Jump to content

BİG BANG'İN FİZİĞİ


Recommended Posts

Güzel, her kavram yerli yerine oturdu; yalnız sormayı şimdi anımsadığım bir şey daha var:

Evrenin başlangıcında Heisenberg’in belirsizlik ilkesine göre false vacuum niteliğine sahip bir yalancı parçacık karşıtı ile birlikte ortaya çıkmıştır. Bu sanal parçacıklardan biri,yani normal olanı, 10 üzeri-21 saniyeden daha kısa bir zamanda(yani yok olmadan) genişlemiştir. Diğeri yani karşıt parçacık,normal parçacık genişlemeye başlamadan önce yok olmuş olmalı. Bu durumda normalin ömrü daha uzun (10 üzeri-21 saniye) demektir. Bu iki sanal parçacığın ömürleri neden farklı? Yoksa ömürleri eşit de biri genişlemiş olduğu için mi birbirlerini yok edemiyorlar?

Evrenimiz herhangi bir şekilde yeni bir false vacuum oluşumunu bir tür önlemekte ise bu bizim yapay olarak hiçbir şekilde big bang benzeri oluşumları gerçekleştiremiyeğimiz anlamına mı gelmektedirir?

tarihinde osho tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 216
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Onlar enerji paketleri. Yarım foton enerjisi içeriyorlar.

Dolayısıyla onların boyutu yok. Boyutun olması için onların bir takım davranış biçimlerine sahip olmaları gerekir.

Yani somut bir varlık olmaları, bir kütleye sahip olmaları gerekir.

Onlar karşıtları ile birlikte doğuyorlar, 10^-21 saniye yaşıyorlar, bu süre içinde doğadan yarım foton enerjiyi borç alıyorlar ve zamanları dolunca onu doğaya iade edip, sonsuzluğun karanlık dehlizlerinde yok olup gidiyorlar. Var oldukları süre içinde vaküm enerjisinden sorumlular. Her an ortaya çıkıp yok oldukları için vaküm enerjisi her zaman var.

Fiziksel bir yapıları (kütleleri) olmamasına rağmen, parçacık olarak adlandırılmaları, başka türlü adlandırılmalarının mümkün olmamasından dolayı olmalı.

Fotonlar için de aynı durum söz konusu. Bir yerden diğer bir yere dalga olarak hareket ediyorlar. Dalga oldukları için bir boyutları yok.

Sadece etrafa yayılıyorlar. Ama hedeflerine her zaman parçacık olarak ulaşıyorlar. O yüzden onlara da enerji paketleri veya quantum deniyor.

Yalancı parçacıklar da öyle birşey aslında..

Quantum fiziğine göre enerji etrafa küsürü olmayan paketler şeklinde yayılıyor.

Yalancı parçacıklar hakkında ingilizce bilenler için aşağıdaki kaynak oldukça yararlı..

Hacı boyut olması için bir takım davranış biçimlerine sahip olmaları gerekir demişsin ama boyuttan kasıt burda uzay+zaman (4) ise bu parçacıkların bir zaman boyutu yok mu? Yani vacuum içinde var olup yok olmaları sadece dalgalanmaya bir ifade katabilmek için mi? Yoksa bu arkadaşların bizim mantığımıza pek uymasa bile o borç aldıkları enerjiyi geri bırakmalarına yetecek kadar bir bozunma süreçleri oluyor mu? eğer söylediğin gibi bunlardan brinin aldığı enerjiyi bir daha geri bırakmayıp şişme eğilimi görtermesi anladığımız anlamda Big Bang'e sebep olabiliyorsa eğer sanki bana bu arkadaşların bir boyutu var gibi geldi kütlesi olmasa bile?

Saygılar.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ayrıca :

False vacuumdaki sanal parçacıklar 10^-21 sn sonra;

birbirlerini mi yok ediyorlar?

veya herbiri yalnız başına doğadaki gizemli yerlerine mi gidiyorlar?

parçacık ve karşıt parçacık, madde ve karşıt madde birbirini yok edince enerji çıkar mı?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ayrıca :

False vacuumdaki sanal parçacıklar 10^-21 sn sonra;

birbirlerini mi yok ediyorlar?

veya herbiri yalnız başına doğadaki gizemli yerlerine mi gidiyorlar?

parçacık ve karşıt parçacık, madde ve karşıt madde birbirini yok edince enerji çıkar mı?

