Jump to content

Genel Araştırma

'musluman' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 13 sonuç bulundu

  1. Arkadaşlar merhaba, Ben aranıza yeni katılmış bir kişiyim. Kısaca ateizme olan yolculuğumdan biraz bahsetmek istiyorum; Ben Türkiye'nin pek çok vatandaşı gibi dini inançları olan bir ailede doğdum ve büyüdüm. Ailem, tahsilleri olmayan ve hayatı sorgulanmayan cahil bireylerden oluşuyor. Dolayısıyla ailem tarafından hayata dair bir yönlendirmem olmadı. Herşeyi ben farkettim, ben sorguladım. Ben de her müslüman gibi inancımın peşinde koştum ve manevi aşkı aradım. Pek uyanık olmayan, ensesine vur ekmeğini al tarzında bir insanım. Buna eminim ki beni bu hale din getirdi. Din alimlerimizin anlattığı uçan-kaçan, keramet sahibi olan dini bütün kişilere hep hayranlık duydum ve ben de kendimi Allah'a sevdirmeye çalıştım. İlk başta dini kaynakları sorgulamadım, hatta ayetler üzerinde düşünmedim bile. Yani inandığım dini aslında doğruluğuna inanmadan cahilce yaşıyordum. Kalp gözümün açılması için zikir çektim, namaz kıldım, oruç tuttum ve doğal olarak bir sonuç elde edemedim. Sonra neden sonuç elde edemediğimi sorgulamaya başladığım yerde dinimi sorgulamaya başladım. Cahilliğimin farkına vardım. Artık 'Cübbeli' gibi insanların din alimi değil de din tüccarı olabileceğini düşünmeye başladım. Çünkü bu aşamaya gelene kadar 1-2 cemaat ile münasebetim oldu ve neredeyse hepsi de aynı çıkarlar ile benzer zenginliklere doğru yelken açmışlardı. Hislerime göre hareket ediyordum ve hislerim bana biryerlerde birşeylerin yanlış olduğunu söylüyordu. Yani benim his ve düşüncelerim ile anlatılan ve uygulanan ve indirilen müslümanlık inancı hiç örtüşmüyordu. Her sorgulamadan sonra tatmin edici bir cevap bulamayıp dinden soğudum. Belki Kuran değiştirilmemişti ama Kuran'a uyduruk hikayeler ile ekleme yapılmış ve bunlar din haline gelmiş, ibadeti zorunluluk arz etmişti. Bütün bu çelişkilerin içinden sıyrılarak, eğer varsa Allah ile aramda şöyle bir karar aldım. "Allah'ım ben senin için elimden geleni yaptım. Hem cahilce yaptım hem de cahilliğimin farkına varıp senin Kuran'ında emrettiğin gibi düşünerek ve sorgulayarak yaptım. Sana ulaşmak ve iletişim kurmak için her yolu denedim. Benim çabam bu kadar. Bundan sonrası için ise beni hayatta sadece araştırıp sorgulayarak ulaşabildiğim doğrular ilgilendirecek, uydurma masallar değil. Bu sözümde dürüst davranacağım. Kendime Müslüman diyerek doğruluktan ayrı hayal dünyasında yaşamak yerine, ben hissedip dokunabildiğim, aklımla kavrayabildiğim gerçeklere inanmak istiyorum. Eğer sen gerçeksen bu benim müslüman olarak senden son isteğimdir, beyanımdır. " Aldığım bu kararın ardından yeni bir sayfa açtım ve kendimi dünyaya gönderilmiş, yolunu bulması gereken, kendini geliştirmesi ve yaşadığı ortamı kavraması gereken bir canlı olarak görmeye başladım. Sadece olması gerektiği gibi bilimsel gerçekler ışığında nereden geldim ve nereye gidiyorum sorusuna yanıt arayan bir canlı! Müslümanca yaşamadan önce insanca yaşamayı denemek istiyorum. Biraz uzun bir konu oldu, kusuruma bakmayın. Biraz iç dökmek istedim. Özgürlüğümü hissetmek istedim. Ve bu başlık altında bir sorum var. Eski inancımın gerçekten eskide kalması ve kırıntılarını süpürmem için, dini inancın baskılamış olduğu korkuyu geride bırakmak için nereden başlamalıyım hangi konulara yönelmeliyim?
