Jump to content
Sapiens

İşte size evrimin ispatı: sitokrom-c

Recommended Posts

Evrimin ne olduğuna değişik bir açıdan bakalım.

Evrim nedir?

Günümüzde evrimi bir hipotez, teori veya kanun olarak nitelendirmek ne dereceye kadar doğrudur.

Bunların ne anlamı vardır?

Gündüzleri tepemizde dikil duran ve doğudan batıya hareket eeden güneş nedir?

Bir teori midir? Kanun mudur?

Nedir?

Tepemizde dikili duran güneş ne ise evrim de odur.

Tepemizde dikili duran güneş nasıl bizi aydınlatıyorsa, evrim de öyledir. Bizi aydınlatmaktadır.

Ne kuramdır, ne kanundur, ne şudur, ne de budur...

Evrendeki her varlığın nedenidir.

Evrenin varlık nedenidir....

Evrendeki en büyük gerçektir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sevgili hacı,tepemizdeki güneşin hareketlerini ölçebiliyoruz,hesabını kitabını yapabiliyoruz,formüle edebiliyoruz.gözlemeyebiliyoruz.kendimizi bildiğimiz bile aynı hareketleri periyodik olarak tekrarlar.bu insanoğlunun varolduğu zaman diliminde ve algı sınırları içinde,insanoğlu tarafından kanun-değişmez-olarak tariflenmiştir.

evrim teorisinde ise formüle edebileceğimiz sabiteler yoktur.elimizde sadece araştırmaya,gözleme dayalı veriler vardır.bu veriler ışığında bilim çalışır.evrim sürekli değişkenlik gösteren bir olayadır.ben dünyadaki herhangi bir türe ait çeşitliliği evrime bağlıyorum.bu konuda aklımda bir soru işareti yok.ancak türler,cinsler arası geçişler ve buna dair açıklamalar hala çok desteksiz.

işin aslına bakarsan,kanun diye tabir ettiğimiz şeyler için bile ortam ve belli bir zaman dilimi tayin etmemiz gerekiyor.aslında evrenin bir başlangıcı varsa, değişim ve dönüşüm sürekli bir halde.sürekli değişim ve dönüşümün olduğu ortamda hesaplamalar değişebilir.ancak buna bir sınır koymalıyız.bizler sonsuza dek yaşamayacağız.güneş sonsuza dek aynı özelliklerde olmayacak.

evrende bazı değişim ve dönüşümlerin çok yavaş olması bizim algımıza göre sabitelermiş gibi ortaya çıkıyor.benim bir tezime göre evrensel zaman yavaşlıyor ve bu sabitelerdeki kaymada daha az oluyor.ancak o zaman bile bizler ölmüş olacağız.bizler evrensel zamanın çok ağırlaşmış ve dönüşümlerin bir çoğunun tamamlanmış olduğu bir galakside yaşıyoruz.demek istediğim bizim kanunlarımız bile kısmen göreceli olsa dahi,uygarlığımız yok olana kadar koyduğumuz sabiteler geçerliliğini koruyacaktır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sevgili hacı,tepemizdeki güneşin hareketlerini ölçebiliyoruz,hesabını kitabını yapabiliyoruz,formüle edebiliyoruz.gözlemeyebiliyoruz.kendimizi bildiğimiz bile aynı hareketleri periyodik olarak tekrarlar.bu insanoğlunun varolduğu zaman diliminde ve algı sınırları içinde,insanoğlu tarafından kanun-değişmez-olarak tariflenmiştir.

evrim teorisinde ise formüle edebileceğimiz sabiteler yoktur.elimizde sadece araştırmaya,gözleme dayalı veriler vardır.bu veriler ışığında bilim çalışır.evrim sürekli değişkenlik gösteren bir olayadır.ben dünyadaki herhangi bir türe ait çeşitliliği evrime bağlıyorum.bu konuda aklımda bir soru işareti yok.ancak türler,cinsler arası geçişler ve buna dair açıklamalar hala çok desteksiz.

işin aslına bakarsan,kanun diye tabir ettiğimiz şeyler için bile ortam ve belli bir zaman dilimi tayin etmemiz gerekiyor.aslında evrenin bir başlangıcı varsa, değişim ve dönüşüm sürekli bir halde.sürekli değişim ve dönüşümün olduğu ortamda hesaplamalar değişebilir.ancak buna bir sınır koymalıyız.bizler sonsuza dek yaşamayacağız.güneş sonsuza dek aynı özelliklerde olmayacak.

