Jump to content

Genel Araştırma

'ateistler' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 7 sonuç bulundu

  1. Merhaba öncelikle elinizi kalbinize koyup biraz düşünün. Düşündünüz mü ?? Şimdi elinizi kalbinize koymayıp biraz daha düşünün bir fark gördünüz mü? hayır göremezsiniz çünkü kalple düşünmenin bir ilgisi yok niye böyle yazıyorum ya konu tabi ki bu değil KONU BURADAN BAŞLIYOR→→→→ Başlıkta belirttiğim üzere bazı müslümanlar ateistlerin her şeyi tesadüfle meydana geldiğini söylediklerini söylüyor ateistleri zar atmakla itham ediyor. Bende bu müslümanlara bir soru yöneltmek istiyorum. Dünyada 1000 den fazla din varken gerçek dinin sizin ki olduğunu düşünmek zar atmak değilde nedir. Hiç düşündünüz mü ya yanlış tanrıya tapıyorsanız ve ona her taptığınızda gerçeğini dahada kızdırıyorsanız. Son olarak kuranda da dediği gibi siz hiç düşünmez misiniz ??
  2. Merhaba arkadaşlar, foruma yeni üye oldum ve bir konu açayım dedim. Söyleyeceklerim tanrı ve yaratıcı kavramlarının çelişkisini kapsıyor, belli bir din özelinde yazmayacağım, genel şeylerden söz edeceğim. Konuyu nereye açacağımı bilemedim, ateist cafe kısmına da açtım ve şimdi de buraya açıyorum, konunun nerede olması uygun ise orada kalsın rica ediyorum. Neyse konuya geçelim. Yaratıcı ve tanrı kavramlarından bahsetmek istiyorum. Çoğu zaman bu kavramlar eş anlamlı olarak kullanılır. Bu 2 kavram çoğunlukla evreni aşkın olan ve evreni yaratan, madde üstü, bilinçli ve akıllı bir varlıktan bahseder. Bunun çelişkisinden söz edeceğim. Bilinç, akıl, tasarımcılık vs bunlar nedir? Niteliktir. Peki bu nitelikler nasıl oluşur, sebebi nedir? Bu nitelikler maddi koşulların dinamizminin sonucu olarak ortaya çıkarlar. Yani maddeye sıkı sıkı bağımlıdırlar. Bazıları bu noktada tanrının "beyni olması lazım" gibi itirazlar yaparlar. Teistler de beynin olması gerekmediğini örneklerle anlatırlar, hatta flash bellek ve bilgisayar örneği vererek beyin gibi organların gerekli olmadığını söyleyerek tanrıyı çelişkiden kurtarmaya çalışırlar. Fakat bilgisayar da olsa başka bir şey de olsa orda maddi bir yapı var, birbiriyle ilişkisi olan parçalar var. Bunlar olmaksızın bilinç, akıl, irade gibi nitelikler var olamaz, bu niteliklere hayat veren maddenin dinamizmidir. Dolayısıyla maddeyi aşkın olarak ve maddenin ortaya çıkardığı niteliklere maddesiz ve mutlak olarak sahip olmak kurgudur ve tanrı kavramı çelişkilidir. Maddesiz bir akıl, irade, bilinç yoktur. Teist argümanları hatırlayacak olursak hep bir sanatçıdan veya malzemeleri bir araya getiren birinden söz edilir. Halbuki biri kavramı maddeden soyutlanır ve oraya dairdir. Madde olmayan birini gördünüz mü? Teistlerin biri dediği insandır, insan ise maddenin organize olmuş bir formudur. Bu noktada teistler insanla sınırlamamak gerektiğini söyleyebilir. Elbette insanla sınırlayamayız ama madde ile sınırlarız. Evrende birçok canlı veya değişik maddeler olabilir, bilinçli ve iradeli varlıklar olabilir ama hepsi de maddenin etkileşimleri sonucu bu nitelikleri kazanmıştır, maddesiz hokus pokusla kazanmak kurgudur ve bir gerçekliği yoktur. O yüzden evrende veya dışında canlılar olabilir ama maddeye ve maddi koşullara bağımlıdırlar, maddeye bağlı olmayıp maddenin çıkarttığı nitelikleri mutlak olarak sahip olmak denen şey yoktur. Agnostisizm de mantık dışıdır. Mesela çoklu evrenler var mı veya dünya dışı canlılar var mı bu konuda agnostik olmak(şu an için bilmiyoruz versiyonu) mantıklı iken yaratıcı ve tanrı kavramları için mantıksızdır. Çünkü öncülde evren ve canlı gözlemine sahibiz ve özelliklerini biliyoruz, bildiğimiz için agnostik olunabilir. Ama tanrı veya yaratıcı diye öncülde maddeyi aşkın olup o niteliklere sahip olan hiçbir varlığın gözlemi yok, o yüzden bilinemez demek safsatadır. Bilinemez olan nedir? Tanrı. Ee bildin işte. Tahmin ettim diyecekler olabilir, tahmin ve fikir yürütmek için öncülde canlıları gözlediğimiz gibi gözlem gerekir, ancak o zaman var olabilir mi, bilebilir miyiz diye fikir yürütebiliriz, yoksa hakkındalığı olmayan kavram hakkında bilinenemezci olmak akıl mantık dışıdır ve kurgudur.
  3. Bir Huffpost surveyi. http://www.huffingtonpost.co.uk/2014/11/03/religion-beyond-belief_n_6094442.html İngilizlerin yarısı dinin yarardan çok zarar getirdiğini, ateistlerin dindar insanlardan daha moral ve ahlaklı olabildiklerini söyledi.
