Jump to content
drekinci

Enerji krizi savaş çıkarır mı?

Recommended Posts

Sevgili hacı

konu küresel ısınma.

GDP

küresel ısınma diye yapılan konferanslar aslında yaklaşan enerji darboğazının başka isimlerle telaffuzudur. doğru kelimeyi kullandıklarında nasıl panik yaşanacağını iyi bilmekteler. dünya ekonomik anlamda 2007'deki gibi büyümeye başladığında alarm vermeye başlanacak. büyük kıyım se insan eliyle yapılacak olan kıyım. en büyük sorun surplus population, çaresi de anti population weapons, yani düzeltici savaş. bu savaş yapılmazsa doğal kaynaklar kimseye yetmeyecek, herkes olduğu yere çakılı kalacak. buna izin verilmeyecek, vermeyecek olanlar da stratejik nükleer güce sahip ülkeler: ABD, Rusya...

Bu iletisi ile konuyu enerji darboğazına, peşinden de bu darboğazdan, insanların birbirini boğazlamasına getiriyor. Adını da (surplus population, çaresi de anti population weapons, yani düzeltici savaş.) şeklinde ingilizcesiyle beraber koyunca daha gerçekci olacak zannediyor.

Bu tür vahşete dayalı bir tahlillere tepkisiz mi kalalım?

Gerçi, senin de buna benzer tezlerin var ama neyse fazla karıştırmayayım.

En iyisi ben bu başlığı olduğu gibi kopyalayayım bir kenarda dursun.

Sen istediğini silebilirsin.

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Yaptığın tahlilerde şöyle bir yanlışlık var.

Kapitalist ilişkiler dünyanın belli bölgelerinde yeni yeni gelişmeye başlayınca. Bazı bölgeleri gelişmekte, bazı bölgeleri de geri kalmış çok halklı, çok uluslu imparatorluklar yerini ulus devletlere bıraktı. Yeni pazarlanan kapitalistler önce kendi ulusal pazarını korumak durumunda kaldılar. Bilim ve teknolojik imkanlar ile artan üretim çabucak kendi pazarlarını doyurdu. Kendi ulusal pazarları yetersiz kalmaya başladı. Bu kez başka ulusların pazarlarına göz diktiler. Bu ulusal pazar mücadelesi iki dünya savaşına neden oldu. Sonra savaşlar ile bu sorunun çözülemeyeceğini, savaşların tüm uluslara zararlı olduğunu görüp. Belli anlaşmalar çerçevesinde pazarlarını birbirlerine açtılar. Belli üretim dallarında işbölümü yaptılar ve giderek ulusallaşma yerini globalleşmeye bıraktı.

ulusal pazar mücadelesi değildi, bildiğin enerji mücadelesiydi. kömür petrolden daha düşük enerji verir, yüzelli yıl önce petrol işlenmeye başlandığında kömür rafa kaldırıldı, Alsace-Lorraine artık Almanya ve Fransa arasında kanlı bir soruna yol açmadı o saatten sonra. onun yerini ortadoğu ve önasyada kelfedilen havzalar aldı.

ikinci dünya savaşı enerji temelli ekonomi savaşıydı, 2018'den (belki daha önce) sonra çıkacak savaş hayat memat savaşı olacak. yani önceki savaşlar gibi buranın ağası benim savaşı olmayacak, zira ağalık lüks bir müessese olmuş olacak...

ikinci dünya savaşı dünyası talebin kısıtlı olduğu bir dünyaydı, şimdiki dünya arzın kısıtlı olduğu buna mukabil talebin hızla arttığı bir dünya olmuştur. arzın kısıtlı olduğu ve talebin çıldırdığı bir dünyada fiyatların yükseleceği ve parası olanın enerjiye kavuşabileceği akla gelebilir ama bu yanlıştır. enerjiye ulaşacak olanlar parası olanlar değil silahı olanlardır. gidişat bu yöndedir ve geri dönüş yoktur.

Mesele senin söylediğin gibi değil. Ulusal pazarları muhafaza etmek için ulus devletleri kuranlar da kapitalistlerdir. Ulusal pazarları birbirlerine açan ulus devlet dönemini kapatan ve glabalizme geçenler de yine aynı kapitalistlerdir. Y

işte bam teli burada, aynı kişiler değildir. von Bismarck ile Caesar Wilhelm'in aynı fraksiyonda olduğunu söylemeye benziyor bu. ikisi de kapitalistti ama birbirine neden düşmandı?

Yani içinde bulunduğumuz dönemde çelişki ulusal devletler ile globalizm ve yeni liberalizm arasında değildir. Globalizm ve neoliberalizm etkinliğini ulus devletler üzerinde kurmuştur. Artık ulus devletlerin çıkarları değil. Çok Uluslu Şirketlerin çıkarları önplandadır.

işte bu süreç geri döndürülmüştür 2008'de. startı ise 11 Eylülde verilmiştir. ABD çok uluslu sermayeyi ülkesinde hapsetmiş, 10 yıldır açık bir şekilde küresel sermayeye savaş açmıştır. küresel sermaye hard power denen kamp tarafından 2008 finans krizi ile birlikte tasfiye edilmiştir. şu anda işlem yapan bankalar fiilen ifls etmiştir ama 2012'de büyük planın devreye sokulana kadar panik olmasın diye ekonomi resesyonda tutulmaktadır. resesyon sonunda depresyon, ardından stagflasyon, peşinden ekonomik default ve son olarak ABD iç savaşı.

ABD bizdeki EMASYA'ya benzer kanunu 2006'da meclisinden geçirmiştir ama bu dünyada pek yankı uyandırmamıştır. yaklaşan tehlikeye karşı en hazırlıklı kurum Pentagon'dur. CIA bile Pentagon tarafından fiilen bitirilmiş, başına bir general getirilmiştir. Obama'nın yetkileri Pentagon'un elindedir.

Dünyanın kaynakları bitecek, enerji kıtlığı başlayacak senaryoları gerçekci bir senaryo değildir. Tüketim çılgınlığı, üretim çılgınlığı ile doğru orantılıdır. Çılgınca üretim olmazsa kim neyi çılgınca tüketsin.

Tüm sorun. zorunlu ihtiyaç maddelerinin üretiminde bir aksaklık yaşanmamasındadır. Bunun önüne geçen, engelleyen içinde bulunduğumuz dönemde kapitalistlerdir. Dünyanın bütün üretici güçleri zorunlu ihtiyaç maddelerine yönelik üretime yönlendirilirse dünya 7-10 milyar değil. 50-100 milyar nüfusu bile besleyip barındırabilir. Tabi nüfus fazlalığından kaynaklanan çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Ama nüfus planlaması ile bu sorunların üstesinden gelmek kolaydır.

enerji krizi kesin olarak yaşanacaktır ve yıkımı sanıldığından daha büyük olacaktır. dünya ekonomisi enerjisiz büyüyemez, sisteme giren enerji azalırsa nüfus da azalır. enerji olmadan büyüme, büyüme olmadan finans ve kredi sistemi işlemez. mevcut liberal ekonomik sistemin devamı için dünyada petrolün yerini ikâme edecek enerji kalmamıştır. enerji bittiği için gelişmekte olan ülkelerin enerji tüketimleri kısılacak, kısmayanın kıstırılacak, yine kısmazsa talebin imhası söz konusu olacaktır.

