Jump to content
haci

TÜRLEŞME

Recommended Posts

>>> yine de su olarak kalır ama 99. dereceden 100. dereceye geçişteki o bir derecede su artık sıçramalı bir değişim geçirir,

Yok böyle bir şey freddie.. 100 dereceden öncede su buharlaşır. Dahası, aslen su 100 dereceye ulaşınca kaynamaz, içinde biraz pislik olması gerekir. Suyun buharlaşma miktarı basınç ve sıcaklıkla orantılıdır, 100 dereceye çıkılsa da, çıkılmasada..

Ama asıl mesele, suyun kaynaması gibi bir analoji ile evrime izahat getiremeyeceğinizdir.

Hacı'nın doğru olabilmesi için, gidip kanıtlarını getirmesi gerekiyor, hepsi bu. Bunu yapabiliyorsa, alır koyarız başımızın üstüne..

Kanıt!

Sen körsün Anibal.. Ya da sağırsın.....

Sana tonla kanıt gösteriyoruz. Herkes görüyor ama, sen göremiyorsun.

Jay Gould ve Eldergde görüor da sen neden göremiyorsun.

Onlar hayal mi görüyor..

Görülen şu:

Yeni türler aniden ortaya çıkıyorlar.

Bir zamanda yoklar. İkinci bir zamanda varlar.

Bunlar jeolojik zamanlar..

Öncüleri yok. Yalnız kendileri var.

Bunun da bir açıklaması olmalı.

Punctuated equilibrium işte bu gözlemi açıklıyor.

Darwin diyor ki türler tedrici olarak zamanla başka türlere değişirler.

Fosil kayıtları bunun doğru olmadığını hiç kuşkuya yer vermeyecek şekilde gösteriyor.

Aslında biraz kafasını kullanan her bilim adamı türlerin zamanla ortaya çıkmadıklarının bulur.

Afrika'da savanadasınız.. Çeşitli boylarda antiloplar var. Kısa ağaçlardaki dallara uzananabilenler var, daha üst dallara uzanananlar var. En üst dallara uzananlar var.

Bunlar aynı atadan gelen hayvanlar. Birbirlerinden türemişler ve birbirleri ile rekabet etmedikleri için yan yana yaşıyorlar.

Ataları daha farklı bir antilop. Eğer o antilop zamanla ve tedricen evrimleşecekse, sonunda yalnız bir tür antilop ortaya çıkmalı, değil mi?

Ama durum öyle değil. Bir atadan bir sürü antilıp türüyor. Ve onlar birbirleri ile rekabet etmedikleri için birlikte yaşamlarını sürdürüyorlar.

Peki bu nasıl gerçekleşiyor?

Çok basit bir mekanizma ile gerçekleşiyor.

Antiloplarda mutasyonlar oluyor ve onlar birikiyor. Bu genetik değişiklik hayvanın görünüşüne (fenotipik yapısına) yansımıyor.

Evrim temelde biyokimyasal bir süreçtir. Önce bir enzimle ve bir mutasyonla başlar. Bunu bilmek çok önemlidir. Evrimin toplumu tuttuğu ilkesi, mutasyonun bütün toplumda aynı anda, hep birlikte vuku bulduğu anlamına gelmez. Bu absürd bir iddiadır.

Nedense senin kafan hiç basmıyor buna.

Nasıl kesersen kes, evrimi başlatan tek bir mutasyondur..

Mutasyonlar birikir ve topluma yayılır.

Ve bir gün öyle bir son mutasyon olur ki, ortaya diğerlerinden farklı bir canlı çıkar. Ve o canlı kendisi gibi olan canlılarla çiftleşmeye başlar. Ve bir süre sonra da arık yalnız kendisi gibi canlılarla çiftleşebilir. İçinden çıktığı tür ile çiftleşemez. Kısa diyebileceğimiz bir zaman içinde yeni bir tür ortaya çıkmıştır.

Bu zaman süresi 5 bin yıl ile 50 bin yıl arasındadır ki bu jeolojik olarak ani bir gelişmedir. Bu süre içnde fosilleşme olasılığı çok azdır ve bu yüzden ara geçiş şekilleri olmadan türleşme mümkün olabilmektedir.

