Jump to content

tek hücreliler neden var?


Recommended Posts

Deha gereken cevabı vermiş.

Evrim denilince sürekli bir gelişmeyi düşünüyorlar. Ama esas önemli olan hayatta kalabilmektir.

Hayatta bir amaç olduğuna şartlanan zihinleri evrimde de bir amaç aradığı için böylesine gülünç sorular soruyorlar. Öncelikle bakış açılarındaki hataları görebilmelri gerekir.

Hayat bir amaç taşımaz. Evrim de bir amaç yoktur. Amaç hayatta kalmaktır. Hayatta kalabilen ise üremeye devam eder. İşte bakteriler o yüzden aslında tüm yüksek canlılardan daha üstündür. Her koşulda hayatta kalabilen türler oluşturmuşlardır. Onları yok etmek nerede ise imkansızdır. Onlar başka bakteri türleri olarak evrim geçirmişlerdir. Çünkü bir kısmı bu halleri ile daha çok avantajlı konuma geçmiştir. Bir kısmı da koloni oluşturmuş ve sonra da evrim geçirerek biz yüksek canlıları oluşturmuşlardır.

Her canlı aynı şartlara tabii kalmamıştır. Bazı durumlarda farklı canlılar farklı mekanizmalar geliştirerek bulundukları ortamlara uyum sağlamayı başarmışlardır. Bakteriler daha basite doğru örneğin viruslere evrimleşerek, diğerleri de koloni kurarak canlılıklarını devam ettirmişlerdir.

tarihinde CharlesDarwin tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 117
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Bu arada AteshBey balıklara ve keselere takmış. Ama ona bir sözüm vardı. Bir makaleyi çevirecektim. Çeviremedim. Ancak göz attığım kadarı ile makale yüzme keselerinin sebebini hipoksia ye bağlıyor.

Bu ne demek? Neden okyanustaki tüm balıkların akciğerleri yok? Neden bazıları evrimleşerek kara hayvanlarına döndü ancak okyanustakiler öyle bir evrim geçirmedi? Çünkü okyanus suyunda yeteri kadar erimiş oksijen buluyor. Aynı zamanda bu onların, sadece yüzeyde yüzebilmeleri demek olurdu ve akciğerli bir balık, okyanustaki rakiplerine göre avantajlı konumda olmazdı.

Ancak suyun sığ olduğu bölgelerde eğer populasyon da giderek artıyorsa o zaman suyun içindeki erimiş oksijen miktarı oldukça azalır. Eğer burası da tamamen kuruyan bir yer değil ancak sürekli seviyesi düşüyorsa o zaman havanın oksijeninden en iyi yararlanabilen en başarılı olan olacaktır. Ve belki de sonraları yumurtalarını kıyıdan en uzağa bırakabilen, ki o zamanlar karada tehdit olabilecek canlı olmayacak, en başarılı üreyenler olabilecektir.

Akciğerin gelişimi böylesi bir bölgede kaçınılmazdır. Ve şu an yaşayan akciğerli balıkların yanlış hatırlamıyorsam bizlerin ataları ile alakaları yoktur. Onların akciğerleri gene benzer koşullarda bizlerin atalarından çok sonraları gelişmiş akciğerlerdir.

tarihinde CharlesDarwin tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

"""""""""""""Hayat bir amaç taşımaz. Evrim de bir amaç yoktur.

Amaç hayatta kalmaktır"""""""""""""""

nası yani?? amaç yoktur diyorsun ...sonra amaç şudur... diyorsun ne alaka...

amaç hayatta kalmak ise :amaçlayan nedir?amaç ancak otada bir bilinç olunca mantıklı olur....

Link to post
Sitelerde Paylaş
Deha gereken cevabı vermiş.

Evrim denilince sürekli bir gelişmeyi düşünüyorlar. Ama esas önemli olan hayatta kalabilmektir.

Evet evrim sürekli gelişmedir.. Cünki;

1- Her nesil geçişinde yavru nesil ana nesil ile kesinlikle bire - bir aynı değildir...

2- Meydana gelen mutasyonlar rastgeledir... Çevre şartlarından bağımsızdır...

Bu iki madde doğrultusunda...

Yeterince nesil geçtikten sonra İlk ana canlı yok olmalıdır... Yok olmamışsa ya evrim diye bir şey yoktur ya da yukarıdaki iki maddeden biri yanlıştır...

Link to post
Sitelerde Paylaş
Yeterince nesil geçtikten sonra İlk ana canlı yok olmalıdır... Yok olmamışsa ya evrim diye bir şey yoktur ya da yukarıdaki iki maddeden biri yanlıştır...

