Jump to content

teflon

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    2.774
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

7 Takipçiler

teflon Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü July 24

Contact Methods

  • Website URL
    chemako@mynet.com

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

4.150 profil görüntüleme
  1. teflon

    İyiler Mutlaka Kazanır

    Siz böyle yazınca aklıma şu geldi benim: https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/68369-evliliğe-biyolojik-olarak-elverişli-olanlar-nikahlanabilirmiş/&do=findComment&comment=1458201 Vaziyet bu işte. Olmayan kitap. Olmayan din. Yani aslında "olmayan" cevap. Ne tarihte, ne günümüzde... Varsa yoksa nevi şahsına münhasır öznel ayet bükücülüğü... Hiçbir zaman da olamayacak. Aklınızda bulunsun diye yazdım.
  2. teflon

    Anlamak isteyenler için kısa bir video

    Yahu size diyoruz ya işte, sizin için en uygunu bu. "Kafam almadı basmadı, o zaman tanrı" yöntemi. Siz ve bu videodaki arkadaş gibileri için. Sizin layığınız bu. Layığınıza itaat edin işte ne güzel. Anlamak kavramak için değil, anlamamak ve anlayamadığı için inanmak üzere yaşayın. Ötesini beceremezsiniz, beceremiyorsunuz zaten.. Kim nerede neyi tesadüf kullanarak açıklamış karıncalarla ilgili?? Zaten ortada sizin kast ettiğiniz ya da içini boşalttığınıza benzer şekilde bir tesadüf kavramı yok ki.?! Sen kör saatçiyi gözünle(!) mi okudun? Gayet deterministik, doğal seçilimin determine ettiği bir süreç bu. Birikimli seçilim. Böylesine deterministik bir süreci anlamayıp, üzerine bir de onu tesadüfle açıklıyorlar şeklinde ateistlerin üzerine yaftalayarak kendi kendine gelin güvey olmak tam siz teistlere göre bir iş işte. Utanç verici bir video. Adam kayıt boyu ben cahil ve küt zekalıyım diye anırmış resmen. Sen de bir haltmış gibi buraya getirmişsin onu. Bi de deli saitten dem vurmuş en sonunda.. Kırk kere anlatıldı bunlar sana. ~140 kere! Kafan almıyor işte. Sen ve cemaatinin kafası almıyor. Siz düşünmeyin. Düşünmek size göre değil. Sizin yapmanız gereken anlamamak, kavrayamamak, anlayamadığı ve kavrayamadığı için de inanmak. Çapınıza, layığınıza uygun hareket edin. İşte sizin layığınız bu. Bugünkü islam coğrafyalarının üstün medeniyet seviyesinin(!) kaynağı da.. Yönü falan yok. Külliyen cehalet bu video. Ne kadar trajikomik ve acı: inancınızın yaşayabilmesi için bir şeylerin bilinmesi değil, bilinememesi; açıklanması değil, açıklanamaması gerekiyor. Resmen cehalletten besleniyorsunuz. Böylesine utanç verici bir inanç olabilir mi?! 1000 yıl önce de böyleydi, şimdi de böyle. Değişen tek şey, 1000 yıl önce o kadar çok şey bilinmiyordu ki, krallar gibiydiniz. Bugün ise gittikçe daralan çemberin içerisinde can çekişiyorsunuz. (*) (*) Sizin kafa basmadığı için sizler hala krallar gibisiniz o ayrı
  3. teflon

    şeytan neden var?

