Jump to content
KaraCat

Dünya büyüyormu

Recommended Posts

İpini pazara çıkardığımız için kızıyorsun..

Kızmakta haklısın. Çünkü rezil oldun..

Güneş demir sentez etmez.

haci sende asagilik kompleksi olusmus, verdigim tüm örneklere ki hepsi Akademik bilgidir, okumayip papagan gibi ayni safsatalari tekrar edip birsey ispatladigini iddia etme cabasindasin ama komiklestin iyice.

Günes'e bir telgraf cek ve Demir üretmesinin seni rahatsiz ettigini söyle. Sana verebilecek tek ve son cevabim budur.

Saygilar.

tarihinde Deus tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

haci sende asagilik kompleksi olusmus, verdigim tüm örneklere ki hepsi Akademik bilgidir, okumayip papagan gibi ayni safsatalari tekrar edip birsey ispatladigini iddia etme cabasindasin ama komiklestin iyice.

Günes'e bir telgraf cek ve Demir üretmesinin seni rahatsiz ettigini söyle. Sana verebilecek tek ve son cevabim budur.

Saygilar.

Verdiğiniz kaynakların hiçbirinde güneşte demir sentez edildiğinden bahsetmiyor.

Güneşte demir grubu olan elementlerin bulunduğundan bahsediyor. Bunu biliyoruz zaten.

Ben literatüre göre bu konuyu değerlendiriyorum.

Binlerce kaynak yalnız güneşden büyük yıldızlarda demirin sentez edilebileceğine değiniyor.

Sen bize güneşte demir sentezinden bahseden bir kaynak gösteremedin.

Sadece güneşte demir bulunduğunu gösterdin. Onu biz de biliyoruz. Güneşin kaynak aldığı süpernovadan arta kalan demir güneşin yapısına katılmıştır.

Terbiyesizlikten falan bahsedeceğine, biraz bilimsel olmaya ve ciddi olarak savını savunmaya çalış.

Bunu henüz başaramadın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Günes sistemimiz spiral seklinde ki galaksimizin dis kollarinda bir yerlerde.Günes sistemimiz,. galaksimizin icinde hareket ediyormu,ediyorsa bulundugumuz koldan baska taraflara dogru gidiyormuyuz.Ayrica galaksimiz kendi etrafinda dönüyor mu.Galaksilerin sekli neden degisik...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Önce bana sonra da hacıya saldırdın, demirin bugün güneşte sentezlendiğini söyledin, hala da hatanı kabul etmedin

Kendi verdiğin kaynaklarda yok, olamaz, çünkü zaten saçmalık, güneşten yayılan enerjinin kaynağı olan hidrojen'in helyum'a dönüştüğü lise fiziği konusudur. Wiki'de Süpernova Nükleosentezi konusunun ilk cümlesini okuyup anlaman yeterliydi.

http://en.wikipedia.org/wiki/Supernova_nucleosynthesis

Supernova nucleosynthesis is the production of new chemical elements inside supernovae. It occurs primarily due to explosive nucleosynthesis during explosive oxygen burning and silicon burning. Those fusion reactions create the elements silicon, sulfur, chlorine, argon, sodium, potassium, calcium, scandium, titanium and iron peak elements: vanadium, chromium, manganese, iron, cobalt, and nickel.

Sonra eser miktarda sentezleniyor falan dedin, o da olmadı, çünkü güneş demir sentezi için yeterli sıcaklığı üretebilecek kütlede bir yıldız değil, hatanı kabul etmedin, hala da hacıya saldırıyorsun. Bilim forumu burası, öfkeni kontrol etmeye çalış.

Aynı iddiamı koruyorum, Güneş sistemindeki ( ve dolayısıyla dünya gezegenindeki ) maddenin kaynağı süpernova patlamalarıdır.

Diğer sorulara ilgileneceğim biraz...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cinali,

Deus'un Hacıya saldırdığını yazmışsın ama iletileri sırasıyla okursan aslında bunun tam tersinin doğru olduğunu görürsün.

Deus bir akademisyen olduğunu belirtmiş ve verdiği bilgiler hiç de öyle wikipedi gibi bait kaynaklarla yalanlanabilecek cinsten değil.

Wikipedi bu kadar ayrıntılı konuda güvenilir ve kapsamlı bilgi sunabilecek bir kaynak değil.

