Jump to content

Genel Araştırma

'goddidit' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 3 sonuç bulundu

  1. Yaratılışçılar sürekli "Hey baksana! Her şey ne kadar harika tasarımlanmış. Bir yaratıcısı olmalı." derler. Sorun şu ki onlar iyi dizayn edilmiş gibi görünen birkaç örneğe bakıyorlar. Oysa evrende kusurlu ya da düpedüz kötü tasarımlanmış milyonlarca şeyi göz ardı ediyorlar. Çünkü onlar doğanın kör saatçisi tarafından dizayn edildi, Tanrı isimli super akıllı mühendis tarafından değil. Yaratılışçı olmanız için yüzeysel olmanız, algıda seçici olmanız, kanıtlara çifte standart uygulamanız, karşıt savları anlamaktan çok kötülemeye eğilimli olmanız kısacası bilimsel metodları ihlal etmeniz gerekiyor. İyi bir yaratılışçı olmanın kısa yolunu bizlere sunan ilham verici bir video. Konuşmacının neyi daha güzel bilemedim, görünümü mü yoksa beyni mi? Sanırım her ikisi de.
  2. Klasik yaratılışçı ezberlerin cevaplandığı faydalı bir video. Akıllı tasarım ve tumturaklı saçmalıklarla bilime savaş açan yaratılışçılara kısa ve öz cevaplardan oluşuyor.
  3. Önce iyi bir yaratılışçı olmanın kısa yolunu bizlere sunan ilham verici bir video ile başlayalım: Şimdi konuya gelelim; God did it (Tanrı yaptı) argumanı evrimsel bioloji, Big Bang ve Akıllı Tasarım (Entelijan Dizayn) gibi teleolojik argüman tartışmalarında yaratılışçıların ve kutsal kitap literatüristlerinin doğalcı ve mantıkçı tezlere karşı kullandıkları favori koz-karttır ve cehaletten argümanın ya da uzaylı sofizminin en yaygın varyantıdır (Bu arada Goddidit argümanının dahil olduğu cehaletten argüman hatası paranormal ve okült inançların savunucularının da sık sık başvurduğu bir kozdur.) Kısaca teleolojik argüman ya da fiziko teleolojik argüman ya da bir başka deyişle akıllı tasarım (entelijan dizayn) tanrının varlığına argüman sunmak için doğal dünyanın insansı amaçlara sahip olan akıllı bir ajans tarafından tasarımlandığını öne sürer -ki İngiliz Hristiyan apolojist William Paley'in saat anaolojisi ile ünlenmiştir. Teleolojik argümanın köşe taşı olan Goddidit koz-kart herhangi bir şeyin sadece Tanrı'nın mutlak kudreti nedeniyle meydana gelmesinin mümkün olduğunu öne sürer. "Doğa çok komplex ya da çok şaşırtıcı, bunu anlamaya kafam basmıyor, evrimsel bioloji ve biokimya okuyup anlamaya da üşeniyorum. Öyleyse bunu Tanrı yapmış olmalı (ya da bunun arkasında paranormal güçler olmalı)" demenin bir başka şekli. İlk Sebep argümanı, dizayn argümanı ya da moral (ahlaki) argüman... hepsi aynı temel üzerine indirgenebilir. Bu kartı kullanarak örneğin küresel bir sel baskını mucizesindeki çatlakları ve soru Işaretlerini bile kolayca halı altına süpürüp göz ardı edebilirsiniz, ve tabii ki ona benzer diğer deus ex machina (Hızır gibi yetişen yardım) hikâyelerini de kolayca mantığa bürüyebilirsiniz. Aşağıdaki peri masalları da Goddidit kartıyla hiç kafa yormaya gerek kalmadan rasyonalize edilebilir: * Adam 950 yaşına kadar yaşıyor. (29:14) * Karınca konuşuyor. (27:18) * Kuş adamla sohbet ediyor. (27:22) * Yeni doğmuş bebek konuşuyor. (19:29) * Balık adamı yutuyor birkaç gün sonra sağsalim karaya tükürüyor. (37:142) * Bakire kız çocuk doğuruyor. (3:47) * Adamlar mağarada 300 sene uyuyor. (18:25) * Adam bastonuyla denizi ikiye ayırıyor. (26:63) * Adam topraktan kuş yapıyor, üstüne üflüyor, kuş gerçek oluyor. (5:110) * Adam gemisine dünyadaki her hayvan türünden bir çift bulup sığdırıyor. (11:40) * Adamla eşşeği ölüyor 100 sene sonra diriliyor. (2:259) * Adamın bastonu yılana dönüyor. (7:107) Gerçek şu ki, Goddidit kozu her şeyi açıklayabilir ve bunun bir sonucu olarak hiçbir şeyi açıklamaz. Sadece önyargılarını teyit etmek isteyenleri memnun eder. Örneğin aşağıdaki birkaç iddiayı göz önünde bulunduralım: Hitler, kendisine düzenlenen pek çok suikast girişiminden Tanrının himayesiyle kurtulmuştur. Katrina Kasırgası (2005) Tanrının işi olabilir. Tanrı 9/11 terörist ataklara izin vermek için Amerikan halkından korumasını kaldırdı. Haiti halkı şeytanla bir antlaşma yaptı, buna karşılık olarak da Tanrı 300,000 insanın öldüğü depreme izin verdi. Zina arttığı