  2. İslam ve medeniyet ile ilgili birkaç tartışma oldu ve iş geldi kadının taciz ve tecavüzden korunması için örtünmesi gerektiği iddiasına dayandı. Tabi ki kabul edilemeyecek rezilce bir yaklaşım. Bunun için İsveç'teki tecavüz oranlarının yüksekliği söz konusu edildi. Avrupadaki tecavüz oranlarına baktığımızda müslümanların medeniyetle buluşmasının acı sonuçlarından birine tanık oluyoruz. Uzun bir yazı yazmayacağım. Çarşaf çarşaf istatistikler de dökmeyeceğim. Bunun yerine avrupalıların bundan nasıl şikayet ettiği ile ilgili birkaç örnek vereceğim. Gerisine de fazla karışmayacağım. Uzun uzun araştırmak isteyen araştırsın. Kimseyle ayrıntılı tartışacak zamanım yok. Araştırarak gerçekleri bulabilirsiniz. Benim burada alt alta örnekleri ve istatistikleri dizmeme gerek yok. Ama belki yine katkı yapabilirim. Şimdilik bu kadar.
  3. Twitter mesajlarında “Allah Hitler’den razı olsun’ şeklinde bir ifadeyi bile kullanmaktan çekinmeyen Tilbe’nin diğer Twitter mesajları ise şöyle oldu: “İsrail’in sonuna az kaldı sizi ne duvarlarınız ne de ektiğiniz o ağaçlar kurtaramayacak- size ölümde olmayacak şeytanın oğulları Amerika İsrail
- Allah Hitler’den razı olsun bunlara az bile yapmış ne kadar haklıymış adamcağız
- bu Yahudilerin sonunu gene Müslümanlar getirecek Allah’ın izniyle az kaldı az
- Allah ve kendi peygamberleri Musa dahil bütün peygamberlere düşmanlar
- iftara nasıl az kaldıysa sizin sonunuza da o kadar kaldı dünyanın yaşı itibarı ile.” İnternetteki sözleri dolayısı ile İsrail’de yaşayan Türklerden ve Yahudi Türk vatandaşlarından büyük tepki alan Tilbe, internete yazdığı tweetlerde kendini şöyle savundu: “Ben ırkçı değilim, bütün ırkçılığı Allah yok etsin bakın ne haldeler kendilerinden başka millet, inanç tanımayanların yaptıkları hak mı?
- Dünyanın her yerinde Müslümanlara zulüm var. Bir tane Amerikalı ya da Yahudi var mı katledilen? ülkesi bombalanan milleti öldürülen?
- her pislik bunlarda işte her yeri bunlar işgal eder el ele arkalarından Avrupalılar destekler her türlü...” ref: http://www.salom.com.tr/newsdetails.asp?id=91755
  4. Bu konsepti ilk kez duymuş olabilirsiniz. Sınıf ayrımcılığıyla akraba bir kavramdır ve eğer Beyaz Supremasi'yi duyduysanız bahsettiğim kavramı anlayabilirsiniz. Örneğin Ku Klux Klan, Amerikan Nazi Partisi, ünlü beyaz supremasist gruplardan biri. İslam da dahil olmak üzere monoteistik dinler insanı evrenin merkezine koyan antroposantrizm şımarıklığının yanısıra abonelerine kendi dinlerinin diğer dinlere, kültürlere ve hükûmet sistemlerine üstün olduğu fikrini endoktrine eder. Dinsel Supremasi Haçlı Seferleri, Cihad, fetih ve militarizm için başlıca motivasyon elementidir. Kuran ve hadis tüm müslimlere din Allahın oluncaya ve şeriat kanunlarına boyun eğinceye kadar "kâfirlerle" savaşmayı farz kılmıştır. Ve çok açık bir şekilde "Allahın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirdir" ikazında bulunmuştur. Şu halde İslam doğuştan supremasist bir dindir. 20. yüzyılın başlarında teşvik edilen Panislamizm ideali, hilafet rüyaları ve non-Muslimler üzerine empoze edilen cizye ve evlilik kuralları İslami Supremasi'nin toplumsal ve politik boyutta yasımaları olarak kabul edilebilir. Tarikatlar ve cemaatler arasında da bir rekabetçi ruh vardır. İslam öğretisinin temelini oluşturan Kuran ve hadisin emirleri onun supremasist sosyopolitik doğasını çok açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Ancak bu gerçeklere rağmen Müslümanlar İslam'ın terörist bir din olduğunu ima eden herkese "İslamofobik" etiketi yapıştırıyor ya da cahillikle suçluyorlar. Bence İslamofobi, İslami üstünlükçülerin elinde künt bir enstrüman ve Müslüman olmayanları korkutmak için dizayn edilmiş sahte bir mesele.
