Jump to content
onikinciboyut

antidepresanlar

Recommended Posts

ben bir şeyi tedavi etme çabasına girmem, doktorluk bana göre en dandik mesleklerden birisidir. olsa olsa bu işe bilimsel açıdan göz atarım, hepsi o kadar. tıpkı diğer bilimsel konulara nasıl yaklaşıyorsak.

gelelim konuya. sen psikozlu bir durum geçirmeksizin nasıl olupya bunun üzerine ahkam kesersin. psikozda zaman-mekan-kişi ve olaylar iç içe giriyor ya da tamamen dağılıyor. etrafta neler olup bittiğini kestiremiyorsunuz, hayaller halusinasyonlar, olmayan ses ve görüntüler algılıyorsunuz. sürekli kafanızın içinde bir ses size doğru ya da yanlış üzerine yönlendirmelerde bulunuyor, bütün hayatınızın felç olmasına neden oluyor. paranoid psikoz geçirmiş birisiyim ben, şizofren değildim ama paranoid psikoz teşhisim var. yani hayal görmemekle birlikte aşırı derecede haksızlığa uğrama ve adaletsizlik fikri sürekli kafamı kemirip duruyordu. ne kadar yarım yamalak bu durumun bilincinde olsamda alevlenme dönemlerinde halende kısmi olarak bu varlığını sürdürüyor.

sen tutup böyle bir hastalıkla depresyon gibi o.uruktan tayyare duygusal bir bozukluğu bir mi tutuyorsun, elbetteki psikopterapi yeter.

Suicide seni anlıyorum,zor bir hastalık gerçekten..Geçmiş olsun..

Ama psikoz ağır bir hastalık diye depresyona kolay bir hastalık diyemeyiz..Depresyon veya anksiyetenin yoğun yaşandığı ruh hastalıklarında farkındalık olmakla birlikte hasta derdine çare bulamayarak büyük bunaltılar yaşar ve bu kişiyi intihara sürükleyebilir..Emin ol depresyon da zor bir hastalıktır..Maalesef sadece psikoterapi yetmiyor..

Derin depresyon geçiren bir hasta sağlıklı düşünceler içinde değildir.Bazen konuşulanı bile zor anlar veya konuşamaz durumda olabilir..Kendisini ifade edemeyebilir.Yaşama isteği kaybolabilir.Bilinç ve hafıza sorunları yaşayabilir.Konsantrasyon bozuktur,unutkanlık vardır, dikkat toparlanamaz,uyku bozuklukları ,iştahsızlık ,halsizlik,yorgunluk,bitkinlik vardır..İlaç tedavisi ve psikoterapi birlikte uygulanmadan sağlıklı bir sonuç alınmaz.Burada amaç, olumsuz düşünce ve hastalıkla beraber seyreden semptomların bir an önce ortadan kaldırıması olduğu için ilaç başlanmalıdır..Hele intihara meyilli bir hastanın hastalığının uzamasında sonuç ölüm olabilir..Doktor hem hastayı yormadan tedavi etmek ister, hem de risk alamaz..Direk ilaç başlanmalıdır.Arkasından psikoterapiyle destek sağlanır..

Selamlar

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

depresyon intihara sürüklüyor olabilir, ama bu intihar düşünce bozukluğundan ileri gelmiyor, normal bir insan intiharı ile aynı kapsamda.

psikoz ise insanı öldürmesede yaşayan ölü haline getiriyor, hayatınız zehir olup gidiyor. iç dünyanızda olayları farketmiyorsunuz ama dışarı ile girdiğiniz çatışma sizi mahvediyor. akıl hastahanesine yatırılmamak için 7/24 hareketlerinize istemsiz olarak dikkat etmek zorunda kalıyorsunuz. düşüncelerinizi ifade edemiyorsunuz. dini ya da siyasi bir görüş belirttiğinizde karşı görüşteki fikren mağlup kişi sizi "deli" diye damgalayıp başkalarının fikirlerinizi dikkate almasını engel olmaya çalışıyor. ciğeri beş para etmez, kalitesiz ve rezil insanlara bile köprüden geçene kadar ayıya dayı misali davranmak zorunda bırakılıyorsunuz. ama bu köprü hiç bir zaman bitmiyor, ölünceye kadar. bir nevi ruh kanseri psikoz, hiç bir hastalık bununla yarışamaz, ben obsesfi kompulsif bozuklukta çektim yaşadığım travmalar nedeniyle, hemde bu paranoid psikozla birlikte. artık ikisinin birlikte kişiyi ne hale getireceğini siz düşünün. ama obsesfif kompulsif bozukluğu hiç bir ilaç kullanmaksızın sadece kendimi terapi ederek, geçmişte travmaları bilinçaltından bilinç düzeyine çıkararak ortadan kaldırdım. şimdi obsesyonlarla alay eder durumdayım, tamamen yok oldu.

