Jump to content

EK

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    134
  • Katılım

  • Son ziyaret

EK kullanıcısının paylaşımları

  1. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Söylediğimi anlamamışsın veya anlamamazlıktan gelmişsin yine. Allah'ın yoktan var etmesi yani kendinden ayrı varlıklar veya iradeler yaratması "dört kenarlı üçgen" gibi bir paradoks veya çelişme değildir. Bu senin hatalı çıkarımın yani uydurman. Allah'ın hakimiyeti ile özgür iradeler gerçekleştiriyor. Yine Allah'ın hakimiyeti gerçekleşiyor.
  2. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Bu tamamen senin uydurma ve hatalı çıkarımın. Tıpkı makinaların artık özgür iradeye sahip olması gibi insanlar da en başından beri özgür iradeye sahiptir. Bahsettiğin durum (evrenden yararlanmak vs) özgür iradeye en ufak bir engel teşkil etmiyor. Tekrarlayalım, Panteist felsefeye gömülmüş olarak yaratılmışları Tanrı'nın parçası yapıyorsun ve tam bir şirk sapması içindesin. İsterr cisim alanında olsun ister irade alanında, yine bu panteizm yani paganizmdir. Allah'ı sınırlı bir varlık olarak görüyorsun ve kendinden ayrı, yani yoktan başkasını(veya iradeyi) var edemeyeceği hurafesini tekrarlıyorsun. İki büyük hatan vardı şimdi yukarıda ilk maddede belirttiğimle üç oldu.
  3. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Tam tersine, herşeye hakim olan Allah kendinden ayrı ve yoktan yaratmaya gücü yetendir. Özgür iradeler var edebilendir. Zaten bizleri varlık olarak tamamen kendinden ayrı yarattığı için, şirk en büyük günah. Çünkü kullar O'ndan tamamen ayrıdırlar. Varlıksal bağlantı/uzantı ve ortaklık yok. Sen hem herşeyi O'na dahil ederek panteist sapkınlığa saplanıyorsun, hem de Allah özgür irade ve kendinden ayrı varlık yaratamaz diyerek O'nu sınırlandırmaya kalkıyorsun. Çifte hata. Allah'ın dilediği alanda tamamen özgürüz. Şirk içinde olan sensin Selam
  4. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Bu yazdıklarıma verilecek en ufak karşı bir cevap bile olamaz zaten. Ki bu daha yazının yarısı. Bunun dışında da ayrıca 2 makale daha var. İspatladığım üzere Yüce Allah geleceği biliyor ve bu sayede kusursuz bir şekilde her benliği hakettiğe deneyimlere kavuşturuyor. Tartışılacak en ufak bir nokta dahi yok. Selam
  5. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Mükemmel İmtihan ve adalet bu sayede var. Allah geleceği bildiği için her benliği hakettiği sonsuz cennete veya cehenneme kavuşturuyor. İspatlarıyla sunduğum üzere tartışılmaz gerçek bu: http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/kader-ve-ozgur-irade.html
  6. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Allah zaten herşeyi biliyor. Zaten zamansız ve mekansız. Ve yine zaten Allah eğer biz sonsuza dek bu dünyada yaşasaydık bile ne yapacağımızı bildiğinden bizim bu 2 günlük dünya serüveninde mükemmel bir şekilde kendimizle yüzleşmemizi ve adaleti sağlıyor. Bu gerçekleri tüm akli, Kurani ve felsefi delilleri sayfalar dolusu vererek ispatladım zaten. İsteyen okur ve öğrenir. Selam
  7. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Hayır doğru örnek. Senin kurduğun cümleye tam da cevap olacak şekilde hem de.... Ya hoşuna gitmediği değil mi dostum. eskiden "ama programlar insanların deneyimlerine veya emirlerine göre karar verir" diyordunuz. Ama son 2 yıldır kendisine sadece satrancın kuralları yüklenen, geriye kalan herşeyi kendi kendine (veya başkalarıyla da) maçlar yaparak öğrenen ve özgür iradesiyle kararlar vermeye başlayan (açılıştan tut da stratejiye kadar) satranç programları bu hayali dayanağınızı bitiriverdi. Ama ben bunu 10 yıl önce daha bu olaylar gelişmeden söylemiştim. Hakimiyet Allah'ın olduğu için özgür irade var zaten. Çünkü hakimiyet sahibi Allah yoktan var edebilen demektir. Kendisinden tamamen ayrı varlıklar ve benlikler, özgür iradeler yaratabilen demektir. Sen bunu inkar ederek hem Allah'ı sınırlandırıyorsun. hem de tüm yaratılmışları O'nun parçası ilan ederek şirke batıyorsun(panteizm sapkınlığı). Hakimiyet bir tek Allah'ındır ve bu sayede kendisinden tamamen ayrı varlıklar yaratabilmektedir. Ve şirk bu yüzden en büyük günah. Çünkü tüm yarattıkları tamamen O'ndan ayrıdır varlık olarak. Eğer ayrı olmasalardı şirk yani ortak etmek en büyük ve cehennemlik günah olmazdı. Selam
