Jump to content

BİG BANG'İN FİZİĞİ


Recommended Posts

benim bilimsel spekülasyonum şu:yokluk sonsuz olasılıksal sonsuzlugun sınırlarına ulaştı ve varlığa geçmek zorunda kaldı ne dersin haci?

Big Bang yoktan var olma durumu değil.

Big Bang var olan bir birikimin patlaması.

Yoktan var oluş diye bir şey yok.

Aslına bakarsan yokluk diye bir kavram yok.

Herşey var. Var olan herşey de madde/enerji.

Patlamış mısır gibi düşün.

Patlamamış hali Big Bang öncesi, patlamış hali Big Bang sonrası.

Yoktan var oluş diye bir saçmalık yok.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 216
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

ama o varolan şey nasıl var oldu deriz ozaman senin kuantum dalgalanmasından haberin yok mu? anlatabilirim

Nasıl oldu - yok.

Hep vardı - var.

Sağ elini avucun yukaır bakacak şekilde göğüs hizana kaldırı

İçine küçük bir küp koy.

Şu anda küp senin önünde, küpün yüzeylerinden biri sana bakıyor.

Şimdi o küpe bir vur ve paralel olarak gitsin.

Dünyayı terketsin.

Senin nerende? Hangi yüzü sana bakıyor? Hepsi kayboldu.

Küp evrenin içinde nerede? Solda? İleride, geride? yukarıda aşağıda?

hiçbir yanıt yok çünkü evrenin içinde bunlar yok

Nereye gidiyor?

İleri? Geri? Yukarı mı çıkıyor? Aşağı mı düşüyor? Bunlara da yanıt yok çünkü buların da karşılıkları yok.

Harekete anlamı veren sadece sensin.

Bu da öyle bir durum.

Yokluk diye bir şey yok.

Herşey ful dolu.

Boşluklar da dahil.

O yüzden nasıl var oldu sorun saçma.

Link to post
Sitelerde Paylaş

şimdi oldu zaten kuantum dalgalanması da boşluk diye bişey yok diyor evrende heryer dolu ama okadar küçükler ki onları yok sanıyoruz kuantum dalgalanmasına göre bir yalancı zerre yokluktan kuantum tünellemeyle varlık sahnesine çıkıyor açıklama aşağıda:

Kuantum kozmolojisi, evrenin meydana gelişini nedensiz ve boşlukta oluşan kuantum dalgalanmalarına bağlar ve bu, şişme teorisinin uzantısı gibidir.

Sanal parçacıkların boşlukta aniden belirerek tekrar yok olmaları olayına kuantum boşluk dalgalanmaları denir.

Şişme, Evrenin varoluşundan 10 üzeri eksi 35 sn. sonra başlamış ve büyük hızla evreni genişletmiş, başlangıçtaki ani şişmeye yol açan etkenin boşlukta oluşan kuantum dalgalanması olduğu Hawking, Linde, Davies gibi fizikçiler tarafından kabul görmüş.

Kabarcık evren modeli-büyük dalgalanma teorileri sıfır zamanında (t=0) ne olduğunu ve bu büyük genişlemeye neden olan enerjinin nereden geldiğini açıklamayı hedefler.

Boşluk dalgalanma teorisi, evrenin başındaki tekilliğin kuantum etkilerinin yani belirsizlik ilkesi dahil uygulanmasına dayanır.

Tekillik, uzay-zamanın bittiği, fizik yasaların çalışmadığı sıfır noktasıdır. Ama bu tanım, genel göreliliğe dayanır ve kuantum etkilerini işin içine katmaz.

Tekillik o zaman tam olarak hiçlik şeklinde de yorumlanamaz.

Başlangıçta, karşımıza tekillik yerine, kuantum dalgalanması sonucu oluşan çok küçük hacimli ve sonlu yoğunluğa sahip bir evren çıkar.

