Jump to content

322

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    82
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

322 Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

276 profil görüntüleme
  1. TDV tarafından hazırlanmış olan İslam Ansiklopedisinde Haman, "Hz. Mûsâ dönemindeki Firavun sarayının bir yetkilisi olarak anılan kişi" şeklinde tanıtılır. Peki İran tarihine baktığımız Haman aslında kimdir? Gelin bunu hep beraber tartışalım... Ve o yerde onları hakim kılalım, Firavun ile Hâmân ve ordularına, onlardan çekinmekte oldukları şeyi gösterelim. 28:6 Nihayet Firavun ailesi onu yitik olarak aldı. Çünkü o, sonunda kendileri için bir düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun ile Hâmân ve askerleri yanılıyorlardı. 28:8 Firavun: «Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân, haydi benim için çamur üzerine ateş yak (ve tuğla imal et), bana bir kule yap ki, Musa’nın ilâhına çıkayım; ama sanıyorum, o mutlaka yalan söyleyenlerdendir.» dedi. 28:38 Bu ayetlerde Firavun ile beraber sık sık anılan Haman ismi, İslam kaynaklarında Firavun'un veziri şeklinde tanıtılmaktadır ama Haman ismini Eski Ahit'de ve İran tarihi içerisinde araştırdığımız zaman olay tamamen farklı yerlere gitmektedir. Eski Ahit içerisinde yer alan Ester 3:1'de Haman bize şu şekilde anlatılır. Bu olaylardan sonra Kral Ahaşveroş, Agaklı Hammedata’nın oğlu Haman’ı yüksek bir göreve atayıp onurlandırdı. Onu bütün önderlerden daha yetkili kıldı. https://incil.info/arama/Ester+3:1 https://kutsal-kitap.net/bible/tr/index.php?id=449&mc=1&sc=446 Burada Kral Ahaşveroş(I. Serhas veya Kserkses olarakta bilinir) tarafından Haman'ın yüksek bir göreve atandığı(Vezir, Sadrazam gibi) yazmaktadır. Kral Ahaşveroş aynı zamanda I. Serhas veya Kserkses olarakta bilinir, kendisi Ahameniş İmparatorluğu'nun veya diğer adıyla Birinci İran İmparatorluğu'nun Kralıdır. http://www.iranicaonline.org/articles/haman İran Tarihine baktığımız zaman ise Haman isminin kök olarak Elamlılar arasında önemli bir yeri olan Humban veya Khumban olarak bilinen tanrıdan geldiğini görmekteyiz. Elamlıların tarihi ise MÖ 2700'lü yıllara kadar dayanmaktadır. Yani Haman isminin linguistik yönden de Antik Mısır Dili ile uzaktan yakından en ufak bir alakası yoktur. https://en.wikipedia.org/wiki/Khumban Peki Exodus veya diğer adıyla Mısır'dan Çıkış olarak bilinen yani Musa'nın asasını yere vurup, Kızıldeniz'i yardığı iddaa edilen olay ne zaman gerçekleşti? Biraz araştırdığımız zaman bu olayın kesin olmasa da MÖ 1000 ile MÖ 900'lü yıllar arasında gerçekleştiği iddaa edilmektedir. Yani bu olay Elamlılar'dan sonra gerçekleşmiş. Buraya kadar hey şey anlaşıldıysa artık buradan sonra sorulması gereken soru şudur; Kuran'da Haman'ın Firavun'unun veziri olduğu yazıyor ama Eski Ahit'e ve İran tarihine baktığımız zaman Haman'ın aslında İran kökenli bir isim olduğunu ve Haman'ın da aslında Kral Kserkses'in veziri olduğunu öğreniyoruz. Bu durumda Kuran'da ki ayetlerin doğru olmadığı ortaya çıkmış olmuyor mu? Veya soruyu şöyle soralım; Antik Mısır'da ki insanlar veya Firavunların isimlerine baktığımız zaman hep Amonhotep, Amonra, Atonra vb. yine Mısır tanrıları ile alakalı isimlere sahip olduklarını görüyoruz. Peki hangi Firavun gidip de Haman gibi bir isime sahip olan birini gider de vezir, sadrazam yapar? Muhtemelen o dönemde Haman diye bir isime sahip olan birisi ya Pers ajanı olduğu düşünülülerek öldürülürdü ya da köle yapılırdı.... Özet olarak, Mısır tarihinde herhangi bir Firavun'un asla Haman adında bir vezire veya sadrazama sahip olmadığını, Haman isminin Kuran'a, Eski Ahit'ten yarım, yamalak bir şekilde alınarak eklendiğini söyleyebiliriz. Zaten hüküm sürmüş olan tüm Firavunların vezirlerinin kim olduğuna baksak bile Haman adında bir isim bulamıyoruz ki ismin kendisi bile zaten İran/Pers kökenli bir isim. Zaten İran tarihine de bakınca Haman'ın aslında Kral Ahaşveroş yani Kserkses'in veziri olduğunu görüyoruz... Bu gerçeği yalanlayacak, inkar edecek olan İslamcının yapması gereken şey şudur: Ben nasıl ki Haman'ın aslında Kserkses'in veziri olduğunu ve Firavun'un veziri olamayacağı ile ilgili İran/Pers tarihinden kaynaklar ortaya koyduysam, kendilerinin de Antik Mısır tarihini araştırarak Haman'ın Firavun'un veziri olduğunu gösteren bir kaynak sunmaları lazım. Antik Mısır tarihinde Haman isminin dahi geçmediğini de hesaba katarsak böyle bir kaynak bulmalarının çok zor ve hatta imkansız olduğunu söyleyebilirim....
  2. 322