  8. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Allah için geçmiş, gelecek veya şimdiki zaman ayrımı yoktur demiştik: Zaman-zamansızlık ve Rabbin Katı Yaratıcımız varlık olarak zamansız ve mekansızdır. Bu zaman ve mekanı yoktan yaratmıştır. Ama yönetici-gözlemci olarak(dışarıdan) hem tüm mekan noktalarındadır, hem de tüm zaman noktalarında... geçmiş...................................şimdi.............. ..............................gelecek Biz ise sadece şimdi noktasındayız ve ileri noktalara doğru yolculuk yapıyoruz. Ama Rabbimiz böyle bizim gibi bir noktadan ileriye doğru yolculuk falan yapmıyor. Geçmiş,gelecek,şimdiki zaman gibi kavramlar bize ait. O'nun için böyle bir yolculuk yok. Her zaman noktasını gözlemlemekte ve yönetmektedir. Oraya gitmesine,yolculuk yapmasına gerek yoktur. Çünkü tıpkı geçmişte olduğu gibi aynı anda gelecektedir de, ve yine tıpkı şu andaki noktamızda da olduğu gibi.... İnsanlara "zamansızlık" denilince akıllarına, sanki sadece kol saatinin çalışmasının durduğu ama diğer unsurların aynen devam ettiği bir yaşam şekli falan geliyor. Hayır, zamansızlık yukarıda anlattığım gibi, bizim hayal dahi edemeyeceğimiz bambaşka bir durumdur. Geçmiş, gelecek, şimdiki an diye ayrı ayrı kavramların olmaması demektir. Nasıl ki Rabbimiz mekansız olduğundan, kainatın dışındadır, evrenimizde yolculuk etmez ama dışarıdan yönetici olarak her mekan noktasında ve iş-oluştadır biliyoruz; işte yine aynı şekilde zamansız olan Rabbimiz, yine varlık olarak zamanın dışındadır ama yönetici-gözlemci olarak her zaman noktasında vardır. Eğer bir zaman makinesine binecek olsak, geleceğe ve geçmişe gittiğimizde, yine Allah'ın o zaman dilimini de yönettiğini fark edecektik. Ayrıca zaman makinesinin içindeki zamanı da... Ama yine vurgulayalım; "Varlık" olarak Allah hiçbir şeyin içinde değildir ve tüm yarattıklarından ayrıdır. Zaman ve mekan dışıdır. Zamanın ve mekanın içinde olanlar bizleriz. Zaten bizler için yaratıldı bunlar da... Ve Rabbimiz tüm yarattıklarından ayrı olduğu için, yarattığı hiçbirşey O'nun bir parçası veya yansıması olmadığından ortak koşmak büyük günahtır. 112 - İhlas Suresi 3. Ne doğurmuştur O, ne doğurulmuştur! 4. Hiç kimse onun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz! Konuyu buradan, Kuran'daki "Rabbin katı" ifadesine getirmek istiyorum. Kuran'da Rabbin katı ifadesi 2 anlamda kullanılmaktadır diye düşünmekteyim. 1- Allah'ın nezdinde-gözünde anlamında... 2- İçinde sonsuzluk yurdunun da bulunduğu ahiret evreni anlamında kullanılmaktadır Kuran'da Rabbin katı ifadesi , bizimkinden farklı fizik yasalarına sahip ahiret evreninin adıdır yani aynı zamanda. Mesela bizim evrenimizden farklı olarak yaşam daimidir orada ve yaşlanma, maddenin bozulması söz konusu değildir. Ve bu Rabbin Katı'nda zaman bizimkine göre farklı akmaktadır: -Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. (22 Hac Suresi, 47) Rabbimiz zamansız olduğuna göre burada "Allah'ın nezdinde" anlamında değil de, "ahiret evreni" anlamında kullanılmaktadır Rabbin Katı ifadesi. Bizim dünyamızda bin yıl geçerken, Rabbin Katı'nda sadece bir gün geçmektedir. Şüphesiz yüce Allah bu mekanı da yoktan var etmiştir. Ama isim olarak "Rabbin Katı" adını vermiştir yarattığı bu yere. Tıpkı "Allah'ın Arşı", "Allah'ın kulu" veya "Allah'ın elçisi" gibi bir tanımlamadır aslında... Hac Suresi 47 Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez. Şu da bir gerçek ki Rabbinin katındaki bir gün, sizin saymakta olduğunuzun bin yılı gibidir. Bakara Suresi 112 İş onların sandığı gibi değil!Kim güzel davranışlar sergileyerek yüzünü Allah!a teslim ederse, Rabbi katında ödülü vardır onun.Korku yoktur böyleleri için; tasalanmayacaklardır onlar... Ali İmran Suresi 15 De ki: “Bu sayılanlardan daha iyisini size haber vereyim mi?Sakınıp korunanlar için, Rableri katında, altlarından nehirler akan, içinde sürekli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’tan bir hoşnutluk olacaktır. Allah, kulları en iyi biçimde görmektedir.” En'am Suresi 127 Rableri katındaki huzur ve esenlik yurdu onlarındır. İşler oldukları ameller yüzünden O, onların Velî'si oluvermiştir. A'raf Suresi 206 Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan yüz çevirmezler; O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler. Cennet ve cehennem şimdiden varlar ve bazı istisna insanlar kıyamet beklenmeden orada bedenen yaratılarak ceza veya mükafatlarını yaşamaya başlamışlardır(bilindiği üzere diğer insanlar diriliş ve hesap için kıyameti bekleyecekler) Örnek vermek gerekirse: -Sakın Allah yolunda öldürülenleri ölmüşler sanmayın! Aksine onlar hep hayattadırlar, Rablerinin katında rızıklandırılırlar. -Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği mutlulukla sevinç duyarlar ve arkalarından şehit olarak kendilerine katılmamış olan mücahitler hakkında: "Onlara hiçbir korku yok ve onlar üzüntü de duymayacaklardır." müjdesinde bulunurlar. (Ali imran suresi 169-170) Bu ayetlere göre; 1- Diğer vefat etmiş insanlar gerçekten ölü iken(dirilmeyi beklerken), şehitler onlardan farklı olarak canlıdırlar . 