Jump to content

Genel Araştırma

'fosil kayıtları' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 1 sonuç bulundu

  1. Kur'an'a göre evren, 6 günde yaratılmıştır. Bu 6 gün içerisinde bütün maddeler, yıldızlar, gezegenler ve gök adaların hepsinin yaratıldığı yazılıyor. Bu ayrıca bütün bilimlerin 6 gün içerisinde yaratıldığı anlamına geliyor. Her şey, bütün madde barındıran şeylerin yaratılması 6 gün alıyor. Ancak buradan klişe bir mantıksızlık ortaya çıkabilir. Allah'ın gücü sonsuz ise, neden evreni yaratması 6 gün sürmüş? Bu en klişe sorumuz, ancak daha derinlere ineceğiz. Biyolojiye, arkeolojiye ve fosillerle ilgili, geçmişi araştıran diğer bilimlere uğrayacağız. Bu ayete gör evren, aşamalı olarak yaratılmıştır. “Gerçekten siz mi yeri iki günde yaratanı inkâr ediyor ve O’na birtakım eşler kılıyorsunuz? O, alemlerin Rabbidir.” Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti. Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de: “İsteyerek (İtaat ederek) geldik” dediler. Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)’ın takdiridir. (41 Fussilet Suresi, 9-12) Burada sadece yaratılış kısmına dikkat etmek önemli. Ayrım yapmaksızın aşamalara bakar isek 8 aşama olduğunu görürüz ancak bu sadece yanlış bir hesaplamadır. O yüzden burada çelişki yok demektir. Buradaki sorun veya mantıksızlık, bilimleri sahtekarlık yaparak silip süpürmesidir. "Sarsılmaz dağlar var etti." sözcük grubuna bakalım. Dağların sarsılmaz olduğu yazılmış. Ancak gayet sarsıntılı, hatta bazen yerleri, yükseklikleri bile değişiyor. Örneğin: deniz seviyesinden birazcık yukarıda olan bir yükselti, tektonik patlamalar sonucu kocaman bir dağa dönüşebiliyor. Veya tam tersine, başka olaylar sonucu, dümdüz bir ovaya dönüşebiliyor. Bunların hepsi bir sarsılma sonucunda oluşuyor. Bazı arkadaşlarımız "Kur'an herkesin anlaması için basit yazılmıştır." diyebilirler. Bir şeyi basit yazacaksanız, o şeyi yanlış yazmanıza gerek yoktur. Bu cümle "Yüksek dağlar var etti." minvalinde olabilirdi. Ancak yanlış olarak "sarsılmaz" denilmiş. Bunu Arapçadan çeviren kişinin hata yaptığını düşünemeyiz, çünkü o zaman bir paradoksa gireriz, eğer bu yanlış ise, diğerleri de yanlış olabilir. Neyin doğru olduğunu bilemezsiniz. "Sarsılmaz" kelimesi, güç, kudret ve dayanıklılık sıfatlarının abartısı olsaydı eğer, bunlar kullanılırdı çünkü bazı insanların yanlış anlayabileceği düşünülürdü. Fakat böyle olmamış, açıkça "Sarsılmaz" yazılmış. Bunun amacının insanların Allah'a güvenlerini artırmak olduğunu düşünüyorum, yani inanan kişiler için. Şahsen ben inanmıyorum, o yüzden de burada bu yazıyı yazıyorum. Sure içerisindeki diğer çelişkileri de beyninizi ve araştırmayı kullanarak bulabilirsiniz. Devam edelim. Evren şimdiki araştırmalara göre, 13.7 milyar yaşında. Dünya ise 4.54 milyar. Fakat insanlık atalarımızla beraber 2 milyon yıldır bulunuyor. Tabii burada çeşitler var, homo erectus bilinen en son atamız. Günümüzdeki modern insanlar ise homo sapiens. İnsanlar tam olarak modern yaşamaya 200-300 yıl önce başladılar. Bu konuya geleceğiz ancak, Dinlerin dünyayla ilgili evrime karşı iddialarını bir inceleyelim. Dinlere göre dünya, evrende 10 bin yıldır var, insanlık da 7 bin. Ancak fosil kayıtlarına, yeryüzüne ve günümüzdeki iklim değişikliklerine, kıtaların yer değiştirme yönlerine ve zamanlarına matematiksel açıdan bakılınca ve somut kanıtlara laboratuvarlarda gerekli testler yapılınca görülüyor ki dünya 