evrende bazı değişim ve dönüşümlerin çok yavaş olması bizim algımıza göre sabitelermiş gibi ortaya çıkıyor.benim bir tezime göre evrensel zaman yavaşlıyor ve bu sabitelerdeki kaymada daha az oluyor.ancak o zaman bile bizler ölmüş olacağız.bizler evrensel zamanın çok ağırlaşmış ve dönüşümlerin bir çoğunun tamamlanmış olduğu bir galakside yaşıyoruz.demek istediğim bizim kanunlarımız bile kısmen göreceli olsa dahi,uygarlığımız yok olana kadar koyduğumuz sabiteler geçerliliğini koruyacaktır.

Evrimi de öyle.. Daha da ayrıntılı hesaplayabiliyoruz hatta.

Evrim demek genetik demektir.

Genetiğin ne olduğunu bilen aydınlanmış demektir.

Güneşi evrimi bildiğimiz kadar bilmiyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Guest sesilya

insanlığın bilmediği çok şey var bildiğini sanmak bilimin önündeki ilk engeldir

tarihinde sesilya tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> evrim teorisinde ise formüle edebileceğimiz sabiteler yoktur.elimizde sadece araştırmaya,gözleme dayalı veriler vardır.bu veriler ışığında bilim çalışır.evrim sürekli değişkenlik gösteren bir olayadır.ben dünyadaki herhangi bir türe ait çeşitliliği evrime bağlıyorum.bu konuda aklımda bir soru işareti yok.ancak türler,cinsler arası geçişler ve buna dair açıklamalar hala çok desteksiz.

Bilmediğiniz konuda fikir sahibi olmayın.

>>> evrim teorisinde ise formüle edebileceğimiz sabiteler yoktur.

Kim demiş bunu? Evrim üzerine de bir ton sabitler vardır. Az küfretmedik, "lan bu kadar hendese yapacak olsak, engineering'e giderdik be.." diye derslerde.

Tüm mesele şudur. Küçücük bir evrimsel parametreyi hesaplamak için gereken sabitlerin sayısı o kadar fazladır ve parametrelerin toplanması o kadar zahmetlidir ki, siz onları toplayıp hesaplayana kadar, o evrimsel süreç çoktan gerçekleşmiş olur.

Henüz daha 3 gün sonrasına dair hava tahmini bile yapamıyoruz. Neden, bilmediğimizden mi? Alakası yok elbette. Tüm mesele yeterince yüksek çözünürlüklü şimdiki durumu ölçemiyor olmamız aslında. Eğer 1m yatay ve dikey hassasiyetle şu an nerde hava kaç derece, kaç mbar vs. ölçebilseydik, 1 sene sonra hangi saatte ne olacağını bilmek hiç sorun değildi.

>>> ancak türler,cinsler arası geçişler ve buna dair açıklamalar hala çok desteksiz.

Bu konu hep karıştırılır.

Bir plaja git ve kıyıya bir bak. Dalga hep aynı yerden aynı kıyıya gelir, ama her defasında kenarda bıraktığı iz farklı olur. Küçücük etmenler, birleşir, değişir ve her defasında farklı bir sonuç ortaya koyar. Eğer dalganın son bıraktığı izin neden böyle olduğunu araştırmaya çıkarsanız, dalga geri çekilirken bir sürü şeyi değiştirdiği için bir sonuca da ulaşamazsınız: ahada bu yüzden burası böyle oldu diyemezsiniz. Çünkü o göstereceğiniz şey çoktan ortadan kalkmış olur. Ancak, kıyıya gelmiş bir geminin dalgayı kırması gibi çok büyük değişiklikler söz konusuysa, işte o belirgin bir şekilde görülecektir.

Türlerin ortaya çıkışlarında da aynı durum geçerlidir. Ne olmuş, nasıl olmuşta bu olmuş? Değişimin farkedilmeyecek kadar küçük olduğu durumda, bu kadar küçük değişimlere yol açan o kadar küçük çevre koşullarını bulabilmek mümkün olmaz. Zira o koşullar yok olup gideli çok olmuştur zaten. Ancak, çok büyük değişimler görüyorsanız, bunlar çok büyük çevresel etkiler gerektireceği için, onların sebeplerini bulmak nispeten mümkün olabilir.

