Jump to content

Arapça Turkçe'den üstün müdür?


Recommended Posts

Yalnız uğur arkadaşım kronolojik bir hata yapıyorsun. İnsanlar bahsettiğin biçimde kendilerini Türk, Çinli, Yunan diye nitelemeden çok çok önce cro-mangon insanı ile neanderthal insanı avrupada karşı karşıya gelmiştir. Yani Türk göçlerinin olduğu tarihlerde Avrupada muazzam bir yerleşik nüfus vardı.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 202
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Top Posters In This Topic

Posted Images

yeni blunan bazı hastalık adları , ilaç isimleri ,biyolojiye, paleontolojiye ait bulgular isimlendirilirken bile Türkçe kelimeler kullanılır..

Link to post
Sitelerde Paylaş
Hacı olay şu:

Çile çekmek için ayrı bir fiil..

31 çekmek için ayrı bir fiil..

to suffer ve to masturbate

Birisinde iki kelime ile ifade var.. Diğerinde tek kelime..

Haklısın tabii..

Ama aynı kelimeden farklı fiiler türüyor..

Türkçe fakir bir dil değildir..

Ama ihmal edilmiş bir dildir..

Aslında hiç bir dil fakir değildir..

Fakir gibi görünenler ihmal edilmiş olanlardır.

Kürtçe gibi..

Link to post
Sitelerde Paylaş
Yalnız uğur arkadaşım kronolojik bir hata yapıyorsun. İnsanlar bahsettiğin biçimde kendilerini Türk, Çinli, Yunan diye nitelemeden çok çok önce cro-mangon insanı ile neanderthal insanı avrupada karşı karşıya gelmiştir. Yani Türk göçlerinin olduğu tarihlerde Avrupada muazzam bir yerleşik nüfus vardı.

Asıl kronolojik hatayı sen yapıyorsun...Ben Türklerin göçünden bahsetmedim...Neanderthal ve Cro-magnon oraya nerden gitti arkadaşım....Cro-magnon dediğin zaten Türk diye adlandırılan kavimlerin öncüleri olarak karşımıza çıkıyor...PROTOTÜRKLER

Bu insan ırkları aynı sesleri kullanarak bir dil oluşturmuş olabilirler...Mesela carpenter Türkçede halı anlamındadır ancak , halı yapılırken halı ipleri kırpılır dikkatini çekerim ki carpenter kelimesi kırpıntılır olarak halı kelimesi olmuştur...

eeee daha ne diyeyim...Fonotik olarak, kelime tamlamaları olarak Tur dili , Avrupa dillerinin kökenini oluşturur...

Link to post
Sitelerde Paylaş
Ben de senin cahilliğine gülüyorummmm, sexy şey ;)

Milletlerin gçöç yollarından haberin yoksa sana anlatayım ne dersin??

Avrupalılar bulundukları yerde mi yaratıldılar???

Yoksa Afrikada türeyip Asyaya oradan da Avrupaya mı geçtiler..

Bu bahsettiğim Tur dilidr..Yani Türkçeyi de oluşturan Ortaasya dili....Biraz ARAŞTIR BKALIM NELER BULACAKSIN

Cok guzel bir noktaya degindin..

Goc yollari..

Biraz once ingilizce kelimelerin nasil Turkceden turedigine ornekler verdiniz..

Ingilizce hangi diller ailesine mensuptur..

bir bakalim.

Hint-avrupa dil ailesinin "cermen" kolu..

cermenler kim ve nereden goc etmisler ? bir bakalim..(hani konu goc yollari ya)

germanicvr1.jpg

The expansion of the Germanic tribes

750 BC – AD 1 (after the Penguin Atlas of World History 1988):

Yukarida gosterdigim proto-cermenlerin bugunku briton adasina goc etmesi ile bugunku ingilizce ve kelt lehcesi olusmustur..

bu da demektir ki, mantik ve biraz diller hakkinda tarih bilgisi olan bir insan ingilizcenin turkceden turedigi teorisine afedersiniz ama kiciyla guler..

eger bugun karsimda proto-cermen kabilelerin kelimeleri turkceden turemistir diye savunan bir teori olsaydi, mantikli der ve dinlerdim..

fakat bahsi gecen konu proto cermen kabilelerin briton adasina goc etmesiyle ortaya cikan bir lehce (ingilizce) olusu, teorinin ne kadar komik oldugunun gostergesidir..