2- Rabbin katında(ahiret evreninde) nimetler içinde yaşıyorlar 3- Cennette konuşurlarken hala dünyada olan ve/veya öldükten sonra henüz diriltilmemiş insanlar hakkında müjde veriyorlar (sonra onlar da cennete katılacaklar anlamında sözler söylüyorlar) Yalnız burada dikkat edilmesi gereken nokta, şu an cennette(Rabbin Katı'nda) bulunan insanlar da bizim gibi bedenli, yani maddi olarak canlılar. Zaten Kuran'a göre ruhlar alemi, ruhsal yaşam diye birşey yoktur. Ahiret yaşamı da bedenendir. Hatta melekler ve cinler de dahil olmak üzere tüm yaratılmışlar maddidir zaten(örneğin biz topraktan yaratıldıysak, cinler de ateşten yaratılmışlardır) Bu konuyla ilgili olarak yine benim "İslam'da canlıların ruhu-hayaleti yoktur" başlıklı yazımı okuyabilirsiniz. ZARİYAT 22. Sizin, rızkınız da göktedir, tehdit edildiğiniz şey de. HADİD 21. Rabbinizden bir bağışlanmaya ve genişliği gökler ve yer kadar olan bir cennete koşun. ALLAH'a ve elçisine inananlar için hazırlanmıştır. Bu, ALLAH'ın dilediğine ve/veya dileyene verdiği lütfudur. ALLAH Büyük Lütuf sahibidir. Cennetin genişliği gökler ve yer kadar denilmekte. Yani başka bir deyişle bizim kainatımız kadar büyük olduğuna işaret edilmekte cennetin. Bu da sonsuzluk yurdunun, kendi fizik yasalarına sahip başlı başına bir evren olduğunun kanıtlarındandır yine. Yani söz konusu olan yer bir bahçe veya kent büyüklüğünde değil, gezegenleri ve gökleriyle içinde yaşadığımız alem kadar devasa bir boyutta. Kısacası, "Rabbin Katı" yine Allah'ın yoktan var ettiği bir mekanın adıdır. Sonsuzluk yurdu o evrendedir, şimdiden sakinleri vardır ve diğerlerini beklemektedir. Selam ve sevgiler. http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/zaman-zamanszlk-ve-rabbin-kat.html
  9. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Kader ve özgür iradeyle ilgili sorulara verdiğim cevaplar QUOTE(redfinity @ Mar 28 2008, 04:30 AM) "Redfinity: 13:15'de bu kaleme ne olacak? Tanrı: Ben tersini dilemezsem, kalem masadan düşecek Redfinity: Peki dusmesini diliyor musun? Tanri: .... Burada tanri ne diyor bana? Bir tek yanit bekliyorum" Cevabım: Redfinity: 13:15'de bu kaleme ne olacak? Tanrı: Ben tersini dilemezsem, kalem masadan düşecek Redfinity: Peki dusmesini diliyor musun? Tanri: .... —Evet. Veya —Hayır. Diyecektir ve gerçekleşecektir. Diğer söylediğine gelince, Allah “bize yönelik o ifadeleri kullanıyor”. Allah biliyor ama sen, ben bilmiyoruz: 11:107 Gökler ve yer durduğu sürece orada kalıcıdırlar; ancak Rabbin dilerse başka. Rabbin, dilediğini Yapandır. 11:108 Mutluluğu hak edenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece cennette kalıcıdırlar.12 Rabbin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu. Ayrıca “sizi sınıyoruz bakalım ne yapacaksınız” gibilerinden ifadeler de hep bize yönelik bilinmeyendir. Yoksa Allah açısından ne imtihan var, ne de zamanda yolculuk. Orada senin soru sorup istekte bulunman bile aslında bilinenin, senaryonun bir parçası. Ve üçüncü yanlışın “bir şeyi yapabiliyor olmak ile yapmayı” birbiriyle karıştırıyorsun. Örneğin Allah istese cennetlikleri cehenneme, cehennemlikleri de cennete koyabilir veya herkesi cehenneme koyabilir. Ama bunu yapabiliyor olması, yapacağı anlamına gelmiyor. Yani sen Allah'a "hadi değiştir emrini bakalım değiştirebiliyor musun?" demen aslında aynı zamanda "hadi cennetlikleri cehenneme at, bakalım atabiliyor musun, eğer onları cehenneme atamazsan, özgür değilsin" demek kadar boş ve hatalı. İyileri cennette zorunlu olduğundan değil, istediği için tutuyor. ******************************** QUOTE(redfinity @ Mar 29 2008, 03:54 AM) "Cennet veya cehennemden bahsetmiyorum. Konuyu oraya getirmeyecegim. Gostermeye calistigim sey, Allah'in Alim-i mutlak sifatindan oturu gelecegi degistiremeyecegi, yani, gelecekte su anda bildiginden farkli birsey yapamayacagi. Dolayisi ile onun bile ozgur iradesi olmadigi. Bu diyalog ayni basta yazdigim gibi tamamlanacaktir: Redfinity: 13:15'de bu kaleme ne olacak? Tanrı: Ben tersini dilemezsem, kalem masadan düşecek Redfinity: Peki dusmesini diliyor musun? Tanri: Evet (dedigini varsayiyoruz. Istersen hayir'i da secebiliriz). ......