Jump to content

Dinozorların yaklaşık 65 milyon yıl önce Meksika'ya çarpan meteor nedeniyle yok oldukları teorisine gölge düştü


Recommended Posts

ilgilenen arkadaşlar aşağıdaki bilim ve teknik dergisinin arşiv dvdsinden eklnemiş dosyaya bakarak göktaşları ve dinazorların yok oluşuna bakabilirler

tarihinde Osiris tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 43
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

arkadaşlar dosyayı bir türlü ekleyemedim ne pdf formatını nede word kabul ediyor bu yüzden ilgilenen arkadaşlar bilim ve teknik dergisinin temmuz 1998(GÖKTAŞLARI) sayısına bakabilirler

Link to post
Sitelerde Paylaş
benim kafami kemiren nokta;

meteor yağmurunda sadece dinozorlar mi yok oldu?üstelik bu nasil bir meteor yağmurudur ki yeryüzünün her tarafinda yayilmiş olan bir sürüngen-kuş sinifinini tümünü silip süpürüyor..

bana göre dinozorlar,jeolojik dönem sürecinde yeryüzününde ekolojinin değişmesi sonucu,yeterli beslenme ve üreme şansini yakalayamayip,adaptasyon yoksunlugu nedeniyle zamanla yeryüzünden silinen canlilardan başka bir şey değildir..

bunlarin döneminde memelilerin en büyüğü lağım faresi büyüklüğünde idi..bunlar silindikten sonra gezegene dev memeliler hakim oldu!!

üstelik bugunku kuslari bizlere miras birakmişlardir!!!

Büyük bir astreoid düştüğü için, dünyanın ve astreoidin kalıntıları atmosferi kaplayıp, gün ışığını engelleyip, dünyayı şiddetli bir buzul çağına sürükledi. Bir de, bitkilerin gün ışığını alamayıp yokolmanın eşiğine geldiğini düşünürseniz felaketin boyutunu hesap edebilirsiniz. Ama, dinozorların yok olmasının nedeni, birincil olarak enerji azlığı değil, soğuktur. Dinozorlar büyük ihtimalle günümüz sürüngenleri gibi soğukkanlıydı; Yani vücutlarını ısıtamıyorlardı. Yiyecekleri sindirmeleri için, dışarıdan ısıya ihtiyaçları vardı ve bu ısı kaynağı güneşti, ne de olsa güneş her gün istinasız tepelerinde yükseliyordu. Memelilerle kuşların bu felaketten kurtulmalarının sebebi sıcak kanlı olmalarıdır. Ayrıca, dinozorların ardından kısa bir süre karaya memelilerin değil, dev kuşların hakim olduğu düşünülüyor. Ve canlıların büyük kısmı yokolmuş olmasına rağmen, atlatabilen sınırlı canlı türü evrimini sürdürerek günümüze ulaştı.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Belki de dinazorlar hep varolsaydı, insan benzeri bir canlı hiç evrimleşemeyecekti...

ya da belki dinazorlar akıllı canlılar haline dönüşüp bilgisayar kullanıp yazı yazacaklardı

olabilir mi acaba, ne garip şeyler bunlar

uzaya giden dinozorlar, en uygun şekilde olanlar bizler miyiz, içime bir kuşku düştü şimdi...!

Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Allah'ı inkar eden evrimciler lütfen Dinazor gibi güçlü hayvanların yok olmasını açıklamak için mesnedsiz iddialar ortaya sürmesin.

Şu diniclerde lütfen, bir sussun artık, böyle saçmalayıp durmasın..

Yok olan dinazorların ancak %3' insan için tehdit olabilirdi. Geri kalanın %40'ı ise, çok iyi bir protein kaynağı olarak, insanları kurban bayramı gözetlemeye mahkum kılmamaya yeterdi. Öyle ki, aç kalanlar kuru et yerlerdi..

Diğer yandan, insanlar işçin en büyük tehdit virüsler ve bakterilerdir. Ama bunlar şu anda hala aramızda milyonları her gün öldürmeye devam etmektedir..

