Jump to content
BRUTAL

CANLILIĞIN CANSIZ MADDELERDEN KENDİLİĞİNDEN OLUŞABİLMESİ İHTİMALİ

Recommended Posts

Tyler, sanırım amino asitlerin ortaya çıkışı üzerine konuyu açarken yazdığın bilgiler ve olasılık hesapları günümüz atmosfer koşulları için geçerli. Fakat dünyada amino asitlerin ilk ortaya çıktığı dönemdeki atmosfer koşulları ile günümüz atmosfer koşulları aynı değildir. Sen sanırım ikisini de benzer kabul edip bu konuyu yazmışsın.

3 milyar yıl önce dünyanın atmosferi, Jüpiter ve Satürn'ün atmosferine benziyordu. S.S.C.B.'li Oparin ve İngiliz Haldane adlı iki bilim insanı, günümüz dünya atmosferinin okside edici özellikleri sebebiyle biyolojik olmayan moleküllerden organik bileşimler üretemeyeceğini, ama çok uzun zaman önceki ilkel dünya atmosferinin bunu yapmak için elverişli olabileceğini iddia ettiler. Bu teoriye göre, büyük elektrik boşalmaları ve morötesi ışınlar atmosfer gazlarını oluşturan elementleri ayrıştırarak tekrar birleştirdi ve böylece ilk amino asitler ortaya çıktı. Yani günümüz dünyası koşullarına göre olasılık hesabı yapmak yanıltıcıdır; çok eski zamanlardaki dünya koşulları farklı olabilir. O zaman hesaplar da değişir. Bunu göz ardı etmemek gerekir.

Daha sonra, laboratuar deneyleriyle benzer atmosfer koşulları ve elektrik boşalmaları altında amino asitlerin ortaya çıktığı kanıtlandı zaten.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
"Yok" demek tepkisel bir karşılıktır ve bir iddia değil, bir iddiaya itirazdır. Asıl iddia "var demektir". Tutulması gereken yol negatif ateizmdir, agnostizm değil.

ama bu karşılığı bir şeye dayandırmak zorundasınız. laf olsun diye edilen itirazlar kimseyit atmin etmez sizin gibilerden başka

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bütün biyokimyasal maddeler birleşse dahi benim aklıma ermeyen bir şey var. Bunca şey toplanıp organizma oluşuyor da, neden kendi başına geziyor. Canlı ve cansız dediğimiz tüm varlıklar atomlardan oluşmaktadır. Benim laptopum kalkıp hareket etmiyor da, bir hücre nasıl ediyor. Bunu sağlayan sadece belli maddelerin belli oranlarda belli şekillerde birleşmesimi? Yoksa canlıyı canlı yapan bir doğaüstü enerji, gücün olmasımı ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
ama bu karşılığı bir şeye dayandırmak zorundasınız. laf olsun diye edilen itirazlar kimseyit atmin etmez sizin gibilerden başka

Ne sayıklıyorsun sen ya.Zeusun neden var olmadığını bir şeye dayandır öyleyse biz de örnek alalım seni.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bütün biyokimyasal maddeler birleşse dahi benim aklıma ermeyen bir şey var. Bunca şey toplanıp organizma oluşuyor da, neden kendi başına geziyor. Canlı ve cansız dediğimiz tüm varlıklar atomlardan oluşmaktadır. Benim laptopum kalkıp hareket etmiyor da, bir hücre nasıl ediyor. Bunu sağlayan sadece belli maddelerin belli oranlarda belli şekillerde birleşmesimi? Yoksa canlıyı canlı yapan bir doğaüstü enerji, gücün olmasımı ?

Onu görmek için organizmaya gerek yok.Elektronlar neden atom çekirdeğinin etrafında dönüyor?Dünya neden yuvarlak?Dünya neden dönüyor?Yağmur neden yağıyor?Denizlerde neden fırtınalar kopuyor?

