Jump to content

Genel Araştırma

'Aziz Sancar' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 2 sonuç bulundu

  1. http://www.cumhuriyet.com.tr/m/koseyazisi/770123/Aziz_Sancar__Evrim_gercektir....html Anasayfa > Yazarlar Orhan Bursalı obursali@cumhuriyet.com.tr Aziz Sancar: Evrim gerçektir... 29 Haziran 2017 Perşembe “Aziz Sancar evrime inanmıyor, diyor ki: ben Allah’a inanırım, isteyen evrime isteyenAllah’a inansın...” Bu sözler Türkiye’de yankılanınca, inanmadım. Sancar, evrim konusunu bir “inanç meselesi” asla yapmaz. Bir çarpıtma vardı. Bu sözler ona ait olamaz, dedim. Çünkü Aziz Hoca, yaptığı araştırmalarda evrimsel gelişim - değişime bizzat tanık olmuş bir bilim insanı. Ayrıca bilim dünyasında ciddi bir bilim insanı “Evrime inanmıyorum” demez. Aziz Hoca inançla bilimi her zaman ayrı tutar... Sancar, bizzat kendi araştırmalarında canlılardaki evrimsel gelişmeye - değişime tanık olmuş bir insan. Örneğin, bitkilerde ve bazı canlılarda ışıkla harekete geçerek DNA bozulmalarını onaran Fotoliyaz enzimi üzerine neredeyse 40 yıl çalıştı. Bilim insanları bu enzimi insanlarda çok aradılar, hatta buldukları bazı genleri “Fotoliyaz” diye isimlendirdiler. Nobel’in Öyküsü kitabı Sancar ise, Fotoliyaz geninin - proteininin insanlarda tam karşılığı olmadığını kanıtladı. Ama bu enzimin insanda başkalaşarak yine ışığa duyarlı, 24 saatlik biyolojik saatimizi ayarlayan bir başka gene - proteine dönüştüğünü gösterdi ve bu geni Kriptokrom adıyla tescilledi! Bu 40 yıllık muhteşem öyküyü ve Aziz Sancar’ı “Aziz Sancar ve Nobel’in Öyküsü” kitabımda anlattım. Sancar araştırma makalelerinde evrimsel gelişmeye göndermeler yapan bir insan. Biyolojik varlığımızı evrimsel gelişmeden ayrı tutmak asla olası değil. Bunları bildiğim için Sancar’a sordum, nedir bu? Nihayet Gürcistan’dan önceki gün döndü ve yanıtladı: Evrim gerçektir! Sancar konuşuyor Aziz Hoca ile birbirimize güveniriz. Bizi derin yurtseverlik ve bilim bağlar öncelikle. Verdiği yanıtı yayımlama izni de verdi ama şunu da yazmak koşuluyla: “Aziz’i en çok üzen Türkiye’de üstümüzeaptal tozu serpilmiş gibi durmadan akla mantığa sığmayacak sebepler bulup, tüm enerjimizi bu suni kavgalara harcıyor veülkemize zarar veriyoruz, bu büyük bir günahtır...” Tamamen katılıyorum. Yazıktır, günahtır bu ülkeye Peki, gerçek neydi? “Bir gencimiz bilim ve inanç konusunda soru sordu. Ona şu yanıtı verdim: ‘Ben Müslümanım ve Allah’a inanıyorum.Evrime inanmak gibi bir şey yoktur, Evrimbir gerçektir ve inanç meselesi değildir.” Aziz Hoca: “Suni kavgalar çıkarıp ülkemizi krizlere sürüklüyoruz... Bence bu suni kavga başka şeylerde olduğu gibi maalesefAmerika’dan ithaldir. Dünyanın en albenili ‘yaratılış müzesi’ benim eyaletimin batısındakiTennessee’dedir ve Türkiye’deki birçok ‘creationist’ buradaki yobazlardan ithal malıfikirlerle maalesef ülkemizi fuzuli işlerle mesgul ediyor”. İlk evrimciler Müslüman bilimciler Sancar şunları da ekledi: “En eski evrimciler İslamın Altın Çağı denen dönemde şimdiki Irak’taki Müslüman bilim adamlarıydı; bunuevrim fikrinin tarihçesi üzerine bir kitapta okudum.” Aziz Hoca, kimya profesörü eşi Gwen’den önce evrim fikrini öğrendiğini söylüyor. Nedeni, Gwen’in okuduğu yıllarda Teksas’ta ortaeğitimde evrim okutulmamasıydı. Evrimi yine reddeden bir Methodist üniversitede okudu. Teksas’ta evrime karşı savaş açanlar o zaman