Yalancı parçacıkların birbirlerini nötralize etmesi hususunda emin değilim.

Öyle deniyor ama, buna gerek de yok zaten. Çünkü yalancı parçacıklarının ömrü çok kısa ve sadece 10^-21 saniye.

Yok olmaları için karşıtları ile birlikte ortaya çıkmalarına gerek yok.

Evrende ilginç bir yasa var. Enerji tutumu yasası.

Enerjinin kaybolmaması gerekir.

Bunun en ilginç örneği ve en çok yanlış anlaşılanı, madde ve anti-madde'nin karşılaşınca birbirlerini yok etmeleridir.

Eğer ortada hiçbir enerji kalmazsa, bu enerji tutumu yasası ile bağdaşmayan bir tepkileşmedir.

Çünkü madde ile anti-maddenin, enerji açısından farkları yoktur. Sadece yük ve kuantum özellik farkları vardır. Enerji düzeyleri ve kütleleri aynıdır.

O halde onlar bir araya gelince madde olarak yok olurlar ama, o maddeye karşı olan enerji olarak yok olamazlar.

Madde-antimadde tepkileşmesinden yüksek enerjili gama ışınları ortaya çıkar ve onlardan da yine madde ve anti-madde oluşur.

Bu bir kısır döngüdür. Hiçbir şey yok olmaz.

Yalancı parçacıklarda durum bu merkezde. Karşıtları ile tepkileşerek mi yok olurlar, yoksa ömürleri kısa olduğundan mı yok olurlar, emin değilim. Kesin bilmiyorum.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Hacı boyut olması için bir takım davranış biçimlerine sahip olmaları gerekir demişsin ama boyuttan kasıt burda uzay+zaman (4) ise bu parçacıkların bir zaman boyutu yok mu? Yani vacuum içinde var olup yok olmaları sadece dalgalanmaya bir ifade katabilmek için mi? Yoksa bu arkadaşların bizim mantığımıza pek uymasa bile o borç aldıkları enerjiyi geri bırakmalarına yetecek kadar bir bozunma süreçleri oluyor mu? eğer söylediğin gibi bunlardan brinin aldığı enerjiyi bir daha geri bırakmayıp şişme eğilimi görtermesi anladığımız anlamda Big Bang'e sebep olabiliyorsa eğer sanki bana bu arkadaşların bir boyutu var gibi geldi kütlesi olmasa bile?

Saygılar.

Boyut deyince biz üç fiziksel boyut anlıyoruz. Zaman da boyut ama, fiziksel bir boyut değil.

İşaret ettiğiniz gibi, yalancı parçacıkların zaman boyutu var. Her dalganın fiziksel bir boyutu olmasa da, zamansal bir boyutu olmak zorunda.

Bir yerden diğer bir yere belli bir zamanda gidiyorlar.

Onlar için hedeflerine doğru dalga olarak gidiyorlar ama hedefe parçacık olarak ulaşıyorlar deniyor. Bu parçacıklarda da boyut yok aslında.

Tabii olmalı gibi bir izlenim de uyanmıyor değil. Çünkü deneylerde onları nokta olarak gözlemliyoruz. Ama yine de fotonlarla ilgili en-boy-yükseklik veya çap gibi bir fiziksel yapıdan bahsedildiğini ben şahsen duymadım. Eğer bir yerde geçiyorsa ben de bilmek isterim. Ama sanmıyorum.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 3 weeks later...

Big Bang teorisi temel alinarak yapilan bütün irdelemeler maalesef yanlis sonuclara ulastirir insani. zaten tek bir teorinin vazgecilmez kuram kabul edilmesi bilimsel deneysiz bir recete olmaktan ileri gidemez.

Simdi gelelim Big bang teorisindeki uc büyük yanlisa

1. Bundan 13,7 milyar yil önce hic yoktan bir patlama olmus ve evren yaratilmistir. Ondan önce ne zaman ne de enerji (madde) vardi.