    Hayır olmuyorum. Ne dedim: "olamaz" da dedim. Bakın tekrar edeyim: Teistler "tanrı bilimin konusu değildir" dediği vakit, sanki, tanrı bilimin konusu da olabilecekken, ortada böyle bir opsiyon varken, bilim diğer tarafı seçmiş gibi bir mana çıkıyor. Zımni olarak. Sanki bilim diğer türlü tercih yapsa paçalarından tanrı akacak, her tarafından tanrı fışkıracakmış gibi. Hayır öyle değil. Tanrı bilimin konusu değil. Bu bir tercih de değil, zorunlu bir durum. Bilim ve metodolojisi çevremizde olup bitenler ve fenomenleri açıklayabilmek/kavrayabilmek açısından rasyonel bir aklın en temel yordamı. Ve yordam "rasyonel" olunca, tanrı otomatikman çıkıyor işin içinden. Tanrı bilimin konusu değil, çünkü rasyonel bir aklın ve onun metodojisinin konusu değil, olamaz. Hani mesela, tanrı değil de, ne bileyim akıllı tasarıma dair gerçek bulgu ve ona bağlı olgular olsaydı ortada, belki hakkında yayımlanmış onlarca hakemli dergi makalesi olurdu. Ama bugün biyolojinin omurgası, hatta kendisi "evrim". Neyse halimiz, çıksın falimiz diye bir laf vardır ya, işte o hesap. Durum bu. Fal böyle çıkıyor. Diğer arena ne? Mantık. Mantık ve felsefe. Onu da yazdık zaten. Defalarca kere yazıldı. Forumda sürüsüne bereket. Sıfatları ile beraber gelen teistik bir tanrının çelişik durumları. Sıftaların çelişikliği. Bu bağlamda mümkünsüzlüğü. Kare üçgen; evli bekar vb..gibi..Tanrı bilim için olmadığı ve olamayacağı gibi, insan mantığı için de yok ve olamaz. Sizler o mantığın ötesine geçerek yaptığınızı sandığınız açıklamalarda ise aslen açıklamamış olursunuz. "Yok"lamış olursunuz. Bu çok zayıf bir yaklaşım. İnsanlığın tarih boyunca kitlelerce peşinden gittiği, makul bulduğu, kabul ettiği ama bugün lafı bile edilmeyecek o kadar çok düşünce var ki..Hareket noktamız bu mu olmalı? Aklımızı binlerce yıllık cahil insanlığın tarihine mi ipotek etmeliyiz? O zaman dünyayı da düz ya da bir öküzün kafasında kabul edip orada bırakmamız gerekirdi. İnsanlık eğer en başından itibaren bugünkü bilgi birikimiyle olagelmiş olsaydı, mevcut dinlerin, tanrıların, yerel hipnozların ne kadarı hayat bulma imkanı bulacaktı? Ben söyleyeyim; kabaca %70'i olmazdı herhalde. Tanrının bizi yaratıp yaratmadığını bilmesek de, bildiğimiz kesin olan birşey var: insanlar gayet güzel tanrılar yaratıp, uydurabiliyorlar. Binlercesini. Ayrıca olayın evrimsel yönü de var. Dawkins'in galiba Tanrı Yanılgısı kitabında bahsettiği, dinin bir yan ürün olması yaklaşımını kısmen kabul etmekle birlikte, din ve tanrı inancının evrimsel olarak seçilim değeri olan bir düşünce olması, bu bağlamda bir çeşit "mem" şeklinde yayılarak yerleşik hale gelmesi çok beklendik ve olası. Hatta hikayenin en büyük kısmı bu bence. İşin başka yönleri de var. Başlangıç ve yayılma bu. Ama Sümerler civarından başlayarak kurumsal