Jump to content
SeyH

Fethullah Gülen'in Çocukluğuna İnmek

Recommended Posts

İnsanların kafayı nasıl sıyırdığını hep merak etmişimdir. Bugün cumhuriyetimizin, özgürlüğümüzün ve laik ilkelerin karşısındaki en büyük tehlike olan F tipi yapılanmanın isim babası Fethullah Gülen'in de nasıl tırlattığı hep benim için muamma idi. Yıllar önce cemaat yurdundayken kendisiyle ilgili bir hikaye dinlemiştim. Daha sonra 2006 yılı basımlı Nurullah Çörek beyfendinin " Namaz Benim Huzurum" adlı ismiyle bile insanı dinginleştiren kitabında aynı anıya rastladım. Şöyle anlatıyor Hoca Efendi:

"Ben 8 yasındaydım . Çok yorgun olduğum için o gün yatsı namazını kılmadan yatağa girmiştim.Annemin o zaman mağmalar gibi köpüreceğini,üzerime geleceğini düşünüyordum,ama öyle yapmadı.Ellerini kaldırdı ve 'Evimde sana asi ve isyankar bir kulun var Ya Rabbi! Yatağa şimdi sıcak girdi,dilerim sabaha soğuk bulurum onu...' demişti."

Arkasından Hoca Efendi kalkıp namazını kılıyor ve annesinin namaza gösterdiği titizliğe hayran kalıyordu"

Namazını kılmadığı için güya bunu normal karşılayan annesi oğluna ölüm bedduası ediyor ve dini forumlarda, cemaatte bu kadına övgüler yağdırılıyor. Bu kadının elinde ne kadar düzgün bir birey yetişir, bunun cevabını size bırakıyorum. Hangi eğitimli yada aklı başında anne evladı için bunu düşünebilir?

Sn. Gülen Hocaefendinin babasıyla ilgili de bir anısı var. Hoca efendi de kalabalık bir yerde kalmak zorundadır. " İşte babaya saygı böyle olur" dedirten, babamla ilişkimi gözden geçirmemi sağlayan anıyı aktaralım:

"Yatmak istediğimde baktım ayağımı arkadaşlardan birine doğru uzatmam gerekiyor; saygısızlık olur düşüncesiyle ona doğru ayağımı uzatmadım. Diğer tarafta kitaplarımız duruyordu. Kitaplara doğru da ayaklarımı uzatmam mümkün değildi. Beri taraf kıbleye denk geliyordu. Ayağımı uzatabileceğim tek yön vardı; orası da Korucuk istikametini gösteriyordu. Ve ben babam Korucuk'ta olabilir ve ona karşı saygısızlık etmiş olurum düşüncesiyle o tarafa da ayağımı uzatamadım. Birkaç gece böylece hiç uyumadan oturdum."

"Burada unutmadan şunu da ilave edeyim ki, ben hayatımda bir defaya mahsus dahi babama doğru yani onun doğduğu ve şu anda medfun bulunduğu Korucuk'a doğru ayağımı uzatıp yatmadım. Benim ebeveyne karşı saygı anlayışım budur."

Bundan sonra eminim siz de anne-babanızın memleketlerine karşı ayağınızı uzatarak yatmazsınız.

Onun böyle bir sofu olarak yetişmesinde tabi ki ev ortamı çok önemli bir etken. Evlerinden mollalar eksik olmazmış:

"Meşâyıh ve ulema bizim evde apayrı bir alaka görürdü. Evimize sık sık gelenler arasında Alvarlı Mehmet Lütfi Efendi, onun kardeşi Vehbi Efendi; Taği şeyhlerinden Sırrı Efendi, Şehâbeddin Efendi gibi çevrenin en maruf, tanınmış ve sevilen insanları vardı."

"Hocalar da gelirdi. Evimizin onlarla da ciddi bir münasebeti vardı. Hatta imam evleri bize ait arsalar üzerine yapılmıştı. Ve bizim ahırda, ağzı hayvanın kıçıyla kapatılan bir delik bulunurdu. Oradan imamın evine geçilirdi. Kur'an öğrenmenin ve öğretmenin yasak olduğu o ceberut dönemlerinde bizim bu ahır çok ciddi hizmetler görmüştü.