Bunları da doğaüstü güçlere bağlayabilirsin,ki mitolojilerde her doğa olayı tanrılara bağlanmıştır.Biz bunların nedenlerini öğrendikçe,doğaüstü değil tamamen doğal sebeplerle bunların meydana geldiğini görüyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu konu Bilim Dünyasında çok tartışılmıştır, ve hala tartışılagelen bir özellik taşımaktadır. Miller-Urey deneyi vs. gibi araştırmalar dahi yapılmıştır. Bu araştırmalarda izlenen yöntemlerin ne kadar sağlıklı olduğu ya da sağlıklı olup olmadığı şüphelidir, ancak atlanmaması gereken bir nokta var ki, tüm Protein, Amioasit ve türevi hücresel etmenlerin herşey gibi atom temelli olduğudur. Kökeninde Kimyasal bileşim ve Quantum Fiziği (Atom Altı) yatan bir konudan bahsedilmektedir.

Şunu belirtmekte fayda var; allahçıların iddia ettikleri gibi ortada 'mucize' denen bir durum yoktur. ATGC olarak nitelendirilen dna nükleotid diziliminden A yani Adenin pürin bazını örnek olarak ele alalım.

Adenin'in yapısına bakalım; C5,H5,N5 gibi bir moleküler bileşimden oluşur, yani salt bir elementer atom bileşiminden değil, farklı atomların oluşturduğu bir moleküler bileşime sahiptir.

Peki bu bilinçli bir yapı mıdır ? Doğa üstü bir 'el(!)' mi bu atomları moleküler process'e sokmuştur da Adenin oluşmuştur ? elbetteki hayır. Eğer Adenin'in kimyasal formülü olan 'C5,H5,N5' molekülünde farklı bir kovalent bağ oluşur ya da NH2 bileşiğine fazladan bir H izotopu eşlik ederse ortaya 'Amonyak' çıkar ve Adenin oluşamaz.

Dolayısıyla doğada bu tür senkronizasyonlar fazlasıyla mevcuttur ve atomların oluşturduğu bileşikler herzaman canlılığın temel taşlarını meydana getirmez. Bununla beraber 1.örnekte ki durum meydana gelirse Adenin oluşur ve bu pürin bazı Timin ile nükleotid zinciri kurar.

Hülasa; ortaya çıkan durum şunu göstermektedir ki canlılık cansız maddelerden türüyor. Bunu inkar etmek pozitif bilime, gerçeklere ters düşmektedir. Allahçılar bunları inkar ede dursun, bilim tersiyle iştigal birçok yeni done'yi İnsanoğlu'nun önüne sunmaktadır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tyler!ın yaptığı olasılık hesabındaki yanlışlara hiç kimse değinmemiş. Oysa, yaptığı yanlışlar gerçekten de çok vahim.

Tyler, ne idüğü belirsiz kimi kaynaklardan edindiği yalan yanlş bilgilerle şöyle bir sonuca varmış:

"- İki amino asitin aralarında "peptid bağı" kurmaları ihtimali = 1/2

- 500 amino asitin hepsinin birden aralarında peptid bağı = 1/2 üzeri 500 = 1/10 üzeri 150

yapmaları ihtimali

= 10 üzeri 150 de 1 ihtimal

TOPLAM İHTİMAL = 1. X 2. X 3.

= 1/10 üzeri 650 X 1/10 üzeri 150 X 1/10 üzeri 150

= 1/10950

10 üzeri 950 de 1 ihtimal"

Hesap baştan yanlış. Biz de baştan gidelim:

"İki amino asitin aralarında "peptid bağı" kurmaları ihtimali = 1/2"

Kimya bilen herkes moleküllerin her zaman rasgele diziler oluşturacak biçimde tepkime vermediklerini de bilir! Çünkü: bir tepkimenin gerçekleşebilmesi, ortamda birden çok koşulun aynı anda var olmasına bağlıdır. Nedir bunlar:

1- Ortam sıcaklığı: sıcaklık atomların hareketini belirler ve onlara yeni bir bileşik oluşturmaları için gerekli aktivasyon enerjisini sağlar. Buna kimyada "eşik" enerjisi de denir. Ortam sıcaklığı uygun olmadığında atom ya da moleküller eşiği geçemezler ve tepkime de gerçekleşemez.

2- Tepkimeye giren maddelerin elektron alma ve verme eğilimleri. Bu maddenin elektrostatik yükü ile ilgilidir. Bazı maddelerin tepkime verme eğilimi 0'dır. Bunlar soygazlar olarak bilinirler ve kolay kolay başka hiçbir madde ile etkinmezler!