Özetle, insanın kendi eli ile diğer insanları öldürerek kendilerine yaşam alanı açması dönemi kapanmıştır. Böyle bir düşünce insan bilincine, yeteneğine ve gücüne hakarettir. Doğal süreçler zaten hepimizi teker teker yok ediyor. Kimse bu dünyaya kazık çakamıyor. Bizler birbirimize sevgi ile saygı ile, birbirimizin haklarına sadakatle bağlanarak insan olmaktayız. insanın geçmişlerde kalmış vahşi doğasına dayalı felaket senaryoları üretmek insana yakışmaz.

kapanmamıştır, aksine koşullar oluştuğunda her daim hortlar. zaten 3-4 yıl sonra koşullar oluşmaya başlayacak, o zaman human nature denen şeyle bir kez daha karşılaşılacak..

bunların olmamasını temenni ederken aslında ülkelerin ekonomik olarak çökmelerini istemektesiniz. ama kimse küçülen ekonomisini halkına anlatamaz. yani kimse enerjide tasarrufa gitmek istemez, istemeyene zor kullanılacaktır.. enerji parası olana değil silahı olana kalacak..

kapitalizmin k'si kalmayacak, yerine himayeci protectionist modeller gelecek zorunlu olarak.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili hacı

konu küresel ısınma.

GDP

Bu iletisi ile konuyu enerji darboğazına, peşinden de bu darboğazdan, insanların birbirini boğazlamasına getiriyor. Adını da (surplus population, çaresi de anti population weapons, yani düzeltici savaş.) şeklinde ingilizcesiyle beraber koyunca daha gerçekci olacak zannediyor.

Bu tür vahşete dayalı bir tahlillere tepkisiz mi kalalım?

Gerçi, senin de buna benzer tezlerin var ama neyse fazla karıştırmayayım.

En iyisi ben bu başlığı olduğu gibi kopyalayayım bir kenarda dursun.

Sen istediğini silebilirsin.

Sevgiler.

drekinci, tartışma adabını bilmiyor musun? burada birşeyler yazıp çiziyoruz, küresel ısınmaya ilişkin gelecek projeksiyonu çiziyoruz. bunları sevdiğimden mi anlatıyorum? ben kendimce olacak olanları anlatıyorum ve bunları görebilmek için resme uzaktan bakılmalı diyorum.

küresel ısınma vardır, doğrudur, etkileri görülmektedir. ama küresel ısınma enerji krizinin cover stroy'sidir.. açıktan söylemek kaosa sebep olur. gelişmekte olan ülkelere daha fazla ekonomik büyüme şansı verilirse yani daha fazla petrol-kömür tüketme izni verilirse gelişmiş ülkeler kaçınılmaz olacak küçülecek ve batacak..

şimdi gelişmiş ülkelerin elinde dünyayı yok edecek ölçüde silah varken, Çin gibi bir devin kendilerini ekonomik olarak köle yapmasına seyirci kalacaklarını düşünebilir misin?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

ulusal pazar mücadelesi değildi, bildiğin enerji mücadelesiydi. kömür petrolden daha düşük enerji verir, yüzelli yıl önce petrol işlenmeye başlandığında kömür rafa kaldırıldı, Alsace-Lorraine artık Almanya ve Fransa arasında kanlı bir soruna yol açmadı o saatten sonra. onun yerini ortadoğu ve önasyada kelfedilen havzalar aldı.

ikinci dünya savaşı enerji temelli ekonomi savaşıydı, 2018'den (belki daha önce) sonra çıkacak savaş hayat memat savaşı olacak. yani önceki savaşlar gibi buranın ağası benim savaşı olmayacak, zira ağalık lüks bir müessese olmuş olacak...

ikinci dünya savaşı dünyası talebin kısıtlı olduğu bir dünyaydı, şimdiki dünya arzın kısıtlı olduğu buna mukabil talebin hızla arttığı bir dünya olmuştur. arzın kısıtlı olduğu ve talebin çıldırdığı bir dünyada fiyatların yükseleceği ve parası olanın enerjiye kavuşabileceği akla gelebilir ama bu yanlıştır. enerjiye ulaşacak olanlar parası olanlar değil silahı olanlardır. gidişat bu yöndedir ve geri dönüş yoktur.

işte bam teli burada, aynı kişiler değildir. von Bismarck ile Caesar Wilhelm'in aynı fraksiyonda olduğunu söylemeye benziyor bu. ikisi de kapitalistti ama birbirine neden düşmandı?

işte bu süreç geri döndürülmüştür 2008'de. startı ise 11 Eylülde verilmiştir. ABD çok uluslu sermayeyi ülkesinde hapsetmiş, 10 yıldır açık bir şekilde küresel sermayeye savaş açmıştır. küresel sermaye hard power denen kamp tarafından 2008 finans krizi ile birlikte tasfiye edilmiştir. şu anda işlem yapan bankalar fiilen ifls etmiştir ama 2012'de büyük planın devreye sokulana kadar panik olmasın diye ekonomi resesyonda tutulmaktadır. resesyon sonunda depresyon, ardından stagflasyon, peşinden ekonomik default ve son olarak ABD iç savaşı.

ABD bizdeki EMASYA'ya benzer kanunu 2006'da meclisinden geçirmiştir ama bu dünyada pek yankı uyandırmamıştır. yaklaşan tehlikeye karşı en hazırlıklı kurum Pentagon'dur. CIA bile Pentagon tarafından fiilen bitirilmiş, başına bir general getirilmiştir. Obama'nın yetkileri Pentagon'un elindedir.

enerji krizi kesin olarak yaşanacaktır ve yıkımı sanıldığından daha büyük olacaktır. dünya ekonomisi enerjisiz büyüyemez, sisteme giren enerji azalırsa nüfus da azalır. enerji olmadan büyüme, büyüme olmadan finans ve kredi sistemi işlemez. mevcut liberal ekonomik sistemin devamı için dünyada petrolün yerini ikâme edecek enerji kalmamıştır. enerji bittiği için gelişmekte olan ülkelerin enerji tüketimleri kısılacak, kısmayanın kıstırılacak, yine kısmazsa talebin imhası söz konusu olacaktır.

kapanmamıştır, aksine koşullar oluştuğunda her daim hortlar. zaten 3-4 yıl sonra koşullar oluşmaya başlayacak, o zaman human nature denen şeyle bir kez daha karşılaşılacak..

bunların olmamasını temenni ederken aslında ülkelerin ekonomik olarak çökmelerini istemektesiniz. ama kimse küçülen ekonomisini halkına anlatamaz. yani kimse enerjide tasarrufa gitmek istemez, istemeyene zor kullanılacaktır.. enerji parası olana değil silahı olana kalacak..

kapitalizmin k'si kalmayacak, yerine himayeci protectionist modeller gelecek zorunlu olarak.