bir yapıya bürünmesi ve sonraki tarih boyunca erk sahiplerince bir manipülasyon ve toplum mühendisliği aracı olarak dizayn edilip kullanılması ayrı. Ama bu onu doğru ya da gerçek kılmıyor. Seçilim değeri demek doğru ya da gerçek demek değildir. Aksi durumda sizin de milyonlarca hinduya ve diğerlerini dikkate alarak, en fazla inanıra sahip olan tanrıyı doğru kabul etmeniz gerekebilir bu matematiğe göre. İşe önce insan hayvan ayrımından başladınız, karınca ve insan dediniz, şimdi ise insanlar arasında bireysel bir tercihtir şeklinde ağız değiştirdiniz. Evet diyebilir ama konu bu değildi ki Biri ilgilenir öbürü ilgilenmez, bunun da sizin ilk önce ima etmeye çalıştığınızla hiçbir ilgisi olmaz. Ne dediniz: homo sapiens dışında hiçbir canlı ilgilenmez. Biz de düzeltme yaptık; ilgilenmez değil, "ilgilen(e)mez" dedik. Orada bitti. Ortada bir tercih olmadığı üzere, üzerine düşünülecek bir hikmet, imalı bir durum falan da yok. Evet sadece insan ilgileniyor. Çünkü sadece insan ilgilenebiliyor. İnsan ister ilgileniyor ister ilgilenmiyor. Bu kadar. Nokta. Garip bir muhabbet dönüyor, ya da garip bir muhabbete dönüşüyor mevzu. Aynı üstteki gibi. Evrim dahi bir insan keşfidir dediniz. Ben de Eee? dedim kısaca. Oradaki "dahi" ne anlama geliyor? Ne demek evrim "dahi" insan keşfidir? Evrimi başka bir hayvanın mı keşfetmesi gerekiyordu? Ben neyi kast ettiğinizi, ne demeye çalıştığınız soruyorum, siz bu sefer evrimi insan keşfetmemiş midir diyorsunuz. Ben insan keşfetmedi falan demedim ki..Ona bu yetiyi kazandıran nedir dediniz, ben de neo-korteksi, beyin üst kabuğudur dedim. Bitti. Nokta. Başka metafizik bir sonuç mu umuyordunuz bundan anlamadım. Ne kadar ekmek o kadar köfte işte. Oransal olarak en büyük beyin ve üst kabuk bizde. Semeresi de bu işte. Bunlar da defalarca kere yazıldı bu forumda. Bir çeşit ilk neden argümanı sanırım sizinkisi. Onu demeye getiriyorsunuz. Getiriyorsunuz da, mantıksal olarak böyle bir zorunluluk yok ki.. Bugüne kadar bunu gösterebilmiş, tanıtlayabilmiş bir ademoğlu dahi çıkamamış ki.. Bu sadece bir tümevarım. Siz o tümevarımı mantıksal bir zorunluluk zannetme yanılgısına düşüyorsunuz. İnsansı/antropik yanılgı. Bir başlangıç, dolayısıyla "ilk neden" olması gerekliliği mantıksal bir zorunluluk değil. Evren ya da varoluş yaratılmış mıdır ki, bir yaratıcıya, ilk nedene ihtiyaç duysun? Bakın termodinamiğe, onun ilk kanununa ne diyor..Zaten "hep orda olanın" yaratılmaya ya da ilk nedene ihtiyacı yoktur. Ortada bir labirent kısır döngü falan da yoktur bu bağlamda. Evren ya da var oluş hep vardı. Mutlak hiçlik-yokluk diye bir şey ise yok. Sadece varlığın tersi olarak var olan bir kelime. Eee? Deterministik bir süreç işte. Ne vardı? Ben bir soru sordum sadece. Seçim dediğiniz zaman ortaya sayısız senaryo çıkabiliyor. Hani