    KÜRT TARİHİ

    O kadar yazdığım yazıdan bunları anladıysan eğer yapacak bir şey yok. Demek ki biz boşuna kürek çekiyoruz...
  3. Sayın 19'cu. Tevbe 28'de "Müslümanlar, Savunma Savaşı halindedir" şeklinde bir tanım geçmez ve "Müşrikler, Müslümanları öldürmek için geliyor" şeklinde de bir tanım geçmez. Bu tırnak içerisine almış olduklarım ayetin içerisinde geçmeyen, senin ayeti aklamak için uydurmuş olduğun cümlelerden başka bir şey değildir. Tevbe 28'de Allah'a inanmayanlara necis(pislik) deniyor olması bile İnsan Hakları Evrensel Bildirgesine ters düşen bir ifadedir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 2.Maddesinde Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal yönden eşit olduğu savunulur yani Tek Tanrılı, Çok Tanrılı dinler olsun veya da Putperest olsun her insan eşittir. Tevbe 28'de Allah'dan başka tanrı edinen herkes necis(pislik) olarak tarif edilir. Sayın 19'cu, Tevbe 28'de yaptığının aynısını yapıp, Tevbe 29'uda aklamaya çalışmışsın. Vergi, haraç anlamına gelen "Jizyah" ifadesini çöpe atıp, onun yerine "savaş tazminatı" ifadesini araya sıkıştırı vermişsin hemen. Şimdi burada senin yapman gereken şey 1400 yıldır haraç ve vergi anlamına gelen "Jizyah" ifadesinin nasıl oldu da birden "savaş tazminatı" anlamına geldiğini kanıtlaman olacaktır. Tevbe 29'u buraya aynen yazıyorum, bak bakalım bu ayette kim, kime savaş açmış. Tevbe 29'da açık bir şekilde Müslüman olmayı kabul etmeyenler için "boyunlarını eğip kendi elleriyle vergi verir hale gelene kadar onlarla mücadele edin, savaşın diyor. Hatta Müslüman olmayanlar için "Bila­kis onlar zelîl, küçük ve mutsuzdurlar." ifadesi ile onları küçük düşürücü duruma dahi sokuyorlar. Tevbe 29'a göre Yahudi ve Hristiyan'a selam bile vermeyeceksin. Yolda yürürken bunlardan birisi ile karşılaşırsan onları hemen yolun dışına çıkartacaksın. Senin dinin kendi dininden olmayanlara yolda yürüme hakkı bile tanımıyor. Kısacası senin 19 ile aklamaya çalıştığın ve barış ayeti dize bizim önümüze serdiğin Tevbe 29, Müslüman olmayan birine, Kiliselerinizin üzerine haç koymayın, Müslüman olan yerde haç ve kitaplarınızı gizleyin, göstermeyin, Kilise çanına hafifçe vurun, yüksek sesle dua okumayın, Eğer ki size Müslüman gelirse üç gün karnını doyurun öyle gönderin, böyle böyle giyinin, saçlarınızı da şöyle şöyle kesin diyerek diyerek Müslüman olmayana hayatı resmen zindan ediyor!
  4. 322

    İslam'a göre Dünya kesin olarak düzdür.