(1) Redfinity: 13:15 de kalem masadan dusecek yani. Oyle mi? Tanri: Evet. [Bu noktada tanrinin bilgisi kalemin dusecegi seklindedir] ..[saat 13:12 olur].. Redfinity: Kalemin dusmesini engelleyebilir misin? Tanri: Bunu yapapamam? Redfinity: Neden o? Tanri: Cunku bunu yaparsam biraz onceki bilgimin yanlis oldugu ortaya cikar. Bu yuzdende gelecegi degitiremem. Ozgur iradem yoktur. Emre, bu probleme mantikli bir cozum bulmaya calismak gercekci bir yaklasim olmaz. "Inanmak irrasyonaldir ama yine de inaniyorum" yanitini ben saygi duyarak kabul ederim." CEVABIM: Tam tersine, "inanmamak, inkar etmek" irrasyoneldir. Dediğimi anlamadığını görüyorum. Cennet meselesinde ne demiştim? İşte buradaki uyarlama da aynısı olacak dedim. Anlayabilmen için diyaloğuna yerleştireyim: Redfinity: 13:15'de bu kaleme ne olacak? Tanrı: Ben tersini dilemezsem, kalem masadan düşecek Redfinity: Peki dusmesini diliyor musun? Tanri: Evet (dedigini varsayiyoruz. Istersen hayir'i da secebiliriz). ......(1) Redfinity: 13:15 de kalem masadan dusecek yani. Oyle mi? Tanri: Evet. [Bu noktada tanrinin bilgisi kalemin dusecegi seklindedir] ..[saat 13:12 olur].. Redfinity: Kalemin dusmesini engelleyebilir misin? Tanri: Tabii Redfinity: Hani düşecekti? Tanrı: Zaten düşecek.Birşeyi yapabiliyor olmak , onu yapmak zorunda olduğun anlamına gelmiyor. Kararım kalemin düşeceği şeklinde ve de düşecek. Yani Redfinity: Cennettekileri cehenneme atabilir misin? Tanrı: Evet atabilirim. Redfinity: Ama cennetten hiç çıkmayacaklarına söz vermiştin. Tanrı: Evet verdim ve de çıkmayacaklar. Onları cehenneme atabilme gücümün olması, atacağım anlamına gelmiyor. Kararım hep cennette kalacakları yönde. ********************************* QUOTE(redfinity @ Mar 29 2008, 04:56 AM) "Dedigim gibi su anda cennet veya cehennem'den bahsetmiyorum. Su en son yazdigin cumledeki problemlere bakalim: Tanrı: Zaten düşecek.Birşeyi yapabiliyor olmak , onu yapmak zorunda olduğun anlamına gelmiyor. Kararım kalemin düşeceği şeklinde ve de düşecek. Birincisi, bu bir cocugun "ucabilirim ama canim istemiyor" demesine benziyor. "Istersem kalemin dusmesini engelleyebilirim ama engellemiyorum" cumlesinin bundan hic bir farki yok. Ikincisi "kararim" ne demektir. Bir karar verilebilmesi icin o kararin oncesinde "kararin verilmedigi bir belirsizlik" ani olmasi gerekir. Yani gecmiste allah icin kararin verildigi bir an mi var? Bunun nesi acik degil anlamiyorum; Allah bir karar verdigi anda (gelecek bir anda kalemin masadan dusmesi), o olay onun bilgisi olmustur. Bu bilgi degisemeyecegi icinde allah kararini daha sonraki bir anda degistiremez. Yani, olay "yapabiliyor fakat yapmak zorunda degil" degil "yapamiyor".." ********************** CEVABIM: Hayır dostum, bunu da defalarca açıkladık. "Bilinmeyen bizim açımızdan" . Bu yüzden bize yönelik olarak bu ifadeleri kullanıyor Tanrı. "bakalım ne yapacaksınız diye sınadık" "cennette sonsuza dek kalacaksınız, ama tersini dilersem başka" "bana dua edin-dileklerinizi iletin " Zamansız olan Allah için zaten gelecekte gerçekleşecek birşey yok. Ama zamanlı olan bizlerin algılayabileceği şekilde belirtiyor ifadeleri. Cennet ve cehennemle ilgili verdiğim örnek bunu çok iyi temsil ediyor. Redfinity: Cennettekileri cehenneme atabilir misin? Tanrı: Evet atabilirim. Redfinity: Ama cennetten hiç çıkmayacaklarına söz vermiştin. Tanrı: Evet verdim ve de çıkmayacaklar. Onları cehenneme atabilme gücümün olması, atacağım anlamına gelmiyor. Kararım hep cennette kalacakları yönde. Allah isterse cennettekileri cehenneme atabilir. Ama "özgür iradesiyle onları hep cennette tutmaya karar vermiş". Ve bize bu kararını açıklıyor: "sonsuza dek cennette kalacaksınız, ama tersini dilersem başka" Allah özgür iradesiyle bizi sonsuza dek cennette tutuyor. Böyle olmasını istediğinden dolayı. Ve bize bunu açıklıyor. Birşeyi yapabiliyor olmak başka, yapmak zorunda olmak bambaşka. Ama Allah yapıp yapmamakta özgür olduğu için cennettekileri cehenneme atmıyor. Burada bizim "Allah'ın cennettekileri cehenneme atmayacağını bilmemiz" "Allah'ın özgür iradesini etkilemiyor". Yani Allah'ın yapacağını bilmemiz, Allah'ın özgür iradesi üzerinde hiçbir etkisi olmayan birşey. Tıpkı Allah'ın bizim yapacaklarımızı bilmesinin, bizim özgür irademiz üzerinde hiçbir etkisi olmadığı