Link to post
Sitelerde Paylaş
Mesela?

buyur....

TIBBI KAVRAMLARDA KULLANILAN BAZI SOZCÜKLER:

1. ABSCISSON, (surgical removal of a growth), yani "çibani kesip alma"

islemi. ABSCISSON sözcügü harf-be-harf "SIBANO-CSS" seklinde yeniden

düzenlendiginde sözün aslinin Türkçe "CIBANU KESIS" deyiminin yeniden

düzenlenmis ve yozlastirilmis halidir. Türkçe "CIBAN" ve "KESIS"

sözcükleri karistirilip gizlenmistir. Bu ortamda Türkçe "sh" sesini

yazamadigimizdan, ikisini de "S" seklinde yazdigimiz "S" ve "Sh"

seslerine ait harflerin tefrikini size birakiyorum.

2. ACCOUCHEMENT (act of being delivered) yani "bebegin dogumunu

yapmak". ACCOUCHEMENT sözcügü harf-be-harf "COCUA-CEHMENT" seklinde

yeniden düzenlendiginde sözün aslinin Türkçe "ÇOCUGU ÇEKMENTI"

ifadesinin yeniden dizilmis ve yozlastirilmis halidir. Bebegin dogumda

yardimi olan kisiler bebegin çekimini ve dogumunu kolaylastirirlar.

"K" sesi çogu kere "H" sekline dönüsür. Böylece "çekmek" sözcügü

konusma halinde "çehmeh" haline gelir.

Bu Türkçe kaynaktan yapilmis baska bir ad da ACCOUCHER (an

obstetrician or person trained as a midwife) sözcügü olup yani "ebelik

yapmaga yetistirilmis kisi" anlamindadir. ACCOUCHER sözcügü de Türkçe

"ÇOCÜ ÇEKER" (çocugu çeker) ifadesinden yapilmistir.

3. ACHONDROPLASIA, (a form of dwarfism in which the trunk is of normal

size, the limbs are too short) yani "gövde normal kol ve bacaklarin

kisa oldugu bir cücelik" hali. ACHONDROPLASIA sözcügü,

"COL-PASAIN-H[is]ADOR" yahut "COL-PA[sa]IN-HISADOR" seklinde yeniden

düzenlendiginde sözün aslinin "KOL BACAIN KISADUR" yani "kolun ve

bacagin kisadir" anlamli Türkçe ifadesi oldugu görülür ki bu da bu

sözcüge atfedilen anlamin aynidir. Bu kirma ve yeniden dizme

isileminde, Türkçe KOL sözündeki "K" sesi "C" harfine, BACAIN

sözündeki "B" sesi "P" sesine, "C" sesi ise "S" sesine, ve KISADUR

sözündeki "K" sesi "H" ye dönüstürülmüs ve "IS" harfleri ise

düsürülmüstur. Yeniden düzenlenen sözcük ACHONDROPLASIA seklini

almistir.

4. ACRODOLICHOMELIA, (hands or feet which are abnormally long) yani

"eller veya ayaklar fazlasiyla uzun" bir yapi. ACRODOLICHOMELIA sözü

harf-be-harf "ELI-ADIMO-COK-AROLH" seklinde yeniden düzenlendiginde

Türkçe "ELI ADIMI ÇOK ARALI" (eli adimi çok uzun) deyiminin

yozlastirilmis halidir.

5. ADNEXA, (appendages or accessory parts of an organ) yani bir

organin ilave çikintisi. ADNEXA (ADNEKSA) sözcügü harf-be-harf

"SEKANDA" seklinde incelendiginde Türkçe "ÇIKINTI" sözcügünün

degistirilmis ve gizlenmis hali oldugu görülür. Zira "Andexa"

("appendage") bir çikintidan baska bir sey degilder.

6. AKALAMATHEISA (inability to understand) yani "söyleneni

anliyamamak" durumu. Bu sözcük, harf-be-harf "TEISHA-AKLAMAA" seklinde

yeniden düzenlendiginde aslinin Türkçe "DEYISI ANLAMAZ" (sözü anlamaz,

konusmayi anlamiyor) ifadesinin degistirilmis ve gizlenmis halidir.

