Jump to content

Genel Araştırma

'antropoloji' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 4 sonuç bulundu

  1. Baslarken, Daha önce, tabuların yerlesimi, http://www.ateistfor...showtopic=56099 Ölüm ötesi ve cehennem inancının tarihçesi üzerine durmustum... http://www.ateistfor...showtopic=56106 Iyi ve kötü kavramlarının göreselligi ve antropo-sosyolojik temellerine deginmistim. http://www.ateistfor...showtopic=55820 Bugün, insanlık tarihinde tanrı kavramının dogusu ve gelismesinin tarihçesi üzerine duracagım... Ön-insanlarda maneviyat artefaktları : Yüksek paleolitikte modern insan gelisir, ve ölülerin defnedilmesi 190.000 yıl önce baslar. Insanlar artık ölülerini belirli ritüel üzere defnederler. Yüksek paleolitikde insanlar artık ölüleri belirli ritüellerle defnederler. Antropologlar, bunun en eski maneviyat artefaktı olarak görmektedirler. Artık ölüler kap ve silahlarla toprak altına gömülmekteler. Bu, uzmanlarca onlarda ölenlerin tekrar hayata dönüp kaplarda yemek yiyeceklerine, ve silahla vahsi hayvanlardan korunacaklarına inanmalarından kaynaklanmaktadır. Bu inancın nedeni, rüyada ölüleri görmeleri, belki ölü zannedilenlerin bazen ayıkması, ve daha ileride dil gelisince, ölüme yakın tecrübe etkisine dayanma ihtimalleri öngörülmektedir. Venüsler ve koruyucu Tabiat Ana : Venüsler, neolitikte bolca rastlanilan cinsel sekilleri abartilmis ana heykel veya vajina resimleriyle simgelenen, ve Catal Höyükte bir mabedde, Ana tanriça olarak bilinen bir Tabiat Ana simgesidir. En eski Venüs, Israil'de Barakhat Ram'da bulunmustur. Bu Venüs, en az 150.000 yil öncesi insan eliyle biçimlendirilmis, ve muska olarak kolye olarak takinilmistir. Bu Bekekhat Ram venüsü en az 150.000 yil önce insan eliyle biçimlendirilmis ve konunmak amaçli kolyede muska olarak takilmistir. Antropologlar, bu Venüsün, daha henüz tanri kavrami yok iken, Tabiat Ana (hen insan anadan dogar, ana, bolluk ve korunma anlami tasir) takan ve kabilesini dis güçlerden koruma amaçli takildigi düsünülmekte. O eski çagda, estetik kavrami henüz olusmamis, ve her jestüel bir hayati anlam tasimakta... Ilk kosmogni artefakti : En eski kosmogoni artefaktı, Botswana'da Sheila Coulson'ca kesfedilmistir. Piton yılanının güney Afrikada yaratıcı yılan olarak kutsanıp, kızıl boya ile boyanan ok uçları yakılması bu yerler inancın inanılmaz biçimde 75.000 yıl geride baslamıs oldugu kazılarla saptandı... Tas çagındaki insanların çok basit ve az kelimelerden olusuk bir dille konustukları öngörülmektedir. Böyle bir durumda, çok karmasık maneviyat veya inançlara sahip olmaları imkansızdır. Aslında, onlar dogal afetleri, hortumları, selleri, orman yanginlarini muhtemelen bir kasitli ceza olarak algiliyorlar, örnegin simsek veya hortomu gökten inen bir varlik olarak, rüzgari görünmez bir dehsetli varlik olarak algiladiklarini öngörmek çok mantikli. O tür olaylarin gerekçelerini bilmeyen bir insan, kendisini iten veya savuran rüzgari bir görunmez varlik olarak görmektedir. Muhtemelen onlarla iletisime girmeye çalisiyordu, ancak henüz tanri kavrami yoktu. Bu güçler, ayi, yilan veya kurt gibi tabiattaki varliklardandilar. Catal Höyükteki Ana Tanriça'nin ilk ma'bed içinde bulunmasi bu Koruyucu ana'nin tanrilastirildigini göstermektedir. Yazinin belirmesiyle birlikte, Eski Misir ve Sümer basta olmak üzere, ölüm ritüelleri, hesap, gibi kavramlarin belirlesmis oldugunu, ve hayvan sekillerinde bir dizi heykel ve resimlerin tanrilastirildigini okumaktayiz. Eski Yunanistanda Plato ve Aristoda tek tanri kavramlari belirlenmeye baslamaktadir. Eski Misirda henoteizm mevcut ve çok tanri var ama her tanri diger bütün tanrilari temsil ediyor, eski Sumerde ise, her sehi kendi tanrisini öcelikle kutsar. Hindularda ise, bir milyon tanrilar hep ayni kök tanrinin yansimalari (avatarlari) olarak algilanmaktadir. Ama çok tanrilik yaygindir. Akhenaton Aton'u (günes diski) Misirin tek ve yegane tanrisi kilar, ancak devrilir ve bu inanç uzun sürmez. Eski Ahitte, eski çok tanrili dinlerdeki Ana tanriça Baba tanri olmus, ve yardimci tanrilar melekler... Ancak, bu baba kavrami eski Sami dillerden bir artefakt olarak da kalmis olsa, bu yahudilikte semboliktir. Islamda ise, baba ve ogul kavramlari tamamen yasaklanir, ve böylece tek tanri kavrami bir adim daha ileri gitmektedir. Bilimin gelismesi ve fizik dalinin tabiatin fenomenlerini mekanik olarak açiklamasiyla, tanri kavrami tartisilir olmus, ve ateizm olgunlasmistir. Bu süreç yüzbinlerce yil evrimle, dil gelismesi ve felsefi olgunlasma sonucu bu sekilde islemistir...
