Jump to content
haci

BİG BANG ÖNCESİ HAKKINDA NE BİLİYORUZ?

Recommended Posts

Kendini tazele biraz..

Çok bayatsın sevgili Drekinci..

Biraz olsun yeni düşüncelere aç aklını..

Drekinci'yi,yorumlarından dolayı bayatlıkla eleştirmiş ve aklını yeni düşüncelere açılmasını söylemişsiniz.Bu yeni düşünceler nelerdir ve bayat olan fikirlere nasıl bir tazelik kazandırabilir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Drekinci'yi,yorumlarından dolayı bayatlıkla eleştirmiş ve aklını yeni düşüncelere açılmasını söylemişsiniz.Bu yeni düşünceler nelerdir ve bayat olan fikirlere nasıl bir tazelik kazandırabilir?

Sevgili Drekinci'nin aklına girecek değilim ya..

Ona yeni düşünler üretmesini söyledim.

Hep aynı bayat şeyleri tekrarlayıp duruyordu....

Yeni düşünceler, eskileri gibi olmayanlardır.

Drekinci'nin eski düşüncelerini biliyoruz.

Onları rafa kaldırsın.. O zaman ortaya atacağı her düşün, yeni olacaktır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Zaman maddenin hareketidir.

Big-Bang ile madde ortaya çıkmış ise. Zaman da çalışmaya başlamıştır.

Mesele başlangıç ve son kavramlarındadır.

Zamansal başlangıç. Ve son.

Mekansal sınırlar (büyüklük ve küçüklük kavramlarının sınırları)

Kendi varlığımızın ve bizim dışımızdaki evrenin varlığının farkındayız. Bizlerde, evren de maddeden yapılı olduğunu görüyor, müşahade ediyoruz. Ancak Evrenin tümünü modelleyemiyoruz. Bulacağımız her sınırın bir adım ileri olacağı, Tespit edebileceğimiz her eski zamanın daha eskisi olacağı gibi bir mantığımız var.

İşte bu mantıksal paradoks tan sıfır ve sonsuz kavramları ile kurtuluyoruz.

Nasıl ki sıfır yok ise,

Sonsuz ulaşılmaz ise.

Evrenin başlangıcı da yok. Sınırları ise ulaşılmazdır.

Sevgiler.

Bunlar eski ve bayat görüşler..

Bize taze ve yeni görüşler lazım..

Onları toptan reddediyorum..

Ben geçmişte yaşamıyorum...

Ufkumuzu genişletece yeni yaklaşım ve düşüncelere ihtiyacımız var..

Kendinizi ilerletmenin zamanı gelmedi mı daha sevgili Drekinci?..

Hala eskide yaşamaya mı kararlısın..

HACI

Sizde görüyorsunuz ki;Drekinci,maddenin başlangıcı ve sonu hakkında bir mantık yürütmüştür.Yürüttüğü mantığın ve de ulaştığı sonucun esin kaynağı materyalistik düşünce biçimidir.Bu tespitlerinde kendisine katılıyorum.Siz de bu noktada, düşüncelerinin bayat olduğunu söyleyip sonra da vargılarını rededip ve de aklını yeni düşüncelere açması gerektiği sonucuna varıyorsunuz.Evet size de katılıyorum kesinlikle,aklımızı her zaman için yeni bulgulara açmalı ve de bu bulgular sayesinde düşüncelerimizi şekillendirip,mantığımıza yön vermeliyiz.Zaten materyalizm de, sabit düşünceyi kabul etmez.Fakat maddenin başlangıcı ile sonu hakkında, bilim dünyasında yeni tespitler mevcutmudur?Eğer mevcutsa,Drekinci'nin maddeci düşünme biçiminden elde ettiği mantıksal vargılara aykırımıdır?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Sizde görüyorsunuz ki;Drekinci,maddenin başlangıcı ve sonu hakkında bir mantık yürütmüştür.Yürüttüğü mantığın ve de ulaştığı sonucun esin kaynağı materyalistik düşünce biçimidir.Bu tespitlerinde kendisine katılıyorum.Siz de bu noktada, düşüncelerinin bayat olduğunu söyleyip sonra da vargılarını rededip ve de aklını yeni düşüncelere açması gerektiği sonucuna varıyorsunuz.Evet size de katılıyorum kesinlikle,aklımızı her zaman için yeni bulgulara açmalı ve de bu bulgular sayesinde düşüncelerimizi şekillendirip,mantığımıza yön vermeliyiz.Zaten materyalizm de, sabit düşünceyi kabul etmez.Fakat maddenin başlangıcı ile sonu hakkında, bilim dünyasında yeni tespitler mevcutmudur?Eğer mevcutsa,Drekinci'nin maddeci düşünme biçiminden elde ettiği mantıksal vargılara aykırımıdır?

