Jump to content

İslam ve Laik Türk Müslümanı


Recommended Posts

İslam dinine baktığımızda gördüğümüz kesin gerçek insanın hem laik hem de müslüman olamayacağıdır. İslam dini sadece bireysel yaşamı değil, toplumsal yaşamı da düzenler, hukuku da. İslam laiklikle bağdaşmaz, laik sistemler müslümanlığın gerçeğine aykırıdır. Bütün bunlar ateistlerin, dinsizlerin ve radikal müslümanların bildiği net gerçeklerdir.

Türk tipi müslüman genel olarak laiktir. Dini inançlar kişinin kendisini ilgilendir diye düşünür, bir başkasının inancıyla çok fazla ilgilenmez, ibadetlerine karışıp müdahale etmez, içkisini en küçük bir rahatsızlık duymadan içer, erkekleri arada bir cumaya gider, kadınları açıktır ve modern giyinir. İslam'ı, atalardan gelen bir alışkanlık biçiminde pratik ederken huzurludur. Ramazanda orucunu tutmaktan hoşlanır ancak içten içe "olmasa daha iyiydi" dediği muhtemeldir... Toplumda, oruç tutmayanların sayısı artsa; oruç tutmayan eş, dost ve komşunun sesi biraz yükselse onlara katılmaktan çok da rahatsız olmaz.

Dinlerini severler ve "Dinde zorlama yoktur" deyimini, dini ritüelleri kesintisiz uygulayan ve kendilerini rahatsız hissetmelerine neden olan dindarlara karşı bir savunma cümlesi olarak ceplerinde saklarlar. Reformist/revizyonistlerin hedef kitlesidirler ve bu yönüyle şanssızdırlar.

Azınlıklara, diğer dinlere ve dinsizlere karşı hoşgörülü, onlarla ilişki kurmaktan sakınmadığı gibi çoğu zaman hoşlanan, hatta bu kitleleri "Yobaz"a karşı sahiplenip savunan bir garip müslümandır Türk laik müslümanı.

Sayıları on milyonlarca olan bu insanlar, bu ve benzeri forumlarda, cennetle cehennem arasında kalmış müslüman kişi gibidir. Bu anlamda ateistin de işi zordur çünkü karşısındaki İslam'ı bambaşka yorumlayan ve yaşayan, bizlerin "Gerçek İslam" dediği yapıyı reddeden, o İslam'ın Arap tarafından dejenere edilmiş olduğuna inanan ve bu konuda kesin olarak emin olan kişidir. Ezici çoğunluğu Kur'an'ı okumamış ama çocukluğunda yazları mahalledeki Kur'an kursuna mutlaka gönderilmiştir.

Ben forumda İslam ve müslümanlar hakkında yazarken bazen durur düşünür ve suçluluk duyarım aslında.. Bu gibi insanların alınmalarından endişe eder, üzülürüm. Söylenenleri haketmediklerini bilirim. Onlar çok eşliliğe karşıdır, küçük kızlarla evliliğe karşıdır, modern yasaları benimser ve şeriat hukukuna göre yaşamayı istemez. Ateistlerden pek de farklı değillerdir aslında. Dinle kurdukları geleneksel ve duygusal bağın sembolik olduğunu içten içe bilseler de, o bağdan kopmak istemezler. Saldırıya uğrayan dinlerini, kendi bildikleri gibi anlatmaya koyulur, epeyce sıkıntı çekerler.

Ben bu milyonlarla kendi adıma gurur duyuyorum. Onlar benim düşmanım değil, dostum ve aslen müttefikim. Laikliğe inandıkları ve onu korumak için mücadele ettikleri müddetçe benden farklı değiller.. diye düşünürüm hep.

Ateistlerin ve dinsizlerin bu ülkede rahat edebilmelerinin nedenidir laiklik. Laik Türk müslümanları olmasa, laiklik hala halk tarafından böyle sahiplenmiş olmazdı. Bugün yobazlarla aynı safta olan ve ülkenin giderek dincileşmesine neden olan hükumet bu kitleden çok fazla rahatsız olmakta ve hala korkmaktadır. Bu kitlenin birbirine güç verme ve sessizce örgütlenme aracı olan simge ise Atatürk'tür. Aydınlanmacı devrimleri sahiplenmiş ve içselleştirmiş laik Türk müslümanları, İslam'ın gerçek yüzünü yaşamak istemez.

O dinini kendi bildiği gibi, kendi kendine yaşamak ister ve yüzü batıya dönüktür...

Hem laik hem müslüman olunmaz, İslam'ın doğasına terstir bu ancak hem Türk müslümanı hem de laik olunur.

Bal gibi hem de.. Türkiye ve Türk müslümanı, İslam alemi içinde tektir. İslamcı hükumet şimdilerde Türkiye'yi de Türk müslümanını da gerçek İslam'a gark etme derdinde. Laik müslüman direniyor...

Ben onlara masum inanırlar demekten hoşlanıyor, öyle tanımlıyor ve anıyorum.