Evrenin başlangıcı ile ilgili tünelleme ve sınırsızlık teorilerini kabul eden dalga fonksiyonu denklemlerine göre, evren 4 temel kuvvvetin birleştiği büyüklükten (yaklaşık; 10 üzeri - 33 cm.) birkaçbin kat daha büyükken, uzay-zaman klasik kozmolojiye göre davranacaktır, ancak evren bundan daha küçükken t=0 zamanında sadece boşlukta dalgalanmalar olmaktaydı. Bunlar sanal zaman içinde oluyordu.

Sanal zamanı hayal etmek için, gerçek zamanı bir ucunda -geçmiş- olan düz bir çizgi gibi düşünelim, bu çizgiyi dik olarak kesen çizgiler sanal zaman kavramı olabilir ve kütle çekimsel tekilliklerin ortadan kaldırılmasında rol oynar.

Big bang anı, gerçek zaman'da bir tekillik olarak görünür, ama sanal zaman da tekilliğin olamdığı uzay-zaman ın diğer herhangi bir bölgesi gibi gözükür. Bunun sebebi kuantum etkilerinin hesaba katılması.

Aslında kuantum dalgalanmaları evren oluşumunda nasıl bir rol oynamıştı dersek; madde korunumu yasasına göre, sanal parçacıklar boşluktan sıçrayıp gerçek evrene geçiş yapamıyor.İlk başlangıçta bu nasıl mümkün olmuştu, çünkü her sanal partikülün yanında bir anti-si vardı ve çarpışarak birbirlerini yok ederlerse bu da, evreni daha doğmadan yok ederdi.

Tabi tüm bilimciler, bu sıçrayan sanal parçalar için tünelleme olgusunu(belirsizlik ilkesinin sonuçlarından biri)öne sürer.

Yani, belli bir enerji ile hareket eden bir kütlenin, sahip olduğu enerjiden yüksek bir enerji duvarı ile karşılaştığında onu aşamayacağını, ama parçacığın yeri kesin olarak belirlenemeyip; -SONSUZ BİR İHTİMALLER ALANI- olarak tanımlandığından, parçacığın enerji duvarının öteki tarafında bulunma olasılığının hep var olduğunu.

Bu sebeple, bir partikül, duvarı aşmak için yeter miktarda enerji taşımasa bile, yine de onun arkasına geçebilecektir. Sanki bir tünel bulup geçmiş gibidir ve bu da; -tunneling- olarak adlandırılır.

Mesela radyoaktivite bir kuantum tünelleme olgusu .

Flash bellek üretimi, elektron mikroskoplarının çalışma sistemi,hızlı kuantum bilgisayarlar ise uygulamalardan bazıları.

Şimdi tünelleme olgusunu kozmolojiye uygularsak; Rastlantısal boşluk dalgalanmaları sonucu oluşan sanal parçacıklardan bir ya da bir kaçı tünellem yolu ile gerçek verlığa çıkmış ve Evren oluşmuştur.

Elbette doğumdan önce de çok sayıda kuantum dalgalanması oluşmuş ve birçok sanal partikül kısa anda yok olmuş ama kuantum belirsizlik ilkesi nedeniyle de, bunlardan en az biri yeterince uzun yaşamış ve tünelleme için gereken dalga boyuna ulaşabilmiştir.

Teori de; büyük patlamaya, bu tünellemenin yol açtığını sürmektedir.

Ayrıca big-bang de madde ve anti-madde arasında simetriyi kıran çok ufak bir orantısızlık olması mümkün ve bu denge madde lehine bozulmuş.

Evren başlangıçta genişlerken madde ve antimadde çarpışıp birbirini sıfırladıklarında CPT simetrilerine uymayan fizik yasalar sayesinde geriye çok küçük miktarda madde kalmıştır.

Evrenin, dışarıdan enerji girdisi olmaksızın, boşluktan sıfır enerjiyle rastgele ve nedensiz kuantum dalgalanmaları ile oluştuğu bir teoridir. Sanal partikül ile karşı anti partikülü birbirlerini çarpışıp yok ederken; boşluktan aldıkları ödünç enerjiyi tekrar boşluğa aktardıklarında; tünelleme ile sanaldan gerçeğe çıkan bir parçacık, belirsizlik ilkesi sınırları içinde maddenin/enerjinin korunumunu bozmamış.

