Jump to content

towboatery

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    75
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

towboatery Hakkında

  • Derece
    Advanced Member

Güncel Profil Ziyaretleri

394 profil görüntüleme
  1. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Bu gece 4 yıldır yakın arkadaşım olan, eskiden cüzi miktar tanışmışlığım olduğu biri ile, alkol içtim. Evet, bunca aklın, mantığın ve arzunun geçtiği bir konuda, alkollü bir şekilde yazılmış kelimeler, cümleler de ne diyeceksiniz. Yakın arkadaşım dediğim kişi ile, sizlere açıklamasını yapmak istemeyecek kadar benzer yönlerimiz var. Onunla konuşurken, bugün, sanki karşımda bir ayna varmış ve onunla konuşuyormuş gibi hissettim. O da aynı şeyleri hissetti ve yakın dostluğumuzda bu ilk kez yaşandı. Ayrıntılara girmek istemiyorum çünkü burda daha önce bahsettiğim şeyler ile çelişkili ve alakasız. Bu konu açıldığından beridir Tanrının belirsizliği ile kendimi yalnız, baş başa bırakan ben, arkadaşımın bende bıraktığı bu etki ile, ilk kez, nefessiz, düşüncesiz, frekanssız, duyusuz ve kelimesiz bunların yaşanmayacağı fark ettim. Peki neden? Neden bunlarsız olmaz? Felsefenin neden sorusu ile başlıyorum? Neden? Gerçekten neden? Bunca nefes, düşünce, frekans, duyu, belki kesinlikle olmamak üzere var olmuşlar. Evet varolmuşlar. Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir? Elle tutulur olsun veya olmasın, tüm bu düşüncelerim, yorgunluğum beni bir şeye yönlendiriyor; bu Tanrı var olabilir ama olmak zorunda mı? İlk kez Tanrı olabileceğine dair büyük hisler yaşıyorum. En içten şekilde. Aklımdan bir çok şey geçiyor, sizin düşünceleriniz ve bu yazılanlar hakkında. Sadece kendim için yazmadığımı belirteyim. Sizin düşüncelerinizi de önemsediğimi bilin. Bunları siz okurken, hissettiklerinizi hissettiğimi bilin. Her neyse, her şeyin karışık olduğu aşikar. Umarım bu yazdıklarımı alkol etkisine bağlamazsınız. Kanıtlama gereği de duymuyorum. Konuyu baştan sona okuyan herkesin, kendimi saf bir şekilde aktarmam konusunda hemfikir olduklarını düşünüyorum. Bu konuyu açtığımdan beridir, kalıplarımı yıkıyorum. Bunu bilgi ve an ile yapıyorum. Tamamen tarafsız bir şekilde. Sizlere de bir şey kanıtlama amacı gütmüyorum, sadece olanlardan bahsediyorum ki, zibilyon sayıda pencereden birine bakabilesiniz. Bu pencere ise bilgi ve anı tecrübe etmekten ibaret. İzlemekten farksız. Hayat ise bundan ibaret değil mi? Bilgi, an ve izlemek?
  2. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Öncelikle herkese merhaba. Durumla ilgili fikri ve karakteristlik gelişimime sebebiyet veren her değişikliği buraya yazmaya devam ediyorum. Konu üzerinde yazılan tüm gönderileri tekrar okudum ve gereğinden fazla iddialı yazılar yazdığım kanısına vardım. Özgürlük vb. konularda. Şunu unutmayın ki aşağıya yazacağım tüm cümleler tamamıyla kişisel görüşümdür ve bir iddia değildir. Kimsenin, sırf başkası yüzünden hayatını tamamen değiştirmeyeceğini biliyorum. Bu durumdaki farkındalığım her kelimem için geçerli olmaya devam edicektir. Dini inanışların beraberinde, insanın düşünce yapısında, uç noktalardaki gerçeği arama duygusunu öldürdüğü aşikâr. Bu nedenle birbiri ardınca