-- Bundan önceki 13,7 milyar yil önceye gidebilen zaman neden daha önceye gidemesin ? Örnegin 150 milyar yil önce ne vardi diye sorulabilir bilimsel olarak--

2. Big Bang in ilk üc saniyesinde fizik kurallari gecerli degildi.

-- Buradaki zorlama, ilk üc saniyedeki o muaazzam gelismeyi, genislemeyi izah edebilmek icin bilimin üc saniye terk edilmesi icin gereklidir. O zaman isimize gelmeyen her durumda bilimden üc saniye calarsak, bilim, bilim olmaktan cikar.

3. Big Bang evrenin baslangicidir. Ondan önce evren yoktu.

-- Peki bu patlamanin olmasi icin bir mekan (yer) gerekli degil miydi ? O mekan nereden cikti ? --

Evren Big Bang (Büyük Patlama) ile olusmus degildir. Aslinda o Big Bang bile degildir. Bizim de icinde bulundugumuz evren bölgesinde ola gelmis, bizim icin büyük sayilacak ama evren icin basit bir Kücük Patlamadir (Little Bang). Evrende bu tür patlamalar her an olabilir ve olmasi cok dogaldir.

Ayrica bir baslangici olan evrenin, bir mimari, bir tasarimcisi yani bir yaraticisi olmasi fikrini (iddiasini) pekistirir ve antimateryalist felsefelere prim verir.

1981 yilinda Big Bang savunucusu ünlü fizikci Hawkins in, Vatikan daki astronomi ile ilgili bir toplantiya cagrilmasinin ve zor duruma düsürülmesinin istenmesinin nedeni de budur. Orada üzerinde durulan ana tema sudur : "Wenn das Universum einen Anfang hatte, können wir von der Annahme ausgehen, dass es durch einen Schöpfer geschaffen worden sei." yani " Evrenin bir baslangici varsa bu bilgiden yola cikarak bir yaratici tarafindan yaratildigini söyleyebiliriz."

Evrenin bir başlangıcı olması gerektiği fikri insan icadı bir fikirdir. Önümüzde başlangıcı ve sonu olan şeyler gördüğümüzü düşünürüz, halbuki gördüğümüz sadece maddenin biçim değiştirmesidir. Maddenin belli bir biçimi ya da konfigürasyonunun bir başlangıcı ya da sonu olabilir, fakat madde ve enerjinin yaratılamayacağı ve yok edilemeyeceği fiziğin temel aksiyomlarından biridir

Artik eski ve yerleşik bir teori olan Big Bang konusunda hala benzer bir paradigma kaymasının yaşanmamış olmasının altında Big Bang'in dinsel dünya görüşünü daha hoşnut eden bir teori olması faktörleri yatmaktadır.

Simdi bunu biraz daha açmakta fayda var. Buradan bilim adamları hala dinsel dogmaların doğrudan etkisi altındadır diye bir sonuç çıkmasın. Çünkü bilim adamlarının, en azından üst düzey ve saygın bilim adamlarının önemli bölümünün inançsız (deist, agnostik ya da ateist) olduğu pek çok istatistiksel araştırma ile tespit edilmiş bir gerçektir. Ama bu, bilimsel araştırmalara yön veren politikaların ve kararların dinsel faktörlerden bağımsız geliştirilebileceği anlamına gelmiyor. Bilim adamları sonuçta toplumun parçası olan bireylerdir ve bilim dünyası, politikalarına, araştırma fonlarına, vs yukarıdan karar verilen bir kurumdur. Yukarıdan karar verenler ise, kendileri bilim dünyasının içinde olsalar da olmasalar da politikacı olan kişilerdir. Yani ya doğrudan politikacılardır, ya da bilim dünyasında, ama tepelerde ve yönetim pozisyonunda olduğu için ister istemez politika oynamak zorunda kalmış kişilerdir. (Yönetici pozisyonları her zaman politika ile iç içedir). Politika işin içine girdiğinde ise topluma şirin gözükmek ve kamuoyunun tatmini gibi faktörler ister istemez işin içine girecektir.

Fakat bir teori bir kez bilimsel kamuoyunda yerleşti mi, ondan vazgeçmek o kadar kolay olmuyor.

Big Bang ise, din lehine kullanılsın ya da kullanılmasın, zaten kendisi din gibi bir hale gelmiş bir teoridir ve bu yüzden terkedilmesi zorlaşmaktadır.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Big Bang ise, din lehine kullanılsın ya da kullanılmasın, zaten kendisi din gibi bir hale gelmiş bir teoridir ve bu yüzden terkedilmesi zorlaşmaktadır.

