Jump to content
haci

BİG BANG ÖNCESİ HAKKINDA NE BİLİYORUZ?

Recommended Posts

Hayır son derece desteklidir!

Çünki evrende maddenin etkisinin olmadığı bir yer bulunamaz!

Madde yoksa bile etkisi vardır.

Nedir o etki?

Kütle çekim kuvveti.

Casimir etkisinde gözlemlenen enerjinin kaynağıda bu kütle çekim kuvvetidir!

Yeni bir fizik dalı uyduruyor AteshBeystein..

Sonunda Casimir etkiyi madde ile açıklayabildin..

Çok komiksin doğrusu..

Ama nedense gülemiyorum..

Burası bilim forumu ve spekülasyon bile olsalar ciddi konularla uğraşıyoruz.

Alay konusu olmak istemiyorsan bu şekilde devam etme AteshBey..

Sen alay edilmeye aldırmasan bile ben aldırıyorum.

Bu tür iletileri sileceğim..

HACI

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Enerji bir iş yapma potansiyelidir. İş ise, maddeye ilişkin bir şeydir. Maddenin hareketidir. Maddesiz enerji çok büyük bir iddia ve spekülasyondur.

foton tümü ile kütlesiz de değildir. Fotonun kütle özelliği de vardır. Bu özellik ona enerji kazandırmaktadır. Kütle zaten hız arttıkça artan bir özelliktir. Hız artacak ama neyin hızı. Sıfıra yakın bir kütlenin ışık hızına ulaştığında ışık olmaktadır.

Işığın kütle özelliği yoktur. Dalga özelliği vardır. tanımlamalarından nasıl bir sonuç çıkar; Dalga özelliği için, ilerlediği bir ortam gereklidir. Yani dalga özelliği bir ortam özelliğidir. Ortamın titreşimidir. Dolayısıyla, ortamın oluşu yine maddeyi zorunlu kılar.

Sonuç olarak madde ve enerji ikileminde maddenin önceliği vardır. Madde manifest bir varlıktır. Enerji madde üzerinden varlığını hissettirir.

Enerji madde içinde billurlaşmıştır. Maddeyi dağıttığımızda enerji açığa çıkıyor. Ancak bu enerji de maddenin en küçük parçalarının hareketidir zaten. Yani madde yok olmuyor. Işık gibi fotonlara veya EMR ye dönüşüyor. Bu dönüşümü görüyor ve başarıyoruz. Ancak tersi bir dönüşümü göremiyor ve başaramıyoruz. Yani elde pür enerji yok ki bundan madde oluşturalım. Boşluk enerjisi, vakum enerjisi, yalancı zerre vs. gibi teoriler ile işi götürüyorlar ama bakalım bu işin sonu neye varacak.

Sevgiler.

Bence bilimsel olmayan bir yorum. AteshBey'in yorumlarından farkı yok.

Sorumsuz..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Konu felsefeye kayıyor, dikkatinizi çekerim. Artık madde nedir, enerji nedir, aralarındaki ilişki nedir sorularını sormaya başladık.

Kuantum Alan Kuramına göre sıfır-nokta enerjisi vardır. Bu terimi Einstein ortaya atmış, almancası nullpunktenergie'dir. Eğer SNE var ise, dolaylı olarak gözlenmesi de lazım. Casimir Etki bunun sonucudur, gözlenmiştir. Sıfır-nokta enerjisinin bir başka adı da vaküm enerjisidir, Hacı'nın bahsettiği.

Gözlemlendiği yerde madde veya maddenin etkisi yokmuymuş?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Gözlemlendiği yerde madde veya maddenin etkisi yokmuymuş?

Casimir etkinin madde ile en ufak bir ilişkisi yoktur.

Ancak madde olmadan bu etkinin varlığı kanıtlanamaz.

Yani madde bu etkinin gösterilmesi için kullanılmıştır.

Bu etki maddeden çıkmamıştır.

Maddeden bağımsızdır..

Bu astığını iletiler de beni haklı çıkarmaktadır..

Casimir etkiyi bilim forumunda yazmıştım..

Arama yap ve oku..

Nedense bazı şeyleri okuduğun halde anlamıyorsun.

Çünkü anlamak istemiyorsun..