7. AMNESIA (loss of memory) yani "hafizasini kaybetme" hali. Bu

sözcük Türkçe "ANISI-MA" (anisi olmayan) anlamli sözün yeniden

yapilanmis halidir. MA eki Türkçe menfilik ekidir ve burada Türkçe

"YOK" sözü yerine kullanilmistir.

8. AMPUTATION (removal of a limb or appendage). yani "kol ve bacaktan

veya gövdeden bazi hasta kisimlari kesip alma" hali. AMPUTATION sözü

"PUTAMA-ITON" seklinde incelendiginde söz "BUDAMA ETUN" Türkçe

ifadesinin yozlastirilmis hali oldugu görülür. Agaçlarin dallari da

budanirken ayni Türkçe ifade kullanilir.

9. ANALGESIC, (drug used to relieve pain) yani "aci kesen ilaç".

ANALGESIC sözcügü harf-be-harf "ACI-GESAN-L" yahut "[aci]-GESAN-ILAC"

seklinde incelendiginde, sözcügün aslinin Türkçe "ACI KESEN ILAC"

ifadesinin yozlastirilmis hali oldugu ortaya çikar. Bu degisimde

Türkçe ifadenin bir kismi düsürülmüstür ki bu "anagram" oyunlarinda

çok yapilan bir uygulamadir.

10. ANAPHRODISIA (loss of sexual desire) yani "cinsel iliskiden

soguma". ANAPHRODISIA sözcügü harf-be-harf "APRADA-SOIHIAN" seklinde

desifre edilip incelendiginde, Türkçe "AVRADA SOYIYAN" (avrat istahini

kaybeden, avrata soguyan) anlamli ifadenin yeniden düzenlenmis,

yozlastirilmis ve gizlenmis halidir.

11. ANTIPATHY (dislike) yani "nefret etme veya edilme" hali. Bu sözcük

harf-be-harf "NAFPITTY" seklinde desifre edilip incelendiginde, "R"

harfinin "P" harfine degisimi ile, Türkçe "NAFRATTI" (nefretti)

ifadesinin yozlastirilmis halidir. Bati dillerine Türkçeden sözcük

üretmede çogu zaman degistirilmesi istenilen ünsüz alfabedeki yerine

göre bir alt veya bir üst harfle degistirilir olmus. Burada da R/P

degisimi bu sekilde yapilan bir degismedir.

12. ARTHRITIS (inflammation of one or more joints) yani eklem

yerlerinde agri yapan romatizma hali. ARTHRITIS sözcügü "TIS AHRITR"

seklinde desifre edildiginde Türkçenin "DIZ AGRITIR" ifadesinin

yeniden düzenlenip gizlenmis hali oldugu görülür. Gerçekten de

"arthritis" genellikle diz ve el mafsallarina musallat olan bir

hastaliktir. Bu ifade de Türkçe olarak onu tanimlamaktadir.

13. BREAST (front of the chest, mammary gland" yani "meme, süt veren

uzuv". BREAST sözü "ST-BERA" seklinde incelendiginde, kelimenin

aslinin Türkçe "SÜT VERI" ifadesinin degistirilip gizlenmis hali

oldugu kesinlikle görülür. Bu kirma isinde Türkçe "V" sesi "B" sesine

dönüstürülmüs ve Türkçe kaynak gizlenmistir.

14. CALCAREOUS, (chalky; containing calcium) yani "kireç olusmasi,

kireçlenmek" olayi. CALCAREOUS sözcügü harf-be-harf "CERAC-OLUSA"

seklinde incelendiginde, kelimenin aslinin Türkçe "KIREÇ OLUSU", S=Sh,

ifadesinin yozlastirilmis hali oldugu ortaya çikar. Bati dillerinde

kullanilan "C" harfinin hem Türkçe "C" ve hem de "K" harfinin yerine

kullaninlan çok kimlikli bir sembol oldugu bilinen bir gerçektir.

Iste buradada bu çok yüzlülük kendini göstermektedir. Bu kirmada,

birinci "C" Türkçe "K" harfinin ve ikinciside Türkçe "Ç" harfinin

degistirilmis halidirler.