İyi de size kimse Big Bang kuramını terketmeyin demiyor ki....

Terkedin.. Diğer kuramları nasıl terkediyorsanız, öyle terketmelisiniz ama.

Yani yerine yeni bir teori geliştirerek terketmelisiniz.

Başka bir deyişle Big Bang kuramının yerini yeni bir kuram almalıdır.

Onu istediğiniz an çöpe atamazsınız.

Deliller Big Bang'in varlığına işaret ediyor.

Aynı deliller size göre başka bir kurama işaret ediyorsa, buyurun..

Meydan sizin..

Bizi aydınlatın.

Link to post
Sitelerde Paylaş

alıntı:

Evrenin bir başlangıcı olması gerektiği fikri insan icadı bir fikirdir.

alıntı:

Hawking!den alıntılar: Stephen Hawking asks big questions about the universe.TED.com

We used to think that the teory of the universe could be divided into two parts.

Biz evren teorisinin ikiye ayrılabileceğini düşünüyorduk

First, there were the laws like Maxwells equations and general relativity that determined the evolution of the universe, given its state over all of space at one time.

Birincisi, yasalar. Bir zamandaki tüm durumlar verilince, evrenin evrimini belirleyen Maxwell denklemleri ve genel görecelilik.

And second, there was no question of the initial state of the universe.

Ve ikinci kısım, evrenin ilk durumu ile ilgili soru sorulmıyordu.

We have made good progress on the first part, and now have the knowledge of the laws of evolution in all but the most extreme conditions.

İlk kısımda çok iyi gelişme katettik ve evrim yasaları hakkında en uç durumlar hariç her koşul için bilgiye sahibiz.

But until recently, we have had little idea about the initial conditions for the universe.

Fakat daha yakın zamana kadar, evrenin ilk durumu hakkında çok az bilgiye sahip idik.

However, this division into laws of evolution and initial conditions depends on time and space being separate and disttinc.

Ancak, evrimin yasaları ve ilk koşullar şeklinde ikiye ayırma, zamana ve mekana bağlı, ayrık ve farklı olmasını gerektiriyor.

Under extreme conditions, general relativity and quantum theory allow time to behave like another dimension of space.

En uç koşullarda genel görecelilik ve kuantum teorisi zamanın, mekanın bir başka boyutu gibi davranmasına izin veriyor.

This removes the distinction between time and space and means the laws of evolution can also determine the initial state.

Bu da zaman ile mekan arasındaki farkı ortadan kaldırıyor ve evrim kanunlarının, ilk durumu da belirleyebilecek bir araç olduğu anlamına geliyor.

universe can spontaneously create itself out of nothing.

Evren hiçbirşeyden kendini yaratabilir.

Moreover, we can calculate a probability that the universe was created in different states.

Ayrıca, biz evrenin farklı durumlarda yaratılma olasılıklarını da hesaplıyabiliyoruz.

These predictions are in excellent agreement with observations by the WMAP satellite of the cosmic microwave background, which is an imprint of the very early universe.

Bu kestirimler WMAP uydusu ile yapılan gözlemlerle, evrenin çok erken izlenimi olan kozmik mikrodalga arkaplanı ile çok iyi örtüşüyor.

We think we have solved the mystery of creation.

Biz yaratılış sırrını çözdüğümüzü düşünüyoruz.

Maybe we should patent the universe and charge everyone royalties for their existence.

Belki de evreni patentleyip, herkesten var olma ayrıcalığı ücreti almalıyız.

devamı var

Anlaşıldığı üzere

Big bang teorisi evrenin birinci kısmını açıklar

Hawking'in ikinci kısım diye söz ettiği ilk durum zamansızdır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Görüldüğü üzere Hawking evren teorisini ikiye ayırıyor:

Birincisi, evrenin yasalarla (Maxwell denklemleri ve genel görecelilik) belirlenebilen kısmı

(big bang la başlayan enflasyonist evrenimiz)

"Evren hiçbirşeyden kendini yaratabilir." demekle bu birinci kısım

kastedilmektedir.

İkinsi kısım ise evrenimizin ilk durumudur. Bu da Hacı arkadaşımızın Big bangın Fiziği bölümünde ayrıntıları ile anlattığı hiçbir şeylik durumundaki kuantum dalgalanması

nedeniyle oluşan false vacuum durumudur.

