Jump to content

teflon

Normal Üye
  • İçerik sayısı

    3.313
  • Katılım

  • Son ziyaret

Topluluk Puanı

0 Neutral

9 Takipçiler

teflon Hakkında

  • Derece
    Advanced Member
  • Doğum Günü Temmuz 24

Contact Methods

  • Website URL
    chemako@mynet.com

Profile Information

  • Gender
    Male

Güncel Profil Ziyaretleri

5.388 profil görüntüleme
  1. teflon

    Ekrem İmamoğlu hakkında

    Saygısızca bir tarz. Hem kendin adına, hem göndermelerinin muhatapları açısından. - "vatandaşlar bal gibi de biliyorlar ama işlerine gelmiyor" - "varsın anlamamış gibi görünsünler" Mesajdaki niyetin(!) ne olursa olsun, başkasının adına böylesine niyet okuması yapıp ahkam kesmek, kimsenin "haddine" değil. Böylesine de kolay olmamalı zaten. Bu arada güzel "U" dönüşü yapmışsın. Omurga herkese lazım. Bak bir niyet okuması da benden.. Ha "bu tartışmanın" da şu dakkadan sonra kimseye faydası olmaz. Güzel hayal kırıklığı yapması dışında..
  2. teflon

    Ekrem İmamoğlu hakkında

    Meseleye bir kısım siyah, bir kısım da beyazdan bakıyor. Bunlar coğrafi aidiyete içkin, ona göre değişken ve de edilgen, subjektif bakış açıları aynı zamanda. "Gri"den bakmaya ise müsaade yok. Beyaz tarafından siyah, siyah tarafından ise beyaz ilan edilip, nefret söylemleriyle yaftalanarak paketleniyor bu güruhtakiler. Yazdıklarında katıldığım noktalar var. Ama küfürleri de geriye çıkarırsak kalan kısmı, hamaset ve şövenizm bana kalırsa. Açılım denen garabet dediğin şey garabetti evet. Neden? Çünkü AKP'nin vatanın ve halkın çıkarlarını değil, kendi çıkarlarını gözeterek kurguladığı soysuz bir siyasetti bu. Açılımı ya da uzlaşmayı ya da çözümü sadece, AKP'nin bu soysuz siyaseti üzerinden tanımlayamaz, etiketleyemezsin. Taviz vb. dediklerin de direk PKK'ya verildi ilk elden. Böylesine tikel ve soysuz bir uygulamadan "..başka bir sonuç doğurmamıştır" gibi bir genelleme de yapamazsın. Bakın kilit cümle şu mesela: "..ağır sonuçlar kısmen gariban Mehmetçiklerin kanıyla ortadan kaldırabildi"..Gariban Mehmetçik'in kanıyla, hem de ~35 senedir. İşte oraya gidip topla tüfekle kanını döken, canını riske atan sen olmayınca, böyle atıp tutması kolay oluyor sanırım. Madem bütün mesele bu, itle anladığı dilden konuşmak, o vakit buyur kardeşim git kendi adına anladığı dilden konuş dağa çıkıp. 35 yıldır ölenin haddi hesabı olmadı bu uğurda, sen de onlardan biri olursun en fazla. Kim hatırlıyor onları şimdi? Yüreği yanık analarından başka?...."Sonuç alınır" derken de, 35 senedir nasıl bir sonuç(!) alınmış topla tüfekle, onu merak ettim ben bir de? Bir laf vardır: "Barış, hasımla yapılır." diye. Ama buradaki bir kesim: - HDP ya da eşdeğerinin Danimarkalılar falan tarafından kurulmasını.. - Çözüm, açılım barış ya da her ne olacaksa işte o, işte onun da Japonlarla falan yapılmasını tahayyül ediyor sanırım.. Ama bunun gerçekte yani pratikte bir geçerliliği yok ve olamaz. Hem öyle olsun, hem de böyle olsun, suyundan da koysun..böyle bir dünya yok. Sen çözümü bunların içerisinden katman katman çıkaracaksın işte..Eşyanın tabiatına aykırı şeyler üzerinden söylem ve siyaset üretiyorsunuz resmen. Sen onu it olarak görüyorsun. Ölecek böcek. O da seni farklı görmüyor işte bu kafayla. Sen de ona göre itsin. Kan buradan, bu kafadan besleniyor işte. Ha AKP'nin 16 senelik icraatından sonra, üzerine üstlük o cahil tabanıyla bu mesele siyasetle de kolay çözülür mü ayrı mesele.. Topla, tüfekle; kanla zaten çözülmüyor. Kürt sorunu var mı var. İster yapay, ister suni, ister doğal, ister abartılmış, ister birilerinin kaşıdığı, maşa ya da araç olarak kullandığı..şöyle ya da böyle. Neticede "var". Bu iş tu kaka tu kaka diye çığırıp durmakla olmuyor. Söylediğiniz şeyin pratikte de geçerliğinin olması gerekiyor.
  3. teflon