bu durumda kişi yeterince güçlü bünyeye sahipse, bana göre depresyon gibi anksiyete bozukluklarınıda ilaçsız halledebilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sadece spor yaparak takıntılı ruh halini ve depresyonu yenmek mümkünmüdür?

Major depresyon son derece ciddi ve önemli bir hastalıktır arkadaşlar.

Hemen tedavi edimezse kronikleşir ve tedavisi zorlaşır. Hatta hiç mümkün olmayabilir.

Bu nedenden depresyonları ciddiye alıp hemen, vakit kaybetmeden, kuvvetli anti depresanlarla tedavi etmek gerekir.

Bu arada alternatif tedavilere de başvurulabilir.

Onlar tek başına depresyonu tedavi etmezler ama ilaçlara yardımcı olabilirler.

Tabii minor depresyonların tedavisinde kullanılabilirler.

Depresyonun türleri vardır.

Biz burada depresyon deyince major depresyonu anlıyoruz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kimileri depresyonun basit bir hastalık olduğunu söylemiş, kimileri ise ciddi...

Yaklaşık bir ay öncesine kadar tedavim bitti. Majör depresyon(Ağır bunalım) geçirdim. Nasıl bir hastalık olduğunu çok iyi bilirim. Karamsarlık, ardı-arkası kesilmeyen intihar düşünceleri, uyukusuzluklar, cinsel bozukluklar, algılama bozuklukları, kendine zarar verme isteği...

Çok kötü bir hastalıktı.

Geçen sene sinüzit için uzun süre kullandığım ilaçlar tetikledi. Ardından depresifleşen kişiliğimle platonik aşık oldum ve ipin koptuğu yer oldu diyebilirim. Hep çökkündüm ve beni tek mutlu eden şey platonik aşık olduğum kızı görmekti. Ama onu sevgilisiyle görünce içim-içimi kemiriyor ve içimdeki suçluluk duygusu beni yiyip-bitiriyordu(Buraya açıklık getirmek gerek. Kızı daha önce elimden kaçırmıştım. Bu suçluluk duygusu burdan geliyor. Ama her majör depresyonda kişide bir suçluluk duygusu vardır.).

Tabii hastalığa müdahale etmeyince ilerlemeye başladı. Hasta olduğumu düşünmüyor sadece hep kendimin suçlu olduğunu düşünüyordum. Her zaman çökkündüm. Neyin var diye soranlara, "Bir şeyim yok, bir şeyim yok." diyordum. Bu böyle iki ay gitti diyebilirim.

Yıl başından bir sonraki akşam alkol aldım. Alkolün bir merkezi sinir sistemi depresanı olduğunun kanıtını o gün anladım. Suratımda bir sivilce bile yokken, sadece bir gün içinde suratım patates tarlasına döndü :) . O kadar sıkıntının üzerine yapılan alkol beni çok daha kötü yaptı. İki gün sonrasında da bir sürü uyku(ayrıca anti-anksiyete özellikli) hapı ve bir kaç tane psikedelik mantar ile intihar etmeye kalkıştım.

Bünyem kuvvetli olduğu için fiziksel olarak pek bir şey olmadı. Ama kendime geldiğimde hastahanede ağlıyordum(Bu arada, aklımda hep platonik aşık olduğum kız vardı. Onu düşünmediğim tek zaman uyuduğum zamanlardı.:) . Doktor ne oldu, diye sordu. İntihar etmeye kalkıştım falan dedim. Ne içtin-yedin diye sorunca tabii olarak sadece hapları söyledim. Ardından izotonik içecek verdiler. Midemi yıkattırmadım, serum da bağlattırmadım(Kendime zarar verme isteği, yararıma olacak şeyleri reddetme.). Doktor bir psikiyatriste yönlerdirdi ama gitmedim.