15. CALVITIES, (baldness), yani "kel" ve baska bir Türkçe deyimle

"keçel" olma hali. Bati dillerinde V, Y, U ve W birbirlerinin yerine

kullanilan çok yönlü ve sahte kimlikli harfler olup Türkçenin

asirilmasinda bol bol gizleme araci olarak kullanilan kandirici

harflerdir. Böylece, CALVITIES sözcügü harf-be-harf "CESAL-ITI-U"

seklinde incelendiginde aslinin Türkçe "KEÇEL IDI O" (keçeldi o, keldi

o) ifadesinin yozlastirilmis hali oldugu ortaya çikar. Burada Türkçe

"Ç" harfi "S' harfine dönüstürülmüstür ve V harfi U harfinin yerine

geçmistir. Köy Türkçesinde "keçel" ve "kel" sözcükleri ayni

anlamdadir.

16. CHICKEN'POX (relatively mild childhood disease) yani "çocuklara da

görünen "suçiçegi" hali. "CHICKENPOX" sözcügü, H=I ile,

"SO-CICEKH-NPK" seklinde yeniden düzenlendiginde Türkçede bu hastaligi

tanimlayan "SUÇIÇEGI" sözünün ilave harflerle karistirilip Türkçeden

kaçirilmis oldugu halidir. Türkçe kaynagin gizlenmis olusu onun

hirsizlandiginin isaretidir. Dil korsani, Türkçenin "cücük" (civciv)

sözü ile "çiçek" (cicek) sözcüklerinin ne kadar birbirine yakin

oldugunu bildigi için kaçirdigi "suçiçegi" sözünü hemen "cücük"

(civciv) sözüne çevirerek Ingilizce adi "chicken'pox" haline sokarak

asirmayi iyice de gizlemistir. Sunu da hemen belirtmek gerekir ki bu

hastaligin adinin "civciv" ("chicken") adi ile hiç baglantisi yoktur.

Fakat Ingilizce "CHICKEN" adinin da aslinda Türkçe "CICIKEN /

CÜCÜK-EN" (yani "cücükler") anlamli Türkçe sözden kaçirilmis oldugu

gerçegi de ortaya çikiyor. EN eki eski Türkçenin çogul eki olup

simdilerde kullanilan "ler/lar" ekine denktir.

17. CHIN, (area below lower lip) yani Türkçe "ÇENE" sözü olup "CHIN"

halinde yozlastirilmistir.

18. CONSTIPATION (failure of bowels to excrete residue at proper

intervals" yani "kabizlik" hali. CONSTIPATION sözü harf-be-harf

"CAPIS-ITONTON" seklinde desifre edildiginde Türkçe "KABIZ EDENDUN"

ifadesinin degistirilmis ve gizlenmis hali oluyor. Daha dogrusu "KABIZ

EDEN" sözü DUN/TON eki ile iyice kundaklanmistir ve günlük Türkçeden o

nisbette daha da uzaklastirilmistir. Gizlenmesi kolaylasmistir.

19. DERMIS, (the true skin), yani "DERIMIZ". DERMIS sözcügü Türkçe

"DERIMIZ" sözünün degistirilmis halinden baska bir sey degildir. Buna

benzer DERMAD (toward the skin) yani Türkçe "DERIMDE", DERMATITIS

(inflammation of the skin, eczema), DERMATOLOGIST (skin specialist)

yani "deri (cilt) hastaliklari ile özel olarak ugrasan kimse ki bu da

Türkçe "DERI HASTALIK aDaMi" sözünden yapilmistir, ve bunlara benzer

"deri" ile ilgili diger sözcükler de hep Türkceden yapilmis sözcüklerdir.

20. ECHINOCOCCOSIS (infestation with a type of tapewarm" yani "yassi

bir bagirsak kurdu ile dolu olma" hali. ECHINOCOCCOSIS sözcügü

"ECHN-IOSSI-COCOC" seklinde incelendiginde Türkçe "IÇIN YASSI ÇOCUK"

ifadesinin yeniden düzenlenip ve gizlenmis halidir.