Ne alakasi var???

Uygun oldugu surece her ikiside hayatta kalabilir,Evrim cesitlenme dir,tekamul degil.

Seninki mobilyacida olur,odun u kapi yaparsin artik odun yoktur kapi vardir gibi.

"Tek hucreli canlilar neden hala var?" dan daha da ileri gidelim.

Neden anaerob bakteriler hala var????

Atmosfer de oksijen yokken,bakteriler oksijensiz yasiyordu,daha sonra ,gunumuzden yaklasik iki milyar yil once atmosfer de oksijen birikti ama bakterilere viz geldi,ona dahi uyum saglayarak hayatta kalacak turler olusturdular,ve asil onemlisi,oksijensiz yasayan yani anaerob bakteriler hala yok olmadi ve hayatta kalmayi becerdiler,dusununuz ki oksijen onlar icin bir zehir ve her yerde oksijen var ve bu bakteriler hala yasamlarini devam ettirebiliyor ki sizin mantiginiza gore cok tan yok olmalari gerekirdi.

Agziniz,bogaziniz,barsaklariniz,deriniz bunlarla doludur,yani kabiliyete bakin ki ,insan yok iken de milyarlarca yil hayatta kaldilar,insan ortaya cikinca yine insan vucuduna uyum saglayarak hayatta kalmaya devam edebildiler,adeta engel tanimiyorlar.

Dis etinizin altindaki oluga,kil folikulunun dibine hatta disinizdeki plagin icine girip yasam ortami olusturabilirler.

Tetanoz yapan,Clostridium tatani bildiginiz gibi pasin altinda yasayabilir yada Helicobacter mide asidinize ragmen hayatta kalan bir anaerobtur.Yine CWelchii Gazli gangren etkenidir,Yine yuze yaptirilan Botoks denen islem aslinda C.Botilinum adli anaerob un toksinidir.

Evet birakiniz Tek Hucrelileri,

Anaeroblar neden hala var???

Ve anaeroblarin disinda,fakultatif anaerob dedigimizi oksijensiz ortamda da ,oksijenli ortamda da yasayan bakteriler neden var???

Link to post
Sitelerde Paylaş

Mantarlardan bitkilerden sözeden yok sanki onlar sistemin parçası değiller.

Mikrobiyoloji dersi verene de bak. :lol:

Biraz da bitkilerden mantarlardan örnek verin ya hu nedir hep bakteri hep bakteri.

Hala üründen gene gidiş yolunu açıklayabilen çıkmadı.

Hep mutasyon ürün yolu anlatıldı.

Mutasyonlar oluyor, saklı kalıyor sonra ortama göre açığa çıkıyor. Sonra seleksiyon ayıklıyor. Amaç hayatta kalmak.....

Öyleyse tüm popülasyonun gen havuzu her koşulun genetik özelliğini taşıyor.

Yani yığınla gereksiz genetik kod barındırıyor popülasyon.

Hücre bir bütün olduğu gibi ekosistemde bir bütündür.

Bakterisiyle mantarıyla bitkisiyle vs..

Ekosistemdeki özelleşmeler rasgele mutasyonlarla mı oldu?

Sen bitki sen hayvan sen de mantar olacaksın diye yönlendiren evrimde hangi mekanizma?

Biyofizik mekanizmalar sırf tesadüf işi mi? En basiti bitkiler suyu yerçekimine ters yönde taşımak için hangi mutasyonun koduna güvendi?

Ayrı türlerde aynı mekanizmalar ne arıyor?

Bir iş bir ihtiyaç genetik koda nasıl döküldü.

Hangi mutasyon insüline 3 parça olup sonra lazım olunca yüzeye çıkacak ve aktive olmak için bir parçan başka bir enzimle kesilecek dedi. Daha sadece bu hücrede devede kulak. Gerisini bilen bilir.

Yaşamı o kadar basite indirgediniz ki tebrikler.

Oldu bitti seçildi gitti geriye kalanlar bizim oldu.

DEHA buna tam çözüm getirmiş. Sorunu kökten çözmüş. O demiş ya olay bitmiş

Tabii yaa niye düşünemedim bu kadar basitmiş meğer :P

Amaçsız hedefsiz bir süreç sadece malzemesi tesadüf sonucu olan ne üreteceği belli olmayan mutasyonlar.