insancıklar uydurmuş da uydurmuş. Benim yönelltiğim en yaygın olanı. O paylaşım dediğiniz şey sizin öznel yargılarınızdan ibaret bir yazın. Nerede yazıyor bunların temeli, dayanak noktası, referansı nedir desek ortada kalacaksınız. Kim, neden size, orada yazdıklarınıza itibar etsin? Haddizatında iş senaryo yazmaksa eğer, mantık da bizi sınırlamıyorsa eğer sizinki gibi, o zaman ortaya sayısız alternatif çıkarılabilir, Delinin posteki sayması gibi. Ne anlamı, ne manası var bunun? O paylaşımınızın zaten bir sürü tutarsızlıkla dolu olduğunu belirtmiştim. Öyle de olabilir, şöyle de olabilir...olabilir de olabilir...Olabilirlerle ne işimiz olur bizim, manyak mıyız biz? "Olan" ortada işte. Olabilirlerin hayali ve farazi dünyasından çıkıp, "olanla" yetinmeniz ve "olana" göre hareket etmenizi öneririm. Bütün hadiseyi getirip "neden olmasın"a yaslamışsınız ya, işte o şaşılacak bir durum. İlahi.. Elbette mümkün bir durumla bitmiyor iş. Sizin tüm yazdıklarınızı boşa alıyor, boşa çıkarıyor. Var. Ne demek yok? Neden olmasın demeyenler için cehennemde kazanlar hazır bekliyor ya işte, "insanların azımsanmayacak bir kısmına" göre(!) Ortada bi çuval din mevcut. Ve onların ekserisinin mitolojisine göre olay öyle neden olmasıncılık oyunundan ibaret ve basit değil. kuranı kerim o coğrafyalarda zamanlarını farz kıldığı oruç ve namazın nasıl ifa edilebileceğini yazsın yeter. Görüldüğü kadarı ile bunu becerememiş. Neye bağlamalıyız, adem ve havvanın doğru olmasına mı? Kusura bakmayın, gülmek zorundaydım. Elimde değil.. Peki bilimi ve adem ve havvayı aynı kefeye koymanızı neye bağlamalıyız? Bilime göre adem ve havva benzeri iki kişiden ürememiz mümkün değil neticede..Bundan sonra bilimle bilimi kıyaslayacağınız kıyaslamalarınızı görürüz inşallah. Nasıl da medet umuyorsunuz her bir şeyden.. Bak onu da yazmışız daha önce: https://www.ateistforum.org/index.php?/topic/68353-evrendeki-düzen-var-mı-yok-mu/&do=findComment&comment=1453550 Oradaki "B" kısmını oku. Evren aslında var olmamalıydı kısmına gelince. şeklinde başlayan. Bu gerçekte olan ya da "kast edilenin" medya tarafından dejenere edilmiş şekli sadece. Sizlerin asıl düşünmesi gereken ise, bu tip dejenerasyonlara nasıl böylesine atladığınız. Evren aslında var olmamalıydı şeklinde kesin bir tabir yok, ya da verilmiş kati bir karara, varılmış kesin bir sonuç. Olamaz da zaten. Neticede evren burada, bilim de orada. Bilimde tanrı olmadığına göre, tanrısız bir açılımı olacak bunun illaki değil mi Sizin mantıktan dem vurmak ya da mantığa gönderme yapmak, mantığı ölçek almak gibi bir hakkınız nasıl olabiliyor? Temel tanrı düşüncesi ve kurduğunuz diğer tüm farazi senaryolar en başta mantığı dışlıyor zaten. İşinize geldiği yerde mantığı kullanıp, gelemediği yerde kenara almak yok, olmamalı.
  4. teflon