  5. Bilişsel Çelişki Kuramı İnsan algılarını açıklama ve davranışlarının kaynağını öğrenme amacıyla birçok çalışma yapılmıştır. Bunlarda en önemlilerinden biri 1950’lerde ortaya konan Bilişsel çelişki kuramıdır. Aslen bir sosyal psikoloji konusu olan Bilişsel Çelişki, 1950’lerden itibaren iletişim modelleri ve kitle iletişimi hakkındaki çalışmalarda da kendine yer edinmiştir. Modelin, insan iletişimine olan ilgisi bu açıdan önemlidir. Kuram; Bilişsel Çatışma, Bilişsel Tutarlılık ve Çelişki Kuramı, Bilişsel Uyumsuzluk Kuramı gibi isimlerle de anılmaktadır. Orijinal ismi; Cognitive Dissonance olan kuramı ortaya atan kişi; ABD’li sosyal psikolog Leon Festinger dir. Sosyal Karşılaştırma gibi teorileri de ortaya atan, Festinger, pozitivist akımın iletişim biliminde etkin olmasını da sağlamıştır. Festinger’in bu kuramına göre insan davranışlarındaki temel kavram “biliştir”. Biliş, bilme eylemi, farkında olma eylemi ve yargı yetisi gibi kavramlarla açıklanabilir. Burada önemli olan insanın, dış dünya hakkındaki şeyleri algılayabilmesi ve onlar hakkında yargıda bulunabilmesidir. Günümüzde oldukça önemli bir yer tutan bilişim kavramı da buradan gelmektedir. Bilginin saklanması ve doğru bir biçimde iletilmesi demek olan bilişim, internetin gelişimiyle hayati bir öneme ulamıştır. Buradaki kavram sayısal veriler ve bilgisayar yazılımlarını kapsasa da, temel alınan, insan bilişimidir. Bilişsel Çelişki Kuramına göre, insanlar davranışlarını ve düşüncelerini önceki değerlerine göre belirler. Bu değerler; inançlar, tutumlar ve gereksinimleri olabilir. Zamanla veya çevresel faktörlerle edindiğimiz tüm bu değerler kişiliğimize yön verir. İnsan, birçok değere sahip olabilir. Futbol takımı taraftarlığı, bir dine dâhil olma, siyasi bir partiyi tutma gibi genel bir toplumsal konu da olabileceği gibi; daha özel bir takım konular da olabilir. Örneğin, komşusu hakkındaki düşünceleri, sevdiği bir yemek hakkındaki önyargıları vs. Ancak asıl sorun bundan sonra başlar. Kişiler zaman içinde bu değerlerine tezat oluşturabilecek bir takım verilerle karşılaşabilirler. Bu veriler, kendi varsayımlarıyla çelişirse, bilişsel çatışma yani bilişsel çelişki oluşur. Örneğin, bir kadın âşık olduğu adamı uzaktan tanımaktadır. Kadına göre adam “mükemmeldir” Gerçektende uzaktan bakıldığında çevresi tarafından ilgiyle bahsedilen, oldukça “iyi” bir kişidir. Ancak sonradan bu adamın, aslında bir kiralık katil olduğunu öğrensin. Bu durum, algısal olarak yıkıcı bir sonuç doğuracaktır. Normal şartlarda “kiralık katil” olduğu bilinen bir kişi “kötü” kabul edilir. Zaten bu duyulduğu an, çevresi de ondan kötü bahsedecektir. Ancak yukarıda ki örneğimizde; kadın, bir bilişsel çelişkiye düşer. Adama olan aşkı bir şekilde devam etmektedir. Ancak önceki düşünceleri ve