Apollon 0 Aralık 3, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 3, 2011 gönderildi Craftcığım ,ben o yazıyı uykucu şirinin örneğine cevap olarak yazdım,herhangi bir genelleme yapmadım...Sevgiden dolayı birbirine kapris ya da gurur yapan sevgililerle alakalı değil yazım..Alıntıları yaparken üste uykucunun, alta da benim kibirle ilgili yazımı asarsan ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Bence gurur hangi ilişki çeşidiyle anılmak isteniyorsa o tanım üzerinden örnekleyerek tartışmak daha açıklayıcı olur.Ben mesela uykucunun yazısında daha çok güçlü - güçsüz tabiri üzerinden, zengin - fakir bağlantısı kurarak yanıtladım onu....Bir Türk filmi repliği açıklayıcı olabilir belki ; " Nayırr ben fakir ama gururlu bi gencim".. Madem konuyu buraya getirdin sana bunla ilgili gerçek bir şeyler söyleyeyim..Seven insanlar aralarında çıkan bir problemin çözümü için birbirlerini anlayıp dialog kurmak,çözüm üretmek yerine birbirlerine gurur yapıp, kaprisli davranışlarla beklentilerine karşılık bulmayı beklerlerse, o ilişki dayandığı yere kadar, zorlanarak dayanacak ama maalesef sona erecektir..Uzun ömürlü olabilecek olgun sevgilerde gurur,kapris, terslik, surat asma,karşındakinin burnundan getirme gibi olumsuz davranışların yerini, konuları diyalogla çözmeye çalışma,inatçılık yapmama,anlayışlı olma ,empati kurma,karşındakini irrite ve sinir etmeye çalışmama gibi olgun ve pozitif davranışlar almıştır..Gururlu, kaprisli, olmayacak beklentileri içinde barındıran,içten ve açık olmayan ilişkiler geçici ve kısa süreli ,olgun çözüm odaklı,içten,sevgi dolu ve açık ilişkiler uzun süreli yürüyebilir.. Sevgi konusu çok kapsamlıdır Placebom . Hiçbir kalıba sığmayan tüm kuralları alt üst eden ; bir faşist ile komünistin anlaşabilmesi için ortak payda görevinde olan bir duygu olduğu gibi , '' aynı dili konuşanlar değil , aynı şeyleri hissedenler anlaşabilir '' sözünü doğrulayan bir konudur. Bunu aşkın alt kümesi olarak tavsif ettiğini görüyorum ama sevgi konusunu sadece sevgili konusu içerisinde kullanma amacıyla ileti yazmış değilim. Bu normal ilişkilerde de yani arkadaşlıklar da , dostluklarda da geçerli bir konudur. Konuyu da şimdi sevgililerin gururuna geldi . Bu kadar sevimli olmak zorunda değilsin Placebom Neyse bu konu için birgün özel bir başlık açarım. Öptüm. Link to post Sitelerde Paylaş
haci 0 Aralık 3, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 3, 2011 gönderildi Müslümanlar gurursuz insanlardır.. Bu cümle çok şeyi açıklıyor.. Link to post Sitelerde Paylaş
Apollon 0 Aralık 3, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 3, 2011 gönderildi Müslümanlar gurursuz insanlardır.. Bu cümle çok şeyi açıklıyor.. Hacı şimdi damlar dedim damladı O yüzden mutlu insanlardır başlık sahibine göre Hacı. Ama salt gurursuzluğu müslümanlara kategorize etmek de doğru bir yaklaşım değil Hacı. Fanatizmin esareti altına girmiş yobaz ateistler gibi yazmışsın. Link to post Sitelerde Paylaş
