Jump to content

Genel Araştırma

'Adem' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 4 sonuç bulundu

  1. Arkadaşlar İslamiyette şöyle bir şey var hani adem yaratıldı şeytan ona secde etmedi sonra tanrının huzurundan kovuldu .oyleyse ; huzurdan kovuldu ve cennette ademler havayı kandırdı o zaman cennete nasıl girdi ? Yani asil soru tanrı ona sen cehennemlik son diyor peki cehennemlik bir varlık nasıl cennete girebiliyor
  2. Merhaba, (55/14) :“İnsanı,vurulduğunda testi gibi ses çıkaran kuru bir balçık­ları yaratdı.“ Adem Kur'ana göre cennette çamurdan çanak gibi yapilip hayat verilince, meleklerin selamlamak için ona secde etmeleri emredilir. Iblis ona yasak agaçtan unutturup yedirince ise gökteki cennetten dünyaya ceza olarak gönderilir... Pek iyi, uzay mekigiyle mi inmis ? Kur'an ne diyor inis sekli ile ilgili ? (2/30-39) : “Bir zaman rabbin meleklere : 'Ben, yeryüzünde bir halife yarata­cağım' demişti. Melekler de :'Orada bozgunculuk yapacak ve kan döke­cek birisini mi yaratacaksın ? Halbuki biz seni överek tesbih ediyoruz ve tenzih ediyoruz.'dediler. Tanrıda onlara : 'Şüphesiz ki ben, sizin bilme­diklerinizi bilirim' dedi. (...) Yine bir zamanlar meleklere : 'Ademe secde edin' demiştik, bu­nun üzerine onlar Ademe secde ettiler. İblis hariç, O diretti, büyüklük tas­ladı vekafirlerdenoldu. Ve şöyle demiştik : 'EyAdem, sen ve eşin cennette kalın. Orada istediğiniz yerden bol bol yeyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa za­limlerden olursunuz. 'Şeytan oradan her ikisinin de ayağını kaydırdı ve onları,içinde bulundukları nimetten çıkardı. Biz de : 'Birbirinize düşman olarak (yeryü­züne) inin. Sizin için orada belirli bir zamana kadar kalma ve geçim imkanıvardır.'dedik. Adem, rabbinden kelimeler aldı. (günahının bağışlanmasını iste­di) Tanrıda tevbesini kabul etti. Şüphesiz ki Tanrı, tevbeleri çokça kabul edendir, merhamet sahibidir. Biz onlara 'Hepiniz oradan yeryüzüne inin. Tarafımdan sizehi­dayet geldiğinde kim hidayetime uyarsa, onlara bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir de.' dedik. İnkaredip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, cehen­nemliktirler. Orada ebedi olarak kalacaklardır.“ Burada hepiniz peygamberlere uyun diye kime deniliyor ? (7/172-174) :"Hatırla ki, Rabbin, Adem oğullarının sulblerinden zürriyetlerini çıkarıp da onları nefislerine karşı şahid tutarak; 'Ben sizin Rabbiniz değil miyim ?' diye buyurduğu vakit onlar da; 'Evet, Rabbimizsin, şâhid olduk', demişlerdi. Bu şahid tuşumuzun sebebi, kıyamet günü, bizim bundan haberimiz yoktu, dersiniz diyedir. Yahut, 'Bizden önce babalarımız Tanrıya ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helak mı edeceksin ?' dememeniz içindir. Hakka dönsünler diye işte ayetleri böylece ayrı ayrı açıklıyoruz." * Demek, Cennette Adem'den bütün insanlar çikarilip, Tanri inanci içlerine yerlestirilmis... Ve hepsi ondan Adem ile beraber sonra dünyaya gönderilmisler. Bu halde, Adem ve diger insanlar dünyaya nasil inmisler pek iyi ? (23/13-15) : “Yemin olsun ki biz insanı (Adem'i), süzülmüş özlü balçıktan yarattık. Sonra onu (Adem'i) bir döl suyu eyleyip müstahkem bir karargah olan rahme yerleştirdik. Sonra damlacığı'yapışkan nesne'haline getirdik. Yapışkan nesneyi bir 'çiğ­nem'kıldık. Bir çiğnemikemiklere çevirdik ve etle giydir­dik. Sonra onu değişik bir varlık kıldık. En iyi şekilleri biçimlendiren Tanrı ne yücedir. Sonra siz, bunun ardından mutlaka ölüyorsunuz.