Jump to content
iLLeGaLTM

Mucize Yalanları!

Recommended Posts

Selam..

bu tartışma hangi kuran üzerine yapılıyor

Muhammed zamanında yazıldığına inanılan ama orjinali olmayan kuran üzerine mi

Osman tarafından orjinalden 6-7 kopya yazıldığı söylenen ama onların da orjinali bulunmayan kuran üzerinden mi

yoksa daha sonra emeviler tarafından yazdırılan kuran üzerine mi?

Güzel soru.

53 no.lu iletimin ilk paragrafında buna değinmiştim.

Orijinali mümkün olmadığına göre, Osman'dan kalan Kur'an olup olmadığı da kesin olmadığına göre, ben Topkapı ya da Taşkent mushafına da razıyım. Nitekim Edip Yüksel Taşkent mushafının bir nüshasının elinde olduğunu yazmıştı. yevmeizin, yevmihum, yevmiküm, yevmel gıyamet, yevmil ahiri vb. sözcüklerin yazılımının sayım yaptıkları gibi olduğunu bu mushaftan resimlerle gösterdiği takdirde daha inandırıcı olacaktır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

XİSLAM VERDİĞİN AYETLERİN HEPSİNE ÜŞENMEDEN BAKTIM, ŞİMDİ:

Antiateist, Edip'in verdiği ayetleri şimdilik sadece yine Edip'in kendi mealinden üstünkörü baktım, Arapçasına veya latin hafli Arapçasına bakmadım.

Hele Edip bunlara cevap versin.

Yine bazı ayetlerde (hepsini almadım) mesela, 19:86 Edip'in mealinde gün geçmiyor demişsin 19:86. ayete bakarmısın. http://www.kuraniker....tr/default.asp

Dediğim gibi burada Edip'in kendi mealini baz aldım.

Burada arapçasında olanlar beni ilgilendirmiyor. Ben okuduğumda (eğer okuduğum evrensel ise) ne dendiğini anlamalıyım.

Çeviri yapıldığında bir yerde o gün sayılıyor bir yerde o gün sayılmıyorsa ve bunlar bende aynı anlamı veriyorsa (çeviren Edip zaten) sorun var demektir.

Bakara-259. 'Bir gün yahut günün bir parçası kadar kaldım

Burada gün ve günün bir parçası sayıma alınmış.

Eğer anlam bu ise burada "bir gün ve gün" kaldık gibi komik bir anlam çıkar.

Sen yevme kelimesini saydınmı kaçtane çıkıyor söyle bakalım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
ben Topkapı ya da Taşkent mushafına da razıyım.

tayayr altıkulaç bu konuda bir araştırma yapmıştı

şöyle diyor:

Yaklaşık 10 yıllık bir süreçte Topkapı Sarayı, Türk ve İslâm Eserleri Müzesi ve Kahire mushaflarını harf harf inceleyen, birbirleri ile karşılaştıran ve neşredilmek üzere hazırlayan Altıkulaç, Londra ve St. Petersburg`daki mushaflar üzerinde de çalışma imkânı bulmuş. Tüm bu araştırmaların sonucunda Altıkulaç bu mushafların hiçbirinin Hz. Osman`ın kopyalattırdığı mushaflardan biri olmadığını sonucuna ulaşmış. Ancak Altıkulaç`ın tespitlerine göre Topkapı Mushafı Hz. Osman`ın Medine`de alıkoyduğu Mushaf`tan, Türk ve İslâm Eserleri Mushafı Hz. Osman`ın Basra`ya gönderdiği Mushaf`tan, Taşkent Mushafı Hz. Osman`ın Kûfe`ye gönderdiği mushaftan, Londra Mushafı Hz. Osman`ın Şam`a gönderdiği mushaftan yazılmış. Altıkulaç "Hz. Osman`ın mushafları şu anda hâlâ muhafaza ediliyor mu bilemiyorum. Tek hayalim ve dileğim, bu 6 orijinal Hz. Osman mushafından birine ulaşabilmek." diyor.