Hawking ise, evrenimizi oluşturan fizik yasalarının ilk durumu bile belirleyebileceğini söylüyor.Çünkü "en uç koşullarda genel görecelilik ve kuantum teorisi zamanın, mekanın bir başka boyutu gibi davranmasına izin veriyor." Bu da zaman ile mekan arasındaki farkı ortadan kaldırıyor.Ve zamansızlık durumu ile ilgili bilgiye olanak sağlıyor.

Özetle ilk durum evrenimizin bir şey, bir madde adıyla anılmaya layık olmadığı anlamında hiçbir şeydir; ama yokluk değildir false vacuum enerjisi durumudur.Bu durumun detayları da Big bangın fiziğinde anlatılmıştır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

İyi de size kimse Big Bang kuramını terketmeyin demiyor ki....

Terkedin.. Diğer kuramları nasıl terkediyorsanız, öyle terketmelisiniz ama.

Yani yerine yeni bir teori geliştirerek terketmelisiniz.

Başka bir deyişle Big Bang kuramının yerini yeni bir kuram almalıdır.

Onu istediğiniz an çöpe atamazsınız.

Deliller Big Bang'in varlığına işaret ediyor.

Aynı deliller size göre başka bir kurama işaret ediyorsa, buyurun..

Meydan sizin..

Bizi aydınlatın.

Kimse Big Bang in varligini reddetmiyor ki.

Ama Big Bang cogunun anladigi anlamda bir patlama degildir diyorum.

1. Big Bang büyük patlama degidir.

2. Big Bang bir olay degildir. Evrendeki gelismelerden biridir.

3. Big Bang baslangic degildir.

4. Big Bang yaratilis hic degildir.

Özellikle son yirmi senedir Big Bang teorisi kaliplasmis formundan terk edilmektedir. " Evrenler ici Evren" " Patlama öncesi evren" " Sinirsiz Evrenler" teorileri tartisilip, bugün cogu astronomlarin ragbet ettigi "Big Bang is not a big bang" tespiti yapiliyor.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Kimse Big Bang in varligini reddetmiyor ki.

Ama Big Bang cogunun anladigi anlamda bir patlama degildir diyorum.

1. Big Bang büyük patlama degidir.

2. Big Bang bir olay degildir. Evrendeki gelismelerden biridir.

3. Big Bang baslangic degildir.

4. Big Bang yaratilis hic degildir.

Özellikle son yirmi senedir Big Bang teorisi kaliplasmis formundan terk edilmektedir. " Evrenler ici Evren" " Patlama öncesi evren" " Sinirsiz Evrenler" teorileri tartisilip, bugün cogu astronomlarin ragbet ettigi "Big Bang is not a big bang" tespiti yapiliyor.

1.Sizden başka Big Bang'in bir patlama olduğunu söyleyen yok zaten. Adına rağmen Big Bang'in bir genişleme olduğunda bilim adamları hemfikirdir.

2.Big Bang bir olay değildir demek olayın ne olduğunu bilmemektir. Big Bang ile yalnız evrenin değil, canlıların da temeli atılmıştır.

Bu olay değilse, olay nedir?

3.Big Bang evrenin başlangıcıdır.

4.Big Bang evrenin yaratılışıdır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Büyük Patlama, Big Bang in türkce karsiligidir. Kelime oyunu yapmaya gerek yok. Sadece “Patlama” anlaminda kullanilmamistir. Hem ister patlama diyelim ister gelisme, teorinin icerigi ile ilgili kullanilmistir.

Büyük Patlama ya da Big Bang, evrenin yaklaşık 13,7 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan meydana geldiğini savunan ve ilk kez 1920’lerde Rus kozmolog ve matematikçi Alexander Friedmann ve Belçikalı fizikçi papaz Georges Lemaître] tarafından ortaya atılan, evrenin bir başlangıcı olduğunu varsayan bir teoridir.

Big Bang’ın önerdiği ya da en azından sade modelinde önerdiği çözüm, şaşılacak derecede yaratılisci bir görünüm taşır. Elle tutulur kanıtlara dayanılmasa da, Lemaître’e Big Bang modelini hazırlamasında dinî kanaatlerinin yardımcı olduğunu ileri sürenler olmuştur.