Sevgili GDP, iletilerinden hareketle, öyle zannediyorum ki. Asker kökenli bir stratejistsin. Böyle olunca her şeye namlunun ucundan bakman doğal. Zaten vahşi kapitalistler, hem düzenlerinin devamı için, hem de düzenleri tehlikeye düştüğü zaman askeri kullanırlar. Ulusal ordular. Ulusal kapitalistlerin himayecisidirler. Yani zorda kalınca asker ve silah, paraya dönüştürülebiliyor. Sen de bu dönüştürülmenin ideolojisinin, (kaçınılmaz gelişmeler) kapsamında propagandasını yapıyorsun.

Kimse ekonomilerin çökmesinden bahsetmiyor. ekonomiler niçin çöksün. Bilimsel ve teknolojik imkanlar ile dünyayı doyurabilecek her türlü üretim yapılabilir. Ekonominin çökmesinden ne anlıyor ne kasdediyorsun. Kapitalist karını marjinal düzeyde tutmayınca üretimi durdurursa elbette çöker. Ama böyle kapitalistin kıçına tekme vurulur. Yeri çabucak doldurulur.

Kapitalistler, sosyalizm ve komünizm alternatif olmayınca, pazar çelişkilerinden dolayı birbirlerine düşman olabilir. Ancak iki dünya savaşında görüldü ki birbirlerine düşmanlıktan kimse karlı çıkmıyor. Artık her ulusun kapitalistlerinin örgütleri, dernekleri, partileri vardır. Artık kapitalistler sınıfsal çıkarlarının nerede yattığını bilmektedirler. Artık A sermayesinin B sermayesine düşman olma lüksü yoktur. Üretimde işbölümü ve pazar paylaşımlarını masabaşında halletmektedirler.

Çin diğer kapitalist ülkeleri iflas ettirecekse bunu kapitalizmin kendi kuralları ile başaracaktır. Kapitalizm, kendi kurallarını ihlal edecek olursa zaten kendi düzeninin iflasını da ilan etmiş olacaktır. Protectionist modeller ile ne anlatmak istiyorsun bilmiyorum ama, kapitalizm iflas ettiği noktada yerini sosyalizm ve giderek komünizm dolduracaktır. Eğer senin protectionist modellerden kastın bunlar ise amenna. Ama; ne sosyalizmde ne de komünizmde, düzenleyici savaş gibi, soykırımların yeri yoktur.

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili anibal.

Kendi ellerimizle kendi kuyumuzu kazacak kadar aklımızı yitirmedik.

Doğal kaynakları hızla tüketiyoruz doğru ama kaynaklar tükenmeye yüz tuttuğu zaman apışıp kalmayacağız. Bir yandan enerji tüketimini azaltarak, diğer yandan yeni ve alternatif enerjilerle şimdikinden daha iyi bir yaşam standardı sağlayabiliriz.

Şimdi, arap yağı bol bulunca kıçına sürer döneminde olabiliriz. Ama yağ azalınca kıça sürmekten vazgeçmek zorunda kalırız.

İlla kıçıma süreceğim diye insanların birbirini boğazlamasına nasıl göz yumulur?

İlla kıçıma süreceğim diye, kıç sürme yağı bir tarafta depo edilirse. Bu kez, diğer insanlar o yağı kıça sürdürmez.

Belki sürdürür, ama bu kıç yağlama başka amaçlar için kullanılabilir. :D

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Enerjiyi savaştan daha ucuz yollarla elde etmeniz mümkün. Bu enerji için öyle bir savaş çıkmayacağı anlamına geliyor kısaca. Hiç savaş çıkmaz değil, ama bunlar öyle büyük, geniş kapsamlı savaşlar olmaz.

Fakat şunu akılda tutmak gerekiyor. Enerji için savaş çıkmayacağı demek, görünürde enerji için olan ama aslen bir tür emperyalizm hevesi ile savaş çıkmaz demek değil. İkinci dünya savaşı bir enerji savaşı değildi. Irak işgalide bir enerji savaşı değil. Enerji elbette bir parametre, ama savaşın nihai sebebi değil.

Bu ne demek? Bu, enerji sorunun çözülmesi, ki bu sadece zaman meselesi ve öyle çok fazla bir zaman değil, olası bir savaşın sebebini ortadan kaldıracak demek değil. Diğer meseleler devam ediyor ve bunlar devam ettikçe, bu tehdit sürecek.

Peki nedir bunlar? Bunları tartışmanın yeri burası değil.

Küresel ısınma dahil, başak bir sürü parametre ile insanlık kendi sonunu getirebilir. İnsanın o kadar akıllı olduğunu sanmayın. Hitler'den RTE'ye kadar siyasi tarih insanların nasıl aptal olabildiklerini alanen göstermektedir. Sorunda sadece siyasi emperyalist hırslar değil, başka şeylerinde ortada olması. İnsanlar hala neyle oynadıklarının farkında değil. Bilim bas bas bağırsada, ipleyen yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sen de bu dönüştürülmenin ideolojisinin, (kaçınılmaz gelişmeler) kapsamında propagandasını yapıyorsun.

ben iyilik yapıyor uyarıyorum, sen kalkmış propaganda diyorsun. önümüzdeki yıllarda talebin imhası gündeme gelecektir, çok değil 3-5 sene sonra. talep imhası ülkesine göre bir kaç yoldan yapılabilir.

bizim gibi ülkeler için 80 öncesindeki gibi destabilizasyon programı uygulanır, bu programın uygulanma amacı toplumsal sivrilikleri belirginleştirerek iç karışıklık çıkarmak, peşinden askeri müdahale ile yönetimi devralmaktır. yeni gelen bu rejim ABD ile birlikte topraklarımızdan geçen boru hatlarının güvenliğini sağlamakla görevli olacaktır. rejimin ikincil görevi ise halkını karneye bağlamak olacak. ABD'nin belirlediği kota miktarınca enerji verilecektir. enerji kotası gereği hayati alanlar öncelikli olacak, özel mülkiyet için enerji sevkiyatı yapılamayacaktır, özel araba, tarifeli uçak ve vapur seferleri olmayacak. yani duble yollar ve üçüncü köprü boşuna yapılmış olacaktır, çünkü benzin olmadan araba gitmez, arabasız yol işe yaramaz..