Bu yeni türün içinden çıktığı tür varlığını sürdürür. Aralarında rekabet yoksa ikisi de birlikte yaşamaya devam ederler.

Antilop örneğine geri dönelim. Ağaçların çeşitli yüksekliklerdeki dallarına uzanan bu antiloplar birlikte mutlu bir yaşam sürdürürler.

Bunun neresini anlamıyorsun?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Kanıt! Sen körsün Anibal.. Ya da sağırsın..... Sana tonla kanıt gösteriyoruz. Herkes görüyor ama, sen göremiyorsun. Jay Gould ve Eldergde görüor da sen neden göremiyorsun. Onlar hayal mi görüyor..

Senin hayla veya halüsinasyon gördüğün ortada Hacı.. Eldredge'in gördük dediği şey, Trilobitlerdir. Ve ben sana, Bunların Eldredge'ni gördüğünü söylediği şeyin, daha geniş bir araştırma ile, aslında tamamen graduent evrimle gerçekleştiğini gösteren araştırmayı göstermedim mi?

Görülen şu:

Parallel gradualistic evolution of Ordovician trilobites

http://webh01.ua.ac.be/funmorph/raoul/macr...Sheldon1981.pdf

Tekrar veriyorum linkini, aç, gör kendin.. Hal bize "amanda körüsünüz, mucizeciyi görmüyorsunuz" diye laf ediyorsun, sonra da "Amanda şimdi de beni müslüman ettiniz" diyorsun. Şu laflarının onların "Amanda allahı görmeyen körlersiniz siz.." lafından farkı var mı?

Eldredge, trilobitler üzerien uzun süre çalışmış, bu böyle demiş ve ekürisi diyebileceğimiz Gould'un teorisini ortaya koymuşlar. Ellerindeki örnek ise, trilobitler. Aradan geçen 10 yıl içinde, bulunan diğer örneklerle birlikte bir çalışma yapmış Sheldon, ve "görülmüş" ki bu trilobitler graduent evrim geçirmiş..

Şimdi bir şeyleri göremyen kim hacı, bir bak bakalım..

>>> Yeni türler aniden ortaya çıkıyorlar. Bir zamanda yoklar. İkinci bir zamanda varlar. Bunlar jeolojik zamanlar.. Öncüleri yok. Yalnız kendileri var. Bunun da bir açıklaması olmalı.

Bunun bir sürü açıklaması olabilir hacı.. Doğru olanı, bilinen klasik evrim modeli: Graduent evrim. Eh, bunun doğruluğu nerdne malum? Bunun doğruluğu, eldeki diğer canlılara dair fosillerle tespit edilmiş evrim modellerinin kantılarıyla sağlam olmasına dayanır Hacı..

>>> Ve bir gün öyle bir son mutasyon olur ki, ortaya diğerlerinden farklı bir canlı çıkar. Ve o canlı kendisi gibi olan canlılarla çiftleşmeye başlar. Ve bir süre sonra da arık yalnız kendisi gibi canlılarla çiftleşebilir. İçinden çıktığı tür ile çiftleşemez. Kısa diyebileceğimiz bir zaman içinde yeni bir tür ortaya çıkmıştır.

Çıkamaz hacı.. Buna imkan yok.. İşte seninde anlamadığın şey bu..

Sanki, yüzbinlerce, binlerce yada miloynlarca yıl boyunca, bir süper mutasyoncunun, yavaş tyavşa doğru mutasyonları biriktirdiğini söylüyorsun, farkında mısın?

Bu işin doğrusu bu değil Hacı.. Bu söylediğin şey imkansız. Neden imkansız? Çünkü, öyle "faydalı" dediğin mutasyonların var olabilme şansı bugün neyse, dünde odur, yarında o olacaktır. Bu nedenle gidip, amanda faydalı mutasyon oldu diye bekleyemez türler, adaptasyon için.. Bunu kaç keredir anlatıyoruz. Bahsettiğin şey, aynen "300 elemanlı protein nasıl tesadüfen oluverir?" meselesidir.

Buyur hadi bunun nasıl olacağını bir söyle bakalım, buyur, bekliyoruz..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bırak şimdi bunları ve ve şunu bir açıkla hacı:

>>> Antiloplarda mutasyonlar oluyor ve onlar birikiyor. Bu genetik değişiklik hayvanın görünüşüne (fenotipik yapısına) yansımıyor.

