Jump to content
anthemoessa

Bilgi Kitabı

Recommended Posts

Dünya Kardeşlik Birliği isimli gruptan çıkan Bilgi Kitabının yazarı lise mezunu sıradan bir ev hanımı olan Vedia Bülent Çorak. Vedia hanımın iddiasına göre 900 küsür sayfalık bu kitabın yazarı kendisi değil, kitap tamamen uzaylılardan aldığı vahiylerden oluşuyor Vedia hanım kendisini son peygamber olarak görüyor Kitap 1965 ten itibaren Sn.Vedia Bülent (Önsü) Çorak tarafından alınmaya başlanmış. 1.ci Fasikül de yer alan ilk mesaj 1.Kasım.1981 tarihli. Bu tarih BİLGİ KİTABI' nın indiriliş tarihi olarak kabul edilmekte. Bu tarihten 3 sene sonra, 1.Ocak.1984 tarihinde BİLGİ KİTABI' nın Fasikül olarak Topluma açılmasına müsaade edilmiştir.

Bilgi kitabı bütün dinlerin kutsal kitaplarını kabul diyor ancak iddiasına göre hepsi ya tahrif edilmiş ya da hükmünü kaybetmiş, bilgi kitabının iddiasına göre Kur'an'ın da hükmü 1999 yılında sona ermiş şu anda tek din Bilgi kitabının getirdiği din

Kitabın içeriğine bakarsak, yoğun olarak bilmsel terimler kullanımış astronomik ve fizik ile ilgili pek çok ifade var, ayrıca mistik tasavvufi ve felsefi kısımlar var.

Mesela kitapta benim dikkatimi özellikle çeken bir bölüm var, yeryüzündeki hiçbir din NEDEN yaratıldığımızı tam olarak açıklayamaz, çoğu ya buna yanıt vermez ya da "neden olacak Allaha ibadet etmek için tabi ki" denir. bilgi Kitabının bu konudaki görüşü itiraf etmek gerekirse çok mantıklı geldi:

Bilgi Kitabı Sh.374 de

" Dünyanız tek değildir. Evrensel Nizamda Kâinatlar zincirinde, kendi yaşam Düzeylerine göre, milyarları aşan Dünyalar ve Canlılar vardır.

Buradaki Enerjik Boyuttan Sizlere yansıtılan Enerji Partikülleri önce Atomik Bütüne yansıtılmaktadır. Oradan da Siz Canlılar, bu Enerji Partiküllerini Beyin Teleksleriniz ile alarak Tekâmüllerinize göre, Menfi veya Müspet Düşünceler üretirsiniz.

Bu şekilde hem Sonsuz Pozitif Evreni, hem de Sonsuz Negatif Evreni Denge Kanununa göre takviye edersiniz"

*Bilgi Kitabı Sh. 458 de " Sizlerin Düşünce Potansiyeli olmasa idi, ne Sizler, ne Kâinatlar, ne de Yaşam olmazdı. ... Yani her şeyi Var eden Düşüncedir. Düşünceler ile Evrenler yaratılması budur." denmektedir

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, Yaratılmamızın tek nedeni, Evrenlerin

Genişleyebilmesi ve Varlığını sürdürebilmesi için DÜŞÜNCE üretebilen

Mekanizmaya ( Varlıklara ) ihtiyaç duyulmasıdır. Zira Şu anda nasıl olduğunu tam

olarak idrak edemesek de Evrenleri ve Tüm mevcudatı, yaratan, yaşatan, genişleten ve

bir arada tutan Düşünce Enerjisidir.

www.bilgikitabi.net sitesi bu kitap hakkında en ayrıntılı site, örneğin yaraılış ile ilgili:

Bilgi Kitabı, Bilinmeyen Boşluklarda, Bilinmeyen Zamanlarda ve Bilinmeyen bir şekilde var olan, SONSUZ bir Enerjinin-SONSUZ bir Kaynağın-SONSUZ bir Bilincin, Doğal Sirküle Nizamı veya Tabii Sirküle Nizamı denen bir Düzen içersinde Hayalden Hayale-vizyondan vizyona koşarken, Bilinçle ve istekle meydana gelen bir kıpırdanmadan-yoğunlaşmadan-dalgalanmadan, İlk Doğal Canlıların meydana geldiğini, Bunların zaman içersinde çoğalarak ve gelişerek, kendilerini yaratan (9 Ana Kaynaktan müteşekkil) SONSUZ Enerji Kaynağını kontrol altına alması sonucunda ; Son derece yüksek teknolojiye sahip, tüm mükemmelliklerin sergilendiği, çok ileri bir MEDENİYET kurduklarını bildirmektedir.

