Jump to content

Genel Araştırma

'hukuk' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 6 sonuç bulundu

  1. Ozgur iradenin olmadigini kabul ediyorsak,ceza hukukundan soz edebilir miyiz ? Hukuki sorumluluklarimiz varsa,az da olsa istediklerimizi yapabiliyoruz diyebilir miyiz ?
  2. Malum olduğu üzere dinlerin insan aklını kilitleyen en büyük kozu cehennem tehdididir. Çocukluktan itibaren cehennem tehdidiyle terörize edilen insanlar kendi dinleri hakkında sağlıklı bir muhakeme yapamazlar. Hayatın diğer alanlarında gayet normal ve akılcı davranırken din konusu açıldığında oldukça basit, yüzelsel ve aptalca düşünürler. Allahın dengesiz terazisinin en çok tartışılan örneklerinden biri sonsuz cehennem cezasıdır, aslında işkence demek daha doğru. Müslümanlar genellikle şöyle rasyonalize etmeye çalışır: “Beşeri adalet 1 dakika cinayete 15 yıl hapis veriyor. Allahı inkâr sonsuz bir cinayet ve sonsuz bir tecavüzdür. Dolayısıyla sonsuz tecavüzler sonsuz azabı gerektirir.” Yani apolojistler sonsuz eziyeti rasyonalize etmek için ilahi otoritenin namusunu kurtarılmasını gerekçe olarak gösteriyorlar. Otoriteye saygısızlığı katliam ile kıyaslayan bir mentalite. Otoriteye inanmaz, saygısızlık yaparsan katliam yapmış gibi ceza alırsın. Ben desem ki ben buraların kralıyım, benim otoritemi, krallığımı, saltanatımı kabul etmeyen 1000 kişi katletmiş gibi cezaya çarptırılacaktır. Harika bir mantık olur değil mi? Allah din, inanç, mezhep ayrımcılığı yapmaksızın insan haklarını çiğneyenleri en büyük cezaya çarptırsaydı daha saygın bir kişi olurdu. Hep kendi onurunu kurtarmayı düşündüğü, iyilikten, insancıllıktan çok bağlılığı ve sadakati ödüllendirdiği için itibarı sarsılmıştır.
  3. Iyi ve kotu kavramlari tamamen goresel ve izafi olup, hiç bir bilimsel veya olçulur taraflari olmayan seylerdir. Zaman ve mekanlara gore iyi ve kotu kavramlari surekli degismektedirler. Hiç mutlak ve karsi ornegi olmayan tek bir tane dahi iyi veya kotu kabul edilen ornek yoktur. *** Mesela antropofaji bile, kanibal bazi etnilerde tamamen dogal olarak uygulanmistir. Hatta bu amaçla bazi topluluklarda kabilesinin faydasina olacagina inanarak kendilerini feda eden bireyleri olan toplumlar bilinmektedir. Kuzey amerikada, hatta kendilerini uzun iskence için feda eden seyen endiyenlerde, fedakar gençler ne kadar uzun iskenceler dayanirlasa o kadar onurlanirlardi... *** Hirsizlik bile evrensel olarak kotu sayilmamakta, zira bazi kabilelerde ozel varilk kavrami yoktur, ve her sey, kadinlar dahil, herkesindir... *** Iyi ve kotu kavramlarinin hiç bir bilimsel temeli yoktur. Her toplum kendi tabu ve ahlaki inaçlarinin en mukemmel ve isabetli, en dogru olan davranislar oldugundan emindir. *** Aslinda, iyi ve kotu olarak algilanan seyler, bireyler veya toplumlar için fayda veya zararlarina gore, fitri olarak kendisine dogru kayilan davranislardan ve tutumlarin statistik etkisinden kaynaklanmaktadir. Bu davranislar bilinç ustu yerlesir, ve sosio-priskolojik mekanizmalarla, bireyler bu davranislarin en isabetli davranislar olduguna kanaat getirmeleriyle, pekisirler... *** Sartlar degisip, davranislar faydadan çok zarar, veya zarardan çok fayda getirirlerse, yine uzun bir evre geçire geçire, yine bilinç-ustu bu tutumlar degisir, ve kurallar degisir. Ve bu o kadar yavas bir sureçdir ki kimse farkina bile varmaz çok defa. *** Dolayisiyla, bir zamanda bir yerde kotu olarak bilinen bir davranis, ayni sirada baska bir bolgede iyi olarak bilinir ve tavsiye edilir... Hatta ayni toplum içinde zaman zarfinda bir sey bazen iyi, bazen kotu bilinir. Bir seyin mutlak olarak iyi veya kotu olduguna inanmak, içtimai hayat ve sartlandirilmadan kaynaklaniyor. Davranislarda zanedildigi gibi surekli kotuden iyiye, eskiden modernlige duzey bir evre yoktur. Bilakis, iyi ve kotu kavramlari topolojik bir biçimde evrelesmekte, ve her çagin veya ortamin iyi ve kotusu, surekli kendi sartlarina gore en isabetli olarak one çikmaktadir. Bu tamamen goresel ve izafidir.
  4. Levia

