Jump to content
BA'AL

Modern insana yakın akraba yeni tür

Recommended Posts

Açıklama biraz karmaşıktı ama yinede açıklayıcıydı bence . İnsanın daha iyi anlaması için bizzat konuyla ilgili olması bunun üzerine eğitim görmüş olması lazım . Benim sahip olduğum bilgiler daha çok araştırmalara dayandığı için tabi ki konunun uzmanlarına saygı duymam lazım . Ama anlamadığım şey olabilecek genlerinde gen havuzunda nasıl bulunduğu . Anibal , rica etsem bunu daha açıklayıcı ve basite indirgeyerek açıklayabilir misin ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili everest, basite indirgemesi zor. Belki biraz çizimler filan eklense durum değişebilir ama bu forum png kabul etmez, gif kabul etmez vs. vs. bir sürü dert var ortada.

Basitçe şöyle ifade etmek lazım. Bir gen, fenotip özellikleri belirlemez. Hayda, ne demek şimdi bu nasıl olur? Bi yavaş olun, bir nefes alın. Fenotip özellikleri genler belirler, bir gen değil. Fenotip özellikler ise, indirgenemez, diğerlerinden ayrı düşünülemez. Bu her fenotip özelliğin aslında özellikler kümesinin bir alt kümesini temsil ettiğini ifade eder. Yani, atıyorum, kan grubu diyorsak, elimizde bir sürü protein vs. için küçük küçük bir sürü fenotip özelliğin bileşkesinin olduğunu görürüz. Ve diğer feontip özelliklerde o küçük bir sürü mikro fenotip özellikleri paylaşırlar.

Bu nedenle, her bir fenotip özellik, genel fenotipler kümesinin içinde bir pencere fonksiyonu ile tanımlanabilir. Yani, bir feontip özelliği bir faktör, bir coefficient (katsayı), bir değer değil, bir fonksiyonla ifade edilir. Bu fonksiyon, diğer fonksiyonları (fenotip özellik) da parametre olarak alabilen ve özelliğin nicel tanımlarının bir kümesini üreten bir fonksiyondur. Yani, kümeler üzerinde çalışır ve kümeler üretir.

Bu fonksiyonlardaki en büyük meselelerden birisi, fonksiyona aynı zamanda çevresel etmenlerinde giriyor olmasıdır. Bu gibi karmaşık bir fonksiyonu nalamak ve formülize etmek zordur. O yüzden istatistik yaklaşımlara başvurularak basit pencere fonksiyonları ile konu özetlenmeye çalışılır. Ama gen mühendisliği yapıyorsanız, o fonksiyonları yazpı hesaplamak için çok kafa kırmanız gereği ortadan kalkmaz, bu ayrı bir konu.

Ne oldu, biz fenotip özellikleri birer pencere fonksiyonu gibi görebilmek üzere, min max ve saçılım eğrilerin verebilen birer fitness fonksiyonu gibi düşünebiliriz, bu oldu.

Bir genin gen havuzuna girebilmesi demek, o genin bu fitness fonksiyonunun ürettiği min - max aralığında yer alması demektir. Yani, genin fenotip özellikler tablosuna korelasyonu ile elde edilen küme, bu basit (abstract, özet) fitness fonksiyonun içinde yer almalıdır.

Ne anladınız? Tahminen hacının dediği gibi hiç bir şey. ama bu özetin de özetini geçmek gerekirse, canlıların fenotip özellikleri belli min - max aralıklarında yer alabilir. Bir genin mutasyonu, eğer etki ettiği tüm fenotip özellikler bu aralıklarda kalıyorsa, ancak o zaman gen havuzunda yer alabilir.

Bu fönksiyonların ürettiği kümelerin birleşimi popülasyonun gen havuzunu verir ki, işte evrim bu gen havuzu üzerinde çalışır. İstatistik olarak, bir gende olabilecek her tür mutasyonun var olma şansı eşit olduğuna göre, bu fonksiyonların belirlediği sonucun sadece çevre parametreleri ile popülasyonun gen havuzunu belirlediği sonucu çıkarılabilir.