Bu dedikleriniz şuna benziyor:

"Koca Boeing 747 6000 kadar vidanın amaçsız biraraya gelmesiyle sahipsiz rastgele oluşmuştur"

Sadece beyni örnek vererek soracağım;

A benim ateist kardeşlerim söyler misiniz beyin mutasyonlarla tesadüflerle nasıl gelişti?

Özelleşmiş yapılar bir tasarıma ihtiyaç duymadan nasıl kendi kendine oluştu?

Benim aklım yerinde ve buna hiç ihtimal vermiyor.

Sizin ki veriyorsa o sizin sorununuz.

İster milyon ister trilyon asırlar geçse ve trilyonluk popülasyon olsa genede tesadüfle amaçsız programsız olacak iş değil bu yaşam.

Gidin bir çekiç tasarlayın, en basitinden, sonra gelişmiş özelliklere sahip enzimlere motor proteinlere daha sayamayacağım nice spesifik fonksiyonlu canlılarda ki yapıların tasarımlarına bir bakın. Küçümsenecek kadar basit ve sıradan yapılar mı? Bir DNA helikaz ( DNA süpersarmalını açan enzim) ne kadar pratik bir çözüm hücre için.BU gizli kalmış sonra ortaya çıkan bir ihtiyaçtı da mutasyon ile gerekli tasarıma sahip gen ortaya çıkıverdi. Bu hücrede sadece basit ama olmazsa olmaz ihtiyaç.

Hücrede ya hep ya hiç kuralı işler. Tüm çarklar yerindeyse o makine işler.

Mutasyon ise o çarklara çomak sokmaktır.

Deha 'nın Hacı'nın cevaplarını biliyorum zaten;"Yorumunuz yanlıştır"

Oh be ne bilimsel yaklaşım.

Aksini düşünen de bağnaz.

Selamlar.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Ne alakasi var???

Uygun oldugu surece her ikiside hayatta kalabilir,Evrim cesitlenme dir,tekamul degil.

Yazdıklarımı halaa anlamamışsın... Örnekte verdik halbuki... Tekrar deneyeyim...

Kurallarımız şunlar;

1- Her nesil geçişinde yavru nesil ana nesil ile kesinlikle bire - bir aynı değildir... Mutlaka, atadan az ya da çok farklıdır yeni oluşan nesil...

2- Meydana gelen mutasyonlar rastgeledir... Çevre şartlarından bağımsızdır...

Bir Amip ele alalım...

İlk bölünmede kendine benzer ama çok az da olsa farklı 10 tane amip oluştursun...

Bu 10 amipin her biri kesinlikle ama kesinlikle ana amipten çok az da olsa farklıdır. Çünki genetik kopyalama mükemmel değildir...

Bu 10 amipinde bölünere yine kendilerinde az da olsa farklı 10 ar tane yeni nesil oluştursunlar...

Ata amipten biraz daha farklı 100 tane yeni amipimiz oldu...

Bu 100 amipte bölünerek yine kendilerinden az da olsa farklı yeni nesiller oluştursunlar...

Ata amiple benzerlik giderek azalıyor...

Böylece her nesilde farklılık üzerine farklılık binerek ve birikerek artık belli bir noktadan sonra Ata amiple alakası olmayan canlılar meydana gelmelidir...

Genetik kopyalama mükemmel olmadığından Ata amip bir daha hiç oluşamaz... Dolayısıyla nesli tükenmek zorundadır...

Buradan yola çıkarak aslında doğan her canlılın bir daha asla olmayacak benzersiz bir canlı olduğu sonucu ortaya çıkıyor... Hatta buna tek yumurta ikizlerini bile dahil edebiliriz...

Link to post
Sitelerde Paylaş

AteshBey.

Senin anlamadığın ne biliyor musun?

Amiplerin çoğu ne kadar değişse, yine amip olarak kalmaya mahkûmdur..

Çok ender olarak biri ilerde daha da farklılaşarak başka bir canlıya dönüşecek mutasyona uğrayabilir.

Bu çok enderdir.

Diğer mutasyonların hepsi de amipin morfolojik şeklini değiştirmesini gerektirmez.

Daha etkili enzimler şifrelenebilir. Amip için yeni bir ortama hazılık başarılabilir ama, amibin görünüşü ve tek hücreliliği değişmez.

Dolayısıyla tek hücreli canlılar ezelden beri vardırlar ve ebede kadar da var olmaya devam edeceklerdir...

Umarım bu açıklama senin sorunu yanıtlar..