Dinazorları bir göktaşı öldürdü diye bir teori yok. Bunlar birer varsayım.. Velakin, dinazorların yok olduğu vakte isabet eden, dinazorları vbe diğer türleri yok edecek çapta büyük etki yapabilecek bir meteor çarpmasının izleri bulunmuş halde. Doğrus bu izler, meteor çarpmasını ispatlamaya yeterli değil.

Ama işin ilginç yanı, dinazırlarında yok olmuş olması, aynı zamanda bu meteor çarpması olayını güçlendiren bir delil.

Her ikisi birbirini desteklediği ve diğer delilleri çok güçlü olmadıkları için henüz, dinazorların bir meteorun yokettiği teori olarak kabul görmüyor. Ama göktaşı vakası için deliller konuyu teori olarak kabul etmek için yeterli..

Kısaca, göktaşının düştüğü kesin gibi, teori olarak kabul edilmiş halde. Bu olayın dinazorları yok etmeye yeterli olduğu da kesin. Ama, dinazorlar bu nedenle mi yok olmuşlardır, işte buna bir cevap vermek gerekiyor..

Sivrisinek vs. mevzusuna gelince. Bir asalak, konağını yo kederse, kendi de yaşayamaz. Bu nedenle hızla evrim geçirirler ve konağını öldürmeyen asalaklara dönüşürler. Bir mikrop virüs vs. dinazorları iyi hırpalayabilir ama sanmıyorum ki yok etsin..

Olayı, mevzuyu bir bilimsel raporunu bulup okumak lazım. Boyalı basından alınacak böyle bilgiler, genelde çarpıtılmış olurlar. Araştırmayı yapanalar ne demiş, gerçekte neyi ifade etmiş, bir ilk ağızdan okumak lazım..

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilim ve Teknik Ekim 2007 sayı: 479 dan alıntı yapılarak düzenlenmiştir. Daha önce okuma fırsatı olmamış arkadaşlar için bilgi edinme amaçlı düzenlenmiştir.

Dinozorları Yokeden

Asteroidin Kaynağı

Bulundu

Amerikalı ve Çek araştırmacılar, 65 milyon yıl önce Dünya’ya çarparak dinozorlarla birlikte birçok yaşam formunun toptan yokolmasına yol açan asteroidin izini sürerek Mars ile Jüpiter arasında yer alan Asteroid Kuşağı’nda devasa bir çarpışmanın ürünü olduğunu belirlediler.

Araştırmacılaın gerçekleştirdikleri bilgisayar benzetimlerine (simulasyon) göre, günümüzde “Baptistina ailesi” olarak bilinen bir göktaşları topluluğu, 160 milyon yıl önce Asteroid Kuşağı’nın en iç bölgesinde, 170 kilometre çaplı bir asteroide 60 kilometre çaplı bir başkasının çarpması sonucu meydana geldi. Çarpışma sonucu 10 kilometre çapın üzerinde 300, 1 kilometre çapın üzerinde de 140.000 göktaşı ortaya çıktı. Nature dergisince 6 Eylül’de yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, bu cisimlerin güneş ışığını soğurup ısı olarak geri yayınlamaları yoluyla işleyen bir süreç sonunda yörüngeleri yavaş yavaş bir değişim gösterdi. Ayakta kalabilen büyük parçaların (en az birkaç kilometre çaplı) yaklaşık %20’si, Dünyamızınkiyle kesiflecek yörüngelere oturdular. Bunların da %2’si zaman içinde Dünya’ya çarptı.