Feontipik yapısına yansımayan bu mutasyonlar, nasıl bir mucize olacakta, birden yansıyıverecek? Bu yansıma anında birikmiş olan bir sürü mutasyon nasıl, ne olacakta hepsi birden o kompleks yapıya göre birikmiş olacak?

Buyur, ikiniciyi şimdilik boş ver.. İlk soruya bir cevap ver.. Veremezsin demiyorum, buna cevap ver..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bırak şimdi bunları ve ve şunu bir açıkla hacı:

>>> Antiloplarda mutasyonlar oluyor ve onlar birikiyor. Bu genetik değişiklik hayvanın görünüşüne (fenotipik yapısına) yansımıyor.

Feontipik yapısına yansımayan bu mutasyonlar, nasıl bir mucize olacakta, birden yansıyıverecek? Bu yansıma anında birikmiş olan bir sürü mutasyon nasıl, ne olacakta hepsi birden o kompleks yapıya göre birikmiş olacak?

Buyur, ikiniciyi şimdilik boş ver.. İlk soruya bir cevap ver.. Veremezsin demiyorum, buna cevap ver..

Bunlar kuramsal olasılıklar.. Kimse bunların nasıl olduğunu bilmiyor.

Sen de bilmiyorsun. Bu kuramları ortaya atanlar da bilmiyorlar.

Delil arıyorlar.

Bunlar mantıksal çıkarsamalar.

Doğru veya yanlış olmaları o kadar önemli değil.

Önemli olan evrim kuramını bilimsellikten ayrılmadan açıklamaya çalışmaları.

Sen Darwin gibi, bize şimdiye kadar bir senaryo yazmadın..

Ben belki 10 kere yazdım.

Sen de yaz. Türlerin ortaya çıkışı ile ilgili bize kısa bir senaryo yaz bakalım sevgili Anibal..

Bekliyoruz. Ama anlaşılır bir şey olsun.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Bunlar kuramsal olasılıklar.. Kimse bunların nasıl olduğunu bilmiyor. Sen de bilmiyorsun. Bu kuramları ortaya atanlar da bilmiyorlar.

Hacı, bunların olduğu yok zaten.. Böyle bir şey gözlenmiş, görülmüş bir şey değil. Ve dahası böyle bir şeyin olabilmesi için hiç bir şeyde yok.. Sana da bunu söylüyoruz hep..

Vaktim yok Hacı, çıkmam lazım, daha gidip levrek tutacağım.. Pazartesi'yi bekleme, bak ben bunun nasıl olduğunu kaç defa izah ettiğimi saymadım, kaç yerde var.. Al, oku..

Kimsenin nasıl olduğunu bilmediği, olduğuna dair hiç bir emare olmayan şeyi "amanda evrim bu yüzdne oluyor, darwinde zibidinin biri zaten.." şeklinde savunduğunun farkında mısın sevgili Hacı?

Neyse, yakın olsaydında seninle Tuzda Levrek yanında rakı içmenin evrimsel etkilerini sınyana bir deney tertip etseydim.. Olur be "inşallah" o günlerde iki gözüm..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
>>> yine de su olarak kalır ama 99. dereceden 100. dereceye geçişteki o bir derecede su artık sıçramalı bir değişim geçirir,

Yok böyle bir şey freddie.. 100 dereceden öncede su buharlaşır. Dahası, aslen su 100 dereceye ulaşınca kaynamaz, içinde biraz pislik olması gerekir. Suyun buharlaşma miktarı basınç ve sıcaklıkla orantılıdır, 100 dereceye çıkılsa da, çıkılmasada..

Ama asıl mesele, suyun kaynaması gibi bir analoji ile evrime izahat getiremeyeceğinizdir.

Hacı'nın doğru olabilmesi için, gidip kanıtlarını getirmesi gerekiyor, hepsi bu. Bunu yapabiliyorsa, alır koyarız başımızın üstüne..