“ En iyi sekilleri biçimlendirmek, yukardaki sekilden sekile biçimlendirmekle kesismekte... (32 : 7) : "O ki, her şeyin en iyisini biçimlendirdi !" Burada bir tekamül, iyiden daha iyiye ilerleme açikca ifade edilmekte. (95/1-5) : Yani :"insanı en iyi ayak üstü şeklinde biçimlendirdi." (71/13) : "Sizleri şekilden şekile çevirerek biçimlendirdi" (24/45) “Tanrı, bütün canlıları döl suyundan yaratmıştır. Onlardan kimi, karnı üzerinde sürünerek yürür, kimi iki ayağı üstünde yürür. Kimi de dört ayak üstünde yürür. Tanrı,dilediğini yaratır. Şüphesiz Tanrı,herşeye kadirdir.“ Bu ayet, BÜTÜN hayvanların meniden yani birbirlerinden çıkmalarınıgerektirmektedir. Ayrıca (4/30)ayetinde : “İnkarcılar görmezlermi ki yerle gök bir bütünken onları koparıp ayrıştırdık ve bitin canlıları sudan biçimlendirdik.“(Taberi tefsiri) Neden dünyada ? Çoğu müfessirlerce, örneğin Taberi'ce(839-923), Kuran uzaylıların varlığı yönünde inançlar taşımaktadır değişik kısımlarında (65/12) : ''Tanrıyedi göğü yarattı, ve bir o kadar da dünyalar.Aralarında vahiy inmekte, kiTanrının herş şeye kadir olduğunu ve her şeyden haberdar olduğunu bilesiniz.'' Müfessirlerce,bu ayet insansı türlerin üzerinde yaşadıklarıyedi dünyadan söz etmektedir ki bunlara İbrahim gibi elçilerin göndelildiği ibn Abbasca nakledilmiştir, bu konuda güvenilir sürümle Beyhakice (H. 384-458) bir rivayet nakledilmiştir ve bu rivayet ibn Kesirce (1301-1371) Tefsirinde alınmıştır. Ayrıca, Kuran "yedi gökte" hayvan çeşitlerinin yaygın kılındığınıokumaktayız, ibn Kesir gibi müfessirlerce bu konuda şu ayet delil olarak gösterilmiştir : (42/29) : ''Gökleri ve yeri yaratması ve oralarda da canlıları yayması, onun varlığını gösteren delillerindendir. O, dilediği zaman onları bir araya top­lamaya kadirdir.''
  3. İbn Ebi Hatim dedi ki: 'Yunus b. Abdi'1-A'la, Ebu Hüreyre (r.a.)'den rivayet ederek Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu söyledi: "Adem ile Musa, Rablerinin huzurunda tartıştılar; Adem, Musa'yı yendi. Mu-sa ona şöyle dedi: "Sen öyle bir insansın ki, Allah seni kendi eliyle yarattı.. Ruhundan sana üfledi.. Meleklerini sana secde ettirdi.. Seni Cennet'ine yerleştirdi.. Sonra da sen, işlediğin hata dolayısıyla insanları yeryüzüne indirdin. Öyle değil mi?" Adem dedi ki: "Sen o Musa'sın ki, Allah seni elçisi kılıp seninle konuşarak seçkinlerden kılmıştır. İçinde her şeyin açıklaması bulunan Tevrat levhalarını sana vermiştir. Seni sırdaşı olarak kendine yaklaştırmıştır. Allah'ın Tevrat'ı kaç sene önce yazmış olduğunu biliyorsun? - Kırk sene önce.. - Orada "Adem Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı."(Ta-Hs, 121.; ayetini gördün mü? -Evet - Allah'ın beni yaratmasından kırk sene önce kaderime yazdığı bir işi yaptığımdan dolayı mı beni kınıyorsun?" Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Böyle demekle Adem, Musa'yı mağlub etti." Adem burada kendisini seytanin degil Allah'in saptirdigini soyleyerek Allah'i sucluyor ve kiniyor. kuran'a gore Allah'a asi oluyor. Adem'de yememis bu cuzi irade olayini yani..