65 milyon yıl önce dinozorların ortadan kalkmasıyla ilişkilendirilen asteroidin bugün Meksika Körfezi’nin altında açtığı düşünülen 180 kilometre çaplı Chicxulub kraterinde inceleme yapan araştırmacılar, topladıkları örneklerin de Baptistina ailesindeki göktaşları gibi karbonatlı kondrit yapıda olduğunu belirlediler. Ekibe göre Ay’daki Tycho krateri de Baptistina Ailesinin bir üyesi tarafından açılmış. Dünya ve Ay’da kraterlerin ortaya çıkış hızının son 100-150 milyon yıl içinde iki katına çıktığına işaret eden araştırmacılar, bunun da Baptistina ailesinin ortaya

çıkışı ve yörünge evrimiyle açıklanabileceğini söylüyorlar.

NASA Basın Bülteni, 31 Ağustos 2007

tarihinde nektar tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 months later...

Bu konuda bir fikrim var. Şöyle ki:

Yerküre batıdan doğuya doğru açısal hızı sn'de 30 Km hızla dönmekte ve bir gün 24 saatte tamamlanmakta.

Alakasız değil dinleyin..

Meteor çarpmasının yerkürede delilleri mevcut.

Peki çarpma yerkürenin hareketini etkiledi mi? Muhtemelen etkiledi.

Batıdan doğuya doğru dönen yerküreye doğu-batı yönünde yeterince momente ( kütle X hız) sahip bir meteor çarpsa dünyanın açısal dönüş hızını yavaşlatır.

Yavaşlayan dünyada ne gibi değişiklikler olur?

günün tamamlanma süresi uzar yani diyelim ki 20 saat olan gün süresi 24 'e çıkar.

yeryüzünün güneşlenme süresi dolayısıyla ısısı azalır bir de çarpışmadan kaynaklanan toz bulutu nun eklenmesiyle daha da soğur.

İklim koşulları değişir dünya artık daha soğuk veya bazı yerleri daha fazla güneşlendiği için artık çöldür.

Eee tamamda dinolarla ne ilgisi var?

Dinozorlar şimdiki timsahlar gibi yumurta ile ürüyorlardı.

timsahların ve diğer sürüngenlerin yumurtaları gelişirken SICAKLIK çok önemlidir.

Ne açıdan?

Gelişen yavrunun cinsiyeti açısından ısı farkları önemlidir.

Daha sıcak dişi, daha soğuk erkek demektir onlar için.

Önceden çiftleşip yumurtalarını doğaya bırakıyorlar gerisini yeterli sıcaklık ve nem hallediyordu.

Ya artık tek cinsiyette oluyorlardı çoğunlukla yada artık yumurtalar gelişemiyordu.

Her iki durumda nesillerini devam ettirememe ile sonuçlandı ve değişen iklim aleyhlerine döndü.

Büyük karınlarını doyuracak bereketli, bol yağış alan, nemli otlaklar, vahalar, ormanlar yoktu.

Tabi çarpışmanın açığa çıkardığı korkunç enerji çoğu ormanı yok etmiştir ancak yakıcı etkisi buna sebep olacak kadar uzun sürmeyeceğinden çok da etkisi olmadı bu bakımdan.

Daha önemlisi yavaşlayan dünyanın artık daha bereketsiz şartlar sunmasıydı. Bu onlar için daha yıkıcı olmuştur tahminimce.

Sonuçta

Öldükten sonra arkalarında nesiller bırakamadılar.

Nisbeten daha küçük canlılar daha az beslenme sorunu yaşadılar ve bu günlere ulaştılar.

Peki şimdiki erişkin timsahlar ve sürüngenler o zaman da vardı. Evet varlardı. Fakat özel bir yetenekleri daha var; Timsahlar uygunsuz şartlarda metabolizma hızlarını yavaşlatarak uygun zamana kadar beklyebiliyorlar. Belki de dinozorlar bu yeteneğe sahip değillerdi veya daha dayanıksızlardı.

Ne gariptir ki aynı senaryo kıyamet alametleri için de anlatılır.

Güneşin batıdan doğuşu.

Din bir yana bu fiziksel olarak maalesef mümkündür.

Nasıl mı?