Tayyar Altıkulaç'a da sormalı, peşinde bir ömür tüketip bulamadın osmanın mushafını... peki tayyar efendi, müzelerde gördüğün kopyaların Osman tarafından yazdırılan mushaftan kopya olduğunu nasıl çek ettin.. elinde orjinal yokken nasıl mukayese ettin?

bu da başka bir mucize

tarihinde sami tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Sen yevme kelimesini saydınmı kaçtane çıkıyor söyle bakalım.

Kuralları kendin koyarsan istediğin sayıyı bulabilirsin.

Nitekim 19.cuların kurallarına göre 365 gün sayısı bulunabiliyor.

Kurallar herkesin itirazsız kabulleneceği türden olmalı.

Örneğin "Kur'an'da 30 adet "güneş" kelimesi geçiyor." dendiğinde;

güneş, güneşi, güneşte, güneşe, güneşten kelimelerinin tümü seçilmeli.

"Güneşi" olur ama "güneşe" olmaz, çünkü ayrı yazılmış" gibi bir kural olmaz.

"Yevme hum' olur ama 'yevmehum' olmaz" diye bir mantık kabul edilebilir mi?

İkisi de aynı anlamda, ama ayrı yazılmışmış.

Allah böyle bir oyuna girişir mi? Bu mudur Allah'ın mantığı?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
"Nerede ÇEYREK GÜN?" diye soruyorsun... Sana vereceğim cevabı biliyorsun: Allah o çeyrek günü, 365 günü görmemek için bahane arayan inkarcılara özgür seçim yapabilmeleri için bıraktı.

Asıl gerekçeli neden çorpazlıktır! El İlah buna benzer çorpazlıklarını birçok defa yinelemiştir.

Örneğin altın oran kabe mucizesinde, yıl sayısını tam olarak verememesine benzer bir çorpazlık yapmıştır.

Kabe’nin koordinatları : 21 25′21.63″ N ve 39 49′ 34.95″ E

Bu noktaya göre Kuzey kutbu noktasına (90 0′ 0″ N ve 39 49′ 34.95″ E) uzaklığı : 7601.383728 km

Güney kutbu noktasına (90 0′ 0″ S ve 39 49′ 34.95″ E) : 12402.547730 km

12402.547730 / 7601.383728 = 1.631617107332014 , görüldüğü gibi 1.618.. le başlayan Phi sabitine yakın olsa da, tam nokta atışı değil.

Toplamda 20004 km olan Kuzey ve Güney kutupları arasındaki mesafenin Altın Oran noktası ise Güney kutbuna 12363.1095401154 km ve Kuzey kutbuna 7640.8219178846 km uzaklıkta.

Yani Kabe’den bir 40 km daha güneye dağlık bir alana denk geliyor.

Koordinatları : 21 03′ 30.55″N 39 49′ 34.95″ E (Kaynakça)

Kadı kızında bile kusur varken arap tanrısında niye olmasın denilerek geçiştiriliyor 40 km.lik çorpazlık.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Mealler Edip Yüksel'in mealidir.

Biraz göz gezdirince bu gibi insanların nelerden mucizeler çıkartabildiklerini görüyorsuz.

Görülüyor ki bu konudaki delilleri incelemek için ne bilimsel bir birikime ne de objektif bir niyete sahipsin. Bu konuda sana son cevabım olacaktır.

Sen Türkçe çevirilerdeki GÜN kelimesiyle Arapça orijinaldeki GÜN kelimelerini birbirine karıştırıyorsun. Birkaç dil bilen insanlar dillerin birbirine motamot çevrilmediklerini bilirler.

Örneğin, Türkçe'de tek kelime ile ifade edilen bir kavram İnglizce'de iki kelime ile ifade edilebilir. Şimdi ben İnglizce bir paragraftaki kelimelerin sayısını versem ve bu metinde GOOD MORNING diye iki kelime geçse, bizim XİSLAM o İnglizce metnin Türkçe çevirisini buraya asacak ve kelime sayısının aslında bir fazla olduğunu zira GÜNAYDIN kelimesinin tek kelime olarak sayılması gerektiğini ileri sürecektir.