Onları biliyoruz elbette sevgili Drys kardeşim...

Ben ondan yeni kuramlar, düşünler bekliyorum..

Sevgili Drekinci temcit pilavı gibi hep aynı şeylerden bahsediyor.

Onların dışında yeni bir kuram ürettiğini henüz görmedim.

Ben Drekinci'den literatürü tarayıp bize yeni bilgiler vermesini beklemiyorum.

Ondan sadece yeni görüşler üretmesini bekliyorum.

Sevgili Drekinci'den insanüstü bir çaba göstermesini de beklemiyorum.

Onu kimseden beklemiyorum.

Saçma gibi dursalar da, yeni düşünceler bence çok önemli.

Evren konusunda kimse bir otorite değil..

HACI

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Anlamadığımız, anlatamadığımız konuları geçiştiririz. Sihir deriz, keramet deriz, bilmiyorum deriz, veya akıl ve mantık çerçevesinde bir şey uydururuz. Bu uyduruk izah, ancak yerine daha doğru ve daha anlaşılır, daha test edilebilir yeni bir yaklaşım olduğunda terk edilir.

Yaşam, uyduruk izahı yanlışlamıyor ise varlığını sürdürür.

Ölüm sonrası masal ve hayal dünyasının yanlışlanması mümkün mü? Mümkün olsaydı. Milyarlarca insan hala cennet ve cehenneme inanabilir miydi?

Big-bang dan vazgeçtim. big-bang öncesi için söylenecek her şeyin cennet ve cehennem argümanından farkı ne olabilir?

Cennet ve cehennemi doğru kabul edip içindeki oluşumlar için kavga etmek, anlaşmak veya zıtlaşmak yenilik olabilir mi?

Big bang ın olup olmadığı bir yana 10 üstü şu kadar saniyede şu oldu yaklaşımına, hayır öyle olmadı böyle oldu şeklinde itiraz edenin yaklaşımı yeni mi olur.

Peki hiçbir şekilde yanlışlanamayacak masalların bayatı ve tazesi olur mu?

Evren konusunda kimse otorite değilse, Bu konudaki düşünceleri kim taze veya bayat olarak niteleyebilir.

Evrenin maddeden ibaret oluşu, maddenin kesintisiz hareket halinde oluşu, bunları algılayan akıllı ve bilinçli varlıkların oluşu tespitlerinin bayatlaması için, bu tespitlerin yanlışlanması gerekir.

Yanlışlayan beri gelsin.

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Veya birden çok big-bang lar olmalı.

Çok uzaklardan bize gelen veriler oraların uzaklık birimlerini bize taşımıyor. Yalnız ışığın frekans değişikliğinden dolayı birbirimizden uzaklaştığımız bilgisini ortaya çıkarıyor. Üstelik; kimin kimden uzaklaştığını da tespit edemeyiz. Aramızdaki mesafenin artma hızı iki gökcisminin toplam hızıdır. Ama hangisi hangi hızdadır bilemeyiz.

drekinci,gerçekten ilgi çekici bir noktaya değinmişsin.Ben mantıkta biraz daha ileri gidip birkaç soru sormak istiyorum;

1-Bizden uzaklaşan bir galaksiye gidip, samanyolu galaksisine baktığımızda ölçüm yaparsak acaba uzaklaşmamı yakınlaşmamı tespit ederiz?

2-Birbirinden uzaklaşan iki galaksi,aynı yöndemi harekat ediyor olabilir veya zıt yönlerdemi?Bigbang bu sorulara nasıl yanıt veriyor?

3-Peki, bigbang anında,çekirdek sayılan yerden patlama sonucu çevereye dağılan ilk maddeler, sonradan dağılan(geriden gelen) maddelerden daima daha hızlı olmak zorundamıdır?

4-İlk saçılan bazı maddelerin hızları zamanla azalıyor olabilirmi?(andromeda gibi)

5-Olası farklı bigbanglerin çevreye saçtıkları maddeler, birbirleriyle karşılaşıyor ve çarpışıyor olabilirmi?

http://forum.ateizm2.org/index.php?showtop...t=40#entry82987 forum başlığından!