Bütün teoriler gibi Big Bang teorisi de elestirilebilir. Big Bang teorisini reddeden ve teorinin eleştirilecek çok yanı olduğunu düşünenlerden biri de Fred Hoyle’dür. Teoriye bilim dünyasından karşı duranlar arasından şu isimler örnek olarak verilebilir:

Hannes Alfvén (1908-1995): Plazma fiziğindeki çalışmalarından ötürü 1970’te Nobel Fizik Ödülü sahibi olmuştur. Big Bang’ı tümüyle reddetmiştir.

Edward Arthur Milne

Arno Allan Penzias ve Robert Woodrow Wilson: 1968’de kozmolojik termik ışımayı keşiflerinden ötürü 1978’de Nobel Fizik Ödülü sahibi olmuşlardır.

. Dr. Christoph Schiller – Münih Üniversitesi fizik profesörü.

Ayrica bundan milyarlarca yil önce olagelmis kozmik bir olayla ilgili kimseye ahkam kesmek gibi bir niyetim yok. Bu forum da babamin mali degil. Senden daha iyi biliyorum, seni yendim gibi komplekslerim de yok.

Beynimin ve gönlümün istedigi, ateistlerin “Big Bang” zincirinden kurtulabilmesi.

Link to post
Sitelerde Paylaş

İyi de alt tarafı bu bir teori.

Neden seni bu kadar rahatsız ediyor acaba? Hiç düşündün mü?

Beğenmiyorsan onun yerine yeni bir teori ortaya atarsın.

Herşeyi tümden reddetmekle ve neden reddettiğini açıklamamakla sadece inatçılık yapmış olursun.

İnatla bilim yapılmaz.

Big Bang'i reddedenlerin nedenleri olmalı.

Senin nedenin nedir?

Başkalarının nedenleri nedir?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir tek sen anlamadin derken sadece beni degil, Big Bang teorisini elestiren degerli bilimadamlarini, matematikcileri, fizikcileri ve astronomlari ayni kefeye koymak gibi anlasilmaz bir yanlis yaptiginin farkinda degilsin galiba. Beni bosver, ben bu forumun basit katilimcilarindan biriyim. Peki big-bang in baslangic olmadigini, yaratilis olmadigini söyleyen ve bu konuda emek vererek bir cok calisma yapmis ve zaman harcamis, iclerinde nobel fizik ödülü sahibi olan yüzlerce akademisyeni ne yapacaksin ?

Örnegin en son olarak Oxford üniversitesinden Roger Penrose ve Erivan Fizik Enstitüsünden Vahe Gurzadyan, Kozmik Mikrodalga WMAP verilerini inceleyerek 10 Aralik 2010 yilinda ortak bir deklarasyonla Big Bang in baslangic veya yaratilis olamiyacagini kamuoyuna aciklamislardir.

Yaptiklari tespite göre, bizim de icinde bulundugumuz uzay bölümünün büyük patlama ile baslamis oldugunu ancak bizim büyük patlamamizin, uzun seriler halindeki büyük patlamalarin (?) bize rastlayan en sonuncusu oldugunu ve her biri, serinin bir önceki gelismesini sonlandiran bir büyük cöküs tarafindan baslatilmis oldugunu söylemislerdir.

Cahil adamlar, onlar da anlamamis Big bang i (!)

Ayrica evrenin yaratilisi konusunda üretilen teorilerden biri olan Big Bang teorisi kimsenin tekelinde degildir.

Ne vatikan in, ne Diyanet Isleri Baskanliginin, ne de Süleymanin...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir tek sen anlamadin derken sadece beni degil, Big Bang teorisini elestiren degerli bilimadamlarini, matematikcileri, fizikcileri ve astronomlari ayni kefeye koymak gibi anlasilmaz bir yanlis yaptiginin farkinda degilsin galiba. Beni bosver, ben bu forumun basit katilimcilarindan biriyim. Peki big-bang in baslangic olmadigini, yaratilis olmadigini söyleyen ve bu konuda emek vererek bir cok calisma yapmis ve zaman harcamis, iclerinde nobel fizik ödülü sahibi olan yüzlerce akademisyeni ne yapacaksin ?

