Jump to content

ZEYD VE ZEYNEP MESELESİ....


Recommended Posts

Şehvet duygusu olup olmaması önemli değil...Önemli olan, bu evliliğin şehevani bir istekle ve kendi isteğiyle olmadığıdır.

Yani diyorsunki muhammed gelinine sulanmamıştır allah bu ahlaksızlığı yaptırmıştır.

Ayrıca, 50 yaşından sonraki şehvet elbette gençliğindeki şehvet gibi değildir. Gençliğinde 1 tek ihtiyare kadınla iktifa eden, elbette 50 den sonra yaptığı bu evlenmeleri başka mühim hikmetlere istinadendir
.

Muhammed hatice ile evlendiğinde hatice amanın en zengin kadını idi.

Muhammedin 25 yaşında iken 40 yaşında bir kadın ile evlenmesi onun bir servet avcısı olduğunun kesin bir kanıtıdır.

Ama hatice öldükten sonra 9 yaşında kızlar ile yatan muhammed resmen gelini ilede evlenmiştir.

Müslümanlara düşen ise bu muhammedin yaptığı sapıklık lara kılıf bulmaktır.

Öncelikle önceki cevabımdaki ayetin ifade ettiği gibi bir insan şefkatinden dolayı bir insana evladım dese, şeriat hükmünce o, onun evladı sayılmaz. İkinci olarak, yine bir önceki cevabımda dediğimiz gibi, demek ki bir peygambere eş olacak fıtratta ve ahlakta ancak Hz Zeyneb vardı ki, Hz Zeyd'in boşadığı kadını almış.

Nasılda taklalar atıyorsun bu arap bedevisinin yaptığı sapıklıkları savunmak için. bak adam sana ne demiş: Koskoca Arabistan'da başka kadın kalmamıştı da, evlatlığının boşadığı kadını mı almak zorundaydı Muhammed? Bunu kendisinden sonra kaç kişinin yaptığını merak ediyorsan, ben söyleyeyim sana: Sıfır ! Çünkü bu evlilik, o zamanın Araplarınca bile utançla karşılanmışdı ve sonraki dönemlerde de hiç kimseye örnek oluşturmadı. Sen hiç evlatlığının boşadığı bir kadınla evlenen birini duydun, gördün mü? Evetse, Allah rızası için burada kaynaklarıyla birlikte yaz da, biz de öğrenelim…

Seninise bu yazıya verdiğin cevaba bak.

İlim sen evlatlığının karısı ile evlenirmisin?

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 185
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Şu hale bakın.... Allah kalkmış erkeklerin şeyinin derdine düşümüş..

Siz inananlar hiç mi aklınız yok?

Ortalıkta açlıktan ölen, sokaklarda hayatlaarını çürüten milyonlarca çocuk varken Allah bunlardan bana ne diyip amanda ayet indireyim erkekler gelinlerini becersinler ki dünyaya huzur gelsin demişçç

İnsanlık için gelinleriyle evlenmeleri ne yarar sağlayacak?

Dünyaya huzur ve barış mı gelecek?

Bu işte bilmediğimiz keramet nedir?

Gelinleri ile evlenmek neden olmazsa olmaz bir durum bu Arap Allahına göre?

Hadi korkmayın bu konu hakkında sizlerde soru sorun..

Şimdi sorulara devam.. Hemde sizlerin kafasına balyoz gibi inecen sorular..

Allah neden gelin ile evlenme meselesini Muhammed e pratik ettirmiştir?

Muhammed gelini ile evlendirmese bu inen ayeti kimse takmayacak mıydı?

Muhammed in gelinin ile cinsel ilişkiye girmesi insanlığa ve İslam a ne kazandırmıştır?

Link to post
Sitelerde Paylaş
?Ey Muhammed! Allah?ın nimet verdiği ve seninde nimetlendirdiğin kimseye: ?Eşini bırakma, Allah?tan sakın!? diyor; Allah?ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun İnsanlardan çekiniyordun. Oysa Allah?tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik. Ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü?minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah?ın buyruğu yerine gelecektir.? (Ahzâb, ayet: 37.)

2.7-Araplarda geçerli olan ?Bir kişi evlatlığının boşanmış karısıyla evlenemez? yargısı da Hz. Peygamber?in, Zeyneb?le evlenmesiyle son bulmuştur.

O zaman için Arapların ve (Kuran tüm insanlığa indiğine göre) insanlığın başındaki en önemli bela, evlatlığın karısıyla evlenememekti, öyle mi?

Yani Allah, hırsızlık, gasp, cinayet, tecavüz, yalan, iftira, dedikodu, açgözlülük, dolandırıcılık, geri kafalılık, cahillik vb. bilumum insanlık sorunlarına çözüm getirmiş, her ahlaki değeri yerli yerince oturtup sağlamlaştırmış, geriye de "evlatlığın karısıyla evlenme" konusu kalmıştı, öyle mi?

Yan, bu ayetin inmesi ve Muhammet'i de Zeynep'le evlendirmek, Muhammet'in çükünün derdine düşmek değil, "evlatlık karısıyla evlenememek" gibi insanlık adına utanç verici bir tabuyu yıkmak amaçlıydı, öyle mi?

Yani biz de bunu yedik!..

tarihinde cakircali tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

ilim'den alıntı:

"Yani: Hazret-i Zeyneb, başka yüksek bir ahlâkta yaratılmış ve bir Peygambere zevce olacak fıtratta olduğunu, Zeyd ferasetle hissetmiş ve kendisini ona zevc olacak fıtratta kendine denk bulmadığından, manevî imtizaçsızlığa sebebiyet verdiği için boşamıştır."

