Jump to content

Genel Araştırma

'kehanet' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 2 sonuç bulundu

  1. başlamadan öncelikle şunu belirtmek isterim ki; bölüm bölüm ilerlemeye çalışacağım. Bazı noktaları özet geçeceğim. Bazı noktalarda kabuller yaptım 21 eylül 2018 şam depremi gibi mesela bunların sebeplerini açıklayamam. hadisleri kabul etmeyenler boş bir tartışmanın içerisine lütfen girmesinler. olaylara lütfen tek taraflı bakmayalım. bir bölüm üzerindeki tartışma bittikten sonra diğer bölüme geçeceğim. hiç kimseyi zorla birşeyi inandırmaya çalışmıyorum. artık başlayalım. hadislerde geçen Yılların hicri yıllar, Ayların ise hicri aylar olduğunu lütfen unutmayalım. Her şeyin bir iskeleti vardır: İnsanların, kuşların, balıkların... Buradan yola çıkarak Hadis-i Şeriflerde de bir iskelet olabileceğini düşündüm. Hadis-i Şerifleri incelerken karşıma çıkan bir Hadis-i Şerif'i iskelet olarak kullanmaya karar verdim. Çünkü bu Hadis-i Şerif hem kıyametin orta büyüklükteki alametlerini hem de kıyametin on büyük alametinden birisini içeriyordu. Böylece kurguyu o Hadis-i Şerif etrafında toplamaya karar verdim. 5012 - Hz. Muâz İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): "Beytu'l-Makdis'in imârı Yesrib'in harabıdır. Yesrib'in harâbı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır. Melhame İstanbul'un fethidir, İstanbul'un fethi Deccâl'in çıkmasıdır!" buyurdular. Sonra elini (Resûlullah), konuşmakta olduğu kimsenin (yani Hz. Muâz'ın) dizine vurdular ve: "Bu söylediğim kesinlikle hakikattir. Tıpkı senin burada oturman hak olduğu gibi" buyurdular." Hz. Muaz burada kendisini kastetmektedir. (Yani Aleyhissalatu vesselam'ın konuştuğu ve dizine elini vurduğu kimse Muaz İbnu Cebel radıyallahu anh'tır.) Ebu Davud, Melahim 3, (4294). (Kütüb-i Sitte, Hadis: 5012) 5013 - Abdullah İbnu Büsr radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Melhame ile Medine'nin (İstanbul'un) fethi arasında altı yıl vardır. Yedinci yılda da Mesih Deccâl çıkar."Ebu Davud, Melahim 4, (4296); İbnu Mace, Fiten 35, (4093). (Kütüb-i Sitte, Hadis: 5013) Tablo ile gösterecek olursak: H.30--- Deylemi, Ebu Ali Merdani'den (ravi silsilesi ile) O da Ebu Zer'den, O da Resulullah (s.a.v.)'den rivayet ettiler. Buyurdu ki: Mısır'da Kureyş'ten bir adam çıkar, çökük burunludur. Mağlup olur ve mülkünü zail eder ve Rum'a kaçar. Onları alıp İskenderiye'ye getirir ve Müslümanlarla savaşır ve ilk melhame bu olur. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 31) H.31--- İbni Asakir Tarih'nde, Ebu Zer'e dayanan ravi silsilesi ile rivayet ettiler. Resulullah (s.a.v) buyurdu: Mısır'da Emevi soyunda burnu çökük birisi çıkar. Mağlup olur veya mülkünü zail eder, Rum'a kaçar. Onları İskenderiye'ye getirir ve Ehli İslam ile savaşırlar. Bu melhamelerin ilki olur. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 31) 7200 - Zî Muhmer radıyallahu anh'a müslümanların Rumlarla yapacağı savaş sorulunca, Resülullah'tan şu hadisi nakletmiştir: "Rumlar sizlerle emin bir sulh antlaşması yapacaklar. Sonra, siz ve onlar (başka) bir düşmanla savaşacaksınız ve zafer kazanıp ganimet mallarını alıp (savaştan) salimen galip çıkacaksınız. Sonra savaş yerinden ayrılıp tepeleri bulunan bir çayırlıkta mola vereceksiniz. Orada haç ehlinden (Hıristiyanlardan) bir adam haçı havaya kaldırarak: "Haç galip oldu" diyecek, Müslümanlardan bir adam kızarak kalkıp (adamın elindeki) haçı kırıp ezecektir. İşte o zaman Rumlar sulh