Jump to content

Genel Araştırma

'zorunluluk ve nesnellik' etiketi için arama sonuçları.

  • Etiketlere Göre Ara

    Aralarına virgül koyarak ekleyin
  • Yazara Göre Ara

İçerik Türü


Forumlar

  • FORUM YÖNETİMİ
  • FORUMLAR
    • ATEİSTFORUM
    • ATEİSTCAFE
    • BİLİM FORUMU
    • HODRİ MEYDAN FORUMU
    • KURALLAR ve DUYURULAR
    • TAVANARASI
  • ATEİSTFORUM ARŞİVLERİ
    • FORUM ARŞİVLERİ

Find results in...

Find results that contain...


Oluşturma Tarihi

  • Start

    End


Son Güncelleme

  • Start

    End


Filter by number of...

Katılım

  • Start

    End


Üye Grubu


AIM


MSN


Website URL


ICQ


Yahoo


Jabber


Skype


Location


Interests

Araştırmada 1 sonuç bulundu

  1. Arkadaşlar, öncelikle bu yazıdaki amacım, teizmi olabildiğine sade, bilimsel ya da felsefî kompleksliğinden ayrı olarak, netleştirerek açıklamak ve bu son haline eleştiri getirmek. Zira akıl ve mantığın karşısında, yetersiz seçilimlere zorlayan teizmin, yıllarca güç kazanması hep bulanıklıklardan ötürü oldu. Benim için ise bilgiye yönelik en önemli şeylerden biri de anlamaktır. Başlayalım. Başlangıçta Tanrı ya da tanrılar evreni yaratıyor. Yani aslında pek çok kaynakta yer ve gökler gibi geçiyor hatta katmanlarda vs. bilimsel bariz hatalar olduğunu biliyoruz bu ifadelerde. Neyse. Sonrasında ikinci hamle, doğanın (doğal unsurların ya da faktörlerin) yaratılışı & tanzimi oluyor. Bazen evrenle bir, ilk hamlede sayılabilir. Üçüncü hamlede ise insan yaratılıyor bildiğiniz gibi. Çoğu hikayede, ataerkinin etkisiyle, ilk olarak erkek (adam) yaratılır. Ki bu ahlâkî ve bilimsel açıdan oldukça yanlış ve mantıksızdır. Dördüncü olarak da, ekseriyetle bildiğimiz gibi, kadın. Ve kadınlar genellikle (özellikle semavi dinlerde) itaatkâr olan ve olması gereken kişiler olarak tasvir ediliyorlar. Genellikle erkeğin tamamlayıcısı ya da doğurgan olmaları ön planda olmuş hep teolojilerde. Ya da en fazla tanrıça olarak pantheonda boşluk dolduruyorlar. Yani, kısacası erkeğe daha fazla önem verilmiş çoğu eski inançta. Bu utanç kaynağını benimseyen rezil toplumlar da ahlakî gelişimden hayli yoksun kalmışlar. Bir diğer önemli nokta olan kollektivizm/içtimai görüşe de ilerde değineceğim. Evet, bu noktadan sonra hikayelerde çoğunlukla değişiklik olsa da gelişimler aşağı yukarı aynı. İnsanlar yeryüzünde çoğalıyor ve medeniyetler kuruyorlar. İçlerinden tanrıya ya da tanrılara bağlı olduğunu iddia eden kişiler, dim adamı oluyorlar ve tanrı/ tanrıların elçileri oluyorlar. Bu kişilere ilham ya da vahiy geliyor, ya da tefekkür ederek aydınlanıyorlar vs. Sonrasında kendilerine özgü yasalar koymaya ve resmî dinlerini belirlemeye başlıyorlar. Sonrasında ise din kurumsallaşıyor vs. Arada belki tanrının/tanrıların gazabı olabiliyor ve bunlar ibret verici kıssalar olarak anlatılıyor filan. Hepsi aynı bu noktaların. Yani toplamda en az üç kere müdahale edilmiş oluyor. İnsan da çoğunlukla yaratıldığı için itaat etmesi gereken bir varlık olarak görülüyor. Kul tabiri de buradan geliyor işte. İbadetler/ritüeller falan da öyle. Yani bunları farklı anlamlara çeksek bile insanın temelde yaşama amacı ve nedeni; görev yapmak oluyor. Görev de ya tanrının/tanrıların emirlerine göre yaşamak ve onu hoşnut etmek ya da kendini tanrının öngördüğü şekilde günahtan kurtarmak. Bu "ver ki vereyim" mantığına dayanıyor. Belki okumuşsunuzdur, başka bir dildeydi terimin orijinal ifadesi gerçi ama neyse. Nihai olarak, "tüccar mantığı" dediğimiz şey de buradan ileri geliyor. Teistler tanrılarıyla ticaret yapabileceklerini düşünüyorlar. Bu elbette yanlış bir inanç. Politeizmi sembolik olarak görsem de monoteizmi bu konuda ciddi bir şekilde eleştiriyorum. Tanrıyla ticaret yapamazsınız; cennet ya da herhangi bir talebiniz için. Velhasıl, konumuza dönecek olursak, teizm budur. Teizmin vizyonu bundan ibarettir ve bununla biçimlenir. Çoğu inançta şeytana rastlanır ve şeytanın yegane amaçlarından biri, insanı kandırmak ve düşürmektir. Komik bir rekabet bu elbette. Sonuçta, teizm bugün kültürel olarak deistik bir atmosfer içerisinde bekasını sürdürüyor. Birçok sebebi olabilir tabii ama moderniteden yararlanıp paradigmasını güncelleyerek yorumladığı kesin.
×
×
  • Yeni Oluştur...