Jump to content

Bilimin Kaynakları


Recommended Posts

  • İleti 127
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Yapma rexino,metafizik olanaksızlıkmı?Eğer öyle düşünüyorsan,oldukça dar ve bağlantısız bir düşünce biçimin olduğunu söylemek zorundayım sana.Metafizik nedir?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sayın Drys'ın bahsettiği sınananabilirlik ve gözleme dayalı olan bilgiler, dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur. Bunun hakkında ise benim aklıma hep dünyanın yuvarlak olması gelir.

Dünya'nın yuvarlak olmadığı "gözlemlenmediği" sürece dünya düz bir tepsidir. Çünkü yuvurlak olsa aşağıdakiler yere düşerler + dünya dönse etrafa savruluruz.

Buradaki düşünce, gözlemleri olamadan sadece "mantıksal" sonuca ulaşmak oluyor. Bu sonuca ulaşma yolundaki bilgiler ise, o zaman kadar ulaşılmış "sınanmış/gözlemlenmiş" gerçekler/bilgiler.

Anlayacağımız, mantığın temeli dahi sınanmış gerçeklerden oluşuyor. Üst boyutlarda aynı şekilde.

Bana matematiksel sonuçlar değil, gözlemler getirin ve babalar gibi sunun. :-)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Dünya'nın yuvarlak olmadığı "gözlemlenmediği" sürece dünya düz bir tepsidir. Çünkü yuvurlak olsa aşağıdakiler yere düşerler + dünya dönse etrafa savruluruz.

Anlayacağımız, mantığın temeli dahi sınanmış gerçeklerden oluşuyor. Üst boyutlarda aynı şekilde.

Bana matematiksel sonuçlar değil, gözlemler getirin ve babalar gibi sunun. :-)

Rexino,bir insanın, dünyanın düz olduğunu düşünmesini ve bu düşünceyi savunmasını mantıksal olabilirlik düzleminde değerlendirip, 'olabilir' sonucunu çıkarıyor ve de 21.yy da olmamıza rağmen yanlışlanamayacağını savlıyor.Çünkü ona göre düşünce esastır ve de düşüncelerde sınır yoktur.Ben de bu düşünce tarzına, saçmalık yakıştırması yapınca da açıklanamaz tepkiler sergiliyor.Siz ne düşünüyorsun bu konuda sayın Zecalufinon?
Link to post
Sitelerde Paylaş
....

Siz ne düşünüyorsun bu konuda sayın Zecalufinon?

Elbette sizin tarafınızdayım. Diğer iletilerdeki tartışmalarınızı büyük dikkatle takip ettim. Rexino'nun düşünceleri daha ham. Bilgi var ama pratik yok desek daha doğru. Bu şeye benziyor, "arabayı kullanmayı bilmek, pratikte başarılı olmadığınız sürece geçersizidir." bunun gibi. Siz 18 yılınızı O'nun bahsettiği şeylere harcadınız fakat Rex. 19 yaşında. :-)

"Tanrı, yaratılmış olabilir mi?" başlığına bir göz atın. Mantık dehası sayın Rexino'nun nasıl "saçmalıklar" içerisine düştüğünü gözlerinizle görün. :-)

  • Tanrı yaratılmış ise onu bir üst-Tanrı yaratmış olabilir. O üst-Tanrı da yaratılmamış olabilir, yaratılmış da olabilir. Teselsülü durdurmak istiyorsam, Tanrıyı bir üst-Tanrı yaratmıştır, üst-Tanrı ise yaratılmamıştır, derim.
  • Tanrı eğer yaratılmış ise, üst-Tanrı da, Tanrı da, her ikisi de Tanrıdır.
  • Aslında üst-Tanrının varlığı, alt-Tanrıyı yaratmasını gerektirmez

İmza: Rexino :-)

Link to post
Sitelerde Paylaş

  • Tanrı yaratılmış ise onu bir üst-Tanrı yaratmış olabilir. O üst-Tanrı da yaratılmamış olabilir, yaratılmış da olabilir. Teselsülü durdurmak istiyorsam, Tanrıyı bir üst-Tanrı yaratmıştır, üst-Tanrı ise yaratılmamıştır, derim.
  • Tanrı eğer yaratılmış ise, üst-Tanrı da, Tanrı da, her ikisi de Tanrıdır.
  • Aslında üst-Tanrının varlığı, alt-Tanrıyı yaratmasını gerektirmez

İmza: Rexino :-)

Tam bir trajik komedi örneği.Rexinonun beyni,hayaletlerle savaşıyor ama galip gelen yok ne yazık ki! :)

Aslında felsefi tartışmamız aşağıda ki linkte başlamıştı;

http://forum.ateizm2.org/index.php?showtopic=4857&st=20

Link to post
Sitelerde Paylaş
Rexino,bir insanın, dünyanın düz olduğunu düşünmesini ve bu düşünceyi savunmasını mantıksal olabilirlik düzleminde değerlendirip, 'olabilir' sonucunu çıkarıyor ve de 21.yy da olmamıza rağmen yanlışlanamayacağını savlıyor.Çünkü ona göre düşünce esastır ve de düşüncelerde sınır yoktur.Ben de bu düşünce tarzına, saçmalık yakıştırması yapınca da açıklanamaz tepkiler sergiliyor.Siz ne düşünüyorsun bu konuda sayın Zecalufinon?

drys,

Benim adımdan söylemediklerimi söylemiş gibi gösterme çabanı edepsizlik olarak nitelendirirdim ama anlamadığını varsayıyorum.

"Dünya yuvarlak değildir" önermesi analitik önermedir. "Dünya yuvarlaktır" önermesi doğrulanabilir olduğuna göre, "Dünya yuvarlak değildir" önermesi de yanlışlanabilirdir, yanlışlanmıştır. Olanaklılığın ne olduğunu bilmiyorsun, fiziksel ve mantıksal olanaklılığın farklarını da bilmiyorsun ama benim adımdan konuşmayı beceriyorsun. "Dünya yuvarlak değildir" önermesi mantıksal olarak olanaklıdır fakat fiziksel olarak olanaklı değildir, çünkü bir takım fiziksel yasalarla çelişiyor.

