Jump to content
katalan

Firavun ayetleri toplu gösterim :)

Recommended Posts

İçinde Firavun geçen ayetleri toplu olarak aşağıda vereceğim. Bu ayetler bence,

*Kuran ı kaleme alanların çaresizliğini,

*Yaratanın doğru yolu göstermek için gönderdiği kitapta nasıl bıkıp usanmadan tekrara başvurduğunu,

*Böylece 3 cümlede anlatılabilecek bir konunun yaklaşık 80 ayette anlatılmaya çalışıldığını, onun da başarılamadığını,

*Yaratanın insanlığa verecek mesaj bulmakta nasıl zorlandığını, aynı sözleri tekrarlamaktan insanlık için ciddi sorun yaratan konulara değinmeye fırsat bulamadığını,

*Tanrının firavun a kızdığı hususların aynısını yaptığını, adaletsizlik ve vicdansızlık konusunda firavun dan nasıl kopya çektiğini,

*Bazı ayetlerdeki mucizelerin nasıl kötü bir illüsyonist numarası olduğunu,

açıkça göstermektedir.

Toplu gösterim sonrası zaman zaman yukarıda özetlediğim hususları örnekleyen ayetleri ayrı iletilerle ortaya koyacağım.

---------------------------------------------

Bakara 49 -Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.

Bakara 50 -Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde firavun ailesini suda boğmuştuk.

Al-i İmran 11- (Bunların durumu) firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir: Âyetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah azabı çok şiddetli olandır.

Araf 141- Hani sizi firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Araf 137-Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik.

Araf 130- Andolsun biz, firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.

Araf 127-firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Mûsâ'yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?" firavun, "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?" dedi.

Araf 123-firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!"

Araf 114-firavun, "Evet. Üstelik siz (ücretle de kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan olacaksınız" dedi.

Araf 113-Sihirbazlar firavun'a geldiler. "Galip gelenler biz olursak mutlaka bize bir mükafat vardır, değil mi?" dediler.

Araf 109-firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Şüphesiz bu adam usta bir sihirbazdır."

Araf 110-"Sizi yerinizden çıkarmak istiyor." firavun ileri gelenlere, "Öyle ise siz ne düşünüyorsunuz?" dedi.

Araf 106-firavun, "Eğer açık bir delil getirdiysen haydi göster onu bakalım, şayet doğru söyleyenlerden isen" dedi.

Araf 104-Mûsâ dedi ki: "Ey firavun! Şüphesiz ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

Araf 103-Sonra onların ardından Mûsâ'yı, apaçık mucizelerimizle firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

Enfal 52-Bunların durumu tıpkı firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.

Enfal 54- Bunların durumu, tıpkı firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

Yunus 90- İsrailoğullarını denizden geçirdik. firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi.

Yunus 88- Mûsâ şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen firavun'a ve onun ileri gelenlerine dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler."

Yunus 83-firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Mûsâ'ya iman etmedi. Çünkü firavun o yerde zorba bir kişi idi. O gerçekten aşırı gidenlerdendi.

Yunus 79- firavun, "Bütün usta sihirbazları bana getirin" dedi.

Yunus 75- Sonra bunların ardından firavun ile ileri gelenlerine de Mûsâ ve Hârûn'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular.

Hud 97- Andolsun, biz Mûsâ'yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler firavun'un emrine uydular. Halbuki firavun'un emri doğru değildi.

Hud 98- firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!

İbrahim 6- Hani Mûsâ kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişti.

İsra 101- Andolsun, biz Mûsâ'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!" demişti.

İsra 102- Mûsâ ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey firavun, ben de seni kesinlikle helak olmuş bir kişi olarak görüyorum" demişti.

İsra 103- Bunun üzerine firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.

Ta Ha 49- firavun, "Sizin Rabbiniz kim, ey Mûsâ?" dedi.

Ta Ha 51- firavun, "Ya geçmiş nesillerin hali ne olacak?" dedi.

Ta Ha 60- Bunun üzerine firavun ayrılıp, hilesini kuracak sihirbazlarını topladı, sonra geldi.

Ta Ha 71- firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."

Ta Ha 78- Bunun üzerine firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.

Ta Ha 79- firavun halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.

Müminun 46- Sonra Mûsâ ve kardeşi Hârûn'u mucizelerimizle ve apaçık bir delille firavun ve ileri gelenlerine peygamber olarak gönderdik de (onlar) büyüklük tasladılar ve kendilerini büyük görüp böbürlenen bir topluluk oldular.

