Jump to content
Ateistforum

Ölünce ne oluyor?


Recommended Posts

Sorunun içeriğini okumadım heralde ölümün bilimsel açıklaması ile ilgiliydi.Ölümle alakalı bilim adamlarının çeşitli çalışmaları var mesela ölüp tekrar dirilen insanların anlattıklarıyla alakalı çalışmalar yürütülüyor ABD de üniversitede bilim dalı altında inceleniyor bu konu devlet destek veriyor konunun açılma nedeni çeşitli bilimsel teorileri değerlendirmek içindi.

SAYGILAR

Böyle bir araştırma, inceleme yok. Olması için neden de yok.

Ölen insanın beyni artık çalışmaz ve bilincini yitirir.

Kalbin durması ölümün yegane tanımıdır. Tıp ve hukuk ölümü başka türlü tanımlamaz.

Ama kalbi birkaç dakika sonra yeniden çalıştırmak ve ölümün devamını önlemek bazı hastalarda mümkündür.

O hastaların bilincini çeşitli nedenlerden dolayı kaybeden diğer hastalardan herhangi bir farkı yoktur.

Ölümden dönmenin ayrı bir mantal özelliği yoktur yani.

Olsaydı çok saçma olurdu zaten.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 377
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Materyelizmle maneviyatın bir araya geldiği bir cümle ile karşılaşan her ateist ve teist, anında irkiliyor.

Bu iki kavramın bir arada olamayacağını düşünüyor.

Çünkü teistlerin olduğu kadar ateistlerin de beyni yıkanmış bu gibi kavramlarla..

Sanki bu kavramlar farklı domainlerin magistratları imiş gibi bir tavır takınıyor iki taraf da...

İnsanlarda maneviyat dediğimiz karmaşık bir duygu var mı? Var..

Materyelizm de bir gerçek. Evrende karşılaşılan doğal süreçleri, olguları maddenin davranış biçimleri ile açıklayan bir felsefe ekolü.

İkisini bir araya getirmek o kadar zor mu?

Getirmemek saçma aslında.

Maneviyat her iki eğilim tarafından kabul edildiğine göre sorun nedir?

Maneviyatı inanırlar ilahi bir his olarak düşünebilirler.

Peki ilahi bir kuvvete inanmayan ateistler maneviyat hakkında neler düşünüyorlar?

İnsanlarda maneviyat neden vardır?

Herşeyi materyelizmle açıklamak mümkündür.

Bu bağlamda maneviyat bir istisna değildir.

Maneviyat insan aklının kollektif ürünüdür.

Bilinç de öyledir. Beynin tümünün kollektif bir ürünüdür.

Burada sorun insan aklı ile ilgili yetilerin bilimsel olarak materyelizmle nasıl açıklanabildiğidir.

Ben bunun zor olduğunu sanmıyorum.

Ayrıca bu tür açıklamaların ateizm açısından gerekli ve yararlı olacağını da düşünüyorum.

Akılsız, aptal atomlardan oluşan insan aklı nasıl oluyor da aralarında bilinç ve maneviyatın da olduğu mental yetilere sahip olabiliyor?

Bu sorunun yanıtı akılsız ve aptal atomlarla ilgili olabilir mi?

Belki de onlar bizim sandığımız gibi akılsız ve aptal değillermdir?

Yalnız akılsız ve aptal atomlardan oluşan akıllı insanların varlığını başka nasıl açıklayabiliriz?

Değil mi?

İsterseniz hep beraber aklı önce akılsız ve aptal olarak nitelendirdiğimiz atomlarda arayalım.

Ha bi gayret. Belki buluruz..

Hacı abi bu senin akıllı atomlar Tanrının yarattığı bişey veya Yaratıcının kendisi olabilirmi? Eğer akıllı atomlar varsa o zaman insan öldükten sonra eğer bu akıllı atomlar mantık olarak isteseler insanı tekrar diriltemezlermi?veya senin ortaya koyduğun fikir daha farklı bişeymi?

tarihinde bilgisilici tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Birşey soracaktım:

Tamam 1500 sene önceki bir topluma günümüzün teknolojik gelişmeleri türü şeyleri anlatmak zor bir mesele anladık da Allah‘ın tutup da Kuran‘da Süleyman‘ın karıncalarla, kuşlarla muhabbet çevirmesinden veya ne bileyim diğer hayvanlarla iş görmesinden bahsetmesi sonra da buna şüphe duymadan inanılmasını istemesi kolay bir mesele mi? Yoksa aşağıdaki şu ayetler günümüzün teknolojik gelişmelerine mi işaret ediyor sence?!