Konunun en basit özeti bu. Mutasyonlar rasgeledir, yani sıra beklemez. Seneye bir mutasyon çıkacak ta kanat sahibi olacağız diyorsanız, bu zor iştir. Ancak var olan mutasyonlardan sizi kanat sahibi edecek bir çevre koşulları dizisi gerçekleşirse, o zaman kanatlarınız olacaktır, yoksa sürünmeye devma maalesef.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ancak senin bu açıklamaların yalnızca olasılıklar üzerine . Yani ilk hücreden itibaren oluşan mutasyonlar belirli fonksiyonlara göre gen havuzuna yerleşiyor ise bu fonksiyonlar çevre şartları ile paralel demektir . Günümüze kadar gen havuzunda birikmiş min-max değeri arasındaki olası genler doğal şartlar ile doğru orantılıdır benim anladığım . Gen havuzumuzda ne tür genlerin birikmiş olduğunu kesin ve net olarak bilmediğimize göre bundan sonrada oluşabilecek çevresel faktör değişimlerini şimdiye kadar ki değişim faktörlerinden tamamen farklı bir değişim göstereceği konusunda kesin bir cevapta veremeyeceğimize göre gen havuzunda var olabilecek tüm genler var da demememiz gerekiyor . Yani bu konu yalnız biyoloji ile ilgili değil aynı zamanda jeoloji , zooloji , aeroloji vs benzeri bilim dallarını da yakından etkileyen konular . Aynı zamanda bu bilim dallarının da söyleyebileceği şeyleri bilmemiz gerekmiyor mu ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bazan basit ve tek mutasyonlar fenotipi derin bir şekilde etkileyebilirler.

Özellikle melanin pigmentini şifreleyen genleri tutuyorlarsa..

Ve sonuç dramatik de olabilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Everest, bir kaç hususu karıştırıyorsun, bu doğal bir sonuç.

Mutasyonlar, yani farklı genlerin aynı zamanda kalıtım yoluyla ilk canlıdan bize kadar geldiği meselesi var. Bu konu önemli aslında. Çünkü mutasyonlar yeni nesillere aktarılan bir şeyler.

Öncelikle olay şu. Eğer min - max gibi bir aralık varsa, birde orta nokta, bir averaj nokta olması gerekir. Ve bu min maks dışına taşan mutasyonlar var olamıyor, ama şunu atlıyoruz, bu min ve maks değerleri tahammül değerleri. Yani, averaja yakın değerler kolayca ve bolca var olabiliyorken, min ve maxa yaklaşan değerler daha az bireyde var olabilecektir.

Şimdi bir bakalım. Eğer doğal seleksiyon değişirse ne olur? Diyelim ki, doğal seleksiyon öyle bir değişti ki, yeni max değeri eski min değerinin altına düştü. Ne olacaktır? Olacağı şudur, bu değişimi karşılamak için, canlının (tür olarak) yeni mutasyonlara sahip bireyler oluşturması gerekir. Evet, mutasyonlar rasgeledir ve bu anda böyle bir mutasyon elbette oluşabilir. Fakat acaba bu canlının mevzudan yırtmasına kifayet eder mi? Şimdi hatırlayın, mutasyonlar genlerde oluyor. Genler ise fenotip özelliği belirliyordu. Ama bir gen birden fazla özellik üzerinde etkili, bir özellikte diğerleriyle bağıntılı idi. Bu ne demek, tamam tam bu anda mucizevi şekilde bir mutasyon oldu, tamda bu yeni aralığa düşüyor. Ama bu iyimser ve boş bir mutluluk, çünkü ilgili fenotip özelliklerine bağımlı olan diğer fenotip özelliklerini de belirleyen genlerde de tam olarak bu duruma uygun mutasyonlar olması gerekir ki, bu olursa cidden bir mucize olur.