Örnegin en son olarak Oxford üniversitesinden Roger Penrose ve Erivan Fizik Enstitüsünden Vahe Gurzadyan, Kozmik Mikrodalga WMAP verilerini inceleyerek 10 Aralik 2010 yilinda ortak bir deklarasyonla Big Bang in baslangic veya yaratilis olamiyacagini kamuoyuna aciklamislardir.

Yaptiklari tespite göre, bizim de icinde bulundugumuz uzay bölümünün büyük patlama ile baslamis oldugunu ancak bizim büyük patlamamizin, uzun seriler halindeki büyük patlamalarin (?) bize rastlayan en sonuncusu oldugunu ve her biri, serinin bir önceki gelismesini sonlandiran bir büyük cöküs tarafindan baslatilmis oldugunu söylemislerdir.

Cahil adamlar, onlar da anlamamis Big bang i (!)

Ayrica evrenin yaratilisi konusunda üretilen teorilerden biri olan Big Bang teorisi kimsenin tekelinde degildir.

Ne vatikan in, ne Diyanet Isleri Baskanliginin, ne de Süleymanin...

Senin anlamadığın, Big Bang'in bir patlama olmadığını anlayanların varlığından habersiz olman.

Sen herkesin Big Bang'in bir patlama sandığını sanıyorsun.

Yok öyle birşey. Big Bang bir genişleme. Patlamadan da hızlı bir genişleme ama.

Ayrıca Big Bang teorisini kabul etmeyenler bunu senin yaptığın gibi yapmıyorlar.

Ona karşı yeni bir teori geliştiriyorlar.

Membran teorisi onlardan biri. İki membran her trilyon yılda bir birbirleri ile çarpışmakta ve Big Bang'e neden olmaktadır.

Başka teoriler de var. Örneğin maddenin bir yerden sürekli olarak kaynaması ve etrafa dağılması.

Bunlar Big Bang teorisinin alternatifleridir ve hepsinde de Big Bang motifi vardır.

Yani madde aniden ortaya çıkmaktadır.

Big Bang sağdır ve salimdir. Senden başka herkes Big Bang'in teorilerinden birini savunmaktadır.

Evrenin bir anda ve aniden ortaya çıktığının delilleri vardır.

Onları bu başlığın ilk yazısında bulabilirsin.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Yine kelime oyunu..Yine ayni basit taktik..Ben bu filmi görmüstüm.

Hangi sözlüge bakarsaniz, bakin Big Bang in karsiligi "Büyük Patlama" olarak isimlendirilir. Hic bir yerde Büyük Genisleme olarak gecmez. Hani seni sevindirmek icin genisleme diyelim, bu senin iddia ettigin gibi baslangici ve yaratilisi ispatlamaz ki.

Sen inatla hala en son astro-fizik gelismelerini görmeden, takilmis plak gibi ayni seyleri savunursan, ilk önce bu forumda antiateist ile, sonra da Vatikan, Diyanet ve Adnan Oktar la ayni paralelere düsmeye mahkumsun.

ADNAN OKTAR:Big Bang materyalizmin çöküşünün belgesidir. Materyalizmin temeli olan "madde sonsuzdan gelip sonsuza gitmektedir" iddiasını çürütmüştür. Evrenin sonsuz olmadığını, Allah'ın yaratmasının eseri olduğunu göstermiştir. Nedir Big Bang'in ortaya koyduğu: Kainatın sıfır hacim, sonsuz yoğunluktaki bir maddenin patlamasıyla oluştuğu ve zamanın ve mekanın da bu patlamayla meydana geldiği. Sıfır hacim "yokluk" anlamına geldiğine göre, evren "yok" iken "var" hale gelmiştir. Yani öncesinde madde de yoktur zaman da mekan da. Patlamayla yoktan var olmuştur. Bu ne demektir? Allah'ın evreni yoktan yaratması demektir..

DIYANET ISLERI BASKANLIGI:Yapilan hesaplamalar, evrenin tüm maddesini icinde barindiran bir tek noktanin, korkunc cekim gücü nedeniyle „sifir hacme“ sahip olacagini gösterdi. Evren, sifir hacme sahip bir noktanin patlamasiyle orataya cikmisti. Bu patlamaya „Big Bang“ (Büyük Patlama) dendi ve bu teori de ayni isimle bilindi.