"Düşünce esastır" dediğimi nereden çıkarıyorsun? Buna benzer ve bunu destekleyecek bir tümcemi getirir misin?

Bilimin neliği konusunda da o kadar anlattım hala anlamıyorsun, ben ne yapabilirim ki?!

Link to post
Sitelerde Paylaş
Elbette sizin tarafınızdayım. Diğer iletilerdeki tartışmalarınızı büyük dikkatle takip ettim. Rexino'nun düşünceleri daha ham. Bilgi var ama pratik yok desek daha doğru. Bu şeye benziyor, "arabayı kullanmayı bilmek, pratikte başarılı olmadığınız sürece geçersizidir." bunun gibi. Siz 18 yılınızı O'nun bahsettiği şeylere harcadınız fakat Rex. 19 yaşında. :-)

"Tanrı, yaratılmış olabilir mi?" başlığına bir göz atın. Mantık dehası sayın Rexino'nun nasıl "saçmalıklar" içerisine düştüğünü gözlerinizle görün. :-)

  • Tanrı yaratılmış ise onu bir üst-Tanrı yaratmış olabilir. O üst-Tanrı da yaratılmamış olabilir, yaratılmış da olabilir. Teselsülü durdurmak istiyorsam, Tanrıyı bir üst-Tanrı yaratmıştır, üst-Tanrı ise yaratılmamıştır, derim.
  • Tanrı eğer yaratılmış ise, üst-Tanrı da, Tanrı da, her ikisi de Tanrıdır.
  • Aslında üst-Tanrının varlığı, alt-Tanrıyı yaratmasını gerektirmez

İmza: Rexino :-)

Zecalufinon,

Onlar saçmalık filan değil, hala da arkasındayım dediklerimin.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Yapma rexino,metafizik olanaksızlıkmı?Eğer öyle düşünüyorsan,oldukça dar ve bağlantısız bir düşünce biçimin olduğunu söylemek zorundayım sana.Metafizik nedir?

Ben sana "metafizik olanaksız" mı dedim? Okuma özürlümüyüz Allah aşkına? Bilimsel açıdan metafiziksel önermeler dışlanmalıdır, dedim. Bununla "metafizik olanaksızdır" önermesi eşdeğer midir?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben sana "metafizik olanaksız" mı dedim? Okuma özürlümüyüz Allah aşkına? Bilimsel açıdan metafiziksel önermeler dışlanmalıdır, dedim. Bununla "metafizik olanaksızdır" önermesi eşdeğer midir?
Sen de anlama özürlümüsün?Materyalizmin metafiziksel özelliğinden bahsediyorsun ve de ben sana materyalizmin metafiziksel özellikleri nedir diye so-ru-yo-rum?

Eğer bu mantıksal olanaklılıktan kastın,düşünülebilirlik ise,büyük bir tehlike söz konusu senin için.Çünkü, kanatlı insan fikri,kızıldenizin ikiye bölünmesi,ejderha,cin,şeytan,melek,dünyanın bir öküzün başının üstünde olduğu,güneşin dünyanın etrafında döndüğü de dahil her türlü saçmalığı,düşüncelerimizin bir penise sahip olduğu....gibi hertürlü düşünülebilirliği, akla uygun olarak kabul etmelisin.Senin kıstaslarına göre düşünülebilir, değilmi?Mesela 20 gözlü,10 bacaklı,55 parmaklı insan gibi,tabii düşünmek mümkün,neden olmasın??

Yahu aslında vardığın sonuç doğru ama varış şeklin yanlış; mantıkta yanlış öncüllerden doğru sonuçlara varılabilir. İdealist savlar mantıksal olarak olanaklıdır,fiziksel olarak olanaklı olup olmadıkları konusunda bir şey diyemeyeceğim.

O saydıkların hepsi mantıksal olarak olanaklı...Fiziksel olarak olanaklı değil çoğusu belki de... Amma akla uygunlar. Neden? Çünkü mantıksal olarak olanaklılar.

"Dünya yuvarlak değildir" önermesi analitik önermedir. "Dünya yuvarlaktır" önermesi doğrulanabilir olduğuna göre, "Dünya yuvarlak değildir" önermesi de yanlışlanabilirdir, yanlışlanmıştır. Olanaklılığın ne olduğunu bilmiyorsun, fiziksel ve mantıksal olanaklılığın farklarını da bilmiyorsun ama benim adımdan konuşmayı beceriyorsun. "Dünya yuvarlak değildir" önermesi mantıksal olarak olanaklıdır fakat fiziksel olarak olanaklı değildir, çünkü bir takım fiziksel yasalarla çelişiyor.

"Düşünce esastır" dediğimi nereden çıkarıyorsun? Buna benzer ve bunu destekleyecek bir tümcemi getirir misin?

Yukarı bak!!Alıntı yaptım.Hiçbir şey gözümden kaçmaz.Bunlar senin vargıların.Ne alaka deme bana.Senin, yukarıda saydığım doğaüstü düşüncelerin, mantıksal olarak olanaklı sonucuna varmanın nedeni ne olabilir? Düşünülebilmesidir tabi ki.Yani senin için, düşünülebilen herşey,doğaüstüde olsa olanaklıdır.Bu mantığın tek bir nedeni olabilir o da senin için, maddenin(veya doğanın) değil düşüncenin esas olmasıdır.Aksini iddia ediyorsan doğaüstü düşünceler için olanaklı sonucunu çıkartamazsın.Yok, benim için madde esastır ama doğaüstü düşünceler yanlışlanamaz diyorsan,o da senin çelişkindir.

Mantığında bile net değilsin.Kimi yerde felsefe yaparken ve mantık yürütürken,doğrulama için bilim kullanılamaz diyorsun.Ama kimi yerde de, insan mantığının yaptığı ''dünya düzdür'' önermesi gibi, fiziksel olarak yanlışlanabilir ve yanlışlanmıştır da diyorsun.

Bende san diyorum ki; bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!!

Zecalufinon,

Onlar saçmalık filan değil, hala da arkasındayım dediklerimin.