Kimse ekonomilerin çökmesinden bahsetmiyor. ekonomiler niçin çöksün

gözünüzü açın artık, herşey meydanda cereyan ediyor, ekonomiler tarihte görülmemiş ölçüde çökecektir. ekonomilerin neden çökeceği belli, bilincinin oluşmaya başladığı günden beri büyüme sözcüğünü duydun, büyümenin olamayacağı bir durumu inkâr etmen doğal. çünkü örneğini görmedin bu zamana kadar, 500 yıldır kesintisiz büyüyor dünya ekonomisi.

bilirsin küreselleşme trendine göre ekonomiler büyümek zorundadır, büyümek için gerekli şey enerjidir. enerji olmazsa küçülme olur..

Bilimsel ve teknolojik imkanlar ile dünyayı doyurabilecek her türlü üretim yapılabilir.

petrol ve doğalgaz fabrikada üretilmez, topraktan çıkarılır. hadi baba fosil yakıt üretelim deyince üretim yapılmaz. insan enerji üretmez, üretemez sadece tüketir. fosil yakıtlar azalıyor ve onların yerini ikâme edecek primer bir enerji türü hala bulunamadı. 2060'lara kadar da bulunamayacak. hidrojen, kömür gazı, nükleer güç ve yenilenebilir kaynaklar fosil yakıtların yerini dolduramıyor. doğalgaz şimdilk boldur ama petrol decline olduğundan ulaşım ve taşımacılıkta kullanılırsa petrolden önce bitecektir, aynı olay uranyum için de geçerlidir. çünkü ulaşım enerji yutan bir blackhole'dür. ulaşımı bırak,

Ekonominin çökmesinden ne anlıyor ne kasdediyorsun. Kapitalist karını marjinal düzeyde tutmayınca üretimi durdurursa elbette çöker. Ama böyle kapitalistin kıçına tekme vurulur. Yeri çabucak doldurulur.

kapitalizmin sonu geldi demek doğru olur. çöküşün ardından lokal güçler peydahlanacak, bu ülkeler bellidir.. ekonomik model ise finansal büyümeye değil, faizsiz reel büyümeye dayalı olacak. büyüme rakamları da ortaçağdakinden farklı olmayacak eşyanın tabiatı gereği.

finansal bankacılık reel ekonomiyi hortumlayamayacak..

Kapitalistler, sosyalizm ve komünizm alternatif olmayınca, pazar çelişkilerinden dolayı birbirlerine düşman olabilir. Ancak iki dünya savaşında görüldü ki birbirlerine düşmanlıktan kimse karlı çıkmıyor. Artık her ulusun kapitalistlerinin örgütleri, dernekleri, partileri vardır. Artık kapitalistler sınıfsal çıkarlarının nerede yattığını bilmektedirler. Artık A sermayesinin B sermayesine düşman olma lüksü yoktur. Üretimde işbölümü ve pazar paylaşımlarını masabaşında halletmektedirler.

kapitalist var kapitalist var. küresel kapitalin sahipleri ile ulusal kapitalistler birbirinden farklıdır. küresel kapitalin ülkesi yoktur, havada uçar, kendini büyütecek, servetini katlayacak

Türkiye ve diğer gelişmekte olan ülkeler gibi olgunlaşmamış pazarlara yağar.

Çin diğer kapitalist ülkeleri iflas ettirecekse bunu kapitalizmin kendi kuralları ile başaracaktır. Kapitalizm, kendi kurallarını ihlal edecek olursa zaten kendi düzeninin iflasını da ilan etmiş olacaktır. Protectionist modeller ile ne anlatmak istiyorsun bilmiyorum ama, kapitalizm iflas ettiği noktada yerini sosyalizm ve giderek komünizm dolduracaktır. Eğer senin protectionist modellerden kastın bunlar ise amenna. Ama; ne sosyalizmde ne de komünizmde, düzenleyici savaş gibi, soykırımların yeri yoktur.

Çin zaten herkesi yalayıp yutmuş durumda, Çin'e karşı koyabilecek bir tek ekonomi bile yok. Hindistan belki çok ileride bir şeyler yapabilir.

ama sorun şu ki Çin halkı bir ABD'li gibi yaşayacaksa dünyadan 6 milyar insanın mezara gönderilmesi gerekecektir. Çin ekonomik olarak büyüdükçe diğer ülkeler ona köle olacaktır..

bu sebepledir ki Çin'de talebin imhası düşünülmektedir. Çin kendi haline bırakılırsa tarihte görülmemiş büyüklüğe ulaşacak.. buna izin vermeyeceklerdir, çünkü sorun ekonomik değil hayatidir.

ben bunları deyince hala ideolojiden dem vuruyorsun, durum ideolojiler üstüdür, tabii bir hal almıştır. Çin değil de Danimarka o kadar kalabalık ve aynı zamanda devasa enerji tüketen bir güç olsaydı Danimarka'nın imhası düşünülecekti. yani sorun kişisel değil..

protectionist politikalardan kastım sosyal olmayan baskıcı komünizm gibi birşey. daha doğrusu karne dönemi için hangi ideoloji uygunsa o. ama mutlaka baskıcı ve otoriter olacak.. 50-60 sene sonra yeni enerji kaynağı bulunursa insanlar bu kadar badireden sonra herhalde saf, paylaşımcı, doğaya değer veren, tüketim çılgını olmayan ve insancıl bir komünist sistemde anlaşacaklardır diye tahmin ediyorum..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Enerjiyi savaştan daha ucuz yollarla elde etmeniz mümkün. Bu enerji için öyle bir savaş çıkmayacağı anlamına geliyor kısaca. Hiç savaş çıkmaz değil, ama bunlar öyle büyük, geniş kapsamlı savaşlar olmaz.

fosil yakıtların yerine konacak enerji rezervi kalmamıştır, alternatif ve yenilenebilir kaynaklar fosillerin yerine ikâme olamıyorlar. mısır ve şeker kamışı ekmek de çare değil, çünkü 1 birim enerji üretmek için 1,2 birim enerji harcanmakta verimli olamamaktadır. yan etki olarak da gıda kıtlığına sebep olmakta. oysa bir varil petrolden 15 varil petrol çıkarılmakta ama bu sayı hızla azalıyor. hidrojen keza öyle, bunlar devri daim makinelerinden farksızdır, işe yaramaz..

savaşı kaçınılmaz kılan faktör enerjinin üretim maliyeti değil, bulunamayacak olmasıdır. yani krizin sebebi yatırımsızlık veya insan hatası değil jeolojikyit. o yüzden büyük tüketici ejderha Çin'in durdurulması, yani ortaçağa gönderilmesi gerekmekte. Çin'in imhası dünyaya bir 20 yıl kadar kazandıracaktır..

ekonomiler önümüzdeki 3-4 sene sonra büyük çöküşe geçecektir, 2008 finans krizi büyümenin enerji üretimine oranlanması sonucu olmuştur. yani ölçüsüz büyüme olmuş, ama o büyümeyi karşılayacak enerji üretilememiştir. enerji üretilememesinin sebebi yeni rezervlerin olmayışı ve mevcut rezervlerin 2005'te pik yapmış olmasıdır.