Bu üstün Medeniyetin kurucularına ATLANTALILAR denmektedir. Atlantalılar' dan =>=> İnsanlığa kadar uzanan, Bilinen ve bilinmeyen Tüm Varoluş Programlarını planlayan, fiilen devreye alan ve ezel ebet denetim altında tutan ATLANTALILAR' dır.

7. Bizim içinde bulunduğumuz DOĞAL GÜRZ' ümüzün yaratılması programında, ATLANTA BOYUTU' ndan, Sessizliklerin Durgunluğu denen Bilinmeyen bir Boşluğa, Bilinmeyen bir Tünel açılmış ve kendi içinden Programlı bir Enerji Topu fırlatılmıştır. Bu Enerji Topuna Evrensel Cenin de denmektedir.

Bu Enerji Topunun programının açılmasıyla, Bilinmeyen Boşlukta çeşitli Hareketlenmeler başlar. Her hareket belli bir zaman sonra başka bir yapıya dönüşür-dönüştürülür. Sonuçta Bilinmeyen Boşlukta, Pozitif ve Negatif diyebileceğimiz 2 kutuplu potansiyel Enerji Alanı-Enerji Sahası oluşturulur. Varoluş programlarının zeminini oluşturacak olan ilk Enerji Boyutu meydana gelir.

8. Enerji Boyutu meydana geldikten sonra ATLANTA BOYUTU' ndan gelen 3 Eş Değer GÜÇ, Varoluş programını devreye alır. Bu Eşdeğer 3 Güç'e aynı zamanda Noktadan çıkan 3 Damla da denmektedir.

Zaman içersinde yapılan çalışmalar sonucunda 1.ci GÜÇ, SES EVRENİ' ni, 2.ci GÜÇ, IŞIK EVRENİ' ni, 3.cü GÜÇ, ATEŞ EVRENİ' ni yaratır. Ve Bunların birleşmesinden de GÜÇ EVRENİ oluşturulur. GÜÇ EVRENİ, Varlık Enerjisinin oluşturulacağı ve Varoluş Boyutunun zeminini teşkil edecek olan Güç Potansiyelidir. SES EVRENİ, IŞIK EVRENİ ve ATEŞ EVRENİ' nden oluşan GÜÇ EVRENİ, Gürz şeklinde belirtilen HİÇLİK BOYUTU' nun içinde yer almaktadır.

9. Daha sonra GÜÇ EVRENİ' nin birleştirilen Enerjisi ile KOZMİK BEYİN yaratılır. Antimadde' nin değişimi sonucunda oluşturulan Düşünce, KOZMİK BEYİN' le birleştirilerek bir Bütünsel Beyin Gücü devreye alınır.

KOZMİK BEYİN, GÜÇ EVRENİ' ni yaratanlar tarafından HİÇLİK BOYUTU ' nda var edilen ilk varlıktır. KOZMİK BEYİN, Ol dedi Oldu formülüne göre Enerjinin sıkıştırılması ve yoğunlaştırılması sonucunda HAYAT BOYUTU' nun ilk Evren çekirdeğini var eder. Bu Evren çekirdeği, kaba maddeden var edilen ilk çekirdektir.

10. Var olan bu Evren çekirdeğine, 1.ci GÜÇ yani SES EVRENİ' ni var eden GÜÇ gelir, İlk programını tatbik sahasına alır. Sonra bir üst Boyut olan KADİRİ MUTLAK Boyutuna geçerek 2.ci programını devreye alır. Sonra bir üst boyut olan ALLAH boyutuna geçer. ATLANTA programının direkt Varoluş Projelerini ve Düzenini kurar.

