kuran'a dokunmamalı, namaz kılmaz, oruç tutmaz vb. Kadın aybaşı durumunda iken sadece erkekler kadına yaklaşamaz. Başka bir yasak yoktur.(2:222) Kadın eşini boşayamaz. 2:228 ayeti her iki cinse de eşit haklar tanır. Zekat yılda sadece bir kez verilir. Kur’an’da zekat ve sadaka her zaman verilir ve zekat ve sadaka verme oranı yoktur. (2:219) Altın ve ipek erkeklere haram edilmiştir. Altın ve ipek erkeklere haram edilmemiştir. Allah'ın lütuflarını Allah adına yasaklamak en büyük günahtır (5:48-49; 6:145-150; 7:31-32; 10:59-60; 18:31; 22:23; 35:33; 42:21) Resim, animasyon veya heykel yapma büyük bir günahtır. Kuran, çizim yapmayı veya canlıların 3 boyutlu modellerinin yapılmasını yasaklamaz. Süleyman Peygamber'in evinde heykeller vardı, ve tektanrıcı idi (34:13; 42:21). Muhammed'in veya yakın arkadaşlarının isimleri camilerde Allah'ın yanına asılabilir Kur’an’da böyle bir durum yoktur. Camiler Allah’ındır ve sadece o’nu çağırmamız gerekir.(72:18) Şeyhler, Peygamberler, Alimler vb kişiler şefaat edecektir. Kur’an şefaat etme olayını yasaklıyor.(2:48) Kainatın Efendisi Muhammed. Kur’an’da Kainatın Efendisi Allah olduğunu söylüyor.(1:2) Allah tüm evreni Muhammed'in yüzü suyu hürmetine yaratmıştır. Evren özel bir kişi için yaratılmamıştır (14:33; 16:12; 31:29; 51:56). Muhammed’e Kur’an ve Sünnet verilmiştir. Muhammed’e sadece Kur’an verilmiştir.(6:19) Kur’an’ı Muhammed açıkları. Kur’an apaçık değildir. Kur’an yeterli değildir. Kur’an’da geçen “hikmet” kelimesi Muhammed’in sünnetidir. Kur’an apaçıktır.(2:99) Kur’an’ı Allah açıklar.(75:16-17-18-19) Kur’an açıklanmış ve yeterlidir.(6:38-6:97-6:114-6:126-7:52-11:1-11:111-13:2-) Kur’an’da geçen hikmet ifadesi Kur’an için kullanılıyor.(36:2-11:1) Mezhepleri vardır.(Hanefi-Şafii-Maliki-Hanbeli…) Kur’an’da mezhep yoktur. Sadece dini Allah’a özgülemek vardır.(6:159-3:103-3:105-39:2) Varis için vasiyet yoktur.( Buhârî, “Ḥac”, 132) Kur’an’da varis için vasiyet vardır.(5:106-6:180) Sakal kesmek haramdır.( Buharî, Libas, 64; Müslim, Tahare, 54) Sakal kesmekle ile ilgili hüküm yoktur.
  20. Sadece Kur’an diyenlere getiren eleştirilerden birisi de “hadisler olmadan namaz kılınmaz” diyorlar. Tam tersi olarak kendi hadis kitaplarına göre namaz kılamazsınız. Birkaç örnek verelim. Namaza besmele ile başlamak “Ben, Resulullah (sav), Hz. Ebu Bekr, Hz. Ömer, Hz. Osman (ra) ile birlikte namaz kıldım. Onlardan hiçbirinin bismillahirrahmanirrahim'i okuduklarını işitmedim.” Ravi: Enes Kaynak: Buhari, Ezan 89; Müslim, Salat 50, (399); Muvatta, Salat 30, (1, 81); Ebu Davud, Salat 124, (782) “Resulullah (sav) kıraatini bismillahirrahmanirrahim ile başlatıyordu.” Ravi: İbnu Abbas Kaynak: Tirmizi, Salat 181, (245) Yukarıdaki hadise göre peygamber namaza besmele ile başlamamış. Başka bir hadise göre Peygamber namaza besmele ile başlamış. Namazı uzun mu kısa mı kılacağız ? Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: "Öğle namazı başlardı, bu anda bir kimse Baki'ye gider, ihtiyacını görür, sonra abdest alır, gelir ve uzunluğu sebebiyle Resulullah'ın birinci rek'atine yetişirdi." Kaynak: Müslim, Salat 161, (454); Nesai, İftitah 56, (2, 164). Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Sizden kim halka namaz kıldırırsa namazı(kısa) tutsun. Zira cemaatte zayıf, sakat, hasta ve ihtiyaç sahibi vardır. Müstakil kılınca dilediği kadar uzatsın." Kaynak: Buhari, Ezan 62 ; Müslim, Salat 186, (467) ; Muvatta, Cema' at 13, ( 1,134) ; Ebu Davud, Salat 127, (794, 795) ; Nesai, İmamet 35, (2, 94) ; Tirmizi, Salat 175, (236). Yukarıdaki hadise göre uzun namaz kılacağız. Diğer hadise göre kısa namaz kılmamız gerekir. Cuma günü hutbede konuşmak Ebû Hureyre (r.a.) Allah’ın Elçisi’nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Kim güzelce abdest alır, cumaya gider, dinler ve susarsa, o cumadan bir önceki cumaya kadar olan günahları bağışlanır ve buna üç gün de ilave edilir. Kim bir taşa dokunursa boş iş yapmış olur.” (Ebû Davûd, Cuma 1050) Hazreti Ömer, kendisininki ile oğlu Abdullah’ın kumaş hissesini birleştirerek üzerine bir hırka diktirdi. Bir Cuma günü üzerindeki yeni hırkasıyla hutbe irad etmeye çıkıp: _ “Ey mü’minler beni dinleyin ve bana itaat edin” diye seslendiği zaman, ashaptan biri ayağa kalktı ve: _ “Üzerindeki elbisenin hesabını vermedikçe seni dinlemiyor ve sana itaat da etmiyoruz. Çünkü ganimetten bize düşenle bir elbise yapmak imkânsızdı. Sen nasıl oluyor da elbise olabilecek kumaş alabiliyorsun” dedi. Hazreti Ömer o ashabın konuşmasını dinledikten sonra, oğlu Abdullah’a: _ “Ey Ömer’in oğlu kalk cevap ver” dedi. Abdullah bin Ömer, ayağa kalktı: _ “Allah’a yemin ederim ki, babamın üzerindeki kumaşın yarısı benim hisseme düşen kumaştır. Babam ikimizinkini birleştirdikten sonra elbise yaptı” diyerek meseleyi izah etti. Hazreti Ömer’in oğlunu dinleyen sahabe tekrar ayağa kalkarak: _ “Ya Ömer, şimdi konuş. Hem seni dinliyor ve hem de itaat ediyoruz” dedi. Hazreti Ömer de ancak ondan sonra hutbesini okumaya devam etti. Kaynak: Müslim b. Kuteybe ed-Dineveri, Uyunu’l-ahbar, 1/118; Ebu’l-ferec İbnü’l-cevzi, Sıfetü’s-saffe, 1/203-204) Yukarıdaki birisinde hutbede konuşmak yasaktır. Diğer hadise göre hutbede konuşmak serbest. Akşam Namazı Zeyd ibnu Sabit (ra) dedi ki: "Sen niye akşam namazında (kısaru'l-mufassal denilen) kısa surelerden okuyorsun? Ben Resulullah (sav)'ın Tula't-Tuleyeyn'i okuduğunu işittim." (Ebu Davud'un rivayetinde şu ziyade var: "...Dedim ki: Tüla't-Tuleyeyn nedir? Bana "el-A'raf, öbürü de "el-En'am" diye cevap verdi.") Ravi: Mervan İbnu'l-Hakem Kaynak: Buhari, Ezan 98; Ebu Davud, Salat 132, (812); Nesai, İftitah 67, (2, 169, 170) Resulullah (sav)'ı akşam namazında et-Tur süresini okurken işittim. Ravi: Cübeyr İbnu Mut'im Kaynak: Buhari, Ezan 99, Cihad 172, Megazi 11, Tefsir, Tür 1; Müslim, Salat 174, (463); Muvatta, Salat 23, Resulullah (sav), A'raf süresiyle akşamı kıldırdı. Süreyi ikiye bölerek her iki rek'atte bir parçasını okudu. Ravi: Aişe Kaynak: Nesai, İftitah 67, (2,170) Hz. Ebu Bekr (ra)'in hilafeti sırasında Medine'ye geldim, arkasında akşam namazını kıldım, ilk iki rek'atinde Fatiha ile (kısaru'l-mufassal denen) kısa sürelerden birer süre okudu. Sonra üçüncü rek'ate kalktı. Ben (ne okuyacağını işitmek için) hemen kendisine -elbisem elbisesine değecek kadar- yaklaştım. Fatiha ve beraberinde "Rabbena la tuziğ kulübena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledünke rahmeten inneke ente'l-Vehhab" (Rabbimiz, bize hidayet verdikten sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize bir rahmet lutfet. SDen çok lutfedenlerdensin) ayetini okuduğunu işittim. Ravi: Ebu Abdillah es-Sunabihi