  4. Londra: Saldırı silahları ve sniper tüfekleriyle donatılan iki suikastçı Salı günü, sabah saat 7:35'te, El-Bakistan Times gazetesinin ofisini bastı ve "Tanrı Hiçbir Yerde Değildir" diye bağırarak 50 el ateş etti, 7 kişinin ölümüne ve 34 kişinin ağır yaralanmasına neden oldu. Yasaklı terörist grup Leşker el-Ateist saldırının sorumluluğunu üstlendi. Saldırının yaklaşık bir hafta önce yayımladığımız "Tanrı her yerdedir" diyen bir karikatürü protesto etmek amacıyla gerçekleştirildiği iddia edilmektedir. LeA tarafından yapılan açıklamada "Aziz ideolojimize edilen hakaretin intikamını aldık" denildi. LeA sözcüsü Mr. Nastik Kuffur, Facebook sayfasından şu mesajı yayımladı: "Tanrı'nın varlığını iddia etmenin inancımıza göre küfür niteliğinde olduğunu açıkça belirtmek isteriz. Bu, cemiyetimiz için son derece saldırgan, ofansif ve rahatsız edicidir. Hepinizin tanrıya inanmayı kesmenizi ve ateizmi kabul etmenizi istiyoruz. Aksi taktirde bir savaşa hazırlıklı olun." Milyonlarca kişi Twitter'dan ve diğer sosyal ağlardan saldırı hakkındaki tepkilerini dile getirdi. Suudi Arabistanlı bir kullanıcı "Bu modern düşünürler görüldükleri yerde vurulmalıdır," mesajı tweetledi. En çok retweetlenen tweet Zakir Naik'in "Bu ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır. İnsanlar İslam dışında her ideolojiyi aşağılama hakkına sahip olmalıdır. Gerçekten de içler acısı," tweetiydi. Pek çok liberal ateist saldırıyı kınadı, ancak ifade özgürlüğünün yeniden tanımlanıp ele alınması gerektiğini talep ettiler. Adı gizli kalmak koşuluyla, bir ateist, "Bu tür eylemleri desteklemesek bile, bunun bir misilleme olduğunu düşünüyorum. Ateistleri rencide etmeye hiç gerek yoktu. Neden bizce küfür niteliğinde olarak kabul edilen Tanrı'nın varlığını resmeden bir karikatür yayımlanıyor? Huh? Yine de huzur içinde yatsınlar," dedi. Devamını oku: http://albakistan.com/2015/01/20/atheist-gunmen-attack-al-bakistan-times-office-for-a-cartoon-showing-gods-existence/
  5. "Radikal Ateistler Ortadoğuda İntihar Saldırısında 29 Kişiyi Öldürdü" diye şimdiye kadar hiçbir gerçek manşet yazmadı. . http://dailycurrant.com/2014/07/29/radical-atheists-kill-29-in-middle-east-suicide-bombing/
  6. Kuran'ın işin içinden çıkılmaz hale getiridiği bir konu da "cizye"dir. İslam alimleri her konuda olduğu gibi bu konuda da apaçık olduğu iddia edilen kitabın ayetlerinden farklı hükümler çıkarmışlardır. O zaman kitap apaçık değildir ve Allah "ayetlerim apaçık" derken doğru söylememiştir (Bu ayrı konu tabii) Önce ayeti görelim Tevbe 29 - Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü'nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın. Ayete göre Müslüman olmayan herkesten cizye alınması lazım. Ancak alimler çok farklı kesimleri cizye dışında tutmaya çalışmışlardır. En sevdiğim görüş ise müşriklerden cizye alınmaz diyen görüştür. Niçin alınmazın cevabı ise islamın hoşgörüsünü göstermektedir; müşrike hayat hakkı tanınmaz hayat hakkı tanımadığın birinden tabii ki maddeten cizye alman mümkün değil Gelelim cizye miktarına... Bu konuda da muğlaklık dibe vurmuş durumdadır. Müslüman arkadaşlar ayet yukarıda, buyurun ayeti yalanlamadan kimden ve ne kadar cizye alacağınızı bize açıklayın.
  7. İslama göre, kafirin cenaze namazı kılınmaz. Hal böyleyken, Müslümanlar dirimize rahat vermedikleri gibi ölümüze de rahat vermez ve bizim gibi kafirleri (ölü de olsa) zorla camiye sokarlar. Burada hem kendileri Allah’ın emrini çiğnerler hem de ölüye saygısızlık yapmış olurlar. Müslüman kardeşlerim, anladık yaşarken saygı duymadınız, ölümüze de saygı duymuyorsunuz ama Allah’tan da mı korkmuyorsunuz? Allah’ın emrine karşı gelmeyi bırakıp ölülerimize huzur verin. Aslında Müslümanların bizim gibi dinsizlerin cenaze namazını kılma arzusunun kaynağı ölümüzden bile korkmalarıdır. Müslüman bir ülkede, Allah’a ve peygamberine inanmayan bir insanın bulunabileceğinin duyulmasından korkarlar. Nasıl olur da inanmayan olabilir? Bunu gören ölünün yakınlarının, çevresinin ölenin niye inkar ederek öldüğünü düşünmelerinden korkarlar. Bu korku da onlara Allah’ın emrini çiğnetir. Ölümüzden bile korkan bir din, bilgi çağında daha ne kadar yaşayabilir?
×
×
  • Yeni Oluştur...