Aynı mekanizma yeterince momente sahip bir gökcismi dünyaya doğu-batı istikametinde uygun yer ve uygun açıyla çarpacak olursa dünya adeta bilardo topuna yapılan manevra gibi tersi yönde yani doğu-batı yönünde dönmeye başlar. İşte o gün güneş batıdan doğar.

Ne mi olur?

Magma üzerinde gemilerin yüzdüğü gibi yüzen kıtalar aksi yönde harekete başlarlar ve kıtasal hareket ( continental drift) ters yönde olur ve yeryüzü tamamen sarsılır.

Ve galiba bu da bizim sonumuz olur.

İyi fizik hesaplaması bilen arkadaşlardan şunları çözmelerini istiyorum;

1.açısal dönüş yönü değişirse çizgisel hız ve doğrultu ne olur?

2.Dünya merkezkaç kuvveti nasıl etkilenir?

3.Dünya güneşe doğru/aksi yönde yuvarlanma hareketine başlar mı? Yani Güneşe doğru kızarmaya mı yoksa uzaya doğru donmaya mı gideriz?

Ek olarak dönüş hızının azaldığına dair bilgilerim var ancak şimdi kaynak araştırmadım açıkçası.

tarihinde gottik tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
Aynı mekanizma yeterince momente sahip bir gökcismi dünyaya doğu-batı istikametinde uygun yer ve uygun açıyla çarpacak olursa dünya adeta bilardo topuna yapılan manevra gibi tersi yönde yani doğu-batı yönünde dönmeye başlar. İşte o gün güneş batıdan doğar.

Ya, öyledir, dünyada bilardo topudur zaten... Böyle bir çarpışma dünyayı yüzlerce parçaya böler. Bir bölümü geri dünyaya döner. Ama bir kaç yüz milyon yıl filan sonra. Dünyada taş üstünde taş filan kalmaz. Büyük ihtimalle, yeni bir ayımız daha olur.

Belki güneş batıdan doğabilir, velakin bunu görecek kimse olmaz ortada..

Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Ek olarak dönüş hızının azaldığına dair bilgilerim var ancak şimdi kaynak araştırmadım açıkçası.

Elbette dönüş hızı azalacak. Zira bir ayımız var. Ay, dünyayı kendi yörünge hızı ile dönmeye zorlar. Fakat okyanuslar ve gelgit bu durumu sübvanse eder, eğer onlar olmasaydı, ay çok daha yakın, günler çok daha uzun, aylar çok daha kısa olurdu. Genede, ay, dünyayı daha yavaş dönmeye zorlar. İdeal olan, merkür-güneş ilişkisine doğru, Dünyanın tek bir yüzü sürekli aya bakacak şekilde..

Link to post
Sitelerde Paylaş

Gravitational friction denen bir durumdan dolayı dünyanın dönme hızı yavaşlamakta ve günler uzamaktadır.

Ayın yalnız bir yüzünü dünyaya göstermesi de aynı fenomenle açıklanır.

Dünya üzerinde ayın ve güneşin çekim gücünün neden olduğu bir sürtünme vardır.

Bu da dünyanın kendi etrafında dönüşünü yavaşlatır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Ya, öyledir, dünyada bilardo topudur zaten... Böyle bir çarpışma dünyayı yüzlerce parçaya böler. Bir bölümü geri dünyaya döner. Ama bir kaç yüz milyon yıl filan sonra. Dünyada taş üstünde taş filan kalmaz. Büyük ihtimalle, yeni bir ayımız daha olur.

Belki güneş batıdan doğabilir, velakin bunu görecek kimse olmaz ortada..

Arkadaşım fizik biliyorsan konuş yoksa atma.

Dünyanın toplam 12 birleşik hareketi var ve bunlardan biri yavaşlayan pinpon topunun yalpalama hareketidir.