Sevgili Anibal,

Mesele suyun tam olarak kaç derecede kaynadığı değil, bir süre devam eden nicel değişimlerin(evrimlerin) bir süre sonra nitel bir değişime dönüşmesi(sıçramalı bir hal alabilmesi)dir. Su ısıtılmaya başlanınca, -kaçıncı derecede olduğu önemli değil- bir süre sonra buhar haline geliyor değil mi? Ve sudan buhara geçişi ani oluyor değil mi? Ne su ne de buhar olduğu bir ara aşama var mı? Varsa bile bunu tespit etmek zor çünkü buradaki dönüşüm çok hızlı. Sıçramayı göz ardı eden tedrici bir evrim anlayışından yola çıkarsak pek çok şeyi açıklayamayız. Örneğin canlılığın oluşumunu ele alalım. Cansız maddeden canlılığa geçiş de ani bir biçimde olmuş olmalıdır. Önce bu geçişin koşulları normal bir evrim süreciyle hazırlanmış, canlılığın kazanılması ise hızlı(sıçramalı, nitel) bir değişim biçiminde gerçekleşmiş olmalıdır. Bu süreci tedricen açıklamaya kalkarsak, cansızdan canlıya geçişi ayrıntılı gösteren ''yarı canlı'' şeylerin izlerini aramamız gerekir ki bu boş iştir.

Sıçramalı evrim(diyalektik evrim demeyi tercih ederim) Hacı'nın şimdi burada uydurduğu birşey değil; marksizmin 150 yıl önceden haber verdiği ve bugün Batı bilim dünyasında da -çoğunluğu marksist olan- bilim insanlarınca dillendirilen bir görüş. Bizim görüşümüzü kanıtlamamızı isterken tam olarak ne yapmamızı hedefliyorsun? Biz türden türe geçişin hızlı olduğunu söyleyerek ara geçişi gösteren fosil kayıtlarının pek ender olduğunu veya hiç olmadığını söylüyoruz. Tedrici evrimciler ise evrimin sıçramalı çizgisini göz ardı ederek bu tür fosillerin varolabileceğini söylüyorlar. O halde eğer bu geçişleri aşama aşama gösteren kanıtlar sunulursa, o zaman evrim bizim sandığımız kadar hızlı işlememiş demektir ve bizim argümanımız çöker(hatta liboşlara bir müjde vereyim, bu durumda marksizmin toplumsal devrim teorisi de çöker). Fakat türden türe geçişte fazla ara aşama olmaksızın, uzun zaman olmaksızın değişimler gerçekleştiğini gösteren kanıtlar bulursak(ki yeni türlerin aniden ortaya çıktığını gösteren bulgulara Hacı değinmiş) o zaman evrim sıçramalı bir karakter kazanabiliyor demektir ve biz haklıyızdır.

Yani kanıt yükü sizin omuzlarınızda, bir türden bir başka türe dönüşüm arasındaki zamanın kısa olduğu ortaya çıkarsa bizim argümanımız; yok eğer ara aşamaları da yansıtan türsel geçiş kalıntılarını gösteren kanıtlar bulunursa sizin argümanınız kazanır. Takdir edersin ki henüz türden türe geçişin yavaş ve uzun zamanlı olduğunu gösteren fosiller ortada yok. Dahası, yeni bir türün görüldüğü zaman ile eskisi arasında fazla bir zaman farkı da yok. Demek ki türsel değişimler ani ortaya çıkıyor. O halde diyalektik evrim görüşü doğru demektir, en azından şu anki bilgimize göre.

Diyalektik evrim görüşü belki çoğunuza dinlere açık kapı bırakılıyor gibi göründüğü için antipatik geliyor olabilir ama tam tersine, bu görüş bize ani değişimleri ve ara geçişi gösteren bulguların yokluğunun sebebini açıklama olanağı veriyor. Doğa kendi içinde hızlı değişimler yaşayabiliyorsa, bu durumda ortaya çıkan türleri tanrının yarattığını farzetmek için hiçbir gerekçe kalmaz.

tarihinde Freddie tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Freddie, fizik bilgilerini unut, hepsi yanlış zira.. Gidip en azından kaynama denen olguyu başından öğren..