Kısaca, bu noktadan türün kurtulmasını beklemek abestir. Çünkü doğal seleksiyonun min-max aralığını süregelen oturmuş mutasyonların limitlerinin dışına taşması, canlının birden fazla sisteminde doğru mutasyonların eş zamanlı olarak gerçekleşmesini gerektirir. Bu ise rasgele gerçekleşen mutasyonların başarabileceği bir şey değildir. Tür yok olmaya mahkumdur, getirin nesli tükenmiş türler listemizi.

Peki ya doğal seleksiyon bu kadar hızlı değimezse? Mesela, max değeri eski averaj (ortalama) değere denk gelecek şekilde kayarsa? O zaman daha ilginç bir husus çıkar. Apaçık görülebileceği gibi, yeni DS parametrelerine uyacak mutasyonların ortaya çıkmasını beklemek gerekmez. Zaten hazır bireylerden önceden azınlıkta kalan birileri, gereken mutasyonları taşımaktadır. Bu durumda gene ilginç bir şey olur. Eski min değeri ortalamaya yaklaştığı için, bu defa eskiden azıcık olan min değerine sahip bireyler çoğunluğu ele geçirmeye başlarlar. Ve dahası, pencerenin min kısmında bir boşluk mevcuttur artık. Yeni mutasyonlar oraya yerleşebilir artık. Ve daha güzeli, bu mutasyonların diğerleri ile uyumlu olarak gerçekleşebilmesi için zeminde mevcuttur. zira, averaj değere sahip canlılar, zaten türün devamını garantilemektedir. O boşluğu dolduracak mutasyonların ortaya çıkması ve gen havuzuna yerleşmesi kaçınılmaz olacaktır.

Şimdi eğer doğal seleksiyon bu yönde sürerse ne olur? O min değerinin bu şekilde yeni mutasyonlarla dolup gitmesi, aynı zamanda diğer fenotip özelliklerinde çerçevelerinde değişikliklere sebep olacaktır, fitness fonksiyonunun parametrelerini hatırlayın. Bu da canlının farklı bir fenotip, setine, yani gen havuzuna doğru gittiğini gösterir. İşte evrim budur. Doğal seleksiyonun bu çerçeveleri canlının izleyebileceği hızda değiştirmesi.

Peki ya hacının dediği, hop hop hooop değiş tonton mutasyonları? Pigmentler acaba sadece süs mü? Mesela, insanı alıp güzelce zebra deseni yapıverecek bir mutasyon öyle pat diye çıkabilecek mi? Hadi diyelim pigment sisteminde bir mutasyon oldu ve naviler gibi mavi bir çocuk doğdu? Bir düşünün bakalım bu mavi bebek ucube olarak sirkten dışarı çıkma şansı bulabilecek mi? Dahası, acaba metabolizmanın buna cevabı ne olacak? Hacı bir reçete yazıp D vitamini ekleyebilir ama, nereye kadar? Yeni pigmentler acaba vücudun ısı denge, UV koruma, d vitamini üretme vs. mekanizmalarına nasıl olacakta uyumlu olacak? Dahası, hangi mekanizma bu mavi renk için gereken pigmenti üretecek, nasıl olupta o kadar sistemi etkileyen bir sürü mutasyon bir anda birlikte oluverecek?

Şu anki topluma bakınca, bu toplumun bu DS şartları ile var olabilecek mutasyonları bunlardır. Bunlar dışındaki mutasyonlar, hacının veya iş arkadaşlarının başına iş açmaktan başka bir işe yaramaz, emin olun. Ama şunu da unutmayın, hele insan varken, DS günler içinde bile değişebilmektedir. Bu husus atlamayın, ötesini anlamak kolay olacaktır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

anibal e bu açıklamarından dolayı teşekkür ediyorum .

