Jump to content

Genel Araştırma

'pkk' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 6 sonuç bulundu

  1. https://eksisozluk.com/turk-askerinin-terorist-ucurma-gosterisi--5422588?p=1 Bir ülkenin, bize layık gördüğü davranış.
  2. Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın, Suriye'de IŞİD'e karşı savaşan ve Rojava olarak da bilinen Kuzey Suriye'de özerklik ilan eden, PYD'ye bağlı Halk Savunma Birlikleri (YPG) ve Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) hakkında bir proje yapacağını duyurdu. Daha önce de 'Kesik/The Cut' filmiyle Ermeni Soykırımı'na odaklandığı filmiyle izleyici karşısına çıkan ve tartışmalı konulara değinmekten çekinmeyen Akın, Instagram hesabından kadın bir savaşçının resminin olduğu posteri 'yeni proje' ve 'direniş' etiketleri ile paylaştı. Posterde, "IŞİD'i ez. YPG ve YPJ'li özgürlük savaşçılarını destekle. Rojava'daki demokratik devrimi savun" yazıyor.
  3. Devlet Bahçeli (MHP) gizli PKK üyesi mi? Abdullah Öcalan dostu mu? Youtube'a tıklayın, görün: Adam diyor ki; PKK'lı kardeşlerimiz var. Allah, çakma milliyetçilerin belasını hem bu dünyada hem de ahirette versin !
  4. Bu yazı halen araştırma aşamasında olup incelemeler sürmektedir. Pakraduniler ; Ermenileşmiş Yahudiler anlamına gelir. Sabetaycılar Türkleşmiş Yahudiler anlamına gelir. Kürtleşen Yahudiler ile bu güçlerin kesişim noktası olan Anadolu’muzda nasıl bir buhranın yüzyıllar öncesinden planlandığına bu yazıda şahit olacaksınız. Bu incelemenin yazarı Hanifi_Bahadir ; Türk'tür. Yazılanlar da Türk'ün gözüyle değerlendirilmiş notlardır. Ermenileri ‘Millet-i Sadıka’ olarak bildik. Ancak içlerinden bir grup II.Abdulhamid Han’a suikaste varıncaya kadar isyanda ısrar ettiler. Doğuda Ermenilerden bu grubun her isyanında İstanbul’daki Ermeni Patrikliği ‘Bizi zor duruma sokuyorsunuz’ diyerek isyan tekliflerini reddetti. Ama ne zamanki bu grup yani PAKRADUNİLER, Ermeni Milli İradesini tekellerine almaya başlayınca ,artık Ermeni Kitleleri arkalarından yürüttüler. İlk Türk Mason Üstad-ı Azamı olan Talat Paşa Tehciri kararlaştırdıktan sonra ise, artık bilinen Ermenilerden başka bir Ermeni profili ile karşılaşıldı. Plan tıkır tıkır işliyordu. Bu Ermeniler Tevrat'ta tarif edilen cinayet ayetlerini titizlikle icra ediyor , camilere topladıkları Müslümanları yakıyor, bebekleri rahimlerden çıkarıyor ve kalplerini söküyor vs. Bu Millet-i Sadıka’nın bu duruma nasıl ulaştığı yıllar sonra PAKRADUNİLER gerçeği ile deşifre oldu. Bunlar Ermeni kılığına girmiş Yahudilerdi….. Ve sonuçta Ermeniler ile Kürt ve Türk milleti birbirine düşman yapıldı. Bunda Kürtlerden oluşan ; Hamidiye Aşır Alaylarının, Ermenilere yaptığı zulümlerin payı da vardır. Kürtlere gelince, tarih boyunca hiçbir millet Kürtler kadar yanlış anlaşılmamış ve Kürtler kadar da sömürülmemiştir. Yahudilerin , meşhur Babil sürgününde yerleştikleri Kürt coğrafyasında, yankıları günümüzde vücut bulan Kürtleşme eylemi gerçekleşti. 80lerde ve 90larda , PKK isimli savaş örgütünün sivil katliam yaptığı yolunda yer alan Genelkurmay Özel Harp Dairesi merkezli medya tarafından, halk tabanında ; Türk-Kürt savaşı çıkarılmak istenildi. Ancak PKK lideri Abdullah ÖCALAN ,onlarca kez halktan özür dilemesine rağmen bu özürler basına yansımadı. Yapılan katliamlar gerçekten Pakradunilerin yöntemiydi, kadın çocuk demeden katlediliyor , üstelik bu katleden PKK içindeki çete, Kürt Milli İradesini tekeline alıyor, Kürt Kitleleri arkasından yürütmeye zorluyordu. Abdullah Öcalan , PKK adına yapılan her sivil katliamı üstlenmek durumunda kaldı, “Örgütüne yenilmiş tek lider benim” itirafı Öcalan’a aittir. Eğer Öcalan kendisinden bağımsız olarak yapılan sivil katliamları üstlenmeseydi, koltuğunda gözü olan onlarca Kürt lider adayı tarafından cehaletle ve beceriksizlikle suçlanıp otoritesi ele geçirilecek ve Kürt hareketi, bilinmeyen bir noktaya götürülecekti. Bu tehlikeden dolayı Öcalan, PKK içindeki bu çetenin sivil katliamlarını üstlenmek zorunda kaldı. Çetenin zihniyeti ile Özel Harp Dairesi aynı havuzda birleşiyordu. Sadece bir soru sordu Öcalan: “33 erin öldürülmesi gecesinde o PKK birlikleri, askeri konvoyun oradan ve silahsız geçeceğini nereden haber almışlardı?” Yanlış anlaşılmasın, şahsen ben, APO adındaki namussuzu zerre kadar sevmem. Ancak herşey net ve berrak ortaya serilmedikçe birilerinin kurbanı oluyoruz. Anadolu halkları neticede Türk-Kürt-Ermeni olarak kesinlikle bölündü ve her millet diğerini eşkıya,zalim tanıdı. Oysaki biraz araştırılsa ve duruma Kuran-ı Kerim gözüyle bakılsa, tarihin derinliklerinden gelen bir dinamik beliriyordu: YAHUDİLER…..