Bakın şu işe ! Çırpındıkça daha çok batıyor, hatta inancınıza gölge düşürüyorsunuz. Bu açıklamaya göre, sizin Allah'ınızın ve peygamberinizin bilemediğini Zeyd bilmiş, kendisinin Zeyneb'e layık olmadığını Allah'ınızın ve peygamberinizin yüzüne bir tokat gibi vurmuş. Siz bu açıklamayla Allah'ınızı bile küçük düşürdüğünüzün ayırdına varamayacak kadar kör inançlısınız.

Link to post
Sitelerde Paylaş
ilim'den alıntı:

"Yani: Hazret-i Zeyneb, başka yüksek bir ahlâkta yaratılmış ve bir Peygambere zevce olacak fıtratta olduğunu, Zeyd ferasetle hissetmiş ve kendisini ona zevc olacak fıtratta kendine denk bulmadığından, manevî imtizaçsızlığa sebebiyet verdiği için boşamıştır."

Bakın şu işe ! Çırpındıkça daha çok batıyor, hatta inancınıza gölge düşürüyorsunuz. Bu açıklamaya göre, sizin Allah'ınızın ve peygamberinizin bilemediğini Zeyd bilmiş, kendisinin Zeyneb'e layık olmadığını Allah'ınızın ve peygamberinizin yüzüne bir tokat gibi vurmuş. Siz bu açıklamayla Allah'ınızı bile küçük düşürdüğünüzün ayırdına varamayacak kadar kör inançlısınız.

yaptigin elestirye katiliyorum. ilim nickli arkadas burada sacmaliyor. bu sacmaligi zirvalayan da said nursidir. arkadas said nursiye taparcasina onun aciklamalarini sorgusuz sualsiz kabul eder.

tabi durm boyledir diye siz hakli degilsiniz. kuran net bir sekilde aciklamis olayi. ortada bir alavere dalavere yok. alavere dalavere sizn kafanizda.

Link to post
Sitelerde Paylaş
yaptigin elestirye katiliyorum. ilim nickli arkadas burada sacmaliyor. bu sacmaligi zirvalayan da said nursidir. arkadas said nursiye taparcasina onun aciklamalarini sorgusuz sualsiz kabul eder.

tabi durm boyledir diye siz hakli degilsiniz. kuran net bir sekilde aciklamis olayi. ortada bir alavere dalavere yok. alavere dalavere sizn kafanizda.

çok lazımdı ya, çok daha öncelikli meseleler dururken.

Kuran Çocuk Yaştakilerle Evlenilmesine Karşı Çıkar mı?

bu vatandaşa şu soruyu bir sorsana, ona da cevap versin.:)

Link to post
Sitelerde Paylaş

tikat edersen-ki etmedigin anlasiliyor- islam dunyasi bu konuyu coktaaaan geride birakti. ortada gereksiz bir evlilik tabusu vardi. tanri onu elcisi araciligiyla kaldirdi. tarih o adeti geride birakti. bundan oturu en cok ateyisler sevinmesi gerekirken -cunku gereksiz adetler sizin caninizi siktigini iddaa ediyorsunuz- agziniza sakiz edip duruyorsunuz konuyu.

konuyu gundeme getiren ve alavere dalavereyle karnini doyuran sizlersiniz. buyurun afiyet olsun.

baskasina sordugun soru gercekte kendine sordugundur.

(muaahaahaa..erol tas)

Link to post
Sitelerde Paylaş

İslam bu konuyu ne zaman geride bıraktı?Sokağa çıkıp sorsan insanların %80'i Muhammed'in geliniyle evlendiğini bilmez.Madem bu kadar masum bir evlilik bu,neden sansürleniyor?Neden hocalar camilerde bu evlilik hikayesini hiç vaaz etmiyor?

Link to post
Sitelerde Paylaş
-Cahş kızı Zeynep:36 yaşlarında dul. Zeyd b. Haris?le evliydi boşandılar. Usame adını verdikleri çocukları Hz. Peygamber tarafından çok sevilirdi.

T.Dursun; şöyle diyor: ?Zeyneb Bint Cahş, Muhammed?in oğulluğu Zeyd?in karısıdır. Zeyd?i Muhammed kendisine ?oğul? edindiği için herkes ondan ?Muhammed?in Oğlu (Zeyd İbn Muhammed)? diye söz eder.

Muhammed bir gün, Zeyd?i görmek için onun evine gider. Zeyd?i bulamaz, Zeyd?in karısı Zeyneb?le karşılaşır. Birden tutulur Zeyneb?e. Bir kadına Muhammed?in ilgi duyması, o kadının başka erkeğe -bu erkek kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed?in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd durumu öğrenir öğrenmez Muhammed?e gidip konuşur:

? Karımdan ayrılmak istiyorum.

? Neden? Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?

?Vallahi hayır. Beni kuşkuya düşürecek hiçbir şeyi olmadı. Onun iyilikten başka bir şeyini görmedim.

?Öyleyse karını bırakma, Tanrı?dan kork!

Muhammed ?karını bırakma? derken, gerçekte sevdiği Zeyneb?in boşanmasını istiyordu. İstiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın.?

?Ey Muhammed! Allah?ın nimet verdiği ve seninde nimetlendirdiğin kimseye: ?Eşini bırakma, Allah?tan sakın!? diyor; Allah?ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun İnsanlardan çekiniyordun. Oysa Allah?tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik. Ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü?minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah?ın buyruğu yerine gelecektir.? (Ahzâb, ayet: 37.)