Everest kardeşim. Anibal'e teşekkür ettiğine göre onu anladığını tahmin ediyorum.

Ben ondan hiçbir şey anlamadım diyebilirim....

Anladıklarını basite indirgeyip bize açıklarsan çok memnun olacağız. Benden başka anlamayan da vardır sanıyorum..

Mümkünse tabii..

Konuyu sonunda iyice anlaşılmaz hale getirdi sevgili Anibal..

O bu konuyu tartışmadan önce mutasyonları biliyorduk.

Şimdi bilmiyoruz...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hacı ben bildim bileli sen evrimi pek bilmiyordun, halada öylesin. Mesele şu, evrim herşey sürüp giderken ortaya çıkıveren mutasyonlarla yürümez. Evrim doğal seleksiyonla yürür. İşte her şey bu aslında.

Senin bu konularda spekülatif, uçlardaki fantastik izahatlara çok meraklı olduğun görünüyor zaten. Nal seslerini duyunca, hemen işte zebralar diyorsun. Gerçi bu foruma böyle yapacak biride lazım ki, sende bu ihtiyacı karşılıyorsun. Yanlış yapıyorsun demiyorum, ama spekülasyonları sanki kanunmuş gibi ortaya atıp duruyorsun. False vacuumdan, punctuated equlibrium'a hep böylesin.

Spekülatif bilim elzemdir, olmalıdır. Ama hiç bir zaman somut bilgiymiş gibi gösterilemezler, gösterirseniz çuvallar, doğruyu bulamazsınız.

Sen maalesef spekülatif hususları somut şeyler gibi göstermek merakındasın sürekli. Daha varlığına dair bir emare filan olmayan tam bir spekülasyon olan false vacuum'u alıp bu konuya mı zemin yapmaya kalkmıştın mesela, hangisiydi o?

Şimdi ise, benim yazdıklarımı alıp kafandaki evrim spekülasyonuna uydurmaya çalışıyorsun, uymayınca da, elbette anlamadığını düşünüyorsun.

Ama evet, bu izahatlar tam, dört başı mamur izahatlar değil. Ama zaman, şu, bu (grafik çiz falan) gibi kısıtlar konuyu ancak bu şekilde izaha imkan veriyor. Daha fazlası için, türlerin kökeni gibi koca bir kitap yazmak lazım. Belki yazarım, prof. olmak için faydalı olabilir. Ama bunu alıp şu foruma bir mesaj olarak yazabileceğimi düşünmüyorsun umarım.

Bir kaç postta izah etmeye çalıştığım bir şey yok aslında. Sadece evrimi bir tür matematik modele benzeterek vaziyeti göstermeye, yani aslen analoji yapmaya çalışıyorum. Ama bu sizin matematik modelimsi açıklamada takıldığınız noktaları daha düzgün izah etmeye çalışabileceğim gerçeğini atlamanızı gerektirmez. Konu karmaşık, bir hayli, ben ne yapayım? Zaten bir sayfada filan böyle özetleniverecek olsa, H.Y. gibi tipler var olamazdı, ama öyle değil maalesef bu iş.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hacı ben bildim bileli sen evrimi pek bilmiyordun, halada öylesin. Mesele şu, evrim herşey sürüp giderken ortaya çıkıveren mutasyonlarla yürümez. Evrim doğal seleksiyonla yürür. İşte her şey bu aslında.

Senin bu konularda spekülatif, uçlardaki fantastik izahatlara çok meraklı olduğun görünüyor zaten. Nal seslerini duyunca, hemen işte zebralar diyorsun. Gerçi bu foruma böyle yapacak biride lazım ki, sende bu ihtiyacı karşılıyorsun. Yanlış yapıyorsun demiyorum, ama spekülasyonları sanki kanunmuş gibi ortaya atıp duruyorsun. False vacuumdan, punctuated equlibrium'a hep böylesin.