Xislam'ın GÜN kelimesinin sayımına yönelttiği eleştiri bundan daha tutarlı değil.

Örneğin, biz TÜRKÇE bir metindeki yalın GÜN Kelimesini sayacaksak, GÜNAYDIN, GÜNLÜK, GÜNDEM gibi kelimeleri o sayıma dahil etmeyiz. Sadece GÜN, GÜNe, GÜNü, GÜNden ... kelimelerini sayıma dahil ederiz.

Aynı şekilde YeWM kelimesini sayarken Kuran'daki YeWMeIZN (ogün) ifadesini dahil etmedik. Ancak HAZA al-YeWM (bu gün, o gün) ifadesindeki YeWM kelimesini dahil ettik. Biraz dil bilgisi aradaki farkı takdir etmek için yeterli.

Selam,

Edip

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Aynı şekilde YeWM kelimesini sayarken Kuran'daki YeWMeIZN (ogün) ifadesini dahil etmedik. Ancak HAZA al-YeWM (bu gün, o gün) ifadesindeki YeWM kelimesini dahil ettik. Biraz dil bilgisi aradaki farkı takdir etmek için yeterli.

Yani işine geleni almışsın.

Ogün ile o gün arasında ne fark var, bunlar ne anlama geliyor?

Mesela bunu almamışsın:

55:39. O gün ne insana ne de cine günahından sorulmaz.

Ama şunu almışsın:

26: 88. O gün paranın ve çocukların yararı olmayacaktır.

Yani sence bunların anlamının ne olduğunun hiçbir önemi yok.

Eğer bunların anlamları böyle değilse neden mealinde böyle yazıyorsun?

Eğer bunlar Türkçeye çevrilemiyorsa bu nasıl evrensellik?

Öteyandan Bakara 259. Ayette gün kelimesi 2 kez geçer. Biri birgün anlamındaki “yevmen”, diğeri “günün bir kısmı anlamındaki “badayevm”. İkisi de listeye alınıyor. Halbuki bu mantıkla tam günler alınmalıydı. Eğer 1 sözcük fazlalığı olsaydı; bu mantıkla “günün bir kısmı” anlamındaki sözcük tam gün değil diyerek çıkarılacakmıydı?

Eksik olsaydı elbette.

Ve böylesi bir saçmalığı görebilmek için bilimselliği öne sürmene ne denir bilmiyorum.

Bu arada Arapçanın/Kura'ın Türkçeye tam olarak çevrilemediğini söyleyerek Kur'an'ın evrensel olamayacağınıda itiraf etmen çok güzel.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili antiateist;

Madem bu sayım mantığını anladın. Öyleyse sana bir soru:

Kur'an'daki ay ve aylar sözcüklerini tasnif edip sayacağız.

Yöntemimiz de bu mantık olacak. Yani, Kur'an'da 30 kez "günler" sözcüğünün geçtiği iddiasındaki mantıkla hareket edeceğiz. Nasıldı bu mantık?

günler anlamındaki 27 adet eyyam sözcüğü bulunmuştu. 3 adet de "2 ay" anlamındaki "yevmeyn" sözcüğü çoğul kabul edilip ilave edilerek 30 bulunmuştu.

Şimdi aylar sözcüğü Kur'an'da eşhur ve şuhur olarak geçiyor. Bunları sayacağız. İlave olarak da varsa birden çok olan "iki ay", "3 ay", "5 ay", "10 ay" gibi sözcükleri de katacağız. Değil mi?

Eğer yanıtın "evet" ise bu durumda Edip yüksel'in sunduğu 12 adet ay sözcüğünden eksilmeler olacak ve iddia çürütülmüş olacaktır.

Eğer yanıtın "hayır" ise bu mantığı anlayamamışsın demektir. :D

Selam Pante, ben sadece 365 gün sayımlarındaki mantığı anladım. 30günler yada 12ay sayımında nasıl bir mantık var bilmiyorum.

Zaten bu sayımlar biraz sıkıntılı. Yani bir mantık istiyor. Dileyen o mantığı kabul etmeyip Kuranda böyle bir mucize yok diyebilir.