Yeryüzünde hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. Biz Kitap'ta hiçbir şeyi noksan bırakmadık, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır.

(Enam Suresi, 38)

Kuşları denetledikten sonra dedi ki: "Hüdhüd'ü neden göremiyorum, yoksa kaybolanlardan mı oldu?"

(Neml Suresi, 20)

(Hüdhüd) Derken uzun zaman geçmeden geldi ve dedi ki: "Senin kuşatamadığın şeyi, ben kuşattım ve sana Saba'dan kesin bir haber getirdim. Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki, ona herşeyden verilmiştir ve büyük bir tahtı var. Onu ve kavmini, Allah'ı bırakıp da güneşe secde etmektelerken buldum, şeytan onlara yaptıklarını süslemiştir, böylece onları (doğru) yoldan alıkoymuştur; bundan dolayı onlar hidayet bulmuyorlar."

(Neml Suresi, 22-24)

(Süleyman:) "Durup bekleyeceğiz, doğruyu mu söyledin, yoksa yalancılardan mı oldun?" dedi. "Bu mektubumla git, onu kendilerine bırak sonra onlardan (biraz) uzaklaş, böylelikle bir bakıver, neye başvuracaklar?" (Neml Suresi, 27-28)

Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu. O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim." Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar. "Onları bana geri getirin" (dedi). Sonra (onların) bacaklarını ve boyunlarını okşamaya başladı.

(Sad Suresi, 31-33)

Böylece onun (Süleyman'ın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkca ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azab içinde kalıp-yaşamazlardı. (Sebe Suresi, 14)

Yani geçmişteki insanlar şimdi şu üstteki uydur uydur ipe diz türü saçmalıklara hiç şüphe etmeden inanarak öldüler diye ebedi saadete kavuştular öyle mi?

Kim ne diyorsa zerre şüphe etmeden inan ve kap gitsin cenneti de ebedi saadeti de! Ne kadar kolaymış, biz akılsız kafirler de nedense hep zoru seçiyoruz!

Acaba günümüzün Türk müslümanları hangi ekole inanırsa ebedi saadete daha kısa yoldan kavuşur sence; orjincilere mi, Fetullahçılara mı, Süleymancılara mı, Harun Yahyacılara mı, Erbakancılara mı, Aczimendicilere mi, Yaşar Nuri Öztürkçülere mi, hanifçilere mi, Eliaçıkçılara mı ve daha sayamayacağım diğer bir yığın onlarca İslami ekole mi?!

Gerçi cemaatçilerin istisnasız hepsi AKP döneminde epey bir saadete kavuştular doğru.

Düşünüyorum da ebedi saadet tükenmeden ben de mi AKP’ye yazılsam nedir?! :)

Dur şimdi Yakup biraz bekle,

Yazdıkların kapasitesini zorladı,nur evindeki talebe arkadaşlarından yardım dileniyor,biraz sonra bağlanır ve risalelerden seçmeleri kopyalamaya başlar... :)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Hacı abi bu senin akıllı atomlar Tanrının yarattığı bişey veya Yaratıcının kendisi olabilirmi? Eğer akıllı atomlar varsa o zaman insan öldükten sonra eğer bu akıllı atomlar mantık olarak isteseler insanı tekrar diriltemezlermi?veya senin ortaya koyduğun fikir daha farklı bişeymi?

Konuyu ayrı bir başlık altında tartışmaya açtım. Fikrinizi orada belirtir misiniz?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Saprofitler tarafından parçalanıyorsun, toprağa ve doğanın döngüsüne karışıyorsun. Bu kadar basit, büyük bir şey değil. Kabullenmesi en zor şeydir ölünce her şeyin bitmesi ama maalesef kabullenmek lazım gerçekleri değil mi? Ya da bir yalanı yaşayın siz bilirsiniz tabi :)

Ölümü kabullenmeyenler ölüler değil ama.