Hoppala, hala okullarda ders olarak öğretilen bu bilgiler yanlış mı? Değil. Yanlış olan kaynama dinamiğinin senin sandığın kadar basit bir şey olmadığı.. Ne su 0 derecenin altında buz olur, ne de 100 derecenin üstünde buhar. Bunların istisnaları bolca mevcuttur ki bize asıl dinamiği anlama kolaylığı sunar. Git, lise bilgisi ile bu konuların ncak yüzeysel izahının olabileceği gerçeğini anla önce.. Bastiçe, buz neden kaygandır, neden sıvı karbondioksit yoktur kuru buz olan kutuda vs. vs.

>>> Yani kanıt yükü sizin omuzlarınızda, bir türden bir başka türe dönüşüm arasındaki zamanın kısa olduğu ortaya çıkarsa bizim argümanımız; yok eğer ara aşamaları da yansıtan türsel geçiş kalıntılarını gösteren kanıtlar bulunursa sizin argümanınız kazanır. Takdir edersin ki henüz türden türe geçişin yavaş ve uzun zamanlı olduğunu gösteren fosiller ortada yok.

Bu ne acayip bir saçmalıktır ki? Evrimin sıçrayarak ilerlediğine dair bir kanıt yok ortada asıl.. Sizin göz sorununuz filan mı var? Size kaç defadır bunu "gösteren" dökümanları gösteriyoruz hala çıkıp, ara aşamalarıda gösteren kalıntılar yok diyorsunuz.. Yahu siz mi körsünüz, okumanız mı yok, nedir ki derdiniz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Freddie, fizik bilgilerini unut, hepsi yanlış zira.. Gidip en azından kaynama denen olguyu başından öğren..

Hoppala, hala okullarda ders olarak öğretilen bu bilgiler yanlış mı? Değil. Yanlış olan kaynama dinamiğinin senin sandığın kadar basit bir şey olmadığı.. Ne su 0 derecenin altında buz olur, ne de 100 derecenin üstünde buhar. Bunların istisnaları bolca mevcuttur ki bize asıl dinamiği anlama kolaylığı sunar. Git, lise bilgisi ile bu konuların ncak yüzeysel izahının olabileceği gerçeğini anla önce.. Bastiçe, buz neden kaygandır, neden sıvı karbondioksit yoktur kuru buz olan kutuda vs. vs.

Aynen öle valla, basınçlı su reaktörlerinde (nükleer reaktör) su basınç altında 100 derecenin çok üstünde bile kaynamıyor..

anibale katılıyom (ilk kez, ama hemen aşşada saldırıcam:) )

>>> Yani kanıt yükü sizin omuzlarınızda, bir türden bir başka türe dönüşüm arasındaki zamanın kısa olduğu ortaya çıkarsa bizim argümanımız; yok eğer ara aşamaları da yansıtan türsel geçiş kalıntılarını gösteren kanıtlar bulunursa sizin argümanınız kazanır. Takdir edersin ki henüz türden türe geçişin yavaş ve uzun zamanlı olduğunu gösteren fosiller ortada yok.

Bu ne acayip bir saçmalıktır ki? Evrimin sıçrayarak ilerlediğine dair bir kanıt yok ortada asıl.. Sizin göz sorununuz filan mı var? Size kaç defadır bunu "gösteren" dökümanları gösteriyoruz hala çıkıp, ara aşamalarıda gösteren kalıntılar yok diyorsunuz.. Yahu siz mi körsünüz, okumanız mı yok, nedir ki derdiniz?

Evrimin sıçrayarak ilerlediğine dair kanıt çok aslında..

sıçramadan evrim olmaz..

tedricen oldu herşey dendiğinde 0 aşamadaki kanatla 10 aşamadaki kanat arasındaki 1. seviye kanadın seçilimin seçmesi için zorunlu bir neden bulamazsın.. evrim rastlantı (mutasyon) ve zorunluluğun (seçilim) beraber işlemesidir..

bu tedriciliğin işe yaramayacağını gösterir..

daha çok sebep sayılabilir.

sıçramanın diğer adı da maalesef tasarımdır:)

yavaş yavaş tasarımı kabulleneceksiniz de

zaman alıyor bazı şeyler..

tarihinde KARUN tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
sıçramanın diğer adı da maalesef tasarımdır:)

He ya birde evrimin yerini akıllı tasarım alacak de olsun bitsin.

Abi döneri az eksik yemişsin açlıktan sayıkladın galiba bunları:)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
He ya birde evrimin yerini akıllı tasarım alacak de olsun bitsin.