Spekülatif bilim elzemdir, olmalıdır. Ama hiç bir zaman somut bilgiymiş gibi gösterilemezler, gösterirseniz çuvallar, doğruyu bulamazsınız.

Sen maalesef spekülatif hususları somut şeyler gibi göstermek merakındasın sürekli. Daha varlığına dair bir emare filan olmayan tam bir spekülasyon olan false vacuum'u alıp bu konuya mı zemin yapmaya kalkmıştın mesela, hangisiydi o?

Şimdi ise, benim yazdıklarımı alıp kafandaki evrim spekülasyonuna uydurmaya çalışıyorsun, uymayınca da, elbette anlamadığını düşünüyorsun.

Ama evet, bu izahatlar tam, dört başı mamur izahatlar değil. Ama zaman, şu, bu (grafik çiz falan) gibi kısıtlar konuyu ancak bu şekilde izaha imkan veriyor. Daha fazlası için, türlerin kökeni gibi koca bir kitap yazmak lazım. Belki yazarım, prof. olmak için faydalı olabilir. Ama bunu alıp şu foruma bir mesaj olarak yazabileceğimi düşünmüyorsun umarım.

Bir kaç postta izah etmeye çalıştığım bir şey yok aslında. Sadece evrimi bir tür matematik modele benzeterek vaziyeti göstermeye, yani aslen analoji yapmaya çalışıyorum. Ama bu sizin matematik modelimsi açıklamada takıldığınız noktaları daha düzgün izah etmeye çalışabileceğim gerçeğini atlamanızı gerektirmez. Konu karmaşık, bir hayli, ben ne yapayım? Zaten bir sayfada filan böyle özetleniverecek olsa, H.Y. gibi tipler var olamazdı, ama öyle değil maalesef bu iş.

Ben evrim hakkında bildiklerimi yukarda iğneli olarak astım..

http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=33818

Orada itiraz edeceğin bir şey var mı?

Ben hiçbir zaman açıklama yaparken spekülasyon yapmam. Onun spekülasyon olduğunu söylerim.

Sen her konuda olduğu gibi evrim konusunda da ilgili ilgisiz konularla ana temadan uzaklaşıyorsun.

Çekim kuvvetinde uydurduğun tensor saçmalığı gibi..

Sen bizim evrim konusuna bir göz at.. Beğenmediğin yerleri düzeltiver bi zahmet elin değmişken.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Orada itiraz edeceğin bir şey var mı?

Hacı, zaten o konu kilitli, bir şey yazmak durumu yok. Üstelik neler geveliyorsun sen der gibi oraya bir şeyler yazmanın da, evrimciler birbirine düştüler dedirtmekten başka kimseye faydası yok.

Bak mesela ne demişsin, altını çize çize:

>>> Evrim bir canlı türünde zamanla bazı değişikliklerin vuku bulması ve ondan yeni canlıların ortaya çıkmasıdır.

Yok böyle bir evrim filan Hacı. Değişiklikler zamanla vuku bulmaz, her an vardır zaten. Yeni canlıların ortaya çıkmasıda evrim değil üremedir zaten. Gevelemişsin sadece. Böyle mi anlatacaksın insanlara evrimi? Neyse, beğenmeyen oturur daha iyisini yazar, ama benim buna zamanım filan yok. O yüzden kalsın, sorun değil pek.

Ana temadan uzaklaşan filan da yok hacı. Ana tema bu işte. Senin gidip "En önemli mutasyon nedeni tesadüflerdir." deyivermen gibi lafı güzaf değil maalesef evrim. Evrimin böyle cevapları yok hacı, anla artık bunu.

>>> Çekim kuvvetinde uydurduğun tensor saçmalığı gibi..