Tabi ki arkasında olacaksın.Çünkü ayakların havada,düşüncelerin bulutların üstünde geziyor senin.Senin mantığın sadece düşünce özgürlüğü kapsamında çalışıyor çünkü.Tanrı ve tanrılar ile ilgili yaptığın mantık bunun kanıtıdır.Hayaller dünyasında bol atışlar dilerim sana ama unutma ki,yere indiğinde hayallerinde ki düşüncelerden çok farklı bir dünyayla karşılaşacaksın!!Sarhoşmusun nesin,biraz dışarı çık,gez,maddenin içine karış,zenginlikleri,yoksullukları,ölümleri,doğumları,savaşları,sömürüyü gör,küresel ısınmayı gör ve insan ırkının 70 bin yıl önce ki gibi yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu anla.Anla ki bunlar için kafa patlat,mantık yürüt ve mantığın sende kalmasın,eyleme dök.Tanrılar alemi mantığın seni kör etmiş anlaşılan.Tanrı ve tanrılar düşünüşü ne sana ne de insanlığa bir şey kazandırabilir.Ama, maddenin varlığı ve hareket,değişim,etkileşim içinde olduğu düşünüşü,küresel ısınma gerçeğini idrak etmeni,şimdi dünyada yaşanan ekonomik krizin 2. paylaşım savaşından beri yaşanan en kötü kriz olması gerçeğini idrak etmeni sağlayacak ve içinde azıcık bir insanlık duygusu varsa bunlara mantık yürütüp kafa patlatıp çözüm için bir şeyler yapılması gerektiği(eylem,pratik) sonucuna götürecektir.Bırak Tanrı ve tanrılar düşünü veya mantığını.Onların kimseye faydası olmaz,olmamıştırda.

Şunu bilmeni isterim,felsefe insana bir dünya görüşü kazandırır.Felsefi dünya görüşü sayesinde insan, doğayı,toplumu ve toplumsal ilişkileri anlama,değerlendirme,yargılama biçimi kazanır.Yani, yaşamda edilgen değil etken olmaya başlar.Antik Yunan çağında ki filozoflar gibi,artık insanlar sadece düşüncelerinde sınırsızca oyunlar oynamayı bir kenara bıraktı,hayatta yapabilecekleri şeyleri düşünmeye başladılar.Ve düşündüklerini gerçekleştirince de motive olup,doğayı etkilemeyi başardılar.SSCB,Çin,Kuzey Kore,Vietnam,Demokratik Kongo Cumhuriyeti,Nikaragua,El Salvador,Küba ve dünyanın dört bir yanında yürütülen sosyalist gerilla hareketleri Karl Marxın,Leninin,Stalinin Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm felsefesinin uygulanabilirliğini kanıtlamıştır.Sakın bana, sosyalizmin 21 yy. daki yenilgisinden bahsetme gafletine düşme.Çünkü insanlar, bir avuç azınlığın sömürüsüne karşı, sınıfsız-sömürüsüz bir toplumu düşlüyor,düşünüyor ve bu umutlarla motive olup, uğruna savaşıyor.Çünkü gelecek umut vaad ediyor.

Evet Rexino,hoş bir sohbet yaptık seninle.Ve bir o kadar da insanın ufkunu geliştirici oldu.Sonuç olarak rexino,İdealizm ve maskeli hali agnostisizim felsefeleri, bunları kabul eden ve yaşamını bu bağlamda sürdüren insanlara pratikte hiçbirşey kazandırmaz,kazandırmamışta.Bol bol 5 vakit namaz,kilise ziyaretleri ve öbür dünyada ki ödüllerin hayallerinden başka!!

Link to post
Sitelerde Paylaş
Peki. :) (Bu sarı kafa mimikleri çok özel durumlarda kullanırım.)
İyi o halde, sana Tanrılarınla bol bol oyunlar dilerim :) (Ne garip, bu sarı kafa mimiklerini ben de sadece çok özel durumlarda kullanırım!)
Link to post
Sitelerde Paylaş
...yere indiğinde hayallerinde ki düşüncelerden çok farklı bir dünyayla karşılaşacaksın!!Sarhoşmusun nesin,biraz dışarı çık,gez,maddenin içinekarış,zenginlikleri,yoksullukları,ölümleri,doğumları,savaşları,sömürüyü gör,küresel ısınmayı gör ve insan ırkının 70 bin yıl önce ki gibi yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu anla.Anla ki bunlar için kafa patlat,mantık yürüt ve mantığın sende kalmasın,eyleme dök....

Ufff uffff.. Ne kadar asil cümler bunlar böyle... :-)

Peki. :) (Bu sarı kafa mimikleri çok özel durumlarda kullanırım.)

Bu bir ironi olsa gerek.. :-)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Rexino bu, ne düşünse yeridir ne yapsa yeridir,yadırgamıyorum artık.Çünkü o düşünceleri özgürleştirdi.Rexino bak bir şey düşünüyorum; arkanda her zaman dolaşan bir zenci var.Bunu düşünebilmem mümkün mü,mantıksal olarak olanaklı mı,yanlışlanamaz mı?Mantıksal açıdan Tanrı ve tanrılar kombinasyonundan farkı var mı?Mantıksal olanaklılık mümkün mü?Hem bak, düşünsel anlamda felsefe yapıyoruz, tam da istediğin gibi bilimi,fiziği karıştırmadan işe,değil mi?Neden?

Sakın bana verdiğim mantıksal örneğimin ahlaksızca olduğunu söyleme.Çünkü,elde hiç bir veri yokken Tanrı,tanrılar,ruhlar,cinler vb. mantıksal düşünceleri olanaklı bulmak ve yanlışlanamayacağını savlayıp,millete bu bağlamda felsefe yapmak en büyük ahlaksızlıktır.

Benim zenci örneğimin olanaksızlığı kanıtlanabilir.Arkana kolunu savurursun olur biter.Eğer, etki ve tepki meydana gelmezse o halde arkanda hiçbir şey yoktur.Gördün işte olay bu kadar basit ama bir o kadar da gerçekçi , etki-tepki,maddecilik,materyalizm ve diyalektik.

tarihinde drys tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
.....

arkanda her zaman dolaşan bir zenci var.

.....

