Jump to content

İnsanlar Ancak İki Kısma Ayrılır!


Recommended Posts

Bildiğiniz gibi 21. yy. insanları etraflarında gördükleri hayvanlardan, dik durma, konuşma ve anlama gibi özellikler bakımından farklılık göstermektedir. Ve böylece insanlar hayvanlara baktığında, "onlar hayvan ben insan" diyebiliyor. Peki gerçek böyle midir?

İnsanlar şu anda ülke ülke, ulus ulus, ırk ırk, din din, cemaat cemaat gruplar halinde yaşamaktadır.

Peki grup grup yaşamak insanlara değil hayvanlara ait bir özellik değil midir?

Örneğin Almanya ülkesinde yaşayanlar, diğer ülkelerden gelenlere önce, "Bu gelen hangi ulus?" diye bakıyor.

Ya da İstail'e bir insan geldiğinde, "Bu gelen hangi din? Yahudilik mi, Hristiyanlık mı, yoksa Müslümanlık mı?"

Bu aynı ülke içinde de devam edip gider,

Bu gelen hangi cemaat?

Bu gelen hangi parti?

Bu gelen hangi şehir?

Gördüğümüz gibi insanlar, kendi yaşadıkları somut ve ya soyut kümeslere başka kümeslerden gelen insanları gördüğünde, insan olmadıklarından ve hayvan olarak yaşamayı tercih ettiklerinden, "acaba bu bizim kümesten mi, yoksa başka kümesten mi?" diye yaklaşıyor.

Yani "Yanımıza yeni bir insan geldi", demiyorlar.

Kümesimize başka bir ulus, başka bir din, başka bir ırk, başka bir cemaat, başka bir parti geldi diyorlar.

Hayvansal iç güdü ile hareket edip kendilerine insan diyenler güldürüyor.

Ben de diyorum ki, insanlar ancak iki sınıfa bölünebilir ya da bölünmelidir.

Bir tarafta insanlar diğer tarafta hayvanlar.

tarihinde ghostbuster tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

ayrıca bknz: primatlar

ayrıca bknz: memeli hayvanlar

ayrıca bknz: omurgalılar felan

daha sayalım mı (:

Link to post
Sitelerde Paylaş
Ben de diyorum ki, insanlar ancak iki sınıfa bölünebilir ya da bölünmelidir.

Bir tarafta insanlar diğer tarafta hayvanlar.

insan bir tür..

kadın/erkek birer cins

sen şimdi nasıl bölücen insanı ?

nedir bu bölme çabası bi de ?

neden bölüyoruz ?

erkekler / dişiler

hangisi hayvan hangisi insan (:

bence ikisi de insan (:

nasıl bölücen ki insanı yani ?

onu anlamadım ben açıkçası..

Yani "Yanımıza yeni bir insan geldi", demiyorlar.

Kümesimize başka bir ulus, başka bir din, başka bir ırk, başka bir cemaat, başka bir parti geldi diyorlar.

bu ne demek ?

tavuk muyuz ?

biri seni insandan saymadı da sana tavuk muamelesi mi yaptı ?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Konuyla biraz alakasız olacak belki ama dün akşam izlediğim belgeselden bir video vereyim dedim.

Videoda Neanderthaller, Homo Sapiens ile karşılaşıyorlar ve ilginç tepkiler veriyorlar.

Bu Homo Sapienslerin Avrupa'ya ilk yerleşen modern insanlardan Cro Magnonlar olma olasılığı yüksek.

06:00 anından itibaren izleyin. Neanderthaller, Homo Sapiens kampına doğru yürüyrolar ve gözlem yapıyorlar.

tarihinde freand tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

ahmed hulusi halt etmiş..

insansı'lar ile insan'lar arasındaki farklar biyolojiktir

manevi değil..

uhrevi değil

ruhani değil..

ayrıca vahdet-i vücud zırvası da, islam'ın allahına şirk koşmak sayılır (:

derdiniz nefs'ten arınmaksa, budizm var mesela (:

allaha/tanrıya gerek yok

tarihinde murat-tlv tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Konuyu 170 kişi okumuş. Bazıları anlamamış, yazmış. Biraz açayım:

21. yy'da hala ulus ulus, ırk ırk, ülke ülke, bölge bölge, mezhep mezhep, din din ayrı coğrafyalarda bir arada yaşayıp kümelenmek şu anda insanlarda gördüğümüz bir özellik ancak bu durum;

hayvani dürtülerden, korkulardan kaynaklanan bir ürkekliktir ve bu yüzden bu gruplar tabiri caiz ise büyük kümeslerde yaşıyor, horozların eline silah vermişler, birbirlerini birbirlerinden koruyorlar, bir birlerine karşı silahlanıyor, bir birlerine savaş açıyor, bir birlerini öldürüyorlar. Mesela diyelim Fransa İngiltere ile yeri gelir savaşır kan döker...