gibi. Allah insanları "biz bildiğimizden dolayı değil, öyle istediğinden dolayı cennetinde sürekli tutuyor" Ve bize bunu açıklıyor. Yani Redfinity'ciğim, senin bu iddian düşündüğünün tam tersine, özgür iradeye yepyeni bir ispat örneği daha sundu. Görüldüğü üzere "bilindiği için yapılmıyor", tam tersine "özgür iradeyle o şık seçildiği için biliniyor". Yani şu ayetlerde zaten "senin diyaloğun"cevaplanmış durumda: Hud 107. Gökler ve yer durduğu sürece orada kalıcıdırlar; ancak Rabbin dilerse başka. Rabbin, dilediğini Yapandır 108. Mutluluğu hakkedenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece cennette kalıcıdırlar. Rabbinin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu. Yüce Allah burada bize gelecekte ne yapacağını söylüyor. Ve diyor ki "eğer tersini dilemezsem, cennettekileri asla çıkarmayacağım" Ve çıkarmayacağına dair söz de veriyor. Başka bir deyişle "istersem bu hükmümü değiştirebilirim, ama cennettekilerin sonsuza dek orada kalmasını, özgür irademle istediğim için kalacaklar" demekte. Bu özgür irade konusunda ikinci bir sağlama, delil daha sunuyor bizlere. Biz bu durumda Allah'ın gelecekte ne yapacağını biliyoruz. Ve Allah diyor ki "siz bunu bildiğinizden dolayı değil, ben böyle olmasını istediğimden dolayı cennettekiler hep kalacaklar" "Ama istersem bunu değiştirebilirim" Demek ki bizim gelecekte Allah'ın ne yapacağını bilmemiz, O'nun özgür iradesini etkilemiyor. Tıpkı O'nun bizim ne yapacağımızı bilmesinin, bizim özgür irademizi etkilememesi gibi. Birşeyi "yapabiliyor olmak başka, yapmak bambaşkadır". Ve bu durum özgür iradenin sonucudur. ******************************* Aziz sordu: "sevgili dostum özgür irade var diyorsun ardındanda bir senaryoyu oynuyoruz diyorsun bu nasıl bir çelişki olmuyormu eğer bir zamanlar şöyle bir tezim vardı yaratan bilmek istemiyor olamazmı diyordum ama buna kuranda dayank bulamadım kuran devamlı kul(köle) olacaksınki bu dünya imtihanını kazanasın diyor sorarım size kim gününü gün etmekten hoşlanmaz kendimden örnek vereyim evliyim ve iki oğlum var evli olmayı yani bağımlı olmayı istemezdim eğer iman etmiş olmasaydım delimiyim başkalrının sorumluluğunu sırtıma alıyım hayatımı yaşardım beni bunlardan alı koyan özgür irademmi sence iyi düşün" CEVABIM: 1- Hayır, dediğimi anlamamışsın sevgili kardeşim. Allah bizim özgür irademizle neyi seçeceğimizi biliyor. Ve bunu kullanarak hakettiğimize kavuşacağımız şıkları karşımıza çıkartıyor. Yani seçim tamamiyle senin özgür iradene ait. Ama Allah seni neyin seçeceğini bildiğinden,kalbindeki iyilik veya kötülükle yüzleşmeni sağlayacak şıkları karşına çıkartıyor. Örneğin İblis o güne kadar her denileni yapıyordu. Eğer Allah dilesydi yine yapacağı bir şeyi söylerdi örneğin "gidin dünyada şu işi yapın" derdi. Ama Adem'e secde edin deyince İblis'in kalbindeki hainliği ortaya çıkaracağını bildiğinden bu şıkkı çıkarttı karşısına(secde etmek ya da etmemek). 2- Kesinlikle özgür iradeye sahibiz. Selam ve sevgiler. http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/kader-ve-ozgur-iradeyle-ilgili-sorulara.html
  10. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Hayır Tanrı yani Allah geleceği biliyor Kireç. Hatta O'nun için gelecek, geçmiş zaman, şimdiki zaman diye bir durum da yok. Zamanın içinde olup adım adım geleceğe doğru yolculuk yapan ve öğrenen bizleriz. Allah ise biliyor. Ve dediğim gibi O'nun için gelecek şimdi diye bir ayrım yok. Zamanda veya mekanda yolculuk yapmaz. Bu zaman ve mekanı bizler için yarattı. Selam
  11. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Hayır tam tersine, senin söylediğin şirk. Panteist felsefe sapması hemi de... Gerçekte ise Allah hem varlık olarak hem de irade olarak kendisinden ayrı varlıkları yoktan var edebilendir. Zaten şirk bu yüzden en büyük günah. Çünkü gerçekte yarattığı varlıkları ve iradeleri kendinden ayrı, yokttan var etti. Sen ise hem yaratılmışları O'na ortak etmeye çalışıyorsun, hem de Allah'ın yoktan var edemeyeceğini, kendisinden ayrı varlık ve benlik yaratamayacağını söyleyerek O'nu sınırlandırıyorsun. Allah bizleri yoktan var etti. Allah yarattıklarından varlk olarak tamamen ayrıdır. Ve zaten bu yüzden şirk haramdır. Yaratılan hiçbirşey O'nun parçası değil. Programlama meselesine gelince, özgür irade olacak şekilde yarattı. İnsanların yaptığı makinelerdeki yapay zeka bile özgün üretme ve düşünme yönünde ilerliyor. Satrançta bile bunun ilk örneklerini görmeye başladık.
  12. EK