  4. Muslim ve Hristiyan apolojetikler ve teologlar en primitif ateistik argümanlara bile tatmin edici cevap vermekten aciz. Müslümanlar ya okumadıklarından ya da okusalar bile sonradan unuttuklarından veya bu konuları çok yüzeysel geçtiklerinden "CevaB Veremedi" yanılgısıne kapılıyorlar bence. Teodise tartışmalarında apolojistler ve teologlar genellikle "Tanrı bizim imanımızı test etmek için zor zamanlar icat ediyor. Eğer imanımız zayıfsa her şey yolunda gittiğinde imanımızın zayıflığı belli olmaz. Tanrı insana özgür irade ve seçim serbestiyeti verdi" apolojyasıyla Tanrı'yı aklama eğilimindedir. Ancak başımıza gelen felaketlerin bir kısmı özgür irade dışı olduğundan bu apolojya Tanrı'yı affetmemiz için yeterli değil. Tanrı birilerini sınama ihtiyacı uğruna masum çocukların acı içinde kıvranarak can vermelerine göz yumuyor. Farzet ki bir kimse insanları test etmek ve onların ahlaklarını geliştirmek gerekçesiyle suçsuz insanlara akıl almaz işkenceler yapıyor. Tanrı'nın planı da bu vicdansızlıktan farksız. İnsanlar farklı entelijans levellere, farklı sosyo-ekonomik geçmişlere sahipler ve farklı kondisyonlarda gelişmişlerdir. Farklı bedensel ya da ruhsal şikayetleri var. Ve göz önünde bulundurulması gereken en önemli şey hepsinin yaşam süresi çeşitlilik arzediyor. Durum böyle olunca adil bir sınavdan söz edilebilir mi? Peki ya peygamberler, mücedditler, evliyalar, mehdiler, ve mesihler... Bu seçilmiş insanların ruhları ayrıcalıklı mı yaratılmış? Tanrı sonsuza dek lanetleyeceği ruhları neden yaratıyor? İnsan yakmaktan zevk alan sadist bir doğaya mı sahip? Her şeyi bildiğine göre neden böyle boktan bir test hazırlamaya girişsin ki? Hemen sadede gelseydi ve ruhları gidecekleri yere gönderseydi. Mazoşist ve asexual birini cennet nasıl tatmin edebilir? Eğer Allah ölümünden sonra cennetten haz alacak şekilde re-dizayn edecekse bu gerçekte o kişi olmayacaktır. Tanrının yapacağımızı bildiğinden BAŞKA bir şeyi yapmamız mümkün mü? Sonsuz Hayırseverlik konusuna gelince; Neden Allah, sexomanyak peygamberinin uçkur-ı şerifini memnun etmek için pezevenklik eder de Afrikada açlıktan kıvranan çocuklar için kıçını kaldırıp bir şey yapmaz? Dünya hakimiyetine yeltenen kaçık bir kral düşünün. Bu kral istilâ ettiği tüm topraklardaki halka zulmediyor, temel hak ve özgürlüklerini kısıtlıyor ve cebren onları ağır işlerde çalıştırıyor. Bu davranışının gerekçesi ise evlere şenlik. İnsanların ne kadar yardımsever oldukları konusunda kendilerini ispatlaması için onlara ortam yarattığını, gerçekte kendisinin bir iyilik savaşçısı olduğunu söylüyor. Tanrının adaleti de buna benziyor. Hikayedeki adamın abesle iştigal ettiğini düşünen teistler aynı şeyi tanrı için söylemezler nedense. Bu konuda İngiliz filozof Colin McGinn'in güzel bir söyleşisi var: Tanrının öz kızınızı tecavüze uğramakla imtihan etmesine ve trajik bir çocukluk travması yaşamasına razı olur muydunuz? Sınav olması tanrıyı affetmeniz için yeterli mi? Anlayacağın, Molly, ben sana tecavüz eden adamı durdurabilirdim, ama bu onun özgür iradesine müdahale olurdu. Ve bir tecavüzcünün özgür iradesi senden daha önemlidir. Şimdi... nerede o gülücük?
×
×
  • Yeni Oluştur...