    Hatırlıyorum da bu sakallı İslam alimleri bir zamanlar "Ay Bir Nurdur, Hiç Kimse Ona Dokunamaz, Gidemez" diyorlardı ta ki Neil Armstrong adında ki insan Ay'a ayak basana kadar.... Bu yalanları ortaya çıkınca da hemen "Neil Armstrong, Ay'da ezan sesi duydu" gibi gülünç, saçma yalanlar uydurmaktan da kaçınmadılar tabi ki...
  5. 322

    KÜRT TARİHİ

    Bazı arkadaşlar gözlerini kör eden "din gözlüğü" çıkartıp, atmayı başarmışlar ama milliyetçilik gözlüğünü atamamışlar gibi gözüküyor. Özellikle "Kürt toplumu geri kafalı, yobaz, saçma geleneklerine sıkı sıkıya bağlı, şiddete fazlasıyla meyyal bir toplum. Seviyorlar bu işleri, bunu da gizlemiyorlar" diyen @Türk Ateist isimli arkadaşa sormak lazım. Türk milleti çok mu farklı? Kürtler için "geri kafalı, yobaz, saçma geleneklerine sıkı sıkıya bağlı" demişsin ama ben senin şu yazdığında aynı zamanda Türkleri de görüyorum. Türkler de Arap geleneği olan İslam'a sıkı sıkıya bağlanmıyorlar mı? Geri kafalılık yapmıyorlar mı? Yobazlık yapmıyorlar mı? Kürtler, HDP'den çok AKP'ye oy verir demişsin ama hatırlatmak isterim ki 82 Milyonluk Türkiye nüfusunun en fazla 13-14 Milyonu hadi belki 20 Milyonu Kürttür. AKP'yi bugünlere getiren yine Arap geleneği olan İslam'a sıka sıkıya bağlanmış, "Erdoğan'ı annemin üzerinde yakalasam suç annemdedir diyen" yobaz gerici Türk nüfusu olmuştur. Son seçim sonuçları da aynen bunu göstermektedir. Vaktinde Erdoğan için "Sen Türklüğün Yaşayan Düşmanısın.." diyen Devlet Bahçeli ve onun partisi MHP, 2018'de yani AKP'nin güç kaybettiği zamanlarda hemen AKP ile Cumhur İttifakını kurarak AKP'nin tekrar iktidara gelmesine yardımda bulunmuştur. Sen Türk oldun diye karşında ki Kürdü, Ermeniyi veya başka bir milletten olanı küçümsemeye, kendini üstün görmeye hakkın yok. Aynı şekilde bir Kürt, Ermeni veya başka bir milletten olanında bir Türk'ü küçümsemeye hakkı yok. Eğer sen bir millet için "geri kafalı, yobaz" dersen aynı şeyi senin milletin içinde söylerler, bunlar hep etki-tepki meselesidir. Senin burada yapmış olduğun ayrıştırmayı Erdoğan zaten her gün yapıyor. Ben senin burada yapmış olduğun ayrıştırıcı ifadeler ile Erdoğan'ın yaptığı ayrıştırıcı konuşmalar arasında bir fark göremiyorum. Lütfen bunu yapmayalım artık... Bu ülkenin insanları son 20 yılda dinli, dinsiz, türk, kürt, ermeni, alevi diye yeterince ayrıştırıldı ve bölündü zaten. Birde sizin gibi "din gözlüğü" çıkartıp, atmış ama milliyetçilik gözlüğünü atamamışlar AKP'nin açmış olduğu yaraların üstüne tuz dökerek bu yarayı daha derin hala getiriyorsunuz. Ülkemizde ne kadar uygulanmasa da veya adı pek geçmese de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 2.Maddesine göre hepimiz eşit insanlarız. Yıl olmuş 2020, Avrupa'da artık sınırlar kalkmış. Polonya'dan bir çıkıyorsun, Portekiz'e kadar sadece kimlik göstererek seyahat ediyorsun kimse de sana sormuyor burada ne işin var diye. Bizim ise şurada konuşuyor olduğumuz şeylere bakın. Hal bu ki Dinlisi, Dinsizi, Türkü, Kürdü, Ermenisi vs. tartışmayı bıraksak, daha iyi bir Türkiye için mücadele versek bugün ne Erdoğan ile ne de AKP ile uğraşıyor olurduk ne de bu İslamcı zihniyet ülkenin tüm kurumlarını ele geçirmemiş olurdu. Zaten bu ülkenin aydınlık günler göreceği konusunda çok ufak bir ümidim vardı, böyle ayrıştırıcı ifadeleri gördükçe o ümidim de yavaş, yavaş kayboluyor....
  6. 322

    Kuran'ın yanlışlarını açıkça bilim ispatlıyor.