Neden bu kadar saçma ve yakışıksız bir tutum takındığınızı bir türlü anlayamadım.

Özel bir eğitiminiz olmadığı halde hepiniz Fizik Profesöri kesilmişsiniz bakıyorum da...

Bilime biraz saygılı olun.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cinali,

Deus'un Hacıya saldırdığını yazmışsın ama iletileri sırasıyla okursan aslında bunun tam tersinin doğru olduğunu görürsün.

Deus bir akademisyen olduğunu belirtmiş ve verdiği bilgiler hiç de öyle wikipedi gibi bait kaynaklarla yalanlanabilecek cinsten değil.

Wikipedi bu kadar ayrıntılı konuda güvenilir ve kapsamlı bilgi sunabilecek bir kaynak değil.

Neden bu kadar saçma ve yakışıksız bir tutum takındığınızı bir türlü anlayamadım.

Özel bir eğitiminiz olmadığı halde hepiniz Fizik Profesöri kesilmişsiniz bakıyorum da...

Bilime biraz saygılı olun.

Wıckipedia'nın Encyclopedia Britannica kadar güvenilir olduğu biliniyor.

Deus'un neden bu kadar gereksiz bir tartışmaya girdiğini anlayamadım.

Çünkü bütün kaynakları güneşte demir sentezinin mümkün olmadığını kabul ediyor.

Deus teorisini kanıtlayamadı. Hepsi o kadar.

İstersen sen dene.. Kanıtlarsın belki..

Bizim için gerçekler önemli..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Wıckipedia'nın Encyclopedia Britannica kadar güvenilir olduğu biliniyor.

Deus'un neden bu kadar gereksiz bir tartışmaya girdiğini anlayamadım.

Çünkü bütün kaynakları güneşte demir sentezinin mümkün olmadığını kabul ediyor.

Deus teorisini kanıtlayamadı. Hepsi o kadar.

İstersen sen dene.. Kanıtlarsın belki..

Bizim için gerçekler önemli..

Wickipedia gönüllü ve amatör editörler tarafından maddi karşılık gözetilmeksizin yayınlanan ücretsiz ve yeni yeni gelişen bir online ansiklopedidir.

Bu kaynak, kimi konularda doyurucu bilgiler verebilse de son araştırmalar ışığında incelenmesi gereken bu kadar detaylı bir fizik problemi karşısında suskun kalmak zorundadır.

Bu problemin çözüm yeri üniversitelerdir ve bu konuda birşeyler öğrenebileceğimiz bir akademisyen bulmuşken bize de bilim insanının yazdıklarını iyice okuyup anlamaya çalışmak düşer.

Adam çatır çatır formül yazıyor, bilimsel ve akademik açıklamalar yapıyor.

Sizse sadece amatör seviyede bir gözlemci olarak spekülasyon yapıyorsunuz.

Bilime saygı lütfen.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Wickipedia gönüllü ve amatör editörler tarafından maddi karşılık gözetilmeksizin yayınlanan ücretsiz ve yeni yeni gelişen bir online ansiklopedidir.

Bu kaynak, kimi konularda doyurucu bilgiler verebilse de son araştırmalar ışığında incelenmesi gereken bu kadar detaylı bir fizik problemi karşısında suskun kalmak zorundadır.

Bu problemin çözüm yeri üniversitelerdir ve bu konuda birşeyler öğrenebileceğimiz bir akademisyen bulmuşken bize de bilim insanının yazdıklarını iyice okuyup anlamaya çalışmak düşer.

Adam çatır çatır formül yazıyor, bilimsel ve akademik açıklamalar yapıyor.

Sizse sadece amatör seviyede bir gözlemci olarak spekülasyon yapıyorsunuz.

Bilime saygı lütfen.

Adam yanılıyor.. Ve biz de amatör falan değiliz.

Aşağıda okuyacaklarınız yakında yayınlayacağımı umut ettiğim bana ait Atezim2.org bilim kitabından bir bölüm.

Bilim forumundaki iletilerden yararlanarak düzenlenmiştir.

Kitabı yayınlamadan önce edit edilmesi için önce burada yayınlayacağım.

Deus'un eleştirilerine o zaman ihtiyacımız olacak..

Yanlış ve eksik taraflarını hepimizin birlikte düzelteceğimizi umut ediyorum.