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Evren konusunda kimse otorite değilse, Bu konudaki düşünceleri kim taze veya bayat olarak niteleyebilir.

Sevgili Drekinci..

Hiç kusura bakma ama, bu konudakü düşüncelerin zaten daha başından bayattı..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili drys

1- uzaydaki iki cismin birbirinden uzaklaşması veya yaklaşması olayı, bu cisimlerden bağmsız bir olaydır. Olay iki cisim arasındaki mesafeyi ilgilendirir. Bu mesafe artıyor ise uzaklaşıyorlar. Azalıyor ise yaklaşıyorlardır. Bunun ölçümü ise ikisini birbirine ilişkilendiren ışık ile mümkündür. ışık iki cisim arasındaki mesafe konusunda her iki cisme de bilgi taşır. Herhangi birinin üzerinde bulunmuş olmak veriyi değiştirmez.

2- Bu sonunun yanıtını big-bang teorisyenlerine sormak gerek. Big-bang olayında. zıt yönlü iki hareketin mümkün olamayacağını daha önceki yazılarımda anlattım.

3-4 Big-bang olayında yavaşlama da, geri gelen madde de olmaması gerekir. Maddelerin hızını yavaşlatan, bitiren hatta geriye döndüren bir başka etken bulunması gerekir.

5-Bir kaç big-bang, gözlemler ile uyuşabilir ve teorisiyi daha anlaşılabilir hale getirir.

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Evet yanıtların aydınlatıcı oldu.Demek ki, kırmızıya kayma tespit ettiğimiz galaksilerle samanyolu galaksisinin hareketi, aynı yönde de olabilir,zıt yönde de ama bunun tesipiti olanaksızdır.Peki ama bir patlamada hem kırmızıya kayma hem de maviye kayma olması nasıl izah edilebilir?

tarihinde drys tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Sevgili drys

1- uzaydaki iki cismin birbirinden uzaklaşması veya yaklaşması olayı, bu cisimlerden bağmsız bir olaydır. Olay iki cisim arasındaki mesafeyi ilgilendirir. Bu mesafe artıyor ise uzaklaşıyorlar. Azalıyor ise yaklaşıyorlardır. Bunun ölçümü ise ikisini birbirine ilişkilendiren ışık ile mümkündür. ışık iki cisim arasındaki mesafe konusunda her iki cisme de bilgi taşır. Herhangi birinin üzerinde bulunmuş olmak veriyi değiştirmez.

2- Bu sonunun yanıtını big-bang teorisyenlerine sormak gerek. Big-bang olayında. zıt yönlü iki hareketin mümkün olamayacağını daha önceki yazılarımda anlattım.

3-4 Big-bang olayında yavaşlama da, geri gelen madde de olmaması gerekir. Maddelerin hızını yavaşlatan, bitiren hatta geriye döndüren bir başka etken bulunması gerekir.

5-Bir kaç big-bang, gözlemler ile uyuşabilir ve teorisiyi daha anlaşılabilir hale getirir.

Sevgiler.

Bunlar güzel ve mantıklı açıklamalar.. Ve sevgili Drekinci'den taze açıklamalar..

Daha önce neyin, nasıl genişlediğini dikkate almamız gerekiyor.

Eğer galaksiler kendi hareketlerinden dolayı birbirlerinden uzaklaşıyorlarsa, bu hareket onlardan bağımsız değildir.

Yani Big Bang sırasında madde etrafa yayılırken, daha büyük küme oluşturan galaksiler daha yavaş yayılacaklarından, iki galaksi arasındaki mesafe onlardan bağımsız değildir. Onlara bağlıdır.

Ancak öyle olmuyor. Sevgili Drekinci burada çok haklı.. Galaksiler birbirlerinden uzaklaşmıyor.

Galaksiler arasındaki uzay genişliyor.

Ve bu durumda galaksilerin birbirlerinden uzaklaşması kendileri dışında bir olguya bağlı. O da uzayın genişlemesi

Bu tartışmalı bir konu ama, daha önce tartışmış ve uzayın genişlediğine karar vermiştik.

Eğer madde hareket halinde olmuş olsaydı, 13,7 milyar yıl içinde uzay çok daha başka bir yer olurdu.

Çekim gücü ile birbirlerine yönelen galaksiler kümeler oluştururlar ve sayıları çok az olurdu.

Oysa biliyoruz ki 100 milyarlarca galaksi var. Ve hepsi oldukca düzenli bir şekilde birbirlerinden uzaklaşıyorlar.