    Kuran'ın söylediği yine doğru çıktı

    Günlerdir, haftalardır falan vurgulamaya çalıştığım tam da bu işte. Na kitabın kendisi de yazmış. Kitapta olmadığı, olup olmadığının belli olmadığı, bunu belirlemek için bir referans ya da "yetki" olmadığı, aynı metin üzerinden farklı manalar çıkaran koca bir islam tarihi ve alimleri olduğu halde..Özetle; allah katından olmadığı ya da bununla ilgili açık bir hüküm olmadığı halde.. Modern çağ Turkish müslümanları özellikle; attıkça atıyor, tuttukça tutuyor, üfürdükçe üfürüyor. Ne dediklerinin önemi dahi yok bu noktada. Önemli olan, kuranın üzerine, orada olmayan ya da üzerine hem fikir olunamayan yorumlar getirip, bunları kesin birer hükümmüş gibi lanse etmeleri. Resmen küfürde, resmen şirkteler. Ama daha ne kendi kitaplarının, ne de yaptıkları işin farkında değiller. Öteki yanlış cevirmiş, beriki yanlı çevirmiş, "bence" bu dediğin anda iş biti. Orda şunu demek istemiş ya da bunu kast etmiş dediğin anda bittin. 1400 senedir doğru ve tek bir şekilde anlaşılamayan kitap mı olur? 1400 senedir üzerine hem fikir olunamayan? Varoluş sebebi bu ve 1400 senedir "o sebep" yerine gelememiş. Böyle bir kitap nasıl ilahi olur? Böyle bir kitap bir tanrıdandır demek, resmen o tanrıya küfür.
  4. teflon

    "Düzen varsa tanrı vardır"

    Herşey mucize ise, hiçbirşey mucize değildir aynı zamanda. Yani bunu söyleyince aslen hiçbirşey söylememiş oluyorsun. Biz 3. kategoridekilere bakıyoruz. Yani mucize olan ve olmayan şeklinde ayıranlara. Çünkü -doğru ya da yanlış- sadece onlarınki bir mana ifade ediyor.
  5. teflon

    Tanrının işleyişi...

    "Hakk Teâlâ tarafından belirlenmiştir" Başlangıç faul zaten. Mesele başladığı yerde bitiyor. Teklik potasında erittiğin zaman birey ortadan kalkar. Veyahut allah kendi kendisiyle oynuyor olur. Yani daha bundan öte kendisi ile çelişen, Açıklayayım-göstereyim derken aslen tam da açıklamayan, daha doğrusu tam tersini gösteren bir "açıklamama" olabilir mi? Bir de şu var..Bunları allahın sıfatları ile ilgili kendince kopup gittiğin o mesaj için de soracaktım. İrade sıfatı, meşiyet vb..Nerede yazıyor bunlar? Bunları allah bir yerde "bizzat" çözümlemiş mi? Yoksa sizler yine kendinizce allah adına karar verip, onun her türlü mahiyetini de siz mi belirliyorsunuz? Bana sorarsan kuran ve allahtan öte, ve onlarla ilgili, resmen kendi yarattığın bir hayal dünyasında yaşıyorsun. Ve o hali bile tamamen mantık dışı. Mantığa bürüyeyim derken, tam da mantık dışılığını mühürlüyorsunuz zaten. Biz de onu diyoruz ya işte: "mantıksız". Bunun tek bir çözümü var: Mantıksızlık potası. İşte sen de orada birleştirip eritmiş ve çözmüşsün(!)
  6. teflon

    nedir bu ayak fetiş nasıl bir evrimsel süreçtir ...