Bana demiycen bunu hacı. Bunu gidip Einstein'a söyleyeceksin, nerden icat ettin lan bu pseudotensor saçmalığını diyeceksin. Kendini evrimde Darwin'den, Fizikte Einstein'dan daha tepede görüp, Darwin'in doğal seleksiyonuna da, Einstein'ın pseudotensorlarına saçma diyecek kadar bu işi bilen sen kendini boşa harcıyorsun oralarda. Git MIT'e, Cambridge'a filan fizik bölümü başkanı filan ol sen. Enistein denen mevzubun saçmaladığını gösterde, herkes öğrensin neymişsin sen. Arada artık nacizane nobelleri filan tevazu gösterir kabul ediverirsin.

Ama benim maalesef sana verebilecek pek fazla şeyim yok, henüz senin kadar uçmayı bilmiyorum, maalesef.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

anibal e teşekkür ettim çünkü üşenmeyip uzunca açıklamalar yaptı . Bir kısmını anlamamış olabilirim bunu da konunun şu anda ki basite indirgenemez haline veriyorum . Öyle evrim hakkında kabaca ordan burdan bilgileri olan biri sanırım bunları anlayamayacak . anibal boş bir zamanında oturup genele hitap eden bir anlatım hazırlar ve bunu buraya sunarsa çok az kişinin kafasında soru işareti kalır . Ben yukarıdaki yazdıklarının hiç de yabana atılmayacak söylemler olduğunu kabul ediyorum en azından .

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir konuyu anlaşılmaz şekilde açıklamak benim gözümde o konuyu bilmemekle özdeştir.

İnsan iyi bildiği bir konuyu herkesin anlayacağı bir şekilde açıklayabilmelidir.

Bilim forumunun varlık nedeni odur.

Bilimi herkesin anlayacağı bir şekilde basit indirip, halka mal etmek.

Anibal bilmiyor değil. Biliyor ama şov yapmasını çok seviyor. Gösterişe çok meraklı.

Bakın ben neler neler biliyorum diyor arada bir.

Tabii onların bize hiç yararı olmuyor.

Bi de önce herşeye itiraz edip hayır deme huyu var..

Bir sürü boş tartışmalardan sonra yere iniyor gerçiç..

Yukarda yine öyle birşeyler yapmış.

Bana itiraz ediyor görünüyor.

Benim bir cümlem için bakın neler yumurtlamış Anibal.

Değişiklikler zamanla vuku bulmaz, her an vardır zaten

İyi de onlar gökten zembille mi indiler. Başından beri mi vardılar..

Bu ve buna benzer konuları ben kimse ile tartışmak istemem.

Onlar polemik.. Saçmalık..

Umarım bunu Anibal de anlamıştır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili Hacı, senin sorunun, anlatmak istediğini anlatamıyor olman bir yere kadar.

Değişiklikler zamanla vuku bulmaz. Yani, bir tür homojendirde, zaman geçer değişiklikler olur gibi bir halt yok. Bir tür, herhangi bir anda o anda olası değişikliklerin tümünü içerir. Bu ikisi arasında dağlar kadar fark var. Evrim, uniform bir popülasyonun zaman içinde değişip gitmesi ve başka bir türe dönmesi olayı değildir. Ve senin cümlen aynen bu yanlış söylüyor. Zaman içinde değişimler olurmuş filan. Yok böyle bir şey hacı.

Belki kastettiğin şey bu değil, ama o cümleden çıkan anlam işte aynen bu.

>>> Evrim bir canlı türünde zamanla bazı değişikliklerin vuku bulması

Yok böyle bir evrim hacı, kaç kere daha yazacağız? Evrim herhangi bir anda var olan değişikliklerin seçilmesine dayanır. Var olan şeyin değişimine değil. Senin cümlenden, taaa başlarda "nasıl anlatırsınız yahu?" dediğin "allel frekansındaki değişim" sonucu çıkmıyor. Hiç alakasız bir şey çıkıyor. Bir bak şu koyu koyu yazıp, ahada evrimin tarifi dediğin şeye:

Evrim bir canlı türünde zamanla bazı değişikliklerin vuku bulması ve ondan yeni canlıların ortaya çıkmasıdır.