bağlanan sebepler zinciri, sanırsam insanın genel görüşünü de etkiliyor. Yani zihni bir nevi hantallaştırıyor. Günümüzün bilgi edinme yollarının kolaylığı ile biriken bilgi kirliliği, maalesef sadece doğruyu bulmak için verilen mücadelede en büyük problemlerden biri. İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulduğu için çoğu insan doğruluğu ikincil bir öneme indirgiyor ve bu yüzden sadece doğru bilgiyi edinme konusunda duyarsız insanların, bu konuyu detaylı sorgulamasını öneririm. Yaşanan bu süreç dolayısıyla, hayati felsefem de büyük ölçüde değişti. Büyük dehalardan biri olan Bertrand Rushell'ın ölmeden önceki tavsiyeleri bu konuda çok etkili oldu. Tavsiyesi ise şunlardı; "Biri entelektüel ve biri de ahlaki olmak üzere iki şey söylemek isterim. Entelektüel şey şu; Herhangi bir konuyu incelerken ya da herhangi bir felsefeyi değerlendirirken kendinize sadece ama sadece ve gerçeklerin ulaştırdığı doğruların ne olduğunu sorun. Asla dikkatinizin inanmak istediğiniz ya da inanmanizın toplumsal açıdan daha avantajlı olacağını düşündüğünüz şey tarafindan dağıtılmasına izin vermeyin. Sadece ve sadece elinizdeki gerçeklere bakın! Ahlaki şey ise çok basit. Sevgi bilgeliktir, nefret ise aptalcadir. Her geçen gün daha fazla etkileşime girdigimiz dünyamızda toleranslı olmaya ve bazı insanların bizim hoşlanmayacağımiz şeyleri söyleyecebileceğine alışmalıyız. Ancak bu şekilde birlikte yaşayabiliriz. Eğer birlikte ölmek yerine birlikte yaşayacaksak bu gezegendeki insan türünün devamlılığı için kesinlikle elzem olan; tolerans ve birbirimize olan saygıyı öğrenmek zorundayiz." Evet büyük filozofun da yıllarca sorgulaması ile çıkardığı çıkarımlar, tüm tarihe adını yazdıran düşünürler ile aynı. Fakat görüyorum ki forumda, bazı kullanıcılar toleranslı olma konusuna pek eğilimli değiller. Bu sadece kargaşaya yol açıyor, etik değil. Doğruluğun peşinde koşmak, insanını tüm düşüncelerinde ve yaptığı işlerde, huzura veya acıya sebebiyet vermesine neden oluyor. Bu yüzden bilgeliğin ilk adımı olan şüphe yani doğruyu arama iç güdüsü, cesaret isteyen ve herkesin elde edebileceği bir özellik değil. Fakat bu durumun hayatınıza kattığı artıları ile verdiği güven duygusu, kattığı eksilerden biri olan acıya üstün geliyor. Belki de bu, en az ruhani acı ile elde edebileceğimiz olgunluk çeşitidir ve tek bir konuyla acı çekerek kısmen olgunlaşmaktansa, hayatınızın her noktasına, merkezine etki eden bu felsefe , insanın minumum acı ile ulaşabileği en yüksek mertebe halidir. Sonuçta gerçeklerin yorucu olmasını her insan kaldıramaz ve bu yüzden toz pembe hayaller ile bu durumu geçiştirir. Bilge insanların toz pembe hayalleri yerine, bu artılarının bıraktığı etkilerle yaşamını idame ettirmesi, psikolojik hallerini koruması muhtemel. Her neyse umarım bu yazdığım ve yazacağım cümleler benim gibi insanlara ışık tutar ve rehberlik etmesinde yardımcı olur. Bu süreç herkeste farklı ilerler evet ama benle aynı kaderi yaşayan ve buraya uğrayan bir insanın olma ihtimali adına bunları yazma gereği duyuyorum. Benim gelişim sürecimdeki günlüğüm haline gelmesi de iyi hissettiriyor. Ne kadar yol katettiğimi veya ne kadar yerimde saydığımı bana gösteriyor.
  3. towboatery