Yine iki ay kadar böyle devam ettim. Toplam olarak hastalıkta 5 ay olmuştu ama hiç bir iyileşme yoktu üstüne üstlük hastalık daha da ilerliyor ve psikozlar ortaya çıkmaya başlıyordu. Yapacağım iki şey vardı: Ya psikiyatriste gidecektim ya da intihar edecektim. Elime bir madeni para aldım ve yazı yüzünü "intihar etme" tura yüzünü ise "psikiyatriste gitme" olarak belirledim. Ardından parayı havaya attım ve tura geldi. Psikiyatriste gidecektim.

Yarınsı randevu aldım, gittim. Hastalığı anlattı ve depresyon olduğunu söyledi(Araştırmacı bir kişiliğim olduğundan çok önceden hastalığı araştırmıştım. Saydıklarının bir çoğu olduğu için majör depresyon olduğunu biliyordum ama doktor bir kere bile majör kelimesini kullanmadı. Bunu da belirteyim, dedim). 75mg venlafaksin etken maddeli ve 50mg trazodon etken maddeli iki hap verdi(İlaçların markalarını yazmıyorum. İsteyenler maddeleri Google'ye yazıp ilaç markalarını kolayca bulabilir.). Bir ay kadar kullandım(İştahım kesildi, uykum düzenim biraz normalleşti. Anti-depresan bende iştah kesici bir rol oynadı. Bunu da ayrıca belirtmek isterim.). İçimdeki o sinsi sıkıntı geçmese de kuvvetli seretonerjik olan bu maddelerden iki uçlu oldum. İnsanlar arasında çok mutlu, konuşkan, cana yakın , aşırı özgüvenli oluyor; ama tek başına kalınca tekrar depresif oluyordum. Doktora anlattım ve trazodon'u kesip yerine 5mg olanzapin etken maddeli başka bir hap verdi. (Unutmadan şunu da yazayım, ikinci kez hapları satın aldığımda iki gün kullanmadım. Sakın böyle bir şey yapmayın. İlk gün bir şey hissedilmese de ikinci günün sonlarına doğru eski halime geri döndüm. Birden o intihar düşüncesi ve çökkünlük geri geldi.)Olanzapin nasıl bir şeydi öyle... İlk kullandığımda akşam 10'da yattım öğlen 12'de kalktım ama hala başımı kaldıramıyordum. Kafayı bir koydum ve 16'da kalktım. Ayrıca acayip de iştah açıyordu. Bir ayda 10 kg aldım. Ayın sonuna vücut alışıyor ve etkiler azalıyordu bunu da belirteyim. Bir dahaki gidişimde dozu 2.5mg'a düşürdü ve böyle ağustosa kadar devam etti.

Düşüncelerim düzelmesini ve gerçek etkiyi(Platonik aşkımı düşünmemek ve sinsi sıkıntını geçmesi) tedavinin beşinci ayında(Temmuz sonları gibi) gördüm. Altıncı ayda (Eylül başında) 37.5mg venlafaksin ile tedaviyi bitirdim.

Şimdi iyiyim. Eski halime geri döndüm diyebilirim. Bazı takıntılarım da gitti. Ama tek bir şey kaldı, o da platonik aşık olduğum kızdan başka hiç bir dişiye duygusal yönden bakamıyorum. Eski halimde aşk diye bir şey yok derdim, hala derim ama bu düşünce bende şu an paradoks yaratır :).

Evet, neler yaşadığımı çok basit bir şekilde anllattım. İsteyen bundan bir şey çıkarır. Ama aşk yönüne aldanmayın. Geçirdiğim gerçek bir majör depresyondu.