21. ECZEMA, (an itching disease of the skin), yani deride kasinma

hastaligini tanimlayan bir ad. Sözcüge biraz dikkatle baktigimizda Bu

adin "KEZEMA" seklinde aslinda Türkçenin "KASIMA" ifadesinin

degistirilmis ve gizlenmis hali oldugu görülür. Bu derde tutulanlar

hem kasinirlar ve hem de deri kabuk bagladigindan kazinirlar. Iste TIP

dilinde kullanilan bu "ECZEMA" sözü bu iki Türkçe kelimesinin ikisini

de içine alan bir uyduruk sözcüktür. Ne var ki Türkçe ifadelerden

yapilmis sözde "Tip dilini" ögrenirken Türkçeden asirilmis bu sözün

garip halini de ögrenme zorundayiz. Herhalde "ECZEMA" sözü

bazilarimiza çok daha "uygar" gelir, diger taraftan "KAShIMA" ve

"KAZIMA" Türkün öz Türkçe sözcügü oldugu için onlar horlanir.

22. FUNGUS (mold) yani "küf". FUNGUS sözü "GUFSUN" seklinde

incelendiginde Türkçe "KÜFSÜN" sözünün degistirilmis hali oldugu

açiktir. "Fungus" zaten Türkçe "küf" demektir.

23. INFLUENZA (virus infection characterized by fever, inflammation of

the nose, larynx and bronchi, neuralgic and muscular pains and

gastrointestinal disorder" yani "agir nezle" olma hali. INFLUENZA

sözcügü "FINU NEZLA" seklinde incelendiginde Türkçenin "FENA NEZLE"

deyiminin degistirilmis ve gizlenmis hali oldugu görülür.

24. MALIGNANT (poisonous, threatening life) yani hayati tehdit eden,

zehirli durum. MALIGNANT sözü "GANIM ALNT" seklinde incelendiginde

Türkçe "CANIM ALANTI" degiminin degistirilip gizlenmis halidir.

"Malignant" hastalik durumlari can alici hastaliklardir. Sözlerin

gizlenmis olmalari onlarin Türkçeden hirsizlanmis oldugunun delilidir.

25. MYELOPLEGIA (spinal paralysis) yani "bel kemigi içinde sakli

omurilik sisteminin ölmüs" hali. MYELOPLEGIA sözcügü "ILEGEM-OLYP-A"

seklinde incelendiginde Türkçe "ILIGIM ÖLÜP" (omuriligim ölüp)

deyiminin yeniden düzenlenip gizlenmis halidir. MYELOPLEGIA sözcügüne

kaynak olan bu Türkçe ifadede geçen "iligim" sözü Türkçe "omurilik"

(murdarilik) adli belkemigi içindeki sinir sistemini temsil eder.

Görüldügü gibi Türkçe "iligim" ve "ölüp" sözçükleri birlestirilerek

tek bir sözcük yapilmis ve gizlenmistir. Bu da dediklerimizin ne kadar

dogru oldugunu defalarca isbat eden sözcüklerden biridir.

26. POLIOMYELITIS (a disease that causes lasting paralysis by

attacking the central nervous system during childhood) yani çocukluk

çaginda gövdeye girdiginde merkezi sinir sistemini tahrip ederek

kalici felç yaratan bir hastalik" hali. Kisaltilmis adi ile "polio"

olarak bilinmektedir. POLIOMYELITIS sözü "ILEYIM-OLIPTO-S" seklinde

düzenlenip incelendiginde Türkçe "ILIGIM ÖLÜPTÜ" sözünün hemen hemen

tersinden okunarak yozlastirilmis halidir. Sinir sistemi yani

"omurilik" öldügünde elbetteki gövdede felç durumu olur. Bu sözcük

ile MYELOPLEGIA sözcügü Türkçenin ayni kaynak sözünden alinip iki ayri

sekilde dizilmis halleridir. Bundan da görülüyor ki Bati dilleri

Türkçenin bir kaynak ifadesinden çesit çesit sözcük yaratabilme

yetenegindedirler. Bunu yaptiklarinda kimsenin ruhu bile duymuyor.

Görüldügü üzere Türkçeden "dil korsanligi" yapmak "çok gelismisligin"

yani "medeni olusun" bir simgesi oluyor.

27. NERVOUS (a condition of being easily disturbed or distressed) yani

"sinirli olus" hali. NERVOUS sözcügü "SENURVO" seklinde incelendiginde

Türkçe "SINURLU" (sinirli) deyiminin yeniden düzenlenmis ve gizlenmis

halidir. Burada sahte "V" harfi Türkçe "L" harfinin yerine kullanilmistir.