haci 0 Aralık 3, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 3, 2011 gönderildi Hacı şimdi damlar dedim damladı O yüzden mutlu insanlardır başlık sahibine göre Hacı. Ama salt gurursuzluğu müslümanlara kategorize etmek de doğru bir yaklaşım değil Hacı. Fanatizmin esareti altına girmiş yobaz ateistler gibi yazmışsın. Yok hayır. Senden hiç bahsetmedim. Link to post Sitelerde Paylaş
placebo 0 Aralık 3, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 3, 2011 gönderildi (düzenlendi) Sevgi konusu çok kapsamlıdır Placebom . Hiçbir kalıba sığmayan tüm kuralları alt üst eden ; bir faşist ile komünistin anlaşabilmesi için ortak payda görevinde olan bir duygu olduğu gibi , '' aynı dili konuşanlar değil , aynı şeyleri hissedenler anlaşabilir '' sözünü doğrulayan bir konudur. Bunu aşkın alt kümesi olarak tavsif ettiğini görüyorum ama sevgi konusunu sadece sevgili konusu içerisinde kullanma amacıyla ileti yazmış değilim. Bu normal ilişkilerde de yani arkadaşlıklar da , dostluklarda da geçerli bir konudur. Konuyu da şimdi sevgililerin gururuna geldi . Bu kadar sevimli olmak zorunda değilsin Placebom Neyse bu konu için birgün özel bir başlık açarım. Öptüm. Ben bilmem tabi sevgi konusunun kapsamlarını.....Hiç öyle şeyler yaşamadım. Hiç arkadaşım , sevgilim,eşim, dostum olmadı.İnsan içine çıkmadım . Hiç okul okumadım. Hayat tecrübem 0 .Yaşım 15 ve hiç bir konuda bilgim yok..Kendimde bakkalının çırağıyım zaten..Köyden yarın geldim...... İnsandan ise hiç anlamam... Nolur sen bana sevgi nedir? arkadaşlık sevgisi nedir?hatta aile sevgisi nedir? cinsel sevgi nedir? gurur nedir? bi anlatta öğreniim.. Sevdiklerime karşı gurursuz, kibirsiz,açıklayıcı,uzlaşmacı ve içten olurum. Taa ki kendilerini olduklarından üstün ve her şeyi kendileri bilir zannetiklerini,sevgimi ve saygımı kötüye kullandıklarını,uzlaşmacı değilde yıkıcı davranmaya çalıştıklarnı, kişisel egolarını üzerimde tatmin ettiklerini anladığım o ukalalık anına kadar...Sonra bir bakarsın o sevimli placebo gitmiş yerine sevimsiz ,kibirli,çok bilen bir placebo gelmiş..Ayna olmuşum ışıl ışıl yansıyorum kişinin suratına... Yaa işte öyle... Aralık 3, 2011 tarihinde placebo tarafından düzenlendi Link to post Sitelerde Paylaş
cigi 0 Aralık 3, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 3, 2011 gönderildi Sevdiklerime karşı gurursuz, kibirsiz,içten,açıklayıcı,uzlaşmacı ve içten olurum. Sevilmiyorsan sevgiye susamissan ne yapacaksin?Bir omur sadece sevip vermekle almadan gecerse ne olur? Link to post Sitelerde Paylaş
placebo 0 Aralık 3, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 3, 2011 gönderildi (düzenlendi) Sevilmiyorsan sevgiye susamissan ne yapacaksin?Bir omur sadece sevip vermekle almadan gecerse ne olur? Cümlenin devamında anlatıyorum ne olacağını...Sevgi saygı görmediğimi, sadece verdiğimi anladığım ilişkiler içinde olduğumu farkettiğim,ama buna emin olduğum anda sallıyorum selaya .Gerçekleri yanlış anlamak, değerlendirmek, durup dururken alınganlık yaparak güzel giden bir ilişkiyi bozmak da kişiyi zarara uğratır çünkü..Sevdiğin kişiyi gerçek olmayan şeyler için terkederek onu kaybetme, sonucunda da pişmanlık yaşama ve üzülme