Enbiya Suresi 30. Ayette „ Inkar edenler, göklerle yer bitisikken, bizim onlari ayirdigimizi ve diri olan her seyi sudan meydana getirdigimizi görmediler mi ? Hala inanmayacaklar mi ? „

Ayetin arapca metninde cok önemli bir kelime secimi yapilmistir. Bu „birbiriyle bitisik“ anlamina gelen ratk kelimesi, arapca sözcüklerde „yaratilistan biitisik ve kaynasik“ anlamindadir. Tüm „gökler ve yer“ bir noktanin icinde, bitisik bir nokta durumundadir. Sonra bu nokta muazzam bir hizla genislemis ve maddeler disari cikarak tüm evreni doldurmuslardir.

Allah tarafindan, bu bitisik ve kaynasik ilk nokta patlayarak birbirinden ayrildi. Böylece kainattaki bütün galaksiler, yildizlar ve günes sistemi meydana geldi.

Döndün köseyi, ya Vatikan ya da Diyanet sana madalya verir herhalde...

Saka bir yana, ya git bir yaratici oldugunu savunan forumlar da yaz, ya da biz ateistlere gölge etme, baska ihsan istemem.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Big Bang`i savunanlari dusuk ithamlarla mahkum ediyorsunuz.

Bilimsel gerceklerde cikarlari adina tanrilarini kesfedenler ya da evrenin sonuna ,basina tanrilarini koyanlar bugunyeni degiller.

Ortacag boyunca tek dogru vahyin!bildirdikleri sayildigindan bilim gelisecek bir alan bulamamisti.

Bilim insanlari tek dogrunun bilimingosterdikleri oldugunu soyleyecek cesareti gosteremisler ve `cifte dogruogretisi` uzerinde mutabik kaldilar.

Bu uzlasi ,donemi icerisinde bilim adina muazzam bir kazanimdi ,vahyin bildirdikleri kendisineydi ve bilim dinin baskisiolmadan gelisecek bir yola girmisti.

Bugun bunun tersinin yapildigini ozelliklebati dunyasinda gormek mumkun.

Bilim karsisinda kaybedilen hareket alaninindaha o zamanlar dinci ve fizikci Pierre Bayle`nin belirttigi gibi "Her insandilediği yolu tutmalıdır, en uygunu, her iki yolu birden tutmaktır."

İfadesinde goruldugu gibi sinsi bir geri adim oldugu gorulmeli.

Kaldi ki kaybedilen sadece hareket alani degil butun bir iktidar uzerindeki egemenlikti.

Evren`in merkezinin dunya olmadigi ruhban sinifina Batlamyus`un okuzunu kaybettirdi!

Bati dunyasinda bilimsel alanin bu iki alanin birlestirilmesini amaclayan bir politika ile baskilandigini goruyoruz.

Ulkemizde ise ABD`den devsirilen iddialarlabilimsel gerceklerin tanrinin gorunguleri oldugu fetva ediliyor.

Siz de ,hakkinizi vererek ve anlayarak ,farkinda olmadan suphecilik adina bu politikaya mudahil oluyorsunuz.

Gerici bir guruhun tarih oncesi gucleri cagirarak giristigi bu politik savasa bir teoriyi tumden yok sayarak karsicikamayiz.

Kaldi ki Big Bang `patlama` metaforundan cikarilan anlam uzerinden ,bir noktada her hangi bir seyin patlamasi degildir.

Siz buna ne isim verirseniz verin bunun gozlem ve deneylerle test edilerek ortaya konulmus niteligini degistirmez.

Ayrica bilim insanlari birileri ne dusunur,birileri bunda tanrilarini kesfederler diye bilimsel verileri cope atmazlar.

Dinciler burada tanrilarini kesfediyorlar diyebir teori cope atilamayacagi gibi ateistler istiyor diye teori kesfedilmez...

Adamlar agactan ,ottan ,bocekten ,buluttan tanrinin delillerini sayiyorlar ,boylesine muazzam bir olayi elbette politik cikarlari icin kullanacaklardir.

Kisisel kanaatim bu tartisma politik ve felsefik bir tartismanin otesine gecemez bu argumanlarla.

Big Bang elestirilmek isteniyor ise bunun karsisina baska bir teori konularak ve Standart Model`in acikladigi sorunlari nasil acikladigi gosterilerek yapilmali.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...