Çünkü ışıklarının tayfı kırmızıya kayıyor.

Bizden bir galaksiden iki misli daha uzaktaki galaksiler, bize yakın galaksinin hızının iki misli hızla bizden uzaklaşıyorlar.

Peki bazıları neden bize yaklaşıyorlar?

Bu sorunun yanıtını vermek mümkün......

Örneğin andromeda galasksisi bizim galaksi olan samanyoluna doğru yaklaşıyor.

Bu yaklaşma hızı çok az..

Ayrıca her ikisi de evrenle birlikte genişliyorlar. Bu genişleme hızı ise müthiş.

Işık hızına yakın..

Bunun en mantıklı açıklaması ışık hızına yakın hızlarla hareket ederken, iki galaksi birbirlerine yaklaşıyorlar.

Aralarındaki uzay genişlediği için, onların da genişleme hızı aynı olmalı..

Bu doğal bir çıkarsama..

Bu galaksileri birbirlerine yaklaştıran gücün, evreni genişleten fenomenden farklı olması gerekiyor.

Geride bunu başaracak tek bir güç kalıyor. Çekim gücü..

Saman yolu ve andromedanın birbirlerine yaklaşmasından çekim gücü sorumlu...

Yani bu lokal bir fenomen..

Ben bunun doğru cevap olduğundan kuşkuluyum arkadaşlar..

Ama başka bir alternatif de üretemiyorum..

HACI

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Örneğin andromeda galasksisi bizim galaksi olan samanyoluna doğru yaklaşıyor.

Bunun en mantıklı açıklaması ışık hızına yakın hızlarla hareket ederken, iki galaksi birbirlerine yaklaşıyorlar.

Aralarındaki uzay genişlediği için, onların da genişleme hızı aynı olmalı..

Bu doğal bir çıkarsama..

Bu galaksileri birbirlerine yaklaştıran gücün, evreni genişleten fenomenden farklı olması gerekiyor.

Geride bunu başaracak tek bir güç kalıyor. Çekim gücü..

Sayın Hacı;

Andromeda ile samanyolu için, aralarında ki uzayın genişlemesi yerine ''aynı doğrultuda ışıkhızına yakın hızlarda hareket ederken, çekim gücünden dolayı biribirine yaklaşıyor'' şeklinde düşünmek daha mantıklı olmazmı?Çünkü aralarında ki uzayın genişlemesi, aklıma balon örneğini getiriyor ve de galaksiler her türlü çekime rağmen birbirinden uzaklaşıyor olacaktı.Ama çekim gücünden dolayı birbirine yaklaşan iki galaksi var.Bu durumda aralarında ki uzayın, galaksiler birleşene kadar daralması gerekmiyormu?

Eğer madde hareket halinde olmuş olsaydı, 13,7 milyar yıl içinde uzay çok daha başka bir yer olurdu.Çekim gücü ile birbirlerine yönelen galaksiler kümeler oluştururlar ve sayıları çok az olurdu.

Oysa biliyoruz ki 100 milyarlarca galaksi var. Ve hepsi oldukca düzenli bir şekilde birbirlerinden uzaklaşıyorlar.

Burayı anlayamadım.'Madde hareket halinde olsaydı' fikri nasıl bir yaklaşım sunuyor?Madde zaten her zaman hareket halinde değilmi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

tazesi bayatı bir yana da.

Tek bir yöne doğru hızla hareket eden cisimlerden girdap oluşması. Bu cisimlerin durgun ama maddesel bir ortam içinde olmasını gerektirir. Tıpkı bir top'un havada hareket etmesi gibi. Top arkasında turbülanslar, girdaplar oluşturur. Eğer bu topun yüzeyinden tozlar havaya karışıyor ise bu tozlar girdaplar içinde döner ve girdapları görünür hale getirir. Metaforumuzu böyle kurarsak.

Big bang eğer tek bir olay ise. İçinde dağıldığı ortamın bir dokusu olmalı. İşte bu doku ile madde arasındaki ilişki açığa çıkarılabilirse, hem evren (madde kısmı) modellenebilecek. Hem de boşluğun dokusunda (durgun olduğu için) sınır ve zaman olamayacağının mantıklı bir açıklaması olacaktır.