Sayın Anibal bu örneği birkaç defa vermişti, şöyle birşeydi;

"Arkanda bir zenci var ve bu zenci görünmez. Bu zenci seni 24 saat anüsünden beceriyor. Bu zecinin varolmadığını kanıtlayamadığın sürece sen bir topsun." :-)

Aynı şekilde dincilerin yaptığıda buna benzer "Tanrı'nın varolmadığını kanıtlayamadığın sürece varlığını kabul etmek zorundasın" gibi.

Zecal.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Rexino bu, ne düşünse yeridir ne yapsa yeridir,yadırgamıyorum artık.

Terbiyeni takın drys, benzerini ben de senin için söyleyebilirim. Kavramları bilmeden karnından konuşuyorsun, hatalarını gösterince de psikolojik tepkilerine yanıt vermek zorunda kalıyoruz bu sefer. Kafanın basmadığı teorik konularda atıp tutmak kolay olsa gerek, cahil cesareti diye geçiyorum.

arkanda her zaman dolaşan bir zenci var.Bunu düşünebilmem mümkün mü,mantıksal olarak olanaklı mı,yanlışlanamaz mı?Mantıksal açıdan Tanrı ve tanrılar kombinasyonundan farkı var mı?Mantıksal olanaklılık mümkün mü?Hem bak, düşünsel anlamda felsefe yapıyoruz, tam da istediğin gibi bilimi,fiziği karıştırmadan işe,değil mi?Neden?

Sakın bana verdiğim mantıksal örneğimin ahlaksızca olduğunu söyleme.Çünkü,elde hiç bir veri yokken Tanrı,tanrılar,ruhlar,cinler vb. mantıksal düşünceleri olanaklı bulmak ve yanlışlanamayacağını savlayıp,millete bu bağlamda felsefe yapmak en büyük ahlaksızlıktır.

Benim zenci örneğimin olanaksızlığı kanıtlanabilir.Arkana kolunu savurursun olur biter.Eğer, etki ve tepki meydana gelmezse o halde arkanda hiçbir şey yoktur.Gördün işte olay bu kadar basit ama bir o kadar da gerçekçi , etki-tepki,maddecilik,materyalizm ve diyalektik.

Sağdan soldan aşırdığın örneği bile doğru düzgün yazamıyorsun. "Arkanda dolaşan, deneysel ve gözlemsel açıdan etkileri bilinemeyen, yani bilimsel açıdan tespitedilebilir olmayan zenci var." diyecektin herhalde.

Böyle bir kavram (arkada dolaşan zenci, ADZ diyelim) mantıksal olarak olanaklı. Yani içinde çelişki barındırmıyor. Mantıksal olarak olanaklı olması, düşünebilmemizi gerektirmiyor. Örneğin, Sicim Kuramı... Sicim Kuramı'nın savları mantıksal olarak olanaklıdır, aksi taktirde kuram olarak ileri sürülemezdi.

Mantıksal olarak olanaklılık ile yanlışlanabilirlik arasında şöyle bir ilişki var: Bir şey mantıksal olarak olanaklı değil ise, gözlemsel/deneysel açıdan testedilebilirliği de olanaksızdır. Bu, mantık kurallarının doğa ile uygunluğu önvarsayamına dayanır, detaylarına girmeyelim.

ADZ, tanıma göre, mantıksal olarak olanaklı olduğu halde testedilebilir değildir. Arkana elini/kolunu savurursan bir şey ile karşılaşmayacağın zaten ADZ'nin tanımında var. Bu tip bir deney ile ADZ'nin var olmadığını kanıtlayamazsın. Kafan basmıyor mu hala? :-)

Dolayısıyla, bilimsel açıdan ADZ'nin varlığı/yokluğu konusunda ignostik (kavranamazcı) tavır takınacağız.

Zecalufinon,

"Dinciler" abstraksiyonu arkasından öyle konuşmak kolay. Biraz olsun felsefe ile ilgilenen hiç bir dinci öyle bir iddia ile gelmez. Ama nedense, kendimizi rahatlatmak için mi, ya da bir tür aşağılık kompleksi mi anlamıyorum, devamlı bu tür ithamlarda bulunuyoruz.

Neyse, iyi geceler

tarihinde Rexino tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Öncelikle, tanrı ve tanrılar saçmalığı örneğinden dolayı terbiyeni önce sen takınacaksın.Milletin, senin hayaller alemine karşı karnı tok. 21.yy da ve de elde hiçbir dayanağın yokken bu örnekleri verip felsefe yapacaksan bende sana derim ki,öncelikle sen terbiyeni takın rexino.

Şimdi,zenci örneğim tamamen benim uydurmam.Eğer bu tarz bir örnekten haberim olsaydı,tamamını copy/paste yapardım, o kadar beceriksiz değilim.

Gelelim söylemlerinde ki her zaman ki gibi çelişkilerine.

Sicim Kuramı, fiziğin temel modellerinden biridir. Yapı taşı olarak Standart modelde kullanılan boyutsuz noktalar yerine tek boyutlu uzanıma sahip sicimler kullanılmaktadır. Bu temel yaklaşım farklılığı, parçacıkları noktalar olarak tasvir eden modellerde karşılaşılan bazı problemlerden sakınılmasını sağlamaktadır.

Kuramdaki temel fikir, gerçekliğin esas bileşenlerinin rezonans frekanslarında titreşen ve Planck uzunluğunda olan (10-35 m civarı) sicimler olduğudur.

Sicim denilen yapı taşlarını gözlemlememiz neredeyse imkansız olduğu ve dolayısıyla bu teori büyük ihtimalle hiçbir zaman test edilemeyeceği için şu an fizikçilerin en çok tartıştıkları konulardan biri de, bu kuramın, fiziksel bir kuram mı yoksa yalnızca felsefi bir teori mi(idealizm gibi tespiti olmayan) olduğudur.

Kuram veya teori, sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünüdür.

Kuram kavramlaştırmaya yönelik olarak, değişkenler arasındaki ilişkiyi basit ve anlaşılır bir biçimde ifade etmek amacıyla birleştirilmiş tanımlar, örgütlendirilmiş gözlemler, koşullar ve ilkeler bütünüdür.

Bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, çok sayıda doğal gözlemi birbirine bağlayan bir gerçekler ve açıklamalar bütünüdür. Bir tahmin veya hipotez değildir.

Yaklaşık 10 bin yıldır ve de bilimdışı düşünceler sayesinde, insanların düşlerini süsleyen Tanrı,ruh,doğaüstü mekanları , özellikle son yüzyılda katedilen hızlı bilimsel gelişmeler sonucu bilimsel düzlemde ortaya atılan ve tanrılar saçmalığıyla tek ortak yanı gözlemi mevcut olmayan sicim teorisi için, her iki düşünce biçimini de mantıksal açıdan olabilir sonucunu çıkartamazsın.Örneklerin meydana geliş şekli ve esin kaynakları tamamen zıttır.Ama merak etme,yakın gelecekte iddia edilen sicimler keşfedilemezse sicim teorisi hakettiği yeri bulur ve terkedilir.Tıpkı canlıların varoluşunu açıklayan diğer teoriler gibi.Ama sicimler bulunursa o zaman da Tanrı saçmalıkları gibi bu örneği vermeye devam edecekmisin merak ediyorum..Hım dimi rexino.Kaçırdığın bir nokta var,bilimadamları sicimleri bulmak için tüm enerjilerini harcamaya başladı bile.Ama tanrı için aynı şeyi söyleyebilirmiyiz?Hayır,mantık açısından kıyaslanacak örnekler değil bunlar,olamazda.

Bak sana seninle ilgili tespitimi söyleyeyim, senin düşünce tarzında metafiziksel nüveler mevcut olduğundan çok yanlış örnekler veriyorsun.Çok yanlış mantık yürütüyorsun.Yani olayları bulunduğu zaman ve mekandan yalıtıyorsun.Metafiziğin 1. kuralı; özdeşliktir.2.kuralı;Tecrittir.Ve sen örnek verirken veya mantık yürütürken bu hataları yapıyorsun.Oysa ki Diyalektik,metafiziğin tam tersine,karşılıklı etkiyi ve değişimi kabul eder.Yani olayları mekan ve zamandan yalıtmaz.İnsana yol göstericidir ve de iyi bir kılavuzdur.Aslında farkında olmadan günlük hayatta hepimiz materyalist oluruz,kimi zaman da diyalektiğe uygun hareket ederiz.Tek eksiklik, bunun doğruluğunu felsefi görüş olarak savunamamak.

Diğer konu,mantıksal olanaklılığın ölçütü nedir senin için?Kendini net bir şekilde ifade et!!Kimi zaman deneyi kullanıp kimi zaman deneyden faydalanmayı rededemezsin.Gerçi agnostik bakış açın sayesinde her türlü çelişkili düşünceyi yapmanı beklerim senden.

Bir şey mantıksal olarak olanaklı değil ise, gözlemsel/deneysel açıdan testedilebilirliği de olanaksızdır.
Şimdi bana deneysel olarak test edilemeyen yani mantıksal olarak olanaklı olmayan bir örnek ver bakalım.Durduk yere kendini mahküm ettiğinin farkında değilsin.

Bu, mantık kurallarının doğa ile uygunluğu önvarsayamına dayanır, detaylarına girmeyelim.

Kesinlikle doğru bir tespit.Ben seni daha önce uyardım.Mantığımızın doğruluğu veya yanlışlığını neye göre test edeceğiz,diye sormuştum sana?Ve de bilimden başka bir referansımız olmadığını defalarca söyledim,yazdım ama anlamadın veya anlamak istemedin.

ADZ, tanıma göre, mantıksal olarak olanaklı olduğu halde testedilebilir değildir. Arkana elini/kolunu savurursan bir şey ile karşılaşmayacağın zaten ADZ'nin tanımında var. Bu tip bir deney ile ADZ'nin var olmadığını kanıtlayamazsın
Çelişkili söylemlerden ne zaman vazgeçeceksin be arkadaşım?Hem testedielbilir değil diyorsun hem de karşılaşmayacağın ADZ nin tanımında mevcut diyorsun.Seni anlayabilene aşk olsun.Kendini açık ve net anlatana kadar yükleneceğim sana,eleştiri bombardımanına tutacağım seni!

Şöyle anlatayım sana,yukarıda dediğim gibi ADZ mantığımı yanlışamak için deney ve gözlem yapmak zorundasın ki,benim sunduğum çözüm yolu da buydu.Ya arkana bakacaksın ve zenci varmı yokmu gözlemleyeceksin yada kolunu arkaya savurup etki-tepki varmı deneyeceksin,deney yapacaksın.Deneme-yanılma veya doğrulama yolu.

Ahh rexino ah.Anlatamadım gitti sana.Felsefeler ve tüm felsefi görüşler mantık ürünüdür,düşünce ürünüdür.Evet buna katılıyorum yani insanlar istediğini düşünebilir ve hayal edebilir.Ama tüm düşünceler, tüm felsefeler,tüm mantıklar bilimsel yolla test edilebilir,edilmelidir de.Düşünceleri doğrulayacak ve yanlışlayacak yol deney ve gözlemden başka bir şey o-la-maz.Kendimizi kandırmayalım.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Öncelikle, tanrı ve tanrılar saçmalığı örneğinden dolayı terbiyeni önce sen takınacaksın.Milletin, senin hayaller alemine karşı karnı tok. 21.yy da ve de eldehiçbir dayanağın yokken bu örnekleri verip felsefe yapacaksan bende sana derim ki,öncelikle sen terbiyeni takın rexino.

Üstelik aklınca beni sıkıştırdığını düşünüyorsun ya, tebrik ederim. :-) Dediklerim saçmalık filan değil. Velev ki saçmalık olsun, bu forumda fikir özgürlüğü var, aklını başına topla, konu ile ilgilen.

Kuram veya teori, sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünüdür.

Kuram kavramlaştırmaya yönelik olarak, değişkenler arasındaki ilişkiyi basit ve anlaşılır bir biçimde ifade etmek amacıyla birleştirilmiş tanımlar, örgütlendirilmiş gözlemler, koşullar ve ilkeler bütünüdür.Bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, çok sayıda doğal gözlemi birbirine bağlayan bir gerçekler ve açıklamalar bütünüdür. Bir tahmin veya hipotez değildir.