Diriler...

Ölüler ölüme hiç itaraz etmiyorlar.

Hepsi gittikleri yerden memnun görünüyorlar.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Farklı şeylerden bahsediyoruz. Senin ölüm dediğin sondan sonra ''sen'' olmayacağın aşikar.

Mesele ''benlik''ten ne kastettiğinle alakalı...

Canlı-cansız diye varlıkları sınıflandıran da senin -beyninin bir fonksiyonu olan- zihnin.

Bak mesela hacı ne demiş;

Canlı-cansız diye varlıkları sınıflandıran benim zihnim ama bu sınıflandırmayı, objektif duruma bakarak yapıyor. Zihnimizden bağımsız olarak canlı ve cansız maddeler var. Ki bunların farklı özelliklerine bakarak canlı ve cansız sınıflandırmasını yapıyor.

Yani bu sınıflandırma zihnimizin keyfine göre değil. Dış gerçeklerin durumuna göre olmaktadır.

Hacı o sözü hangi bağlamda söyledi bilmiyorum. Bildiğim kadarı ile hacı böyle bir şey söylemez.

Doğum ve ölüm biz insanların uydurduğu, doğada olmayan kavramlardır.

Doğada doğum ve ölüm yoksa, canlı da, evrim de olmaz.

Belki, insanı konu dışında tutarak, doğada kavram diye bir şey olmadığından bahsetmiştir.

İnsan bilinci dışındaki doğa bilinçsizdir, bilinç olmayınca kavrama durumu ve kavram da olmaz. Bunu anlatmak istemiştir.

Sevgiler.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu arada beynin ürettiği hayalleri asla yabana atmayın.

Bazı hastalıklarda yaratılan imgeler onları algılayanlar için daha gerçeği olamayacak kadar büyük gerçeklerdir.

Siz Allah adına kendilerini ölüme atanların bunu neden yaptıklarını hiç düşündünüz mü?

Sevgili Haci,

Bu düsünceye katiliyorum fakat tartisilan somut maddenin konumu ile bag kuramadim.

Bu konu hakkinda BBC de canli bomba olan insanlarin beyinlerinin nasil yikandiklari hakkinda belgesel bir filmde izlemistim.

Fakat secilen insanlar zaten cesitli psikolojik problemleri olanlar.

Örnegin Irak'ta da canli bomba olarak kullanilan kadinlara daha önce hazirlanmis bir komplo ile tecavüzler ediliyor ve bunlari yapanlar kafir kiliginda oluyorlar...sonra bomba ile kafirleri öldürdügü zaman günahlarinin temizlenip allahin affedecegi beyinlerine sokuluyor.

Bomba patlayinca bedenin parcalari dagildiginda beden sekil degistirdi ama beyninde olan uydurmalar yok oldu diye düsünüyorum.

Sevgili Haci,

Dogmatizmin hic bir zaman yok edilemiyecegi düsüncesini mi savunuyorsun?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili Haci,

Bu düsünceye katiliyorum fakat tartisilan somut maddenin konumu ile bag kuramadim.

Bu konu hakkinda BBC de canli bomba olan insanlarin beyinlerinin nasil yikandiklari hakkinda belgesel bir filmde izlemistim.

Fakat secilen insanlar zaten cesitli psikolojik problemleri olanlar.

Örnegin Irak'ta da canli bomba olarak kullanilan kadinlara daha önce hazirlanmis bir komplo ile tecavüzler ediliyor ve bunlari yapanlar kafir kiliginda oluyorlar...sonra bomba ile kafirleri öldürdügü zaman günahlarinin temizlenip allahin affedecegi beyinlerine sokuluyor.

Bomba patlayinca bedenin parcalari dagildiginda beden sekil degistirdi ama beyninde olan uydurmalar yok oldu diye düsünüyorum.

Sevgili Haci,

Dogmatizmin hic bir zaman yok edilemiyecegi düsüncesini mi savunuyorsun?

Sevgili Cigi..

Ben şunu savunuyorum.