riski vardır hatalı karar verme durumlarında..Bir şekilde emin olmalı insan pes demeli..Eğer bunu diyorsa da gitmeli ,hiç durmamalı... Gencim, güzelim ,akıllıyım, insana insan gibi değer veririm,kapris yapmam Allama bin şükür... Onunla mı uğraşıcam .. Gider mutlu olacağım insanlarla olan seçeneklerime , yoluma bakarım.Hiç olmadı yalnız yaşarım da yine de tatmin olmadığım,yarım yamalak ilişkilerin içerisinde olmam. İnsan neye razıysa ona layıktır diye düşünüyorum Cigi .. Kıymet bilmeyeni,üzeni,devamlı problem çıkaranı,istediklerini ve arzuladıklarını sana yaşatmayanı göndermeli....Tabi bu benim hayata bakışım.Herkes ben değil... Hayat dediğin en güzel şekilde geçmeli . Dünyaya bir defa geliyoruz..Tadabileceği en üstün sevgi ve paylaşımları tatmalı, yaşamalı insan. Seni tanıyorum.Arkadaşlık ilişkilerinde sonuna kadar verici birisin...Özel ilişkiler daha farklıdır ama. Eğer ilişkilerde kendi hatalarının da farkına varıyorsan ,kendini nesnel olarak yargılayıp eleştirebiliyorsan, ama hala karşındakinin sana sevgi anlamında karşılık vermediğini ,veremediğini,hep alıcı olduğunu, senden daha pasif ve ilgisiz davrandığını düşünüyor,ayrıca bunu iliklerine kadar hissediyorsan, hayatını kendini iyi hissedeceğin şekilde planlamalı ve değişikliğe gitmelisin..Bu kendini yenilemekle,davranışlarını değiştirmekle,karşındakine de şikayet ve derdini açıkça anlatmakla olur.. Baktın sallamıyor,beraberce bir uzlaşma önermiyor ve buna isteksiz yaklaşıyor,davranışlarını sürdürmede inatçı bir ısrar gösteriyor, o zaman başka seçenekler bulmalısın.Bu açıkça anlaşamıyorsunuz,birbirinize uyum sağlayamıyorsunuz demektir... Eğer ilgili ilişkinde herhangi bir mecburiyet taşıyorsan, sorumluluk sahibiysen, ilgili sorumluluklarından yan çizmeden, insani davranışları bir yana bırakmadan radikal değişiklikler yapabilirsin..Tabii yine eğer bunu gerçekten istiyorsan ve sonradan pişman olup üzülmeyeceksen gerçekleştirmelisin..Hırsla kalkan zararla oturur. İnsanlar radikal kararlar vermeden, düşüncelerini davranışlara geçirmeden evvel 10 kere düşünmeli.. Aralık 4, 2011 tarihinde placebo tarafından düzenlendi Link to post Sitelerde Paylaş
esron 0 Aralık 3, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 3, 2011 gönderildi Onur, gurur ve ovunc gibi duygular farkli manalarda kullanilsa da birbiriyle yakin iliskili duygulardir. Bireyin toplum ile, toplumun da birey ile olan iliskisindeki konumu ile alakalidir. Benim oglum/kizim universite birincisi olsa, ya da bir spor musabakasinda, bir yarismada, birinci olsa ben bir baba olarak gurur duyarim. Babam dusmek uzere olan bir ucagi sag salim yere indirip onlarca insani kurtarirsa yine gurur duyarim. (rahmetli motosiklet bile suremez ya neyse) Bir arkadasim astronot olsa, onun yakin bir arkadasi olmaktan gurur duyarim. Bizim takim maci kazansa o takimin bir uyesi olmaktan gurur duyarim. Ben keman calsam ve yuzlerce kisi beni ayakta alkislasa kendimle gurur duyarim. Evrimsel psikolojide pek cok farkli duygu gibi gurur duygusu da genin bencilligi ile iliskilidir. Bireyin kendine kredi