Bize ALLAH olarak tanıtılan Güç-Sistem budur. Hakiki ALLAH gücü ise aslında BİLİNÇ BÜTÜNLÜĞÜ' dür. Ancak ALLAH, BİLİNÇ BÜTÜNLÜĞÜ' ne kadar olan boyutlarda, Bilinç Bütünlüğünün gücünü, onun adına-onun denetiminde kullanmaktadır.

Bilgi kitabına Göre Allah kimdir?

"Allah her boyuta

Enerjisini rahatça Ulaştırabilen - Yayılan - Dağılan ve hatta tek bir noktaya

bile o Muazzam Gücünü teksif edebilen. Evrensel bir Kompiturdur (sayfa 638)"

Şimdi de bilgi kitabındaki ilginç "mucize" kıvamında bilgilere gelelim.

örneğin 9.Ekim.2003 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayınlanan haberde "NASA' ya ait WMAP uydusundan gelen verileri inceleyen Bilim Adamlarının, Evrenin Sonlu yani Kapalı ve Futbol Topu şeklinde olduğunu açıkladıkları söyleniyor.

Bu bilgi 1986'da yazılan bilgi kitabında verilmiş yani bilgi kitabı bilimsel olarak henüz bilinmeyen bir olayı mucizevi bir biçimde yıllar önceden bildirmiş lütfen linke bakınız:

http://www.bilgikitabi.net/45.htm

Meselâ elinize bir kristal küre alın. Ve bu kürenin üstünde 7 kesit bulunsun ve şimdi söyleyeceğimiz şeyleri bu şekil üstünde düşünerek tatbik edin.

Şimdi bu kristal kürenin her bir kesitini bir üçgen prizma olarak ele alın ve hepsinin ucunu kürenin merkez odağında birleştirin. Bu küçük kristal toptan 7 tane alarak, hepsini bir kristal top içinde toplayın. İşte bu Atomik bir Bütündür."

BİLGİ KİTABI' nın 377.ci sahifesinde de " Her bir Kristal Gürz, öbür Kristal Gürzün Düzenini bilemez. Hiçbir Enerji birinden birine geçemez. Onlar sadece OK tâbir ettiğimiz yansıtıcıları ile DÜŞÜNCE EVRENİNİN GÜCÜ'nü birbirine ulaştırırlar. Her bir Kristal Gürz kapalı bir devredir." denmektedir.

Yine bilgi kitabının kara delik ve beyaz deliklerle ilgili mucizevi bilgiler verdiği söyleniyor:

http://www.bilgikitabi.net/58.htm

BU kitap hakkında fikirleriniz nelerdir? Sıradan bir ev hanımı bu tip şeyleryazabilir mi? yoksa oturmuş yıllar boyu en son astronomi ve fizik kitaplarını araştırarak karıştırarak yen teoriler mi üretmiş?

Bilgi kitabı şuradan okunabilir:

http://www.bilgikitabi.net/kitap/takdim.htm

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
New age demek pek doğru olmaz daha çok ufo uzay tarikatı olduğu söylenebilir kanımca.

Vikipedi'nin tanımına göre, New Age akımların benimsediği sistemde ufo tarikatları da mevcut..

Yine de konu hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler, Dünya Kardeşlik Birliği - Mevlana Yüce Vakfı'nın bilgi kitabını anlattığı sitesini okuyabilirler..

Tabii ki bu tür inançlara rağmet göstermeden önce, bilim forumunu okumalarını özelikle tavsiye ederim..

LightMillennium

http://lightmillennium.org/winter01/turkish/bilgikitabi.html

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsan beyninin gücü işte burda belli oluyor. Bu kadın gibi kafayı çizmiş "peygamberler" bullshit üretmekte son derece yüksek bir kabiliyete sahip. Muhammed'in de nasıl Kuranı yazdığına dair ipuçları edinebiliriz bu vakayı incelerken.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Benim anlamlandıramadığım lise mezunu sıradan bir teyze ev hanımı nasıl olmuş da kafayı yiyip böyle şeyler yazabilmiş.

tarihinde Anthemoessa tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Benim anlamlandıramadığım lise mezunu sıradan bir teyze ev hanımı nasıl olmuş da kafayı yiyip böyle şeyler yazabilmiş.