Sen bırak bilimi AteshBey..

Sana namaz kılmak daha çok yakışıyor..

HACI

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Casimir etkinin madde ile en ufak bir ilişkisi yoktur.

Ancak madde olmadan bu etkinin varlığı kanıtlanamaz.

Yani madde bu etkinin gösterilmesi için kullanılmıştır.

Bu etki maddeden çıkmamıştır.

Maddeden bağımsızdır..

Bu astığını iletiler de beni haklı çıkarmaktadır..

Casimir etkiyi bilim forumunda yazmıştım..

Arama yap ve oku..

Nedense bazı şeyleri okuduğun halde anlamıyorsun.

Çünkü anlamak istemiyorsun..

Sen bırak bilimi AteshBey..

Sana namaz kılmak daha çok yakışıyor..

HACI

Yav nasıl etkisi yok?

Madde yoksa biribirlerini, birbirlerine doğru çeken şey ne olacak?

Bir şey yoksa çekimde yok, çekim yoksa enerji de yok!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Yav nasıl etkisi yok?

Madde yoksa biribirlerini, birbirlerine doğru çeken şey ne olacak?

Bir şey yoksa çekimde yok, çekim yoksa enerji de yok!

Her okuduğunu anlamadığını biliyorum ama, bir kere daha deneyim..

CASİMİR ETKİ ve GÜCÜ

Kuantum fiziği ve evrenin ortaya çıkış nedenlerini, bazı ayrıntıları ile birlikte tartışmadan önce temeli Casimir etkiyi yeterince öğrenmek gerekiyor. Hendrik Casimir hala yaşayan Holandalı bir teorik fizikçidir. Kendi ismini taşıyan bir etkiyi 1948 yılında ortaya atmış ve bu kuram daha sonra kesinlik kazanmıştır. Konu hakkında daha geniş ingilizce bilgi için aşağıdaki adrese bakabilirsiniz..

http://physicsweb.org/articles/world/15/9/6

Aşağıda bu kaynağın açıklamalı bir özetini bulacaksınız. İlginç bulacağınıza eminim..

Vaküm nedir? Bir küp alın.. İçinde ne varsa boşaltın.. İçinde tek bir atom bile kalmasın. Sonra onun ısısını absolu sıfır dereceye indirin. Klasik fizikte vakümun tanımı bu kadar basittir. İçinde hiç bir şeyin olmadığı daha soğuğunun olamayacağı kadar soğuk bir yerdir.

Vakümu kuantum fiziği bakış açısından değerlendirirsek çok daha farklı bir şey olduğunu görürüz. Bütün alanlar belli değerler arasında dalgalanırlar. En iyi bilineni elektromanyetik alanlardır. Vaküm boşluğu da bir alandır ve bu bağlamda bir istisna değildir. Dalgalanır. İlginç olarak bu dalgalanma yalnız soyut bir kavram değildir. Onun somut gösterileri de vardır. Casimir etki vaküm dalgalanmasına bağlı olarak ortaya çıkan mekanik bir süreçtir.

Elektromanyetik alan çeşitli frekansların bir arada bulunduğu bir spektrum oluşturur. Serbest ve geniş bir boşlukta her frekansın önemi aynıdır. Alan çok geniş ise, frekanslardan biri diğerinden önemli değildir. Ama dar bir alanda, alanın genişliğine bağlı olmak üzere, durum değişiktir. Bu dar alanda bazı frekanslar önem kazanabilir. Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz. Vaküm içinde iki aynayı, yüzleri birbirlerine karşı olmak üzere bir araya getirin. İkisi arasında elektromanyetik bir dalganın varlığını düşününün. Bu alan kendisine tam uyan dalga boyundaki yarım dalgaların iki ayna arasında gidip geldikleri için çoğaltıldığı bir mekan olacaktır. Belli dalga boyunda olan elektromanyetik spektrum abartılacaktır. İki ayna arasına mükemmel şekilde sığanların dışındakilere yer yoktur. Bu dar boşluğun içindeki frekansı ifade etmek için kavite rezonansı, kavite titreşimi terimi kullanılıyor. Yalnız belli dalga boyunda olan dalgalar burada yer alabilecekler ve abartılacaklardır. Aynı şekilde vaküm dalgalanmalarının frekansları da kavite titreşimine bağlı olarak ya abartılacaklardır, ya da süprese edileceklerdir. Burada kavite çeperlerine uygulanan basınç için kavite titreşimi basıncı terimi kullanılmaktadır.