Yıldızlarda elementler nasıl sentez edilirler?

Atomların yalnız dördünün Big Bang sırasında sentez edildiğine değinmiştik. Diğerleri çok sonraları oluşan yıldızlardaki fırınlarda sentez edilirler. Şu anda evrende en azından iki kuşak yıldız olduğu bilinmektedir. Bizim güneş muhtemelen ikinci kuşağa aittir.

Big Bang'den yaklaşık bir milyar yıl sonra ortaya çıkan ilk kuşak yıldızların çoğu büyüktür. Dolaysıyla ömürleri çok kısa olup birkaç milyon yılla sınırlıdır.

İkinci kuşak yıldızların ömrü daha uzundur. Çünkü çoğunun ortalama büyüklüğü güneş kadardır. Güneş büyüklüğünde olan bir yıldızın ömrü en azından 10 milyar yıl kadardır. Güneşin onda biri büyüklüğünde olanların ömrünün 20 milyar yıl olduğu sanılmaktadır. Evrenin yaşı 13,7 milyar yıl olduğuna göre, ilk ortaya çıkan küçük yıldızlar hala varlıklarını sürdürmektedirler diyebiliriz.

Evrende yıldız sentezi durmaksızın devam etmektedir. Bazı küçük birinci kuşak yıldızlar yok olmadan, ikinci kuşak yıldızlar ortaya çıkmışlardır.

Evrendeki en bol element hidrojendir. Dört hidrojen atomu birleşerek yalnız bir helyum atomuna dönüştüğü için zamanla yıldızlarda helyum atomu miktarı artarken hidrojen miktarı azalmaya başlar. Çünkü yıldız hidrojen yakıtını tüketmektedir. Yıldız ne kadar büyükse hidrojen yakıtını o kadar çabuk tüketir. Yüksek basınç ve ısı altında hidrojen atomları kolaylıkla helyum atomuna dönüşürler ve etrafa büyük ısı ve ışık enerjisi saçarlar.

Hidrojen yakıtını tüketen yıldızın akibeti nedir?

Zamanla hidrojen yakıtını kullanan yıldız ondan enerji üretemez ve merkezinde kendi üzerine çökmeyi önleyen süreç durur. Merkezde basınç azalınca çekim kuvvetinin etkisine duyarlı hale gelen yıldız kendi üzerine çökmeye başlar.

Bu çökme sırasında büyük bir hacimden daha küçük bir hacme inildiğinden, yıldızın yoğunluğu ile birlikte sıcaklığı da artar.

Hidrojen yakıtını yakarken yıldızın merkezindeki fırında 10 milyon Kelvin olan sıcaklık, bu keresinde kendi üzerine çökerken mevcut maddenin sıkışmasından dolayı, 100 milyon Kelvin’e yükselir. Bu müthiş sıcaklık ve basınç bu keresinde helyum atomlarını sıkıştırıp onlardan karbon-12 atomu oluşturmaya başlar. Bu aşamada yıldızda karbon-12'ye dönüşecek bol miktarda helyum atomu vardır.

Karbon-12 atomunun sentezi nasıl gerçekleşir?

Üç helyum atomundan bir karbon-12 atomu oluşur. Bir karbon-12 atomu, üç helyumdan biraz daha hafif olduğundan, enerji fazlası etrafa yayılır ve yıldız ışımaya devam ederken, kendi üzerinde çökmesi de durur. İlginç olarak bu keresinde yıldızın etrafa yaydığı enerji daha da artmıştır. İç ısı ve basıncı artan yıldız helyum yakıtını hızla tüketmeye başlar.

Bu arda ilginç bir gelişme olur ve yıldızın çekirdegi kendi üzerine çökerken kabuğu hızla genişler ve çapı ilk büyüklüğünün 100 katına çıkar. Yüzeyi soğur ve etrafa yayılan ışığın rengi kırmızıya kayar. Buna “Kırmızı Dev” denir. Güneş büyüklüğünde bir yıldız için bu süreç yaklaşık 2 milyar yıl sürecektir.

Bu süre sonunda helyum yakıtını da tüketen yıldız tekrar kendi üzerine çökmeye başlar. Güneş büyüklüğünde bir yıldız için artık yıldız olarak yaşamın sonu gelmiştir. Güneş yeterince büyük olmadığından karbon-12’den diğer elementler sentez edilemez.