365 gün sayımlarında ise benim anladığım eğer "günü" vurgulayan bir sözcük varsa bu alınmıyor, mesala:

ŞÜKRAN günü. ( burada güne bir vurgu var )

"Aslı'nın doğum gününü kutladık". DOĞUM günü. ( güne vurgu var alınmıyor )

Türkçede "Kırmızı gül" yazılır ve "kırmızı" sıfattır.

FAKAT ARAPÇA TERSTEN OKUNDUĞU İÇİN : "Gül Kırmızı" şeklinde yazılmış gibi algılanır.

O halde Yevm sözcüğünden sonra gelen "sözcük" eğer "güne" vurgu yapıyorsa ALINMIYOR.

Bunu Xislamın verdiği örnekten gösterim, demiştiki:

Yukarıdaki "o gün" sözleri sisteme alınmamış ama aşağıdaki "o gün" ler sistemde var.

55:39. O gün ne insana ne de cine günahından sorulmaz............... (SİSTEME ALINMAMIŞ)

11:105. O gün geldiği zaman,Hiç kimse O'nun izni olmadan konuşamaz.. (SİSTEME ALINMIŞ)

Xislam türkçe mealine bakarak, doğal olarak her iki ayette de "O gün" çevirisini görüyor ve neden biri alınırken diğeri alınmamış diyor.

OYSA ARAPÇASINA BAKARSAK:

yevme : gün

izin : izin

55:39 Fe yevmeîzin lâ yus’elu.

Arapça tersten okunduğu için, burada "izin günü" deniliyor. Güne bir vurgu var. O HALDE YALIN SAYILMIYOR. ZATEN BİLDİĞİM KADARIYLA BUNLAR ARAPÇADA BİTİŞİK YAZILIYOR. (GÜNAYDIN GİBİ.)

Fakat diğerinde,

yevme : gün

ye'ti : gelir

11:105 Yevme ye’ti lâ tekellemu.

Yevme'den sonra "ye'ti" gelmiş. "Gün"e bir atıf yok. "Ye'ti" manası: GELİR (fiil), "gün" ile bir alakası yok. Bu yüzden o ayette "gün" yalın , tek halinde deniliyor ve sayıma alınıyor.

Sen yevme kelimesini saydınmı kaçtane çıkıyor söyle bakalım.

Yok ben saymadım xislam.

tarihinde antiateist_ tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben karıştırmadım ama sizin yönteminizin 3 konuda da karıştığı ortada.

Sorularıma yanıt alabilmiş değilim.

1- Eğer, Kur'an'a ve Arapça'ya uyulacaksa, güneş takvimi değil, ay takvimi baz alınmalıydı.

2- Eğer, "Kur'an ve Arapça değil evrensellik önemli, o yüzden güneş takvimini alıyoruz" deniyorsa;

"ogün" ile "bugün" arasında ayrım yapılmamalı, bugün alınıyorsa ogün de alınmalıydı.

3- Kurallardan biri tekil-çoğul ayrımı ise, buna her konuda uyulmalıydı. Ama gün ve günler sözcükleri sayılırken buna uyuluyor, ay sözcükleri sayılırken uyulmuyor. 2 gün çoğul sayılıp eyyamlara dahil ediliyor, ama diğer taraftan "12 ay", "30 ay", "bin ay" çoğul kabul edilmeyip şehr sözcüklerine dahil ediliyor.

1. Bu konudaki önerin saçmalık. Niye Kuran Güneş takvimini baz almasın. Gün dediğimiz astronomik olayın Arapça ile ilgisi yok. Evrensel bir gerçek. Dünya ile Güneş arasındaki gerçek. Tabi sen Kuran'ı Ortaçağda yaşamış bir kişinin ürünü olarak görme konusundaki önyargıda inat edersen 365 görmene rağmen olamaz, bu olmamalı diye kendi kendini kandırmaya çalışıyorsun.