1.1-T.Dursun burada ?Muhammed?in içinde sakladığı şey, Zeyneb?e olan aşkıyla birlikte, Zeyd?in onu boşaması ve kendisinin almasına olanak sağlanmasını istemesiydi? diyerek işine gelen yorumu tercih etmiş, Okuyucuyu yanlış yönlendirmiştir. Burada ?Muhammed?in içinde sakladığı şey? T. Dursun?un yumurtladığı gibi ?evlenme isteği? değil, ayette hemen altta açıklandığı üzere ?..Allah?ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun İnsanlardan çekiniyordun?.. Ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda mü?minlere bir sorumluluk olmadığı bilinsindir?. Hz. Peygamber?in endişesi halkın ?Muhammed evlatlığının karısıyla evlendi? dedikodusuydu. Bu surenin başında geçen şu ayetlerde bu konuyu açıklar: ?Rabbinden sana vahyolunana uy. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Allah?a tevekkül et, vekil olarak Allah yeter. Allah?a tevekkül et, vekil olarak Allah yeter.? (Ahzab/2-3)

Büyük bilgin(!) T.Dursun, usulü tefsir ilminde ?ayetler, ayetleri açıklar? konusu işlenirken herhalde gırgır geçiyordu.

1.2-2000?e Doğru dergisinde diyor ki: ?Muhammed bir gün Zeyd?i aramak üzere evine gider, Zeyd?i bulamaz. Evde Zeyd?in güzel karısı Zeyneb vardır. O sırada içeride çamaşır yıkamaktadır. Yorgunluktan ve terden pembeleşmiş yüzü ve yarı çıplak haliyle son derece çekicidir. Peygamber Zeyneb?in güzelliği karşısında coşkuya kapılır ve şu sözleri söylemekten kendini alamayarak evden çıkar?? Zeyd eve gelince Zeyneb olayı anlatır. Zeyd içinde karısını yitireceği önsezisiyle Peygamber?e koşar: Zeyneb?i sevdinse hemen boşayım, sen al, der. Muhammed?in karşılığı: O nasıl söz, karım boşama! Ancak içten içe boşanmasını da ister.?

?Yorgunluktan ve terden pembeleşen yüzü ve yarı çıplak vücuduyla? diye adeta oradaymış gibi tanımladığı, Peygamberin düşüncelerini okuyup ?Zeyneb?in güzelliği karşısında coşkuya kapılır? sözleriyle ifade ettiği, Zeyd için de ?Zeyd içinde karısını yitireceği önsezisiyle? (karısını kaybedeceği endişesinde olan Zeyd?in gelip Peygambere ?Sevdinse hemen boşayayım? (bu söz ayrı bir komedidir, seviyorsa gelip niye boşayayım desin)? cümleleriyle ifade ettiği T.Dursun?un yazdığı senaryo, İslam?ı bilmeyen kitleler için etkileyici oldu mu bilinmez ama işin aslı da şudur:

2.1-Hz Peygamber, Zeyd?i evlatlık olarak almış ama daha sonra, bir ayetle bu evlatlık kaldırılmıştır.(Ayetin gerekçelerinden biri belki de Hz. Zeyd?in ve torunlarının, biz peygamberin neslindeniz diyerek daha sonra saltanat iddiasında bulunmalarını önlemektir. İslam da saltanat yoktur.)

2.2-Hz. Zeyneb, Hz. Muhammed?in öz halasının kızıdır. Nedense T.Dursun bunu okuyucusuna söylemez.

2.3-Hz. Zeyd ile Hz. Zeyneb?i evlendiren Hz. Peygamberdir bunu da söylemez..

2.4-Hz. Peygamber, Zeyneb?i daha önce Hz. Zeyd için istemiş ama Zeyneb?in ailesi vermemiştir. Ahzab Suresinin 36. ayeti bunun üzerine inmiş ve ailesi Zeyneb?i Hz. Zeyd?e vermiştir.

2.5-Hz. Zeyd zenci ve azat edilmiş olsa da bir köledir. Hz. Zeyneb bu evlilikten hiç bir zaman hoşnut olmaz.

2.6-Hz. Zeyd ile Hz. Zeyneb daha önce den çok sık kavga etmekte ve bunu Peygambere ilettiklerinde Hz. Peygamber sabır tavsiye ederek evliliklerinin devamı için çaba sarf etmektedir. Gayesi Zeyneb?le evlenmek olsaydı bunu niye yapsın?

2.7-Araplarda geçerli olan ?Bir kişi evlatlığının boşanmış karısıyla evlenemez? yargısı da Hz. Peygamber?in, Zeyneb?le evlenmesiyle son bulmuştur.

2.8-T.Dursun?un masalına göre ?Muhammed bir gün, Zeyd?i görmek için onun evine gider. Zeyd?i bulamaz, Zeyd?in karısı Zeyneb?le karşılaşır. Birden tutulur Zeyneb?e?.

Sanki Hz. Peygamber Zeyneb?i hiç görmemiş, sanki Zeyneb halasının kızı değilmiş, sanki onu Zeyd?le evlendiren Hz. Peygamber değilmiş. Sanki Peygamber onunla Zeyd?i evlendirmeden önce evlenemezdi? Ne yaparsınız ?Zırva, tevil kabul etmez? ama zırvalayan beyaz duvara çamur atmakla geçirmiş ömrünü.

2.9-Ahkamu?l Kur?an?da, şöyle der: ?Peygamber düşmanlarının ?Onu görünce aşık oldu? sözleri tamamen batıldır ve asılsız bir iddiadır. Çünkü Zeyneb Allah Resulünün yakın bir akrabası olarak her zaman yanındaydı. Örtünme ayeti henüz inmediği için her zaman onu görebiliyordu? dediğini nereden bilecek, bilse de bunu yazacak dürüstlük nerede?