şu alıntıyı oku: "Ay’ın bizim etrafımızda döndüğü falan yok. Ne O Dünyanın ne de Dünya Onun etrafında dönüyor. Bu nasıl oluyor? Fiziksel ifadesi ile Dünya ve Ay oluşturdukları sistemin kütle merkezi etrafında dönüyorlar. Dünya ve Ayı bir çubuğun iki ucundaki iki küre olarak düşünürsek Dünya Aydan 81 defa daha büyük olduğundan kütle merkezi Dünyanın merkezine 81 defa daha yakın olur. Gerekli hesaplamaları yaptığımızda ikisinin kütle merkezi Dünya içinde bir yerde olur. İşte Ay ve Dünya bu nokta etrafında dönerler. Fakat bu nokta Dünyanın merkezine yakın olduğundan Dünya sadece bir yalpalama hareketi yapar. Ay ise bizim etrafımızda dönüyor gözükür."

Hem daha önceden fizikçi arkadaşlarımla tartıştığım bir meseledir. Yani atmıyorum.

Çarpışmada dünyanın parçalanması çok düşük bir olasılık. Çünkü dünya dönmekte.

Moment hesapları VEKTÖRELDİR. Fizik konularını gözden geçir. Olayın imkansız olmadığını anlarsın.

Hem böyle bir olayın uzak olduğunu kimse söyleyemez. Uzayın derinliklerinden ne kadar haberin var?

Ne biliyorsun bizim yörüngemizle kesişen bir yörüngeye sahip bir gök cisminin olmadığını.

Yokluğu ispatlamak zordur.Kardeşim şimdi şu gerçeği dinle:

Örneğin;

Desem ki;"benim odamda kalem vardır" ve onu ispat için sadece o kalemi bulsam ve desem; "işte kalem bu odadadır". Kolayca ispat ederim.

Sen; "hayır odanda kalem yoktur" desen . İspat için tüm odamı araman ve kalemin yokluğunu herbir noktada göstermen lazım gelir ki bu iş çok zor ve zaman alıcıdır.

Şimdi diyebilir misin uzayda böyle bir gökcismi yoktur?

DE ve ispat et ben de seni tebrik edeyim.

Bu sadece ispat metodları hakkında bir misaldi kusura bakmayın. Ama yokluk ispatının doğasında var.Maalesef :rolleyes:

Biraz düşün çıkmazı gör diye bunları yazdım.

Hacı kardeşim sana gelince seni yine tebrik ediyorum.

Sen gerçekten araştırarak bilgiye ulaşmayı seven insansın. Sizden az zamanda çok şey öğrendim.

Özellikle Hacı'ya teşekkür ediyorum.

Mantık ve bilim dışına çıkmadım sanırım.

"dünya yalpalama hareketi" Şeklinde google'da arayınız çok kaynak var bu konuda.

Dünyanın hareketleri hepimizce malum.

Dinozorlar neden yok oldu benim ki sadece bir fikir.

Bilirsiniz ki tarih deneysel bir bilim değildir.

Selamlar.

Gottik

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili gottik.

Hem fiziği hem de Hız, vektör nedir, Dünya-Ay sistemi nasıldır konularını anibal'ın gayet iyi bildiğinden emin olabilirsin.

Verdiği cevap ise gayet makul: Böyle bir çarpışma dünyayı yüzlerce parçaya böler. Bir bölümü geri dünyaya döner. Ama bir kaç yüz milyon yıl filan sonra. Dünyada taş üstünde taş filan kalmaz. Büyük ihtimalle, yeni bir ayımız daha olur.

Saldırgan üslubuna hiç değinmiyeyim.

Yokluğun ispatı konusuna da...

Dünya ve Dünyaya çarpan bir gök cisminin parçalanmaz bir yapıda olsalardı diye düşünelim. Ve bu gök cisminin Dünyaya çarparak Dünyayı durdurduğunu kabul edelim.

Dünyanın dönme enerjisini hesaplamak kolay.

Bu enerjiyi tek bir çarpişma ile aniden harcaması lazım.

Yani çarpan gök cismininde aynı kinetik enerji ile gelip çarpması gerek.