  2. Tibet, Nepal, Hindistan ve Sri Lanka’da yaşayan insanları görmezden gelmiştir İslam. Çünkü; sözde peygamber olan Muhammed, sözde kutsal metnini yazarken(!) bu konuyu ıskalamıştır. Gerçi ıskalamak zorundaydı çünkü; o zamanlarda coğrafya ve antropoloji bilimi embriyonik bir durumdaydı. Şimdi ayan beyan ortada.
  3. Conrad Phillip Kottak Antropoloji’yi öğrenmek için okumamız gereken bir yazar. Aşağıdaki alıntının yer aldığı kitabı satın almak için; “Antropoloji, İnsan Çeşitliliğin Önemi” adlı kitabı internette aratabilirsiniz. “Cinselliğin ortaya çıkışındaki esnekliğimiz primat geçmişimizin bir uzantısı olarak görülebilir. Mastürbasyon ve eşcinsel ilişkiler şempanzeler ve diğer primatlar arasında da görülür. Erkek bonobo maymunları (pigme şempanzeler) düzenli olarak birbirlerine mastürbasyon yaparlar. Dişi bonobo maymunları da diğer dişilerin cinsel organlarına sürtünerek birbirlerini tatmin ederler (de Waal 1997). Primat cinsel potansiyelimiz kültür, çevre ve üreme gereksinimlerinimiz tarafından evrilmiştir. Heteroseksüel ilişki tüm insan topluluklarında –üremenin temel yöntemi olarak- görülür ama alternatif ilişkiler de yaygındır (Rathus, Nevid ve Fichner-Rathus 2013), Cinsel roller ve tutumlar gibi, insanoğlunun cinsel yaşamı ve kimliği (cinsel dürtülerimizi ne şekilde ifade ettiğimz) de kültür ve çevrenin yönettiği ve sınırlandırdığı olgulardandır.”
  4. Merhabalar, Insanların hepsi aynı gezegende yasamalarına ragmen, çevrelerini algılamaları farklı hatta zannedilenden çok farklıdır. Hiç bir dil konusmayan bir insan düsünelim. Bu insan çevresini tamamen bizden farklı algılayacakrtır. Onun için rüzgar bir görünmez varlık, ve onu itiyorsa bunu kasıtlı gibi algılayacaktır. Hatta konusan, belki Oxford Üniversitesinde okumus bir bilim adami ayagini çarptigi sandalyeyi azarlayıp çarparak bir nevi cezalandıracaktır... Farkındalık, çevremizdeki fenomen ve esyaları algılama kabiliyetimizdir. Bir İnuit kendisi için hayati önem tasiyan kar için inuktitutça John Steckley'ca en az 52 kelime kullanmaktadır : kayganlıgı, sertlik derecesi, düsüs biçimi gibi detaylara nazaren. Araplarda develerin cinsiyeti, yasi, rengi gibi detaylar üzerinden 255 isim kullanılır. Deve onlar için çok hayati bir gıda, binek ve yasam vesilesi oldugu için. Japonyada, tatlı, ekşi,acı ve tuzlu'dan tamamen ayrı umami tadı vardır. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Umami) A. Sommerfelt, Arandalar'ın ninta (tekil) ve tara (çift) olarak saydıklarını farketmisti : 3 için tara-mi-ninta, 4'ten itibaren ise " çok " kelimesiyle yetinmekteymisler... Dogu Asyada farkındalık çesitleri çok sayıdadır. Insanlar bir insan sesini, bir hayvan sesinden, veya bir esya sesinden nasıl ayırt ederler hiç düsündünüzmü ? Hatta, örnegin bir Afrikalı L ile R harflerini ayırt etmekte güçlük çeker. Ve çinlerin sesli harflerindeki nüansları diger milletler ayıklamak için çok uzun çalısma gerekir. Hatta asla tam onlar gibi telafuz edemezler. Bebeklerde bu varyasionlar denenir, ve ilginç olarak en ufak detayı farkettikleri gözlemlenir. Hatta aynı seye bakan iki ayrı kültüre mensup iki kimse, degisik seyler algılayabilmekteler ?! Birisinin bir silah gördügü yerde, bir baskasi bir anlamsız esya görür. Birisine göre uzun olan saç digerine göre tuhaf biçimde kısa görünür... http://www.maniacwor...al-Illusion.gif Bu farkındalık degisikligi insanlar arasında çevrelerini algılamada inanılmaz uçuruma neden olmaktadır. Ana dilinden baska dilde konusan insan, o dilin anlamsallık ve sosyo-antropolojik havzasını kendi dili ve anlamsallıgı prizması ile degistirir. Ve aynı dilde konusuyor oldukları halde, aslında baska seyler çıkarabiliyorlar ?! Birisine göre ayıp olan ve yüz kızartan, digerinde kıvanç nedeni olabiliyor, birisinin bir tavrı kendisine olagan gelirken, digerini ürkütüp akli dengesi üzerinde süphe ettirebiliyor...
×
×
  • Yeni Oluştur...