için Tanrı 17 Ağustos depreminin olmasına izin verdi. Bu tür komplo teorilerinin de yanlış olduğu ispatlanamaz. Fakat olmadığını ispatlayamamak olduğunun kanıtı olarak sunulamaz ve bize gerçekte bir açıklama sunmaz. Bir epilepsi hastasının şeytanın kontrolü altına girdiğini ileri sürmekten farksızdır -ki inanç şifacıları yada üfürkçü dediğimiz umut tacirleri insanların bu konudaki cehaletlerinden epey ekmek yiyorlar. Örneğin; Bu tartışma bağlamında ateistlere sıkça sorulan sorulardan biri şudur: "Ateistler Big Bang’i nasıl açıklıyor? Her şey nereden geldi, patlamayı kim başlattı?" Kısaca cevaplamak gerekirse bilmiyorum, bilimsel ve somut verileri olmayan hiç kimse bildiğini iddia edemez. Fizikte çözülmemiş bir problemin varlığı supernatural (doğaüstü) bir açıklamanın kanıtı değildir. Zira bu, faili meçhul bir cinayeti bir hayaletin işlediğini söylemeye benzer bir açıklama. Genellikle hatalı ya da baştan savma düşüncelere renkli itirazlarıyla tanınan teorik fizikçi Wolfgang Pauli'e atfedilen ünlü bir bilimsel deyiş vardır: 'Yanlış Bile Değil.' Yanlışlanabilircilik (falsifikasyonizm) adı verilen bilimsel epistemolojinin kapsamına girer. Tanrı argumanı teistlerce bilimsellik iddiasıyla ileri sürülür, oysa fundamental düzeyde başarısız bir argumandır. Reddedilme olasılığı testedilemez. Das ist nicht nur nicht richtig, es ist nicht einmal falsch! "Bu sadece yanlış değil, yanlış bile değil." Tanrı argumanına tam anlamıyla karşılık gelen bir tanımlama. "God did it" demek bize test etmemiz için hiçbir spesifik tahmin vermez. “Yüce Tanrı burada ışık olsun dedi ve bang! Işık oldu.” deyince bir şey çözmüş olmazsınız. Evrenin orijinini açıklayan birçok makul hipotez vardır. Bunları string teori, brane kozmoloji, siklik (cyclic) model, multivers model şeklinde sıralayabiliriz. Ancak bir entelijan dizaynır (akıllı tasarımcı) makul bir bilimsel hipotez değildir. Bu, çözümden ziyade daha çok sorun yaratır. Bu yüzden Occam’ın usturasıyla ortadan kaldırılır. Bunun yanısıra Big Bang Teoriyi ateizmle ilişkilendirmek yöntemsel bir hatadır. Ateist biri en basit anlamıyla tanrılara inancı olmayandır, Big Bang ise bilimsel bir teori. Big Bang’i anlamana yardımcı olacak daha fazla bilgi için Google akademik kaynaklarda arama yapmalısın. Yalnız evangelistlerin ve onların yerli propagandacılarının yayınlarına karşı uyanık ol. Bir şeyin bilimsel olarak tatmin edici bir açıklaması yoksa hemen tanrıları ve sihirli transandan (üstün) ajansları çağırmak bir çeşit entelektüel tembelliktir. Yıldırımların sırrı çözülemedi mi? Sorgulamayı bırakın! Hepsi yıldırımların efendisi Zeus’un IşI. Yağmurun nasıl yağdığı tespit edilemiyor mu? Problem değil, tabiat meleğI Mikâil def-i hacet yapıyor. Okyanusların yeryüzünde nasıl oluştuğunun bilimsel bir cevabı bulunamadı mı? Çözmeye çalışmayın! Hepsini Poseidon yaptı. Göz gibi komplex organlar nasıl evrildiğini anlamak zor mu geldi? Kolayı var, tanrı yaptı! Goddidit koz-kart bilinen evrendeki her şeyi açıklamada bize kolaylık sağlarken, neden komplex denklemlerle, kanıt parçası arama çalışmalarıyla rahatımızı bozalım? Teoloji hiçbir şeyi açıklamaz, aksine, şeyleri komplike eder, karmaşıklaştırır. İlk Sebep'i bir postulat olarak kabul ettiğimizde bu argüman bir tür supernatural kozalitenin (doğaüstü nedenselliğin) varlığını gerektirir. Peki bu nedir? Nasıl çalışır? Nasıl test edebilir, ölçebilir ve gözlemleyebiliriz? Elbette böyle bunu yapamayız. Ve onun varlığının tek sebebi İlk Neden argümanını çalışır hale getirmektir. Bilinmeyen bir şeyi bilinmeyen başka bir şeyle açıklama çabasıdır ve besbelli sirkülarite(dairesellik)dir. Ve eğer Kuran'ın tanrısını baz alırsak Tanrı daha da karmaşık bir hal alır. Çünkü Kuran'ın tanrısı olağanüstü komplex bir kişidir, seven ve nefret eden, kınayan ve affeden düşünceli ve duygulu bir bireydir. Dünyevi olaylara müdahale eden, senin zihnini değiştiren, ilhamlar ve vahiyler indiren, öldüren ve yaşatan, yangınlar başlatan ve gökten taş yağdıran, yarattığı kullarını kamplara ayıran ve onlarla çocuk gibi sidik yarışına giren bir varlıktır.
×
×
  • Yeni Oluştur...