Şuara 11- Hani Rabbin Mûsâ'ya, "Zalimler topluluğuna, firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hâlâ korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.

Şuara 18- firavun şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."

Şuara 23- firavun, "Âlemlerin Rabbi de nedir?" dedi.

Şuara 25- firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) "dinlemez misiniz?" dedi.

Şuara 27- firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.

Şuara 29- firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."

Şuara 31- firavun, "Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu," dedi.

Şuara 34- firavun, çevresindeki ileri gelenlere, "Şüphesiz bu bilgin bir sihirbazdır" dedi.

Şuara 41- Sihirbazlar gelince, firavun'a, "Eğer biz üstün gelirsek gerçekten bize bir mükafat var mı?" dediler.

Şuara 42- firavun, "Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız" dedi.

Şuara 49- firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

Şuara 53- firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

Şuara 58- Biz de firavun'un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

Şuara 60- firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.

Neml 12- "Elini koynuna sok; firavun’a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Çünkü onlar fasık bir kavimdir."

Kasas 3- İman eden bir kavm için Mûsâ ile firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.

Kasas 4- Şüphe yok ki, firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o bozgunculardandı.

Kasas 6- Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle firavun'a, Hâmân'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.

Kasas 8- Nihayet firavun ailesi kendilerine düşman ve üzüntü kaynağı olacak olan o çocuğu bulup aldı. Şüphesiz firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.

Kasas 9- firavun'un karısı şöyle dedi: "Bana da, sana da göz aydınlığı (bir çocuk)! Sakın onu öldürmeyin. Belki bize faydası dokunur, ya da onu evlat ediniriz." Oysaki onlar (olacak şeylerin) farkında değillerdi.

Kasas 32- "Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler."

Kasas 38- firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Hâmân! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Mûsâ'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.

Ankebut 39- Kârûn'u, firavun'u ve Hâmân'ı da helak ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.

Sad 13- Onlardan önce de Nûh kavmi, Âd kavmi, kazıklar sahibi firavun, Semûd kavmi, Lût kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.

Mümin 24- Andolsun ki biz Mûsâ'yı mucizelerimizle ve apaçık bir delille firavun'a, Hâmân'a ve Kârûn'a gönderdik. Onlar ise; "Bu çok yalancı bir sihirbazdır" dediler.

Mümin 26- firavun dedi ki: "Bırakın beni Mûsâ'yı öldüreyim. (Faydası olacaksa) Rabbini yardıma çağırsın! Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden, yahut yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağından korkuyorum."

Mümin 28- firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez."

Mümin 29- "Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah'ın azabından kim kurtarır?" firavun, "Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum" dedi.

Mümin 37- firavun dedi ki: "Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ'nın ilâhını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum." Böylece firavun'a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. firavun'un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

Mümin 45- Allah onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. firavun ailesini, azâbın en kötüsü kuşattı.

Zuhruf 46- Andolsun, biz Mûsâ'yı mucizelerimizle firavun'a ve ileri gelen adamlarına göndermiştik de o, "Şüphesiz ben âlemlerin Rabbinin elçisiyim" demişti.

Zuhruf 51- firavun kavmine seslenerek dedi ki: "Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?"

Zuhruf 54- firavun kavmini küçük düşürdü (ezdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.

Duhan 17- Andolsun, onlardan önce firavun kavmini sınamıştık. Onlara değerli bir peygamber (Mûsâ) gelmişti.

Duhan 31- Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

Kaf 14- Onlardan önce Nûh kavmi, Res halkı ve Semûd kavmi, Âd ve firavun, Lût'un kardeşleri, Eykeliler, Tübba'ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.

Zariyat 38- Mûsâ kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile firavun'a göndermiştik.

Kamer 41- Andolsun, firavun'un ailesine de uyarıcılar gelmişti.

Tahrim 11- Allah, iman edenlere ise, firavun'un karısını örnek gösterdi. Hani o, "Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni firavun'dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!" demişti.

Hakka 9- firavun, ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı olan Lût kavmi) hep o suçu işlediler.

Müzzemmil 15- (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, firavun'a da bir peygamber göndermiştik.

Müzzemmil 16- Ama firavun o peygambere isyan etti, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde yakalayıverdik.

Naziat 17- "Haydi firavun'a git! Çünkü o azmıştır."