antlaşmasını bozarak şiddetli bir savaş için toplanacaklar." (Kütüb-i Sitte, Mezahim, Hadis: 7200) İbnu Mâce, bu hadisin, kendisine bir başka vecihten de ulaştığını, hadisin o veçhinde şu ziyadenin olduğunu belirtir: "(Rumlar) şiddetli bir savaş için toplanacaklar. O zaman onlar seksen sancak altında oldukları halde gelirler ve her sancakta on iki bin asker vardır." Melhame kelime anlamı olarak kanlı savaş demektir. Melhame-i Kübra ise büyük ve kanlı savaş demektir. Hadis-i Şeriflerden de görüldüğü gibi Melhameler üç tanedir. İlki Mısır Hükümdarının mağlup olup Rumları İskenderiye'ye getirmesidir. İkincisi Rumlarla birlikte başka bir düşmana karşı savaşılmasıdır. Üçüncüsü ise Rumların sulh anlaşmasını bozarak şiddetli bir savaş için toplanmasıdır ki bu savaş Melhame-i Kübra'dır. Hadis-i Şerif'te geçen "Yesrib'in harâbı melhamenin (savaşın) çıkmasıdır." ifadesindeki Melhame ile kastedilen Melhame-i Kübra'dır. Şimdi tablomuzu tekrar oluşturalım. ..."Rumlar sulh antlaşmasını bozarak şiddetli bir savaş için toplanacaklar." 2.15--- Ebu Naim, Ebu Umame'den tahric etti, Resulllah (sav) buyurdu: Sizinle insanlar (Bir nüshada Rumlar deniyor) arasında dört sulh olacak, dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi yıl devam eder. Bir adam, "Ya Resullullah (sav) O gün insanların imamı kimdir?" dedi. Buyurdu ki: Evladımdan kırk yaşında Mehdi'dir. Yüzü parlayan yıldız gibidir, yanağında siyah bir ben vardır, üzerinde kutvani iki aba bulunur. Tavrı beni İsrail ricaline benzer hazineleri çıkarır ve şirk beldelerini feth eder. (Tavrı Beni İsrail ricaline benzemesi, onlar gibi heybetli ve acar manasına gelmektedir.). (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 25) 296/8. Ey ümmet! Altı şey vardır ki onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefatı, aranızda malın artması. Öyle ki, bir adama on bin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine giren bir fitne... Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu. Benî Esfer'le (Rumlar'la) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi, dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik (ihanet ederler) yaparlar. Medine'nin fethi. Denildi ki: "–Hangi Medine?" Buyurdu ki: "–Kostantiniyye.(İstanbul)" 258/3. Sizinle Benî Esfer (Rumlar) arasında sulh olur. Sonra onlar muahedeyi bozarlar(ihanet ederler) ve on iki bin kişilik seksen fırkalık bir kuvvetle üzerinize yürürler. "Hz. Avf ibn-i Mâlik RA" (Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi'nin "Kıyamet Alametleri" adlı eserinden) 8.6 --- Hatip, Müttefek ve Müfterek'inde Ebu Hureyre'den tahric etti. Dedi ki, Resulullah (s.a.v.) buyurdu: Rumlar, Benim soyumdan ve ismi ismime uygun bir Vali (Mehdi)'ye gadr ettikten sonra Amak (Amik) denilen yerde sizinle savaşacaklardır. Burada Müslümanların üçte bir kadarı öldürülür, sonra bir gün yine o kadar insan öldürülür. 3. gün (seferde) ise savaş Rumlar aleyhine döner. Müslümanlar böylece savaşa devam eder ve Konstantiniyye'yi feth eder ve oradaki malları taksim ederler. Tam bu sırada ise "Deccal sizin evinize girmiş ve çocuklarınızı esir almıştır." şeklinde bir ses duyacaklardır. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 84) "Dördüncü sulh, Heraklius ehlinden bir adam vasıtası ile olur ve bu yedi yıl devam eder. Bir adam, "Ya Resullullah (sav) O gün insanların imamı kimdir?" dedi. Buyurdu ki: Evladımdan kırk yaşında Mehdi'dir." "Benî Esfer'le (Rumlar'la) aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi, dokuz ay toplanırlar, sonra size gadirlik yaparlar (ihanet ederler)" "Rumlar, Benim soyumdan ve ismi ismime uygun bir Vali (Mehdi)'ye gadr ettikten sonra Amak (Amik) denilen yerde sizinle savaşacaklardır. " Görüldüğü üzere Rumların bozacak olduğu sulh anlaşması 4. Sulh Anlaşmasıdır. Bu sulh anlaşması 7 yıl devam edecek olup anlaşma bozulduktan 9 ay sonra Melhame-i Kübra olur. Melhame-i Kübra'yı referans noktası kabul edersek, bu savaştan 7 yıl 9 ay önce yani yaklaşık 8 yıl önce 4. Sulh anlaşması olur. Melhame ile İstanbul'un fethi arasında altı yıl vardır. Yedinci yılda da Mesih Deccâl çıkar. Tablo ile gösterecek olursak; Burada şu hususa dikkat çekmek istiyorum: 1.41--- Keza (Naim) Ebu Said-il Hudri'den tahric etti, Peygamber (s.a.v.) buyurdu: Allah Mehdi'yi bir gecede ıslah eder (olgunlaştırır). (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 63) Mehdi'nin bir gecede ıslah edilmesi Melhame-i Kübra'dan önce olur. Çünkü Hadis-i Şerif'te Melhame-i Kübra sırasında Müslümanların imamının Mehdi olacağı söylenmiştir. Aşağıya yazılan Hadis-i Şerifleri dikkatle inceleyelim. 4.17 --- Naim b. Hammad Fiten'de, ve Ebu Cafer, Muhammed b. Ali (r.a.)'dan tahric ettiler. Buyurdu ki: Abbasi, Horasan'a ulaştığı zaman Şarkta boynuz şeklinde bir yıldız çıkar. Bu yıldız, ilk çıktığında Allah Nuh kavmini helak etmiştir. Hz. İbrahim ateşe atıldığında da çıkmıştır. Firavun kavmi yok edildiğinde ve Yahya b. Zekeriya öldürüldüğünde de görülmüştür. Siz o yıldızı gördüğünüzde fitnelerin şerrinden Allah'a sığının. O yıldızın doğması Güneş ve Ay tutulmasından sonra olacaktır. Sonra fitneler "alaca karga" Mısır'da zuhur edinceye kadar devam eder. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s.36) • İkdiddurer'de zikredilen diğer alametler: 5.17 --- Kinde soyundan topal bir adamın, batı tarafından çıkıp zafer bayrakları ile Mısır'ın üzerine galip gelmesi. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 45) H.30--- Deylemi, Ebu Ali Merdani'den (ravi silsilesi ile) O da Ebu Zer'den, O da Resulullah (s.a.v.)'den rivayet ettiler. Buyurdu ki: Mısır'da Kureyş'ten bir adam çıkar, çökük burunludur. Mağlup olur ve mülkünü zail eder ve Rum'a kaçar. Onları alıp İskenderiye'ye getirir ve Müslümanlarla savaşır ve ilk melhame bu olur. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 31) 7.13 --- Keza (N.b. Hammad) Kaab'dan tahric etti, O şöyle dedi: Mehdi'nin çıkış alametlerinden birisi de Batı'dan başlarında Kinde kabilesinden topal bir adamın bulunduğu bayrakların çıkmasıdır. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 67) Nuaym bin Hammad'ın Ka'b -radiyallahu anh-den rivayet ettiği bir Hadis-i şerif'lerinde Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Mehdi'nin çıkış alâmetlerinden bir tanesi de batıdan, başlarında Kinde Kabilesi'nden ayağı sakat bir adamın bulunduğu Bayraklıların çıkmasıdır." (Suyûtî, Kitabu'l-Arfi'l-Verdi fî Ahbâri'l-Mehdi; Cârullah, no: 1494, s. 99. Bl. 7, Hadis no: 13) Şarkta boynuz şeklinde bir yıldız çıkar Sonra fitneler "alaca karga" Mısır'da zuhur edinceye kadar devam eder. Kinde soyundan topal bir adamın Mısır'ın üzerine galip gelmesi. Mısır'da Kureyş'ten bir adam çıkar, çökük burunludur. Mağlup olur. "Mehdi'nin çıkış alâmetlerinden bir tanesi de batıdan, başlarında Kinde Kabilesi'nden ayağı sakat bir adamın bulunduğu Bayraklıların çıkmasıdır." Dikkat edecek olursak hadislerde Mısır ve Kinde Kabilesi'nden bir adam vurgusu yapılmakta ve bu adamın Mehdi'nin çıkış alametlerinden bir tanesi olduğu belirtilmektedir. Bu bağlamda aşağıdaki Hadis-i Şerif'i de inceleyelim. 