*Bu arada bu yaptığım savaş karşıtlığı sakın BDP'nin yaptığı savaş karşıtlığı gibi gelmesin. Onlar ideoloji için insan katlediyorlar.

Hala ne demek istediğimi anlamadıysanız? İdeolojik olarak yazıyı öteliyorsunuz demektir.

Bu yüzden ben de diyorum ki insanlar birbirlerinden ayrılamazlar. Ama ayrılabilirseler ancak hayvanlar (bölünerek kümes kümes yaşamak isteyenler) ve insanlar diye ayrılabilirler.

tarihinde ghostbuster tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

"Âdem’in Âdem olması ve Allah`ın yeryüzündeki halife olma özelliğini kazanması ancak beynin aldığı melekî etkilerle mutasyon geçirmesi ve ondan sonra da bu mutasyonun genetik olarak nesline geçmesi dolayısıyladır... "

http://www.allahvesi...eyninaldigi.htm

http://www.genetikbi...m/gen/vwat2.htm

ahmed hulusi bi daha halt etmiş

çünkü "beynin aldığı meleki etki" diye bişey yok..

meleki etki <<< nedir ?

ota/poha ilahiyat yükleme çabasına girdikten sonra,

herhangi bir kimyasal reaksiyona da, "meleki etki" demeniz mümkündür..

şiddetli rüzgarlarla oluşan, mesela hortum görüntüsüne bakarak

"ahanda allaın parmağı" diyen saftirikler de var (:

ahmed hulusi de bu telkinci saftiriklerden biri

Link to post
Sitelerde Paylaş

Konuyu 170 kişi okumuş. Bazıları anlamamış, yazmış. Biraz açayım:

21. yy'da hala ulus ulus, ırk ırk, ülke ülke, bölge bölge, mezhep mezhep, din din ayrı coğrafyalarda bir arada yaşayıp kümelenmek şu anda insanlarda gördüğümüz bir özellik ancak bu durum;

hayvani dürtülerden, korkulardan kaynaklanan bir ürkekliktir ve bu yüzden bu gruplar tabiri caiz ise büyük kümeslerde yaşıyor, horozların eline silah vermişler, birbirlerini birbirlerinden koruyorlar, bir birlerine karşı silahlanıyor, bir birlerine savaş açıyor, bir birlerini öldürüyorlar. Mesela diyelim Fransa İngiltere ile yeri gelir savaşır kan döker...

*Bu arada bu yaptığım savaş karşıtlığı sakın BDP'nin yaptığı savaş karşıtlığı gibi gelmesin. Onlar ideoloji için insan katlediyorlar.

Hala ne demek istediğimi anlamadıysanız? İdeolojik olarak yazıyı öteliyorsunuz demektir.

Bu yüzden ben de diyorum ki insanlar birbirlerinden ayrılamazlar. Ama ayrılabilirseler ancak hayvanlar (bölünerek kümes kümes yaşamak isteyenler) ve insanlar diye ayrılabilirler.

insanlar birbirinden ayrı zaten..

biz ayırmıyoruz onları, bizden çoook önce ayrılmışlar..

bakmışlar haritaya mesela, sınırlar çizmişler..

bakmışlar etraflarına mesela, çitlerle çevrelemişler..

sahiplenmişler yani..

insanın insandan,

anatomik, biyolojik, psikiyatrik, tıbbi vb bilimsel farkları olabilir sadece..

yukarda bahsettiklerin ise siyasi farklar..

tavuk değiliz

dünya da bir kümes değil (:

Link to post
Sitelerde Paylaş

TAOİZM-BUDİZM-TOTEMİZM-İSLÂM

"Müslümanlar Dünya üzerinde niçin geri kalmış toplumlar hâline gelmişlerdir, İslâmiyet en mükemmel ‘DİN’ anlayışı ise?"