    Tarık 7'de bin yıldan uzun bir süredir "Meni, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar" şeklinde anlaşılıyordu. İslami ilimlerin merkezi olan El-Ezher Üniversitesinde ki profesörler bile bu ayeti bu şekilde çevirir ama gel gör ki bin yıldan uzun bir süredir bu şekilde anlaşılan bir ayeti bizim Müslümanlar "hayır efendim bu ayette onu demek istemiyor" diyerek yani İslami tabiriyle söyleyeyim, "TAKİYE" yaparak artık çağ dışı, bilim dışı kalmış ayetleri günümüz şartlarına tekrar uyumlu hale getirmeye çalışıyorlar. Tarık 7'de enzim, vitamin gibi terimler geçmemesine rağmen ve bu terimlerin 1800'lü ve 1900'lü yılların başlarında ortaya çıkmış olmasına rağmen İslamcı hala inatçı keçi gibi tutturmuş bu konuda ayak diretiyor. 600'lü yılların çöl bedevisi nereden bilecek enzimi, vitamini sadece çöl bedevisi de değil, aynı dönemde yaşamış diğer topluluklar dahi bu terimlerden bir haber. Neymiş efendim enzim ve vitamin varmış, bunlar bel ile kaburga bölgesinde bulunan organlar tarafından üretilirmiş. Hayır İslamcı öyle değil işte, sen şuan Tarık 7'ye takla attırmakla kalmıyorsun aynı zaman da yıllardır bilinen ve tıp dünyası tarafından kabul edilen insan anatomisine de takla attırıyorsun. Bak İslamcı, Meninin üretilmesinde ve dışarı atılmasında görev alan dört tane organ vardır. Testisler, Seminal veziküller, Prostat ve Cowper bezleri olmak üzere bu dört organ menin üretilmesinde ve dışarı atılmasında görev alır. Senin bu bahsetmiş olduğun Sperm'i besleyen ve Meninin de içerisinde bulunan enzim veya da vitaminlerin üretilmesinde görev alan organlar Seminal veziküller ve Prostattır. Bu iki organ senin penisinin üzerinde ki o kıllı bölgede yani daha geniş tabiri ile söylemek gerekirse Pelvis bölgesinde bulunur. Bu iki organın da ne bel kemiği ile bir alakası ne de kaburga kemiği ile bir alakası vardır. Yani "bel ile kaburga kemikleri arasında" bulunmazlar. Böylelikle senin o taklalar attırdığın Tarık 7'de boşa düşmüş oldu. Kuran'da ki tek bir ayetin dahi boşa düşmesi Kuran'ın da boşa düşmesi anlamına gelir. https://en.wikipedia.org/wiki/Semen#Human_semen https://en.wikipedia.org/wiki/Testicle https://en.wikipedia.org/wiki/Seminal_vesicle https://en.wikipedia.org/wiki/Prostate https://en.wikipedia.org/wiki/Bulbourethral_gland Şimdi İslamcı gelip, kendi kitabını kurtarmak için bu tıp dünyası tarafından kabul gören bilgileri dahi yalanlayacak. Diyecek ki "Hayır efendim o tıp dünyası da kim oluyor, Her şeyin doğrusunu sonsun güç sahibi Allah" bilir diyecek. Ben kendisini yine "insan" yerine koyup bu kadar yazı yazdım ama kendisi gelip, şuraya İslam külliyatı dışında başka bir kaynak göstermeden, iki satır yazı yazarak hem Tıp bilimini, hem insan anatomisini, hem de üroloji bilimini hepsini yalanlayacak, çöpe atacak. Neden? Çünkü Kuran adındaki çağ dışı kitabı savunup, dinini kurtarması lazım. Gerçi sen gelip de kitabını savunsan ne olur ki biz burada senin Allah'ına meydan okuyoruz gelsin o savunsun bu kitabı...
  7. 322

    Kuran'ın yanlışlarını açıkça bilim ispatlıyor.