Suicide adlı arkadaş hastalığa fos demiş ama yaşarken öyle olmadığını söylemeye gerek olduğunu sanmıyorum. Paranoid psikoz da ciddi bir hastalıktır. Buna bir şey diyemem ama hiç bilmediği bir ciddi bir hastalığa basit gözüyle bakmasını çözemedim.

tarihinde Khan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

tek akıl hastaları psikozlardır, geri kalanı sağlamdır. ne yapalım yani, insanların kişilikleri karakterleri çürükse, bunları depresyon, anksiyete gibi zırva terimlerle doldurmanın anlamı ne? adamın kendisi çürük, hasta masta değil.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

tek akıl hastaları psikozlardır, geri kalanı sağlamdır. ne yapalım yani, insanların kişilikleri karakterleri çürükse, bunları depresyon, anksiyete gibi zırva terimlerle doldurmanın anlamı ne? adamın kendisi çürük, hasta masta değil.

Hala bilmediğin konuda konuşuyorsun. Depresyon ve anksiyete bir akıl hastalığıdır.

http://www.depam.com/depam/

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hala bilmediğin konuda konuşuyorsun. Depresyon ve anksiyete bir akıl hastalığıdır.

http://www.depam.com/depam/

s.çarım senin bilgine, görende hacettepe'de psikiyatri ihtisası yapmışsın sanacak. çok uluslu ilaç firmaları para kazanmak için millete antideprasan yutturma adına bunları akıl hastalığı diye lanseliyor, böyle bir şey yok.

tarihinde Suicide tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

s.çarım senin bilgine, görende hacettepe'de psikiyatri ihtisası yapmışsın sanacak. çok uluslu ilaç firmaları para kazanmak için millete antideprasan yutturma adına bunları akıl hastalığı diye lanseliyor, böyle bir şey yok.

Yaşadım diyorum, biliyorum diyorum hala boş konuşuyorsun. Beş ay bekledim geçecek diye, bir s.kim olmadı. İlaçlarla beş ay geçirdim, düzeldim. Hala neyin muhabbetini yapıyorsun..?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

tek akıl hastaları psikozlardır, geri kalanı sağlamdır. ne yapalım yani, insanların kişilikleri karakterleri çürükse, bunları depresyon, anksiyete gibi zırva terimlerle doldurmanın anlamı ne? adamın kendisi çürük, hasta masta değil.

insanların kişiliklerinin beyinden ayrı olduğunu kabul ediyorsunuz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaşadım diyorum, biliyorum diyorum hala boş konuşuyorsun. Beş ay bekledim geçecek diye, bir s.kim olmadı. İlaçlarla beş ay geçirdim, düzeldim. Hala neyin muhabbetini yapıyorsun..?

sap sap beklersen tabi geçmez, çürüklük sende de o yüzden geçiremiyordun. anca ilaçla geçici çözüm buldun kendince. seni iyi eden şeyin arasında plasebo etkisini de unutmamak lazım.

tarihinde Suicide tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yaşadım diyorum, biliyorum diyorum hala boş konuşuyorsun. Beş ay bekledim geçecek diye, bir s.kim olmadı. İlaçlarla beş ay geçirdim, düzeldim. Hala neyin muhabbetini yapıyorsun..?

ilaçlar kesinlikle faydalı.

ilaç firmaları para için antidepresan propagandası yapıyor demek bence insanlık vicdanına çok karamsar bakış ve komplo teorisi üretmekten ibaret

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sap sap beklersen tabi geçmez, çürüklük sende de o yüzden geçiremiyordun. anca ilaçla geçici çözüm buldun kendince. seni iyi eden şeyin arasında plasebo etkisini de unutmamak lazım.

Ne yapmamı bekliyordun? Şimdi geriye baktığımda ortada bir sorun olmadığını görüyorum. Karamsarlığın kaynağı yok.

Benim yazdıklarımı okumadığını düşünüyorum. Plasebo ile mani nasıl oluyorum onu anlamadım.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ne yapmamı bekliyordun? Şimdi geriye baktığımda ortada bir sorun olmadığını görüyorum. Karamsarlığın kaynağı yok.