Bu iki enerjiyi eşitlersen gök cisminin hangi kütle VE hangi hızla Dünyaya çarpması gerektiğini bulursun.

Ve daha fazlasını tahmin edebilrisin.

Sevgiler

Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Desem ki;"benim odamda kalem vardır" ve onu ispat için sadece o kalemi bulsam ve desem; "işte kalem bu odadadır". Kolayca ispat ederim. Sen; "hayır odanda kalem yoktur" desen . İspat için tüm odamı araman ve kalemin yokluğunu herbir noktada göstermen lazım gelir ki bu iş çok zor ve zaman alıcıdır. Şimdi diyebilir misin uzayda böyle bir gökcismi yoktur?

Külliyeten ossuruktan teyyare olmuş.. Diyorsan ki, benim odamda bir kalem var, gösterirsin olur biter. Gösteremediğin sürece, kalem filan yoktur..

Dilersen deneyelim. Şu anda seni beceren bir süper zenci var arkanda.. Buyur, olmadığını göster hadi o zaman..

Her neyse.. Uzayda dünyayı yörüngesinden çıkaracak bir sürü şey vardır ve var elbette. Ama yakın bir gelecekte, öyle bir şeyin gelip bize çarpması ihtimali yok. Neden, zira, olsaydı onu görürdük şimdiden..

Ve tekrar bir düşün, bir hesap et bakalım. Dünyayı tersine döndürecek kadar büyük hızda bir çarpışma, dünyayı ne hale getirir?

Link to post
Sitelerde Paylaş
>>> Desem ki;"benim odamda kalem vardır" ve onu ispat için sadece o kalemi bulsam ve desem; "işte kalem bu odadadır". Kolayca ispat ederim. Sen; "hayır odanda kalem yoktur" desen . İspat için tüm odamı araman ve kalemin yokluğunu herbir noktada göstermen lazım gelir ki bu iş çok zor ve zaman alıcıdır. Şimdi diyebilir misin uzayda böyle bir gökcismi yoktur?

Külliyeten ossuruktan teyyare olmuş.. Diyorsan ki, benim odamda bir kalem var, gösterirsin olur biter. Gösteremediğin sürece, kalem filan yoktur..

Dilersen deneyelim. Şu anda seni beceren bir süper zenci var arkanda.. Buyur, olmadığını göster hadi o zaman..

Her neyse.. Uzayda dünyayı yörüngesinden çıkaracak bir sürü şey vardır ve var elbette. Ama yakın bir gelecekte, öyle bir şeyin gelip bize çarpması ihtimali yok. Neden, zira, olsaydı onu görürdük şimdiden..

Ve tekrar bir düşün, bir hesap et bakalım. Dünyayı tersine döndürecek kadar büyük hızda bir çarpışma, dünyayı ne hale getirir?

Böyle konuşmayı bırak ortaya bilimsel verilerini koy. Sen herhalde beyninle değil başka yerlerinle bilim yapıyorsun.

Evet bunu hesaplamıştık. Tek vuruş dünyayı ancak durdurur veya yavaşlatır. Tersine dönüş için ikinci bir darbe daha gerekiyor.

Parçalanma ise dünyanın çekirdeğinin akışkan yapısı nedeniyle olmuyor. Çarpan cisim mantonun altına giriyor ve magma içinde ilerliyor. Tüm gezegenin yüzeyini etkiliyor. Çarpma noktasında ısı yaklaşık 18.10^6 C oluyor ve şok dalgası tüm yüzeye yayılıyor. Dünya sıvı olduğu için parçalanma değil bölünme olur. Havada düşmekte olan su damlasını düşünün ona kendinden küçük bir cisim çarpsa ne olur. Daha güzel bir örnek uzayda yerçekimsiz ortamda havada asılı duran suyun içine hızla bir pipet batır ne olur? Astronotların yaptıklarına bak

daha örneklerde var. Devamına zaten bakarsın.

Fizikte bir kural vardır; "sıvılar basıncı her tarafa eşit dağıtır".