Büruc 18- Orduların, firavun ve Semûd'un haberi sana geldi mi?

Fecr 10- (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan (Salih'in kavmi) Semûd'a, kazıklar sahibi firavun'a ne yaptığını görmedin mi?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bunda şaşılacak bir durum yok, Sabiiler,Sümerler,Mısırlılar tüm semavi! dinlerin ortaya çıkış noktası, tarım ve hayvancılığı,ticareti,denizciliği öğrenen ve bu uğraşların sonucu gelen bolluk ve refahın yitirilmemesi için ulu bir güce rüşvet verme ihtiyacı ! yani din ve ibadet. Tüm dünyada kopuk olarak yaşananlar gibi kuzeylilerin Odini,Japonların şintosu vs o çağlardaki en uygun yaşam merkezi mezopotamya ve etrafı olması nedeniyle dünya nüfusunun yoğunluğu elbette bu bölgede olmalaıydı..Biyolojide temel ilke besin = popülasyon.

Daha sonraki yıllarda kişisel güç,toplumsal iktidar arayışları temel olarak ele tanrıyı almakta her kesimin dayanağı olmakta idi,dinler ve güçler savaşı zaman içinde deformasyona uğrayarak günümüz modern(!) dinleri haline gelmişlerdir. Elbette işin içine din ve tanrı girince insanoğlunun fıtratında akıl tutulması bolca mevcut olduğundan yeni uydurmasyonlara pek fazla gidemediklerinden(Aslında gitmişlerdir adına hadis diyerek ama resmi gazetede yayınlamadığından pek geçerliliği yoktur) her tanrısal inanış kendinden öncekilerden pekçok parçayı taşıyarak bir çeşit dinde reform yapmışlardır. Bu neden Mısır'ın RA'sının evrilip çevrilip Rabbi,Rab olması gayet normaldir..

De ki ; Ah kalpleri mühürlenmeyip bunu anlayabilenlerden olsaydılar keşke biz onlara cehennem korkusuz,güven içinde bir dünya hayatı sağlayacaktık..Yarin dudağı hariç herşeyi insanca paylaşabilmeyi öğrenselerdi cennete gerek kalmayacaktı..Bilmezler mi onlar.

tarihinde ziobelle tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şimdi bir Müslümana aşağıda Firavun un yaptığı zalimliği anlatan ayetleri göstersek ne yorumda bulunur acaba? Ne yapıyor Firavun, izin vermeden başkasına (Musa'ya) inandıkları için, bu inananların ellerini ayaklarını çaprazlama keseceğini söylüyor. ZALİM FİRAVUN, İslamın hoşgörüsünün yanına yaklaşamayan Firavun. Acaba bu yöntemi kullanan tarihte başka kim var ve kopya mı çekmiş?

Not:Yine her zamanki ayet israfını görüyoruz.

Araf 124- "Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım."

Ta Ha 71- Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."

Şuara 49- Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

off be canım çıktı okumaktan daha doğrsu sıkıldım hep aynı şeyler tekrardan başaka bir şey yok sahi kafma takılan bir şey var yanlmıyorsam 9 mucizden bahsetmişti ayete ben 9 tane mucize bulamdım yanılıyorda olabilirim ama birdaha okuyamam bilen birisi varsa yazsın

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

off be canım çıktı okumaktan daha doğrsu sıkıldım hep aynı şeyler tekrardan başaka bir şey yok sahi kafma takılan bir şey var yanlmıyorsam 9 mucizden bahsetmişti ayete ben 9 tane mucize bulamdım yanılıyorda olabilirim ama birdaha okuyamam bilen birisi varsa yazsın

Bunlarmış (Not:alıntıdır) En hoşuma giden 2nci sıradaki :lol:

1.Hz. Musa’nın Asasının Ejderha Olması

Rabbimiz'in Hz. Musa'ya lütfettiği mucizelerden biri, asasının ejderhaya dönüşmesidir. Bu mucizevi olay Kuran'daki ayetlerde haber verildiğine göre şu şekilde gerçekleşmiştir:

Hz. Musa, Allah’ın emri üzerine tebliğ yapmak amacıyla Firavun’a gitmiş ve onu iman etmeye çağırmıştır. Ancak Firavun azgınlık göstererek karşı çıkmış ve Hz Musa’ya çeşitli iftiralarda bulunmuş, aynı zamanda bu iftiralarla, Hz. Musa'nın çevresindekiler üzerindeki etkisini azaltmaya çalışmıştır. Hz. Musa'nın samimi ve etkili tebliği karşısında çaresiz kalan Firavun, Hz. Musa'yı inandıklarından vazgeçmeye zorlamış ve yapmadığı takdirde onu hapse atmakla tehdit etmiştir. Hz. Musa ise Firavun’un bu azgın ve zorba tavrına kararlılıkla karşılık vermiş ve tebliğine devam ederek ona Allah'ın kendisine verdiği ilk mucizeyi göstermiştir:

“(Musa) Dedi ki: “Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?” (Firavun) Dedi ki: “Eğer doğru sözlü isen, onu getir.” Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi…” (Şuara Suresi, 30-33)

2.Elinin Bembeyaz Görünmesi

Hz. Musa’nın, Firavun ve çevresindekilere gösterdiği mucizelerden başka biri de elini koynuna sokarak bembeyaz çıkarmasıdır. Hz. Musa’nın bu mucizesi Kuran’da şu şekilde haber verilmektedir:

“… Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanıvermiş'.” (Şuara Suresi, 33)

Ne var ki Firavun ve çevresi Allah'ın Hz. Musa'ya verdiği mucizeler karşısında da inkarlarında direnmişler ve bu mübarek zatı çeşitli iftiralarla itham etmeye devam etmişlerdir. Bu iftiralarından biri de, Hz. Musa'nın gösterdiği mucizeleri, büyü olarak nitelendirmeleridir. Kendi akıllarınca Hz. Musa'nın tebliğini etkisiz hale getirmeye çalışmışlar, bunun bir büyü olduğunu iddia ederek Hz. Musa'nın amacının farklı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Şüphesiz tüm bu iftiralar, onların akılsızlıklarının bir delilidir. Kuran ayetlerinde, Firavun ve yanındakilerin öne sürdükleri bu iftira şu şekilde haber verilmektedir:

“(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: "Bu" dedi, 'Doğrusu bilgin bir büyücüdür. Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" (Şuara Suresi, 34-35)

3.Hz. Musa’nın Büyüleri Yutan Asası

Firavun zamanında Mısır’da, Firavun’un atalarından kalma putperest bir din hakimdi. Bu putperest dine göre, Firavun kendisini Mısır halkının yanı sıra yeryüzünün de hakimi olarak görüyor, sözde ilahlığını öne sürüyordu. (Allah’ı tenzih ederiz.) Bu nedenle Firavun ve onun etrafındakiler, atalarının bu batıl inanışlarından kaynaklanan yaşam tarzına karşı, Hz. Musa’nın din ahlakını tebliğ ederek kavmini bilinçlendirmesini bir tehlike olarak görmüşlerdi. Tebliğini etkisiz hale getirebilmek için de Hz. Musa’nın daha önce kendilerine gösterdiği mucizeleri halkın önünde tekrarlamasını istemişlerdi. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi Firavun, Hz. Musa’nın gösterdiği mucizelerin doğru olmadığını iddia ediyordu. Bu mucizelerin başka büyücüler tarafından ortadan kaldırabileceğini, aynı zamanda Hz. Musa’yı kavminin önünde yeneceğini ve böylelikle itibarının daha da artacağını düşünüyordu. Ancak Mısır halkının huzurunda belirlenen bir toplanma gününde halkın önünde yapılan büyüler karşısında, Hz. Musa da asasını atmış ve daha önce ejderha olan asası bu defa yapılan tüm büyülerini yutmuştur. Hz. Musa’nın bu mucizesi ayetlerde şöyle bildirilmiştir:

Biz de Musa’ya: “Asanı fırlatıver” diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp yutuyor. Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı. (Araf Suresi, 117-118)

Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.” (Araf Suresi, 119)

Ayetlerde haber verilen bu mucizevi olay, Rabbimiz'in müminler aleyhinde kurulan tuzakları nasıl yerle bir ettiğini gösteren örneklerden biridir. Firavun tüm kavmini toplayarak, Hz. Musa'yı kendi aklınca etkisiz kılabilmek için bir düzen kurmuştur. Ancak Allah, bu tuzağı, Hz. Musa'yı mucizelerle destekleyerek tersine çevirmiştir.

Hz. Musa’ya İnanmayan Kavmin Uğradığı Felaketler

4.Tufan

5.Çekirge

6.Buğday güvesi

7.Kurbağa

8.Kan

Araf 133- Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşerât), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular.