3.1-?2000? e Doğru? dergisinde Turan şöyle der: ?? Peygamberin Zeyneb?e olan aşkı, evlendikten sonra da uzun süre devam eder. Hadislerin anlattığına göre, Peygamber nerede güzel bir kadın görse hemen eve koşar, Zevneb?le yatardı.? (Buhari ? Hibe/8 ? Tecrîd hadis no: 1130)

3.2-Hz. Peygamberi (a.s) bu şekilde okuyucusuna takdim eden ünsüz yazar, sanki Peygamber?in (a.s.) hiç bir işi, hiç bir görevi yokmuş son derece çapkın bir insan gibi hep güzel kadınları takip edip, onlardan bir şey elde edemeyince hemen nefes nefese koşarak evine gelip hanımıyla yatarmış gibi göstermektedir. Şimdi bu Kafirin verdiği kaynağa bakıyoruz öyle ya okuyucuyu tatmin etmek için kaynak vermek gerekir. Yani Tecrîd hadis no: 1130, Hayret doğrusu. Tecrid 8. cilt, sayfa 17 Hadis No:1130 böyle bir hadis yooook. Numarasını verdiği hadiste sadece Hz. Zeyneb ile Hz. Aişe arasında cereyan eden bir tartışmadan bahsediliyor. O kadar? Herhalde Diyanetin bastırdığı Tecrid ile Dursun?un kitabı farklı farklı?.(?)

3.3-Yukarıda Dursun?un rivayetini verdiği hadis bazı hadis kitaplarında yer alsa da mesele S. ATEŞ?in dediği gibidir:

?.. İyilik, fazilet kalbe hiçbir kötü düşüncenin gelmemesi değil, gelen bu kötü düşüncelere uymamak ve bunları kovmaktır.

Yazarın yukarıya aldığımız rivayeti, bir tek kişinin haberidir. Bu haber, en az iki-üç yüzyıl ağızdan ağza dolaştıktan sonra yazıya dökülmüştür. Aktarandan aktarana geçerek ikiyüz yıl dolaşan bir insan haberinin, aslına ne derece uygun olduğunu takdir etmek güç değildir. Bundan dolayı vâhid haberleri kesinlik değil, zan ifade eder. Doğruluğu kesin değildir, muhtemeldir. Yani bu haber doğru da olabilir, yalan da olabilir.

Tutalım ki rivayet doğrudur, Hz. Muhammed, kasıtsız olarak karşısına çıkan bir kadına bakmış ve içinde bir arzu uyanmıştır. Bunun çaresi, hemen evine gidip nefsini helâl olan eşi ile yatıştırmak ve içinde uyanan o duyguyu kalbinden savmaktır. Eğer Hz. Muhammed, gözüne çalınan kadının ardına düşüp onu izleseydi o zaman bu eylemi kınanırdı. Kasıtsız olarak kalbine doğan bir isteği, helâl bir yöntemle savması, arkadaşlarına da böyle yapmalarını öğütlemesi fena bir şey midir?

Zaten kendisi, kasıtsız bakışın doğal olduğunu, bundan günah yazılmayacağını, ama ısrarla, döne döne bakmanın günâh olduğunu söylemiştir: ?Bakışı bakışın ardına takma, gözünü dikip bakma, ilk bakış (göze çalınma) lehinedir (bundan ötürü sana günâh yoktur) ama ikinci bakış lehine değildir (günâhtır).? (Ebû Dâvûd, Nikâh: 43; Tirmizî, Edeb: 28)

Cinsel ilişkinin, insanları yatıştırdığı, rahatlattığı ise, bütün psikolog ve doktorların birleştiği bir gerçektir.

Dursun: ?Güzellikleri hoşuna gitse de. artık bundan böyle kadın alamazsın.? (Ahzâb: 52) âyetinden, Hz. Muhammed?in, kendi karılarından başka kadınlara bakıp şehvete geldiği sonucuna varıyor. Oysa âyetin amacı, Peygamber?e, mevcut hanımlarından başka bir kadınla evlenmeyi yasaklamaktır. Ne kadar güzel bulsa da artık başka bir kadınla evlenemeyecektir. Bu âyetten, Peygamber?in kadınlara bakıp şehvete geldiği anlamını çıkarmak, son derece saygısız ve insafsızca bir yargıdır. Peygamberle evlenmek isteyen pek çok kadın vardı. Kadınlar Peygamber?den örtünmezlerdi. Çünkü o, inananların manevî babası sayılır, işte âyette, bunların içinde beğendiği, hoşuna giden kadınlar da olsa artık başka kadın almaması buyurulmustur.

Birini beğenmek, güzelliğini takdir etmek, ille de şehvete gelmek mânâsına gelmez. Eğer gerçekten, yazarın dediği gibi peygamber kadınlara şehvetle baksa ve baktıkça şehvete gelseydi, istediğiyle evlenirdi. Oysa âyet, ona başka kadın almayı yasaklıyor. Bu cümle, bir emrin kesinliğini vurgulamak için böyle söylenmiştir. Meselâ ?ne kadar yorulsan da bu yolu yürü? yahut ?ölsen de sen bu okulu bitireceksin? cümlelerinde kasıt, yolun mutlaka yürünmesini veya okulun bitirilmesini vurgulamaktır. Yoksa mutlaka yorulmak veya ölmek gerekmez. Yani her ne pahasına olursa olsun bu işin yapılması gerektiği vurgulanmaktadır, işte âyette de ?Güzellikleri hoşuna gitse de artık başka kadınla evlenme? cümlesinden, Peygamber?in kadınlara baktığı ve onların güzelliklerinin, peygamberin hoşuna gittiği anlamı çıkarılamaz.