Benim yazdıklarımı okumadığını düşünüyorum. Plasebo ile mani nasıl oluyorum onu anlamadım.

arkadaşım sen depresyon mu geçirdin mani psikozu mu? ikincisi psikoza giriyor, nevroz değil. depresyon plasebo etkisi ile rahatlıkla yok olacak bir şey, çünkü organik temeli yok. diğeri için aynı şeyi söyleyemem.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

depresyondaymışsın, sonra ilaç kullanmış iyileşmişsin. ilaçların plasebo eetkisi var, sen kendini iyileşeceğine inandırdıysan depresyon rahatlıkla geçebilir. çünkü psikozlardaki gibi organik bir kökeni yok, tamamen kişilikle ilgili.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

beynin başka bölümleriyle alakalı olduğunu söylüyorum.

beynin yöneticisi konusunda bilim ötesinde(bilimle çelişmeyen) cevap verebiliyorum ama açıklamasını yapamıyorum.

psikoz ve nevroz da

benlik var ama benliğin donanmaları eksik veya yaralı.

benlik koşmak istiyor mesela, bilmiyor ki ayak yaralı; sonra koşamıyor neler oluyor diyor.

benlik girdileri alıyor, olayları zaman mekan mantık bağlaçlarıylav işleyip akli açıdan normal sayılan ve kendi karakterinden de kattığı cevabını vermek istiyor ama hafıza askeri(beynin belli nöroları) hasarlı/yaralı

neler oluyor?

mekan ve zaman karışıyor, benlik bu sefer acı duymaya başlıyor.

çok kötü hastalıklar.

organ eksiklikleri gibi.

nevrozlarda ise bazı askerler içi fesat. aşırı çalışıyor yada görevi doğru düzgün yapmıyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sana diyorum ki:

İlaçları ilk kullanmaya başladıktan sonra vucüda çok fazla seretonerjik aldığımdan bipolar depresif oldum. Buraya dikkat teşhis bipolar depresyondu. Tabii baştan beri söylemeyi unuttum. Baştan ilaçların hiç bir işe yaramayacağını düşünüyordum.

Bu arada hala depresyonun hastalık olduğunu düşünmüyorsan; sana bir kaç tane kuvvetli depresan söyleyeyim, bir-iki ay kullan bak bakalım depresyon neymiş. Kullandıktan sonra plaseboyu da görürsün.

tarihinde Khan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

beynin yöneticisi konusunda bilim ötesinde(bilimle çelişmeyen) cevap verebiliyorum ama açıklamasını yapamıyorum.

psikoz ve nevroz da

benlik var ama benliğin donanmaları eksik veya yaralı.

benlik koşmak istiyor mesela, bilmiyor ki ayak yaralı; sonra koşamıyor neler oluyor diyor.

benlik girdileri alıyor, olayları zaman mekan mantık bağlaçlarıylav işleyip akli açıdan normal sayılan ve kendi karakterinden de kattığı cevabını vermek istiyor ama hafıza askeri(beynin belli nöroları) hasarlı/yaralı

neler oluyor?

mekan ve zaman karışıyor, benlik bu sefer acı duymaya başlıyor.

çok kötü hastalıklar.

organ eksiklikleri gibi.

nevrozlarda ise bazı askerler içi fesat. aşırı çalışıyor yada görevi doğru düzgün yapmıyor.

insan beyni bilgisayarın mikroişlemcisinden işletim sistemine ordanda uygulama yazılımlarına geçişi gibi bir leveller sistemine sahiptir. akıl en üst leveldir, en düşük level ise nöronlardaki elektrokimyasal akımlar, iyon polarizasyonları, nörotransmiter aktarımları vs.dir.

psikozda alt level bozuktur, yani elektrokimyasal olaylarla ilgili bozukluklar vardır bu hasarlar giderilebilse hasta özüne kavuşup belki çok üstün birisi haline gelebilir, nevrozlarda ise bunlar düzgün fakat az olup üst seviye leveller zeka yetersizliği ya da benzeri etmenler nedeniyle duygulanım bozukluklarına sebebiyet verir.

yani ilkinde yeterli bir şey var fakat hastalık gelip bozuyor. diğeri doğuştan gelen eksikliklerin yüksek seviyede dış ortamla bir denge kurmasına yetersiz kalıp bunalım denilen nevrotik bozukluklara yol açıyor. ikincisi sağlam, ama yetersiz, kişiliği ya da zekası az. ilki belki çok zeki ve kişilikli ama organik bozukluk nedeniyle bunu yüksek levellara taşıyıp, sergileyemiyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...