    ÇİN'DEKİ OLAYLAR GRİP Mİ VEBA MI?

    Ve: https://greatgameindia.com/coronavirus-bioweapon/
  13. EK

    ÇİN'DEKİ OLAYLAR GRİP Mİ VEBA MI?

    2010 yılındaki bir video:
  14. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Zaten imtihan bizim açımızdan var. Allah'ın açısından bir imtihan veya öğrenme durumu yok. Yazılarımda bütün ayrıntısıyla ve kanıtlarla anlattım. Bu dünya kendimizle yüzleşme dünyamız. Bu sayede kim neden cennete ve kim neden cehenneme gittiğini anlıyor. İtiraz hakkı ortadan kalkıyor. Bir de bazı küçük ceza ve mükafatları bu dünyada tatmaya başlıyoruz. Örneğin Firavunun da bazı erdemli yanları vardı ve onun mükafatını bu dünyadaki yaşamının bazı alan ve bölümünde gördü. Tüm sorduğunuz sorulara gerek felsefi gerek Kurani cevapları sayfalar dolusu delilleriyle verdim. Buradaki okuyuculardan samimi olanlar okur ve öğrenir: http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/kader-ve-ozgur-irade.html http://emre1974tr.blogspot.com/2013/11/kotuluk-problemine-cevap.html Selam
  15. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Görüldüğü üzere özgür irade vardır. Ve de Rabbimiz geleceği bilmektedir. Zaten zamansız ve mekansızdır. Selam ve sevgiler
  16. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Link açılmayanlar vs. için yazının kendisini de verelim: Rabbimizin bilmesi özgür iradeyi etkilemez Allah’ın bizlerin özgür iradelerimizle ne yapacağımızı bilmesi, bazı insanlar tarafından “özgür irade olmadığı” şeklinde yorumlanıyor. “Demek ki bilinenin tersini yapamayacağız” şeklinde itirazlar yükseliyor. Hayır, özgür irademizle neyi seçeceğimizin bilinmesi, iradenin özgürlüğünü etkilemez. En ufak bir bağlantı dahi yoktur. Bir şeyin tersini yapabilmek başkadır, yapmak ise bambaşkadır. Örneğin falanca olayda A şıkkını seçecek bir insan diyelim. Rabbimiz de bunu biliyor. Tersini de yapma, yani bu şıkkı seçmeme özgürlüğü de var. Ama kendi kararıyla A şıkkını seçecek. Kısacası A şıkkını seçme hareketini yapmayabilir, ama yine de yapacak. Allah bildiği için seçmiyor insan, kendisi özgür iradesiyle A şıkkını seçtiği için Yaratıcımız biliyor. Bu konuya bambaşka bir örnek verelim: Hud 107. Gökler ve yer durduğu sürece orada kalıcıdırlar; ancak Rabbin dilerse başka. Rabbin, dilediğini Yapandır 108. Mutluluğu hak edenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece cennette kalıcıdırlar. Rabbin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu. Yüce Allah burada bize gelecekte ne yapacağını söylüyor. Ve diyor ki "eğer tersini dilemezsem, cennettekileri asla çıkarmayacağım" Ve çıkarmayacağına dair söz de veriyor. Başka bir deyişle "istersem bu hükmümü değiştirebilirim, ama cennettekilerin sonsuza dek orada kalmasını, özgür irademle istediğim için kalacaklar" demekte. Bu özgür irade konusunda ikinci bir sağlama, delil daha sunuyor bizlere. Biz bu durumda Allah'ın gelecekte ne yapacağını biliyoruz. Ama demek ki bizim gelecekte Allah'ın ne yapacağını bilmemiz, O'nun özgür iradesini etkilemiyor. Tıpkı O'nun bizim ne yapacağımızı bilmesinin, bizim özgür irademizi etkilememesi gibi. Bir şeyi "yapabiliyor olmak başka, yapmak bambaşkadır". Ve bu durum özgür iradenin sonucudur. Selam ve sevgiler. Emre_1974tr
  17. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Hayır daha ne söylediğimi anlamaktan bile acizsin. Veya aldığın maaşı haketmek üzere rolüne devam ediyorsun... Şimdi tekrarlayalım, umulur ki düşünürsün bu sefer belki. Şöyle demiştim: "Hayır var. Tersini de yapabilir ama yapmayacak. Birşeyi yapabiliyor olmak başkadır, yapmak bambaşkadır. Ve bu durum özgür iradenin sonucudur. Mesela cennetlikleri/iyileri cehenneme , cehennemlikleri ise cennete de atabilir ama yapmayacak. Şu yazımda anlattığım üzere: http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/rabbimizin-bilmesi-ozgur-iradeyi.html"
  18. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Hayır var. Tersini de yapabilir ama yapmayacak. Birşeyi yapabiliyor olmak başkadır, yapmak bambaşkadır. Ve bu durum özgür iradenin sonucudur. Mesela cennetlikleri/iyileri cehenneme , cehennemlikleri ise cennete de atabilir ama yapmayacak. Şu yazımda anlattığım üzere: http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/rabbimizin-bilmesi-ozgur-iradeyi.html
  19. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Kısacası zaten Rabbimiz için geçmiş gelecek veya şimdiki zaman ayrımı yoktur. Sınırlı varlıklar olan ve zaman ile mekan içinde yolculuk yapan bizler ise yolculuk ettikçe görür ve öğreniriz. Ama Allah zaten her yeri ve her zamanı biliyor. Çalışmalarımda gösterdiğim üzere daha bizi yaratmadan ne yapacağımızı bildiğinden bu sayede dünya ve ahirette bizi hakettiğimize kavuşturuyor. Selam
  20. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Zaten zamansız ve mekansız yüce Rabbimiz için gelecek geçmiş ayrımı da yoktur. Zamanın içinde yolculuk yapan bizleriz. Şu yazılarımda da anlattığım üzere: Zaman-zamansızlık ve Rabbin Katı Yaratıcımız varlık olarak zamansız ve mekansızdır. Bu zaman ve mekanı yoktan yaratmıştır. Ama yönetici-gözlemci olarak(dışarıdan) hem tüm mekan noktalarındadır, hem de tüm zaman noktalarında... geçmiş...................................