Gerçekte Peygamber, hiç kimsenin namusuna kem gözle bakmamıştır. Nitekim Vedâ Haccında Amcası Abbâs?ın oğlu Fadl?ı da devesine bindirmişti. Fadl, saçı, yüzü güzel, beyaz tenli, yakışıklı bir adamdı. Allah?ın Resulü (s.a.v.) hayvanı mahmuzlayıp hareket ettiği zaman yanından kadınlar geçiyordu. Fadl bu kadınlara bakmağa başladı. Allah?ın Resulü (s.a.v.) elini Fadl?ın yüzüne koydu (bakmasına engel oldu). Fadl bu kez başını öbür tarafa çevirip yine baktı.(Müslim, Hac, bâb: 19, hadîs: 147) (Gerçek Din Bu I, 16)

3.4-Hadis şöyledir: ?Hz. Peygamber bir kadın gördü, eşi Zeyneb?in yanına gitti (ki o anda) eşi deri tabaklamakla meşguldü, ihtiyacını gördü ve arkadaşlarının yanına çıktı??, Haberi Vahid?le, Haberi Mütevatir arasında ki farkı bilmeyen Dursun?un elinde yukarıdaki şekle dönüvermiştir.

3.5-Hadisin yüzde yüz doğru olduğunu varsaysak bile, görüldüğü gibi ravi ?ihtiyacını gördü? demekte ?ihtiyacının? ne olduğundan bahsetmemektedir. Yani hadisi rivayet eden kişi içerde Hz. Peygamberin ne yaptığını görmemiştir. Zaten görmesi de mümkün değildir.

3.6-Ayrıca böyle bir olayla karşılaşan Turan gibiler acaba ne yapar gidip o kadına mı saldırırlar bilemeyiz?

Yazan:RIZA GÖRÜŞ

Sikine düşkün peygamberlerden tiksinirim.

tarihinde Ruslan_Chagaev tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
tikat edersen-ki etmedigin anlasiliyor- islam dunyasi bu konuyu coktaaaan geride birakti. ortada gereksiz bir evlilik tabusu vardi. tanri onu elcisi araciligiyla kaldirdi. tarih o adeti geride birakti. bundan oturu en cok ateyisler sevinmesi gerekirken -cunku gereksiz adetler sizin caninizi siktigini iddaa ediyorsunuz- agziniza sakiz edip duruyorsunuz konuyu.

konuyu gundeme getiren ve alavere dalavereyle karnini doyuran sizlersiniz. buyurun afiyet olsun.

baskasina sordugun soru gercekte kendine sordugundur.

(muaahaahaa..erol tas)

tamam işte, madem o adeti kaldırdı,

madem o kadar hassas, yanlış gelenekleri kaldıryor.

çocuklarla evlenme geleneğini kaldırmaması

kuranın sübyancılığa cevaz vermesi değildir de nedir?

nedir?

buyrun...

Link to post
Sitelerde Paylaş
İslam bu konuyu ne zaman geride bıraktı?Sokağa çıkıp sorsan insanların %80'i Muhammed'in geliniyle evlendiğini bilmez.Madem bu kadar masum bir evlilik bu,neden sansürleniyor?Neden hocalar camilerde bu evlilik hikayesini hiç vaaz etmiyor?

ne o cadaloz, cami cami gezip hocaafendiler ne vaz ediyor onu mu takip ediyorsun. sana kolay gelsin, bu isler geride kaldi. bilip bilmemeleri o kadar onemli degil, onemli olan o takintinin artik olmamasi. tabi sizdeki takinti hala devam ediyor.

tamam işte, madem o adeti kaldırdı,

madem o kadar hassas, yanlış gelenekleri kaldıryor.

çocuklarla evlenme geleneğini kaldırmaması

kuranın sübyancılığa cevaz vermesi değildir de nedir?

nedir?

buyrun...

sence bir kisi kac yasina kadar subyan sayilir? bu yas tum tarih ve cografyalar icin sabit olabilir mi? mesela m. gandhi 13 yasinda evlenmis. tabi evlenme demek direk cinsel iliski demek degil; kiz gelin gittigi evde yetisiyor ev islerini adeta orada ogreniyor. boylesi de var.

gunumuzde ise bir kisi sex yapabiliyor, ev islerini geregince kaldiabilir durumdaysa evlenebilir. buna kisi kendisi karar verir. kulturlerin bu tur memlerine burnumu sokmamayi tercih ederim murteddd. sana abi tavsiyem sen sokma boylle seylere burnunu.

nooreceen insanlar kac yasinda evleniyorsa. her kulturun toplumun farkli sartlari var. isi dogmalastirip kendimize is cikarmayalim.

mucadele edilmesi gereken bi sey varsa bu konuda o da bir insanin istemedigi biriyle zorla evlendirilmesi olabilir.

haa.. eger dersen ki madem oyle allah dunyadaki kulturlerde bir suru pislik var bunlari ortadan kaldiracak birilerini niye gondermiyor?

benim anlayisima gore o toplumlar kendi sorunlarini cozecek kisileri kendi iclerinden cikaramiyor. ben tanriya boyle inaniyorum.

bilmem anlatabildim mi?