    Önceki mesajlarım da yazdığım şeyler aynen geçerli. Benim sana bir şey açıklamama gerek yok çünkü ben sana neyi açıklarsam açıklayayım "İnançsız adamın dediği her şey yanlıştır" ön yargısı ile yaklaşacaksın. Sen daha kendi dininden olanları bile bu dediklerine inandıramamışsın. Fikirlerini ancak böyle ya kendi açtığın forum sitelerinde yazarsın ki orada bile sana "zorlama yapıyorsun" demişler ya da böyle gelir ateist forumlarında yazarsın. Çünkü hepiniz korkaksınız, öyle korkaksınız ki senin dininden olanların bile bu ayetlerden zorlama anlam çıkartmana tepki göstereceğini en az benim kadar sende iyi biliyorsun. Bunu bildiğin için de ancak böyle ateist forumlarına yani senin kutsal kabul ettiğin kitapta "kafir, müşrik, necis" olarak tarif edilen insanların forumlarında kendi fikirlerini dayatmaya çalışıyorsun. Sen git de önce bunları kendi dininden olanlara anlatmaya çalış eğer onları inandırmayı başarabilirsen sonra gelir bize anlatırsın biz her zaman buradayız.
  8. 322

    Kuran'ın yanlışlarını açıkça bilim ispatlıyor.

    Biz nonteistleri madem ki hatalı buluyorsun o zaman burada işin nedir? Biz sana burada ne dersek diyelim zaten sende bizi hatalı bulacaksın çünkü kendini bu dine inanmaya şartlamışsın. Senin dinin demiyor mu "Biz onların kalp gözünü mühürledik, ne yaparsanız yapın inanmazlar" diye? O zaman daha buralarda ne sürtünüyorsun zaten senin Allah'ın hükmü vermiş? "Biz onları cehenneme odun olsunlar diye yarattık" demiyor mu senin Allah'ın? Halbuki sen ve senin gibilerin, biz nonteistlerin cehenneme odun olmaya gideceği için sevinmesi, göbek atması lazım.... Sen buralarda neden sürtünüyorsun ben sana söyleyim mi? Çünkü senin ayetlere zorlama yaparak onlardan tuhaf anlamlar çıkartmanın da İslamcı kesim tarafından tepki çekeceğini sende çok iyi biliyorsun. Bunu bildiğin içinde kendi uydurmuş olduğun yalanları bizim gibi nonteistlere dayatmaya çalışıyorsun. Sen burada bize anlattığın şeylere daha kendi dininden olanlara bile anlatmaya çekiniyorsun acaba bana ne derler diye. Kendi açtığın forum sitesinde bile müslümanın birisi çıkıp senin zorlama yaptığını söylemiş. Sen önce git kendi dininden olanlara anlat bunları, eğer onları inandırmayı becerebilirsen biz zaten her zaman buradayız.
  9. 322

    Kuran'ın yanlışlarını açıkça bilim ispatlıyor.

    Arkadaşım hala aynı yerde inat edip duruyorsun. 600'lü yıllarda yaşamış bir çöl bedevisi ne bilecek vitamin nedir enzim nedir? Vitamin kavramı bile 1900'lü yılların başında ortaya çıkmış. O zaman sen şimdi diyorsun ki 600'lü yıllarda yaşamış, Muhammed'i yüz yüze görmüş ve bu yine sizin iddaalarınıza göre bir takım mucizelere tanık olmuş adamlar bu ayeti yanlış anlamış, doğrusunu ben anlıyorum. Çünkü Vitamin gibi kavramlar 1900'lü yılların başlarında ortaya çıkıyor. Sizin gibi İslamcıların hatası şudur ki bu ayetleri günümüz şartlarına göre yorumluyorsunuz sürekli. Yarın bilim gitse güneş sisteminde yeni bir gezegen keşfetse sizin gibiler hemen çıkar bu zaten Kuran'da vardır der. Aksine bu ayetleri gerçekten bir "Muhammed" gibi anlamak istiyorsan 600'lü yılların çöl bedevisi gibi bakman lazım ayetlere.
  10. 322

    Kuran'ın yanlışlarını açıkça bilim ispatlıyor.