Çokça sorulan bir soru bu bana!..

Ve dahi şu soru gene aydınsı çevrelerden gelen bana:

(...)

Yüce olanın yüceltilmesi söz konusu olmaz! Bu fark edile... İslâm, yegâne "DİN" anlayışıdır ve fevkinde veya yanı sıra başka bir anlayış da yoktur yeryüzünde! O "DİN" anlayışını bize bildiren yeryüzüne gelmiş en muhteşem İnsan ve sonsuzluğun en muhteşem Ruhu olan Muhammed Mustafa (aleyhisselâm) da eşi ve benzeri olmayan bir Allâh kulu, Rasûlü ve son Nebisi’dir!

(..)

Totemistlerdir işte bunlar da!.. "Şirk ehli" diye de adlandırılmışlardır... Şirk kalkmadan da "Tevhid" gerçekleşmez!

Sonuçta açık veya örtülü, olay aynıdır!

Kişi ve ÖTESİNDEKİ tanrısı!

(...)

Kendi özündeki Yaratan’ın sıfat ve esmâsından kaynaklanan kuvvelerle yarınını inşa etmek anlayışı keşfedilmediği; her şey, gerçekte var olmayan yukarıdakinden beklendiği sürece, bu anlayışın yaşandığı toplumların diğerleri yanında geri kalması doğaldır.

AHMED HULÛSİ

3 Mayıs 2006

http://www.ahmedhulu...yazi/taoizm.htm

ahmed hulusi halt etmeyi bir alışkanlık haline getirmiş..

öncelikle "müslümanlar geri kalmış" gibi bir tespit yapmadım ben yukarda..

daha doğrusu geri kalmışlığı ve/veya ilkelliği; müslümanlığa bağlamadım..

fakat ahmed hulusi denen şarlatan, kendi zırvasını pek modern gösterebilmek için,

kendi dindaşlarının geri kalmışlığına atıfta bulunuyor (:

devam edelim..

ne bir fosil kırıntısı, ne de bir arkeolojik bulgusu olmayan hz.muhabbet hakkında

eşsiz/benzersiz/resul/nebi gibi sıfatlar kullanmış ahmed hulusi..

oysa yaşamış olduğu bile şüpheli muho'nun..

yazının devamında ise, muho'ya bi dolu methiyeler düzülmüş (:

oysa muho efsanesi, bildiğin çöl bedevisinin hedonizmini yansıtan bi dolu zırva barındırır

bu adamın yaşamış olduğunu iddia etmek,

üstelik yaşayışından övgüyle(!) söz etmek, yapmış olduğu iddia edilen herbişiyin açıklanması sorumluluğunu da

iddia sahibine yükler..

günümüzde ise, muho efsanesinin ve/veya başka bir çöl bedevisinin

ya da geçmiş zamana dair felanca bir dinin, pratikte uygulanması hem mümkün değildir,

hem tutarsızdır, hem çağdışıdır, hem mantıksızlıktır, hem tembelliktir,

hemde bilimsel olandan vazgeçip, dogma'ya teslim olmaktır..

son paragrafında ise ahmed hulusi, kaderciliğe gönderme yaparak,

vahdet-i vücud'un zirvelerinde dans etmiş.. :lol:

tapıncak allah aramayın, sizin içinizde zaten allahtan parça var diyor resmen ve hatta cismen (:

maşukun aşıktan haberi yok

ahmed hulusi tayfası da kendi kendine gelin güvey olmuş

allah yok, din yalan

Link to post
Sitelerde Paylaş

"Melek" adı verilen varlık, orijini itibariyle, mahiyeti itibariyle kuantsal yapı, yani bir tür enerjidendir. Bu enerjinin yoğunlaşmış hâli olan yapı, atom boyutunu ve nihayet moleküler yapıyı meydana getirir. Bu moleküler yapılar da, çok büyük miktarlarda birleşerek, bizim, "madde" diye tespit ettiğimiz yapıyı meydana getirir. Maddenin özü ve cevheri olan şey, orijini itibariyle melektir, işte bu sebeple!..

"Melek" kelimesi ile işaret edilen melk, kuvvet, güç ve de enerji olduğuna göre; enerji de, bilinçsiz, kör-sağır bir yapı olmayıp, şuurlu olduğuna göre...