    şeytan neden var?

    Bu genelde bilimden umduğunu bulamayacağını anlayan teist/deistlerin yuvarlamalı kaçış cümlesi oluyor. Tanrı bilimin konusu değildir? Neden? Bilim bir tercih mi yapmıştır? Hayır. Metodolojisi gereği "olamaz" zaten. Tanrı bilimin konusu değildir. Çünkü olmaz, olamaz. Bilim tanrıyı varsaymaz. Tam aksini varsayar. Halihazırda da bu yolakta bir problem içerisinde görünmemektedir. Hatta bulgular sürekli bu yordamı desteklemektedir. Geriye ne kalıyor? Mantık. Mantık çerçevesi içerisinde; herhangi bir çelişiklik ya da tutarsızlığa düşmeden bir teistik tanrı tanımı yapmanın ve onu tanıtlamanın bir yolu olmadığına göre, konu her iki mecradan da kapanmış oluyor. kurgulamaya çalıştığınız tanrı buram buram insan mantığı dışında. Yani insan için "yok". Yani aslen açıklamış değil, açıklamamış oluyorsunuz. Ha bir de din var. Varoluşu açıkladığı beyanında bulunduğunuz. Hayır. Din bir açıklamada değil, bilim ve mantıkla çelişen iddialarda bulunur sadece. Açıklama demek, ona(dine) gereğinden ve hak ettiğinin çok ötesinde bir paye biçmektir sadece. Eee? Bir kere ilgilenmez değil, "ilgilen(e)mez"..İlgilenmez dediğiniz yerde, yine sanki ortada bir tercih varmış gibi bir algı oluşuyor. "Evrim dahi bir insan keşfidir"den kastınız nedir? Ona bu yetiyi kazandıran neo-korteksi,beyninin üst kabuğudur. Bu kadar basit. Karıncanın ilgilenememesinin nedeni de..Sanki tüm canlılar evrenle ilgilenebilecekken, bu tercihte sadece insanlar bulunmuş gibi bir yanılsama çıkıyor söyleminizden. Sonra da bu külli yanılsamanın altında bir anlam, amaç falan arattırıyorsunuz millete. Sonsuzluğa uzanmak bir fikirden öte, kaçınılmaz gerçeğin ta kendisi gibi duruyor. Termodinamik orada işte. Kaos ve determinizm de..Diğer seçeneği afaki bir şekilde seçseniz dahi, bu sarmalı, kısır döngüyü nereye kadar götüreceksiniz? İsteyen birileri nereden geldi?? Peki belki de onların istemesini isteyenler?? Böylesine saçma sapan bir kısır döngüsel sarmal nasıl akla yatabilir ki zaten? Var olan veriler ortada. Tanrı yok. Zorunluluk değil. Gereklilik dahi değil. Hatta mümkün değil. Bitti. Ayrıca bunlar birbirine denk seçenekler değil. Biri diğerinin muhatabı, akranı bile değil. Biri gerçek. Biri veri. Diğeri ise bir çeşit hezeyan. Mesnetsiz ve afaki. Seçim senin derken, birini seçtiğimiz zaman huri cennet, diğerini seçtiğimiz zaman ateş ve mokoko tipi bir seçimden mi bahsediyoruz? Seçimlerin neden biri iyi, diğeri kötü olsun? Tercih etmeyi kötü ya da cezalandırılması gereken bir eylem kılacak olan nedir? İnanmak neden iyi, inanmamak neden kötüdür? , Linki verdiğiniz diğer yazınızı okudum. Çok fazla çelişkili, afaki a-priori ön kabuller içeriyor. Bütün dayanağımız "neden olmasın" olacaksa işimiz iş o zaman. Biri de çıkar aksi için "neden olmasın" der bırakır kucağınıza. Neden olmasınmış, arkadaş sırf o neden olmasın için, neden olmasın demeyecek insanlar için cehennemlerde kazanlar hazırlayan bir tanrı var ortada..
  5. teflon