şu anki duyguları, gerçekle uyumsuzluk gösterir. Kadın, önce bir çelişkiye düşse de, zamanla bunu atmaya başlar. Hala adamın iyi olduğunu düşünmektedir. Hatta belki eskisine göre daha iyi!!! Bu örnek belki biraz abartılmış gözükse de, daha az veya daha çok çatışmanın olduğu birçok örnekle karşılaşmamız olasıdır. Festinger, bu davranışları incelerken kadının neden hala âşık olduğunu değil, neden hala adamı “iyi” olarak gördüğünü sorgular. Kötü bir kişi hala sevilebilir ancak kötü olduğu bilinen bir kişi hala iyi kabul edilebilir mi? Elbette bu örnekte, kadının “adam öldürmeyi” kötü bir davranış olarak kabul ettiğini varsayıyoruz. Aksi bir düşüncesi varsa, model burada geçersiz olabilir. Bu ve buna benzer davranışlar, gerçeklere olan karşı duruşumuzu tanımlar. Kişiler, kendi inançları için sonradan ortaya çıkan uyumsuzlukları kabul etmeme iradesini gösterebilirler. Eğer bir konuya tamamen inanıyorsak, onun yanlış olmasını istemeyiz. İşte tam bu nokta da gerçeklerle yüzleşmekten ya kaçarız, ya da ona karşı koyarız. Kurama göre, insanlar veya toplumlar inandıkları şeylere karşı gelen konulara saldırma eğilimindedir Festinger’e göre, bireyler inançlarını korumak için, gelen karşı görüşleri sansür ederler. Sadece inandıkları değerleri seçerler ve onları korurlar. Eğer bu karşıt görüşler arasında seçme zorunluluğu varsa en iyisini değil, kendisiyle en uyumlusunu seçerler. Bu açıdan bireyler faydacı bir anlayış güderler.
  6. -Kısacık dünya hayatı için sonsuz hayatını tehlikeye atma. -Güzelce bir abdest al namazını kıl bak nasıl huzurlu olacaksın. -Allah sana bir bela verir bir daha kurtulamazsın. -Bu dünyada yaşadıklarına şükret çok daha kötü yaşayanlar var(sanki kötü yaşayan insanları allah bunlar ibret alsın diye yaratmış ve eziyet çektiriyor). -Cuma namazına gitmezsen başına kötü şeyler gelir, 3 defa üst üste gitmezsen dinden çıkarsın ve hayatın alt üst olur. -Gusül abdesti almazsan işlerin çok kötü olur, bastığın her yer sana haram olur. -Peygamber efendimizin zamanında insanlar puta tapıyorlardı(müslümanlar hala puta tapıyor), kız çocuklarını diri diri gömüyorlardı(şuan müslümanlar kız çocuklarını pazarlıyorlar). -Eğer bu dünyada namaz kılmazsan öbür dünyada, bu dünyada kılmadığın namazları kızgın sac üzerinde kılacaksın. -Peygamber efendimiz hiç hata yapmadı her davranışı örnekti(yaptığı hatalarla ilgili kuran ayetleri var). -Güneş 1cm dünyaya yakın olsa hepimiz kavruluruz. -Müslüman olanlar biraz yandıktan sonra cennete gidecek, eğer müslümansan sonunda mutlaka cennete gideceksin. -Abdest almak insanı temizliyor. -Namaz kılarken spor yapmış oluyorsun. -Müslüman olmayanlara güven olmaz. -Evren, peygamber efendimizin yüzü suyu hürmetine yaratıldı. -Dünyada her yıl yüzlerce insan, müslüman oluyor. -İslam kusursuzdur.
