Jump to content
administrator

Cumhuriyet Gazetesi'nde Ateistforum'la Yapılan Röportaj Bugün Yayınlandı.

Recommended Posts

Benim röportajı yapana ya da Cumhuriyet gazetesine bir kızgınlığım yok bu konuda. Tam tersi, kendilerine müteşekkirim. Bize medyada doğru dürüst yer ayırıp, dediklerimizi tarafsızca ve nispeten yeterli bir genişlikte sunanlar sadece onlar oldu.

Ben sadece işin işleyişinden haberdar olmayıp, olur olmaz yorumlar yapan bazılarına cevaben yazdım onları.

Ben zaten genel olarak yazdım Mantık.

"Sizinle ropörtaj yapanın suçu değil." derken sana hitap etmiyordum, yanlış anlama.

Yani, genelde röpotajlarda rastlanılan durumdur ve değişiklikler röportajı yapanların işi değildir, onu belirtmek istedim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir dahaki röportaja abrayı alın görüşleri en müthiş mükemmel yeni ateistimiz :lol:

Senden daha aklı başında olduğumdan şüphen olmasın.

Röportajın etki alanı nedir, ne olmuştur? Asıl önemli soru bu. Okuyanlardan kaç tanesi merak edip derinlemesine araştırır. Ateizm gibi yasaklı bir akımı tanıtmak daha ciddi referanslar gerektiren bir konudur. Ve sadece 1 röportajla verimli olmak isteniyorsa, hem röportajı yapan, hem de cevaplayan doğru seçilmelidir. Yani evet herkes biliyor ateizmin ne derece zor yaşandığını. Tekrardan bunlardan bahsetmek.. Bilemiyorum yararsız. Tabi çok fazla seçenekte yok birşey diyemeyiz de, daha iyisinin olabileceği bilindiği için yetersiz geliyor belkide. Neyse bu da bir adımdır. Ülkedeki kuruluşların mentalitesiyle ancak bu çıkabiliyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Ateizm gibi yasaklı bir akımı tanıtmak daha ciddi referanslar gerektiren bir konudur.

:blink:

Anlaşılan Türkiye İslam devleti görülme yönünde bir hayli ilerleme kaydetmiş.

İslam ülkelerinde yasak olan akım, artık Türkiye'de de yasak olarak algılanabiliyor.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Mantik tesekkurler bu roportaji verdigin icin, bir kisminin bile yayinlanmasi bir gelismedir, Turkiye'de ve dunyada bu konunun tabu olmasinin tek nedeni de can korkusudur. Can korkusu olmasa ateistler fikirlerini ozgurce savunabilseler zaten insanlar gercekleri gorebilecekler. Ama sacma sapan bir dinin yalanlarini ortebilmek icin baski ve zulumden baska bir silahlari yok! Cok mukemmel bir din ise neden tartisilamiyor?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bizdeki ortamın da oradaki gibi olması, ateistlerimizin bırakın rahat konuşmayı, hiç olmazsa önce bir kendi kimlikleriyle, can korkusu olmadan, güvenle ortaya çıkabilmesi gerekir.

ABD'den bahsediyorsanız komik olmayın beyefendi..Düşünce özgürlüğü ABD'de yok...Türkiye'den daha iyi olabilir ama iyi değil...

Bunu sen benden daha iyi bilirsin...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

bizdeki ortamın da oradaki gibi olması, ateistlerimizin bırakın rahat konuşmayı, hiç olmazsa önce bir kendi kimlikleriyle, can korkusu olmadan, güvenle ortaya çıkabilmesi gerekir.

ABD'den bahsediyorsanız komik olmayın beyefendi..Düşünce özgürlüğü ABD'de yok...Türkiye'den daha iyi olabilir ama iyi değil...