Ben dört veya beş yaşlarındaydım. Evimize, herkesin hürmet ettiği, iyi molladır, dediği Halil Efendi Hoca namında bir zat gelmişti. Babam onun dizinin dibinden hiç ayrılmazdı. İhtimal babam Kur'an okumayı ondan öğrenmişti. Kıraatı daha sonra Süleyman Efendi adında bir zattan öğrendiğini hatırlıyorum."

Bir dönem sigara da içmiş kendisi. Bu anıyı eleştirmek için koymuyorum, bana ilginç geldiği için paylaşmak istedim:

"14-15 yaşlarında idim. Bir ay kadar sigara içtim. Hatta pipo içmeye başladım. Babam bunun farkına varmış. Beni karşısına alıp da bir şey demedi. Sadece yastığımın altından aldığı paketi cebinden çıkardı. Ayak ayak üstüne attı. Ve benim çakmağımla sigarasını yaktı. Çok utandım. Yer yarılsa da içine girsem diye temenni ettim. O kadar terlemiştim. Ve bu hadise benim derhal sigarayı bırakmama sebep oldu.."

Devam ediceğim..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

herkeste olduğu kadar onun da psikolojik problemleri var...

bu onun her dediğini yaptığını yanlış yapmaz...

ama her dediğini doğru kabul etmek te yanlış olur...

aklı mantık süzgecinden geçirmek lazım her şeyi...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Fetullahın kardeşlerinin isminide versene. Birinin ismini ben yazayım : Mesih., müslüman ailelerin bolca koyduğu isimdir mesih. :lol:

sıbtığullah mıydı neydi öyle garip isimli bir kardeşi de vardı :D

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Nasıl sapık bir annesi varmış. İnsan 8 yaşındaki evladı namaz kılmadı diye ölsün diye dua eder mi? Müslümanlar da bu hikayeyi dinleyip gözleri mi yaşarıyor? Tevekkeli değil. Çünkü Muhammed Kuran'da ailenizden daha çok sevin diyor Allah'ı ve Peygamberi. Ne kadar güzel aile değerleri veriyor bu din.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Fethullah Hoca Neden Hiç Evlenmemiş? Kendisi Açıklıyor.

Fethullah Gülen'in resmi web sitesinden alıntı:

1960-1970 HAYAT KRONOLOJİSİ

Tarih: 29.03.1960 (19 yaşında iken)

Evlilik Konusunu Karara Bağladı

Edirne'de bulunduğu ilk sıralarda akrabası olan Hüseyin Top Hoca vasıtasıyla bir evlilik teklifi geldi. Ancak teklif ve talebin kız tarafından gelmesi nedeniyle vazgeçti. Bu olay 1960 yılı Ramazan Bayramı'nda gerçekleşti.

'Edirne'de bulunduğum ilk dönemlerde Hüseyin Top aklıma iyice girdi. Edirne eşrafından, temiz ve zengin bir ailenin benimle ilgili bir taleplerinin olduğunu söyledi. Bir bayram günü ikimiz bu aileyi ziyarete gittik. Ancak ben buram buram terledim. Kaşımı kaldırıp etrafa bakamadım. Sonra da talepteki teknik bir yanlışlıktan dolayı canım çok sıkıldı... Hemen sarfı nazar ettim. Ve daha sonra öyle bir şeye teşebbüs etmeme kararı içimde belirdi. Ondan sonra da bir kere de Yaşar Hoca'nın bir tavsiyesi olmuştu. Kalbimin derinliklerindeki gerçek niyeti ancak Allah bilir. Ama zannı tahminim o ki, hizmetin dışında gözlerimin içine başka bir hayalin girmesini istemedim.

Başka zamanlardaki aynı istekler karşısında, aynı duygu ve aynı düşüncenin ağırlığını hissetmiş olmamın yanında, aşırı hassasiyet ve fevkalade titizliğimle kimsenin hayatını zehir etmeme düşüncesinin de ciddi bir tesiri olduğunu söyleyebilirim.

Esasen bu ailelerin hepsi de iyi ve mazbut insanlardı. Ne var ki ben daha birinci teşebbüste kararımı vermiştim. Kendimi İslami hizmetlere vakfedecek ve evlenmeyecektim.'

............................................(Alıntı sonu)

Havari Pavlus, İncil'deki Korintlilere Birinci Mektup'ta şöyle yazar:

'...Erkeğin evlenmemesi iyidir... Yine de evlenmemiş olanlara ve dul kadınlara şunu söyleyeyim, benim gibi kalsalar onlar için iyi olur. Ama kendilerini denetleyemiyorlarsa, evlensinler... Evli olmayan erkek, Rab'bi nasıl hoşnut edeceğini düşünerek Rab'bin işleri için kaygı çeker. Ama evli erkek karısını nasıl hoşnut edeceğini düşünerek dünya işleri için kaygı çeker. Böylece ilgisi ikiye bölünür...'