Tepkimeye ilişkin ikincil faktörleri atlıyorum: zira konumuzla pek ilgili değiller.

Buna göre: iki amino asitin birleşmesi olasılığı, 1/2'den daha yüksektir! Çünkü aminoasitler birbiriyle birleşip peptit bağları oluşturma eğilimdedirler!

Diğerine geçelim. İkinci yanlış:

"500 amino asitin hepsinin birden aralarında peptid bağı = 1/2 üzeri 500 = 1/10 üzeri 150"

Bir proteinin oluşması için 500 aminoasitin tepkimeye girmesi şart mıdır? :) Bakkal hesabı yapar gibi olasılık hesabı yapmaya kalkarsanız böyle saçmalarsınız işte. Ansiklopedik bilgi eksikliği ve kurgunun tamamındaki genel bozukluk. Nasıl mı? Proteinlerin etkinme eğilimlerinin son derece yüksek olduğu ve bu protein molekülleri üzerinde çok sayıda "binding site" (bağlanma yeri: yani yeni bağlar üretme eğilimi yüksek bölgeler) olduğu gerçeği bu hesaba dahil edilmemiş. Eğer küçük proteinlerin birleşerek daha büyük proteinler oluşturma eğiliminde oldukları gerçeği göz önünde bulundurulacak olsaydı bu verilen olasılığın gerçekte çok daha büyük olduğu da gün yüzüne çıkardı. Çünkü:

"Proteinler küçük moleküllere bağlanmanın yanı sıra başka proteinlere de bağlanabilirler. Proteinler kendilerinin diğer kopyalarına bağlandıkları zaman oligomerleşip ipliksi yapılar oluştururlar; bu süreç globüler monomerlerden oluşan, kendi kendisiyle birleşip bükülmez lifler meydana getiren yapısal proteinlerde sıkça görülür. Protein-protein etkileşimleri enzim etkinliğine de düzenler, hücre döngüsünde ilerlemeyi kontrol eder ve birbiriyle ilişkili pek çok reaksiyonu yürüten büyük protein komplekslerinin birleşmesini sağlar. Proteinler hücre zarına bağlanabilir veya ona entegre olabilir. Bağlanan bir proteinin konformasyon değişikliğine neden olma yeteneği karmaşık sinyalleşme ağlarının inşasına olanak sağlar."

Kısacası, iki aminoasit arasında bir peptit bağı oluşması olasılığı, rasgele iki objenin yan yana gelmesi olasılığı gibi basit bir hesapla bulunumaz. Kimyasal tepkimelerde atomların tepkimeye girme eğilimi söz konusudur! Kimi maddeler o kadar aktiftir ki onların tepkimeye girmesini önlemek için olağanüstü önlemler alıp ortamdan yalıtlamamız gerekir. Aminoasitlerin ve proteinlerin etkinme düzeyleri de benzer biçimde yüksektir. Ve, ilk atmosfer koşullarında, yeryüzüne ulaşabilen süzülmemiş güneş ışınlarının da varlığında, kendisini kopyalayabilecek organik yapıların oluşma olasılığı bu bilgiler ışığında hesaplandığında hiç de yabana atılacak kadar küçük değildir!

tarihinde MrGuitar tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Konu Ateisyforuma taşınmıştır.

Nihayet konuyu aylar sonra tavanarasından kurtardığına göre, ne maksatla açıldığını anlayabildiğini zannediyorum.

Anlayamayan sazanlara tekrar açıklama yapmayı deneyelim bakalım...

Tyler!ın yaptığı olasılık hesabındaki yanlışlara hiç kimse değinmemiş. Oysa, yaptığı yanlışlar gerçekten de çok vahim.

Bu olasılık hesabının bana ait olduğunu yada savunduğumu nerede okudunuz merak ediyorum.

Yoksa hiç başlık yazısını okumadan mı yorum yapıyorsunuz? Ben ne demişim tekrar bakalım;

İnsanların bir tanrıya inanma ihtiyaçlarının günümüzdeki gerekçelerinden en önemlilerinden biri,

canlılığın cansız maddelerden kendiliğinden oluşabilme ihtimalini çok düşük görmeleridir.