28. PRAGMATAGNOSIA (inability to recognize objects) yani "esyalari

taniyamama hastaligi". Bu sözcükteki sahte harfler "G" harfleri olup

aslinda Türkçenin "Y" harfinin yerine kullanilmistirlar. Bunun

bilinci içinde, PRAGMATAGNOSIA sözü "ASGA TANIMAGOR-P" seklinde

incelendiginde, sözün aslinin Türkçe "ASYA TANIMAYOR" (esya tanimiyor)

sözünün yozlastirilmis halidir.

29. SALIVA (agiz suyu), V=Y=U sahte harfleriyle, sözcük "SALIYA"

seklinde incelendiginde Türkçenin "SALYA sözüdür ve gizlenmistir.

30. SCORDINEMA (yawning and stretching) yani "esneme ve gerilme" hali.

SCORDINEMA sözcügü "ISNEMACDOR" seklinde desifre edilip incelendiginde

Türkçe "ESNEMEKDIR" deyiminin kirilip, yeniden dizilip ve gizlenmis

halidir.

31. SCRATCH (superficial injury) yani "çizik" hali. SCRATCH sözcügü

"CHSCTAR", H=I, seklinde incelendiginde Türkçe "ÇIZIKTIR' deyiminin

degistirilmis halidir.

32. TESTICLES (the male reproductive glands) yani "erkek nesil

gelistirme bezi". SS/Sh ve L/R degisimi ile, TESTICLES sözcügü

"TESSECTIL" seklinde desifre edilip incelendiginde Türkçe "TASAKTIR"

deyiminin degistirilmis halidir.

33. TROCHOCARDIA (rotation of the heart on its axis) yani "yüregin

dönmesi" hali. TROCHOCARDIA sözcügü "ORAC-CARH-ITDO" seklinde desifre

edilip incelendiginde Türkçe "ÜREK ÇARH ETDU" (yürek çark etti, yürek

döndü) deyiminin degistirilmis halidir.

34. VOX (voice) yani "ses ve ses üretilen yer". V=U=Y sahte harfi ile

ve X=KS ikilisi ile VOX sözcügü UOKS seklini alir ki "OKUS" seklinde

desifre edilip incelendiginde Türkçe "AKUS" (AGUZ) sözcügünün

degistirilmis halidir.

35. VULVA (female genital) yani "disilik cinsel organi". V=U sahte

harfi ile, VULVA sözcügü "AVLU-U" seklinde desifre edilip

incelendiginde Türkçe "AVLU O" ("giris yeri o", "giris yolu o")

anlamli deyiminin degistirilmis halidir. Genellikle bir evin "giris

yolu/yeri" anlaminda kullanilan bu Türkçe sözcük görülüyor ki

Türkçeden kaçirilarak ve tersine çevrilerek çok baska bir kavrama da

ad olarak verilmistir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Lsede öğretilen dilbilgisi ile cevap verirseniz, tabiki dincilerin düştüğü hataya düşersiniz...Onlarda onlara verilenleri sorgulamadan almışlardı..:))

Şimdi sorgulamayan , irdelemeyen dinciden ne farkınız kalıyo???

Hepimizin lisede okuduğu veya ailemiz tarafından bize çocukluğumuzdan beri daytatılan din nasıl son 50 yılda yapılan araştırmalarla sahte olduğu neredeyse kanıtlanır hale gelmişken , insanlar 1400 yıl doğruluğna inanarak iman etmişlerdi..

Dogmacılığı bırakamıyoruz nedense...

Link to post
Sitelerde Paylaş
ugur kardes,

ingilizce seks kelimesinin Turkce hangi kelimeden turediginide goster.

polat bey seks kelimesinin kokenini cok guzel kanitliyor yazilarinin birinde :D

Aynen öyle....aksini ispatlayan var mı???

Seks s..kis kelimesinden türemiştir...Aksi var mı???? :lol:

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu güneş dili teorisi polat beyin değil...İlk olarak Çekoslavak bir dilbilimci ortaya çıkartmıştır...Bulgularını Atatürk e iletmiş ve Atatürk de araştırma yaptırmıştır...

Hadi buyrun gülün...Atatürkten daha zekisiniz ne de olsa....