Yerkürenin manto-kabuk kısmı ince geri kalan sıvı haldedir.

Burada önemli olan toplam moment; hız veya kütle tek başına anlamlı değil.

Tamamen parçalanma için dünyanın ağırlık merkezi doğrultusunda bir çarpma olmalı. Dünyanın kütle çekim alanı, atmosfer, denizler de hesaba katılıyor. Zira yerküre katı -ölü bir gezgen değil. Katılar için olan fizik değil akışkan dinamiğin konusu dahilinde bir meseledir tartışma. O yüzden hesabi cidden zor. Akışkan dinamiğin ne zor bir ders olduğunu fizikçiler iyi bilir.

Ayrıca mantık derslerime de devam edeceğim.

Saygılarımla.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Hala sayıklamaya devam mı ediyorsun sen?

>>> Çarpan cisim mantonun altına giriyor ve magma içinde ilerliyor..... Fizikte bir kural vardır; "sıvılar basıncı her tarafa eşit dağıtır". Yerkürenin manto-kabuk kısmı ince geri kalan sıvı haldedir.

Fizikte birde "yüzey gerilimi" denen bir şey vardır, haberin var mı? İsa kertenkelesi suyun üzerinde nasıl yürür?

Suya taş attığında, sıçrayan damlacıklar ne iştir hiç düşündün mü?

O hızda/boyda bir meteor gelip çarpınca öyle dünyanın kabuğunu delip mağma içine giremez. Tıpkı bir karpuza kurşun sıkarsan ne olacağı gibi. Basınç diyorsun, kabuk yediği basıncı mağmaya iletmeyecek mi? Mağma bunu bütün kabuğa dağıtmayacak mı? Dünya karpuz gibi parçalanmaz mı?

5 bin km çapında bir kaya düşün. 50 km/saniye hızla gelip dünyaya 30 derece açıyla çarpsın.. Ne olur? Bak söyleyeyim: 1.23 x 10^32 Joule enerji açığa çıkar, bu 2.93 x 10^16 megaton dinamitin patlamasına denktir. Bu kadar enerji ile, dünyanın %49.64'ü erir resmen.. 30 bin km çapında bir krater oluşurdu, eğer erime olmasa.. 15.6 richter ölçeğinde bir deprem olur ki, 15 bin km ötedeki en sağlam bina bile dümdüz olur bu depremde. Oluşan şok dalgası, saniyede 15 km hızla esen bir rüzgar oluşturur ki, bu rüzgar 900km/saat hızıyla bilinen en büyük kasırgayı ikiye katlar. Oluşan ısı yüzünden ağaçların %90'ı yanar anında, geri kalan %10 ise, yanacak oksijen kalmadığı için yanamaz..

Ama dünyanın ne yörüngesinde, ne dönüş hızında, kayda değer herhangi bir yavaşlama, hızlanma filan göremezsin..

Sence, kayda değer bir hızlanma gösterecek bir çarpışma, hangi sonuçlara yol açar, bir düşünsene, bu örneğe bakarak..

Link to post
Sitelerde Paylaş

65 milyon yil önce cok buyuk bir vakanin vuzuv buldugu ,bu gunku delillerle göz önune koyuldu.

astreoid veya vulkan patlamasi

bunun akabinde gelen bitki ölümü ,yiyecek zincirinin bozulmasi,dinazorlarin sonu olarak görukuyor

fakat bir teori daha var

bu gunku Timsahlardada oldugu gibi Timsah yavrulari cinsini genlerden degil yumurtanin sicakligindan veya soguklugundan aliyor,

yani yumurtalarin bulundugu yuva soguksa yavrular disi

sicaksa erkek oluyor,

ve aynen buda dinazorlarin basina gelmis olabilir ,birden bire dusen hava sicakligi ,yuksek derecede sirf erkek veya sirf disi uremesine sebeb olmus olabilir,

buda onlarin uremesine engel olup sonlarini getirmistir

teori 1.......

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...