9.Asasıyla Denizi İkiye Ayırması

“Bunun üzerine Musa'ya: "Asanla denize vur" diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.” (Şuara Suresi, 63)

Hz. Musa, bu mucizelerin ardından kendisine tabi olan İsrailoğulları ile birlikte Mısır’ı terk etti. (Şuara Suresi, 52)

tarihinde katalan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bunlarmış (Not:alıntıdır) En hoşuma giden 2nci sıradaki :lol:

1.Hz. Musa’nın Asasının Ejderha Olması

Rabbimiz'in Hz. Musa'ya lütfettiği mucizelerden biri, asasının ejderhaya dönüşmesidir. Bu mucizevi olay Kuran'daki ayetlerde haber verildiğine göre şu şekilde gerçekleşmiştir:

Hz. Musa, Allah’ın emri üzerine tebliğ yapmak amacıyla Firavun’a gitmiş ve onu iman etmeye çağırmıştır. Ancak Firavun azgınlık göstererek karşı çıkmış ve Hz Musa’ya çeşitli iftiralarda bulunmuş, aynı zamanda bu iftiralarla, Hz. Musa'nın çevresindekiler üzerindeki etkisini azaltmaya çalışmıştır. Hz. Musa'nın samimi ve etkili tebliği karşısında çaresiz kalan Firavun, Hz. Musa'yı inandıklarından vazgeçmeye zorlamış ve yapmadığı takdirde onu hapse atmakla tehdit etmiştir. Hz. Musa ise Firavun’un bu azgın ve zorba tavrına kararlılıkla karşılık vermiş ve tebliğine devam ederek ona Allah'ın kendisine verdiği ilk mucizeyi göstermiştir:

“(Musa) Dedi ki: “Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?” (Firavun) Dedi ki: “Eğer doğru sözlü isen, onu getir.” Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi…” (Şuara Suresi, 30-33)

2.Elinin Bembeyaz Görünmesi

Hz. Musa’nın, Firavun ve çevresindekilere gösterdiği mucizelerden başka biri de elini koynuna sokarak bembeyaz çıkarmasıdır. Hz. Musa’nın bu mucizesi Kuran’da şu şekilde haber verilmektedir:

“… Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanıvermiş'.” (Şuara Suresi, 33)

Ne var ki Firavun ve çevresi Allah'ın Hz. Musa'ya verdiği mucizeler karşısında da inkarlarında direnmişler ve bu mübarek zatı çeşitli iftiralarla itham etmeye devam etmişlerdir. Bu iftiralarından biri de, Hz. Musa'nın gösterdiği mucizeleri, büyü olarak nitelendirmeleridir. Kendi akıllarınca Hz. Musa'nın tebliğini etkisiz hale getirmeye çalışmışlar, bunun bir büyü olduğunu iddia ederek Hz. Musa'nın amacının farklı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Şüphesiz tüm bu iftiralar, onların akılsızlıklarının bir delilidir. Kuran ayetlerinde, Firavun ve yanındakilerin öne sürdükleri bu iftira şu şekilde haber verilmektedir:

“(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: "Bu" dedi, 'Doğrusu bilgin bir büyücüdür. Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?" (Şuara Suresi, 34-35)

3.Hz. Musa’nın Büyüleri Yutan Asası

Firavun zamanında Mısır’da, Firavun’un atalarından kalma putperest bir din hakimdi. Bu putperest dine göre, Firavun kendisini Mısır halkının yanı sıra yeryüzünün de hakimi olarak görüyor, sözde ilahlığını öne sürüyordu. (Allah’ı tenzih ederiz.) Bu nedenle Firavun ve onun etrafındakiler, atalarının bu batıl inanışlarından kaynaklanan yaşam tarzına karşı, Hz. Musa’nın din ahlakını tebliğ ederek kavmini bilinçlendirmesini bir tehlike olarak görmüşlerdi. Tebliğini etkisiz hale getirebilmek için de Hz. Musa’nın daha önce kendilerine gösterdiği mucizeleri halkın önünde tekrarlamasını istemişlerdi. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi Firavun, Hz. Musa’nın gösterdiği mucizelerin doğru olmadığını iddia ediyordu. Bu mucizelerin başka büyücüler tarafından ortadan kaldırabileceğini, aynı zamanda Hz. Musa’yı kavminin önünde yeneceğini ve böylelikle itibarının daha da artacağını düşünüyordu. Ancak Mısır halkının huzurunda belirlenen bir toplanma gününde halkın önünde yapılan büyüler karşısında, Hz. Musa da asasını atmış ve daha önce ejderha olan asası bu defa yapılan tüm büyülerini yutmuştur. Hz. Musa’nın bu mucizesi ayetlerde şöyle bildirilmiştir:

Biz de Musa’ya: “Asanı fırlatıver” diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp yutuyor. Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı. (Araf Suresi, 117-118)

Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler.” (Araf Suresi, 119)

Ayetlerde haber verilen bu mucizevi olay, Rabbimiz'in müminler aleyhinde kurulan tuzakları nasıl yerle bir ettiğini gösteren örneklerden biridir. Firavun tüm kavmini toplayarak, Hz. Musa'yı kendi aklınca etkisiz kılabilmek için bir düzen kurmuştur. Ancak Allah, bu tuzağı, Hz. Musa'yı mucizelerle destekleyerek tersine çevirmiştir.

Hz. Musa’ya İnanmayan Kavmin Uğradığı Felaketler

4.Tufan

5.Çekirge

6.Buğday güvesi

7.Kurbağa

8.Kan

Araf 133- Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşerât), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular.

9.Asasıyla Denizi İkiye Ayırması

“Bunun üzerine Musa'ya: "Asanla denize vur" diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.” (Şuara Suresi, 63)

Hz. Musa, bu mucizelerin ardından kendisine tabi olan İsrailoğulları ile birlikte Mısır’ı terk etti. (Şuara Suresi, 52)

katlan ben musaya 9 mucize vermemişmi bu allah onları sordum nuh tufanı musaya verilen mucize deyilki neyse geçlim çekirgeye afirkda hergün mucize gerçeleşiyor demek allah bu mucizyi unutmuşmu afirkda yada düşürdümü yoksa musya verdi ordamı kaldı:) güve heryerde var şimdi budamı mucize kurbağa insana ne yapabilrki en iyisi ben sizi bir köy ağırına götüreyim pire mucizsesi gösteryim ya vala ben bu mucizden bir b...k anlamdım seni mucizenle baş başa bırakıyorum:)))))))))))))))))))))))))))))) kan bastı bütün suları :))))))))))))))))))))))))))

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

katlan ben musaya 9 mucize vermemişmi bu allah onları sordum nuh tufanı musaya verilen mucize deyilki neyse geçlim çekirgeye afirkda hergün mucize gerçeleşiyor demek allah bu mucizyi unutmuşmu afirkda yada düşürdümü yoksa musya verdi ordamı kaldı:) güve heryerde var şimdi budamı mucize kurbağa insana ne yapabilrki en iyisi ben sizi bir köy ağırına götüreyim pire mucizsesi gösteryim ya vala ben bu mucizden bir b...k anlamdım seni mucizenle baş başa bırakıyorum:)))))))))))))))))))))))))))))) kan bastı bütün suları :))))))))))))))))))))))))))

Olsa dükkan senin, Eldeki malzeme bu :lol:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Şimdi bir Müslümana aşağıda Firavun un yaptığı zalimliği anlatan ayetleri göstersek ne yorumda bulunur acaba? Ne yapıyor Firavun, izin vermeden başkasına (Musa'ya) inandıkları için, bu inananların ellerini ayaklarını çaprazlama keseceğini söylüyor. ZALİM FİRAVUN, İslamın hoşgörüsünün yanına yaklaşamayan Firavun. Acaba bu yöntemi kullanan tarihte başka kim var ve kopya mı çekmiş?

Not:Yine her zamanki ayet israfını görüyoruz.

Araf 124- "Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım."

Ta Ha 71- Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."

Şuara 49- Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

Yukarıda zalim firavunun insanları nasıl çaprazlama keseceğini görüyoruz. Ama Allah da daha hoşgörülü ve ceza konusunda yaratıcı değil

Maide 33- Allah'a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Araf 141- Hani sizi firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Bu ayet nedense bana beni kureyza katliamını hatırlattı.

Muhammedde beni kureyzada teslim olan yahudilerin erkeklerini katledip kadınlarını sağ bırakmıştı, sonra tecavüz edilen bu kadın ve çocukları paylaştırıp köle etmişlerdi.

Bu nasıl bir tanrı tasviriki firavunla benzer eylemlere imza atıyor? Anlaşılan oki firavunda muhammedde yahudilere aynı yöntemi uygulamış.Tanrı kavramının düştüğü hale bak.

Allah(muhammed)=firavun farkı nedir?

Saygılar.

tarihinde e-teist tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Araf 141- Hani sizi firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Bu ayet nedense bana beni kureyza katliamını hatırlattı.