    Konu saçma sapan yerlere gitmeyecekse ufak bir bakış açısı daha getireyim.. Neden ayaktan hoşlanmak garip de, diğer bölge, nahiye ve mevkilerden hoşlanmak normal? En meşhurlarından(!) başlayarak.. Meselenin başlangıç noktası bu gibi gözüküyor.. Bir bakış açısı, veyahut bir beyin fırtınası adına.. Karşı tarafa cinsel anlamda mesaj gönderen, vücudun "herhangi bir" bölgesi olabilir.. Hatta bence bu, aynı mantığa göre çözümlenebilir gibi de.. Her şey "hoşlanmakla" başlıyor. Hoşlanılan nesnenin verimliliği genel frekans açısından "odağı" belirliyor. Ama hoşlanmanın ya da "hoşlanılanın" bir sonu yok. Ayrıca doğal seçilim her şeyi soyup soğana çeviremiyor neticede. Her eğilimi de. Daha doğrusu bunlar hep ve yeniden peydah olabiliyor. Bu ikinci kısmı tartışmalı olabilir, ama mümkünsüz de olmayabilir. (* Ek not): Gerçi şimdi bir daha düşününce, bu konunun saçma sapan yerlere gitme potansiyeli çok yüksek. Kararsız kaldım ve gerekli görülürse silinebilir..
  7. teflon

    "Düzen varsa tanrı vardır"

    Evet, ve bu da genel bağlam ile verdiğim ölçeği değiştirmiyor. Bu dediklerinden her daim bahseden benim zaten de.. Sen şu mucizeye bir açılım getirmemişsin her nedense.. Neye göre mucize.. ..İşkembeye? Mesela bazı(!) mankafalar sadece dünyada su ve atmosfer olduğunu ve bunun dört başı mamur bir mucize olduğunu sanmaktalar. Ki sadece dünyada olup olmamasından öte ters mantığa içkin, antropik ilke güdümlü bir yanılsama bu. Hani mucize var; mucize var.. Yanılsama var, mucize var.. Ya da sadece yanılsama var; mucize yok.
  8. teflon

    "Düzen varsa tanrı vardır"

    Doğa ve evren, doğa ve evrenden ibarettir de ondan. Dışarıdan müdahale, bunu yapacak bir sakallı dede de yoktur. Doğa ve evren kendi ile tanımlıdır. Sen gene hiçbir boka cevap verme, boyna sor.
  9. teflon

    Atom mu yaptı?

    Bir türlü getiremediğin şeyi getirip koyayım buraya ayrıca: arkasından da şu: Bu ve bunun gibi forumda bir çok kişinin türlü yorum, eleştiri ve sorularına cevap verme, vereme; ondan sonra kalk yine mal gibi bu başlığı aç..Bir de kalk ateistler adına düşün.. Sen daha kendi adına düşünmeyi beceremiyorsun ki..Ve yine de yazmaya, itham etmeye devam ediyorsun. İşte bu yüzden yüzsüzsün. @nogodbutAllah..sen de bak bunlara.
  10. teflon

    "Düzen varsa tanrı vardır"

    Doğa üstü olayların olması gerekiyor size göre dedin. Bunu ne için dedin? Çünkü olması gerekmiyor bize göre. Ha, "mucize olması için doğa üstü olayların olması gerekiyor size göre" ise kastın bundan, evet bu doğru. O yüzden mucize yok. Mucize olarak gördüğüm şey deyip geçemezsin. Geçersin de, karşındaki için bir anlamı olmaz bunun. Mucizenin bir tanımını yapacaksın. Neden mucize, neye göre mucize? Aksi takdirde boşlukların tanrısı gibi bir şey olur senin mucize yaklaşımın. Bu evrene ve dünyaya bakınca ne mi hissediyorum? Şunları hissediyor ya da düşünüyorum diyelim özetle: Avcılık ve toplayıcılık için evrimleşmiş şuncacık beynimizin ve kendimizin, koca evreni anlamak hususunda ne kadar yetersiz ve ne kadar zavallı ve bir o kadar da anlamsız olduğumuzu düşünüyorum mesela. Koca evren içerisinde bir zerre tanesi değiliz, ama anlam üzerine anlam, mucize üzerine mucize biçiyoruz kendimize kendi çapımızda. Amerikan filmlerinde hep amerikalıların dünyanın merkezindeki kahramanlar olması gibi. Ya mucizeyiz, ya da tanrının en şerefli çocuklarıyız hesapta. Neden? Çünkü hikayeyi biz yazıyoruz. Biz evrenin umurunda dahi değiliz. Ne biz umurundayız, ne de bizler tarafından anlaşılmak umurunda. Tanrı ve mucize eğilimleri de işte bu yetersizliğimizin bir ürünü kısaca.
  11. teflon