bundan sonra kriz salıncak misali sallanacak, bu yıl dünyada gelişmekte olan ülkelerde bölgesel büyümeler olacak, doymuş pazarlarda küçülme veya resesyon..

büyüme enerji talebini tetikleyecek, arz talebe cevap veremeyeceğinden daha büyük krize girilecek. krizin dalga boyu 2015-16'lara doğru şiddetlenecek ve 2018 gibi düzeltici savaşla sona erecek..

savaş sonrası dünya yine enerjisizlikten küçülmeye devam edecek, fakirleşecek ve faşizan rejimler hakim olacak..

olur da CERN'dekiler birşeyler bulursa ya da dünya UAE başekonomisti Fatih Birol'un dediği gibi 2013'e kadar en az bir Suudi Arabistan keşfedebilirse bu dediklerim hemen yani 3-5 sene içinde olmaz..

tarihinde GDP tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> fosil yakıtların yerine konacak enerji rezervi kalmamıştır, alternatif ve yenilenebilir kaynaklar fosillerin yerine ikâme olamıyorlar.

Yahu bunlar problem değil. Bunları aşmak kolay. Pahalı ve ucuz göreceli kavramlardır. Şu anda petrol, kömür vs. ucuz yöntemler. Ama bunlar bitince, pahalı olanlar devreye girecek. Peki ne değişecek? Hiç bir şey. Bugün beş ekmek bir lite benzinse, o günde beş ekmek 3 kW elektrik olacak ki aynı şeye çıkar.

Kısaca, bugün iddia edilen enerji kaynaklarının tükenmesi durumu, enerji açısından bir krize yol açmaz. Ha, umulmadık anda birden yok olursa, o zaman başka elbette. Şu an herkese yetecek kadar alternatif enerji var. Ama pahalı, çok pahalı. Daha ucuzu da şuradayken, öbürlerinin hiç şansı yok elbette.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

ABD ve Kanada shale oil var. Dünyanın 100 yıllık petrol gereksinimini sağlayacak kapasitede.Belki daha da çok.

Yüzeyde hem de.. Ama ekstrakt etmek biraz zahmetli ve pahalı. Petrolün varili 150 doların üstüne çıkabilir. Ki hiç fena değil aslında...

Ayrıca dünyada daha tonla petrol var.. Belki 100 yıl yetebilir.

Bu ülkelerdeki kömür reservleri ise en azından 500 yıllık geleceği kapsıyor.

Anibal haklı..

Dünyanın enerji sorunu yok.

Ucuz enerji sorunu var..

O da henüz başlamadı...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> fosil yakıtların yerine konacak enerji rezervi kalmamıştır, alternatif ve yenilenebilir kaynaklar fosillerin yerine ikâme olamıyorlar.

Yahu bunlar problem değil. Bunları aşmak kolay. Pahalı ve ucuz göreceli kavramlardır. Şu anda petrol, kömür vs. ucuz yöntemler. Ama bunlar bitince, pahalı olanlar devreye girecek. Peki ne değişecek? Hiç bir şey. Bugün beş ekmek bir lite benzinse, o günde beş ekmek 3 kW elektrik olacak ki aynı şeye çıkar.

Kısaca, bugün iddia edilen enerji kaynaklarının tükenmesi durumu, enerji açısından bir krize yol açmaz. Ha, umulmadık anda birden yok olursa, o zaman başka elbette. Şu an herkese yetecek kadar alternatif enerji var. Ama pahalı, çok pahalı. Daha ucuzu da şuradayken, öbürlerinin hiç şansı yok elbette.

enerji yani özel anlamda petrol ve doğalgaz hemen bitmeyecek, petrol zaten dünya batana kadar bitmez, doğalgaz biter. sorun bitmeleri değil tüm bilinen yatakların pik yapması ve ardından decline olmasıdır. dünya petrol rezervleri 2005 yılında zirveye ulaşmıştır.

zirveden sonra düşüşe geçmiştir.

2008 finans krizinin arkasında yatan sebep budur..

http://www.haberx.com/uea_bas_ekonomisti_fatih_biroldan_karamsar_tablo_enerji_felaketine_dogru_ilerliyoruz%2817,n,10264576,556%29.aspx

UEA BAŞ EKONOMİSTİ FATİH BİROL’DAN KARAMSAR TABLO: "ENERJİ FELAKETİNE DOĞRU İLERLİYORUZ"

Dünyanın en başlıca enerji ekonomisti" olarak nitelendirilen, Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Başekonomisti Dr. Fatih Birol, petrol kaynaklarının hızla tükendiğini belirterek dünyanın, önümüzdeki beş yılda enerji alanında küresel ekonomideki canlamayı felç edebilecek felaket bir sıkışmaya doğru ilerlediği uyarısını yaptı.

bu arkadaş gerçekleri hafifleterek panik olmasın diye örtbas etmektedir ama minare kılıfa sığmamakta, kriz gittikçe yaklaşmaktadır. dünyada dönen dolapların çıkarılan savaşların G-8 ile Çin arasındaki gizli hesaplaşma olduğunu anlamanız gerekir.

Pakistan ve Afganistan işgali Çin'in enerji havzalarına karadan ulaşmasını engellemek için yapılmıştır.. Irak ise 19 yıl boyunca kullanılmayan rezerv olarak yedekte tutulmuş, anlaşılmasın diye de yer yer küçük çapta ihracat yapılmıştır. bütün hesaplar Çin üzerinedir.

KÜRESEL ISINMA bir vakıa olmasına rağmen enerji krizini perdelemek için öne sürülen bir senaryodur. ısınmadan daha tehlikeli olan şey enerji krizidir. bu kriz açıktan konuşulmaya başlandığında dünyada hesap dışı gelişmeler olur.

eğer dünya ekonomisi geçtiğimiz 10 yılda olduğu gibi büyürse petrole olan talep artacak, arz talebi karşılayamayacağı için Arabistan stoklardan imdada yetişecek, ama stoklar 2008'de kullanıldı ve dünyaya "hala petrol üretimi yapabiliyoruz" diye yalan söylendi.

şimdi stoklar ciddi büyüme oranlarını karşılayamayacak düzeydedir, o yüzden 1960'larda buldukları ekonomik olmayan küçük havzaları işletmeye açmışlardır..

dünyadaki 9 tane dev yatak çöküşe geçtiğinden 10 yıl içinde petrolün yerine konacak ucuz enerji bulunamayacak..

petrolün bitmesi değil azalmasıdır sorun. her yıl 33 milyar varil harcanıyor, kesin rezervler 600 milyar.. 2016'da standart büyüme oranlar talebi günlük 87'den 95'e çıkaracak, üretim ise 68'lere düşecek.. bu makas açılması ekonomik armageddon etkisi yapacak..

sonucu düzeltici savaş..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

ABD ve Kanada shale oil var. Dünyanın 100 yıllık petrol gereksinimini sağlayacak kapasitede.Belki daha da çok.