Kaynak: Muvatta, Salat 25 (1,79) İbnu Mes'ud (ra)'un arkasında akşam namazı kılmıştım. Namazda Kulhüvallahü ahad'i okudu. Ravi: Ebu Osman en-Nehdi Kaynak: Ebu Davud, Salat 133, (815) İlk 3 hadiste akşam namazında uzun sure okunuluyor ve kısa sure okumak eleştiriliyor. Ama sahabelerin başında gelen Ebubekir ve İbni Mesud kısa sureler okunuyor ve eleştirilmiyor. Akşam namazında kısa sure mi yoksa uzun sure mi okuyacağız? Fatiha okumadan namaz olur mu ? Resulullah (sav) gece namazına kalktı ve sabah vakti girinceye kadar namaza devam etti. Namazda tek ayet okudu. O da şu (mealdeki) ayettir: "Onlara azab edersen, doğrusu onlar senin kullarındır. Onları bağışlarsan, güçlü olan, hakim olan şüphesiz ancak sensin" (Maide 118). Ravi: Ebu Zerr Kaynak: Nesai, İftitah 79, (2, 177) Ubade bin Samit (Radiyallahu Anh) şöyle dedi: “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ‘Fatiha okumayan kimsenin namazı yoktur’ buyurdu.” Buhari 765, Müslim 394, Ebu Avane 2/124, Ebu Davud 822, Nesei 909, Tirmizi 247, İbni Mace 837 Hz. Ömer (ra), halka akşam namazı kıldırmıştı. Namazda kıraatte bulunmadı. Namazdan çıkınca kendisine: "Kur'an okumadın!" dendi. "Rükü ve secdeler nasıl oldu?" diye sordu. "İyi oldu!" dediler. "Öyleyse, tamamdır!" dedi. [Rezin tahric etmiştir. Bu hadise Beyhaki Sünen'inde yer vermiştir (2, 381)] Ravi: Ebu Seleme Kaynak: Rezin Yukarıdaki namaz hadisinde Muhammed namazını tek ayet okuyarak kılmış. Ama diğer hadiste Fatiha olmadan namaz olmaz demektedir. En son hadiste ise Ömer namazda Kur’an okumamış. Cuma namazı kime farz ? Abdullah İbnu Amr İbni 'l-As (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki : "Ezanı her işitene cuma farzdır." Kaynak: Ebu Davud, Salat 212, (1056). "Cuma namazını cemaatle kılmak her Müslüman üzerine borçtur, vazifedir; ancak başkasının mülkiyetinde olan köle, kadın, çocuk ve hasta müstesnadır; cuma namazı bunlara farz değildir." Kaynak: Ebu Davud, Salat 215, (1067). İlk hadiste herkese Cuma namazı farz derken. İkinci hadiste kadına Cuma namazı farz olmuyor. Vitir namazı Resulullah (sav) buyurdular ki: "Vitr namazı haktır. Kim bunu kılmazsa bizden değildir." Bunu Efendimiz üç kere tekrar etti. Ravi: Büreyde Kaynak: Ebu Davud,Salat 337, (1419) “Üç şey vardır ki bana farz kılınmıştır, fakat sizin için nâfile hükmündedir: Vitir namazı, kurban kesme ve kuşluk namazı” (Müsned, I, 231) Ali’nin, “Vitir farz olan namazlar gibi zorunlu değildir, bu namaz Resûlullah’ın ortaya koyduğu sünnetidir” şeklindeki sözü (Tirmizî, “Vitir”, 2) İlk hadiste farz yapıp kılmayanları Müslüman görmüyor. İkinci ve üçüncü hadiste nâfile/sünnet olduğu söyleniyor. Yolculuk zamanında nafile namazı Resulullah (sav)'a (Onsekiz defa) refakat ettim. Ancak, sefer sırasında nafile kıldığını hiç görmedim. Ravi: İbnu Ömer Kaynak: Buhari, Taksiru's-Salat 11; Müslim, Müsafirin 9, (689); Muvatta, Kasru's-Salat 22, (1, 150); Ebu Davud) Ben, Resulullah (sav)'a onsekiz seferde iştirak ettim. Onun, güneş meyledince öğleden önce kıldığı iki rek'ati terkettiğini görmedim. Ravi: Bera Kaynak: Ebu Davud, Salat 276, (1222); Tirmizi, Salat 393, (550) İlkinde seferde nafile namazı kılmadığını söylüyor. Ama ikinci hadiste seferde iken nafile kıldığını söylemektedir. Yolculuk yaparken nafile namazı kılmamız lazım mı yoksa kılmamamız mı gerekir ?