Muhammedde beni kureyzada teslim olan yahudilerin erkeklerini katledip kadınlarını sağ bırakmıştı, sonra tecavüz edilen bu kadın ve çocukları paylaştırıp köle etmişlerdi.

Bu nasıl bir tanrı tasviriki firavunla benzer eylemlere imza atıyor? Anlaşılan oki firavunda muhammedde yahudilere aynı yöntemi uygulamış.Tanrı kavramının düştüğü hale bak.

Allah(muhammed)=firavun farkı nedir?

Saygılar.

Evet birçok benzerlik var. Aşağıdaki ayetteki Firavun'un yaklaşımını aynı şekilde Allah da benimsemiştir. Firavun, inancından dolayı bir insanı öldürmeyi doğru buluyor.

Mümin 28- firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirdi. Eğer yalancı ise, yalanı kendi aleyhinedir. Eğer doğru söylüyorsa, sizi tehdit ettiği şeylerin bir kısmı başınıza gelecektir. Şüphesiz Allah, aşırı giden, yalancılık eden kimseyi doğru yola eriştirmez."

Şuara 29- firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."

tarihinde katalan tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Olsa dükkan senin, Eldeki malzeme bu :lol:

sen bana dün mucizden dolayı aşağdaki ayeti göndermiştin şaka sanmıştım meyrse şaka deyilmiş allah kaç defa tufan yapış 2 defamı nuh ve musda yapış anlaşılan bu allah şakın anlaşılan ne yaptığını ne etiyini bilmiyor:) biraz daha kurcalarsam civciv çıkacak:)

Araf 133- Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşerât), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

sen bana dün mucizden dolayı aşağdaki ayeti göndermiştin şaka sanmıştım meyrse şaka deyilmiş allah kaç defa tufan yapış 2 defamı nuh ve musda yapış anlaşılan bu allah şakın anlaşılan ne yaptığını ne etiyini bilmiyor:) biraz daha kurcalarsam civciv çıkacak:)

Araf 133- Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşerât), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular.

Ayetlerle şaka olmaz :) Kuran ı duvarlardan indirdik, izin çıktı. Kurcalamak serbest :)

Keşke aşağıdaki peşpeşe ayetlerden birinden tasarruf edilip senin soruna cevap verilseymiş ama olmamış, olamamış :) Şaka bir yana sadece bu 2 ayet bile Kuran ın nasıl baştan savma, özensiz yazıldığının kanıtıdır (ama bunun gibi yüzlerce örnek olduğu için üzerinde bile durmuyoruz)

Enfal 52-Bunların durumu tıpkı firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.

Enfal 54- Bunların durumu, tıpkı firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ayetlerle şaka olmaz :) Kuran ı duvarlardan indirdik, izin çıktı. Kurcalamak serbest :)

Keşke aşağıdaki peşpeşe ayetlerden birinden tasarruf edilip senin soruna cevap verilseymiş ama olmamış, olamamış :) Şaka bir yana sadece bu 2 ayet bile Kuran ın nasıl baştan savma, özensiz yazıldığının kanıtıdır (ama bunun gibi yüzlerce örnek olduğu için üzerinde bile durmuyoruz)

Enfal 52-Bunların durumu tıpkı firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları sebebiyle hemen yakalamıştı. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, azabı çetin olandır.

Enfal 54- Bunların durumu, tıpkı firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar Rablerinin âyetlerini yalanlamışlar, biz de onları günahları sebebiyle helak etmiştik ve firavun ailesini de suda boğmuştuk. Hepsi de zalim kimselerdi.

müslüman arkdaşlar neden ısrala diyorlarki kim böyle bir kitap yazabilir toplanın hepiniz böyle bir kitap yazamasınız aslında haklılar böyle birbirine benzer saçma kitap kimse yazmak istemez hangi yazar kalkıpta böyle bir kitap yazarda kendine güldürürmü?:lol:

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Muhammed suçun kişiselliği konusunda hep sınıfta kalıyor. Şimdi cezalandırmaya çalışılan kim? Firavunun ailesi. Pekii aç sefil olan kim? Halk. Herhalde kıtlık sırasında Firavun un mutfağına daha az üzüm, şarap, hurma girmemiştir. Firavun kıtlığa rağmen rahatça bol bol yiyip içmiştir. Belki de bu yüzden iman etmedi :) Pekii halka ne olmuştur? Çocukları açlıktan ölmüş, kendileri sefil bir hayat sürmüş, kadınlar bir parça ekmek için vücutlarını satmıştır. Bu mu ilahi adalet anlayışı? Neresinden tutsak elimizde kalıyor.