Hadi Vikipedia'nın kuram tanımını kabul ettik diyelim.

Yaklaşık 10 bin yıldır ve de bilimdışı düşünceler sayesinde, insanların düşlerini süsleyen Tanrı,ruh,doğaüstü mekanları , özellikle son yüzyılda katedilen hızlı bilimsel gelişmeler sonucu bilimsel düzlemde ortaya atılan ve tanrılar saçmalığıyla tek ortak yanı gözlemi mevcut olmayan sicim teorisi için, her iki düşünce biçimini de mantıksal açıdan olabilir sonucunu çıkartamazsın.Örneklerin meydana geliş şekli ve esin kaynakları tamamen zıttır.Ama merak etme,yakın gelecekte iddia edilen sicimler keşfedilemezse sicim teorisi hakettiği yeri bulur ve terkedilir.Tıpkı canlıların varoluşunu açıklayan diğer teoriler gibi.Ama sicimler bulunursa o zaman da Tanrı saçmalıkları gibi bu örneği vermeye devam edecekmisin merak ediyorum..Hım dimi rexino.Kaçırdığın bir nokta var,bilimadamları sicimleri bulmak için tüm enerjilerini harcamaya başladı bile.Ama tanrı için aynı şeyi söyleyebilirmiyiz?Hayır,mantık açısından kıyaslanacak örnekler değil bunlar,olamazda.

Sen mantıksal olanaklılık nedir bilmiyorsun, bilmiyorsun, bilmiyorsun! Mantıksal olanaklılık kabaca çelişki barındırmamaktır. Eğer bir öngörü mantıksal olarak olanaklı değil ise, sınanabilir de değildir. Fakat buradan, mantıksal olarak olanaklı öngörülerin zorunlu olarak sınanabilir olması gerektiği sonucuna varamayız.

p ise q

p-değil

______

o halde q-değil

Yukarıdaki çıkarsama teknik olarak geçersizdir.

Sicim Kuramı'ndan neden bahsettiğimi anlayamadan, "Sicim Kuramı'nı örnek veremezsin" demişsin. Sicim Kuramı'nın temel savı 3+1 boyutu aşan boyutlarda devamlı titreyen sicimlerin bulunduğudur. Buradan da Sicim Alan Kuramı türetilir. Bu öngörü (denklemler ile uyumlu) gözlemlenememiştir. Şu an için kuramın deneysel çalışmaları bununla ilgilidir, ya da bu sicimlerin doğrudan etkileri gözlemlenmek isteniyor. Neden bu örneği verdim? Mantıksal olarak olanaklı her şeyi düşünebiliriz diye bir zorunluluk yok, onu anlatmaya çalışıyordum. Sicim Kuramı savunanları sicimlerin bugünkü teknoloji ile sınanabilirliğine az ihtimal veriyor zaten, ki konumuz bu değil. Yakın zamanda bir şey çıkmazsa, terkedilir tabii.

Fakat Tanrı konusu bunun gibi değil. Sicim Kuramı'nı incelersen, kuramın temellerini matematiğin oluşturduğunu görürsün. Teolojik önermeler için bu geçerli mi? Değil. Tanrı bilimin alanına dahil değil, bilim Tanrının varlığı/yokluğu konusunda susar. Buraya kadar yanlışlarını düzelttim.

Şimdi bana deneysel olarak test edilemeyen yani mantıksal olarak olanaklı olmayan bir örnek ver bakalım.Durduk yere kendini mahküm ettiğinin farkında değilsin.

Hala "yani" diyorsun?! Ben ne zaman "deneysel olarak testedilemezlik" ile "mantıksal olarak olanaksızlık" bir tuttum? Yazılanları anlamıyorsun ki?!

1. Mantıksal olarak olanaklı olan bir öngörü, sınanbilir de olabilir, sınanabilir olmaya da bilir.

2. Sınanabilir olan her öngörü, mantıksal olarak olanaklıdır da.

3. Sınanabilir olmayan her öngörü, mantıksal olarak olanaklı ola da bilir, olmaya da bilir.

4. Mantıksal olarak olanaklı olmayan her öngörü, sınanabilir değildir.

Anlıyor musun bunları?

Mantıksal olarak olanaklı olmayan bir önerme : Üçgen, beş köşelidir.

Mantıksal olarak olanaklı olan bir önerme : Arkanda 24 saat dolaşan fakat sınanabilir olmayan bir zenci var.

Sınanabilir olan bir önerme: Gezegenler Güneş etrafında elliptik bir yörüngede dönüyor, Güneş elliptik yörüngenin foci'lerinden biridir. (Kepler'in Birinci Kuralı)

Sınanabilir olmayan bir önerme: Tanrı yoktur.

Bak sana seninle ilgili tespitimi söyleyeyim, senin düşünce tarzında metafiziksel nüveler mevcut olduğundan çok yanlış örnekler veriyorsun.Çok yanlış mantık yürütüyorsun.Yani olayları bulunduğu zaman ve mekandan yalıtıyorsun.Metafiziğin 1. kuralı; özdeşliktir.2.kuralı;Tecrittir.Ve sen örnek verirken veya mantık yürütürken bu hataları yapıyorsun.Oysa ki Diyalektik,metafiziğin tam tersine,karşılıklı etkiyi ve değişimi kabul eder.Yani olayları mekan ve zamandan yalıtmaz.İnsana yol göstericidir ve de iyi bir kılavuzdur.Aslında farkında olmadan günlük hayatta hepimiz materyalist oluruz,kimi zaman da diyalektiğe uygun hareket ederiz.Tek eksiklik, bunun doğruluğunu felsefi görüş olarak savunamamak.

Diğer konu,mantıksal olanaklılığın ölçütü nedir senin için?Kendini net bir şekilde ifade et!!Kimi zaman deneyi kullanıp kimi zaman deneyden faydalanmayı rededemezsin.Gerçi agnostik bakış açın sayesinde her türlü çelişkili düşünceyi yapmanı beklerim senden.