şimdi.............. ..............................gelecek Biz ise sadece şimdi noktasındayız ve ileri noktalara doğru yolculuk yapıyoruz. Ama Rabbimiz böyle bizim gibi bir noktadan ileriye doğru yolculuk falan yapmıyor. Geçmiş,gelecek,şimdiki zaman gibi kavramlar bize ait. O'nun için böyle bir yolculuk yok. Her zaman noktasını gözlemlemekte ve yönetmektedir. Oraya gitmesine,yolculuk yapmasına gerek yoktur. Çünkü tıpkı geçmişte olduğu gibi aynı anda gelecektedir de, ve yine tıpkı şu andaki noktamızda da olduğu gibi.... İnsanlara "zamansızlık" denilince akıllarına, sanki sadece kol saatinin çalışmasının durduğu ama diğer unsurların aynen devam ettiği bir yaşam şekli falan geliyor. Hayır, zamansızlık yukarıda anlattığım gibi, bizim hayal dahi edemeyeceğimiz bambaşka bir durumdur. Geçmiş, gelecek, şimdiki an diye ayrı ayrı kavramların olmaması demektir. Nasıl ki Rabbimiz mekansız olduğundan, kainatın dışındadır, evrenimizde yolculuk etmez ama dışarıdan yönetici olarak her mekan noktasında ve iş-oluştadır biliyoruz; işte yine aynı şekilde zamansız olan Rabbimiz, yine varlık olarak zamanın dışındadır ama yönetici-gözlemci olarak her zaman noktasında vardır. Eğer bir zaman makinesine binecek olsak, geleceğe ve geçmişe gittiğimizde, yine Allah'ın o zaman dilimini de yönettiğini fark edecektik. Ayrıca zaman makinesinin içindeki zamanı da... Ama yine vurgulayalım; "Varlık" olarak Allah hiçbir şeyin içinde değildir ve tüm yarattıklarından ayrıdır. Zaman ve mekan dışıdır. Zamanın ve mekanın içinde olanlar bizleriz. Zaten bizler için yaratıldı bunlar da... Ve Rabbimiz tüm yarattıklarından ayrı olduğu için, yarattığı hiçbirşey O'nun bir parçası veya yansıması olmadığından ortak koşmak büyük günahtır. 112 - İhlas Suresi 3. Ne doğurmuştur O, ne doğurulmuştur! 4. Hiç kimse onun dengi ve benzeri olmamıştır, olamaz! Konuyu buradan, Kuran'daki "Rabbin katı" ifadesine getirmek istiyorum. Kuran'da Rabbin katı ifadesi 2 anlamda kullanılmaktadır diye düşünmekteyim. 1- Allah'ın nezdinde-gözünde anlamında... 2- İçinde sonsuzluk yurdunun da bulunduğu ahiret evreni anlamında kullanılmaktadır Kuran'da Rabbin katı ifadesi , bizimkinden farklı fizik yasalarına sahip ahiret evreninin adıdır yani aynı zamanda. Mesela bizim evrenimizden farklı olarak yaşam daimidir orada ve yaşlanma, maddenin bozulması söz konusu değildir. Ve bu Rabbin Katı'nda zaman bizimkine göre farklı akmaktadır: -Gerçekten, senin Rabbinin katında bir gün, sizin saymakta olduklarınızdan bin yıl gibidir. (22 Hac Suresi, 47) Rabbimiz zamansız olduğuna göre burada "Allah'ın nezdinde" anlamında değil de, "ahiret evreni" anlamında kullanılmaktadır Rabbin Katı ifadesi. Bizim dünyamızda bin yıl geçerken, Rabbin Katı'nda sadece bir gün geçmektedir. Şüphesiz yüce Allah bu mekanı da yoktan var etmiştir. Ama isim olarak "Rabbin Katı" adını vermiştir yarattığı bu yere. Tıpkı "Allah'ın Arşı", "Allah'ın kulu" veya "Allah'ın elçisi" gibi bir tanımlamadır aslında... Hac Suresi 47 Senden aceleyle azabı istiyorlar: Allah, vaadine asla ters düşmez. Şu da bir gerçek ki Rabbinin katındaki bir gün, sizin saymakta olduğunuzun bin yılı gibidir. Bakara Suresi 112 İş onların sandığı gibi değil!Kim güzel davranışlar sergileyerek yüzünü Allah!a teslim ederse, Rabbi katında ödülü vardır onun.Korku yoktur böyleleri için; tasalanmayacaklardır onlar... Ali İmran Suresi 15 De ki: “Bu sayılanlardan daha iyisini size haber vereyim mi?Sakınıp korunanlar için, Rableri katında, altlarından nehirler akan, içinde sürekli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’tan bir hoşnutluk olacaktır. Allah, kulları en iyi biçimde görmektedir.” En'am Suresi 127 Rableri katındaki huzur ve esenlik yurdu onlarındır. İşler oldukları ameller yüzünden O, onların Velî'si oluvermiştir. A'raf Suresi 206 Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan yüz çevirmezler; O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler. Cennet ve cehennem şimdiden varlar ve bazı istisna insanlar kıyamet beklenmeden orada bedenen yaratılarak ceza veya mükafatlarını yaşamaya başlamışlardır(bilindiği üzere diğer insanlar diriliş ve hesap için kıyameti bekleyecekler) Örnek vermek gerekirse: -Sakın Allah yolunda öldürülenleri ölmüşler sanmayın! Aksine onlar hep hayattadırlar, Rablerinin katında rızıklandırılırlar. -Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği mutlulukla sevinç duyarlar ve arkalarından şehit olarak kendilerine katılmamış olan mücahitler hakkında: "Onlara hiçbir korku yok ve onlar üzüntü de duymayacaklardır." müjdesinde bulunurlar. (Ali imran suresi 169-170) Bu ayetlere göre; 1- Diğer vefat etmiş insanlar gerçekten ölü iken(dirilmeyi beklerken), şehitler onlardan farklı olarak canlıdırlar . 2- Rabbin katında(ahiret evreninde) nimetler içinde yaşıyorlar 3- Cennette konuşurlarken hala dünyada olan ve/veya öldükten sonra henüz diriltilmemiş insanlar hakkında müjde veriyorlar (sonra onlar da cennete katılacaklar anlamında sözler söylüyorlar) Yalnız burada dikkat edilmesi gereken nokta, şu an cennette(Rabbin Katı'nda) bulunan insanlar da bizim gibi bedenli, yani maddi olarak canlılar. Zaten Kuran'a göre ruhlar alemi, ruhsal yaşam diye birşey yoktur. Ahiret yaşamı da bedenendir. Hatta melekler ve cinler de dahil olmak üzere tüm yaratılmışlar maddidir zaten(örneğin biz topraktan yaratıldıysak, cinler de ateşten yaratılmışlardır) Bu konuyla ilgili olarak yine benim "İslam'da canlıların ruhu-hayaleti yoktur" başlıklı yazımı okuyabilirsiniz. ZARİYAT 22. Sizin, rızkınız da göktedir, tehdit edildiğiniz şey de. HADİD 21. Rabbinizden bir bağışlanmaya ve genişliği gökler ve yer kadar olan bir cennete koşun. ALLAH'a ve elçisine inananlar için hazırlanmıştır. Bu, ALLAH'ın dilediğine ve/veya dileyene verdiği lütfudur. ALLAH Büyük Lütuf sahibidir. Cennetin genişliği gökler ve yer kadar denilmekte. Yani başka bir deyişle bizim kainatımız kadar büyük olduğuna işaret edilmekte cennetin. Bu da sonsuzluk yurdunun, kendi fizik yasalarına sahip başlı başına bir evren olduğunun kanıtlarındandır yine. Yani söz konusu olan yer bir bahçe veya kent büyüklüğünde değil, gezegenleri ve gökleriyle içinde yaşadığımız alem kadar devasa bir boyutta. Kısacası, "Rabbin Katı" yine Allah'ın yoktan var ettiği bir mekanın adıdır. Sonsuzluk yurdu o evrendedir, şimdiden sakinleri vardır ve diğerlerini beklemektedir. http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/zaman-zamanszlk-ve-rabbin-kat.html
  21. EK