Araf 130- Andolsun biz, firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.

Not:Güven işte kısaca Firavun ayetleri bunlar. Toplu gösterim bitti :)

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

müslüman arkdaşlar neden ısrala diyorlarki kim böyle bir kitap yazabilir toplanın hepiniz böyle bir kitap yazamasınız aslında haklılar böyle birbirine benzer saçma kitap kimse yazmak istemez hangi yazar kalkıpta böyle bir kitap yazarda kendine güldürürmü?:lol:

Yok Bu kadar Saçma bir kitap Eğitim ve zekada olanlar var yazabilirler..

Bir Ayeti okut orada ne demek istediğini bile anlayamayanlar vardır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Muhammed suçun kişiselliği konusunda hep sınıfta kalıyor. Şimdi cezalandırmaya çalışılan kim? Firavunun ailesi. Pekii aç sefil olan kim? Halk. Herhalde kıtlık sırasında Firavun un mutfağına daha az üzüm, şarap, hurma girmemiştir. Firavun kıtlığa rağmen rahatça bol bol yiyip içmiştir. Belki de bu yüzden iman etmedi :) Pekii halka ne olmuştur? Çocukları açlıktan ölmüş, kendileri sefil bir hayat sürmüş, kadınlar bir parça ekmek için vücutlarını satmıştır. Bu mu ilahi adalet anlayışı? Neresinden tutsak elimizde kalıyor.

Osmanlıda bile Anadolunun köyünde Aç sefil yaşamış Saray tarafından herşeyi elinden alınmış...

Seferlerde bütün soyu sopu kırdırılmış biri...

Atalarının İstanbulda sarayda yaşadığını zanneder..

Bunu bir insana düşündürmek ona doğruyu söylememekte başarıdır...

Adam ailesini Osmanlı sarayının bireylerinden varsayarak yaşar :D

Saray yağmalarla O torununu kanı sayesinde şaşalı bir yaşam sürereken..

O torununun NİNEsi nin ne yaşadığı aklına bile gelmez...

Bazen bazılarının insan olamayacağını düşünüyorum..

yada ben insan değilim..

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Yok Bu kadar Saçma bir kitap Eğitim ve zekada olanlar var yazabilirler..

Bir Ayeti okut orada ne demek istediğini bile anlayamayanlar vardır.

anlamak istemezler neden kend kendini zora soksunki hazır beynini yıkanmış basit bir din var elinin altında allah yartı ohhh ne ala neden kalksın sorgulasın kafa patlasın cenet var her halükarda allah bağışlayandır yalanına sığınıyorlar yok efendim ne yaparsan yap töbe dedinmi herşey haloluyor ne kadar basit sen adam öldür tecavuz hırsızlık her tür pisliyi yap son nefesinde müslüman oldum cenete gidceksin herkese uydurlmuş bir cenet modeli var ben son birbuçuk sendir arştırdım yaşım 45 olmuş allah varsa ben ne diye ateist oldum bunu anlaymaz müslüman kafa zorluğu sevmezler allahları bile zorluğu sevmez ol diyor oluyor üflüyor adam oluyor kuş oluyor allahlarından tut müsoların hepsi tembel

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Muhammed suçun kişiselliği konusunda hep sınıfta kalıyor. Şimdi cezalandırmaya çalışılan kim? Firavunun ailesi. Pekii aç sefil olan kim? Halk. Herhalde kıtlık sırasında Firavun un mutfağına daha az üzüm, şarap, hurma girmemiştir. Firavun kıtlığa rağmen rahatça bol bol yiyip içmiştir. Belki de bu yüzden iman etmedi :) Pekii halka ne olmuştur? Çocukları açlıktan ölmüş, kendileri sefil bir hayat sürmüş, kadınlar bir parça ekmek için vücutlarını satmıştır. Bu mu ilahi adalet anlayışı? Neresinden tutsak elimizde kalıyor.

Araf 130- Andolsun biz, firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.

Not:Güven işte kısaca Firavun ayetleri bunlar. Toplu gösterim bitti :)

1)Suçu işleyen kim?

2)Araf 130 da cezalandırılan kim?

3)Var mı bir adalet?

4)Suçun kişiselliği nerede?

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...