Sosyal tespitlerinle ilgilenmiyorum, ben girersem o konulara iyi olmaz sonra... Tipini irdelettirme bana... :-)

Materyalizm, diyalektik materyalizm filan diyorsunuz ama çocukların aile yolu ile müslümanlaştırılması gibi siz de komünist olmuşsunuz.

Hem testedielbilir değil diyorsun hem de karşılaşmayacağın ADZ nin tanımında mevcut diyorsun.Seni anlayabilene aşk olsun.Kendini açık ve net anlatana kadar yükleneceğim sana,eleştiri bombardımanına tutacağım seni!

Hey Allahım hey! ADZ nedir? "Arkanda dolaşan, deneysel ve gözlemsel açıdan etkileri bilinemeyen zenci var." Etkileri sınanabilir değil ise, nasıl varlığı/yokluğu konusunda karara varabiliriz? El sallamakla olur mu bu iş? ADZ mantıksal olarak olanaklı, içinde çelişki barındırmıyor! Ama testedilebilir değil, dolayısıyla bilim bu konuda bir şey diyemez.

Şöyle anlatayım sana,yukarıda dediğim gibi ADZ mantığımı yanlışamak için deney ve gözlem yapmak zorundasın ki,benim sunduğum çözüm yolu da buydu.

Zenci zaten gözükmüyor ki?! Tanım şu: "Arkanda dolaşan, deneysel ve gözlemsel açıdan etkileri bilinemeyen zenci var." Eğer senin dediğin "Arkanda zenci var" önermesi ise, tabi ki, arkamıza bakarız, zenci varsa, var deriz. Aksi taktirde, yok deriz.

Link to post
Sitelerde Paylaş
ADZ, tanıma göre, mantıksal olarak olanaklı olduğu halde testedilebilir değildir. Arkana elini/kolunu savurursan bir şey ile karşılaşmayacağın zaten ADZ'nin tanımında var. Bu tip bir deney ile ADZ'nin var olmadığını kanıtlayamazsın. Kafan basmıyor mu hala? :-)

Anlamıyorsun değilmi Rexino? O bahsettiğin yöntemlerle elbette varolmadığını kanıtlayamayız, haklısın. Çünki varolduğunu kanıtladığım diye öne sürdüğün arguman zaten baştan çürük, saçma, absurd.. Fakat mantıksal olasılık yönünden sana göre "olabilirde olmayabilirde, test edilemez". 2. sayfadaki iletilerinden birinde saçma'nın ne anlama geldiğini yazmışsın;

Senin "saçma"dan ne kastettiğini bilmiyorum. Felsefede "saçma" genellikle iki türlü kullanılır, birisi, "dört köşeli üçgen" gibi ne idüğü belirsiz şeyler için, yani çelişki içeren, akla uygun olmayan...

Şimdi bakalım; "dört köşeli üçgen" bu sana göre ne idüğü belirsizdir. Çünkü üçgenler üç köşeli olurlar. Doğru.

Şimdi ADZ örneğine deyinelim. "Zenci" nedir? İnsan türünün bir alt-türü yani bir ırk. Sonuç olarak bu bir insan ve madde. Madde'nin önemli özelliklerinden birisi neydi? Sınanabilirlik. Şöyle yapalım; "üçgenler üç köşelidir, dört köşeli üçgen önermesi saçmadır." devam edelim, "Zenciler maddedir ve sınanabilirdir, sınanamaz ya da görünemez olması saçmadır, absurddur." Ama sayın Rexino ADZ örneğine saçma demiyor, neden? Üçgenlerin üç köşeli olmasına karşı geliştirilen argumanda dört köşelilik saçma da, zenci örneğinde bu neden geçerli değil? Çelişki üstüne çelişki! Saçmalık üstüne saçmalık!

Rexino'nun 28.İletisinden;

Maddeden bağımsız ide olgusu saçmalık filan değil, mantıksal olarak olanaklıdır, deneysel olarak fiziki dünyada doğrulanabilir değildir. Bu doğrulanamazlık saçmalığa işaret etmiyor, sadece ve sadece doğrulanamazlığa işaret ediyor. Sağduyuna ters şeyleri 'saçma' diye nitelendirme.

Madden bağımsız.. Peki bu, "üç köşeli üçgenden bağımsız" gibi bir anlama gelmiyor mu? Maddeden bağımsız demen için referans noktan nedir? Hayatında kaç defa maddeden bağımsız birşey gördün ya da hissettin. Zaten bunu hissetmen bile olanaksız. Çünkü maddeden sıyrılamıyorsun. Sıyrılamadığın ve doğruluyamadığın sürece bu saçmalık değilde nedir? "doğrulanamaz" mıdır? Dört köşeli üçgene 'saçma' derken referans noktan neydi? Üçgenlerin üç köşeli olması değil mi? Maddeden bağımsız olarak nitelendirdiğin şeyi daha kavrayamadın mı? Dört köşeli üçgen ile hemen hemen aynı şey değil mi?

Zecal.

Link to post
Sitelerde Paylaş
Anlamıyorsun değilmi Rexino? O bahsettiğin yöntemlerle elbette varolmadığını kanıtlayamayız, haklısın. Çünki varolduğunu kanıtladığım diye öne sürdüğün arguman zaten baştan çürük, saçma, absurd.. Fakat mantıksal olasılık yönünden sana göre "olabilirde olmayabilirde, test edilemez". 2. sayfadaki iletilerinden birinde saçma'nın ne anlama geldiğini yazmışsın;

Şimdi bakalım; "dört köşeli üçgen" bu sana göre ne idüğü belirsizdir. Çünkü üçgenler üç köşeli olurlar. Doğru.

Şimdi ADZ örneğine deyinelim. "Zenci" nedir? İnsan türünün bir alt-türü yani bir ırk. Sonuç olarak bu bir insan ve madde. Madde'nin önemli özelliklerinden birisi neydi? Sınanabilirlik. Şöyle yapalım; "üçgenler üç köşelidir, dört köşeli üçgen önermesi saçmadır." devam edelim, "Zenciler maddedir ve sınanabilirdir, sınanamaz ya da görünemez olması saçmadır, absurddur." Ama sayın Rexino ADZ örneğine saçma demiyor, neden? Üçgenlerin üç köşeli olmasına karşı geliştirilen argumanda dört köşelilik saçma da, zenci örneğinde bu neden geçerli değil? Çelişki üstüne çelişki! Saçmalık üstüne saçmalık!