Böylece, şişmenin gerçekleşmesi için çok az miktarda gerek olan enerjinin kuantum mekaniğinin izin verdiği bir dalgalanmayla oluştuğu söylenmektedir...

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 1 month later...

Aynen ulaşılamaz.....ve maddeler sadece şekil değiştirir....yok olamaz ...Bigbangte zaten bu sıçramalarla oluşmuş bir vacuum enerjisi kuramıdir...ayrıca...kütle çekim yasaları vacuumla değişebiliyor...ama termodinamik yasaları yanlış hatırlamıyorsam değişmiyor...

tarihinde mustafa2116 tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Kimyacı Lavoiser (1743-1794) “Hiçbir şey yoktan var olmaz ve var olan hiçbir şey vardan yok olmaz” demişti. Bugünkü anlayışımıza göre “Her nesne enerjidir ve enerji yok olmayıp dönüşür”, diyebiliriz. Fizikçilerin araştırma alanına Enerjinin dönüşüm ortamı da diyebiliriz. Çünkü nesnelerin etkileşimleri incelenirken, aslında enerji türleri ve onların birbirlerine nasıl dönüştükleri incelenmektedir. Fizikçi bu incelemeyi de doğayı sorgulayarak ve aldığı yanıtları yorumlayarak sürdürür. Fizikçi yorumlarını tutarlı bir yapıya dönüştürmekle kalmaz, kurduğu yapıyı sürekli sorgulayarak yeni gözlem ve deneyler karşısındaki başarısını da sınar.

http://www.astroset.com/bireysel_gelisim/metafor/k2.htm

Link to post
Sitelerde Paylaş

evren boş değil.....kuantum siçramalari her yerde var yanliz... bigbang esnasinda vacuuma giren enerji buna enerjinin tamamını etkilememiştir....... yani vacuuma giren enerji.. muazzam olmasina ragmen sinirlidir.. hepsi girmemiştir... fazla olsaydı.. hiz ve kutle kanunlari ve boyut. değişirdi.... az olsaydıda aynı durum soz konusu olmali diye düşünüyorum... ama dincilerin soylemesi gibi değil... bence giren madde sayisina gore karanlik madde oluşacaği için... içe çokme olup olmamasi tartişilabilir...ama....“Her nesne enerjidir ve enerji yok olmayıp dönüşür''

tarihinde mustafa2116 tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 1 month later...

Standart Model, bize en tutarlı evren modeli olarak sunulmasına rağmen, dikkate değer zayıf yanları bulunmaktadır. Bunlardan bir kaçına örnek verelim. Öncelikle yukarıda da belirtildiği gibi(termodinamik kanunu ihlali ) en temel fizik yasası ile çelişki halindedir. Ayrıca: Bu teoriye göre, evrende 15 milyar yıldan daha yaşlı hiçbir şey olamaz. Ancak bu önermeyle çelişen kanıtlar vardır. 1986da Havai Üniversitesinden Brent Tully, hemen hemen bir milyar ışık yılı uzunluğunda, üç yüz milyon ışık yılı genişliğinde ve yüz milyon ışık yılı kalınlığında büyük galaksi yığınları (süper kümeler) keşfetti. Böyle muazzam nesnelerin oluşması için, 80-100 milyar yıl geçmesi gerekirdi. Yani büyük patlamacıların izin verdiğinden dört ya da beş kat daha uzun bir süre. O zamandan beri, bu gözlemleri doğrular nitelikte başka sonuçlar da elde edilmiştir. (aklın isyanı syf:204)

bigbang sorunu ? Plazma evren modeli

tarihinde mustafa2116 tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 10 months later...

hacı anlamadığım şey plank büyüklüğünün altında küçüklük yok mu yoksa var da ölçülemiyor mu?

Olmadığı söyleniyor. Herşey analog değil. Herşey dijital. Ara değerler yok. Mesafe, zaman, miktar, enerji daha küçüğü olmayan quanta şeklinde var.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...