Link to post
Sitelerde Paylaş

2. ACCOUCHEMENT (act of being delivered) yani "bebegin dogumunu

yapmak". ACCOUCHEMENT sözcügü harf-be-harf "COCUA-CEHMENT" seklinde

yeniden düzenlendiginde sözün aslinin Türkçe "ÇOCUGU ÇEKMENTI"

ifadesinin yeniden dizilmis ve yozlastirilmis halidir. Bebegin dogumda

yardimi olan kisiler bebegin çekimini ve dogumunu kolaylastirirlar.

"K" sesi çogu kere "H" sekline dönüsür. Böylece "çekmek" sözcügü

konusma halinde "çehmeh" haline gelir.

Bi kere kelimeyi yanlış yerden bölmüş üstadın. Chement değil o. A-c-Couch-e-ment. Couch kelimesi "ininde uyumak" anlamına gelir. İngilizcem çok süper değildir ama bu kadarını da bilemeyecek kadar değilim...

Link to post
Sitelerde Paylaş
cro-mangon insanı Türk'tü yani? :) Neyse boşver gitsin...

Türklerin de mnsup olduğu Tur halklarını da kapsıyordu...

KARA MAĞARA İNSANLARI (CRO..KARA)

Link to post
Sitelerde Paylaş
2. ACCOUCHEMENT (act of being delivered) yani "bebegin dogumunu

yapmak". ACCOUCHEMENT sözcügü harf-be-harf "COCUA-CEHMENT" seklinde

yeniden düzenlendiginde sözün aslinin Türkçe "ÇOCUGU ÇEKMENTI"

ifadesinin yeniden dizilmis ve yozlastirilmis halidir. Bebegin dogumda

yardimi olan kisiler bebegin çekimini ve dogumunu kolaylastirirlar.

"K" sesi çogu kere "H" sekline dönüsür. Böylece "çekmek" sözcügü

konusma halinde "çehmeh" haline gelir.

Bi kere kelimeyi yanlış yerden bölmüş üstadın. Chement değil o. A-c-Couch-e-ment. Couch kelimesi "ininde uyumak" anlamına gelir. İngilizcem çok süper değildir ama bu kadarını da bilemeyecek kadar değilim...

Biraz mantık yürütürsen , ininde uyumakla ;doğum yaptırmak arasında bir ilişki olup olmadığını anlarsın...

Ama çocuğu çekmek ile doğum yaptırmak arasındaki bağlantıyı inkar edemezsin değil mi????

Link to post
Sitelerde Paylaş

Şimdi sen ana rahminin ini, uyuyanın da bebeği sembolize ettiğini, "A" takısının da bu durumu tersine dönüştüren, yani ana rahmindeki çocuğu uyandırmak/yerinden çıkarmak anlamına geldiğini anlayamadın mı? Kapalıçarşı esnafından bile bunu bilen bir kaç kişinin çıkacağına eminim.

tarihinde thecrow tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
2. ACCOUCHEMENT (act of being delivered) yani "bebegin dogumunu

yapmak". ACCOUCHEMENT sözcügü harf-be-harf "COCUA-CEHMENT" seklinde

yeniden düzenlendiginde sözün aslinin Türkçe "ÇOCUGU ÇEKMENTI"

ifadesinin yeniden dizilmis ve yozlastirilmis halidir. Bebegin dogumda

yardimi olan kisiler bebegin çekimini ve dogumunu kolaylastirirlar.

"K" sesi çogu kere "H" sekline dönüsür. Böylece "çekmek" sözcügü

konusma halinde "çehmeh" haline gelir.

Bi kere kelimeyi yanlış yerden bölmüş üstadın. Chement değil o. A-c-Couch-e-ment. Couch kelimesi "ininde uyumak" anlamına gelir. İngilizcem çok süper değildir ama bu kadarını da bilemeyecek kadar değilim...

Ben de tam bu noktayi soyleyecektim.. Coucher : Uyumak veya Yatmak Fransizca .. '' A'' on eki ters yonde anlami katmaktadir .. Fonetik geregi Acoucher - Accoucher olmustur.. Oradan da Fiilden isim yuretme eki olan - ment eki ile kelime tamamlanmistir..

NB : -Ment eki ayni zamanda zarf turetmekte de kullanilir.. Ornek Notammnet ..

Bunu da Lise 'de ogretmezler .. ;) Notre Dame de Sion ya da Galatasaray'da okumadiysaniz..

tarihinde Dexter tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...