İnsan kusurlu, zayıf ve nahif bir hayvandır.

Bunu bilmek yeter.

İnsanı iyi ve kötü tarafları ile bir bütün olarak kabul etmek zorundasın.

İnsan söz konusu olunca herşey mümkündür.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ölünce arkandan dedikodu yapıyorlar.

Hayatını kaybetti filan diye.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Canlı-cansız diye varlıkları sınıflandıran benim zihnim ama bu sınıflandırmayı, objektif duruma bakarak yapıyor. Zihnimizden bağımsız olarak canlı ve cansız maddeler var. Ki bunların farklı özelliklerine bakarak canlı ve cansız sınıflandırmasını yapıyor.

Yani bu sınıflandırma zihnimizin keyfine göre değil. Dış gerçeklerin durumuna göre olmaktadır.

Hacı o sözü hangi bağlamda söyledi bilmiyorum. Bildiğim kadarı ile hacı böyle bir şey söylemez.

Doğada doğum ve ölüm yoksa, canlı da, evrim de olmaz.

Belki, insanı konu dışında tutarak, doğada kavram diye bir şey olmadığından bahsetmiştir.

İnsan bilinci dışındaki doğa bilinçsizdir, bilinç olmayınca kavrama durumu ve kavram da olmaz. Bunu anlatmak istemiştir.

Sevgiler.

O cümle tek başına bir mana ifade etmez. Devamı var..

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ölünce ne oluyor ?

Evet insan merak ediyor doğru.Ölüm bence insanın en çok düşünmesi gereken şey.Ama ben dahil yanlış algıladığımı düşünüyorum.Ölüm aslında insana yaşamı öğretmenin en inanılmaz yolu.Geçen bir kitapta okudum.Son 6 ayın kaldı denilen bir adam 60 yılda yapmadıklarını yapmış.Ve sırf bu yüzden iyileşmiş.Bu örnek bile sanırım çok anlamlıdır.

Ama yinede bu soru en azından burada sorulacak bir soru değil.Elbette burada bu soruya verilecek cevap , böcekler gelip seni yiyor olacaktır.

Bana göre şu daha makul bir soru olabilirdi.Bir ateist ölüm anı geldiğinde ne hisseder olsa daha enteresan olabilirdi.Bunu şu klasik nasıl olsa öleceksiniz mantığı ile söylemiyorum tabi ki.Yani ateist düşüncede,yok olacağını düşünen bir insan o aşamada acaba ne hisseder doğrusu bilmek isterdim.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ölünce ne oluyor ?

.Geçen bir kitapta okudum.Son 6 ayın kaldı denilen bir adam 60 yılda yapmadıklarını yapmış.Ve sırf bu yüzden iyileşmiş.Bu örnek bile sanırım çok anlamlıdır.

Bak işte kitapta okudum diyorsun ...Hep kitapta okunur bu olmayacak şeyler işte...Oysa ki 6 ayın kaldı denilenler gerçekten de 6 ay ,bilemedin 7 - 8 ay sonra gidicidirler...Sanki ortalık ölecek denilen ve ölmeyen hastalardan geçilmiyor...Ay nesren ayy...

Bana göre şu daha makul bir soru olabilirdi.Bir ateist ölüm anı geldiğinde ne hisseder olsa daha enteresan olabilirdi.Bunu şu klasik nasıl olsa öleceksiniz mantığı ile söylemiyorum tabi ki.Yani ateist düşüncede,yok olacağını düşünen bir insan o aşamada acaba ne hisseder doğrusu bilmek isterdim.

Mesela ben, hiç bir şey hissetmem..Sadece, arkamda bana muhtaç birisini bıraktıysam endişelenirim ..Bu sebeple yaşarken tedbir almaya çalışıyorum. Erken falan ölürsem yarım kalmış bir şey kalmamalı..Ama kendim hakkında en ufak bir ölüm korkusu hissetmediğimi belirtmeliyim..Ölünce artık var olmadığımızı bilmeyeceğiz, doğmadan önceki halimize geri döneceğiz..

tarihinde Electra tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilimsel olarak gübre olacağımızdan şüphem yok . Bilim de zaten inanç boyutuyla ilgilenmez . Zamanın değerini öğreten , hayatın anlamını gösteren bize ölümken ölümsüz bir dünya olmasını istemezdim :) Bildigim şey şu ki hepimizin geçeceği yol aynı . İster inanan ol ister inancsız ol :)

tarihinde Crafterman tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Aha bir tane daha düştü.