Yüzeyde hem de.. Ama ekstrakt etmek biraz zahmetli ve pahalı. Petrolün varili 150 doların üstüne çıkabilir. Ki hiç fena değil aslında...

Ayrıca dünyada daha tonla petrol var.. Belki 100 yıl yetebilir.

Bu ülkelerdeki kömür reservleri ise en azından 500 yıllık geleceği kapsıyor.

Anibal haklı..

Dünyanın enerji sorunu yok.

Ucuz enerji sorunu var..

O da henüz başlamadı...

shale oil olmamış petrol demek, onlardan faydalanılamaz. Kanada'da petrol kumu var ve petrol kumu üretim açısından bir faicadır, devir daim makinesine benzer.. petrol kumundan petrol üretmek için başka bir primer kaynak tüketilir, doğalgaz.. o yüzden Kanada kum yatırımlarını durdurma noktasına gelmiştir..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

shale oil olmamış petrol demek, onlardan faydalanılamaz. Kanada'da petrol kumu var ve petrol kumu üretim açısından bir faicadır, devir daim makinesine benzer.. petrol kumundan petrol üretmek için başka bir primer kaynak tüketilir, doğalgaz.. o yüzden Kanada kum yatırımlarını durdurma noktasına gelmiştir..

Olmuş, olmuş..

Yüzlerce yıldır biliniyor ve kullanılıyor...

Meret pahalı yalnız.

http://en.wikipedia.org/wiki/Shale_oil_extraction

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Olmuş, olmuş..

Yüzlerce yıldır biliniyor ve kullanılıyor...

Meret pahalı yalnız.

http://en.wikipedia.org/wiki/Shale_oil_extraction

zaten sorun orada, pahalı olduğu için ekonomiler batacak...

petrol-gazın ikâmesi mümkün değil..

hacı,

Arabistan'ın başına gelecek olanlar pişmiş tavuğu aratmayacak..

havzaların olduğu doğu kesimi zaten ABD ordusunun denetiminde

ABD Arabistan'ı yavaş yavaş kotaya bağlamakta..

henüz 3-5 yıl zaman varken demiryolu ve güneş paneline zorluyor..

Abdullah halkının iç tüketimini dindirmezse ABD Arabistan'ı gerekirse nükleer silahla cezalandıracak..

İran'da bugün benzin karne ile veriliyor.. parası olan istediği kadar alamıyor..

İslam'ın bu yaşanacak olan olaylara etkisi Arap halkı için daha kötü sonuçlar doğuracak..

sonu hızlandıracak..

Ayrıca sanki onunla ABD arasında bir ilişki kurmaya çalışıyorsun.

ABD'de iç savaş neden çıksın? Ben bir sorunun farkında değilim. Beni de mi uyutuyorlar yoksa?

Sen ülkemizdeki iç savaştan kork. ABD'yi kurt yesin. Biz parçalanmak üzereyiz.

G-8'i dikkatli inceleyin, yabancı düşmanlığı moda, hızla faşizme doğru gidiyorlar..

ABD krize homojen girmek istiyor, işe yaramaz 150 milyon insan yaşıyor, sadece tüketen..

ABD 1960'lardaki (Çin'in şimdiki hali) gibi olmak istiyor..

yani tüketen değil üreten rüyalar ülkesi...

tarihinde GDP tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Türkiye'de bir Kürdistan kurulmayacak, Türkiye herhangi bir sebepten fiili işgale uğrayacak, işgalin gerekçesi enerji güvenliği olacak.

buna kılıf olarak

1. NATO'nun PKK ile ortak mücadelesi adı altında doğuya yerleşmesi..

2. Irak'tan çekilme senaryosu gereği 3 yıl denilip hiç çıkılmaması..

ilk akla gelenler..

Türkiye'nin en büyük sorunu enerji krizine hiç hazırlıklı olmamasıdır. Nükleer Central ve HES'ler yapılıyor ama onlar 25 yıl önce inşa edilmeliydi geç kalındı. Demiryolu ağımız yetersiz, otobanlar boş kalacak, duble yol ve köprüler hayalete dönecek.. büyük şehirlerin gıda ve enerji iaşesi sıkıntıya gireceğinden konjonktür gereği sıkıyönetim uygulanacak..

aç insanları demokrasi ve liberalizmle dizginleyemezsiniz..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili hacı bilim forumdaki tartışmayı buraya taşımış. İyi etmiş. Ancak son iletiler eksik.

haci

Gönderilme tarihi Bugün, 12:16 AM

Küresel ısınma dünya savaşlarına döküldü..

Hiç savaş olur mu kardeşim. Biz insanız. İyiyiz hep..

Ve lütfen konuyu dağıtmayalım.

Küresel ısınmanın doğanın bir döngüsü olduğunu kabul edelim.

İnsanları nasıl kabul ederseniz ediniz. Ama burası onu tartışmanın yeri değil. GDP

Gönderilme tarihi Bugün, 12:29 AM

drekinci, on 01 September 2010 - 11:52 PM, said:

Birileri ölümlü olduğumuzu sürekli tekrarlayarak ve ölümsüzlük vadederek insanları yönetmek istiyorlarsa. Sevgili GDP de milyarlarca insanın boğazlanabileceğini, bu boğazlama işlemine de düzeltici savaş diyerek sanki kötü giden bir şeyleri düzeltecekmiş gibi isim vererek, insanları etkilemek ve yönlendirmek istiyor.

Sanki söyledikleri harfi harfine gerçekleşecek de, bizleri önceden uyarıyor.

3-5 sene içinde derin kriz. 7-8 sene içinde de büyük katliam başlayacakmış.

Asıl nedeni de enerji kaynaklarının tükenecek olması.

Neye göre? hangi kriterlere ve verilere göre böyle uçuk tahliller yapıyorsun?

Yeryüzündeki fosil yatakların miktarı konusunda yeterli bilgin var mı? Yeryüzündeki alternatif enerjilerin miktarı hakkında bilgin hangi oranda? Bor madeninin uranyuma alternatif olduğunu biliyor musun? Bor madeninin rezervleri konusunda ne düşünüyorsun?

Güneş enerjisinden uzay panelleri vasıtasıyla hangi oranda yararlanabileceğimiz konusunda ne düşünüyorsun? Rüzgar enerjisi, küresel ısınmanın sağlayacağı enerjiler vs vs.

Senin maksadın enerji krizi değil. Enerji krizini bahane edip, birbirimizi boğazlamayı makul ve kaçınılmaz kılmak.

Her nasılsa, nüfusu en kalabalık ülkeler (Çin ve Hindistan) dünya ekonomisinin dizginlerini eline geçireceğinden dem vuruyorsun. Sonra da bu ülkeleri düzeltici savaşın hedefi haline getiriyorsun.