Müslümanlarda, okuma yazması olmayan Muhammed'in Kuran'ı yazdığını iddia eder :)

Bu bilgileri öğrenmek için, her hangi bir akademik eğitim şart değildir.. Konu hakkında çok fazla ingilizce kaynak olduğu gibi, az sayıda Türkçe kaynakta vardır..

http://www.derki.com/

http://www.indigodergisi.com/

Bu iki dergi konu için birer kaynak ve daha bir çok kaynak var.. Durmadan bu tür dergiler, yazılar okuyan birinin, böyle bir kitap yazması normaldir.

tarihinde laqrma tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sizin o ev hanımı dediğiniz kadının yıllarca nerelerde neler öğrendiğini bilemezsiniz. Ki öğrendiği belli. Bilgi kitabı oradan buradan çeşit çeşit konunun garip bir tarzda anlatıldığı bir kitaptır. İçinde bol bol hatalar vardır. Zaten iddiaları akıl ve izana sığacak gibi değildir. Okuyup zaman kaybetmemenizi tavsiye ederim. Ufolar kadar saçma bir iddia olabilir mi? Kitap bol bol bunlardan bahsediyor. Üstelik kitap Cebrail vasıtası ile yazdırılıyormuş. İddia bu. Artık buna inanana ne demeli? Olacak iş mi? Müslüman olsan inanman saçma olur. Müslüman olmasan yine inanman saçma olur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yazan kadın 1923 te doğmuş, 1993 te derneği kurmuş. 70 yaşında kadın bunu yazmış. Delirmiş bunamış artık her ne deniyorsa..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Sıradan bir ev hanımı bu tip şeyleryazabilir mi? yoksa oturmuş yıllar boyu en son astronomi ve fizik kitaplarını araştırarak karıştırarak yen teoriler mi üretmiş?

Tam olarak okuduklarını birbirine karıştırıp anlamsız bir bulamaç haline getirmiş sıradan bir ev kadınının yumurtlayabileceği zırvalıklar.. Doğru dürüst fizik eğitimi görmüş birine para verip zırvala zırvalayabileceğin kadar deseler, emin olun bu kadarını beceremez..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yorum için teşekkürler, şu iddialar hakkında da fikrinizi almak isterim:

Örneğin 9.Ekim.2003 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayınlanan haberde "NASA' ya ait WMAP uydusundan gelen verileri inceleyen Bilim Adamlarının, Evrenin Sonlu yani Kapalı ve Futbol Topu şeklinde olduğunu açıkladıkları söyleniyor.

Bu bilgi 1986'da yazılan bilgi kitabında verilmiş yani bilgi kitabı bilimsel olarak henüz bilinmeyen bir olayı mucizevi bir biçimde yıllar önceden bildirmiş lütfen linke bakınız:

http://www.bilgikitabi.net/45.htm

Meselâ elinize bir kristal küre alın. Ve bu kürenin üstünde 7 kesit bulunsun ve şimdi söyleyeceğimiz şeyleri bu şekil üstünde düşünerek tatbik edin.

Şimdi bu kristal kürenin her bir kesitini bir üçgen prizma olarak ele alın ve hepsinin ucunu kürenin merkez odağında birleştirin. Bu küçük kristal toptan 7 tane alarak, hepsini bir kristal top içinde toplayın. İşte bu Atomik bir Bütündür."

BİLGİ KİTABI' nın 377.ci sahifesinde de " Her bir Kristal Gürz, öbür Kristal Gürzün Düzenini bilemez. Hiçbir Enerji birinden birine geçemez. Onlar sadece OK tâbir ettiğimiz yansıtıcıları ile DÜŞÜNCE EVRENİNİN GÜCÜ'nü birbirine ulaştırırlar. Her bir Kristal Gürz kapalı bir devredir." denmektedir.