    Böyle zorlama anlamlar çıkartmaya gerek yok. Meni nerede üretiliyor? Testislerde. İşte bu kadar basit ayet boşa düştü. Tarık 7'de "O su, bel ve göğüs kafesi arasından çıkar diyor senin dediğin gibi yok efendim spermleri oluşturan vitamin, enzimler bel ile kaburga arasındaki organlarda üretilirmiş gibi bir ifade geçmiyor ayette. Ayrıca 600'lü yılların çöl bedevisi nereden bilecek enzim nedir, vitamin nedir hiç bunları düşünmüyorsun bile. Sen şimdi modern tıp bilimi sayesinde bu bilgileri bildiğin için ayeti hemen oraya bağlayarak takla attırmaya çalışıyorsun ama yemezler. Senin bu ayete takla attırma şeklin tam olarak şuna benziyor. Şimdi birisi sana gelip, Kızılırmak nehri nereden çıkar diye sorduğu zaman senin de ona Kızılırmak nehrinin içinde şu minareller, bu vitaminler vardır diye cevap vermen gibi bir şey senin şuan yaptığın. Ürolog tanıdığında varsa sor bakalım "Sperm, nerede üretilir/çıkar" diye sana nereyi gösterecek? Kaburgaları mı gösterecek yoksa testisleri mi? Ayetin içerisinde ne enzim geçiyor ne vitamin ayete takla attırıp dini mi kurtaracağım derken çok komik duruma düşüyorsunuz...
  11. 322

    Telefon fiyatlarındaki Müthiş artış

    Durmak yok, yola devam.... Altın, mücevher, buzdolabı, çamaşır makinesi, klima ve onlarca başka ürüne ek gümrük vergisi getirildi. Eylül ayına kadar yüzde 30 olarak uygulanacak vergi, sonrasında yüzde 25'e düşecek...
  12. 322

    Telefon fiyatlarındaki Müthiş artış

    Bir ülkeyi "İslamcı" insanların eline teslim ederseniz bunun gibi durumlarında yaşanması gayet normal olur. Ülkede ki her şey sadece tek bir adamın ağzından çıkacak laflara bakıyor. 2018'de birisi "Şu kardeşinize yetkiyi verin, Dolar'la nasıl mücadele edilir, göreceksiniz" demişti işte o gün bugündür hepimiz "İslamcı" zihniyetinin Dolar ile nasıl mücadele ettiğine tanık oluyoruz....
  13. Bunların Allahları zaten Enam 25'de "Ben onların kalplerinin üzerine perde attım, kulaklarını tıkadım, onlara mucizesi gösterseniz de yine inanmazlar" diyor. Başka bir ayette ise "Ben insanların büyük bir kısmını cehenneme odun olsunlar diye yarattım" diyor. Seninde dediğin gibi böyle durumlarda bu Müslümanların toplanıp halay çekmesi lazım "Cehenneme yeni odunlar gidiyor" diye....
  14. 322

    Mekanin Sahibi Coronavirus

    Özellikle burada gezinen İslamcılar izlesin bu videoyu! Yok efendim virüs bize ateist Çin'den gelmiş bilmem ne geçeceksiniz bu palavraları! Bu virüs "Ateist" dediğiniz Çin'de ortaya çıktı ama virüsten en erken kurtulan ülke de yine "Ateist" Çin oldu! "Müslüman" İran'da ise Çin'de ölen insan sayısından daha fazla insan öldü! Bakın işte binlerce İranlıdan sadece bir tanesi virüsten korunmak için belki de 1200 yıl önce ölmüş birinin türbesine dil atıyor.
  15. 322

    Mekanin Sahibi Coronavirus

    Kutsal olarak kabul ettiğiniz Kuran'ın bir çok yerinde "Biz Kabe'yi emin bir sığınak yapmıştık", veya "çevrelerindeki insanlar çarpılıyorlar iken biz Mekke'yi emin bir yer yaptık" şeklinde ayetler vardır. Her şeye gücünün yettiğini iddaa ettiğiniz Allah, bu ayetlerde Kabe ve Mekke'yi belalara karşı koruduğunu ve kendisine iman edenlere bir sığınak haline getirdiği söylemiştir. O halde söyleyin bakalım Kabe yani Allah'ın evi neden karantinaya alındı? Her şeye gücünün yettiğini iddaa ettiğiniz bu ilahi varlık nasıl oluyor da kendi evini dahi koruyamıyor? Kabe'den gelen ümreciler nasıl oldu da virüs kaptılar madem ki Kabe inananlar için bir sığınak görevi görüyorsa?
×
×
  • Yeni Oluştur...