Sen evrimin aslı, mesnedi, izahı vs. herşeyi olan doğal seleksiyonu anmadan veya doğal seleksiyonun popülasyona uyguladığı işlevi vurgulamadan, nasıl evrimi tarif edebilirsin ki? Tür olacka, tür değişecek, nasıl, bir hokus pokus cini sihirli değnekle gelip değiştirecek. Sonra kalıtım dediler mi, şu yana, mutasyon harmful dediler mi bu yana derken, okuyan adamın kafa aynen suda şeyedilmiş sıpa gibi olacak, sana hastir diyip gidecek. Güya kendinizce oalyı şak diye bir kelimede göstermeyi keşfetmişsiniz, budur deyip evrim teorisini aptalların bile anlayacağı gibi tarif etmişsiniz. Ne tarifi ne şeyi, üç kuruşluk aklı vardı adamın, o da karıştı, neden, çünkü siz var olmayan, asla gözlenemeyen, sizin hayalinizdeki bir evrimi gösterdiniz de ondan.

Ve bu apaçık hatanı düzeltmeye gitmektense, gelmiş bana verip veriştirmeye çalışıyorsun. Sen H.Y. gibilerin laflarından başka nerde gördün böyle bir açıklama? Evrim açıkca, var olan değişimlerin seçilmesidir, değişimin gerçekleşmesi değil, nerden çıkarıyorsun ötesini ne bileyim? Aç, bir oku artık şu türlerin kökenini...

Ha, umarım Einstein'a haddini bildirmeyi de başarırsın istikbalde, bekleriz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Değişiklikler zamanla vuku bulmaz. Yani, bir tür homojendirde, zaman geçer değişiklikler olur gibi bir halt yok. Bir tür, herhangi bir anda o anda olası değişikliklerin tümünü içerir. Bu ikisi arasında dağlar kadar fark var. Evrim, uniform bir popülasyonun zaman içinde değişip gitmesi ve başka bir türe dönmesi olayı değildir. Ve senin cümlen aynen bu yanlış söylüyor. Zaman içinde değişimler olurmuş filan. Yok böyle bir şey hacı.

İyi de bu quantum fiziği için geçerli bir iddia..

Klasik fizik için değil.

Bu kadar da abartılmaz. Biraz dikkat et..

Mutasyonlar her zaman olur ve onlar nötral iseler, sadece birikirler.

Ve yeri gelince devreye girerler.

Hepsi daha en başından beri var değillerdir.

Zamanla onlara yenileri eklenir, bazıları kaybolur falan..

Ama hepsinin daha en başından var olduğunu (yaratıldığını) düşünüyorsan, sen bir Müslümansın.. Ancak onlar bu zırvaya inanırlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ne kuantum fiziği, ne newton fiziği hacı? Biyoloji dersliği burası, fizik değil, amfileri şaşırdın.

Eğer mutasyonlar her zaman oluyorsa, demekki değişiklik zaten her zaman vardır. O halde bu ne biçim bir lahana turşusu hacı? Hala ne gevelediğinin farkında değilsin.

Ha, birde tür, popülasyon, birey vs. gibi, canlı derken ne dediğini doğru ifade eden terimleri kullan ki anlaşılsın. Yoksa, adam akvaryumdaki "canlıyı" çıkarır, yere atar, canlı ölür, der ki: "Aha bakın canlıda değişiklik olmadı, demek evrim yalan." sende cevap verecem diye takla atar durursun, ama hiç bir halta yaramaz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ne kuantum fiziği, ne newton fiziği hacı? Biyoloji dersliği burası, fizik değil, amfileri şaşırdın.

Eğer mutasyonlar her zaman oluyorsa, demekki değişiklik zaten her zaman vardır. O halde bu ne biçim bir lahana turşusu hacı? Hala ne gevelediğinin farkında değilsin.