Yeri gelmişken yeni bir kavrama kısaca değinmek istiyorum. Ona radyasyon alanı basıncı deniyor. Kuantum mekaniğine göre istisnasız her alan enerji içeriyor. Yukarda tanımını yaptığımız vaküm alanı bir istisna değil demiştik. Elektromanyetik alanlar uzayda yayılırlar. Ve bu arada etrafa bir basınç uygularlar. Buna radyasyon basıncı deniyor. Nasıl bir nehir akarken yamaçlarına basınç uyguluyorsa, elektromanyetik alan da etrafa basınç uygulamaktadır. Bu radyasyon basıncı enerjiye parelel olarak artacaktır. Radyasyonun enerjisini ise dalgalarının frekansı saptayacaktır.

Aynalar arasındaki kavite titreşimi basıncı söz konusu olunca, kavite titreşim frekanslarında kavite içindeki radyasyon basıncı daha büyük olacak ve aynaları dışa doğru itecektir. Kavite titreşim frekansı dışında kalan radyasyon basıncı ise dışarda daha çok olacak ve aynaları birbirlerine doğru itecektir.

Casimir etki vakümda vuku bulan dalgalanmaları ölçen bir yöntemdir. İki metal yüzeyi birbirlerine son derece yakın olmak üzere karşı karşıya getirin. Aralarındaki mesafeyi birkaç nanometreye indirin. Vakümda dalgalanma oluyorsa ve bu dalgalanmalar belli frekanslar arasında gerçekleşiyorsa, ancak belli dalga boyunda olan frekanslar iki metal plaka arasına sığacaktır. Yani kavite titreşimine uyanlar kavite içinde abartılacaklardır. Diğer frekanslar metal plakaların dışında kalacaklardır. Enerji içeren bu dalgalanmaların bir radyasyon basınıcı vardır. Ancak belli frekansların sığdığı plakalar arasındaki boşlukta basınç daha az, her türlü frekansa izin verilen dışında ise daha çok olacaktır. Bu da metal plakaların birbirlerine doğru yaklaşmasına neden olacaktır.

Casimir etki vakümda belli frekanslar arasında dalgalanan bir enerjinin varlığına işaret etmektedir. Bu enerjinin kaynağı ise yalancı zerrelerdir..

Bu yazıma ilk iletinin kısa özeti ile başlamak istiyorum.

Her türlü alanda enerji vardır ve bu enerji bazı değerler arasında dalgalanır. Vaküm boşluğu da bir alandır. Bu alanlardaki enerjiyi dalgaların frekansları saptar.

Her türlü radyasyon etrafına basınç uygular.

Alanın genişliği sınırlı ise, örneğin alan yüzyüze bakan iki paralel aynanın arasında ise, ancak belli dalga boylarının uyacağı bir aralık olacak ve radyasyon basıncı dışa göre hafifce az olacaktır. Nedeni dar aralığa uyan frekansların sınırlı olmasıdır.

Vakümdaki enerjiden ve bu enerjinin dalgalanmasından yalancı zerreler sorumludur.

Yalancı zerre (virtual particle) kavramı çok önemlidir. Çünkü evrenin ve muhtemelen evrenlerin ortaya çıkışını onlarla açıklamak mümkündür. O konulara değinmeden önce kısaca yalancı zerrelerden bahsedelim..

