Jump to content

Bilim Nedir?


Recommended Posts

Başlıkta bir hata olduğunu düşünebilirsiniz....

Bilimin tanımını yaptıktan sonra ona uymayan ilgi alanları için bilimsel terimi kullanılmamalıdır. Değil mi?

Dünyada mevcut bilimsel yöntemleri izlemeyen bilim dalları için bilimsel terimini kullanmak yanlışdır diyebilir miyiz?

Yoksa diyemez miyiz?

Bilimin tanımına tam olarak uymayan ve onun yöntemlerini izlemeyen ama, buna rağmen bilimin bir parçası olarak kabul edilen bilim dalları nelerdir?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilim, veri tabanında araştırma yöntemidir. Böyle olunca, bilimin ilgilenmediği alan olmaz.

Yeter ki elde, veri, bilgi, bulgu olsun.

Soyut, somut her şeyi bilim inceler.

Sevgiler.

Elbette bilim herşeyle ilgilenir. İlgilenmediği bir alan yoktur bile diyebiliriz. Tabii burada en önemli koşul ilgi odağı olan alanın bilimsel yöntemlerle araştırılabilir olması..

Ama ilginç olarak, bilim ayrıca kendi bilmsel yöntemleri ile araştırılmayan bazı konularla da yakından ilgilenmektedir.

Ben onlardan bahsetmek istiyorum. Çünkü bilim forumunda o konularla yakından ilgileniyoruz.

Ama daha önce bilimden bahsedelim biraz.

BİLİM NEDİR?

Latince bilim (scientia) enformasyon, bilmek, bilgi, anlamak gibi anlamlara gelir.

Bu bilgi test edilebilir (denenebilir) kanunlar ve teorilerden oluşan sistematik bir çabanın ürünüdür.

Bilgi toplamanın bazı yöntemleri vardır.

O yöntemlerin hepsi aynı derecede güvenilir değildir.

Zamanla bilgi birikimi arttıkça yeterli ve güvenilir olmadıkları anlaşılan bazı yöntemlerden bilimden arındırılır.

Günümüzde bilim için standard olduğu kabul edilen bilimsel yöntemler geliştirilmiştir.

Onların arasında matematikle ifade edilme, deneylerle kanıtlama, mümkün olduğu kadar hassas ölçmeler ve tekrarlamalarla araştırma yapmak vardır.

Bir bilginin gerçek anlamda bilimsel olabilmesi için bağımsız gözlemciler tarafından bilimsel yöntemlerle tekrar tekrar araştırılması gerekir. Bilimsel yöntemler kullanılarak yapılan keşifler için bilimsel araştırma terimi kullanılır. Onları bilim insanları yaparlar.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilimin tanımına tam olarak uymayan ve onun yöntemlerini izlemeyen ama, buna rağmen bilimin bir parçası olarak kabul edilen bilim dalları nelerdir?

Kendim de doktor olmama rağmen en başta tıp gelir bu tanıma uymayan olarak tabi onun bazı alt dalları daha fazla uymaz bazıları daha fazla uyar. Ellerinde gelse bilim tanımına uyacak şekilde çalışmak isterler ama elden gelmez bazı şeyler. E yapacak bir şey yok örneğin ağrının şiddetini tamamen subjektif olarak hastanın söylediğine ve kendi algıladığımıza göre kabul ederiz keşke net ölçebilecek bir yöntemimiz olsa.

Sosyoloji, psikoloji vb gibi bilimin bir parçası olarak kabul edilen ama bilim tanımına tam olarak uymayan bilim dalları da vardır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 3 years later...

Bilim, yanlislanabilen ve denetlenme imkani olan yöntemle elde edilen arastirma metoduna denir. Bilimin yumusak ve sert denebilecek olan degisik branslari vardir. Bir teori veya model, kendi paradigmalari çerçevesinde tutarliligi onu bilimsellestirir, ve ayri sonuçlara ulasan yumusak bilimsel tezler bulunabilir. Bilimin en belirgin bir özelligi de bilim adaminin arastirma sonuçlarina surekli mesafeli kalma zorunlugudur. Bu bilimin ilerleyebilmesinin yegane bir prensibidir. Sevgiler.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilimin yumuşak ve sert branşları nelerdir?

Matematik, Fizik ve Kimya sert bilimdirler. Nitekim, birebir denetleme olasiliklari olmakta. Ama, sosyal bilimler, tip, tarih tenkidi, biyoloji antropoloji ve saire yumusak bilimler, nitekim yanlislanabilirler ancak birebir denetleme imkani olasi degil. Olsa sert bilime yaklasilir. Sevgiler.
Link to post
Sitelerde Paylaş

Birçok insan matematiği "bilim" saymaz.

Matematiğin evrenin dili olduğunu düşünür.

Bilim, "evren nasıl oluştu?", "insan nasıl oluştu?" sorularına verilen yanıttır.

Bu anlamda alanı binlerce yıldır hiç değişmemiş, yöntemleri ve verilen yanıtın derinliği çok değişmiştir.

Ancak, "bilim nedir?" sorusu kadar "bilim ne değildir?" sorusu da önemlidir.

Bilim "evren niçin var?, "insan niçin var?" gibi teleolojik sorulara yanıt veremez.

Yine aynı şekilde;

"Gerçek nedir? Bir ifadeyi nasıl veya niye doğru veya yanlış olarak tanımlarız? Nasıl karar veririz?