Yine bilgi kitabının kara delik ve beyaz deliklerle ilgili mucizevi bilgiler verdiği söyleniyor:

http://www.bilgikitabi.net/58.htm

tarihinde Anthemoessa tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

http://www.bilgikitabi.net/58.htm

Bu linkte anlatılan "mucize"den sonra yazarın yorumu:

"Bilgi Kitabını, ilk okuduğum sene olan 1995 senesinde, Kara ve Beyaz Delikler hakkında araştırma yapmış, Kara Delikler hakkında çok az, Beyaz Delikler hakkında ise hemen hemen hiç bilgi bulamamıştım.

11 sene sonra 2006 yılında tekrar konuya döndüğümde, geçen zaman içinde Astronomide ve Teknolojide sağlanan gelişmeler sonucunda elde edilen bilgilerin, Bilgi Kitabının 1985 yılında aktardığı Bilgilere açıklık kazandırdığını ve tamamen teyit ettiğini müşahede ettim. Bu nedenle Bilgi Kitabının, Bilinmezler ve gelecek hakkındaki olağanüstü Bilgilerini, yukarıda özetlenen bilgi aktarımıyla ve ilgilenenlerle paylaşıyorum."

tarihinde Anthemoessa tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir şekilde benle bu gruba üye bbirisi irtibata geçti.. Sonunda toplantılarına gittim bakın neler oldu:

Kadın masmavi gözleri ve beyaz saçları ile gayet püru nur bir görünümde.. Toplantıya katılanların ve üyelerin neredeyse tamamı iyi eğitimli, kariyer sahibi, modern insanlar.. Belli ki yeni bir arayış içindeler.. Gerçektende bu kadın o boşluğu dolduruyor..

Neyse uzatmayayım.. Bana önceden okumam için ilk bölümlerini vermişlerdi.. Toplantıda Bülent Hanım bana verilen bölümleri okumaktan başka bir şey yapmadı.. Okuması bitti teşekkür etti o arada ben beni davet eden hanıma soru sorulmuyor mu dedim.. Bülent hanıma iletti isteğimi o da buyur sor dedi..

- Anlattıklarınız kulağa çok hoş geliyor ama elimdeki yazının bir sürü yerinde İngilizce terimler mevcut.. Helezonik, spiral, vibrasyon, alfa, planet, siklon, omega, galaktik, nova .... Sanki Amerikada yetişmiş Türkçeyi tam öğrenememiş birisi bunları yazmış gibi sebebi nedir?

- Bunları uzaylı dostlarımız bize yazdırdı.. Bütün bunlar aynı zamanda evrenseldir..

- Benden cevap : İyi ama İngilizce sadece dünyada konuşuluyor aynı zamanda onuda herkes bilmiyor.. diyince bundan sonra sorularınızı yazılı olarak alacağım dedi..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Merhaba,

Ben de sizlerle bu grubun fasiküllerinden ve sitesinden birkaç bölüm paylaşayım:

Soru: Allah, Rab ve Tanrı aynı mıdır? Lord, Allah mı demektir?

Cevap: Tereddüte düşmekte haklısınız, Bilgi Kitabı başlangıçta, TANRI, RAB YARADAN, KADİRİ MUTLAK, ALLAH kelimelerinin hepsini aynı anlamda ve birbirinin yerine kullanmıştır. Ancak Kitap ve Bilgiler ilerledikçe, bu kelimeler arasındaki farklar da ortaya konmaya başlanmıştır. Önce şunu kavramamız lazımdır. Evrende hiçbir Varlık Tek degildir. Dinsel Bilgilerde Tekmiş gibi takdim edilen YARADAN, ALLAH, RAB, TANRI gibi isimler aslında (Aynı Bilinçte, Aynı Güçte ve Aynı Frekansta olan) Varlıklar toplumunu, Yönetimi, Sistemi veya Organizasyonları ifade etmektedir. Yani Bilinç Birliği, İnsanlığa TEKLİK olarak yansıtılmıştır. (Bu nedenle Dinsel Bilgilerde Tekmiş gibi tanıtılan Varlıklar, genelde "Biz" gibi çoğul ifade ile İnsanlara seslenmişlerdir.) Dolayısıyla Bilgi Kitabında "Yaratıcı" anlamında kullanılan Kelimeleri, İsimleri, Güçleri; aynı Bilinçteki Varlıklar Toplumu-Grubu-Sistemi olarak düşünmek lazımdır.