Yalancı zerreler vaküm boşluğunda ve hiçbirşeylik dediğimiz kuramsal ortamlarda aniden, karşıtları ile birlikte, ortaya çıkan ve 10^-21 saniye kadar var olduktan sonra yok olan zerrelerdir. Karşıtları ile demek, biri negatif ise, diğeri pozitif demektir. İkisi bir araya gelince birbirlerini yok etmektedirler. Bunu madde ve antimadde olarak düşünmemeliyiz. Çünkü yalancı zerreler maddenin ortaya çıkmasından çok daha önceki bir dönemi simgelemektedirler. O dönemde daha ne madde vardır ne de büyük bir enerji. Bu kısa zaman dilimi tükenince doğadan borç aldıkları enerjiyi ona iade ederek yok olur giderler. Borç aldıkları bu enerji vaküm enerjisidir. Bizim hiçbirşeylik veya yokluk dediğimiz kavram işte budur. Hiçlik yokluk gibi durmaktadır ve pratik olarak yoktur da ama, bu yokluk zıt nitelikli yalancı zerrelerin birbirlerini nötralize etmesinden başka bir şey değildir. Bu kavramın önemini abartamayız.

Kuantum fiziğinin ilgi alanı olan atomaltı evrenini ve orada vuku bulan olağanüstü tepkileşmeleri insan aklının imgelemesi mümkün değildir. Fizikçiler yapılan gözlemleri açıklamak için bazı modeller oluşturmaya çalışırlar ama, çoğu kere onda başarılı olamazlar. Bu modeller çoğu kere matematiksel denklemler ve kuantum evreninde nelerin vuku bulduğunu simgeleyen imajlar şeklinde belirtilirler. O modellerden bazıları adı geçen quantum fenomeni açıklamada gerçeğe çok sadık olabilirler. Ve onu doğru ve anlaşılır bir şekilde yansıtabilirler. Ancak diğerleri son derece müphem imgelerden öteye gitmeyen anlaşılmaları güç soyut kavramlardır.

Modellerle ilgili bilinmesi gerekli tek gerçek onların gerçek olmadıklarıdır. Bir quantum fenomeni açıklamada son derece başarılı birden fazla model olabilir. İlginç olarak bu modeller birbirlerinin tam zıttı da olabilirler. Örneğin ışık modelini ele alalım. Işık hem dalga hem de zerre olarak imgelenebilir. Bazı koşullarda dalga özelliği diğer durumlarda ise zerre özelliği manifest hala geçer.

Atom modeli de böyle bir şeydir. Yapılan modellerin hiç birisi gerçeği yansıtmaz. Bazı atom modelleri atomun gözlemlenen niteliklerinden birini çok güzel açıklayabilir. Ama diğerlerini açıklamada başarısızdır. Her model yalnız kendi konusunda yararlıdır.

Muhtemelen insan aklının quantum aleminde vuku bulan süreçleri anlamasına olanak yoktur. Modellemelerle o dünyada vuku bulan ekzotik süreçlerden yalnız birinin bir yüzü açıklanabilir. Yalancı zerreleri de bu ilkeler göz önünde bulundurarak değerlendirmek gerekmektedir.

Yalancı zerrelere değinmeden önce Casimir etkiden ve vaküm dalgalanmalarından bahsettim. Aslında vaküm dalgalanması kuantum dalgalanmasıdır. Bu dalgalanma sırasında yalancı zerreler ortaya çıkmaktadır. Bu bir modellemedir. Aslında ortaya çıkan yalancı zerre çiftleridir. Bunlar birbirlerinin zıttı olduklarından evrenin elektrik yükünün dengesi bozulmaz. Hep nötraldir. Bunların ortaya çıkması konservasyon (conservation) yasalarını tatmin etmek zorundadır. Doğa için bu önemli bir yasadır. Ama konservasyon yasalarını izlemeyen zerreler de vardır. Örneğin fotonlar.. Fotonlar karşıtları olmadan ortaya çıkabilirler.

Yalancı zerreler, gerçek zerrelerle ilgili davranışları açıklamadaki büyük önemlerine rağmen, direkt olarak asla gösterilmemişlerdir. Casimir etki onların varlığının, direkt değil, indirekt kanıtıdır. Her yalancı zerre konservasyon yasalarına uymaz. Yani zıt etkili çiftler halinde ortaya çıkmaz. Yalancı zerrelerin de türleri vardır. Şimdi biraz da onlardan bahsetmek gerekiyor.. Elektronların etrafında bir bulut oluşturan yalancı zerreler vardır. Onlar için bazan yalancı fotonlar da deniyor. Elektronal nötrino arasındaki tepkileşmeye kısa bir göz atalım. Elektronun çevresindeki yalancı zerrelerden W- denen bir zerre nötrinoya doğru gönderilir ve nötrino tarafından bu zerre absorbe edilir. Peki bunun sonucunda ne olur? Çok ilginç ve insan sağduyusu ile bağdaşmayan bir şey olur. W- yalancı zerresini gönderen elektron nötrino olurken, nötrino elektron olur. Her ikisinin de yükü ve diğer nitelikleri konservasyon yasaları tarafından korunmuştur. Burada aradaki ilişkileri başaran W- yalancı zerresi karşıtı ile bunu başarmamıştır. Karşıtı ile ortaya çıksaydı böyle bir tepkileşme vuku bulmayacaktı.