HACI

Link to post
Sitelerde Paylaş

Gottik ve Athesbey bir seyler yaziyor ama ben anlayip ta cevap vermekte zorlaniyorum,cunku yazdiklari ne bilim ile alakali ne terminoliji ile ne biyoloji ile tamamen farkli bir frekanstalar,oradan buradan asirilmis anlamsiz cumleleri arka arkaya diziyorlar ama ben de Feynman gibi yaziya soyle bir baktim mi yazanin cehaleti hemen gozume batar,dogrusu her ikisini de dogru durust okumadim bile,yazanlar biraz ozen gostermeli.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Amaçsız hedefsiz bir süreç sadece malzemesi tesadüf sonucu olan ne üreteceği belli olmayan mutasyonlar.

Bu dedikleriniz şuna benziyor:

"Koca Boeing 747 6000 kadar vidanın amaçsız biraraya gelmesiyle sahipsiz rastgele oluşmuştur"

Bu Gottik arkadaşın dediklerinmi dikkate almayın.

Biyolojik bir canlı ile, o biyolojik canlının ürettiği ürünü birbirine bağdaştıracak kadar mantıkdan bihaber.

Bu şeye benziyor, "Doğada gezerken bir ağacın üzerinde yazı bulsanız, yazansız olmaz!"

- Evet olmaz! Çünkü yazıyı insanlar yazar! İnsan ürünüdür!

Genellikle birşeylere akıl yüklemek isterseler hep referansları insan aklı olur. Çünki başka çıkar yolları yok.

Beyinleri uyumuş bunların. =)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Prof. Fred Hoyle:

Fred Hoyle'ün cansız maddelerden hayatın kendi kendine oluşmasının imkansızlığını açıkladığı kitabı; "The Intelligent Universe (Akıllı Evren)"

Bütün evreni kaplayan bir hurda yığını olduğunu varsayın. Ve bu hurda yığınının içinde Boeing 747'ye ait parçalar ve elektrik devreleri karışık ve birbirinden bağımsız olarak bulunsun. Bu hurda yığınına bir kasırga isabet etsin. Bu kasırganın ardından tüm parçaları biraraya gelmiş uçuşa hazır bir Boeing 747 çıkabilir mi?

Uyuşuk beyinli bir profösör..Bırak canlıları adam hiç bir şey tesadüfen oluşamaz diyor..Ama koftiden prof..Birde konu vardı ilahiyat profösörleri olması hakiki prof. lara hakarettir diye..Forum gitgide bilimsel ve etik bir çelişki yumağına dönmeye başladı gibi.. :)

Link to post
Sitelerde Paylaş
Bu kasırganın ardından tüm parçaları biraraya gelmiş uçuşa hazır bir Boeing 747 çıkabilir mi?

Bunun evrimle ne ilgisi var???

Burada eleme mekanizmasi var mi???

Bana tukenmeyecek malzeme ve sure verin ve sadece "747 ye uygun olan gecerli olsun" kuralini uygulama yetkisi verin gelin 747 nizi alin !!

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ateshbey in evrime alakası çok güzel. Arkadaşın anlama gayretini takdirle karşılıyorum. Süreci anlamaya çalışıyor bence ve akıl yürütüyor. Bu çok güzel evrimi kabul etmese de.

Ama Ateshbey genetik ve mutasyonu bilmiyor. Amipler ikiye bölününce birbirinin tıpratıp kopyasını oluştururlar. Bu kopya amipler ile diğerleri arasında hiçbir fark yoktur. Farkı yaratan mutasyonlardır. Amip bölünüp 10 adet amip olunca 10 tanesi de önceki amipten farklı değildir. Ancak 100 amip olunca bir şekilde dış ya da iç faktörlerden dolayı bir mutasyon oluşur. 101 inci amip farklı olur. Bu farklı amip diğerlerinden daha üstün ise daha hızlı üreyecek ve sonunda populasyona hakim olacaktır.

Ancak mikroorganizmaların populasyonu kontrol altına alınamaz. Bir yerden bir yere korkunç hızlarda ve değişik yollar ile taşınabilirler. İlk amipimizin bölündüğünü ve sonra başka bir yere gittiğini düşünelim. Geride bıraktığı 9 amip bölünmeye devam ediyor. 101. farklı çıktı ve populasyonu ele geçirdi. ancak seyahat eden amipimiz başka yerde kendisi gibi amipler oluşturmaya devam etti. 101. amipin populasyonu yani nufusu ele geçirmesinden etkilenmeyecektir. Çünkü o farklı yerdedir ve 101. nin neslinden uzaktadır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Ateshbey in evrime alakası çok güzel. Arkadaşın anlama gayretini takdirle karşılıyorum. Süreci anlamaya çalışıyor bence ve akıl yürütüyor. Bu çok güzel evrimi kabul etmese de.