Abi döneri az eksik yemişsin açlıktan sayıkladın galiba bunları:)

sen bu konulardan anlamıyorsun ki euclid,

ne cevap vereyim şimdi sana..

tasarım zaten planı ve kastı (ister akıl ister zeka de) örtük olarak içeren bir kavramdır..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Peki bu nasıl gerçekleşiyor?

Antiloplarda mutasyonlar oluyor ve onlar birikiyor. Bu genetik değişiklik hayvanın görünüşüne (fenotipik yapısına) yansımıyor.

Evrim temelde biyokimyasal bir süreçtir. Önce bir enzimle ve bir mutasyonla başlar. Bunu bilmek çok önemlidir. Evrimin toplumu tuttuğu ilkesi, mutasyonun bütün toplumda aynı anda, hep birlikte vuku bulduğu anlamına gelmez. Bu absürd bir iddiadır.

Nedense senin kafan hiç basmıyor buna.

Nasıl kesersen kes, evrimi başlatan tek bir mutasyondur..

Mutasyonlar birikir ve topluma yayılır.

Ve bir gün öyle bir son mutasyon olur ki, ortaya diğerlerinden farklı bir canlı çıkar. Ve o canlı kendisi gibi olan canlılarla çiftleşmeye başlar. Ve bir süre sonra da arık yalnız kendisi gibi canlılarla çiftleşebilir. İçinden çıktığı tür ile çiftleşemez. Kısa diyebileceğimiz bir zaman içinde yeni bir tür ortaya çıkmıştır.

Bu zaman süresi 5 bin yıl ile 50 bin yıl arasındadır ki bu jeolojik olarak ani bir gelişmedir. Bu süre içnde fosilleşme olasılığı çok azdır ve bu yüzden ara geçiş şekilleri olmadan türleşme mümkün olabilmektedir.

Bu yeni türün içinden çıktığı tür varlığını sürdürür. Aralarında rekabet yoksa ikisi de birlikte yaşamaya devam ederler.

Antilop örneğine geri dönelim. Ağaçların çeşitli yüksekliklerdeki dallarına uzanan bu antiloplar birlikte mutlu bir yaşam sürdürürler.

Gayet mantıklı bir açıklama .İsteyen tasarım olarak alır isteyen rasgelelik.Kimseye bir dayatma yok.Geçiş formu olmadan değişime bu kadar mantıklı bir açıklamaya rastlamamaıştım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
sen bu konulardan anlamıyorsun ki euclid,

ne cevap vereyim şimdi sana..

tasarım zaten planı ve kastı (ister akıl ister zeka de) örtük olarak içeren bir kavramdır..

Benim hangi konulardan anladığım hangilerinden anlamadığım konusuna geçiş gereksiz.

Sen akıllı tasarımı savunuyorum diyorsun bas bas bunu anlamak için iki porsiyon pilavüstü yemeye gerek yok ki.

Evrimde sıçrama varsa tasarım vardır babababa he Karun he.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Sen akıllı tasarımı savunuyorum diyorsun bas bas bunu anlamak için iki porsiyon pilavüstü yemeye gerek yok ki.

İşte bilsen böle konuşmazdın

Darwin tedrici olması gerektiğini düşlüyordu

başka türlüsü zaten ilahi programdan farksız olurdu..

niye aniden türler ortaya çıksın

gökten inmekten farkı yok bunun:)

He ya birde evrimin yerini akıllı tasarım alacak de olsun bitsin

evrimin yerini değil..evrim teorisinin yerini

kavramları karışrırıyorsun..

evrim zaten tasarımı da evrim teorisini de içeren bir kovramdır..

kavram değil, kovram:P

tarihinde KARUN tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Gayet mantıklı bir açıklama .İsteyen tasarım olarak alır isteyen rasgelelik.Kimseye bir dayatma yok.Geçiş formu olmadan değişime bu kadar mantıklı bir açıklamaya rastlamamaıştım.