Bütün quantum zerrelerinin etrafında yalancı zerrelerden oluşan bir bulutun varlığına inanılmaktadır. Onlar yayılır ve emilirler. Bu yalancı zerrelerin yaşamı, ve ne kadar uzağa gidebilecekleri belirsizlik yasaları ile saptanmıştır. Enerjileri ne kadar yüksekse yaşamları ve kat ettikleri mesafe o kadar kısadır. İki madde zerresi birbirlerine yakınlaşırlarsa, aralarında bu yalancı zerreler aracılığı ile bir tepkileşme vuku bulacaktır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Gözlemlendiği yerde madde veya maddenin etkisi yokmuymuş?

Madde var, maddenin etkisi yok. Bu arada hatan var;

Nedir o etki?

Kütle çekim kuvveti.

Casimir etkisinde gözlemlenen enerjinin kaynağıda bu kütle çekim kuvvetidir!

demişsin. Daha sonra ise;

Casimir Etkisi Nedir?

Casimir etkisi, birbirine çok yakın paralel iki yüksüz iletken plaka arasındaki küçük çekim kuvvetidir.

Çekim kuvveti ile kütle çekim kuvveti faklı şeylerdir. Çekim kuvveti'nin ingilizce karşılığı attractive force'dur. Kütle çekim kuvvetinin karşılığı ise gravitational force'dur, kütlesi bulunan maddelerin karşılıklı bir birlerine doğru ivmelenme hadisesidir.

Casimir Etki ise kuantum-relativistik fenomendir, nedeni elektromanyetik alandaki kuantum-vaküm dalgalanmalardır.

tarihinde Rexino tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Elktormanyetik alandaki dedin...

Elktreomanyetik alan için madde gerekmiyor mu?

Vaküm dedik ya... Casimir Etki kuantum vaküm kavramı ile açıklanır. Kuantum Alan Kuramı'na göre, 'boş' uzayda değişik frekanslı sıfır-nokta osilasyonları gerçekleşir. İki yüksüz iletken plaka arasındaki mesafeye (L diyelim) bağlı olarak, orada gerçekleşen osilasyonların karşılığı sonlu bir enerjidir. Bunu betimleyen denklemin karşısına eksi koyup, L'ye göre türevini aldığımızda Casimir Kuvveti'ni elde ederiz. Van der Waals gibi işte...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Ama henüz kaynağı madde olmayan bir enerji türü gözlemlenemedi... Ya da gözlemlendi de benim haberim yok...

Hacı'yı eleştirdiğin konuda şimdi ben seni eleştireceğim. AteshBey, Termodinamiğin Yasalarını Big Bang 'öncesine' ekstrapole etmememiz gerektiğini, bunların gözlemlerimizden çıkarılan genellemeler olduğunu söylüyordun. Fakat şimdi gözlemlenememezliği kanıt olarak alıyorsun. Gözlemleyemedik, demek ki, öyledir, diyorsun.

tarihinde Rexino tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Maddenin olmadığı bir enerji kaynağı söylenebilir mi?

Selamlar.

Neden söylenemesin..

Elektromanyetik radyasyon!.....

Madde enerji türlerinden biridir. Hepsi o kadar!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Vaküm dedik ya... Casimir Etki kuantum vaküm kavramı ile açıklanır. Kuantum Alan Kuramı'na göre, 'boş' uzayda değişik frekanslı sıfır-nokta osilasyonları gerçekleşir. İki yüksüz iletken plaka arasındaki mesafeye (L diyelim) bağlı olarak, orada gerçekleşen osilasyonların karşılığı sonlu bir enerjidir. Bunu betimleyen denklemin karşısına eksi koyup, L'ye göre türevini aldığımızda Casimir Kuvveti'ni elde ederiz. Van der Waals gibi işte...