Ve dahası şudur, evrimin yaygın mekanizması olan süregen ve belirsiz adımlarla ilerlemenin kendisini de kolayca farkedemezsiniz kolayca. Ne zamanki çok büyük değişimler gerçekleştiren durumlar oldu, aha onları kolayca görürsünüz. Mesela dinozorların yok oluşu ve chixclub krateri gibi.

Hal böyle olunca, ne olmuşta böyle olmuş bunu söyleyebilmek elbette pek kolay olmaz. Bugün bile, siz evrimsel sürece etki edecek olan genetik drift vs. gibi parametreleri yaşayan, önünüzde duran canlılardan, doğadan okuyamıyorsunuz. Bu parametreleri ortaya koyup ahada bu süreç şuraya varır diyemiyorsunuz. Peki nasıl 100 milyon yıl önceki doğal seçilim ve o anki canlıların durumunu görebilmeyi düşünüyorsunuz?

Ve bu nedenle, türlerin nasıl ortaya çıktıklarına dair somut verileri elde etmek mümkün olmayacak. Bilinemeyen boşluklar interpolasyon ile doldurulacak ve süreç tanımlanmaya çalışılacak. Başka yapılabilecek bir şey var mı?

Elbette ki bu otomatikman şunu ortaya koyar. İnterpolasyon yapmadan bu meseleyi çözemezsiniz. Ama interpolasyonda kaide, mevcut olan iki değerin arasına bulurken, ortaya ortada olmayan bir değeri sokmamaktır. Kısaca, ölçülmüş ve gözlenmiş olan parametrelerin dışındaki hiç bir şey ara değerleri bulmak için kullanılamaz. Bu kaideye göre gider ara adımları hesaplamaya çalışırsınız. Ve cidden hesaplaması yapılır bunların. Goetzel, karnaugh, bayes, fuzzy windows vs. vs. hepsi kullanılır bu işte. Ve kendinizi kafa ütüleyen çok ağır bir yüksek matematiğin, 50 boyutlu matrislerin, ayrık zaman analizlerinin vs. içinde bulursunuz.

Pek bilinmeyen şey şudur. Fizik için bilhassa, prof.ların tipik resmi, bir tahta dolusu tebeşirle yazılmış formülün önündeki pozdur. Biyoloji içinse genelde mikroskop veya deney tüpü önünde pozlar verilir. Sebebi, biyologun o tahtalara sığmayacak kadar fazla formülle kasması, üstelik o kadar formüle geçecek bir sürü parametre için tonla zamanını lab.ta geçirecek olmasıdır.

Bir geyik olsun. Biyolojideki son dönemdeki büyük ilerlemenin sebeplerinden biri, hesap makinesinin (+bilgisayar) icadıdır. Zira, tipik bir biyoloji denklemini çözmek elle yıllar sürebilir.

Ve dahası, biyoloji, hesabı kitabı vs. en yoğun olan disiplinlerden biridir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

böle sikorolom falan deyip bu kelimeleri kullanıp insanları kandırıyorsunuz siz evrimciler neden hep insanların anlamayacağı kelimeler kullanıyosunuzki hepsi kafa karıştırmak için işte yoksa sizde biliyosunuz evrimin olmadığını ama naapsak etsekte laf salatası yapsak diye böle kimsenin anlamadığı kelimeler kullanıyosunuz iştee hem evrim varsa atom molekülleri nası biraraya geldide insan yaptı bunu açıklayamıyosunuz daha

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

böle sikorolom falan deyip bu kelimeleri kullanıp insanları kandırıyorsunuz siz evrimciler neden hep insanların anlamayacağı kelimeler kullanıyosunuzki hepsi kafa karıştırmak için işte yoksa sizde biliyosunuz evrimin olmadığını ama naapsak etsekte laf salatası yapsak diye böle kimsenin anlamadığı kelimeler kullanıyosunuz iştee hem evrim varsa atom molekülleri nası biraraya geldide insan yaptı bunu açıklayamıyosunuz daha

Afedersiniz ama teorik olarak her insanda beyin olduğuna göre ve bunu kullanarak problem çözebilme yetisine sahip olabildiğimize göre ANLAMADIĞINIZ KELİMELERİN ANLAMLARINI HELE Kİ İNTERNET ORTAMINDA RAHATÇA bulabilirsiniz...