  5. Başlık konusundaki tahminimin çok net olması nedeniyle detaya girmeyeceğim burada yalnızca süre tahmini yapacağım. Liberallerin "yandım anam" diyerek kalktığı kucağa oturan ve faşizmin bir ölçüde destekçisi olan BDP'liler acı gerçekle en fazla 1.5 yıl içinde karşılaşacaktır. Bugün işlenen suçlara ortaktırlar.
  6. “AKP – PKK MUTABAKAT METNİ” Üç paragraflık giriş ve 9 maddeden oluşan iş bu mutabakat metni, taraflar arasında arabuluculuk yapan HD ( Hakem Devlet) temsilcileri tarafından, taraflar adına imza altına alınmış ve aslı HD merkezinde arşive alınmıştır. Türkiye ve PKK temsilcileri arasında yapılan görüşmelerde mutabakata varılan hususlar: Yaşanan çatışmalı sürecin Türkiye'de şiddet, can ve mal kaybına neden olduğu gerçeğinden ve kalıcı barış, güvenlik, uzlaşı ihtiyacından hareketle; taraflar Oslo toplantıları sürecinin devamı konusunda hem fikirdirler. Taraflar, demokrasi, insan hakları ve evrensel hukuk ilkeleri temelinde Kürt sorununun çözümünde diyalog ve müzakere yolunun esas alınması konusunda görüş birliğine ulaşmış ve bir an evvel müzakerelere başlamanın gerekliliğine inanmaktadırlar. Oslo sürecinin başlangıcından bugüne dek yürütülen çalışmalar ve atılan olumlu adımlar, Kürt sorununun siyaset zemininde ve kamuoyu nezdinde tartışılabilir hale gelmesine ciddi katkı sağlamıştır. Üzerinde mutabakata varılan hususlar: 1-) Taraflar, süregelen Oslo ve İmralı süreci bağlamında Kürt sorununun çözümü konusundaki kararlılıklarını koruduklarını bir kez daha belirtmişlerdir. 2-) Taraflar, bu güne kadar Oslo ve İmralı süreçlerinde vurgulanan Kürt sorununun kalıcı çözümüne yönelik temasların sürdürülmesi ve yürütülecek çalışmaların Anayasal ve yasal çerçevede sonuçlandırılmasının esas alınmasının gerekliliği konusunda varılan mutabakatları teyit ederler. 3- ) Taraflar, 10 Mayıs 2011 de İmralı'da yapılan görüşmede Sayın Öcalan tarafından sunulan, "Türkiye'de Temel Toplumsal Sorunların Demokratik Çözüm İlkeleri Taslağı", "Türkiye'de Devlet ve Toplum İlişkilerinde Adil Barış İlkeleri Taslağı" ve "Kürt Sorununun Demokratik Çözüm ve Adil Barışı İçin Eylem Planı Öneri Taslağı" adı altındaki taslaklar konusunda, en geç Haziranın ilk haftasına kadar görüş ve önerilerini sunarlar. Kürt tarafı, sözü edilen taslakları memnuniyetle karşılar, prensip ve ilkesel olarak kabul eder. 4- ) Taraflar, ayni süre içinde yukarıda adı geçen taslaklarda zikredilen Anayasa Konseyi, Barış Konseyi, Hakikat ve Adalet Komisyonu için isim düzeyinde çalışma yaparlar ve netleştirdikleri isim önerilerini sunarlar. 5-) Türk tarafı, seçimlerden sonra en kısa zamanda Örgütü temsilen iki kişinin Sayın Öcalan'ı ziyaret etmesi, yukarıda adı geçen konsey ve komisyonlar kurulduktan sonra, birer alt komisyonlarının da Sayın Öcalan'la ilişkilendirilmesini taahhüt eder. 6-) Kürt halkının siyasi ve legal temsilcileri, basın yayın organları ve çalışanlarına yönelik uygulanan baskı, tutuklama ve çalışmalarını engelleme vb. yönelimlere son verilmesi ve KCK adı altında gerçekleşen siyasi operasyonlarda tutuklananların serbest bırakılması sürecin yumuşatılması ve çözüm yönünde ilerlemesi için önemli bir adım olacaktır. Bu çerçevede Türk tarafı ilk adım olarak Newroz ve sonrasında tutuklanan Kürt siyasetçileri bırakmayı taahhüt eder. 7- ) Taraflar, seçimlerin güvenli bir ortamda geçmesi ve ortamın normalleşmesi için, en üst düzeyde kamuoyuna açık çağrı yapacaklardır. 8- ) Kürt sorununun nihai çözümünün, ancak çatışmasızlık zemininde gerçekleşebileceğinden hareketle tüm askeri, siyasi ve diplomatik operasyonların ve eylemlerin durdurulması ve uygun tedbirlerin karşılıklı geliştirilmesi esastır. Bu çerçevede taraflar, 15 Hazirana 2011'e kadar her türlü operasyon ve askeri eylemlerini durdururlar. 9-) Taraflar, müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak 2011-Haziran ayının ikinci yarısında bir araya gelmeyi kararlaştırmışlardır.
×
×
  • Yeni Oluştur...