Kuran’ın öngörüleri nasıl da birer birer çıkıyor demeden edemeyeceğim... :rolleyes:

Bu da eski fasiküllerinin birinden bir bölüm:

“İslâmın kitabını, islâm dostlarımız bilinçli bir şekilde okumuşlarsa, onun size vermiş olduğu mesajı çok iyi bileceklerdir. Bu mesajın özü, sevgi, hoşgörü, sabır ve bir şeyi anlamadan, onun bilincine varmadan ön yargılı olarak inkâr etmemenizdir. Bazı köklenmiş bağnaz düşünceler, hâlâ ruh yoktur, reenkarnasyon yâni yeniden doğuş yoktur, cin vardır, peri vardır, şeytan vardır demektedirler. Belli ki bu dostlar beş vakit kıldıkları namazın, orucun ne olduğundan bile bihaberdirler ve okudukları kitaplarını anlamış değillerdir. Bir zamanlar bazı kişiler, İslâm'ın peygamberi için {cinlenmiş şair} diyorlardı.”

“İslam‘ın kitabında, "cin"i kötü olarak tanıtan sûrelerin yanlış anlaşılması, İslâm toplumunu bu hâle getirmiştir.

“Cin” de Allah'ın bir varlığıdır!.. Onlar nasıldır? Bulundukları yerler nereleridir? Vücut yapıları nasıldır? Onları da niçin öğrenmeyelim, diye korkularınızı yenip bir gayret gösterse idiniz, dünyanız bu kadar geri kalmazdı.

Unutmayın ki, İslâm'ın kitabında bahsedilen "cinler", sizlere hakiki yolu gösteren yüce varlıklardır ve rabbin emrinde hareket eden dostlardır. Kötülükler daima kötü kişilerin başına gelir. Bunun sebebini neden bugüne kadar araştırmadınız.”

‘Cin’ dediğimiz varlıklardan korkacağınıza, kendi hemcinslerinizden korkunuz. Çünkü en büyük fenalığı siz kendi kendinize yapacaksınız.

Yine sizi kurtaracak olan, rabbinizin ilâhî emri ile "cinler" olacaktır. Bizimle irtibatta bulunan yüce görevliler, sizlere, bizi anlatmakla, tanıtmakla mükelleftirler.

Bu yüce dostlarımızdan biri de “Beyti dost”dur. Bilgileri değişik kanallardan “Mustafa Molla” ile beraber bütün dünyaya aktarmaktadır.

Her dönemin yüce görevlileri vardır. Bunlar, ışık dostlarımız, Musa, İsa, Muhammet Mustafa'dır.

İslâm'ın kitabında 7-181 âyet şöyle der: Yarattıklarımızdan öyle bir ümmet vardır ki hakka iletirler - hak ile adalet yaparlar.

İşte bunlar bizleriz. Yani uzaylı dediğiniz dostlar.”

***

Kuran şöyle demesine rağmen (aşağıda) bu sapık öğretiye inanan ve müslüman geçinen tanıdıklarım var ya ona yanıyorum. Tabi bir süre toplantılara katıla katıla normal düşünme kabiliyetlerini yitirdiklerini görmek, Hitler'i bile Yahudilere iyilik yapan biri olarak lanse ettiklerine şahit olmak (onların korku kanallarını açmış da tekamülünü hızlandırmış da blabla) üzüntü verici oluyor...

Hani, biz meleklere "Âdem'e secde edin" demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis, cinlerdendi. Kendi Rabbinin emrine ters düştü. Şimdi siz, benim beri yanımdan, onu ve onun soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Hem de onlar sizin düşmanınızken. Zalimler için ne kötü bir değiştirmedir bu! (Kehf, 50)

Allah'a bir de cinleri/gözle görülmeyen yaratıkları ortak koştular. Oysaki, onları O yaratmıştır. Bilgisizce O'na oğullar ve kızlar isnat etme saçmalığını gösterdiler. Şanı yücedir O'nun! Onların nitelemelerinin ötesindedir O! (En'am, 100)

Gün olur, onların hepsini bir yere toplar, sonra meleklere sorar: "Şunlar, sadece size mi kulluk/ibadet ediyorlardı?"