Boşluğun dokusunun olması ancak ışık hızına yakın hareketlerde tespit edilebilir. Daha yavaş hareketlerde, hareket eden cisme yapacağı direnç etkisi tespit edilemeyecek düzeylerde küçük olur. Bu nedenlerle boşluk ve madde ilişkilerinde madde ışık hızına yakın hızlara ulaşmamış ise boşluğun dokusunu yok kabul edebiliriz.

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Big bang öncesinin bilinmezliği üzerinde ortak bir görüş vardır. Ancak bu bilinmezliğin devamlı mı, geçici mi olduğu konusunda ortak bir görüş yoktur diye düşünüyorum. Lavazye’ye göre düşünsek, big bang öncesi de bir şeyler vardır ve big bang ile varlık(lar) hal değiştirmiştir. Evrenin tesadüfen olabileceği ile ilgili tartıştığımız başlıkta da düşüncelerimi açıklamıştım: Evrende mutlak hiçlik anlamında bir yokluk yoktur, böyle bir Yokluk olmadığına göre aslında bilinemez de olsa her şey göreceli bir yokluğa sahiptir. Belki de varlığın oluşumuna etki eden ve “bize göre bir yokluk” olabilir. Böyle bir durum Lavazye’nin kuramı ile de çelişmez.

Öte yandan yaratmanın yoktan varoluş anlamına gelmediğini düşünen ve Tanrı inancı olan filozoflar da var. İbni Sina ve İbni Rüşt gibi. Bunlar evreni bir bütünlük olarak görmekte ve yaratmanın oluşum olduğunu söylemektedirler. Aslında bunları iyi anlamak lazım diye düşünüyorum. Bilimsel olmazsa bile evrenin oluşumunu bir şekilde açıklamaya çalışmalarını anlamak gerekiyor. Diğer başlıkta arkadaşlarımız evrende kuru diyeceğimiz birbirlerini yasasız bulan bir tesadüfün olmayacağını söylüyordu. Yani evrende nedenselliğin olduğunu söylüyorlardı. Demek big bangı başlatan bir neden var. Ama bu nedir bilemiyoruz. Bilinemez noktanın Tanrı olup olmadığını da bilmiyoruz.

Evrenin tüm sırlarının ortaya çıkmaya başladığı konusunda sizinle hemfikirim. Gece-gündüzün birbirini neden bu şekilde takip ettiği, yağmurun nasıl yağdığı, depremlerin nasıl oluştuğu gibi bin sene öncesinde birçok insanın doğrudan Tanrı ya da Tanrılar ile açıkladığı bir çok olayın hangi sebep-sonuç ilişkileri içinde gerçekleştiğini artık biliyoruz. Hal böyle olunca da Tanrı algısı yaygın “Boşlukların Tanrısı” inancına dayanan bilim adamları evren hakkındaki bilgileri arttıkça, yani doğadaki işleyişin mekaniğini çözdükçe Tanrı’ya daha az inanmaya başlıyor. Şahsen ben bilim adamlarındaki ateistleşmeyi bu bakış açısına bağlıyorum.

tarihinde 0zedonus tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Aslında bilim için büyük patlama öncesi şu an itibariyle araştırılması gerekmiyor.Çünkü öncesi zamansızlığı da içine aldığından ve oluşum olabilmesi için zaman gerektiğinden araştırılamaz.Ama bilim en azından şunu sorabilir..

Öncesini açıklayamayacağımız bu evrenin oluşumuna etki eden yasayı bulmalıyız.Baktığımızda,termodinamiğin entropi yasası ve büyük patlama bize öncemizin sınırlı olduğunu gösteriyor.Düğümlenen nokta sınırlıyı oluşturan sınırsızlıktır.Kafamızın almadığı da bu..Konuların belli bir yerden sonra tıkanması da bundandır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Aslında bilim için büyük patlama öncesi şu an itibariyle araştırılması gerekmiyor.Çünkü öncesi zamansızlığı da içine aldığından ve oluşum olabilmesi için zaman gerektiğinden araştırılamaz.

Zamansızlık ne demek?

Mutlak durgunluk / yokluk demek değil mi?

Bigbang'in öncesinin zamansızlık olduguna dair kesin bir bulgu mu var?

Varsa nerede yayınlandı?

tarihinde kenzo tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bigbang öncesi üzerine spekülasyon yapmamız istenmiş aslında bu başlıkta, herkes bigbang öncesinin saptanamazlığının farkında eğer evren bigbangle başlamışsa tabi ki.

Neyse bigbang öncesinin anlamsızlığını tartışmayacağım bu zaten çok açık.