vermesidir. Cunku ocugum, babam, arkadasim guclu zor bir isin ustesinden gelmislerdir. Guclu, zeki, basarilidirlar. Topluma faydalari dokunmustur, olumlu yonde bir etki vermislerdir. Ve ben de buradan kendime bir pay cikariyorum. -Cocuk mu? Evet ben yaptim. Benim genim iste boyle, gordugunuz gibi. -Babam? Ben iste o zeki, cesur, sogukkanli olmasini bilen ve basaran kisinin genlerini tasiyorum. -Arkadasim? Evet iste ben boyle zeki, basarili kisinin yakin dostuyum, boyle super zeka biri beni kaale aldigina gore ben aptal degilim. Benim genim de onunki gibi. -Bizim takim? Iste ben boyle bir takimin uyesiyim. Biz basariliyiz, hizliyiz, cevigiz, atakiz, zekiyiz. Ben aptal, yavas, korkak, gucsuzlerin icinde degilim. -Keman caldim, toplumun begenisini kazandim, olumlu yonde toplumu etkiledim. Pekcok kisinin sevgisini, saygisini, takdirini kazandim. Ne kadar zekiyim, ne kadar basariliyim ben boyle! Peki, gurur bireye ne verir? Gurur bireye guvence verir. Toplumdaki (kabilede, takimda, ailede, cevrede, vs.) konumunu garantiler. Bu garantiyi elde etmenin verdigi bir rahatlamadir gurur duygusu. SAYGILAR... Buna -gurura- genin bencilliği gibi şık isimler takarak, çirkinliğini güzel ve haklı göstermeye çalışmasak da, basitçe egonun en kurnaz ve temel parçalarından birisi desek nasıl olur? Sahte kimlikteki sahte renk yansımalarından sadece biri... Şimdi ben bir anne olarak, çocuğum bir yerde derece yaptığında neden gurur duyuyorum, toplumun övdüğünden-onayladığından... Çocuğum bir yarışta en sonuncu olduğunda hiç gurur duymuyorum çünkü toplumun övmüyor... Bu üçgende çocuk ve mutluluğu nerde kaldı şimdi? Gerçekte anneler, sadece çocuklarının mutlu olup olmadığına göre kendilerini iyi/kötü hissetseydi, değerler, hayat ve dünya böyle mi olurdu? Olmazdı... Peki neden bu kavramı çok doğalmış gibi açıklamaya çalışıyoruz? Çünkü toplumsal merkezli ve herkeste/çoğunlukta var... Herkeste/çoğunlukta olması onu "doğal" hale getiriyor... Oysa, söz konusu din olduğunda, "çoğunluk tarafından kabul edildiği için doğal görülen dinler" konusunda, insanların şuursuzluklarını yüzüne vurmak için kıyasıya tartışıyoruz, hem de kesinlikle onlardan kendimizi daha zeki hissederek... Arada bir fark görebilen var mı? Ne kadar ilginç, ne kadar ikili birli işliyor insanın kafası, değil mi? Link to post Sitelerde Paylaş
uykucu şirin 0 Aralık 4, 2011 gönderildi Raporla Share Aralık 4, 2011 gönderildi Mütevazı=tevazu sahipleri egoları düzenli çalışan olgun kişiliklere sahip bireylerdir.Kibirden,hava atmaktan,caka satmaktan hoşlanmazlar..Alçak gönüllüdürler. Senin dediğin gibi kendisini öven zayıf insana "sen kimsin ki beni övesin" diyen mütevazı değil kibirlidir. Hayat görüşü olarak insanları zayıflar ve güçlüler olarak algılamayan, kategorize etmeyen insanlar da var..Zayıf ve güçlüye fazla takılmışsın. Zaten kibirli gururlu bir şahıs zayıf birisine gücüyle hava atsa ne olur? atmasa ne olur?..Götürüp (güç varsaydığı her ne göreceli şeyse artık )karşısındakine hediye mi ediyor da hava atılan kişinin umurunda olsun..Anca cürmü kadar yer