İşte bunu yapan şeye süper mutasyoncu diyorlar:)

doğal seçilim mutasyonsuz işe yaramaz..

esasen bu ikisi içiçe geçmiş..

evrim sürecinde mutasyon

canlıyı değiştiren en önemli bileşendir..

doğal seçilim (veya çevre)

canlıda meydana gelen mutasyon olmadığı sürece

hiç bir işe yaramaz

değişmeyen canlılar bunun ganutudur..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
İşte bilsen böle konuşmazdın

Darwin tedrici olması gerektiğini düşlüyordu

başka türlüsü zaten ilahi programdan farksız olurdu..

niye aniden türler ortaya çıksın

gökten inmekten farkı yok bunun:)

He tasarım var plan var deyince iş bilmek oluyor.

evrimin yerini değil..

kavramları karışrırıyorsun..

evrim teorisinin yerini

evrim zaten tasarımı da evrim teorisini de içeren bir kovramdır..

kavram değil, kovram:P

Tasarım sözü bir tasarlayıcıyı öngörüyor.Evrim tasarımı tasarlayıcı içine alan bir kavram değildir.Bir tasarlayıcı olduğunu tasarım olduğunu kendi ön yargın söylettiriyor sadece.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
He tasarım var plan var deyince iş bilmek oluyor.

yav get Allahaşkına

sen böle değildin:)

Tasarım sözü bir tasarlayıcıyı öngörüyor.Evrim tasarımı tasarlayıcı içine alan bir kavram değildir.Bir tasarlayıcı olduğunu tasarım olduğunu kendi ön yargın söylettiriyor sadece.

yav ne büşüm adamsın sen euclid..

iki boyutta takılıp kalmışın

dünya XYZ var ..

bak açıklim..

evrim genel bir kavramdır..kabaca değişmek veya gelişmek demektir..

şimdi bunu ha tesadüfler yapmış

ha zihin..

ikisine de evrim denir..

evrim teorisi özel bir terimdir..

tasarım da..

her ikisi de evrim kavramına içkindir..

gapüş?:)

tarihinde KARUN tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
İşte bunu yapan şeye süper mutasyoncu diyorlar:)

doğal seçilim mutasyonsuz işe yaramaz..

esasen bu ikisi içiçe geçmiş..

evrim sürecinde mutasyon

canlıyı değiştiren en önemli bileşendir..

doğal seçilim (veya çevre)

canlıda meydana gelen mutasyon olmadığı sürece

hiç bir işe yaramaz

değişmeyen canlılar bunun ganutudur..

İyi diyorsunda bunu tartışmanın yeri bilim forumu olmasın ateistformda aç güzelcene konuşalım herkes konu hakkında bildiklerini söyler güzel bir paylaşım olur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
yav get Allahaşkına

sen böle değildin:)

Evet Allah demiyormu cıvık çamurdan yarattım diye ona gre cıvığız zaten :D

evrim genel bir kavramdır..kabaca değişmek veya gelişmek demektir..

şimdi bunu ha tesadüfler yapmış

ha zihin..

ikisine de evrim denir..

Bunu neyin yaptığını söylemeye evrim karar vermiyor pen de punu diyiyrum uşağum.

evrim teorisi özel bir terimdir..

tasarım da..

her ikisi de evrim kavramına içkindir..

gapüş?:)

Cıx tasarım telafuzuna teoriyi açıklamak için yer yoktur.Tasarım lafı evrim teorisine karşıt olanların kullandığı sihirli kelimedir.

Kapmadım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Cıx tasarım telafuzuna teoriyi açıklamak için yer yoktur.Tasarım lafı evrim teorisine karşıt olanların kullandığı sihirli kelimedir.

om senle oturup çay içilir,

bi de akepe liberalizm moğabbeti yapılır:)

bırak bu tasarım bilim işlerini..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
om senle oturup çay içilir,

bi de akepe liberalizm moğabbeti yapılır:)

bırak bu tasarım bilim işlerini..

Tasarım, tasarlayıcı gibi bir öncül için kullanıyorsun ben de bu vurguyu yanlış buluyorum.Benle bilim konuşulur ama bilimsel donelerle konuşulur..Bilimsel argümanları toplayıp bunları kendi ideolojinle harmanlayıp sonrada bunları bir daha harmanlarsan bilim olmaz güzel harman çayı olur.

Daha Tür ve türleşmeye net tanım belirlemekte zorlanırlarken geçmiş tasarım evrimle içkin diyorsun..Oldu.

Benle bilim konuşmak adamı fıtık eder :P

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...