Adamlar nüfus fazlalığı sayesinde dünya ekonomisinde söz sahibi oluyor, olacak. GDP nüfus fazlalığını temizlenmesi gereken bir unsur olarak ortaya koymaya çalışıyor. Adamlar dünya ekonomisini ellerine geçirecek. Ama içinde bulunduğumuz dönemde gelişmiş olan ülkeler (G8) Bu ülkelere savaş açacak, savaşta galip gelecek ve bu ülkelerin nüfuslarını "düzeltecek". Bu ülkeler de yapılacak saldırıya seyirci kalacak.

Şu andaki kitle imha silahları dünyayı defalarca yerlebir edecek düzeyde. Ancak bu silahları kullanmaya kim cesaret edebilir? Bu silahları kullanma çılgınlığına kapılmış bir ülke kendi imhasını da ilan etmiş olur. Bu işler, öyle kovboylarınki gibi, kim önce silahını çekerse kazanacağı bir duello değildir.

Sosyal ve ekonomik gelişmeleri doğru tahlil edebilmek için, Sosyal sınıflara, bu sınıflar arasındaki çelişkilere ve kapitalist düzenin temel özelliklerine bakmak gerek.

Öyle, yıldız falı bakar gibi, kendi önemsediğin (silah ve savaş) kriterleri üzerinden tahliller yaparsan kimse inanmaz ve kimseyi de etkileyemezsin. Neyse ki. Öngördüğün tufan öyle uzak bir geçmişte değil. 7-8 yıl içinde ölmezsek. Tahlilerinin ne oranda doğru çıktığına şahit oluruz.

Sevgiler.

başlık konusu değil ama şunları yazmama izin verin..

bunlar kehanet değil, sen süreyi uzun tutmuşsun. ben sana bazı alâmetleri yazayım da kendin kontrol edersin..

Suudi Arabistan kralı Abdullah kaçacak, ülke batı ve doğu diye ikiye bölünecek, ABD fiilen işgal edecek, zaten doğuyu etmiş durumda..

2012 sonunda ABD'de Federal Ordu'nun kontrolünde bir iç savaş çıkarılacak. bunun için gerekli ortam tıkır tıkır yaratılıyor, kule dibine cami, 1 milyon kişilik devasa hapishaneler, artan meksikalı sayısı, başkan Obama, tea party vs..bu toprak bölünmesi gibi algılanmasın, iç savaşın konusu debrownizasyon.. yani ABD'de hacı gibi göçmenleri öldürecek ya da kovacaklar. Fransa'da şimdiden göçmenler gönderilmeye başlandı, yakında müslümanlara gelecek sıra. G-8 enerji krizine homojen girmek istiyor, heterojen demografiye sahip ülkeler ağır hasar alacak.

FEMA'yı araştırın, Pentagon president'in tüm yetkilerini istediği anda eline alabilir..

Türkiye karneye bağlandığında zaten yukarıdaki üç alametin tesadüf olmadığını bununla bağlantılı olduğunu anlayacaksınız..

haci

Gönderilme tarihi Bugün, 12:34 AM

Bu dooms day senaryosu..

Bin yıldır söylenir durur..

Hala kıyamet kopacak.

3000 i bekleyin.. 2000 binde gelmedi.

1000 de de gelmemişti..

GDP

Gönderilme tarihi Bugün, 12:39 AM

FEMA'yı bir araştır istersen, yetkilerini falan. yapılan hapishaneleri.. bunları araştırıver...

dünya ekonomisi total olarak büyümeye başladığında enerji çıpası ekonomik krize yol açacak. ekonomiler ayak bileğinden bağlıdır bu jeolojik olaya.

1. kral Abdullah kaçacak

2. ülke bölünecek

3. ABD iç savaşı, debrownizasyon..

gerisi apaçık konuşulacak zaten..

haci

Gönderilme tarihi Bugün, 12:56 AM

FEMA'yı bir araştır istersen, yetkilerini falan. yapılan hapishaneleri.. bunları araştırıver...

dünya ekonomisi total olarak büyümeye başladığında enerji çıpası ekonomik krize yol açacak. ekonomiler ayak bileğinden bağlıdır bu jeolojik olaya.

1. kral Abdullah kaçacak

2. ülke bölünecek

3. ABD iç savaşı, debrownizasyon..

gerisi apaçık konuşulacak zaten..

Kral Abdullah'ı anladık.

Gebersinler.. Suudi Arabistan yine de bölünmez.

İslam'ın tek yararı ülkenin bölünmesini önlemesidir.

Herkes fanatik orada.. Özgürlüğün ne olduğunu bilseler herşey mümkün.

Adamlar özgürlüğün ösünü bilmiyorlar.

Ayrıca sanki onunla ABD arasında bir ilişki kurmaya çalışıyorsun.

ABD'de iç savaş neden çıksın? Ben bir sorunun farkında değilim. Beni de mi uyutuyorlar yoksa?

Sen ülkemizdeki iç savaştan kork. ABD'yi kurt yesin. Biz parçalanmak üzereyiz. GDP

diğer kısma attım..

drekinci user_popup.png

Gönderilme tarihi Bugün, 07:49 AM

Böyle uçuk fikirleri olan ne de çok üye varmış ateistforumda.

Güzel güzel iletiler yazarken.

Biraz eşelediğimiz zaman altından ya meczup çıkıyor veya cani.

Sevgili GDP de onlardan biri çıktı.

İpe sapa gelmez iddialar ileri sürüyor. Çin imha edilecek, hindistan ortadan kaldırılacak vb.

Asıl böylelerine siyasi iktidar imkanı verilirse, iddia ettiklerini gözü kapalı olarak uygulamaya sokar. Sonu da hitlere benzer.

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

drekinci,

kardeşim bunlar benim fikrim değil, batılı güçlerin planları.

neden böyle davrandıklarını yazmaktayım ama sen beyni iğdiş edilmiş gibi benim bunları savunduğumu düşünüyorsun..

akıllı olana bir kez söylenir.

hani nerede doğayı bilimle açıklama sevdası? marksizm bu değil miydi?

işte ben de adamların bu yola başvurarak çok yakın gelecekte neler yapacaklarını anlatmaktayım.

aman insanlık birbirini incitmesin demekle hallolsa işler tamam haklısın derim..

merak etme bunları öğrendiğinde morali bozulan tek sen değilsin, herkes senin gibi güçlü bir inkâr sürecinden geçmişti. karakterin güçlüyse bunun karşısında ne yapabilirim dersin, değilse inkârdan sonra kendini rahatlatacak bahaneler bulup koyvermeye başlarsın, sakın ola ki kendini salıverme, kurtulmanın bireysel çaresi var..