Ön kabulumüz; evren bigbangle başlamış.

Bundan çıkarım yaparsak madde-enerji(bildiğimiz/bilmediğimiz formlarda) vardı, burada maddenin-enerjinin hep var olduğunu söylemek zorundayız, yani madde/enerji ezelidir.

Evren sonsuz kez oluştu, genişleme hızı sıfırlandı, sınırlarına ulaştı üstüne çöktü, tek noktada toplandı tekrar tekrar patladı. Entropiyi de sonsuz almamak gerekir diye düşünüyorum, entropinin çok kısa anda da olsa sıfırlandığı varsayımı akla yakın geliyor. Kapalı evren modeli bana sıcak geliyor.

Olsa olsalar üzerine yazmak çok sıkıntılı birşey.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Bigbang öncesi üzerine spekülasyon yapmamız istenmiş aslında bu başlıkta, herkes bigbang öncesinin saptanamazlığının farkında eğer evren bigbangle başlamışsa tabi ki.

Neyse bigbang öncesinin anlamsızlığını tartışmayacağım bu zaten çok açık.

Ön kabulumüz; evren bigbangle başlamış.

Bundan çıkarım yaparsak madde-enerji(bildiğimiz/bilmediğimiz formlarda) vardı, burada maddenin-enerjinin hep var olduğunu söylemek zorundayız, yani madde/enerji ezelidir.

Evren sonsuz kez oluştu, genişleme hızı sıfırlandı, sınırlarına ulaştı üstüne çöktü, tek noktada toplandı tekrar tekrar patladı. Entropiyi de sonsuz almamak gerekir diye düşünüyorum, entropinin çok kısa anda da olsa sıfırlandığı varsayımı akla yakın geliyor. Kapalı evren modeli bana sıcak geliyor.

Olsa olsalar üzerine yazmak çok sıkıntılı birşey.

İyi de bilinmeyen ve bilinmez olarak kalacağı sanılan-ki öyle olmayabilir-bir konu hakkında bu kadar yorum yapmak, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu değil mi?

Bu konuda başka görüşleri reddedip kendi görüşlerinizi enjekte etmenizinin mantığı nedir?

Siz neden diğerlerinden daha doğrusunuz?

Daha mı akıllı ve bilgili sanıyorsunuz kendinizi?

Ya da diğerlerini aptal mı sanıyorsunuz?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilimin big-bang öncesini merak etmesi bana doğru gelmiyor. Bilim evrenin öncesine giderse bilim olmaktan çıkar.

Bilim demek evrenin başlangıcından itibaren doğa kurallarının nasıl işlediği, neden işlediğini anlamaya çalışmak demektir.

Haa siz ötesine giderseniz o zaman sizin alanınız bilim olmamalı,ilahiyat olmalı. yoksa ne yapacaksın ki ?

tanrının böbreğinimi araştıracaksın ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
İyi de bilinmeyen ve bilinmez olarak kalacağı sanılan-ki öyle olmayabilir-bir konu hakkında bu kadar yorum yapmak, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu değil mi?

Bu konuda başka görüşleri reddedip kendi görüşlerinizi enjekte etmenizinin mantığı nedir?

Hacı okuduğunu anlamana tıp çare değil, naçar kalırsın, en iyisi 3 kuluf 1 elham oku Allah'tan umut kesilmez.

Yorum yapmadım spekülasyon yaptım, senin yaptıklarından daha akıllıca oldukları da kesin. Senin yaptığın şeylere(türkçe kifayetsiz), bırak yorum demeyi spekülasyon bile denmez zaten.

Siz neden diğerlerinden daha doğrusunuz?

Kendi görüşleriminde tutarlı olmadığını çok iyi biliyorum, yazımda bir sürü eksik gedik var o nedenle spekülasyona sığındım ya, ama sen ya bulunursa, ya halam amcam olursadan yola çıkıyorsun. Bunları da sanki her aklına gelen bilimsel veriymiş gibi sunmaya kalkıyorsun.

Daha mı akıllı ve bilgili sanıyorsunuz kendinizi?

Tam tersi, ben sınırlarımı iyi biliyorum, senden akıllı olduğuma gelince; göstergeleri zaten forumlarda mevcut. Hani yanıtlayamayınca, burnunu çeke çeke yazılarımı kaldırıyordun ya.

Ya da diğerlerini aptal mı sanıyorsunuz?

Sanmıyorum, ama konu aptallık ve sen olunca eminim.

tarihinde vgm tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...