Aşağıdaki olasılık hesabı ve verilen örnekler bu açıdan bir çarpıtma mıdır...eksik yada tamamen yanlış mıdır?yoksa gerçek midir?

Bu olasılık hesabının yanlış olduğunu söyleyenlerin yanısıra, hacı gibi -doğruluğunu onaylamakla birlikte- zaten canlılık için işe yarayacak proteinlerin aminoasitlerin rastgele tepkimeleriyle oluşmasının imkansız olduğunu ve daha önce oluşan RNA tarafından sentezlendiğini söyleyenlerde var.

Maksat;

Benim amacım forumdaki müslümanların bu hesaplamayı her defasında kullanmalarından rahatsız olup, yanlışlığının yada saçmalığının ortaya konması...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Benim amacım forumdaki müslümanların bu hesaplamayı her defasında kullanmalarından rahatsız olup, yanlışlığının yada saçmalığının ortaya konması..."

Amacın bu ise gerçekleştirdin onu. Yanlışlığını ve saçmalığını yeterince açık bir biçimde ortaya koydum işte Tyler. Başka sorun var mı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tyler sen de klasik müslüman mantığına başvurmuşsun..

sonuca bakıp başlangıcı açıklamaya çalışıyorsun..

bugün aminoasitlerin oluşma koşulu bu olduğu için bundan başka şekilde olmaz diyorsun..

ilkel formda farklı olsaydı bugün de aminoasitin oluşma koşulları farklı olurdu, veya aminoasit yerine başka bişey olurdu..

yani başlangıçta bu koşullar oluştuğu için bugün aminoasitler var.. bir şekilde oluşmuş.. 10* 950 olsa bile, birkaç milyar yıllık süreçte bunun olması gayet muhtemel birşey.. milyar yıl sürede bu reaksiyonların sonsuz sayıda proteinle sonsuz sayıda gerçekleştiğini düşünürsek, 10*95000 olsa bile bu yine oldukça muhtemeldir.. böyle bir olasılık hep vardır, ve bu olasılık olduğu için aminoasitler oluşmuştur... o yüzden, yaratılışçıların sık sık 10*950den bahsetmesi beni hiç şaşırtmıyor.. ben gayet mümkün buluyorum... tamamen bakış açısına bağlı...

sonsuz sayıda protein birkaç milyar yıl boyunca reaksiyona girsin, herşey mümkün olur.. sen kafanı yorma...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Tyler sen de klasik müslüman mantığına başvurmuşsun..

sonuca bakıp başlangıcı açıklamaya çalışıyorsun..

bugün aminoasitlerin oluşma koşulu bu olduğu için bundan başka şekilde olmaz diyorsun..

ilkel formda farklı olsaydı bugün de aminoasitin oluşma koşulları farklı olurdu, veya aminoasit yerine başka bişey olurdu..

yani başlangıçta bu koşullar oluştuğu için bugün aminoasitler var.. bir şekilde oluşmuş.. 10* 950 olsa bile, birkaç milyar yıllık süreçte bunun olması gayet muhtemel birşey.. milyar yıl sürede bu reaksiyonların sonsuz sayıda proteinle sonsuz sayıda gerçekleştiğini düşünürsek, 10*95000 olsa bile bu yine oldukça muhtemeldir.. böyle bir olasılık hep vardır, ve bu olasılık olduğu için aminoasitler oluşmuştur... o yüzden, yaratılışçıların sık sık 10*950den bahsetmesi beni hiç şaşırtmıyor.. ben gayet mümkün buluyorum... tamamen bakış açısına bağlı...

sonsuz sayıda protein birkaç milyar yıl boyunca reaksiyona girsin, herşey mümkün olur.. sen kafanı yorma...