Ama Ateshbey genetik ve mutasyonu bilmiyor. Amipler ikiye bölününce birbirinin tıpratıp kopyasını oluştururlar. Bu kopya amipler ile diğerleri arasında hiçbir fark yoktur. Farkı yaratan mutasyonlardır. Amip bölünüp 10 adet amip olunca 10 tanesi de önceki amipten farklı değildir. Ancak 100 amip olunca bir şekilde dış ya da iç faktörlerden dolayı bir mutasyon oluşur. 101 inci amip farklı olur. Bu farklı amip diğerlerinden daha üstün ise daha hızlı üreyecek ve sonunda populasyona hakim olacaktır.

Ancak mikroorganizmaların populasyonu kontrol altına alınamaz. Bir yerden bir yere korkunç hızlarda ve değişik yollar ile taşınabilirler. İlk amipimizin bölündüğünü ve sonra başka bir yere gittiğini düşünelim. Geride bıraktığı 9 amip bölünmeye devam ediyor. 101. farklı çıktı ve populasyonu ele geçirdi. ancak seyahat eden amipimiz başka yerde kendisi gibi amipler oluşturmaya devam etti. 101. amipin populasyonu yani nufusu ele geçirmesinden etkilenmeyecektir. Çünkü o farklı yerdedir ve 101. nin neslinden uzaktadır.

Verdiginiz cevaptan iki sonuç çıkardım...

1- Canlılar nesil geçişlerinde bire - bir genetik yapılarını kopyalarlar... (gerçi burada sadece bölünerek çoğalan canlıları da kastetmiş olabilirsiniz)

2- Mutasyonlar dış ya da iç fakörlerden etkilenirler...

Eğer birinci maddede sadece bölünerek çoğalan canlıları kastediyorsanız Eşeyli üreyen canlılarda genetik materyallerini bire-bir yavru canlıya aktarabilir mi?

Ayrıca mutasyonlar bildiğim kadar iç ya da dış herhangi bir faktöre bağlı değillerdir... Tamamen rastgeledirler... Ama sanırım sizin burada kastettiğiniz iç ya da dış faktör mutasyonun olmasına neden olan şey ile ilgili (uv ışınlar, rasyasyon vs... ) Mutasyonun oluşmasına neden olan faktörler mutasyon sonucu oluşacak yeni yapının özelliğine etki edemezler... Yani radyasyona maruz kalan bir canlı, radyasyon sonucu meydana gelen mutasyon ile radyasyonik ortama dayanıklılık kazanacak diye bir kaide yok... Böyle bir şey olsa bile tamamen tesadüftür... Radyasyon sonucu meydana gelen bir mutasyon ile o canlı daha hızlı koşabilme özelliği de kazanabilir vs... Kısaca mutasyonun kazandırdığı özellik tamamen tesadüfidir... Mutasyonun olmasına neden olan dış etkenden bağımsızdır... Burada hemfikir miyiz?

Link to post
Sitelerde Paylaş
Bana tukenmeyecek malzeme ve sure verin ve sadece "747 ye uygun olan gecerli olsun" kuralini uygulama yetkisi verin gelin 747 nizi alin !!

Kural,yetki ve amaç..Tasarımmı? Yönlendirmeli evrimmi? Bu arada sadece 747 ler yok..Airbuslar..DC ler..Çesnalar..Mirageler..Migler vs..

Link to post
Sitelerde Paylaş
Boing 747 bölünebilirmi?

Boing 747'nin özelliklerini sonraki nesillere aktaracağı bir kalıtım materyali varmıdır?

Boing 747'nin çeşitli parçaları üzerinde seçilim baskısı varmıdır?

1-Evet bölünebilir.Uçaklar parça parça imal edilirler.Ayrıca düşen bir uçak paramparça olur.Mutasyon ne ise uçağın düşmeside odur.

2-Evet kalıtım materyali diyebileceğimiz, uçağın montaj şemalarıdır.Şartlara uyum sağlayamamış bir uçak, yeni geliştirilecek şartlara uygun bir diğer uçağa öncülük eder.

3-Evet çeşitli parçalar üzerinde mühendislerin ve teknisyenlerin parça-donanım seçme baskıları vardır.Bazı donanım ve parçaları hava koşullarına göre elemeye tabi tutarlar.Bazıları kullanılır bazıları kullanımaz.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...