Bunu sen benden daha iyi bilirsin...

sacmalamissin, Amerika'da din ozgurlugu var, ister inanir uygularsin ister inanmaz uygulamazsin, kimde de sana bir sey diyemez, anayasalarinda var, yasalarla koruma altina alinmis.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Niye ne olur?

bu dünya bir TEST sürecidir, orada suan oldugu gibi Inkar etmek yoktur, Rabbin kimdir? Peygamberin kimdir? sen ne diyeceksin? birsey diyememek yazik olmaz mi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Lafı geçmişken, ben haala bir ateist dernek kurulması taraftarıyım. Benim kimseden çekincem falan yok. Benim gibi birileri daha vardır muhakkak.

Bu dernek size göre nasıl bir dernek olmalıdır? Yani bu dernekte neler olmasını isterdiniz? Sempozyumlar? Sergiler? Ateist filmler gösterisi? Sanat ve bilim etkinlikleri? Sohbet geceleri? Eğlence?

Bunlar neden olmasın..Aslında kaynaşma adına güzel olurdu..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu düşüncenin paranoya olduğunu sanmıyorum ama insan ister istemez böyle bir oluşuma katılanların, samimi mi, yoksa imha edilecek ateistler tespit etme düşüncesiyle mi katılacağı konusunda ciddi şüpheye kapılır heralde. :D (nası bi cümle kurdum yaa, alkollü oluşumdan kaynaklandı kusura bakmayın)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş
Guest lizarazu

Atatürk'ün din karşıtı binlerce sözü var, şimdilik bunları seçtim.

ANLAMINI BİLMEDİĞİNİZ KELİMELER İÇİN BAKINIZ: http://www.tdkterim.gov.tr/bts/

"Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini, gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğrenecektir."

Kaynak: ATATÜRK, 1926, Andrew Mango, Sayfa 447

ATATÜRK, Söylev ve Demeçler / Cilt 1 / Sayfa 389

"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır."

Kaynak: ATATÜRK, 1925, Kastamonu Nutku, Söylev ve Demeçleri

"Ben size manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, cemiyetlerin, fertlerin saadet ve bedbahtlık telâkkileri bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkâr etmek olur."

Kaynak: ATATÜRK, 1933, Milli Eğitim Bakanı Dr.Reşit Galip'e hitaben, İsmet Giritli, Kemalist Devrim ve İdeolojisi

"Muhammed'in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kur'an denir. İslam ananesinde bu ayetlerin Muhammed'e Cebrail adında bir melek vasıtasıyla Allah tarafından vahiy, yani ilham edildiği kabul olunur. Muhammed birdenbire Allah'ın Resulüyüm diyerek ortaya çıkmamıştır. O, Arapların ahlak ve adetlerinin pek fena ve iptidai ve islaha muhtaç olduğunu anlamış, bunları islah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sonra kendisinde vahiy ve ilham fikri doğmuştur."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Tarih kitabı

"Prensiplerimiz, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutulmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."

Kaynak: ATATÜRK, Cumhuriyet Halk Partisi programı, Söylev ve Demeçleri / Cilt 1 / Syf. 389

"Türk'ler Arap'ların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arap dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türk'lerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir şekilde tesir etmedi. Bilakis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti, milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed'in kurduğu dinin gayesi milliyetlerin fevkinde şamil bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu. Bu arap fikri ümmet kelimesi ile ifade olundu. Muhammed'in dinini kabul edenler, kendilerini unutmağa hayatlarını Allah kelimesinin her yerde yükseltilmesine hasr etmeğe mecburdular. Bununla beraber, Allah'a kendi lisanında değil Allah'ın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacatta bulunacaktı. Arapça öğrenmedikçe Allah'a ne dediğini bilmeyecekti. Bu vaziyyet karşısında Türk Milleti bir çok asırlar ne yaptığını ne yapacağını bilmeksizin adeta bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kuran'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Medeni Bilgiler kitabı

"Evet Karabekir, Arapoğlu'nun yavelerini (uydurmalarını) Türk oğullarına öğretmek için Kuran'ı Türkçe'ye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım, ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler."