  21. KuranMumini2698

    Kur'an'da Devlet Yönetimi

    Ben demokrasiyi veya monarşiyi savunmuyorum. Kur'an'daki yönetim şeklini sadece söylüyorum. Monarşi olan bir devlette de refah seviyesini yükseltirsin. Önemli olan devletin uygulamasıdır. Kur'an'daki miras ayetleri(4:11-12-176) ayetleri sadece tavsiyedir. Allah'ın yasası/farzı olan vasiyettir. Kur'an kadın ile erkeği eşit gören bir kitaptır.(49:13-3:195) Medeni kanun ile Kur'an'daki kanunlar birbiriyle çelişmez tam tersi uyumludur. Çoğunluk isterse istediği kanunu uygular. Muhammed, Medine'de federal, laik-adalete-sosyal adalete ve özgürlüğe önem veren bir site devleti yaptı.
  22. KuranMumini2698

    Kur'an'da Devlet Yönetimi

    Ateist/Agnostik/Deist kardeşim benim dediklerimi anlamıyor musun ? Ben devletin biçimine değil uygulamasına bakarım. Hükümet iktidara gelirken halka danışarak geliyor.(Türkiye istisna çünkü Amerika tarafından iktidara geliyor.) Örnek olarak Merkel halka danışarak gelmedi mi iktidara ? Ben "demokrasi refahı yükseltir" diye bir şey demiyorum. Benim yazımdaki cümle şu: "Devletin yönetim biçimine bakmam sadece halkın refah seviyesini yükseltmesi beni ilgilendirir." Ben burada demokrasi halkın refah seviyesini yükseltiyor mu dedim.
  23. KuranMumini2698

    Kur'an'da Devlet Yönetimi

    Benim devlet görüşüm Aristoteles ile aynıdır. Yani devletin yönetim biçimine bakmam sadece halkın refah seviyesini yükseltmesi beni ilgilendirir. Kur'an'daki devlet yönetimi şu an Gelişmiş ülkelerde uygulanan bir sistemdir. Türkiye demokratik bir devlet değildir. Tek adam rejimi vardır ve halka danışma yoktur. Danışma olayını da seçim olarak algılanabilir. Kur'an'da Osmanlı-Emevi-Abbasi gibi bir sistemi yoktur.