Fethullah Gülen, Vatikan'da Papa'yla yaptığı görüşmede punduna getirip 'Ben de, Aziz Pavlus gibi hiç evlenmedim' de demiş.

İslam'ın 'peygamberi' Muhammed ise birçok kereler, evlenmenin çok hayırlı bir iş olduğunu ve her erkeğin mutlaka evlenmesi gerektiğini söyler. Kendisi de bol bol evlenerek bunu göstermiştir.

Bu durumda, hiç evlenmemiş olan İslam tebliğcisi Fethullah Gülen 'Hocaefendi' kimin dediğini yapmış oluyor dersiniz?

Vatikan'da gördüğü ilgiye bakılırsa Pavlus'unkini diyesim geliyor...

tarihinde Satsuma54 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

"Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş" derler.

Peki bırakın köpeği, müslüman adam cami duvarına işer mi?

"İşemez" denildiğini şimdiden duyuyorum.

Yanılıyorsunuz.

Bırakın camiyi, Kabe'nin, Mescid-i Haram'ın duvarlarına bile işerler.

Öyle ki kokuşur, sinekler üşüşür o kutsal mekana.

Bunu ben iddia etmiyorum.

Fethullah Gülen iddia ediyor.

Kaş yapayım derken göz çıkardığının farkında değil meczup.

”…O sıralarda Kâbe ve çevresinin temizliğine bugünkü kadar dikkat edilmiyordu. Harem’in duvarlarına dahi idrar yapan oluyordu. Pislik sebebiyle de çok sinek bulunuyordu. Bilhassa geceleri, sinekler ciddi bir şekilde çoğalıyor ve rahatsız edecek oranda insanlara saldırıyorlardı. Ben on beş gün kadar Harem’den hiç ayrılmamıştım.

Buna rağmen bir kere dahi olsun beni sinek ısırmadı. Bu durumun sadece bana mahsus olduğunu da zannetmiyorum. Sadece ‘Vemen dehalehu kane aminen ‘ hakikatını, Harem’de ne derece şümullü olduğunu bu hadise sebebiyle daha iyi anlamış oldum…”

(Küçük Dünyam, s. 137)

Not: Bu konuyu "Dincilerin Yalanları" başlığına düşünüyordum ama bu başlığa daha uygun.

tarihinde Pante tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

”…O sıralarda Kâbe ve çevresinin temizliğine bugünkü kadar dikkat edilmiyordu. Harem’in duvarlarına dahi idrar yapan oluyordu. Pislik sebebiyle de çok sinek bulunuyordu.

"o sıralar" derken, hangi sıraları kastediyor burda zaman olarak?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Niye güneş dünyanın etrafında dönmüyor da

dünya güneşin etrafında dönüyor?

Bazı duygular da bazı insanlarda yoğun olunca; bu insanlar, aynı duyguyla az muhatap olanların çekim merkezi oluyorlar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

İnsanların kafayı nasıl sıyırdığını hep merak etmişimdir. Bugün cumhuriyetimizin, özgürlüğümüzün ve laik ilkelerin karşısındaki en büyük tehlike olan F tipi yapılanmanın isim babası Fethullah Gülen'in de nasıl tırlattığı hep benim için muamma idi. Yıllar önce cemaat yurdundayken kendisiyle ilgili bir hikaye dinlemiştim. Daha sonra 2006 yılı basımlı Nurullah Çörek beyfendinin " Namaz Benim Huzurum" adlı ismiyle bile insanı dinginleştiren kitabında aynı anıya rastladım. Şöyle anlatıyor Hoca Efendi:

"Ben 8 yasındaydım . Çok yorgun olduğum için o gün yatsı namazını kılmadan yatağa girmiştim.Annemin o zaman mağmalar gibi köpüreceğini,üzerime geleceğini düşünüyordum,ama öyle yapmadı.Ellerini kaldırdı ve 'Evimde sana asi ve isyankar bir kulun var Ya Rabbi! Yatağa şimdi sıcak girdi,dilerim sabaha soğuk bulurum onu...' demişti."