  7. Malezya ve Endonezya, aralarında Arakan Müslümanlarının da olduğu denizde mahsur kalan yaklaşık 7 bin göçmeni geçici olarak kabul edecek. Bangladeş'ten ve Myanmar'ın Arakan bölgesinden kaçan göçmenlerin büyük bir kısmı günlerdir denizdeki teknelerinde yardım bekliyorlardı. Malezya ve Endonezya'ya şimdiye dek yaklaşık 3000 göçmen gitti Ancak Endonezya, Malezya ve Tayland kıyılarına yaklaşan teknelerin yanaşmasına izin vermiyordu. Kıyıya, ya batan teknelerden kurtarılanlar ya da yüzerek gelenler çıkabilmişti. http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2015/05/150520_arakanlilar_malezya
  8. Size "kocamla evlenir misin?" diye teklif sunulsa ne cevap verirdiniz? Hani marjinal bizdik, bu ne hal? Bütün mahalle tren yapıyor! Lol !!!
  9. Kürt göçmenler Alman yurdunda caka satıyor, kabadayılık yapıyor! Sonra Neo Naziler bunlara saldırınca zırlıyorlar. İt sürüsü gibi toplanıp gözlerine kestirdikleri Cermen kızı keyifle pataklıyorlar. Bu kaba insanlar bizim ülkemizde de farklı değiller. Aslında ne kadar müslüman göçmen varsa hepsini Avrupa'dan kovacaksın. O zaman Avrupa toplumsal açıdan daha zinde ve temiz hale gelecektir. İlgili video: https://www.facebook...239403962893297
  10. Bu da bir başka imam skandalı. O imama inşa ettirdiği caminin minaresini münasip bir yerine sokacaksın. "Allahsızlık ahlaksızlıktır, ateistler ahlakı temellendiremezler, ateistler potansiyel kriminaldir, mahkemede şahitlikleri kabul edilmemeli" şeklinde dinci homurtuları hepimiz duymuşuzdur. Zavallılar bilmez ki insan dinden kurtulunca extra kötülük yapmayacağı gibi extra yardımseverlik aktivitelerine de girişmez. Huri rüşveti ya da göt korkusu için iyilik yapmak / kötülükten kaçınmak gerçek bir erdem değildir. Küçük kızı bütün köy taciz etti !!! Elazığ, Karakoçan Bulgurcuk köyünde yaşayan S.A. (15), yedi yıl önce, 8 yaşında ve ilkokul ikinci sınıftayken, G.E.’nin (68) cinsel istismarına uğradı. G.E.’den şüphelenen öğretmenler, önce S.A. ile konuştu. CAMİ YAPTIRDI, KÖTÜLÜK YAPMAZ Öğretmenlerin konuştuğu S.A.’nın annesi, G.E.’nin köye cami yaptırdığını ve kızını sevdiği için çikolata verdiğini belirtip, “Bize de yardım ediyor. Kızım yalan söylüyor” diyerek öğretmenlere tepki gösterdi. Bunun üzerine öğretmenler, G.E.’ye kızdan uzak durmaması halinde şikayette bulunacaklarını söylediler. İddiaya göre, G.E., yıllarca S.A.’dan uzak durdu. ÖZ ABİSİ BİLE TACİZDE BULUNMUŞ Öğretmenler tayinle köyden ayrılınca, G.E., yine S.A.’yı sık sık evine götürmeye başladı. S.A., hediyeleri görünce yaşadıklarını anlattığı 16 yaşındaki öz abisinin de tacizine uğradı. Tüm yaşananlar, iki aile arasında kavga çıkınca anlaşıldı. Köye gelen jandarma, S.A.’nın yıllarca köydeki bazı kişilerin cinsel istismarına uğradığını belirleyerek soruşturma başlattı. Psikologlar eşliğinde ifade veren S.A., cinsel istismarda bulunanları tek tek sayarak, “Köyde bana kimse yardım etmedi. Bu olayı duyanlar benden faydalandı” dedi. Geçen yıl ortaokulu bitirdikten sonra eğitime devam etmeyen S.A., savcılık kararıyla devlet korumasına teslim dildi, Jandarma G.E. ile yaşları 16-20 arasında değişen altı kişiyi gözaltına aldı. Karakoçan adliyesine çıkan yedi kişi, tutuklandı. Mahkeme ayrıca S.A.’nın abisi M.A.’nın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli hakkında tutuklanma kararı çıkardı. Tacizci öz abi M.A. da, çalışmak üzere gittiği Antalya’da yakalandı.