Çünkü yeterince basınç ve sıcaklık ortaya çıkamayacağı için karbon-12 güneş büyüklüğünde olan bir yıldız tarafından yakıt olarak kullanılamaz.

Ancak ağırlığı güneşin birkaç katı olan yıldızlarda durum değişiktir. O yıldızlarda çekim kuvveti çok yüksek olduğundan helyum yakıtını tüketerek çöken yıldızın iç basıncı artarken, ısısı 600 milyon Kelvin’e çıkar ve karbon-12’yi yakarak ondan ve diğerlerinden sırasıyla azot, oksijen, flor, neon, sodyum, magnezyum, aluminyum, silikon, fosfor, sülfür, klor gibi 20’nin üstünde element sentez eder.

Bu süreç demir atomuna kadar zincirleme devam eder ve orada durur. Yıldız artık etrafa enerji saçamayacaktır. Demir, kobalt ve nikelden sonraki elementlerin sentezi için dışardan enerjiye gereksinim vardır. Demirden hafif elementlerin bir araya gelmesi kendilerinden daha hafif yeni elementlerin sentezine neden olduğundan aradaki fark enerji olarak etrafa yayılıyordu. Demir sentezinden sonra artık bu gerçekleşemez.

Periyodik tabloda demirin üstünde yer alan elementlerin sentezi için gerekli enerjiyi yıldızın süpernova olarak patlaması sağlar.

Demirin sentezine doğru yaklaşırken ortaya çıkan elementler yıldızın etrafa giderek daha az enerji saçması ile niteliklidirler. Hidrojenden helyum sentezi hem çok daha kolaydır hem de etrafa yayılan enerji daha çoktur. Diğer elementler sentez edilirken bu enerji giderek azalır. Aslında elementler güneşten büyük yıldızlarda soğanın tabakaları gibi, tabaka tabaka sentez edilirler. En dış tabakada hala hidrojenden helyum sentez edilirken, onun altında Helyum, karbon, Oksijen ve Neon'a dönüşmektedir. Daha altta ilse karbon-12 atomlarının füzyonundan silikon, sülfür ve fosfor ortaya çıkmaktadır.

Güneşten sekiz kere ve daha büyük yıldızların merkezinde demir, kobalt ve nikel sentez edilir. Bu arada sentez edilen radyoaktif Nikel-59'un bir kısmı zamanla demire dönüşür. Bu şekilde yanan ve yanarken birbirlerine dönüşen elementler yıldızın kütlesinin yüzde 60’ını oluştururlar. Yıldızın yüzde 40’ı hidrojeni yakacak kadar yüksek sıcaklık ve basınca sahip değildir. Oralarda hidrojen değişmeden kalır. Demirden daha ağır elementler süpernova sırasında sentez edilirler.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Wıckipedia'nın Encyclopedia Britannica kadar güvenilir olduğu biliniyor.

Deus'un neden bu kadar gereksiz bir tartışmaya girdiğini anlayamadım.

Çünkü bütün kaynakları güneşte demir sentezinin mümkün olmadığını kabul ediyor.

Deus teorisini kanıtlayamadı. Hepsi o kadar.

İstersen sen dene.. Kanıtlarsın belki..

Bizim için gerçekler önemli..

Teori kanitlanmaz, zira Teori kanitlanmis Hipotez'dir. Bunu gecelim, sagdan soldan topladiginiz zerre kadar Bilimsel gerceklerle örtüsmeyen bir siteyi bana kaynak olarak göstermeniz dogrudan bilime hakarettir. Günes'in Demir ürettigini ve uzak gelecekte cok yüksek miktarlarda ('4 m ton / s') üretecegini net bir sekilde söyledim, kaynak olarak Internet'te ulasabileceginiz en saglikli kaynaklardan biri olan Cornell üniversitesi online Soru-Cevap bölümünü gösterdim, ekstra olarak Wikipedia'dan size Günes cekirdeginde Demir'in Füzyoenerji kapasitesi alt siniri'nin üzerinde (üretilebilir) oldugunu gösterdim ki 1978 itibari ile Günes'in Demir füzyonu realize ettigi gözlemlere dayanan Bilimsel bir gercektir, halen Ordan gelmis burdan gelmis gibi sacma sapan hicbir Bilimsel yönü olmayan afaki iddialar atmak sureti ile konuyu sabote ediyorsunuz.