Kaynak: ATATÜRK, Kazım Karabekir, Paşaların Kavgası

"Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dini yoktur. Türkiye'de bir kimsenin fikirlerini zorla başkalarına kabul ettirmeye kalkışacak kimse yoktur ve buna müsaade edilmez. Hiçkimseye dini fikirlerinden dolayı birşey yapılmaz."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Medeni Bilgiler kitabı

"Bizi yanlış yola sevk eden habisler, biliniz ki çok kere din perdesine bürünmüşlerdir."

Kaynak: ATATÜRK, 1923, Adana Nutku, Söylev ve Demeçleri

"Hırkasıdır diye bir palaspareyi hilafet alameti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular halife oldular. Gah şarka, cenuba, gah garba veya her tarafa saldıra saldıra Türk Milletini Allah için, peygamber için, topraklarını, menfaatlerini benliğini unutturacak, Allah'a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Medeni Bilgiler kitabı

"Hürriyet insanın düşündüğünü ve dilediğini mutlak olarak yapabilmesidir. Bu tarif Hürriyet kelimesinin en geniş manasıdır. İnsanlar bu manada hürriyete hiçbir zaman sahip olamamışlardır ve olamazlar. Çünkü malumdur ki insan, tabiatın mahlukudur. İptidai insanların, tabiatın herşeyinden, gök gürültüsünden, geceden, taşan bir nehirden ve vahşi hayvanlardan ve hatta birbirlerinden korktuklarını biliyoruz. İlk his ve düşüncesi korku olan insanın her düşünce ve dileğinin mutlak surette yapmaya kalkışmış olması düşünülemez. İptidai insan kümelerinde ata korkusu ve nihayet büyük kabile ve kavimlerde ata korkusu yerine kaim olan Allah korkusu insanların kafalarında ve hareketlerinde hesapsız memnular yaratmıştır. Memnular ve hurafeler üzerine kurulan bir çok adetler ve ananeler, insanları düşünce ve harekette çok bağlamıştır, o kadar ki düşünce ve hareket serbestisi gibi bir hak mefhum malum olmamıştır. Cemaatlerin başına geçebilen adamlar, cemaati Allah namına idare ederdi."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Medeni Bilgiler kitabı

"Arabistan'ın muhtelif yerlerinde insan heykellerinden ve nebat resim ve suretlerinden ibaret ağaçtan ve taştan putların muhafazasına mahsup yerler vardı. Muhammed'in neş'et etmiş olduğu Mekke'de ki Kabe denilen mabet bu yerlerin en büyüklerinden idi. İbrahim oğlu İsmail ile birlikte Kabe'yi bina etmişlerdi. Cebrail kendilerine o zaman beyaz ve mücella olan Haceriesvedi getirmişti, bu taş sonradan günahkarların ellerini sürmelerinden dolayı kararmıştı. Bunların hepsi, bittabi sonradan uydurulmuş masallardır."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Tarih kitabı

"Medineniler ile Mekkeliler arasında derin bir düşmanlık ta vardı. Muhammet te Mekke'den kalkıp Medine'ye kaçtı. Buna Hicret denildi."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Tarih kitabı

"Din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka birşey değildir. Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla, utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur. Tüm dönemlerde toplumun kutsallaştırdığı boş düşüncelerden tehlikesizce sıyrılmak imkansızdır."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Medeni Bilgiler kitabı

"Muhammet uzun bir devirdeki tefekkürlerin mahsulü olan ayetleri luzum ve ihtiyaçlara göre takrir ediyordu."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Tarih kitabı

"Tabiatın herşeyden büyük ve herşey olduğu anlaşıldıkça tabiatın çocuğu olan insan kendinin de büyüklüğünü ve haysiyetini anlamaya başladı."

Kaynak: ATATÜRK, 1931, Lise için yazdığı Medeni Bilgiler kitabı

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...