İki plaka arasında oluşan çekim kütle çekimi olabilir.Plakaların kütlesi var sonuçta.

Casimir kuvveti nasıl ölçülüyor?İki plaka arasındaki çekim gücü kütle çekiminden yüksek mi?

tarihinde kuntas tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Madde enerjidir enerji de maddedir, Einstein'ın söylediği buydu.

Elektromanyetik radyasyon bir ışımadır, enerjisi vardır, enerjisi varsa, momentumu vardır, momentumu varsa maddedir.

Yanlış bir mantık güdüyorsunuz..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
İki plaka arasında oluşan çekim kütle çekimi olabilir.Plakaların kütlesi var sonuçta.

Casimir kuvveti nasıl ölçülüyor?İki plaka arasındaki çekim gücü kütle çekiminden yüksek mi?

Kütle çekimi fazlasıyla aşan bir kuvvet söz konusu

http://en.wikipedia.org/wiki/Casimir_effect#Vacuum_energy

http://en.wikipedia.org/wiki/Zero_point_energy

tarihinde kenzo tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İki plaka arasında oluşan çekim kütle çekimi olabilir.Plakaların kütlesi var sonuçta.

Casimir kuvveti nasıl ölçülüyor?İki plaka arasındaki çekim gücü kütle çekiminden yüksek mi?

Çekim gücü değil.

Neden mi?

Çünkü çekim gücü çok, çok zayıf bir güçtür..

Eğer başlangıçta etkili değilse, daha sonra hiç etkili olamaz.

En küçük bir miknatis bile dünyanın çekim gücünden çok daha güçlüdür..

Küçük bir miknatısın yerdeki bir demir parçasını kendine çekmesi, çekim gücünün ne kadar küçük olduğunun kanıtıdır..

HACI

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Hacı'yı eleştirdiğin konuda şimdi ben seni eleştireceğim. AteshBey, Termodinamiğin Yasalarını Big Bang 'öncesine' ekstrapole etmememiz gerektiğini, bunların gözlemlerimizden çıkarılan genellemeler olduğunu söylüyordun. Fakat şimdi gözlemlenememezliği kanıt olarak alıyorsun. Gözlemleyemedik, demek ki, öyledir, diyorsun.

Konuyu başından beri takip ettin mi? Ettiysen benim Hacı'nın söyledikleri kesinlikle yanlıştır şeklinde bir iddiam yoktur. Belkide doğrudur. İtirazım sanki gözünün önünde gerçekleşmiş bir olayı anlatıyormuş gibi anlatması.

Big Bang öncesi bir çok ifade kullanıyor, İfadelerinin yarısı havada..

1- Hiçlik

2- Saf enerji

3- Enerjiden maddenin oluşması (Önce kütle yok, sonra kütle oluşuyor)

4- Tüm kuvvetlerin ayrık olduğu ortamdaki fizik yasalarını hiç bir mantıklı neden göstermeksizi bu kuvvetlerin birleşik olduğu ortamda geçerli sayması

Bunları sorsan, mahiyetini de bilmez... Ama mangalda da kül bırakmaz.

Gelelim senin eleştirine...

1-Termodinamik yasalarının, genel göreliliğin vs... big bang anında geçersiz olduğu iddiası benim değil, bilimin...

2- Gözlemlenen tüm enerjilerin maddi kaynaklı olması, tüm enerjilerin maddi kaynaklı olacağını göstermez. Ancak bu enreji maddi kaynalı değildir önermesine de kanıt olarak gösterilemez...

Hala aynı iddiadayım ben... Madde yoksa enerji de yok!

Son olarak Casimir etkisi ile ilgili;

Kütle çekim, evrenin her yerinde mevcut, e casimir etkisi de öyle... Peki bunları birbirinden nasıl ayırıyorlar? Atıyorum iki cisim birbilerini X kadar kuvvetle birbirlerine çeksinler... Bu X in ne kadarı kütle çekimi ne kadar casimir etkisi ve nasıl birbirinden ayırt edilebiliyor?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...