Link to post
Sitelerde Paylaş
ne o cadaloz, cami cami gezip hocaafendiler ne vaz ediyor onu mu takip ediyorsun. sana kolay gelsin, bu isler geride kaldi. bilip bilmemeleri o kadar onemli degil, onemli olan o takintinin artik olmamasi. tabi sizdeki takinti hala devam ediyor.

sence bir kisi kac yasina kadar subyan sayilir? bu yas tum tarih ve cografyalar icin sabit olabilir mi? mesela m. gandhi 13 yasinda evlenmis. tabi evlenme demek direk cinsel iliski demek degil; kiz gelin gittigi evde yetisiyor ev islerini adeta orada ogreniyor. boylesi de var.

gunumuzde ise bir kisi sex yapabiliyor, ev islerini geregince kaldiabilir durumdaysa evlenebilir. buna kisi kendisi karar verir. kulturlerin bu tur memlerine burnumu sokmamayi tercih ederim murteddd. sana abi tavsiyem sen sokma boylle seylere burnunu.

nooreceen insanlar kac yasinda evleniyorsa. her kulturun toplumun farkli sartlari var. isi dogmalastirip kendimize is cikarmayalim.

mucadele edilmesi gereken bi sey varsa bu konuda o da bir insanin istemedigi biriyle zorla evlendirilmesi olabilir.

haa.. eger dersen ki madem oyle allah dunyadaki kulturlerde bir suru pislik var bunlari ortadan kaldiracak birilerini niye gondermiyor?

benim anlayisima gore o toplumlar kendi sorunlarini cozecek kisileri kendi iclerinden cikaramiyor. ben tanriya boyle inaniyorum.

bilmem anlatabildim mi?

anlatabildin de, benim soruma cevap vermek yerine yan çizmeyi tercih ettin.

bunun geleneği göreneği yok.

bir sürü çirkin gelenek var, mesela kurana göre bunlardann biri üvey babaların evlattlıklarının eşleri ile evlenememeleri.

allah şak diye uygulamalalı olarak bunu kaldırtıyor.

ama nedense yaygın bir gelenek olan çocuk yaştakilerle evlenme geleneğine ağzını açmıyor.

neden çindeki ya da hindistandaki kötü bir geleneği kaldırmıyor demiyoruz.

bizzat araplar arasında yaygın bir gelenekten bahsediyoruz.

sen ayetle muhammede evlatlığının eşini aldırıyorsun.

neden?

çünkü bu köklü ve kurana göre yanlış geleneği kaldırmak istiyorsun .

ama çocuk yaştakilerle evlenmeyin bile diyemiyorsun.

bu da köklü ve çok çirkin bir gelenek.

neden?

çünkü islam muhammedin uydurması ve muhammedin toplumunda bu durum normal karşılanıyor.

tıpkı bir iki yüz yıl önceye kaar hindistanda ölen kocanın karısını da

kendiyle beraber canlı canlı yakmanın normal karşılanması gibi.

muhammed de o günün algısı ile bu durumun çirkinliğinin farkında değil muhtemelen.

ses etmiyor tabi.

bilmem anlatabildim mi?

bu arada 9-10-11-12 yaşındaki bir kız her zaman her coğrafyada her iklimde çocuktur.

babam yapsa babama da söverim.

ve yan çizmeye çalıştığın için bu konuda sseni şiddetle kınıyorum.

okuyucuların vicdanına havale ediyorum.

Link to post
Sitelerde Paylaş
anlatabildin de, benim soruma cevap vermek yerine yan çizmeyi tercih ettin.

bunun geleneği göreneği yok.

bir sürü çirkin gelenek var, mesela kurana göre bunlardann biri üvey babaların evlattlıklarının eşleri ile evlenememeleri.

allah şak diye uygulamalalı olarak bunu kaldırtıyor.

ama nedense yaygın bir gelenek olan çocuk yaştakilerle evlenme geleneğine ağzını açmıyor.

neden çindeki ya da hindistandaki kötü bir geleneği kaldırmıyor demiyoruz.

bizzat araplar arasında yaygın bir gelenekten bahsediyoruz.

sen ayetle muhammede evlatlığının eşini aldırıyorsun.

neden?

çünkü bu köklü ve kurana göre yanlış geleneği kaldırmak istiyorsun .

ama çocuk yaştakilerle evlenmeyin bile diyemiyorsun.

bu da köklü ve çok çirkin bir gelenek.

neden?

çünkü islam muhammedin uydurması ve muhammedin toplumunda bu durum normal karşılanıyor.

tıpkı bir iki yüz yıl önceye kaar hindistanda ölen kocanın karısını da

kendiyle beraber canlı canlı yakmanın normal karşılanması gibi.

muhammed de o günün algısı ile bu durumun çirkinliğinin farkında değil muhtemelen.

ses etmiyor tabi.

bilmem anlatabildim mi?

bu arada 9-10-11-12 yaşındaki bir kız her zaman her coğrafyada her iklimde çocuktur.

babam yapsa babama da söverim.

ve yan çizmeye çalıştığın için bu konuda sseni şiddetle kınıyorum.

okuyucuların vicdanına havale ediyorum.

ergin olmayan kisilerle evlenme gelenegi mi varmis o zamanki arap toplumunda?

rahatsiz oldugun sey tam olarak nedir? yasi gecmis birinin kendinden cok kucuk biriyle evlenmesi mi yoksa cocuk yasta iki kisinin evlenmesi mi? yoksa her ikisi de mi?

cekirdek aile modellerinde 15ine gelmis gencler-cocuklar cinsel iliskiye giriyor ama evlenmiyorlar, cunku sosyal hayat onlari ev sahibi yapmaya musait degil. eski buyuk ailelerde ise ayni yastaki cocuklar aile reisinin bakiminda-yaninda olduklarindan evleniyorlarmis.

yasli birinin cocugu olacak yasta biriyle evlenmesi ise bu durum zaten cevre tarafindan pek hos karsilanmayacaktir prenisp olarak, cunku boyle bir adamin herkesin kizina yan gozle bakma olasiligi vardir. ama her iki taraf da birbirini istiyorsa bize laf dusmez. mesela kizin biri zengin ve itibarlidir diye yasli biriyle evlenebilmeli. kendi tercihidir.

modern dunya buna 18 yas barajini getirmis. dogal olani ise ergenlige giristir.