Ha, birde tür, popülasyon, birey vs. gibi, canlı derken ne dediğini doğru ifade eden terimleri kullan ki anlaşılsın. Yoksa, adam akvaryumdaki "canlıyı" çıkarır, yere atar, canlı ölür, der ki: "Aha bakın canlıda değişiklik olmadı, demek evrim yalan." sende cevap verecem diye takla atar durursun, ama hiç bir halta yaramaz.

Sen daha ne demek istediğimi anlamıyorsun veya anlamak istemiyorsun. Seninle tartışılır mı bilmiyorum..

Herhalde verimli olmaz. Çünkü kavram kargaşalığı içindesin. Ve ayrıca şizofrenik bir yaklaşımın var.

Ben seninle tartışmayım en iyisi.. Sonunda kafanı üşütmenden sorumlu olmak istemiyorum.

Benim yüzümden başına birşeyler gelsin istemem doğrusu..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hacı sen anlatamıyorsun ve bunu alıp kısır bir kavgaya dönüştürmenin anlamı yok. Merak etme, bolca şapkam var, kafamda üşütmez.

Velakin senin başka yerlerde de yazdıklarından evrimi mutasyonlara bağlama gibi bir yanlış içinde olduğunu biliyoruz zaten.

Bu, evrimin başına gelen en kötü şeydir, öyleki şu H.Y. vs gibilerinin çıkıp evrime saldırabilmelerinin de kaynağıdır. Sende evrimi onlardan öğrenmişsin gibi, boyuna bu aynı yanlışı yapıyorsun.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hacı sen anlatamıyorsun ve bunu alıp kısır bir kavgaya dönüştürmenin anlamı yok. Merak etme, bolca şapkam var, kafamda üşütmez.

Velakin senin başka yerlerde de yazdıklarından evrimi mutasyonlara bağlama gibi bir yanlış içinde olduğunu biliyoruz zaten.

Bu, evrimin başına gelen en kötü şeydir, öyleki şu H.Y. vs gibilerinin çıkıp evrime saldırabilmelerinin de kaynağıdır. Sende evrimi onlardan öğrenmişsin gibi, boyuna bu aynı yanlışı yapıyorsun.

Ben vazgeçtim seninle bu konuyu tartışmaktan.

Doğru bildiğimi yapmaya devam edeceğim. Onları eleştirirsen senle tartışırız.

Evrimi senin gibi hokkabazlığa bağlamaktansa, HY grubuna katılmayı yeğlerim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Doğru bildiğimi yapmaya devam edeceğim. Onları eleştirirsen senle tartışırız.

Zaten meselede burada. Sen doğru bildiklerinin doğru olup olmadığını sorgulamadığın sürece, o doğru bildiğin yanlışların içine batıp durmaktan kurtulamayacaksın. Doğruyu savunmanın ilk koşulu, doğru sandığın tezinin yanlış olabileceğini kabul etmektir. Bunu yapamadığın ve o doğru sandığın şeyi doğrulayamadığın sürece, doğruları savunuyorum derken doğmaları savunmaya başlarsın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

>>> Doğru bildiğimi yapmaya devam edeceğim. Onları eleştirirsen senle tartışırız.

Zaten meselede burada. Sen doğru bildiklerinin doğru olup olmadığını sorgulamadığın sürece, o doğru bildiğin yanlışların içine batıp durmaktan kurtulamayacaksın. Doğruyu savunmanın ilk koşulu, doğru sandığın tezinin yanlış olabileceğini kabul etmektir. Bunu yapamadığın ve o doğru sandığın şeyi doğrulayamadığın sürece, doğruları savunuyorum derken doğmaları savunmaya başlarsın.

Sana göre ne yanlışım varsa düzelt oradan başlayarak konuyu tartışalım.

Boş laflara gerek yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...