Bakin beyefendi, Astronomi ile zerre kadar alakaniz varsa bilirsiniz ki Interstellar wind dedigimiz Yildizlararasi bölgeden tasinan elementer parcaciklar bir Yildiz'in Fotosfer katmaninda kompozite olur, Ic basinc reaksiyonlari ile meydana gelen Metal sinifi elementler Fotosfer'e temel Fizik yasalari dahilinde cikmadigi gibi, Fotosfer'den de ayni yasalar geregi Cekirdege inmez. Bu bir Yildiz icin sinifi farketmeksizin en temel sabittir.

Son kez ve en net ifadeyle aciklamak isterim ki;

1 Günes'in cekirdeginde bulunan 0.19% oranindaki Demir sentez ürünüdür. Aksi mümkün degildir, ISW ürünleri Fotosfer'i gecmez, Core ürünleri Fotosfer'e cikmaz.

2 Metal ürünleri Nova tipi yildizlara endekslemek büyük bir hatadir, bu Bilgi kirliligini yaratan en temel sebep Metallerin üretim ile Dagilim frekanslarini birbirine karistirmaktan ibarettir. Supernova ya da Hypernova tipi yildizlar ürünlerini cok daha efektif olarak dagitir bunun nedeni Karadelik evresine gecmeden hemen önce Ic - Dis basinc dengesizligi yüzünden meydana gelen 'Patlama' olarak tabir edilen güclü ISW yayilimidir.

3 Gözlenebilir Evren'deki Günes'in de dahil oldugu G2V türü Yildiz sinifinin 99.74% ü Demir sentezlemektedir, hemen hemen her teknik Üniversitenin Rasathanesinde ya da Termonükleer laboratuarinda buna bircok örnek bulabilirsiniz.

Bu konuda söyleyebileceklerimi gerek Akademik düzeyde gerekse kisisel bazda en net sekliyle ifade ettigim kanaatindeyim.

Saygilar.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili Haci, yillardir dünyanin ici insanlar tarafindan bosaltilip enerjiye dönüstürülmekte oldugu halde hacmi nasil artmaktadir?

Konu hakkinda bilgi edinebilmek icin bir soru sordum günesin demir sentezlemesi tartismasinda buhar oldu uctu...

Sorumu tekrarliyorum. :)

Yüz yillardir dünyada milyonlarca ton madenler, gazlar, sular vb. cikartilip tüketilmekte veya enerjiye dönüstürüp kullanilarak eritilmektedir...Nasil oluyorda dünyanin hacmi gittikce büyümektedir?

Bu bir yanlis bilgi midir, degilse nedenleri nedir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Teori kanitlanmaz, zira Teori kanitlanmis Hipotez'dir. Bunu gecelim, sagdan soldan topladiginiz zerre kadar Bilimsel gerceklerle örtüsmeyen bir siteyi bana kaynak olarak göstermeniz dogrudan bilime hakarettir. Günes'in Demir ürettigini ve uzak gelecekte cok yüksek miktarlarda ('4 m ton / s') üretecegini net bir sekilde söyledim, kaynak olarak Internet'te ulasabileceginiz en saglikli kaynaklardan biri olan Cornell üniversitesi online Soru-Cevap bölümünü gösterdim, ekstra olarak Wikipedia'dan size Günes cekirdeginde Demir'in Füzyoenerji kapasitesi alt siniri'nin üzerinde (üretilebilir) oldugunu gösterdim ki 1978 itibari ile Günes'in Demir füzyonu realize ettigi gözlemlere dayanan Bilimsel bir gercektir, halen Ordan gelmis burdan gelmis gibi sacma sapan hicbir Bilimsel yönü olmayan afaki iddialar atmak sureti ile konuyu sabote ediyorsunuz.

Bakin beyefendi, Astronomi ile zerre kadar alakaniz varsa bilirsiniz ki Interstellar wind dedigimiz Yildizlararasi bölgeden tasinan elementer parcaciklar bir Yildiz'in Fotosfer katmaninda kompozite olur, Ic basinc reaksiyonlari ile meydana gelen Metal sinifi elementler Fotosfer'e temel Fizik yasalari dahilinde cikmadigi gibi, Fotosfer'den de ayni yasalar geregi Cekirdege inmez. Bu bir Yildiz icin sinifi farketmeksizin en temel sabittir.