Bilim insanları laboratuar koşullarında 300'e kadar amino asitten oluşan proteinler elde etmeyi başarmışlardır.

tarihinde MrGuitar tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Tyler sen de klasik müslüman mantığına başvurmuşsun..

sonuca bakıp başlangıcı açıklamaya çalışıyorsun..

ey Boromir'in kardeşi

evrimin bakış açısı budur zaten-----> sonuca bakıp önceyi açıklamaya çalışmak..

ulan forumda elli türlü cahil var

hangi biriyle başa çıkıcaz ki:)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
İnsanların bir tanrıya inanma ihtiyaçlarının günümüzdeki gerekçelerinden en önemlilerinden biri

canlılığın cansız maddelerden kendiliğinden oluşabilme ihtimalini çok düşük görmeleridir.

Aşağıdaki olasılık hesabı ve verilen örnekler bu açıdan bir çarpıtma mıdır...eksik yada tamamen yanlış mıdır?yoksa gerçek midir?

Faydalı bir proteinin meydana gelebilmesi için 3 temel şart vardır:

* Birinci şart: Protein zincirindeki bütün amino asitlerin doğru çeşitte ve dizilimde olmaları...

* İkinci şart: Zincirdeki bütün bu amino asitlerin hepsinin sol-elli olmaları...

* Üçüncü şart: Bu amino asitlerin, birbirleri arasında yalnızca "peptid bağı" denilen özel bir kimyasal bağla bağlanmışolmaları...

Bu nedenle, bir proteinin tesadüfen oluşabilmesi için bu 3 temel şartın hepsinin aynı anda gerçekleşmesi gerekir. Proteinin tesadüfen oluşabilme ihtimali de bu şartların tek tek gerçekleşebilme ihtimallerinin çarpımına eşittir.

Bu durumda, örneğin 500 amino asit içeren ortalama bir protein molekülü için:

1. Amino asitlerin uygun dizilme ihtimali:

Proteinlerin yapısında kullanılan 20 amino asit çeşidi vardır. Buna göre;

- Her amino asitin bu 20 çeşit içinden doğru seçilme ihtimali = 1/20

- 500 amino asitin hepsinin birden doğru seçilme ihtimali = 1/20 üzeri 500= 1/10 üzeri 650

= 10 üzeri 650 de 1 ihtimal

2. Amino asitlerin sol-elli olma ihtimali:

- Tek bir amino asitin sol-elli olma ihtimali = 1/2

- 500 amino asitin hepsinin aynı anda sol-elli olmaları ihtimali = 1/2 üzeri 500 = 1/10 üzeri 150

= 10 üzeri 150 de 1 ihtimal

3. Amino asitlerin aralarında "peptid bağı" ile bağlanmaları ihtimali:

Amino asitler aralarında farklı kimyasal bağlarla bağlanabilirler. Faydalı bir protein oluşabilmesi için zincirdeki bütün amino asitlerin aralarında yalnızca "peptid bağı" adı verilen özel bir kimyasal bağla bağlanmışolmaları gereklidir. Amino asitlerin aralarında, başka bir kimyasal bağla değil de peptid bağıyla bağlanmaları ihtimalinin % 50 olduğu hesaplanmıştır. Buna göre;

- İki amino asitin aralarında "peptid bağı" kurmaları ihtimali = 1/2

- 500 amino asitin hepsinin birden aralarında peptid bağı = 1/2 üzeri 500 = 1/10 üzeri 150

yapmaları ihtimali

= 10 üzeri 150 de 1 ihtimal

TOPLAM İHTİMAL = 1. X 2. X 3.

= 1/10 üzeri 650 X 1/10 üzeri 150 X 1/10 üzeri 150

= 1/10950

10 üzeri 950 de 1 ihtimal

10 üzeri 950 =

100.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.

000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000000.

500 amino asitli ortalama bir protein molekülünün uygun çeşit ve sıralamada dizilmeleri ihtimalinin yanısıra, içerdiği amino asitlerin hepsinin yalnızca sol-elli olması ve bu amino asitlerin her birinin de yalnızca peptid bağı kurması ihtimali 10 üzeri 950'de "1" ihtimaldir. 1'in yanına 950 sıfırın gelmesiyle oluşan bu sayıyı yukarıdaki gibi de yazabiliriz.

Harbiden trilyonlardan sonra ben sayamadım bu sayı kaç oluyor şimdi? :lol::lol::lol:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bide tyler hacı'ya elli kere açıklamış..