7.9 --- Keza (N.b. Hammad) Ebu Kubeyl'den tahric etti. O şöyle dedi: Afrika'da bir emir on iki yıl hüküm sürdükten sonra bir fitne görülür. Ve orasını adaletle dolduran esmer bir adam başa geçer ve sonra Mehdi çıktığında O'na biat ederek O'nun lehinde savaşır. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 68) Hadis'e dikkat edersek; Emir 12 yıl hüküm sürdükten sonra bir fitne görülecek ve orasını adaletle dolduracak olan esmer bir adam başa geçecek. Eğer bu Hadis'i şu şekilde yorumlarsak: Görülecek olan bu fitnenin bir savaşa sebep olacağını ve bu savaşı da esmer adamın kazanacağını varsayarsak; bu durumda Emir mağlup olup gider, esmer adam galip gelip başa geçer. Ve bu esmer adam Afrika'daki o ülkeyi adaletle doldurur. Yukarıdaki hadislerde de Kinde soyundan topal bir adamın Mısır'ın üzerine galip geleceğinden, Mısır'daki Kureyşli çökük burunlu adamın ise mağlup olacağından yani bir savaştan bahsedilmektedir. Mısır'ın da Afrika'da yer alan bir ülke olduğunu düşünürsek, bu Hadis-i Şerif'te geçen Afrika'daki bir Emir'in 12 yıl hüküm süreceği ülkenin Mısır, esmer adamın da Kindeli topal adam olabileceğini varsayabiliriz. Bu bağlamda Hadis-i Şerifleri şu şekilde birleştirdiğimizde büyük resmi daha iyi görebiliriz: Şarkta boynuz şeklinde bir yıldız çıkar. Siz o yıldızı gördüğünüzde fitnelerin şerrinden Allah'a sığının. O yıldızın doğması güneş ve ay tutulmasından sonra olacaktır. Sonra fitneler "alaca karga" Mısır'da zuhur edinceye kadar devam eder. Mısır'da Kureyş'ten bir emir on iki yıl hüküm sürdükten sonra bir fitne görülür. Kinde soyundan esmer topal bir adam, batı tarafından çıkıp zafer bayrakları ile Mısır'ın üzerine galip gelir. Ve orasını adaletle doldurur sonra Mehdi çıktığında O'na biat ederek O'nun lehinde savaşır. Kureyşli çökük burunlu olan Emir ise Kinde soyundan topal bir adama mağlup olur ve mülkünü zail eder ve Rum'a kaçar. Onları alıp İskenderiye'ye getirir ve Müslümanlarla savaşır ve ilk melhame bu olur. Sonra "alaca karga" Mısır'da zuhur eder. SORU: Alaca karga ile kastedilen nedir? CEVAP: Bir rivayete göre Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur: "Mümin / imanlı bir kadının durumu, siyah kargalar arasında bulunan ve ne ikincisi ne de benzeri olmayan bir alaca karga gibidir." (Macmau'z-zevaid, 4/274) Buraya kadar özetleyecek olursak: Tabloya göre sorulması gereken 3 soru vardır. 1. Beytü'l-Makdis ne zaman imar edilecek? 2. Mısır'da 12 yıl hüküm sürecek olan Emir ne zaman hükümdar olacak? 3. 4. Sulh ne zaman yapılacak? Bu sorulara doğru cevaplar verebilirsek oluşturduğumuz tablodaki bütün olayların tarihlerini bulabiliriz. Bu soruların cevaplarına geçmeden önce şu soruyu sormamız gerekir. 7.13 --- Keza (N.b. Hammad) Kaab'dan tahric etti, O şöyle dedi: Mehdi'nin çıkış alametlerinden birisi de Batı'dan başlarında Kinde kabilesinden topal bir adamın bulunduğu bayrakların çıkmasıdır. (Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler | Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri s. 67) Bu Hadis-i Şerif'te geçen Kinde Kabilesi'nden olan topal adam kimdir ve bu adamın başında bulanacağı bayraklılar kimlerdir? Bu sorunun cevabı aslında başka bir sorunun cevabında gizlidir. Sorunun sahibi Hakîm et-Tirmizî'dir. Sorusu ise aşağıdaki gibidir: "Nübüvvetin hatemi olduğu gibi velâyetinde hatemi var mıdır?"