Bana da o biçim eğlence çıktı.

Bilim inanç boyutuyla neden ilgilenmez Crafter?

Bilim neyle ilgileneceğini neye göre tayin eder?

Bilimin metodları deney , gözlem ve de akıl yürütmedir . Bilim cevap veremedigi konularda hükme varmaz . . Metafizik bilimin alanı değildir. Eğer kanıtlanan dini veriler varsa yahut akıl yürütmeyle bu gerçege ulasılıyorsa o zaman bilim ile din arasında çatışmaz olmaz . Mesela bilim dnanın şifreleri ile ilgilenir , din ise dnayı yaratanla ilgilenir .

Eğlenmek istiyorsan lunaparka git :)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bilimin metodları deney , gözlem ve de akıl yürütmedir . Bilim cevap veremedigi konularda hükme varmaz . . Metafizik bilimin alanı değildir. Eğer kanıtlanan dini veriler varsa yahut akıl yürütmeyle bu gerçege ulasılıyorsa o zaman bilim ile din arasında çatışmaz olmaz . Mesela bilim dnanın şifreleri ile ilgilenir , din ise dnayı yaratanla ilgilenir .

Eğlenmek istiyorsan lunaparka git :)

Bilim DNA'yı yaratanla da ilgileniyor. Bu molekülün formülünü çıkarıyor; onu araştırıp kökenine iniyor; hatta yapay yollardan sentezliyor da.

Sen DNA'nın yaratıcısını dinlerde araya dur, bilim DNA'yı yaratıyor bile.

Kanıtlanan dini veriler diye birşey yoktur. Dinin kanıtlanmış tek bir iddiası mevcut değildir. Bunun da ötesinde, din denilen akıl dışılığın kanıtlarla desteklenmesi mümkün değildir.

Demek ki bilim DNA'nın ya da evrenin yaratımı ya da yaratıcısı hakkında da bilgi verirmiş.

Bilim, fizik dışı şeylerin birer yanılsama olduklarını söylermiş.

Değil mi?

Link to post
Sitelerde Paylaş

ABD de ölüp geri dirilenler için bilimsel araştırma başlatılmış 5-10dk ölüp dirilen 1000 kişi felan üzerinde kişiyle görüşülmüş hepsinin gördüğü şey aynı imiş bir tünelden geçip ölen akrabalarıyla görüşmüşler bazı kişilerde deli diye adı çıkacağından gördükleri şeyi anlatmamışlar.Daha sonradan anlamışlar.Bide bu 1000 kişinin arasında 4 kişide akıl hastası kişilermiş yani hiç bir dini inancı kavrayamayan masal anlatamayacak kişiler onlarda aynı tünelden geçtiklerini söylemişler.Bazı bilim adamları ise ölüm sırasında karbon gazının beyini etkilediğini gazın halüsünasyona yol açtığını görülen şeyin bundan kaynaklandığını söylüyor.Ama görülen hayalin aynı olması düşündürücü.

Keklemişler seni. Böyle bir bilimsel çalışma yok. Uydurmuşlar.

Hastanelerde vs. benzer vakaların anlattıkları benzerdir, ama bu hikayeye değil. Bir ışık görme vakası vardır. Tünel vs. değil, güçlü parlak ve her yeri kaplayan bir beyaz ışık görüldüğü söylenir. Bunun oksijensiz kalan beynin ışık algı sisteminden kaynaklandığı düşünülür. Fakat tek sebepte bu değil.

Ölülerde ve ölümden dönen insanlarda yapılan testler, insanın ölüm esnasında bolca endorfin vs. salgıladığını göstermektedir. Yani vücut acıya karşı tepki vermekte, kendini sakinleştirecek şekilde bolca uyuşturucu salgılamaktadır. Bunun bilhassa avcıdan kurtulma noktasında avantajlı olduğu düşünülür.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...