Son kısım bing bang terk!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Çok güzel bir çalışma, paylaşım için teşekkürler. Daha sonra bir kez daha uğrayacağım, baş ağrısından kafayı çalıştıramıyorum teori öne sürmek için.

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

böle sikorolom falan deyip bu kelimeleri kullanıp insanları kandırıyorsunuz siz evrimciler neden hep insanların anlamayacağı kelimeler kullanıyosunuzki hepsi kafa karıştırmak için işte yoksa sizde biliyosunuz evrimin olmadığını ama naapsak etsekte laf salatası yapsak diye böle kimsenin anlamadığı kelimeler kullanıyosunuz iştee hem evrim varsa atom molekülleri nası biraraya geldide insan yaptı bunu açıklayamıyosunuz daha

Tamam, senin anlayabileceğin bir kelime kullanalım ve sitocrom-c enzimine lahmacun diyelim. Şimdi sen bize bir izah ediver bakalım, insan ve şempanze lahmacunları neden birebir özdeş (yani herşeyiyle aynı)...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

üstte bir akıllı: evrimciler insanların bilmedikleri kelimeleri kullanarak onları kandırıyorlar diyor.Bu sanki bana bir yerden tanıdık geldi...Peki üstteki akıllı sana soruyorum sizin gibi dinciler niçin insanların bazılarının bilmediği arapçayı(arapça kelimeleri de değil ha) kullanarak kuranı kendi işinize geldiği gibi Türkçeye çeviriyorsunuz.Yok neymiş asıl anlatılmak istenen o değilmiş,doğru asıl anlatılmak istenen zaten hep sizin insanları kandırmak için uydurduklarınızdır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Canlı organizmalarda bulunması zorunlu olan ve solunum için gerekli proteinlerden biri olan Sitokrom-C'nin tesadüfen oluşabilmesi ihtimali hususunda, evrimin Türkiye'deki önde gelen savunucularından Prof. Ali Demirsoy "bir maymunun daktiloda hiç yanlış yapmadan insanlık tarihini yazma olasılığı kadar azdır"

bu yıkarıdaki açıklama prof.dr. ali demir soya aittir

KAYNAK : (Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Meteksan Yayınları, Ankara, 1995, s. 61.)

Ancak son derece ilginçtir ki, "evrimci bilim adamı" Prof. Dr. Ali Demirsoy, bu imkansız ihtimali kabul etmektedir:

Bir Sitokrom-C'nin dizilimini oluşturmak için olasılık sıfır denecek kadar azdır. Yani canlılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm evrende bir defa oluşacak kadar az olasılığa sahiptir, denebilir. Ya da oluşumunda bizim tanımlayamayacağımız doğaüstü güçler görev yapmıştır. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun değildir. O halde birinci varsayımı irdelemek gerekir.

KAYNAK :(Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Meteksan Yayınları, Ankara, 1995, s. 61.)

Bilimin amacı doğaüstü güçleri yok etmek midir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cüppeli sarıklı adam; bilimselliğine hayran kaldım, hadi geç sitokrom-c'i filan da sıfırdan bir insanı yaratmak için gerekli olasılık hesaplarını bir yap bakalım bize; Böyle birşeyin oluşması mümkün mü? Madem bilimselliğin üstünde bu kadar açıklarsın bize... Bu sitokrom c nin maymunlarla olan bezerliği kanıtlamasına hiç girmedim bak! Allah farklı bir yapı yaratamayacak kadar aciz olamaz değil mi ?

Ayrıca şu videoda ki adamlarda neyin nesi? "Mutasyonun amacı olduğu söyleyen Darwinciler" dedikleri kim? Her şey insanı oluşturmak için sistemli bir şekilde bir araya gelmedi; farklı koşullarda farklı canlılar ortaya çıkacaktı..

Sizin "bu çok olasılık dışı" demenizin sebebi de budur! Yani öyle bir ortam-koşul oluştucaksın ki her şey eskisi ile aynı eksiksiz olsun da şimdiki yapılar oluşabilsin:.. Farklı koşullar olsa ne olur? Farklı yapılar oluşacaktı. ve siz yine onlara bakıp bakıp "bunların tesadüfen oluşması imkansız" diyecektiniz! Tabii imkansız görünecek. Sen al eline boyalı fırçayı salla kağıdın üstüne, şimdi bak o oluşan şekle; eline al fırçayı tekrar, aynı şekli oluştur bakalım...Oluşması olasılığı çok düşük ama farklı bir şekil de oluşmadı değil!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tamam, senin anlayabileceğin bir kelime kullanalım ve sitocrom-c enzimine lahmacun diyelim. Şimdi sen bize bir izah ediver bakalım, insan ve şempanze lahmacunları neden birebir özdeş (yani herşeyiyle aynı)...