Senin ve diğer ateistlerin burada gösterdiği doğmatik ve fanatik tavrı görünce şundan yüzde yüz eminim: Eğer Kuran'da GÜN kelimesi 365 değil de 354 kez geçseydi, bunun Arapların yanlış GÜN kavramını yansıttığı ileri sürecek ve GÜN olayının DÜNYA ile AY arasında değil, DÜNYA ile GÜNEŞ arasındaki astronomik bir olay olduğunu, ve eğer Allah sözü olsaydı bu astronomik gerçeği yansıtması gerektiğini ileri sürecek ve yine inkar edecektiniz.

2. Türkçe'deki yalın GÜN kelimelerini sayacaksanız, GÜNDEM, BUGÜN, GÜNLÜK, GÜNAYDIN kelimelerini saymazsınınız ama GÜN, Bu GÜN, O GÜN, O GÜN'e, Bu GÜN'ü, kelimelerini sayarsınız.

Arapça'daki YeWMeIZN (ogün) ile HaZa al-YeWM (bu gün veya o gün) ifadeleri farklılık arzeder. Birincisindeki GÜN kelimesi sonuna eklenen bir ek ile yeni bir biçim, yeni bir kelime oluşmuştur, ikincisinde ise GÜN kelimesi yalın halini korumuştur. Ancak Türkçe Kuran çevirilerinde her iki kelime aynı biçimde "o gün" olarak çevrilince senin gibi bu konuda bilgiye sahip olmayan ve hele önyargı ile eleştirmek için can atan birisi için kafa karıştırıcı olabiliyor. Kısacası GÜN ile GÜNDEM arasında bir fark var ve Kuran'daki kelime sayımı bu farkı yansıtıyor.

3. Gerçeği bilmeden çarpıtıyorsun. Gün kelimesi ile Ay kelimesinin sayımında AYNI metod izlenmiştir. Bunu daha önce anlattım. Görünen o ki inceleme zahmetinde bulunmadınız. Bu konuda kesinlikle yanlışsınız. Eğer hala israr ediyorsanız bildiriniz. Sizi bu konuda biraz bilgilendiririm.

Selam,

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili Antiateist:

Sen tamamıyla karıştırdın. Konunun vurguyla murguyla ilişkisi yok. Konu TÜMÜYLE FİZİKSEL. Kelimenin biçimi. Kelimenin formu baz alınıyor. Böylesine basit bir konunun bu kadar karmaşıklaşması ya benim yeteneksizliğimden veya sizin yeteneğinizden kaynaklanıyor.

Bu konuyu Sunni Lomax ve Yahudi Katz ile tartıştım ve onlar konuyu çok daha iyi anladılar. Sonunda teslim etmek zorunda kaldılar.

Pante'ye verdiğim cevaba lütfen bak...

Eğer gerçekten bu sayım işleminin nasıl yapıldığını, ve ne kadar basit ve mantıklı olduğunu GÖRMEK istiyorsan, Beyazıt'ta veya Sultanahmette bir kitapçıya git ve Fuad Abdulbaki'nin el-Mucemul Mufehres Li-Elfaz il-Quranil Kerim adlı fihristinin sonuna bak. GÜN Kelimesi orada en son bölümde... YeWM ve YeWMa kelimelerinın toplam sayımını bulacaksın orada. İşin ilginci o kitap bu matematiksel harmoninin keşfinden çok önce, 1938 yılında hazırlandı.

Selam,

Edip

tarihinde EdipYuksel tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Edip benim yukarıda belirtiğim mantık doğrumu. Yani doğrumu anlamışım senin mantıgını.

Hayır anlamamışsın sevgili Antiateist:

YeWMeIZN (izin günü demek değil, ogün demek. Bir tek kelime) format olarak YeWM kelimesinden farklı. Bu yüzden YeWM kelimesinin sayımına dahil edilmiyor

ama

YeWMe YeTY ... ifadesinedeki üç harfli YeWMe kelimesi yalın YeWM olduğu için sayıma dahil ediliyor. YeTY kelimesi bir fiildir.

Selam ile,

Edip

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Edip , yevme'den SONRA GÜNÜ İLİŞKİLENDİREN BİR SÖZCÜK GELDİĞİNDE, yani "GÜN O" YADA "GÜN İZİN" YADA "GÜN KIYAMET" vb.. o halde alınmıyor.