Son kez ve en net ifadeyle aciklamak isterim ki;

1 Günes'in cekirdeginde bulunan 0.19% oranindaki Demir sentez ürünüdür. Aksi mümkün degildir, ISW ürünleri Fotosfer'i gecmez, Core ürünleri Fotosfer'e cikmaz.

2 Metal ürünleri Nova tipi yildizlara endekslemek büyük bir hatadir, bu Bilgi kirliligini yaratan en temel sebep Metallerin üretim ile Dagilim frekanslarini birbirine karistirmaktan ibarettir. Supernova ya da Hypernova tipi yildizlar ürünlerini cok daha efektif olarak dagitir bunun nedeni Karadelik evresine gecmeden hemen önce Ic - Dis basinc dengesizligi yüzünden meydana gelen 'Patlama' olarak tabir edilen güclü ISW yayilimidir.

3 Gözlenebilir Evren'deki Günes'in de dahil oldugu G2V türü Yildiz sinifinin 99.74% ü Demir sentezlemektedir, hemen hemen her teknik Üniversitenin Rasathanesinde ya da Termonükleer laboratuarinda buna bircok örnek bulabilirsiniz.

Bu konuda söyleyebileceklerimi gerek Akademik düzeyde gerekse kisisel bazda en net sekliyle ifade ettigim kanaatindeyim.

Saygilar.

Palavralarla işimiz yok bizim.

Bize delil göstermeniz lazım.

Sizin ne olduğunuz bizi hiç ilgilendirmiyor.

Biz bize verilen bilgilere saygılıyız.

Bize verdiğiniz bilgileri henüz bilmsel kaynaklarla destekleyemediniz.

Ayrıca teoriler kanıtlanan hipotezler değillerdir.

Teoriler, delillerle daha sağlam bir temele oturtulan hipotezlerdir. Teoriler sürekli bir değişim içindedirler.

Kanıtlanmaları söz konusu değildir. Bugün mevcut delillerle desteklenen hipotezlerdir.

Ve bilim onları sürekli olarak sorgular. Ve birgün yapılan araştırmalar bir teori ile uyuşmazsa o teoriden vazgeçilir.

Eski teorinin yerini yeni bir teori alır.

Size ait olan güneşte demir sentez edildiği iddiası genel bir kabul görmüyor.

Biz sadece bunu söyleyebiliriz.

Eğer israr ediyorsanız, bize güvenilir bir kaynak göstermek zorundasınız.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir elementin nükleer füzyona girebilmesi için gerekli en düşük sıcaklık nasıl bulunuyor?

Hidrojen ve demirin nükleer füzyona girebilmesi için gerekli en düşük sıcaklık nedir?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

nuclea3.jpg

The figure above is a plot of the binding energy, per nucleon, of the most stable nuclei for each element. The peak of that curve is at the Iron 56 nucleus, no other nucleus is more tightly bound. Except for light nuclei, the binding energy is about 8 MeV per nucleon.

http://electron6.phys.utk.edu/phys250/modules/module%205/nuclear_properties.htm

Bu tabloya göre bağlanma enerjisi en yüksek element demir oluyor.

Diğer elementlerin isotoplarının bağlanma enerjisini http://www.nndc.bnl.gov/nudat2/reColor.jsp?newColor=beda bu grafik ile bulabilirsiniz.

312w8j4.jpg

Bu formül ile elektron voltu sıcaklığa çevirince uçuk rakamlar çıkıyor.

Forumda ki fizikçilere sorum bağlanma enerjisinden elementin füzyona girebilmesi için gerekli en düşük sıcaklık bulunabilir mi?

tarihinde empirical tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Günes sistemimiz spiral seklinde ki galaksimizin dis kollarinda bir yerlerde.Günes sistemimiz,. galaksimizin icinde hareket ediyormu,ediyorsa bulundugumuz koldan baska taraflara dogru gidiyormuyuz.Ayrica galaksimiz kendi etrafinda dönüyor mu.Galaksilerin sekli neden degisik...

Güneş sistemimiz samanyolu galaksisinin spiral kollarından birinde, hatta uzak bir köşesinde. Yine de burası fena bir yer değil diyebiliriz. Galaksi'nin içi çok karışıktır, merkezde koskoca bir kara delik, çok radyoaktif pulsarlar, hep Süpernova patlamaları.