    ÇİN'DEKİ OLAYLAR GRİP Mİ VEBA MI?

    https://www.zerohedge.com/geopolitical/china-vows-put-end-lab-leakage-pathogenic-samples
  22. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Kötü numara rasyonel. Şimdi bir daha dene.
  23. EK

    Kader ve Özgür İrade

    İlginize çok teşekkürler arkadaşlar. Evet ayetlerle defalarca kanıtladığım üzere Rabbimiz yüce Allah geleceği biliyor. Zaten imtihan hayatı denilen bu kendimizle yüzleşme dünyası da bu sayede kusursuz adaleti gerçekleştiriyor. Bu çalışmam yeni kitaplarda da yayımlanacak. Selam ve sevgiler
  24. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Kader ve özgür irade yazıma tüm dünyada büyük ilgi olduğunu, İngilizceye bile tercüme edildiğini görmüştük yabancı forumlarda. Bu arada sitelerde, sözlüklerde ve diğer platformlarda da sürekli paylaşılmakta çalışmam: https://www.uludagsozluk.com/e/38787788/ http://www.incisozluk.com.tr/e/61915846/ https://www.eksiduyuru.com/duyuru/765909/kader-sorusu-vol-2
  25. EK

    Kader ve Özgür İrade

    Rabbimiz, eğer biz sonsuza dek dünyada yaşayıp imtihan edilseydik bile ne yapacağımızı biliyor. Zaten bu sayede kusursuz bir şekilde herkes hakettiği ahiret yaşantısına kavuşturuluyor. Yoksa şu 2 günlük dünyada denk gelen davranışlarımızdan dolayı değil, sonsuza dek test edilsek toplamda iyilerden miyiz yoksa kötülerden miyiz bilindiğinden mükemmel bir şekilde sonsuz akıbetimiz belirlenmiş vaziyette. Ayrıca şu yazımı da vereyim: http://emre1974tr.blogspot.com/2011/07/yine-ayetlerden-bir-bilgelik-dersi-daha.html Selam ve sevgiler
×
×
  • Yeni Oluştur...