başarı kazanmışlardı. Hoca diyor ki, “Şimdi ikimiz de evrim ve Allah hakkındabenzer fikirdeyiz. Amerikalıların dediğigibi ‘you can’t cover the sun with mud’ (Güneşi balçıkla sıvayamazsın). Evrim vardır ve kim ne derse desin bu gerçekortadadır.” ‘Bilerek yanlış yansıtıldı’ Aziz Hoca, Azerbaycan’daki konuşmasının Türkiye’ye bilerek yanlış yansıtıldığını düşünüyor. Medyaya hiç de çıkmak istemediğini biliyorum. Kendisine gelen görüşme, söyleşi vb. taleplerine yok diyor. Çünkü bu anlamsız tartışmaların içine çekilmek istemediğini belirtiyor. Şu sözleri ne kadar doğru: “Bu gibi abes işlerle uğraşsaydım sigaranınDNA’da kanserojen tahribatının haritasını,“Piri Reis Haritası”nı yapabilir miydim..” Sigaranın etkisi üzerine dünyada büyük ses getiren araştırmasını, Herkese Bilim Teknoloji dergisinde okuyabilirsiniz. TümüSon yazıları Aziz Sancar: Evrim gerçektir...29 Haziran 2017 Perşembe Evrime yasak: Bilime, ülkeye kötülük27 Haziran 2017 Salı Bir kâbusun sonuçlarını düşünmek26 Haziran 2017 Pazartesi Ayda 57.430 TL Tepe Güvenlik’te Bayram! Tatil Dönüşü Bekliyoruz. Doblo ve Fiorino Combi © 2017 www.yaynet.com.tr İletişim | RSS | Kaydettiklerim Uygulamalar: iPhone / iPad / Android Masaüstü sürümü
  2. Bilindiği üzere kanser hücreleri kontrolsüz olarak çoğalırlar ve bedene yayılarak hücre öbekleri (tümör) oluştururlar. Tümörler yerleştikleri organların işlevlerini bozarlar ve sonuçta ölüm meydana gelir. Bağışıklık sistemi normalde bu hücreleri tanıyıp yok edebilecek potansiyele sahiptir. Ancak şimdiye kadar bu potansiyeli “ne zaman” kullanabileceğimiz konusunda yeni bir bakış açımız yoktu. Aziz Sancar’ın kanser tedavisi araştırmalarında dönüm noktası olabilecek buluşu, işte bize bu “zamanı” gösterdi. Bitkilerin, hayvanların, mantarların ve siyanobakterilerin 24 saatlik düzenli bir biyolojik ritmi vardır. Bu ritim biyolojide “Sirkadiyen Ritim” yada “Sirkadiyen Saat” olarak bilinir. (Circadian Rhythm – Circadian Clock) 24 saatten daha fazla olan ritimler de vardır. Örneğin, aylık, mevsimlik, yıllık ritimlerde olduğu gibi. Burada bizi ilgilendiren 24 saatlik ritim. Biz buna kısaca CR diyelim (Circadian Rhythm) Bütün omurgalılarda CR vardır. Memelilerde CR’nin kaynağı beynin içinde bulunan ve yaklaşık 20.000 nörondan (sinir hücresi) oluşan bir dokudur. Bu dokuya Suprachiasmatic Nucleus (SCN) adı verilir. SCN günün belirli saatlerinde aktifleşerek (firing) bedeni uyarır. Aktifleşme belirli başlı genlerle ve dolayısı ile enzimlerle yönetilir. SCN bedeni uyararak günün belirli saatlerinde uyuma, beslenme, vücut sıcaklığı, beyin dalgaları üretimi, hormon üretimi, hücre yenilenmesi vs. gibi pek çok biyolojik olayı aktif hale getirir. İşte bunlardan biri de DNA onarımıdır. Aziz Sancar DNA onarımının biyokimyasal süreçleri hakkında derin çalışmalar yapmış bir bilim insanıdır aynı zamanda. DNA onarımı günün belirli saatlerinde yapılır. Daha önce kanser tedavisi ile uğraşanlar böyle “saatleri” göz önüne almıyorlardı. Bu yüzden verdikleri ilaçlar DNA onarımını engelliyordu. Aziz Sancar, bu saatlere dikkat ederek, üzerinde çalıştığı kanser hücresini yok etmek için “uygun zamanı” buldu. Kaynaklar: https://en.wikipedia.org/wiki/Circadian_rhythm https://en.wikipedia.org/wiki/Suprachiasmatic_nucleus https://en.wikipedia.org/wiki/Aziz_Sancar https://en.wikipedia.org/wiki/DNA_repair
×
×
  • Yeni Oluştur...