  2. Benim mizacımı bilen bilir hiçbir dine en ufak bir müsamaha göstermeden acımadan iddialarını eleştirirm. Eğer ki bu forumda Hristiyan üye varsa yoksa dahi googledan misafir olarak izleyen veya araştırırken rastgele bu foruma tıklayan bir İsa imanlısı varsa onların iddialarından birine de yanıt vermek ve eleştirmek istiyorum. İyi okumalar BİR HRİSTİYAN İDDİASI ELEŞTİRİSİ: YEREMYA 31:31-33 VE YENİ ANTLAŞMA KEHANETİ Hristiyan inancına mensup kişiler , Yahudi Kutsal Kitabı Tanah'ın, Yeremya kitabının 31.Bölümü'nün,31 ila 33. ayetleri arasında Hristiyanlar'a göre Eski Antlaşma olan Tevrat'ın yerine Yeni Antlaşma olan İncil'in geleceğinin ön bildirisinin yapıldığını söyler. Yeremya İsa'dan ve İncil'den önce yaşadığından dolayı bu İncil'in ve İsa'nın geleceğine bir peygamberlik,bir ön bildiridir derler. Öncelikle o iddia edilen kısma bakarsak: ''31 İsrail halkıyla ve Yahuda halkıyla Yeni bir antlaşma yapacağım günler geliyor diyor RAB, 32 Atalarını Mısırdan çıkarmak için Ellerinden tuttuğum gün Onlarla yaptığım antlaşmaya benzemeyecek. Onların kocası olmama karşın, Bozdular o antlaşmamı diyor RAB. 33 Ama o günlerden sonra İsrail halkıyla Yapacağım antlaşma şudur diyor RAB, Yasamı içlerine yerleştirecek, Yüreklerine yazacağım. Ben onların Tanrısı olacağım, Onlar da benim halkım olacak. 34 Bundan böyle kimse komşusunu ya da kardeşini, RAB'bi tanıyın diye eğitmeyecek. Çünkü küçük büyük hepsi Tanıyacak beni diyor RAB. Çünkü suçlarını bağışlayacağım, Günahlarını artık anmayacağım.'' 31. ayette yer alan ifade aslında çok net bir şekilde burdaki antlaşmanın İncil olmadığını gösteriyor.Çünkü İsa'nın zamanında İsrail halkının (krallığının) kabileleri olan 10 kabile kayıptı yalnızca Yahuda Krallığı'nda var olan 2 kabile mevcut idi yani İsa tüm İsrail ve Yahuda kabilelerine antlaşma sağlayamaz.Ayrıca İsa'nın Hristiyanlık'a göre evrensel Mesih olduğunu düşünürsek Yahudiler'ce neden kabul görmediğini anlayabiliriz.Yahudiler'e göre Mesih evrensel barış ve Tek Tanrı inancı sağlasa da Yahudiler için gelmiştir İsa ise Yahudiler'den çok Yahudi olmayan insanların inancının Mesih'i olmuştur.Yahudi olup da İsa'ya inanan kişi sayısı çok çok azdır. Yahudi inancına göre ise Yahudi Mesih'ini tüm dünya kabul edecek ve o evrensel barışın sağlayacısı olacaktır oysa ki İsa bunu gerçekleştirmemiş Hristiyanlar da bunu kamufle etmek için İsa'nın 2. gelişi fikrini fabrike etmişlerdir. Asıl vurucu nokta ise ''antlaşmamı kalplerine yazacağım'' ifadesidir ve 33. ayette geçer. Hristiyanlar bu antlaşmanın İncil olduğuna dair net kanıt olduğunu düşünür çünkü Hristiyan perspektifiyle Tevrat'a bakarsak,İncil daha soyut,daha manevi,daha kalbe hitap eden, şekilselden çok yüreklere seslenen bir antlaşmadır. Oysaki bu ayette kastedilen İncil değildir.