4.54 milyar, insanlık ise 2 milyon yıldır var. Görüldüğü gibi arada epey bir zaman farkı var. Dinlerin tek dayanağı ise kutsal kitapları, ellerinde başka bir şey bulunmuyor. Buradan mantıksızlığı çıkarabilirsiniz. Somut mu gerçek, yoksa soyut mu? Asıl önemli kısım geldi, dinozorlar. Dinozorlar, 65 milyon yıl önce yok oldular. Ve onların yaşadıkları zaman ve sonrasında, birçok toplu yok oluş gerçekleşti. Birçok canlının nesli aniden tükendi ve onun yerine yenileri evrimleşti. Size dinozorların o zamandan günümüze kadar gelmiş olan bir türünü göstereyim, ve de tanıtayım. Bu "Yeşil Heron Kuşu Yavrusu" Peki bu kuşun dinozorlar ile neden benzerlik gösterdiğini söylüyorum. Fosil kayıtlarındaki diğer uçan dinozor türlerine bakıyorum ve onların fizikî özelliklerine bakıp bu kuş yavrusuyla karşılaştırıyorum. Ayrıca bu gözlenebilir bir kanıttır. Çoğu canlının yavrusu, henüz gelişim evresinde olduğu için birbirine benzer. Yetişkin konumuna geldikleri zaman yüz ve vücut hatlarındaki belirginlik artmaktadır. Bu kuşta da bunu görüyoruz, yani neoteniyi. Dinozorlarla daha çok belirginlik gösteren canlıların kuşlar olmasının sebebi belki de toplu yok oluşlardan uçarak kaçabilmeleri, büyük bir meteorun dünyaya düştüğü sırada, oradan hızlıca, önlerinde bir engel olmadan kaçabilecek olmalarıdır. Karada yaşayan canlıların gelen meteoru veya herhangi bir tehdidi görmesi, ağaçlardan ve bitkilerden dolayı zordur. Gördüğü zaman ise kaçarken önüne çıkacak engeller onu yavaşlatacaktır. Kuşlar, bu sebeble daha avantajlı konuma geçmiş olurlar. Kur'an'da her şeyin ademoğlu adına ve onun yararına yaratıldığı söylenmiştir. Kanıt istiyorsanız: "O (Allah) ki; yeryüzündeki şeylerin hepsini sizin için yarattı, sonra (kudret ve iradesiyle) göğe yönelip, onları da yedi (kat) gök olarak düzenledi. O, (her şeyi bilen) Alim'dir." (Bakara, 2/29) Ancak bu böyle değildir. Size tek bir hata örneği vereceğim: keçilerin boynuzları, kendi kafataslarına girecek kadar büyüyebilir, bu onları öldürebilir. Keçiler, kur yapmak, güçlerini göstermek ve kendilerini savunmak için boynuzlarını çarpıştırırlar. Bu sırada bunu yapacak bir keçi bu hataya sahipse, çarpıştığı vakit boynuz kafatasına geçecektir ve keçi ölecektir. Ve bunun tek sorunu da boynuzunun standart boyutundan aşırı bir şekilde büyümesidir. Bu basit bir örnek, insanların daha kolay anlaması için bu basitlikte devam edeceğim. Hayvanların bu gibi hataları yaşamasının sebebi de mutajendir. Yani mutasyon geçirmesidir, geninin bozulmasıdır. Genin bozulması da, insanın lehine değil, aleyhinedir. Çernobil kazasında da Karadeniz'de olanlar da malumunuzdur. Dinozorlar, insanların yararına yaratılmamıştır, en son, bir toplu yok oluş ile hepsinin atalarının nesli tükenmiştir. Onun yerine, bizim yararımıza olan daha fazla hayvan gelmiştir ancak, bizim için tehdit olan hayvan sayısı daha fazladır. Dinozorların neden yaratıldığını açıklayıcı bir kaynak göremedim ve Kur'an'da yazanların gerçek ile hiçbir alakası olmadığını gördünüz. İnanmıyor iseniz araştırmak sizin elinizde. Yazıyı yazarken kullandığım kaynaklar: -https://sorularlaislamiyet.com/kuranda-her-seyin-insan-icin-yaratildigi-ve-onun-hizmetine-sunuldugu-seklinde-bir-ifade-var-midir-0 -http://www.evrimagaci.org/fotograf/4/7521 -http://www.evrimagaci.org/makale/279 -beynim Eğer yanlış bir bilgi ve fikir dayattıysam uyarınız. Yazımda anlatımsal bir hata varsa da açıklayınız.
×
×
  • Yeni Oluştur...