Ama bir yerde, "gün gelir devran döner" dediğimde "gün" den sonra fiil gelmiş. Günle bir alakası yok ve SAYIMA ALINIR.

Diye düşünmüştüm ama sen şimdi farklı cevap verdin.

Neyse bakalım. İki şeyde aynı kapıya çıkıyor gibi geldi bana.

edit: mesajını yeni gördüm. Ok.

tarihinde antiateist_ tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hayır anlamamışsın sevgili Antiateist:

YeWMeIZN (izin günü demek değil, ogün demek. Bir tek kelime) format olarak YeWM kelimesinden farklı. Bu yüzden YeWM kelimesinin sayımına dahil edilmiyor

ama

YeWMe YeTY ... ifadesinedeki üç harfli YeWMe kelimesi yalın YeWM olduğu için sayıma dahil ediliyor. YeTY kelimesi bir fiildir.

Selam ile,

Edip

Tamam anladım.

Ayrıca Edip, 365 gün kelimesi içeren ayetleri barındıran bir dosyanız var mı internette.

Eğer yok ise incelemek için bütün ayetleri word dosyasına aktarmayı düşünüyorum.

Açıkcası üşeniyorumda.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Arapça'daki YeWMeIZN (ogün) ile HaZa al-YeWM (bu gün veya o gün) ifadeleri farklılık arzeder. Birincisindeki GÜN kelimesi sonuna eklenen bir ek ile yeni bir biçim, yeni bir kelime oluşmuştur

Mâliki yevmid dîn(dîne). 1:4

Burada yevm ek almış. Ama kabul ettiğine göre biçimi değişmemiş demek.

Arapça bilmeyen biri için tek tek bunlara bakmak imkansız gibi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

1. Bu konudaki önerin saçmalık. Niye Kuran Güneş takvimini baz almasın. Gün dediğimiz astronomik olayın Arapça ile ilgisi yok. Evrensel bir gerçek. Dünya ile Güneş arasındaki gerçek.

Evet bu olay evrensel bir gerçek ve diyelimki bu kuranda yazıyor (nasıl yazdığı yukarıda duruyor) bu nasıl evrensellik oluyor sadece araplar anlıyor?

Mesela Türkçeye çevrildiğinde çok daha fazla çıkıyor. Ama olsun bu hala evrensel.

Arapça ile ilgisi yok tümü ile evrensel bir gerçek, ama sadece araplar için. Bu gerçeği Türkçeye çevirdiğinde hiç bir anlamı yok, kamediye bakın bunu söyleyen bir yazar.

Bir mucize varsa bunu her gören anlamalı, "evet var ama bunu söyle şöyle olursa anlayabilirsin" denirmi?.

Şimdi bir mucize oldu birisi uçtu bunu sadece arapça görenler anlar diğerleri anlayamaz denmesi gibi birşey bu.

Adamın birisi bir formül buldu ama sadece o dili bilenler bundan yararlanacak, aynı zamandada bu senin deyimin ile "TÜMÜYLE FİZİKSEL".

Gülermisin ağlarmısın?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Örneğin, Türkçe'de tek kelime ile ifade edilen bir kavram İnglizce'de iki kelime ile ifade edilebilir. Şimdi ben İnglizce bir paragraftaki kelimelerin sayısını versem ve bu metinde GOOD MORNING diye iki kelime geçse, bizim XİSLAM o İnglizce metnin Türkçe çevirisini buraya asacak ve kelime sayısının aslında bir fazla olduğunu zira GÜNAYDIN kelimesinin tek kelime olarak sayılması gerektiğini ileri sürecektir.

Xislam'ın GÜN kelimesinin sayımına yönelttiği eleştiri bundan daha tutarlı değil.

Örneğin, biz TÜRKÇE bir metindeki yalın GÜN Kelimesini sayacaksak, GÜNAYDIN, GÜNLÜK, GÜNDEM gibi kelimeleri o sayıma dahil etmeyiz. Sadece GÜN, GÜNe, GÜNü, GÜNden ... kelimelerini sayıma dahil ederiz.