  24. Kur’an’da devlet yönetimi ile ilgili ayetlere bakalım. 4:59-Ey iman edenler! Allah'a itaat edin; Rasul'e ve sizden olan ulu-l emr itaat edin. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz -eğer Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanıyorsanız- onu, Allah'a ve Rasulü'ne götürün. Bu sizin için daha hayırlı ve sonuç olarak daha iyidir. Ulu-l Emr: Hakim olan/ Egemen/Yöneten/Devlet adamı[1] Yukarıdaki ayete kullanarak zalim diktatörlere itaat edileceği çıkmaz. Çünkü Kur’an halka zulmeden ve haksızlık yapanlara karşı durulmasını söylemektedir. 42:42-Ancak, halka zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere saldıranlara karşı durulmalıdır. Onlara acı bir azap vardır. Devlet yöneticisi yanlış bir yaparsa ona isyan etmemiz gerekmektedir. (60:12) 60:12- Ey peygamber, inanan kadınlar sana sığındıklarında, ALLAH'a hiç bir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, bir iftira uydurup getirmemek ve doğru işlerde sana karşı gelmemek üzere yemin edip söz verirlerse onların sözünü kabul et ve onlar için ALLAH'tan bağışlanma dile. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. Kur’an’da devlet yönetim şekli Demokrasi olmak zorundadır. Devlet yöneticisi halka yapacağı işin danışmak zorundadır. (42:38-3:159) 42:38-Onlar, Rab'lerinin çağrısına karşılık verirler, namazı gözetirler, işlerini aralarında danışma ile kararlaştırırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan yardım için verirler. 3:159-Allah'ın sana bir bağışı olarak onlara yumuşak davrandın. Kaba ve katı yürekli olsaydın çevrenden dağılır giderlerdi. Onları affet, bağışlanmalarını dile ve yapılacak işler hakkında onlara danış. Karar verince de Allah'a güven; Allah güvenenleri sever. Devlet yöneticisi adalet ile yönetmesi gerekmektedir. (16:90-4:58) 16:90-ALLAH adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Kötülükten, fenalıktan ve azgınlıktan ise sizi meneder. Öğüt almanız için sizi böyle aydınlatır. 4:58-ALLAH emaneti sahiplerine vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. ALLAH size ne güzel öğüt veriyor. ALLAH İşitendir, Görendir. Devlet yönetici gelir adaletini sağlamak zorundadır. Sermaye zenginlerin elinde tekelleşmesine izin vermemesi gerekir. (59:7) 59:7-ALLAH'ın o ülkelerin halklarından elçisine ganimet bıraktığı şeyler ALLAH'ın ve elçisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekelleşmesin. Elçinin size verdiğini alın; ancak onun size vermediğinden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması çetindir. Toplum yöneticisini seçerken onun dinine/cinsiyetine/boyuna/posuna/kilosuna/nereli olduğuna bakılmadan sadece onun işin ehli olduğuna bakılır. (4:58) 4:58-ALLAH emaneti sahiplerine vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. ALLAH size ne güzel öğüt veriyor. ALLAH İşitendir, Görendir. Emanet: Devlet/Yetki/Kontrol/Güvenlik[2] Kur’an’a göre devlet yönetiminde laiklik olmak zorundadır. (2:256-4:80-6:107-6:104-10:99-18:29-42:48-50:45) 2:256-Dinde zorlama yoktur. Artık doğruluk, sapıklıktan ayrılmıştır. Kim ki tağutu (despotları ve şeytani doktrinleri) inkar edip Allah'a inanırsa, kopmaz ve sağlam bir bağa yapışmıştır. Allah İşitir, Bilir. Kur’an padişahlık/sultanlık/saltanat yönetimi/rejimine karşı çıkmaktadır. (42:38) Emevi , Abbasi ve Osmanlı’nın yönetim şekli ile Kur’an’ın yönetim şekli çelişmektedir. Kur’an’da halifelik sistemi yoktur. Adem konusunda geçen halifelik olayı Adem’den önceki nesil olan Homo Erectus’un yerine geçen bir halifedir. Halife: Sonra gelen [3] Adem(Homo Sapiens) Homo Erectus’tan sonra geldiği için “halife” deniliyor. Homo Erectus’a “selef” denir. Selef: Önce gelen[4] Yani Adem konusunda halifelik, Adem sonra geldiği için ona halife deniliyor. Aslında ayet çevirenler 2:30 ayetinde geçen “halife” kelimesini “sonra gelen/sonraki nesil” diye çevirse hiçbir sorun kalmayacak. Zalim insanların tahrif ettiği ayete göre “Adem, Allah’ın yeryüzünde temsilci” olduğunu söylemek büyük küfürdür. [1] Hans Wehr 4th ed., page 33-Mufrdat Isfahani Kuran Kavramlari Sozlugu/page97 [2] Dict. of Quran by M.G. Farid, page 36 [3] Hans Wehr 4th ed., page 297 [4] Hans Wehr 4th ed., page 493
  25. KuranMumini2698

    Kur'anın mucizelik yönlerine bir örnek

    Arapça'da genel olarak erkek zamiri kullanılır. Arapça dili ile ilgilidir. Örnek olarak "selamun aleykum" dediğin zaman sondaki "kum" ifadesi erkeklere gider ama hem erkeğe hem de kadına böyle selam veriyoruz. Bunun sebebi Arapça dili ile alakalıdır.
×
×
  • Yeni Oluştur...