Melekler derler ki: Tespih ederiz seni! Bizim Veli'miz sendin, onlar değil. Doğrusu şu ki, onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere iman etmekteydi. (Sebe, 40, 41)

tarihinde epifun tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cinlere tapma kültü, günümüze kadar devam etmiş işte.. Saçma sapan bir inanış olan İslam, yine saçma sapan olan bir inanışı eleştiriyor.. Bu konuyu hazine bulmuş bir şekilde göstermekte ne oluyor anlamış değilim !?!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Cinlere tapma kültü, günümüze kadar devam etmiş işte.. Saçma sapan bir inanış olan İslam, yine saçma sapan olan bir inanışı eleştiriyor.. Bu konuyu hazine bulmuş bir şekilde göstermekte ne oluyor anlamış değilim !?!

Dinler politeizmden monoteizme evrilmişti ve ateizme doğru evrilmekteydi di mi? :D

Kuran'ın tüm dinlerin özünde monoteist oldugu ve sonradan politeist şirk bataklarına dönüştüğü iddiası da palavraydı di mi?

Buyrun Mohammed'in deyimiyle "iyi eğitimli, kariyer sahibi, modern" insanların tanrısızlığa doğru evrilen dini...!

Tekmiş gibi takdim edilen YARADAN, ALLAH, RAB, TANRI gibi isimler aslında varlıklar toplumunu, yönetimi, sistemi veya organizasyonları ifade etmekteymiş de, bilinç birliği, insanlığa TEKLİK olarak yansıtılmışmış da... :D

Monoteistleri insanlığın gelişimin önündeki engeller olarak göreceğinize gidin de biraz bu çok tanrıcı çonçon teyzelerle uğraşın... :rolleyes:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Dinler politeizmden monoteizme evrilmişti ve ateizme doğru evrilmekteydi di mi? :D

Kuran'ın tüm dinlerin özünde monoteist oldugu ve sonradan politeist şirk bataklarına dönüştüğü iddiası da palavraydı di mi?

Buyrun Mohammed'in deyimiyle "iyi eğitimli, kariyer sahibi, modern" insanların tanrısızlığa doğru evrilen dini...!

Tekmiş gibi takdim edilen YARADAN, ALLAH, RAB, TANRI gibi isimler aslında varlıklar toplumunu, yönetimi, sistemi veya organizasyonları ifade etmekteymiş de, bilinç birliği, insanlığa TEKLİK olarak yansıtılmışmış da... :D

Monoteistleri insanlığın gelişimin önündeki engeller olarak göreceğinize gidin de biraz bu çok tanrıcı çonçon teyzelerle uğraşın... :rolleyes:

İdealizm'in yavaş yavaş kırılmaya başlaması.. Ve insanların artık eski dinlere rağbet göstermemesi nedeniyle, bu tür dinler gereklidir.. İnsanları uyutacak yeni hikayelere ihtiyaç vardır (uzaylılar vs)

Bu insanlar bir kitap yazıyor ve milyonları ceplerine indiriyolar.. Çünkü artık ilkel dinler, insanları yeterince tatmin etmiyor.. Onlar bireysel olarak kemale ermek istiyorlar.. Bir cennet istiyolar ki, sadece kendileri bulunsunlar..

Monoteizm ve politeizmi daha önce tartışmıştık.. Önceki nikim sangre'yle..

Bu dinler artık idealizmin son çırpınışları.. İnsanlar artık bilinçleniyorlar.. İnsanları kendinize çekebilmek için siz de biraz New Age takılmalısınız.. Yoksa işiniz zor be epifun :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Epifun istersen bırakalım ortak koşmayı falan da şu yukardaki mucize iddialarına ne diyorsunuz sizce de ilginç değil mi?

Sitchin de, Sümer tabletlerinden Marduk'u bulmuş diyorlar.. Konu ile ilgili yazdığı kitaptan yıllar sonra, Nasa bu bilgiyi onaylamış! .. Görüldüğü gibi komplo teorileri bitmiyor :)

tarihinde laqrma tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...