Aynı şekilde YeWM kelimesini sayarken Kuran'daki YeWMeIZN (ogün) ifadesini dahil etmedik. Ancak HAZA al-YeWM (bu gün, o gün) ifadesindeki YeWM kelimesini dahil ettik. Biraz dil bilgisi aradaki farkı takdir etmek için yeterli.

Benim sorduğum soru, verdiğin örneklerle hiç uyuşmuyor.

Gün-aydın, gün-dem gibi kelimelerden bahsetmiyoruz.

İşte açık açık soruyorum ve kısa yazıyorum ki saptırılmasın:

"Yevme hum" alınıyor. (51:13)

Ama "yevmehim" alınmıyor. (7:51)(7:51'de felyevme alınmış ama yevmehim alınmamış)

İkisi de aynı anlamda, bugün diye kullanılmış.

Neden biri alınıyor da, diğeri alınmıyor?

Sebep: Biri bitişik yazılmış, diğeri ayrı yazılmış.

Kim yazmış bunu böyle?

Önemli olan kelime mi? Yoksa birilerinin yazım keyfiyeti mi?

Benim elimde Elmalılı'nın 1993 tarihli musahafı var. Dürdane Cündioğlu hazırlamış, hattat Hafız Osman baskısıyla. Bu iki kelime de o kitapta bitişik yazılı.

Öyleyse bırak ateistleri, hangi müslümana bunu kabul ettirebilirsin?

Araştırıp incelemeyene...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hastanın biri pösteki saymış, saydıklarından mücize üretmiş.

Bizim aklı başındakiler de bu pösteki sayan hastaya uyup pösteki saymaya başlamış. Ne için. Hastanın mucizesini çürütmek için.

Mucize hastanın kafasının içinde.

Mucize hastanın hastalığı.

Psikiatri de bir kural vardır.

Hastanın hastalığına ortak olunarak tedavi yapılmaz.

Hastanın hastalığına ortak olunarak tedaviye kalkışırsanız. Hasta sizi kontrol altına alır.

Herhangi bir metinden, bir takım rakamlar üretip, bu rakamlara birtakım anlamlar yüklemek hastalıktır. Daha önceki iletilerimden birinde yazmıştım.

Şizofrenlerde görülür.

3e 5e 7ye, 9a vb anlamlar yüklemek hastalıktır.

Bir hastam vardı. Ben 7 değilim diye ortalığı birbirine katardı. Ben 9um diye herkese 9 olduğunu kabul ettirmeye çalışırdı. Yüksek ateş altındaki bazı hastalarda da şahit oldum. 19 bırakmayın, 20 yi yakalayın diye sayıklamaları vardı.

Görüyorum ki, bizim aklıbaşınta ateistlerimiz de hastanın hezeyanlarına, mucize aramalarına, pösteki saymalarına, ortak olmuş. Hastanın hezeyanlarında çelişki aramaya koyulmuş.

Gerçi dinçilerin inançlarının hepsi bu minval üzre ama, Bu kadarı da fazla.

Hasta var, zır hasta var.

Aha ben de bu kadar zaman ayırarak bunları yazdım ya. Demek ki ben de aynı hataya düştüm. Mü acaba?

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
"Yevme hum" alınıyor. (51:13)

"Hum" burada arapça dili kuralları gereği "yevm" sözcüğünün biçimini değiştirmemiş olmalı.

"Yevmehim" sözcüğünde bulunan "him" eki ise sözcüğün biçimini değiştirmiş olmalı.

"Felyevme" zaten ek almamış. Sayıma katılır.

Fakat diğer ikisini bilmek için arapçayı bilmek gerekir. Sen istersen arapça bilen birine şöyle sor: "Yevme hum ile Yevmehim arasında bir fark varmıdır?"

Eğer cevap olarak, evet vardır, birinde biçim değişmiştir, derse olur. Ama, hayır yoktur derse, olmaz.

Tarafsız olması bakımından, konuya değinmeden, Edip Yüksel dışında ve bu tarz konularla ilgilenmeyen sıradan birisine sor.

Ben 19u araştırırken çok yapmıştım bunu.

tarihinde antiateist_ tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...