İşte bu atomaltı kuantsal yapı, atomun yapısını, özünü oluşturan yapı, melek adıyla isimlendirilmiştir, eski dilde!

Şimdi sen, istersen işin madde boyutuna bakarak değerlendirme yap, "fay kırılması depreme yol açmıştır" de; ister olayın boyutsal derinliğinden değerlendirme yap, "Melekler yol açmıştır" de!..

Hiç farketmez!.. İşleyen sistem, yapı, mekânizma aynıdır!..

Bu tanımlamaları sadece dünyaya has düşünmeyin.. Atomun içinde derken sadece, dünyayı oluşturan atomlar olarak düşünmeyin!..

Evrende mevcut olan her noktada, bu ışınsal yapılar vardır ve bunlar katman katman üst yapıları oluştururlar!..

Meselâ, basit dediğimiz bir yapı, enerji temelli olarak varolduğu gibi; en komplike yapılar dahi böyledir.

Yani, her yapının özü, bu boyuttan bakıldığı zaman melekten başka bir şey değildir!..

İşte bu yüzdendir ki, evrende madde olarak algıladığımız her şeyin orijini "MELEK"tir... Ve o şeyin bir "RUH"u vardır!..

http://www.ahmedhulu...erin-isleri.htm

şaka mısınız (:

kuantsal yapı diyorsun, bilim kendi dogmalarınla harmanlıyorsun,

sonra da maneviyatla ruhla ıvırla zıvırla zehirlediğin çorbayı önümüze koyuyorsun

ben bu çorbayı içmem (:

ahmed hulusi amcanız söyleyin, bu masalları deformist müslümallara anlatsın bence

evet enerji vardır.. ve bir etkendir.. etmendir.. faktördür.. güçtür..

şudur budur..

rüzgardır mesela.. ısıdır.. ağırlıktır, emisyondur, hacimdir, kütledir, fiziktir, reaksionlara yol açar..

ancak ruh muh değildir o enerji dediğin evladım..

hele melek, peri felan hiç değildir :lol:

atomaltı parçacık felan diyorsun mesela,

atomaltı parçacığa, kendi dogmanı, kendi zehrini,

o masalsı meleğini ve hatta kendi ruhunu üflüyorsun sonra..

oluyor sana "ruhlu ve meleksi atomaltı parçacığı" :)

senin ruh, bizim "bilinç ve/veya karakter, özellik, farkındalık, nitelik" dediğimiz şey ise,

varolmak için gen'e muhtaç..

maddeye yani..

he bu demek değildirki taşın kayanın da bir ruhu var (:

cansız madde ise katettiğin madde, bilimsel/doğal yasalara tabii'dir

yok canlı ise madde dediğin, (gövde/beden gibi)

o zaman bilinç/farkındalık/şuur dediğimiz bişeye de sahip olabilir belki, ancak yine bilimsel yasalara tabii'dir

bitkilerde ve bazı hayvanlarda bizdeki gibi olmayadabilir o bilinç felan.. hatta hiç bilinç bile olmayabilir onlarda..

ama yine de bizim onları açıklamak/anlamak için kullandığımız yöntemler bilimseldir..

ruhani değil, uhrevi değil, manevi değil, hele dogmatik hiç değil :)

sizin yaptığınız tıpkı diğerlerinin yaptığı gibi bişey

"henüz bilinmeyenlerden/belirsiz olanlardan beslenmek"

araya usulca bir dogma yerleştirmek yani..

bilimi, dogmatik ve gizmeli/mistik ve hatta spiritüel bir çorbaya dönüştürmek denir buna..

ayrıca bknz: kuRantum mekaniği, kuRantum yaşam koçluğu felan..

Link to post
Sitelerde Paylaş

insanlar birbirinden ayrı zaten..

biz ayırmıyoruz onları, bizden çoook önce ayrılmışlar..

bakmışlar haritaya mesela, sınırlar çizmişler..

bakmışlar etraflarına mesela, çitlerle çevrelemişler..

sahiplenmişler yani..

insanın insandan,

anatomik, biyolojik, psikiyatrik, tıbbi vb bilimsel farkları olabilir sadece..

yukarda bahsettiklerin ise siyasi farklar..

tavuk değiliz

dünya da bir kümes değil (:

Ya arkadaş. İnsanlar küme küme toplanmış, birbirlrine karşı silahlanmıyorlar mı?

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...