evlilik konusu karisik is. adamin parasi yoktur, kizina bakamiyordur, erken yasta birine vermek istiyordur. ne bileyim hersey olabilir. ben cevremde sozunu ettigin sorunu gormedigim icin belki de yorum yapmaktan tirsiyorum.

mesela kuranda soyle bir sey mi yazsaydi:

- kendinizden -atiyorum- 20 yastan fazla kucuk biiryle evlenemezsiniz,

- kadin erkekten en fazla 10, erkek ise kadindan en fazla 20 yas buuyk olabilir,

- 12 yasindan kucuklerin evlenmesi yasaktir.

kural koymak, sinir cizmek gercekten zor bir istir. zemin kolayca kayabilir.

tarihinde suevari tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
ergin olmayan kisilerle evlenme gelenegi mi varmis o zamanki arap toplumunda?

rahatsiz oldugun sey tam olarak nedir? yasi gecmis birinin kendinden cok kucuk biriyle evlenmesi mi yoksa cocuk yasta iki kisinin evlenmesi mi? yoksa her ikisi de mi?

cekirdek aile modellerinde 15ine gelmis gencler-cocuklar cinsel iliskiye giriyor ama evlenmiyorlar, cunku sosyal hayat onlari ev sahibi yapmaya musait degil. eski buyuk ailelerde ise ayni yastaki cocuklar aile reisinin bakiminda-yaninda olduklarindan evleniyorlarmis.

yasli birinin cocugu olacak yasta biriyle evlenmesi ise bu durum zaten cevre tarafindan pek hos karsilanmayacaktir prenisp olarak, cunku boyle bir adamin herkesin kizina yan gozle bakma olasiligi vardir. ama her iki taraf da birbirini istiyorsa bize laf dusmez. mesela kizin biri zengin ve itibarlidir diye yasli biriyle evlenebilmeli. kendi tercihidir.

modern dunya buna 18 yas barajini getirmis. dogal olani ise ergenlige giristir.

evlilik konusu karisik is. adamin parasi yoktur, kizina bakamiyordur, erken yasta birine vermek istiyordur. ne bileyim hersey olabilir. ben cevremde sozunu ettigin sorunu gormedigim icin belki de yorum yapmaktan tirsiyorum.

mesela kuranda soyle bir sey mi yazsaydi:

- kendinizden -atiyorum- 20 yastan fazla kucuk biiryle evlenemezsiniz,

- kadin erkekten en fazla 10, erkek ise kadindan en fazla 20 yas buuyk olabilir,

- 12 yasindan kucuklerin evlenmesi yasaktir.

kural koymak, sinir cizmek gercekten zor bir istir. zemin kolayca kayabilir.

yok muymuş?

dönelim peygamberden 100-200 yıl sonra yazılmış bulunan hadis kitaplarına.

bu hadis kitaplarına sübyancılığın araplar arasında çok normal karşılandığı görmek zor değil.

sübyancılık bugünkü gibi o gün de araplar arasında çok yaygınmış anlaşılan.

peygamber döneminde araplar arasında sübyancılığın yaygın olmaması peki mümkün müdür?

100-200 senede sübyancılığın anormal karşılandığı bir toplum sübyancılığı son derece normal karşılamaya başlayabilir mi?

o zamanın insanları bilişim çağında yaşamıyorlardı, bunu unutmayın.

bu kadar hızlı bir dönüşüm mümkün müdür?

elbetteki muhammed döneminde de sübyancılık yaygın bir gelenekti.

olmayan bir geleneğin otoritenin zorlamasıyla

ve hadis uydurmakla bir toplumda çok kısa zamanda yer etmesi bin kere olasılık dışıdır.

olsa da olur olmasa da olur bir geleneği peygamberine uygulamalı olarak kaldırtacak hassasiyeti gösteren allah hazretleri

eğer çocuk yaştakilerle evlenilmesine razı olmasaydı hiç olmazsa tek ayetle bunu da yasaklardı.

suevari elini vicdanına koy, bir an için de aklını serbest bırak.

9,10,11,12....

neyse ney işte.

bu yaşta iken, neyin ne olduğunu bile anlayamazken, bebeklerle oynarken ya da oynamayı yeni bırakmışken

kızları ister yaşıtları ile ister dedeleri yaşındaki adamlarla evlendirmeyin demesi gerkirdi bu geleneğe karşı ise.

bugün 9 yaşındaki kızları evlendiriyorlar, o zaman da emin ol öyleydi.

olsa da olur olmasa da olur bir geleneği peygamberine uygulamalı olarak kaldırtacak hassasiyeti gösteren allah hazretleri

eğer çocuk yaştakilerle evlenilmesine razı olmasaydı hiç olmazsa tek ayetle bunu da yasaklardı.

son bir çırpınma ile müslüman şunu diyebilir:

mesela kuranda suç olan herşey tek tek yazsaydı kitabın hacmi çok artardı.

dolayısyla kuranın bu mesele hakkında kelam etmemesi onu onayladığı anlamına gelmez.

hayır efendim!

bu itiraz komik bile değil.

biz kurandan şehir içinde hız limitini aşmayın,

kürkü için hayvanları öldürmeyin,

kimyevi atıkların nehirlere denizlere karışmasına müsade etmeyin demesini istemiyoruz.

o güne ait, o gün bile yaygın olan kötü bir geleneği kaldırmasını istiyoruz.

bakın masumane bir geleneği (evlatlığın öz evat sayılması) uygulama ile kaldıran allahın

küçük yaşta evlenenlere ses etmemesi kuranın sübyacılığı sorun etmediğin kanıtıdır.

kuran çocuk yaştakilerinin evliliğine karşı çıkmaz.

ayrıca evlenebilirsiniz dememesi kuranı aklamaz.

kısacası çocuk yaştakilerle evlenmek

o dönemin o toplumu için iyiliği ya da kötülüğü tartışılacak bir mesele değildir.

son derece normaldir, bu yüzden bahsi de kuranda geçmemiştir.

ancak kuranda vadedilen tomurcuk memelileri niteleyen ayetler de

hadisler, tarihsel gerçekler olmasa da bizi fazlasıyla desteklemektedir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

ahzap 36 bakınız..