35 yıla yayılan küreselleşme..

altına endeksli Bretton Woods'un yerini petro-dolara bırakmasından sonra başladı herşey. herkes it gibi çalışarak ABD doları satın aldı. herkes elindeki bu dolarları petrole harcadı. dünya piyasasına karşılıksız dolar basann ABD bir hiç karşılığında olağanüstü düzeyde ithalat yapıp zenginleşti. ekonomisi sürekli dış ticaret açığı verdi ama dolar bedava nasıl olsa, bilişim devrinden sonra kağıt dolar da ortadan kalktı, bilgisayarda boya kağıt harcanmadan dolar basıldı..

dolar karşılığı para bastıkça zenginleşen ABD sadece silah üretti. ABD'nin ürettiği bu silahları biz yani dünyadaki halklar sabah akşam çalışacak finanse ettik.

ABD'yi bu hale sokan şey aslında küresel sermayedir. bu güç geçici olarak ABD'ye aktarılmış, çünkü küresel sermaye ABD'nin kaba gücünden faydalanmayı bilmiştir. bu sermayenin amacı dünyayı şirket imparatorluğuna döndürmekti, bu sadece ulus devletleri ve en önemlisi devletler içindeki güç odaklarının çökertilmesiyle mümkündü. küresel sermayenin ABD ve SSCB'nin çökertilmesi operasyonunu 1972'de başlattığını söyleyebiliriz. bu iki ülke dünyadaki en büyük güç merkeziydi.

80'lerin başında SSCB perestroika ve glastnost hareketleri ile yumuşatıldı, küresel sermaye referanslı Gorbaçov ülkeyi serbest piyasaya açmayı başardı. onun devamı Yeltsin işi devam ettirdi, fakat Rusya'daki güç merkezinden gelme olan Putin serbest piyasayı kurnazca kullanıp mahkum etti. Rusya şu anda tıpkı ABD gibi küreselcilerin elinden kurtuldu ve pozisyonunu aldı.

Gürcistan savaşı küreselcilerin baş aktörlerinden biri olan SOros'a indirilmiş bir darbedir. garip gelecek ama ABD bu savaşta aslında Rusya'dan yana olmuştur. çünkü ABD'nin Çin'e karşı kaçınılmaz silah arkadaşı Rusya'dır.

80'lerde benzer operasyonlar Özal'la birlikte Türkiye'de de yapılmıştır. önce darbe ortamı hazırlanmış (destabilizasyon), sonra ortam darbe bile dikensiz gül bahçesine döndürülmüş. ardından toplumdaki sağ sol gibi sivirilikler piyasa ile törpülenmiş, ideolojik bakış yerini ekonomik bakışa bırakmıştır.

ABD 11 eylülde bu operasyonlara kendi ülkesinden başlayarak son vermiştir. Rusya tarafındaki benzer olay Putin'in iktidara gelişidir.

küresel sermaye ve ABD, Putin ve zengin oligarklar bir arada çelişki gibi gözükebilir, bu iki olgunun nasıl olup da birbirinin düşmanı olduğunu yüzeysel bakınca anlamak kolay olmuyor..

ama kamp aynen böyle.

ABD ve Rusya <--> küreselci oligarkların karşısındadır..

ABD'deki küresel sermayenin patronları olan Soros, Rockefeller ve Rothschild'ler sahip oldukları bankalar aracılığıyla yatırımları ABD'ye değil gelişmekte olan ülkelere yaparlar, çünkü ABD halkı para kazandırmıyor. ekonomi kredilerin ödeneceği ölçüde büyümüyor, Türkiye bile ABD'den daha kârlı..

bu ABD bankaları ABD halkı için gas tax çıksın istiyor, yani Çin ve diğer toplumlar enerjiye sınırsızca ulaşabilsin ama ABD'liler karneye bağlansın istiyorlar. Pentagon'un böyle bir şeyi kabul edeceğini düşünmek saflık olur.

zaten start verilmiş yönetim kademesi tamamen ele geçirilmiştir, başkanlık vitrininde kimin olduğunun pek bir önemi yoki Obama gibi küreselci bir adamın olması Pentagon'un işine bile gelmektedir. çünkü debrownizasyon için düşünülen iç harekât için Obama biçilmiş kaftan..

ABD ve Rusya arasında bir çekişme sezerseniz bilinki bu bir şakadır, Rusya ve Çin arasında bir boru hattı inşası olursa bilinki bu bir yem atma operasyonudur. Çin tuzağa düşürülecektir. Çin batıdan gelen bu baskının farkındadır ama vakit artık çok geçtir, bu gidişle büyümesini durdurması 30 yıl alacaktır.

tarihinde GDP tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şu anki dünya insan nüfusu haddinden fazla ve bu bütün gezegeni tehdit eden en büyük etmen. Eğer insanlık yakın zamanda hayatı başka gezegenlere taşıyıp koloniler kuramayacaksa, bu nüfusun bir şekilde azalması ve dengelenmesi gerekiyor. Bilimsel platformlarda bile dile getirilen, hümanizm ve antroposentrizm demagojileri ile geçiştirilemeyecek kadar önemli bir konu bu.

Profesör Eric Pianka'nın bu konu hakkında tepki çeken ama doğruluk payı olan bir konuşması olmuştu.

http://en.wikipedia.org/wiki/Mims%E2%80%93Pianka_controversy

http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=eric+pianka

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili GDP

Öyle görünüyor ki, dile getirdiğin gelişmelere karşı olduğunu söylemene rağmen, bu gelişmelerin kaçınılmaz olacağına adeta iman etmişsin ve benim gibi düşünenleri inkarcı ilan ediyorsun.

Şunu düşünmeni salık veririm.

Ulusal ordular, ulusal sermayelerin çıkarlarını savunur. Bu sermaye de kendilerine verilen silah ve şiddet kullanma ile koruyuculuk karşılığında orduları besler, silah üretir vs.

Şimdi söyler misin? hiç bir ulusu olmadığını iddia ettiğin Soros, Rockefeller ve Rothschild'ler, ulusal sınırları aşarak faaliyet gösterdiği dünya coğrafyasında, çıkarları hilafına bir gelişme olduğunda bunları kim koruyup kollayacak?

Ulusal devletler ile, çok uluslu şirketler arasında çelişki yok. Çok uluslu her şirketin bağlı olduğu temel bir ulus var? Ve bu ulusun ordusu onların çıkarlarını koruyor. Eğer uluslararası sermaye kendi temel ulusunu da inkar etmeye, kendi temel ulusunu da reddetmeye başladığı an aynı zamanda kendi hamilerine de dirsek çevirmiş olacaktır. Uluslararası sermaye ordulara ihtiyaç duymuyor değil ki. Ordulara ihtiyaç duyar ama artık silahlar üzerinde kurulmuş dehşet dengesi nedeni ile hiçbir ulus, hiçbir topyekün savaştan galip çıkamayacağı gerçeği ortada durmaktadır.

Konvansiyonel silahlarla yürütülecek yerel savaşlar ise öngördüğünüz kitle imhalarını gerçekleştirerek "düzenleme" dediğiniz hiçbir şey gerçekleştiremez.

Sevgiler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...