yakar... Kibir ve yüksek gurur ezik bir egonun,komplexlerin belirtisidir ki, kişi başkalarının taktirine,ruhunun okşanmasına ,birilerinin üzerine düşmesine,"vay bee,sen neymişsin" demesine ihtiyaç duyuyordur..Güçlü olduğunun farkına ancak diğerlerinin kendisine belli etmesiyle varan insan bilinçsiz ve aslında güçlü birisi değildir.Güçsüzdür eziktir büzüktür...De hadi gitsindir oradan.. Başarılı bir insan alçakgönüllü oluyorsa, (adı üstünde) onda bir alçaklık, bir aşağılık kompleksi var demektir. Eğer başarılı bir insan, kendisine yapılan övgülere tepkisiz kalıyorsa, umursamıyorsa, ya kendisinden zayıf birisinin kendisine övmesinden rahatsız olmasındandır ya da kendisinden üstün olanın kendisini överek daha aşağılık bir duruma düşmemek ve üstün olanın bir rütbe daha yükselmesini önlemek istemesindendir. Bir insan övüldüğünde "aman efem estağfurullah" gibi bir şekle bürünüyorsa o kişi tam bir eziktir, ezik haliyle zar zor bir başarı elde etmiş olduğu için, içindeki ezikliğini dışavuruyordur ya da halen içinde bir yerde az da olsa bir eziklik kalmıştır. "aman efem..." cümlesinin anlamı; "Ben aslında zayıfın teki, eziğin önde gideniyim sanma benim güçlü, başarılı biri olduğumu. Bu başarıyı kıçımı yırta yırta zar zor başardım." dır. Güçlü ve başarılı insan, mütevazı olmaz. Gücü ve başarısı oranında guru duyma hakkına sahiptir. Kendisini öven zayıfa karşı tepkisiz kalarak "sen beni övemezsin ezik" demesi hakkıdır, zayıflar "affrim lan dercesine" övemez ancak "baba büyüksün dercesine" aşaılık kompleksinin bir gereği olarak hayran kalabilirler. Sizlerin kibirden anladığınız, gücü ile hak ederek başarı elde edenin başarısını, gücünü onaylayıp takdir etmesi ise ve buna da kötü diyorsanız sizlerin kibir algınızda bir sakatlık var demektir. Kibir, yapmadığın birşeyi yapmışçasına göt kaldırmaktır ve böyleleri ise yırtınarak başarı elde edebilmiş zayıflardan daha zayıf ve eziktirler. Güçlüler zayıflar hava atmaz. Zayıflara hava atmak zayıfların seviyesine düşmektir. Güçlüler diğer güçlüler, kendilerinden güçlülere göz dağı verir, meydan okur. Zayıflar ise onlar için sadece birer araçtır. Zayıflar güçlüleri daha da güçlendiren birer yemdir, birer kum torbasıdır, birer maldır. Kibirli kişinin takdir bekleme hakkı yoktur. Çünkü kibirli (yukarıda belirtildiği üzere) hak etmediğini isteyen kişidir. Ancak güçlü ve başarılı bir kişinin takdir edilmesi, övülmesi bir ihtiyaç değil, bir haktır ve lakin güçlüyü övmek de öyle her önüne gelenin hakkı değildir. Zayıflar güçlünün karşısında kendilerini aşağılayarak ancak ona hayran kalıp yüceltebilirler. "Daha Güçlü"ler ise (güçlünün hoşuna gitmese de) güçlüyü övme, aferin deme hakkına sahiptirler. Burada güçlünün diğer güçlüler tarafından aşağılık bir duruma düşmemesi için "aman efenim est..." gibisinden tepkiler vermemelidirler. Aksine daha güçlülere karşı dik durup onları küçük düşürücü şeyler yapmalı; Zeytin yağı gibi üste çıkmaya çalışmalıdırlar. Ayakları altında ezemeseler de kıçlarını tekmelemeye çalışmalıdırlar. Link to post Sitelerde Paylaş
Recommended Posts