Canlılar arasındaki benzerlik evrim teorisini destekliyor.Fakat yaratılışı da yalanlamıyor.Bunu o minicik kafanıza sokun.Gerçeği ölünce öğreneceğiz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Canlılar arasındaki benzerlik evrim teorisini destekliyor.Fakat yaratılışı da yalanlamıyor.Bunu o minicik kafanıza sokun.Gerçeği ölünce öğreneceğiz.

Senin minicik olmayan kafan yumurtlasın bakalım; evrim teorisini destekleyen kanıtların varlığını kabul ediyorsan yaratılmış olan nedir?

İnsanda evrilerek oluşmuş ise yaratılışı yalanlamayan ne? Yok size çamurdan Adem filan; oturup kendiniz yapın çamurdan Ademcikler...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Senin minicik olmayan kafan yumurtlasın bakalım; evrim teorisini destekleyen kanıtların varlığını kabul ediyorsan yaratılmış olan nedir?

İnsanda evrilerek oluşmuş ise yaratılışı yalanlamayan ne? Yok size çamurdan Adem filan; oturup kendiniz yapın çamurdan Ademcikler...

Evrimi destekliyor diyorum,kanıtlıyor veya doğruluyor değil.Başka bir teori gelir belki bir gün kim bilir.Bu kadar bağlanmamak lazım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evrimi destekliyor diyorum,kanıtlıyor veya doğruluyor değil.Başka bir teori gelir belki bir gün kim bilir.Bu kadar bağlanmamak lazım.

"Başka bir teori gelir" dediğin şey ancak yine canlıların nasıl evrildiğini açıklamaya, aydınlatmaya yarayacak.Örneğin doğal seçilim gibi... Kimsenin bir şeye bağlandığı yok! Körü körüne bağlanan sizin gibiler. Yaratılış dediğin şeye karşı var mı elinde destekleyici kanıtlar... Hele hele Allah'ın yarattığına :) Neyse...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Başka bir teori gelir" dediğin şey ancak yine canlıların nasıl evrildiğini açıklamaya, aydınlatmaya yarayacak.Örneğin doğal seçilim gibi... Kimsenin bir şeye bağlandığı yok! Körü körüne bağlanan sizin gibiler. Yaratılış dediğin şeye karşı var mı elinde destekleyici kanıtlar... Hele hele Allah'ın yarattığına :) Neyse...

Evrim teorisi çok mantıklı.Kim katkı sağladıysa Allah razı olsun.Evrim ortak ata kısmında biraz dar kalıyor.O kısım tam açıklanamıyor.Sorun orada.

Ben kanıtım var demedim.Sen Allah'ın olmadığına ben olduğuna inanıyorum sadece.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bugüne kadar türler arasında geçiş olmaması ve delilin bulunmayışı her şeyin en başta bir yaratılış ile olduğunu ispat etmiştir..

Çünkü sonsuza uzanıp giden bir hayvan türü yoktur..Hepsi doğmuş ve ölüme mahkumdur..

Bunun için her canlının bir adem babası vardır...

Anlamak isteyen anlasın yeter..

Anlamak İstemeyeni kendi haline bırakıyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bugüne kadar türler arasında geçiş olmaması ve delilin bulunmayışı her şeyin en başta bir yaratılış ile olduğunu ispat etmiştir..

Çünkü sonsuza uzanıp giden bir hayvan türü yoktur..Hepsi doğmuş ve ölüme mahkumdur..

Bunun için her canlının bir adem babası vardır...

Anlamak isteyen anlasın yeter..

Anlamak İstemeyeni kendi haline bırakıyoruz.

Bilim forumunda bu ve benzeri yorumlarla karşılaşmak İslam denen ilkelliğin insanlık için ne kadar zararlı bir hastalık olduğunu gösteriyor.

Çok acı gerçekten. Serdaar seni tımar etmek mümkün değil.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...