Kim "varolduğunu kanıtladım" diye bir argüman ileri sürdü? Perde arkasından, dinci dediğin kesim için "Tanrı'nın varolmadığını kanıtlayamadığın sürece varlığını kabul etmek zorundasın - diye geliyorlar" diyen sen değilmiydin Zecal? Böyle kanıt olmaz, aklı başında hiçbir teist de bu çürük argüman ile karşına çıkmaz. Çok istiyorsan sonus, Karun, Fuzuli, AteshBey ile tartışabilirsin, o kadar kolay mı gör istersen.

-Dört köşeli üçgen : mantıksal olarak olanaklı değil, dolayısıyla sinanabilir de değil. "Saçma" kavramının birinci tanımına göre de, ikinci tanımına göre de saçma!

-ADZ : mantıksal olarak olanaklı, fakat sınanabilir değil. "Saçma" kavramının ikinci tanımına göre (neo-pozitivist bakış) , sınanabilir olmadığı için, bilimsel açıdan saçma, mantıksal açıdan saçma olmayan.

Zenciler maddedir ve sınanabilirdir, sınanamaz ya da görünemez olması saçmadır, absurddur. Ama sayın Rexino ADZ örneğine saçma demiyor, neden?

"Etkileri sınanabilir olmayan zenci" diyoruz tanımda... Daha en başta söylüyoruz bunu. Sen sınanabilirlik mi bekliyorsun ardında? Sayın Rexino ADZ'nin bilimsel açıdan saçma olduğunu kabul ediyor. Sayın drys neye saçma dediğini bilmediği için, saçmayı tanımladı Rexino ve ardından ne için neye göre saçma denildiğini açıkladı. Üstelik duvara konuşmaktan da bıktı!

Maddeden bağımsız ide olgusu saçmalık filan değil, mantıksal olarak olanaklıdır, deneysel olarak fiziki dünyada doğrulanabilir değildir. Bu doğrulanamazlık saçmalığa işaret etmiyor, sadece ve sadece doğrulanamazlığa işaret ediyor. Sağduyuna ters şeyleri 'saçma' diye nitelendirme.

Saçmanın birinci tanımına göre, mantıksal açıdan değil. Daha bağlamına bakmadan getiriyorsun "aha!" diye. :-)

Maddeden bağımsız demen için referans noktan nedir? Hayatında kaç defa maddeden bağımsız birşey gördün ya da hissettin. Zaten bunu hissetmen bile olanaksız. Çünkü maddeden sıyrılamıyorsun. Sıyrılamadığın ve doğruluyamadığın sürece bu saçmalık değilde nedir? "doğrulanamaz" mıdır? Dört köşeli üçgene 'saçma' derken referans noktan neydi? Üçgenlerin üç köşeli olması değil mi? Maddeden bağımsız olarak nitelendirdiğin şeyi daha kavrayamadın mı? Dört köşeli üçgen ile hemen hemen aynı şey değil mi?

"Saçma" kavramının ikinci tanımına göre, idealist savlar sınanabilir olmadığından dolayı, bilimsel açıdan saçmadır. Ölçüm temel alınır bilime göre... Mantıksal açıdan idealist savlar, çelişki barındırmadığı müddetçe (sınanabilir olmamak mantıksal açıdan çelişikliği gerektirmiyor) saçma değil.

Dört köşeli üçgene saçma derken referans noktam neydi? Analitik önermelerin yapısı idi. Analitik önermeler yüklemin öznede, kapalı (implicitly) ya da açık (explicitly) olarak, içerildiği önermelerdir. Yüklem bu durumda özneye epistemolojik açıdan hiç bir yenilik eklemiyor. Örneğin, "Türevlenebilir (differentiable) fonksiyon, süreklidir (continuous)." Burada yüklem, öznede kapalı olarak içeriliyor. Kalkülüs kullanılarak bu kanıtlanabilir. Kısacası, türevlenebilir olmak, sürekliliği önvarsayıyor. Örneğin, Bütün kırmızı eşyalar, kırmızıdır." önermesinde özne yüklemi açık olarak içeriyor. "Üçgen dört köşelidir." önermesi iç çelişkilidir, çünkü üçgen tanım gereği üç köşeliliği gerektiriyor.

Maddeden bağımsızlık için bu geçerli mi peki? Saçma kavramının her iki anlamına göre inceleyelim. Bakalım; "Kontrakido görünmeyen, kokmayan, dokunulması imkansız, ses çıkarmayan, tadı olmayan :-), uçan kurbağadır."

Bunu irdelemek için sentetik önermelere de bakmak lazım. Sentetik önermelerde, öznenin yüklemi içerdiği ya içermediği ya onaylanır, ya da reddedilir. Bu tip önermeler özneye yüklem vasıtası ile yeni bir şey katar. "Yerküre Güneş etrafında dönüyor." örnek olarak gösterilebilir. "Güneş etrafında dönmek", "Yerküre" tarafından içerilmiyor, gözlem vasıtası ile, a-posteriori eklendi yerkürenin tanımına...

Kontrakido bir ad. Her hangi bir şeyi mantıksal açıdan içeriyor mu? İçermiyor, apaçık. Verdiğimiz önerme vasıtası ile belli bazı özellikler atfediyoruz Kontrakido'ya. Senin sorduğun şu: kurbağa olmak zaten maddi olmayı içermiyor mu? Hayır. Çünkü "Bataklıktaki şu kurbağa, ses çıkarıyor, ona dokunabiliyorum" dediğimizde, spesifik olarak o kurbağa hakkında konuşuyoruz ve bu sentetik bir önerme. Zorunlu içerme (inclusion) söz konusu değil burada. Bilimsel yöntem ölçülebilir saha hakkında bir şeyler söyler, gerisine karışmaz. Dolayısıyla, verdiğimiz pseudo-sentetik önerme, sınanabilir değil (beş duyu organımıza hitap etmiyor) ama mantıksal çelişki barındırmıyor.

Capische? :-)

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...