şu anda canlılar varsa o olasılık hesaplarının anlamı yok diye..

ulan zaten tyler canlıların cansızdan oluşmadığını iddia etmiyor ki

elli kerem demiş

nasıl oluştu diyor..

ve evrimsel açıklamaları aşan bir olasılık prosesi olduğunu söylüyor..

haklı da

olasılık hesapları çarpıtılır genelde

Anibal Kauffman'dan bahsetmiş

adam kendisi bile anibal kadar fanatik değil

uluorta çıkıp açıklama buldum diyemiyor..

bliyoz Kauffman'ı, hayatın esrarı devam ediyor ona göre:)

Dawkins'in zorunluluk diye açıkladığı şey de palavra

uyanık değil bu ateistler

Dawkins kandırıyor onları...

onun zorunluluk dediği şey zaten tasarımın kendisi..

doğal seçilime bilinç atfediyor çaktırmadan

üş kağatçı dımıs, herkeşi ama herkeşi kandırıyor

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Dawkins'in zorunluluk diye açıkladığı şey de palavra

uyanık değil bu ateistler

Dawkins kandırıyor onları...

onun zorunluluk dediği şey zaten tasarımın kendisi..

doğal seçilime bilinç atfediyor çaktırmadan

üş kağatçı dımıs, herkeşi ama herkeşi kandırıyor

Seni kandıramamış valla helal olsun canavar gibisin :crazy:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
........

Dawkins'in zorunluluk diye açıkladığı şey de palavra

uyanık değil bu ateistler

Dawkins kandırıyor onları...

onun zorunluluk dediği şey zaten tasarımın kendisi..

doğal seçilime bilinç atfediyor çaktırmadan

üş kağatçı dımıs, herkeşi ama herkeşi kandırıyor

hadi ordan.

dawkins in seçilime bilinç atfeden tek bir cümlesini getir.

ayrıca dawkins açısından hayatın günümüzdeki karmaşık formuna ulaşmak için zorunlu olan şey, sadece ve sadece kendini kopyalayabilen bir moleküldür. bunun olası yolları konusunda da birsürü teori mecvut.

canlılığın işlevselliğini açıklamak için gerekli moleküler olasılık hesaplarına şaşırmak, hala tek basamaklı seçilim-birikimli seçilim arasındaki farkı kavrayamamış cühela için söz konusudur. BU OLASILIK HESAPLARI EVRİMSEL AÇIKLAMALARI AŞMAZ.

yaratılışçıların doğru dürüst teorilerle gelmesi gerek.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Harbiden trilyonlardan sonra ben sayamadım bu sayı kaç oluyor şimdi? :lol::lol::lol:

evrende kaç tane atom vardır acaba?).. bu atomlardan bir yada birkaç tanesinin dünyaya düşme olasılığı nedir?? bugüne kadar böyle bir olasılık sayısız kez gerçekleşti... demek ki 10 üzeri 9500 bile olsa gerçekleşme olasılığı var...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
evrende kaç tane atom vardır acaba?).. bu atomlardan bir yada birkaç tanesinin dünyaya düşme olasılığı nedir?? bugüne kadar böyle bir olasılık sayısız kez gerçekleşti... demek ki 10 üzeri 9500 bile olsa gerçekleşme olasılığı var...

faramir bahsettiğin şey belirli bir olasılığın gerçekleşmesinin imkansız olup olmadığı. bu konuda haklısın. ancak canlılığın günümüzdeki formunu açıklamak için, böyle bir olasılığın gerçekleştiğini savunmak zorunda değiliz. o yüzden yaptığın savunma tutarlı, lakin ihtiyaç yok. gerçekleşme ihtimali çok çok çok daha yüksek olan basit adımların birbiri ardından gelmesi neticesinde, bir kerede gerçekleşme olasılığı neredeyse imkansız derecede düşük olan sonuçlara ulaşılır. canlılığın karmaşıklığını (hemoglobini de, hücreyi de, gözü de, kulağı da...) açıklamak için bu yeterlidir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

garygol söylediklerine katılıyorum.. sadece ikide bir bu müslümanların büyük sayılardan allaha sığınmalarından dolayı yazdım, bir olasılık varsa onun gerçekleşmesi imkansız değildir anlamında...

yazdıkların gayet net, aklı olan anlar...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...