    Muhammed'i Allah değil bir Hristiyan Peygamber yaptı

    Homo sapiensler diğerlerinden farklı olarak marstan ya da başka bir diyardan gelmiş olabilir mi sence? Fikir olarak..Hani zenciler falan ayrı ne bileyim..Ayrı tür falan dedin ya, oradan şeyettim..Kullanıcı adına da uygun bir gönderme var..
  6. teflon

    Ateizmin En Büyük Açmazı

    Daha fazla rezil etme kendini istersen. Kişilik bölünmesi falan mı var yoksa sende?! Ya da bu kadar mı utanıyorsun con ahmetten? Mu kıtasının, devridaim makinelerinin ve düz dünyanın saflık olduğunu farketmiş olabilirsin, ama herkesin(!) başına gelebilir bunlar. RTE seviciliğin devam ediyor yalnız bak..Nasıl bir virüsse.. Boşu boşuna milleti yorma. Kendini de salak durumuna düşürme. Uzatma.
  7. teflon

    Miras Ayetlerinin Çözümü

    Ha şunu bileydin .. hoş geldin emre karaköse. Tam kendini tarif etmişsin işte yukarıda. Ayetler apaçıkmış(!)..O yüzden bin parçaya bölünmüş bu konuda islam alemi de mi..Sahabesine kadar.. Apaçık dediğin şey kendi öznel yorumların sadece. Kim seni neden kaale alsın çorba gibi onlarca görüşün, aralarında islam alimlerinin de bulunduğu farklı görüşlerin içerisinden.. Diğer safsatalarından önce, nedense cevap vermekten sürekli imtina ettiğin şu soruyu yinelemek istiyorum: Hz. Ömer avliyeyi neden kullandı, neden gerek duydu? Böööylesine apaçık(!) bir durum varken ortada...? Olası tüm durumlar denmiş sana; farkında mısın, yoksa saf ayağına mı yatıyorsun? Bak miras konusuna ilişkin türlü safsata ve kıvırma yöntemlerinizle ilgili secereniz şurada dökülmüş mesela: https://tr-tr.facebook.com/HzMuhammedMustafaSAVsevdalilari/posts/allah-matematik-hatasi-yapar-mikurandaki-matematik-hatası-internette-inananlarla/393028317467351/inananlarla/393028317467351/ Onlarca başlık bu forumda miras konusuna ilişkin. Kendi kendine ben yaptım olduculuk oyunu oynayacağına, oradaki eleştirilere cevap verebilsen keşke.. Ama sen allah adına karar verme işine öylesine kaptırmışsın ki kendini göründüğü kadarıyla..Muhammed, Ömer falan vız gelip tırıs gidiyor sana.. Yazdıkların şaka gibi bu bağlamda.
  8. teflon

    Ateizmin En Büyük Açmazı

    Bu ilahişaban'ın John Ahmet olduğunu bilerek yazın derim. Atar atar diyor bir de haspam.
  9. teflon

    Miras Ayetlerinin Çözümü

    Bir de meselenin bu ve devamında yazdıklarınızla ilgili yönü var. Neresinden bakarsanız bakın bu miras ayetleri temizlenmez. Devir 1400 sene önceki devir değil, bu bağlamda bu miras dağılımının modern zamanlarda hükmü yok, ayıbı çok.
  10. teflon

    Miras Ayetlerinin Çözümü

    Kime, neye göre..? Kime, neye göre..? Kime, neye göre..? Burada tüm mezhepler gömülüp, salak yerine konmuş. Bir de kuranın milyonlar tarafından yanlış anlaşılabilir bir kitap olduğu itiraf edilmiş. Kime, neye göre..? Hz. Ömer'den iyi biliyorsunuz bu işi sanırım..Saf ömer oturmuş bi de avliye yapmış; size sorsaymış ya(!) Burada da ömer gömülüp, salak yerine konmuş. Bir de kuranın, Hz. Ömer'in bile yanlış anlayabileceği bir kitap olduğu itiraf edilmiş. Yine aynı hadise söz konusu. Allahın adına karar verip, onun adına atıp tutmak. (Bkz: shooting stars) Kime sordunuz bu yorumu yaparken; allaha mı, peygambere mi, yoksa hz. Ömer'e mi?? Şu miras hesabı nasıl bir kuyruk acısıysa, (tıpkı şeytanlar, kandiller ve taş atan yıldızlar gibi), senelerdir yemediğiniz halt kalmadı temize çıkarmak için.. Bu uğurda; sahabeyi de, mezhepleri de, ömeri de, hatta peygamberi bile saf salak yerine koymakta hiçbir beis görmüyorsunuz görüldüğü üzere.. Hepsi yanlış anlamış da, bir tek sizin .ıçınızdan uydurduklarınız doğru. Yersen tabi.
  11. teflon

    kalbi dar ve sıkıntılı olanlar

    Evladım sen bilimde ilerlemek kötü dedin mi? Dedin. Şimdi kıvırma. Bak bir daha soruyorum: İslam dünyasının bugünkü hali nedir? Sürünüyor. O zaman din de kötü senin mantığına göre. Gerçi sürekli anıran bir deliye yazıyoruz ama neyse.
  12. teflon