    Hukuk ve şiddet

    Merhabalar, Hukuk ve yasalar sizce güven duygusunu saglayabiliyor mu ? Bir insanin yasalara uymasi için ne gibi tedbirler alinmali ? Ben bu konuda gerçekten önleyiciligin temel objektif oldugu, ve cezalandirici veya intikamci yaklasimin tarih olmasi gerektigi, hapishanelerin artik bosaltilip kapatilmasi gerektigini ve yerine suç ve cinayetlerin cezlandirilma degil de yanlis ve hatalarin düzeltilmesi gerektigini düsünüyorum. Uzmanlarca psikolojik olarak kazanilmasi imkansiz olanlarin psikiyatrik ortamda toplumdan uzmanlar gözetiminde uzaklastirilmasi veya durumlarina göre gps bilezikle sinirli dolasma hakki taninmasi ancak yine kazanilmalarinin gerektigini düsünüyorum... Bu konuda da baska noktalarda oldugu gibi, muhtemelen bir çok kimsenin siddetle karsi çikabileceklerini tahmine ediyorum, çevremde de bu böyledir. Ancak hapishaneler cinayet okullari adeta, islah olup çikanlar pirinçde tas kadar az, ve eziyet ve öc almakdan baska hiç bir faydasi yok ! Oysa, örnegin birnine fiziki zarar veren kimsenin bunun tedavisi için tazminat ödemesi ve tüm masraflarini karsilamasi, veya hirsizlik yapanin hapsedilmemesi ve maddi ile manevi tazminat ödemesi gerektigini, tecavüz, adam öldürme gibi en sinir cinayetlerde ise psikiyatrik ortamda uzman gözetiminde kazanilmaya çalismasi taraftariyim. Topluma hizmet, islenen suçun düzeltilmesi ve zorunlu uzman egitimine katilma gibi yöntemlerin çok daha saglikli ve insani olacagini düsünüyorum, ya siz ? Sevi ve saygilar.
  5. http://www.bbc.co.uk...d-asia-25874580 Yani adam şizofrenik ve peygamberlik iddiasında bulunuyor, mahkeme onun akıl hastası olduğuyla ilgili raporları kabul etmiyor ve irtidat gibi kurbansız bir suça rağmen onu öldürmek istiyor. Hmm, dinler nasıl başladı dersiniz?
  6. Suudi Arabistanlı bir din adamı, küçük kız çocuklarına cinsel taciz olaylarının son dönemde arttığını belirterek, bütün kız bebeklere burka giydirilmesi gerektiğini söyledi. Öz kızına tecavüz edip öldüren bir başka din adamına verilen hafif ceza ise tepkilere neden oldu. Radikal İslamcı yayınlarıyla bilinen El Macid televizyonuna açıklamalarda bulunan Şeyh Abdullah Davud, peçeli çarşaf olarak da bilinen burkanın kız bebekleri koruyacağını söyledi. Şeyh kimliğini açıklamadığı hastane ve güvenlik kaynaklarına dayanarak ülkede bebeklerin cinsel tacize hedef olduğunu söyledi. Şeyh Davud’un açıklamaları sosyal medyada tepkilere neden oldu. Bazı kullanıcılar Şeyh’in İslam’ı aşağıladığını ve bireylerin mahremiyetini ihlal ettiği gerekçesiyle hakkında soruşturma açılmasını istedi. Suudi Şikayet Komisyonu’nun eski yargıçlarından Şeyh Muhammed el Cezlana, El Arabiya’ya yaptığı açıklamada, Davud’un sözlerinin İslam’ı ve şeriatı aşağıladığını ve İslam dinini kötü gösterdiğini belirtti. İnsanlara bu tür denetimsiz fetvalara kulak asmamalarını tavsiye eden Cezlana, böyle kararları herkesin veremeyeceğini ifade etti. Ne zaman çarşaflı bir bebek görse üzüntü duyduğunu da ifade eden Cezlana, bunun çocuklara yapılmış bir adaletsizlik olduğunu söyledi. KENDİ KIZINI ÖLDÜREN DİN ADAMINA "YOK" DENECEK CEZA Beş yaşındaki kızına tecavüz edip öldüresiye dövmekle suçlanan bir başka Suudi din adamının birkaç ay hapse ve 50.000 dolar “kan parası” ödemeye mahkum edilmesi ise ülkede tepkilere neden oldu. Feyhan Hamdi isimli din adamının cezasının ölen çocuk kız olduğu için yarıya indirildiği de belirtildi. İslamcı Suudi televizyonlarının tanınmış isimlerinden olan Hamdi, kızı Lama’yı kablolar ve bastonla dövdüğünü itiraf etmişti. Hamdi’nin kızının bakire olmadığından şüphelendiği ve çocuğu zorla muayene ettirdiği de belirtilmişti. Lama, Aralık 2011’de kafatası, kaburga kemikleri ve bir kolu kırılmış, vücudunun çeşitli yerleri yara ve yanıklarla kaplı halde hastaneye getirilmişti. Hastane görevlisi kızın bel kemiğinin kırıldığını ve “her şekilde” tecavüze uğradığını söylemişti. http://www.hurriyet.com.tr/planet/22512113.asp
×
×
  • Yeni Oluştur...