    "Düzen varsa tanrı vardır"

    Pardon ben anlayamadım? Doğa üstü olayların neden olması gerekiyormuş bana/bize göre? Nerede böyle bir şey dedim? Hatta tam tersini belirttim, mucize tanımı ile birlikte bir önceki mesajda.. Senin mucizeden kastın nedir? Neden mucize? Boşlukların tanrısı vardır ya hani, bana seninkisi de "boşlukların mucizesiymiş" gibi geliyor..
  12. teflon

    "Düzen varsa tanrı vardır"

    Yaşam mucize de değil. Mucize, yerleşik kural/kanunlardan en az bir ya da bir kaçının ihlali demek ise eğer bir tanıma göre.. Yaşamın mevcut durumda ya da olageliş dizgesi içerisinde herhangi bir kuralı ihlal ettiği ya da bunu yapmak zorunda olduğu bugüne kadar gösterilebilmiş değil. Yaşam ve canlılık için bu forumda sıklıkla kullanılan ve benim de sevdiğim tabir: maddenin hareket şekillerinden biri olduğu.
  13. teflon

    "Düzen varsa tanrı vardır"

    Ben de her zamanki en kısa cevabı vereyim: Var etmesine gerek var mıydı ki? Düzen, kanun ve hiçlik/varlık kavramları üzerine, alabildiğine antropik yanılgılardan müteşekkil düşüncelerimiz, tanrı vb. benzeri yanılgılı çıkarımların da temel sebebi oluyor. Tanrı düşüncesine dair değirmenin suyu temelde resmen mahşerin bu üç atlısından geliyor. Senin tanrıyı kast ettiğini ima etmiyorum bu arada. Ancak soruyu "soruş şeklin" de örneklerden biri işte.
  14. teflon

    "Düzen varsa tanrı vardır"

    Madde bir öyle bir böyle hareket etse zaten evren olmaz. İstikrar ve sürekliğini koruyamaz be salak adam afedersin. Yani aslen kuralsız bir evren gösteremezsin. O da aslen istikrar. Onca yazılandan bunu mu anladın.. Senin amaçlı düzen diye örnek aldığın şeyle, evrendekinin bir alakası yok diyorum. Küçük bir alakası varsa eğer, o da düzenli göründüğü andır diyorum. Senin kural ya da kanun zannettiğin şeyle, evrendeki kural ve kanun olarak isimlendirdiğimiz şeylerin sadece ismen benzerliği var diyorum. Trafikteki kuralı kaldırırsan, sen koymadıkça geri gelmez. Trafikteki düzeni bozarsan, sen yeniden düzenlemedikçe düzene girmez. Evrendeki kuralı kaldırmazsın. Düzeni bozarsan da geri gelir. ama sonra gene kendi gider. Sonra gene gelir. Evren trafik olsa şöyle bir şey olurdu: arabalar bir birbirine giriyor, bir ip gibi gidiyor, sonra tekrar bam güm, sonra yine ip...Senin trafiğin bunun gibi mi? Hatta evren trafiği sürekli kötüye gidiyor. Trafik düzenlenmeye ihtiyaç duyar, evren değil. Trafik ya da imar için, okul için kural konulur. Ama evrene kural gerekmez, çünkü zaten kuralsız bir evren olamaz diyorum. Sen kuralsızını göster ki, ben de "ha evet demek bu evrene kural sonradan konulmuş, yoksa kuralsız olurdu" diyeyim. Sen düzensizini göster ki, ben de "ha evet demek bu evrene düzen sonradan verilmiş, yoksa düzensiz olurdu" diyeyim. Yani zaten ortada kuralsız bir evren olma ihtimali yokken, bu evrendeki kuralın "konulmuş" olduğu kanaatini nereden elde ediyorsunuz o meczup aklınızla, işte ona hayret ediyorum. Ama sen bunları algılamaktan o kadar uzaksın ki. Sen sana yakışanı yapmaya deva et. Rütbeni ve yerini bil.
×
×
  • Yeni Oluştur...