    Bu videonun (Cadılık) gerçeklik payı ne?

    Açıklamanız tatmin edici. Teşekkür ederim.
  4. towboatery

    Bu videonun (Cadılık) gerçeklik payı ne?

    İlgimi aslına bakarsanız benim de çekmiyor fakat bunca metafiziksel olayı sanki her gün görüyormuş, sanki musluğu açıp kapamak ne kadar gerçekçi ise o kadar gerçekmiş gibi anlatıyor. İnsanların aura enerjisinin bilimsel olarak kanıtlandığına dair bir çok yazı okudum. O yüzden merakımı uyandırdı. Neyse cadı-hatipler kapatılsın.
  5. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu enerji dalgaları vs. üzerinden manevi bir çıkarım yapılabilir mi? Gerçeklik payları ne kadar? Bilgisi olan varsa, çok merak ettiğim bir konu lütfen açıklasın.
  6. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Bunlar bir yaratıcıya dönmek için sebep mi? Allahım bugün de depreme sebep olduğun için teşekkür ederim mi demem gerek? Sizce de komik değil mi bu durum dicem, tabii ki hayır diceksiniz. Anlam verilmeyecek kadar saçmalığa dönüştü bu yazdıklarınız.
  7. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Bu sorular zaten bu olayın ilk evrelerini oluşturuyor. Her ihtimali tartıyor insan. Hangi taraf ağır basarsa seçimini ondan yana kullanıyor. Eğer bu söyledikleriniz gerçekten de var ise, ne olmuş yani? Sırf bir şeyleri tarttığımız için, normal olarak ağır basan tarafı seçtiğimiz için Allah, Tanrı, Yahwe veya Baba-Yaga herhangisiyse beni cehenneme atamaz. Bu seçimi yapan kimseyi atamaz, atmamalı da. Bu ahlaki açıdan bile komedi iken, artık bunları düşünüp zihnimi meşgul etmem sadece vakit kaybı olur. Ben iyi bir insanım ve dünyada iyiliğin son bir zerresi kalsa bile iyi olmaktan vazgeçmeyeceğim. Tek önemli nokta bu. Bu yüzden katı kuralları olan dinlerin cennet ve cehennemi yerine iyiliklere ve kötülüklere göre varolan bir cennet cehennemi tercih ederim.
  8. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Yeniden herkese merhaba. Konuya yazdığım ilk iletide, düştüğüm boşluktan ve hayatın anlamsızlığına dair düşüncelerim olduğunu yazmıştım. Bu düştüğüm boşluktan ve anlamsızlıktan sıyrıldığımı söylemem gerek ki, bu aslında o kadar da zor olmadı. Çünkü bulunduğum durumdan şüphe etmedim. Doğru seçimi yaptığımı bildiğim için vicdanen rahatladım ve tahmin ettiğimden çok daha kolay bir şekilde bu süreci atlattım. Hayatımın anlamı yok vs. gibisinden cümleler de kullandım fakat bu cümlelerin ne kadar boş olduğunu fark ettim. Fark etmemin sebepleri ise yaşımın forumun yaş ortamasının altında olmasıydı. Dine mensup olmayan abilerim diyebileceğim siz insanların, uğruna yaşadığınız onlarca sebep varken benim daha yolun başında olarak bu cümleyi kurmam çok mantıksız. Bu da yazdıklarımın anlamsız olduğunu fark etmeme sebebiyet verdi. Bu soru bu kadar çabuk cevaplanmamalıydı ve öyle de oluyor. Önceden kendimi geliştirmem konusuna çok uzaktım. Sadece ibadetlerimi doğru şekilde yapıp, iyi bir insan olarak kalarak, öldüğümde zaten cennete gidecek ve dünyada istediğim bir çok şeyi telafi edebilecektim. Ne gerek vardı kendini geliştirmeye? Fakat şimdiyse eski dini düşünlerimden dolayı baskıladığım isteklerimi ve hayallarimi telafi etmeye çalışıyorum. Bunun yolu da kendimi geliştirmemden geçiyor. Sanırım bu yüzden dini inancı olmayan insanlar, vizyon, misyon ve bilgi konusunda diğer insanlara üstünlük kuruyor. Çünkü buna mecbur kalıyor ve tek hayatını en iyi ve en doğru şekilde yaşamak için bunlara ihtiyaç duyduğunu biliyor. Her neyse çok uzatmadan, ben de bunun farkına vardım ve karantina sürecini de lehime kullanarak, zamanımı kendimi geliştermeni sağlayacak şeylere ayırıyorum.
  9. towboatery

    evrim doğru olsa bile öbür dünyaya inanırım

    Bekir abi merhaba hoşgeldin. Forumda zaman geçirdikçe belli kişileri tanıyor, bir şekilde dost oluyorsunuz illa. Gitmeden de şuraya Alan Watts'ın sözünü bırakayım. "Ölüm bilinç dalgalanmasıdır. Bir zamanlar ölü olmasaydın şimdi canlı olduğunu nereden bilebilirdin."
  10. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    ahahah bilimin köpeğiyiz
  11. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Belki ama o dersi hala görmedik. En sevdiğim ders şu ana kadar din psikoloijisi oldu. Eğer yükseklisans yapacak olursam bu alandan yapmayı düşünüyorum.
  12. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Herkes kadar. Bu konuda beni inançlı insanlardan ayıran bir durum yok. Zaten dersler tamamıyla ezbere dayalı.
  13. towboatery

    İLAHİYAT OKUYORUM İNANCIM KALMADI

    Maalesef. Fakat şu an da eskisi gibi problem oluşturmuyor. Teşekkür ederim görüşlerin için.
  14. towboatery

    Satanizm

    Bu çocuk 321GO kanalının soramazsın videosunda da vardı. Neden satanist olduğunu söylüyor zaten. Ateist olarak yaşamak kötü etkilemiş ve o da bir inanç arayışına girip satanist olmuş. Satanistlik doğru olduğu için değil. Birde videoda çok mantıklı geldiğini falan söylemişti satanistliğin. Neye göre mantıklı geldiyse artık.
×
×
  • Yeni Oluştur...