Allah resulu bir işe hüküm verdiği zaman insanlar bunu kabül etmek zorundadırlar..

hüküm:Zeynebin zeydle evlenmesi.......velevki zeydi sevmiyor ama Resululullah hükmü vermiş ve evlenmek zorunda..

ve de evlenmiştirde...

tabi daha sonra bu evlilik yürümemiştir o ayrı bir konu.Fakat Resulullahın emri yerine gelmiştir..

ahzap 37...

evlatlıklar biyolojik olarak öz çocuklar değillerdir..Evlatlıkların boşanmış eşleri ile evlenilebilir.Bu bilimsel olarakta mahsurlu değildir....

bunun tatbiki bizzat Resulullah a aittir..Allah ın emri gereği böyle olmuştur...

İslamda bir insanın öz evladının hanımı ile evlenmesi yasaktır..

fakat evlatlığının boşanmış eşiyle evlenmesi yasak değildir fakat mecburide değildir.Bu insana kalmış bir şeydir ve de şartlara bağlıdır..

Bir insanın evlatlığının boşanmış eşiyle evlenmesinin bilimsel olarak zararlını ortaya dökün delikanlıysanız?

hadi bekliyoruz....

bu rezillikleri görmek için toprağı bol olsun turan dursuna ihtiyacımız yok.

objktif bir şekilde bakan herkes aynı rezilliği görecektir.

bu konu neresinden tutsan elinde kalmaktadır.

bin defa irdeledik adam gibi cevaplar gelmedi, gelemedi.

------->tavanarası

boş zırlıyorsun...

bilimsel kanıt bekliyorum hadi git araştırmaya başla..

tarihinde antilaik tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu konuda başlıklar çoğalmış..Bir başlıkta ben açayım dedim..bunu yorum olarak yazmıştım ayrıyeten..

ahzap 36 bakınız..

Allah resulu bir işe hüküm verdiği zaman insanlar bunu kabül etmek zorundadırlar..

hüküm:Zeynebin zeydle evlenmesi.......velevki zeydi sevmiyor ama Resululullah hükmü vermiş ve evlenmek zorunda..

ve de evlenmiştirde...

tabi daha sonra bu evlilik yürümemiştir o ayrı bir konu.Fakat Resulullahın emri yerine gelmiştir..

ahzap 37...

evlatlıklar biyolojik olarak öz çocuklar değillerdir..Evlatlıkların boşanmış eşleri ile evlenilebilir.Bu bilimsel olarakta mahsurlu değildir....

bunun tatbiki bizzat Resulullah a aittir..Allah ın emri gereği böyle olmuştur...

İslamda bir insanın öz evladının hanımı ile evlenmesi yasaktır..

fakat evlatlığının boşanmış eşiyle evlenmesi yasak değildir fakat mecburide değildir.Bu insana kalmış bir şeydir ve de şartlara bağlıdır..

Madem bilim insanınız.Madem herşeyiniz bilimsel..madem bilimsel ahlak sahibisiniz.....

Bir insanın evlatlığının boşanmış eşiyle evlenmesinin bilimsel olarak zararlını ortaya dökün delikanlıysanız?

hadi bekliyoruz....

tarihinde antilaik tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
ahzap 36 bakınız..

Allah resulu bir işe hüküm verdiği zaman insanlar bunu kabül etmek zorundadırlar..

hüküm:Zeynebin zeydle evlenmesi.......velevki zeydi sevmiyor ama Resululullah hükmü vermiş ve evlenmek zorunda..

ve de evlenmiştirde...

tabi daha sonra bu evlilik yürümemiştir o ayrı bir konu.Fakat Resulullahın emri yerine gelmiştir..

ahzap 37...

evlatlıklar biyolojik olarak öz çocuklar değillerdir..Evlatlıkların boşanmış eşleri ile evlenilebilir.Bu bilimsel olarakta mahsurlu değildir....

bunun tatbiki bizzat Resulullah a aittir..Allah ın emri gereği böyle olmuştur...

İslamda bir insanın öz evladının hanımı ile evlenmesi yasaktır..

fakat evlatlığının boşanmış eşiyle evlenmesi yasak değildir fakat mecburide değildir.Bu insana kalmış bir şeydir ve de şartlara bağlıdır..

Bir insanın evlatlığının boşanmış eşiyle evlenmesinin bilimsel olarak zararlını ortaya dökün delikanlıysanız?

hadi bekliyoruz....

boş zırlıyorsun...

bilimsel kanıt bekliyorum hadi git araştırmaya başla..

sen ne anlarsın bilimden?

biz bilimsel olarak evlatlığın eşiyle evlenmek zararlıdır mı dedik?

sen bunu mu anladın yani?

ulen önceden üvey de olsa baba dediğin adamın koynuna girmenin

elbette biyolojik sakıncası yoktur.

vakti zamanında koynuna aldığın kadını üvey de olsa annen saymanın da

biyolojik bir sakıncası yoktur.

adama bak ya, olayı getirip dayandırmış biyolojik olarak zararı var mı diye?

benim yazdıklarımı iyi oku.

sonra da kuran çocuk yaşta evliliğe izin verir başlığının ilk iletisini de oku.

sonra da dönen tiyatro sana doğal gelirse müslüman kal,

bu hepimiz açısından en iyisi.

tarihinde murteddd tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...