    kalbi dar ve sıkıntılı olanlar

    Kötü bir şey nası avantaj sağlar, bi yazsana hele.. Avantaj sağlayan şey, nasıl kötü olur? Ha bu o zaman "o şeyi" nasıl kullanıldığına bakar ki, bu da onu mutlak kötü yapmaz. Tecavüz etmek avantaj sağlıyorsa eğer, sen de mi tecavüz edecen mesela?! O zaman bırak da elin gavuru o kötülüğün içinde boğulsun işte, sen bulaşma kötülüğe üstün zeka! Kapa çabuk interneti, kapa! Hemen en yakın mağaraya koş!! Ulumalarına bakılacak olursa eğer, sen harbiden Kenopsia'nın dediği gibi @Dindarrsın..Tevekkeli değil, benim de aklıma gelmişti..
  13. teflon

    HIRİSTİYAN MİSYONERLERİN İNTERNETTEKİ SİNSİ STRATEJİLERİ

    Açıkça söylüyor, yok yok pardon, açıkça "kastediyor" !!! Daha doğrusu, siz kastettiriyorsunuz kendi çapınızda.. Söylüyor mu kastediyor mu anlayan beri gelsin.. Bu "öznel yorumunuzu" teyit edecek ya da kontrolünü sağlayacak bir referans noktası ise, yok. Haddizatında ve çünkü, tüm islam alemi ayrı ayrı bir şeyler söylüyor bu konuda. Hemen her konuda olduğu gibi..Birinin kalk gidelim dediğine, öbürü pok yeme otur diyor. Siz de onlardan birisiniz sadece. Önemsiz bir detay. Ayette "ne" yazıyorsa, "onu" diyordur. Stars shooting cannoballs'u kast etseydi, "stars shooting cannonballs" falan yazardı. Bir daha allahın ne kastettiğine kendiniz karar verirken, allah adına karar verirken ayağınızı denk alın. Yıldızların üzerindeki ateş ve ışınlar şeytanlara hangi şekilde azap veriyor, engelliyor? Nedir bu şeytanlar? Astrolojiye yoran bile olmuş bu ayeti be.. Manyaklık resmen.
  14. teflon

    HIRİSTİYAN MİSYONERLERİN İNTERNETTEKİ SİNSİ STRATEJİLERİ

    "Kast edilen" nedir yahu? Apaçık kitapta kasıt mı olur? Yoksa öznel bir yorum yapmakta olduğunuz için mi kasıt kelimesini kullanmak zorunda kalıyorsunuz? Merak ediyorum; bunca senaryoyu yazarken gidip allah'a mı soruyorsunuz? Ne "kast ettiğini"? Yoksa onun adına siz mi karar veriyorsunuz? Küfre düşmeyin sonra maazallah.. Bunca islam aliminin 1400 senedir hem fikir olamadığı ayetlerde, siz kalkıp şıp diye "kast ettiriveriyorsunuz" (!) Siz kimsiniz? Sizi kim neden kaale alsın? Neden kaale alsın da belki sonra küfre düşsün?! Doğrusunu allah bilir falan diye ekleyin bari sonuna, ayet madem açık değil ve kasıt kelimesinin kullanılmasını icap ettiriyor... Nasıl da mangal gibi yürek varsa allahın neyi kast ettiğine de bunlar kara veriyor.. İşin traji-komik tarafı, her birinin kararı ayrı. Misyoner diye atıp tutuyor bir de kendi çapında haddini bilmez şekilde.. İslam dünyasının içinde bulunduğu çöplük ortada işte. Bununla yaşamasını öğrenin. Kimin ne işi olur bu masallarla, öznel yorumlarla; hal zaten ortada iken?!
  15. teflon

    kalbi dar ve sıkıntılı olanlar

    2. soru: Evet, kalbim dar ve sıkıntılı şu an mesela. Şu an böyle, başka zaman öyle, beriki zaman şöyle.. ..Her zaman öyle, her zaman böyle veya her zaman şöyle değil. Öyle olması da mümkün değil.
×