Yani içerisi tatsız bir yer olabilirdi, canlılığı çıkartıp da bizi evrimleyecek vakit ve şartlar olmayabilirdi, yerimiz iyidir o yüzden.

Galaksimiz de hareketli bir arkadaştır, ortası hızla, bizim olduğumuz kollar biraz daha yavaşça döner, zaten şekli o yüzden spiral gibidir. Tıpkı kek hamurunu kaba koyup da karıştırdığında olduğu gibi, şekil spirala döner, ama dışarısı pek karışmaz, o yüzden kaşığı merkezden kenarlara götürmen gerekir.

Galaksinin çekim alanı bizim Güneş sistemini de işte nereye götürebilirse oraya sürükler. Yani biz Ay'ı, güneş bizi, bizim galaksi bizim sistemi, galaksi kümeleri de galaksileri sürükler. Büyük Patlama da evrenin tamamını pişen bir kek kabının içindeki üzümler gibi birbirinden uzaklaştırır.

Ama bir istisna vardır, Andromeda galaksisi bizim galaksi ile çaprazdan çarpışmak üzeredir. Neredeyse, 3 ile 5 milyar içinde iki koca galaksi birbirinin içine girecek, yıldızları, karadelikleri pinpon topları gibi savuracaktır. Ama ne gariptir ki bu kalabalıkta, iki yıldızın çarpışma olasılığı neredeyse yok denecek kadar azdır. Yani o gün geldiğinde hayatta olursak (ki Güneş'in çoktan balon gibi şişerek bizi kavuracağı kesindir) içimizden koskoca bir galaksi geçebilir ama yine de farketmeyebiliriz. Galaksilerin içinde çook geniş boşluk arsalar vardır.

Galaksilerin birçoğu spiral olsa da kalanların garip şekilleri vardır, çünkü kopmalar, birleşmeler, savrulmalar, karadelikleri tarafından yenilmeler günlük olağan olaylardır.

tarihinde cinali tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Konu hakkinda bilgi edinebilmek icin bir soru sordum günesin demir sentezlemesi tartismasinda buhar oldu uctu...

Sorumu tekrarliyorum. :)

Yüz yillardir dünyada milyonlarca ton madenler, gazlar, sular vb. cikartilip tüketilmekte veya enerjiye dönüstürüp kullanilarak eritilmektedir...Nasil oluyorda dünyanin hacmi gittikce büyümektedir?

Bu bir yanlis bilgi midir, degilse nedenleri nedir?

Bu yanlış bir varsayım. Çünkü bahsettiğiniz şeylerin hepsi kimyasal tepkimelerdir, Yani petrolün yanması, metalin erimesi, suların buharlaşması gibi. Bu durumda toplam giren kütle toplam çıkan kütleye eşittir. Buna kütlenin korunumu yasası denir.

Dünya'nın hacminin büyüdüğü de doğru değil.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

istanbul güzel ama doğa olarak Allah vergisi ama sosyo ekonomik olarak değil..dünya başkenti olacak diyenlere başka yerimle gülerim...terrane okumayın deve kuşu gibi kafanızı kuma görüp hayal kurmayın..başkent olunca herhalde dünya başbakanı yalının birinde oturup lailalardan reinalardan çıkmaz yahu biraz fikir sadece fikir

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir sorum olacaktı, mesaj sayım az olduğu için başlık açamıyorum zaten gerekte yok.

Dincilerden sık sık duyarım dünyanın yörüngesi 1 cm. şaşsa yanardık,donardık diye.Dünyanın yörüngesi elips olduğu için zaten yaklaşıyor uzaklaşıyoruz güneşe ama söylenen yörüngede şaşma olması.

Bunun gerçekliği var mıdır ? Dünya yörüngesinde dolaşırken güneşe en yakın olduğu mesafe ile en uzak olduğu mesafe arasındaki fark nedir ?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Dünyanın yörüngesinin elips olmasından öte, dünya zaten her yıl güneşten birkaç cm uzaklaşıyor.

Ay dünyadan her yıl birkç cm uzaklaşıyor.

Çok az da olsa günler uzuyor.

Bu iddia yanlış. Ama yalnız Müslümanları yanıltıyor.

Kendi yalanlarına zamanla kendileri de inanıyorlar.

Zavallı gafiller..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...