Çünkü kalplerine yazmak terimi 32. ayette yer alan ifade olan ''antlaşmamı bozdular'' ifadesine yöneliktir ve Yahudiler'in bu kez Tevrat'ı yani antlaşmayı kalplerinin derinliklerine işleyerek bozmayacağını söyler.Kalplerde yer alan antlaşma imgesini biz Davut'un Mezmurlar'ında da görürüz.40. Mezmur'da Davut şöyle der: ''O zaman şöyle dedim İşte geldim; Kutsal Yazı tomarında benim için yazılmıştır Ey Tanrım senin isteğini yapmaktan zevk alırım ben Yasan 'yüreğimin(kalbimin) 'derinliğindedir.'' Bu ayette de kanıtladığımız gibi Yasa'nın yüreklere/kalplere yazılacak olması onun Tevrat'tan başka bir antlaşma olduğunu göstermemekte,tam tersine Tevrat'ın emirlerinin yüreğin derinliklerine yazılması ve Tanrı'nın şikayet ettiği Yasa'yı(Tevrat'ı) bozan Yahudiler gibi olmamaktır. Hristiyanlar'ın bu iddiasına son darbeyi ise Yahudi Kutsal Kitabı Tanah'ın Hezekiel kitabı veriyor Hezekiel kitabının 11. Bölüm 19 ve 20. ayetlerine bakıyoruz: ''19 'Onlara tek bir yürek vereceğim, içlerine yeni bir ruh koyacağım. İçlerindeki taş yüreği çıkarıp onlara etten bir yürek vereceğim.' 20 O zaman kurallarımı izleyecek, ''ilkelerime uymaya özen gösterecekler.' Onlar halkım olacak, ben de onların Tanrısı olacağım. '' Gördüğünüz yeni bir kalp vermek ve yasanın kalbe yazılması asla yeni bir antlaşmayı değil, Tevrat kurallarının ve ilkelerinin bozulmadan, isyan edilmeden,ilkelerin gönülden kabul edilmesini ifade ediyor ve asla Yasa'nın ''Eski''yeceğini söylemiyor. Son olarak şunu belirtelim Yahudiler'in Mesih beklentisi asla bir kişiliğe yönelik olmamıştır.Yahudilik'teki Mesih daha çok yapılması gerekenleri ve kehanet edilenleri yapabilen kişidir,spesifik birisi değildir ve onun döneminde olacaklar yerine gelirse Mesih olarak kabul edilir yoksa asla Mesih yeni bir antlaşma getirmez. Mesih'in kişiliğinden ve kim olduğundan çok onun döneminde yaşanacak olaylar önemlidir .Mesih özlemi, aslında Mesih'e değil onun dönemindeki harika olaylara duyulur.Mesih tapınılan birisi değil vaat edilen kehanetleri gerçekleştiren birisi olmalıdır Mesih beklenilen biri değil, yapacağı şeyler beklenilen kişidir. Yani Mesih önemli değildir önemli olan gelecekte Yahudiler'e vaat edilenlerdir ve bu da Kral Davut'un soyundan bir kişiyle olacağı için Mesih beklenir yoksa Mesih ayrı bir inanç değildir.Sadece bir aracıdır.Yahudiler'in tekrar gönenç içine kavuşup altın çağın yaşanacağı evrensel barış ve Tek Tanrı Yahweh'nin dünyaca kabul edileceği bir dönemin aracı.
×
×
  • Yeni Oluştur...