Arkasından Hoca Efendi kalkıp namazını kılıyor ve annesinin namaza gösterdiği titizliğe hayran kalıyordu"

Esas psikopat annesiymiş. Bu şizofren Fethullah annesiyle övünüyor tabii ama gerçeği ve doğruyu görecek beyin kalmamış ki aksini yapsın.

Ailecek deliymiş bunlar. Annesi hakkında daha önce de garip şeyler okumuştum ama buna ilk defa rastlıyorum.

Adamın çocukluğu neymiş ki sonrası ne olsun...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Niye güneş dünyanın etrafında dönmüyor da

dünya güneşin etrafında dönüyor?

Bazı duygular da bazı insanlarda yoğun olunca; bu insanlar, aynı duyguyla az muhatap olanların çekim merkezi oluyorlar.

Arkadaşım, bu yazdığın şeyin duygusu mu olur? Olsa olsa ne ne kadar olur veya? Ne tür bir duygu olur?

Bu adam böyle abuk sabuk şeyler zırvalayıp salya sümük ağlayan bir akıl hastası. Kesinlikle akıl hastası.

Asosyal, içine kapanık, garip bir fantezi aleminde yaşayan, kendisini mehdi falan zanneden biri. Hayatında bir kadınla beraber olmamış, aseksüel yaşayan biri. İçgüdülerini nasıl tatmin ediyor bilmiyoruz.

Böyle insanları normal ölçülerle değerlendiremeyiz. Bu tür insanlar diğerlerine garip gelir, bu garipliği de "hikmet" diye açıklarlar.

Yani "delidir, ne yapsa yeridir"in bir başka versiyonu.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Arkadaşım, bu yazdığın şeyin duygusu mu olur? Olsa olsa ne ne kadar olur veya? Ne tür bir duygu olur?

Bu adam böyle abuk sabuk şeyler zırvalayıp salya sümük ağlayan bir akıl hastası. Kesinlikle akıl hastası.

Asosyal, içine kapanık, garip bir fantezi aleminde yaşayan, kendisini mehdi falan zanneden biri. Hayatında bir kadınla beraber olmamış, aseksüel yaşayan biri. İçgüdülerini nasıl tatmin ediyor bilmiyoruz.

Böyle insanları normal ölçülerle değerlendiremeyiz. Bu tür insanlar diğerlerine garip gelir, bu garipliği de "hikmet" diye açıklarlar.

Yani "delidir, ne yapsa yeridir"in bir başka versiyonu.

Akıl hastalığı mı nevroz mu? Buna sizin daha doğru bir cevap vermesi gerekir.

Duygu derken, geleneklere bağlılık, ağlama, kendince tanımlı olsa da insan sevgisi.

Kendini ideallerine (ideallerinin doğru olduğu anlaşılmasın) adayacak kadar cesur, kararlı, kendinden geçmiş.

Sadece dini liderler için düşünmeyin.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Fetö'nün kullandığı mesajlaşma programı Eagle'den çıkan yazışmalara bakınca akp = fetö, hiçbir farklarının olmadığı rahatlıkla anlaşılıyor.

"Eşim 8 kişilik bir koğuşta 23 kişi kalıyor. İçeride 8 aydan fazla kalan bacılarımız var. Son bir ayda bir doktor ablamız bunalmış ve sıklıkla ağlıyormuş, bu hafta hastaneye gitmiş. Elleri kelepçeli, morali daha da bozulmuş, döndüğünde eşim ablaya nasıl olduğunu sormuş. Abla, Hamdolsun çok iyiyim. Dönüşte araçta yanıma Hz Hatice annemiz oturdu, cezaevine gidene kadar elimi hiç bırakmadı. Bana "Kızım niye bu kadar ağlayıp kendini üzüyorsun, efendimiz ve biz sizinle beraberiz. Az kaldı sabır" demiş.

Mesajların birinde ise M.G.'nin, girdikleri sınavı kazanamama nedenini soranlara ise "Dün gece Peygamber Efendimizi rüyamda gördüm. Bana bir liste verdi, senin ismin yoktu. Dua et bir gün senin de ismini listeye yazsın, benim yapacağım bir şey yok." ifadeleriyle yanıt verdiği sözler yer aldı.  

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kendini mesih sanan psikopat insanların aile çevreleri de psikopat kırıntılar barındırdığı bilinen gerçektir. Harun yahya psikopatı da öyle türedi ve fetö den daha az tehlikeli değil ama tehlike kategorisi siyasi olmadığı için gülüp geçiyorlar bu adama.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...