Bilgi mümkün müdür? Bildiğimizi nasıl biliriz? Doğru bilginin kökeni ve sınırları?

Ahlaken doğru veya yanlış hareketler (veya değerler, veya kurumlar) arasında bir fark var mıdır? Hangi hareketler doğrudur, hangileri yanlıştır? Değerler mutlak mı, izafi midir? Yani nasıl yaşamak gerekir? Ahlakın kaynağı nedir?

Gerçeklik nedir ve neler gerçek olarak nitelendirilebilir? Gerçek olan şeylerin doğası nedir? * Bazı şeyler algımızdan bağımsız olarak var olabilir mi? Zaman ve mekânın doğası nedir? Düşünme ve düşüncenin doğası nedir? Birey olmak ne demektir?

Güzel nedir? Güzel şeylerin farkı nedir? Sanat nedir?

Estetik izafi midir? Belirli sınırları var mıdır?

Din kavramının kökeni nedir? Tanrı insanların korkularından kaynaklanan bir varsayım mıdır? Tanrı var mıdır?

Varlık, zaman ve mekân arasında ne tür bir bağ vardır? Esasen bu kavramlar arasında herhangi bir bağ var mıdır?"

soruları da bilimin alanı içinde değildir. Bu sorulara felsefe yanıt arar, din yanıt verir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Birçok insan matematiği "bilim" saymaz.

1914 yılında, dünyanın ileri gelen matematikçileri Lozan'da toplantı yapar.

Toplantının amacı: "Matematik, bir bilim dalı mıdır?"

Haftalar süren tartışmanın sonunda bir sonuca varılır: "Matematik, bilim değil, sanattır."

Günümüzde bilim olarak sanılan başka bir sanat daha oluştu: Yazılım.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 4 weeks later...

Çok iyi anımsarım: Ortaokulda, matematik dersinde, soruları ben önceden çözerdim. Ve öğretmenimizin bize öğrettiği formüllerden başka formüllere ulaşırdım. Bize öğretilmek istenen formüllerden çok daha kısa formüller üretirdim. Ve sonuç, hep aynı olurdu.

Matematik ve yazılım bir-birlerine çok benziyor.

Evet, diller, hem bilim, hem de sanat olarak bilinir. Çünkü diller de matematik ve bilgisayar yazılımları gibi, bize çeşitli olanaklar sunarlar. Elbet de bu olanaklar, dilerde, matematik ve yazılım kadar farklı değildir. Ama dilerde, sözcüklerle akrobasi yapma olanağımız vardır. Yani aktarmak istediğiniz düşünceyi, bir-çok sözcük oyunu ile sunabilirsiniz.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 2 weeks later...
  • 2 weeks later...

GERÇEK BİLİM – GÜDÜMLÜ BİLİM

Gerçek anlamda bilimi tartışabilmemiz için gerçek bilimin ne olduğunu bilmemiz gerekir.

Kendini bilim insanı zanneden kimi insanlar karşıtlarını yermeyi, sövmeyi, hor ve hakir görmeyi bilim yapma zannetmektedirler.

Bu şekilde düşünüp davranmanın karşıtlarına da aynı şekilde davranma hakkı verdiğini nedense düşünememektedirler.

Halbuki bilim kavga etme değil gerçeklerin, doğruların aranıp bulunduğu insanlığın diğer canlılardan farklılaşıp uygarlaştığı tek yoldur.

Bilimi çeşitli yol ve yönetemnlerle gerçekleri, doğruları arayıp bulma çabaları olarak tarif edebiliriz.

Öğrenme , düşünme muhakame edip sonuç çıkarabilme melekelerine sahip her insan bu çabalara ortak olabilir.

Bilim yapma hiçbir zümrenin, kişilerin tekelinde değildir.

İnsanlar genelde fikir ve düşünce yönünden tarafsız olamazlar.

Fikir ve düşünceler hayatlarını yol ve yön verdikleri, onlarla doldurdukları dinlerin, inançların ve de inançsızlıklarnın felsefe temellerinin… vb gibi çok çeşitli etkenlerin etkisi altında farkılaşırlar.

Bu nedenle birilerinin siyah dediğini bir başkaları beyaz diyebilir.

Bu farklılıklar tam bir zıtlık oluşturabilir.

Gerçekte bu farklılıklar düşünce-fikir ufkumuzu genişleten zenginliklerdir.

Bu nedenle bilimi yanlışların içinden doğruları – gerçekleri bulma çabaları olarak da tarif edebiliriz.

Bir insanın kendi düşüncesini bilimsel yol ve yöntemlerle ortaya konulmuş kanıtlarla desteklenmediği halde tartışmasız gerçek ya da gerçekler olarak kabul etmesi tüm düşüncelerini, teorilerini bu sahte gerçek üzerine kurgulamaya çalışması tutuculuk olur ve bilimin en büyük düşmanıdır.

Gerçek bilim insanları hiçbir zaman şu düşünceyi – fikri – teoriyi peşinen doğru kabul edelim de sonra kanıtlanı arayıp buluruz demez, diyemez.,

Gerçek bilimin temeli önce kanıt sonra sonuç ilkesidir.

Gerçek bilim gözlem ve deneylerle sınanmış kanıtların işaret ettiği gerçekler ve bu gerçeklere dayalı mantıksal çıkarımların oluşturduğu basamaklarla yükselir.
Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...