  11. BİM'de bu haftasonu vitrin ürünleri! Dikkat ediyorum da hep tüysüz oğlanları kafalıyor bu şakirtler. Çocuk liseli ergen, ne zamandan beri ateistmiş ki? Nur yüzlü şakirtin ateist genci müslüman yapması hikâyesi, pilot kalem ile ateizmi çökerten şakirt'in farklı bir lacivertidir bana kalırsa. Hoşça vakit geçirelim biraz. ''Bizler de hayatı baştan aşağı değişen ve eski bir Ateist olan Fatih’i bulup onunla bir sohbet gerçekleştirdik. Bırakalım gerisini Fatih anlatsın: “Önceleri cumadan cumaya namaz kılan ara sıra oruç tutan standart bir Müslümandım. Bunları yaparken gayet isteksizdim. Birgün karşıma Facebook’ta bir Ateist sayfa çıktı ve hiç düşünmediğim şeyler bir anda içimi şüpheyle doldurdu. Acaba olmayabilir mi? Dedim. Bu yaşıma kadar bana Kuran veya imanla ilgili hiçbirşey anlatılmadığı için zayıf olan temelimle okuduğum yalan bilgilere kapılmaya başladım. Araştırdıkça inanmamaya başladım. Günlerim, aylarım bu şekilde Ateist sayfalarındaki Kuran ve Yaratıcı aleyhindeki paylaşımlara kapılıp inkar ederek geçti. Çevremde inkar ettiğimi duyan arkadaşlarım büyüklerim pekçok kişi bana ısrarla anlatmaya çalışıyorlardı fakat hiçbirinden sorularıma tatmin edici en ufak bir cevap alamadım; bilmiyorum belki de inat ediyordum. Bir süre sonra kendi alemimde bir karanlık ve anlamsızlık hissetmeye başladım. Hayat amaçsız ve anlamsız geliyordu. ... http://www.risaleaja...-musluman-olusu
  12. Hasta piçler! Afrika berbat bir kıta. Eğitim eksikliği, faşizm, rasizm ve dini aşırılık çok sayıda vahşetin sahnelenmesine neden oluyor. Şeriat empozisyonuna hevesli Nijeryan militan İslamist grup "Batı eğitimi günahtır" sloganıyla yola çıkıyor, kiliseleri, okulları ve polis merkezlerini bombalıyor, batılı turistleri kaçırıyor. Nijerya’da okul baskını çok sayıda ölü var! Nijerya’da bir okula gece öğrenciler uyurken gerçekleştirilen saldırıda en az 50 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Saldırıyı Nijerya’da İslam devleti kurma amaçlı terörist grup Boko Haram’ın gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Haber ve ilgili video: http://www.bbc.co.uk...africa-23209181 Türkçe: http://sozcu.com.tr/...-26-olu-380371/
  13. Bırakın kuku bekçiliğini, bu skandalların kökünü kurutun! Yetişkin ve sorumluluk sahibi zeki gençleri rahat bırakın. Resmi raporlara göre Türkiyede her üç evlilikten biri, çocuk gelin. Yılmaz Özdil'in kaleminden hükümete seslenen anlamlı bir yazı. http://www.hurriyet....ar/25069507.asp İslam denen sosyal kanser bu tür sapkın uygulamaları legalize ettiği için her yıl binlerce çocuğun hayatı kararıyor ne yazık ki. Dini kurumlar Ortaçağ ahlakını modern zamanlara kadar taşır ve insanların hayat kalitesini sıçıp batırır.
×
×
  • Yeni Oluştur...