Selamlar.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 241
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Ben nihai tahlilde, laik Türk Müslümanını, yobaz Türk Müslümanından daha tehlikeli buluyorum. Kuran a göre biliyoruzki, bu laik Türk Müslümanları kafir ve Kuran hükümlerine göre sonsuza kadar cehennemde yanacaklar yani bu tavırlarının onlara bir getirisi yok (Kuran ın kul yapımı olduğunu bir kenara bırakarak yazdım).

Ama bunların yaklaşımlarının çok büyük tehlikesi var. Memleketin % 99 u müslümandır denip her türlü zulmün yapılmasına yol açıyorlar, bunlar da bir şekilde bu zulmü yapanların ekmeğine yağ sürüyor.

Eğer bu laik müslümanlar Kuran ı okuyup kendilerini doğru yerde konumlandırmış olsalardı bugün ülke çok daha güzel bir yerde olurdu.

Din de siyasette bu kadar kolay kullanılamazdı. Dinin siyasete alet edilmesine imkan tanıyan kitle de bence bunlardır. Herkes kendisini gerçekten olduğu yerde konumlandırsa ortalık bu kadar boş kalmazdı.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Her zaman kaçırdığımız bir nokta var. Kişiler laik olmaz devlet laik olur. Batıda bu şekildedir. Baktığımız zaman özgür demokratik batı ülkelerine bu hep böyledir. Devlet sadece inançlar konusunda eşit davranış, kişinin hangi inanca bağlı olduğuyla ilgilenmez. Zaten laikliğin de aslı olan tarafı budur. Türkiye'de devlet, vatandaşlarının marjianal ve radikal gruplara kaymasından endişe ettiği için, laikliğe aykırı olmasına rağmen, bunu kendisi bilmesine rağmen dini devletin kontrolünde olması için uğraşmaktadır. Ondan sonrada, rejimin ana unsurunu oluşturan, Atatürkçülerin devletin kendisinin kurduğu Diyanet'i kaldırmak istemesi bence en büyük çelişkidir. Sistemi kuran kendileri, ama bu sistemden kendi istemedikleri birileri geçtiği zaman da şikayetçi olan kendileridir. Hiçbir zaman, böyle kontrol mekanizmasıyla laikliği bir din gibi dayatacağına, böyle mekanizmalar, böyle diyanet gibi kurumlar kuracağına, insanları bu konuda serbest bıraksaydın bugün Diyanet'in kaldırılıp kaldırılmamasını tartışıyor olmayacaktık. Bu şekilde ne demokrasi gelişir, ne de batı tarzı laiklik. Ancak şimdiki yaşadığımız gibi ikiarada bir derede yaşam süreriz. Ondan sonrada neden bizde demokrasi yok diye timsah gözyaşları dökeriz. Sistemi öyle bir kuracaksın ki, sistemin başına kim gelirse gelsin, farketmeyecek. Sana geldimi cici, ona geldi mi tukaka olmayacak.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Teorik olarak laiklik (sekülerlik) yanlıştır, doğru olan şeriattır. Bununla birlikte bir Allahçı, Allahsız yönetimin bulunduğu bir yerde de yaşayabilir ancak yanlış laiklik (sekülerlik) anlayışı ve uygulayışı Allahçıyı zor durumda bırakmaktadır.

dostum bişey sorcam, mehdi gelecek deccala karşı savaşcak diye bi inanç varmış yanlış bilmiyosam. bu doğru mudur

Link to post
Sitelerde Paylaş

İslam dinine baktığımızda gördüğümüz kesin gerçek insanın hem laik hem de müslüman olamayacağıdır. İslam dini sadece bireysel yaşamı değil, toplumsal yaşamı da düzenler, hukuku da. İslam laiklikle bağdaşmaz, laik sistemler müslümanlığın gerçeğine aykırıdır. Bütün bunlar ateistlerin, dinsizlerin ve radikal müslümanların bildiği net gerçeklerdir.

Türk tipi müslüman genel olarak laiktir. Dini inançlar kişinin kendisini ilgilendir diye düşünür, bir başkasının inancıyla çok fazla ilgilenmez, ibadetlerine karışıp müdahale etmez, içkisini en küçük bir rahatsızlık duymadan içer, erkekleri arada bir cumaya gider, kadınları açıktır ve modern giyinir. İslam'ı, atalardan gelen bir alışkanlık biçiminde pratik ederken huzurludur. Ramazanda orucunu tutmaktan hoşlanır ancak içten içe "olmasa daha iyiydi" dediği muhtemeldir... Toplumda, oruç tutmayanların sayısı artsa; oruç tutmayan eş, dost ve komşunun sesi biraz yükselse onlara katılmaktan çok da rahatsız olmaz.

Dinlerini severler ve "Dinde zorlama yoktur" deyimini, dini ritüelleri kesintisiz uygulayan ve kendilerini rahatsız hissetmelerine neden olan dindarlara karşı bir savunma cümlesi olarak ceplerinde saklarlar. Reformist/revizyonistlerin hedef kitlesidirler ve bu yönüyle şanssızdırlar.

Azınlıklara, diğer dinlere ve dinsizlere karşı hoşgörülü, onlarla ilişki kurmaktan sakınmadığı gibi çoğu zaman hoşlanan, hatta bu kitleleri "Yobaz"a karşı sahiplenip savunan bir garip müslümandır Türk laik müslümanı.

Sayıları on milyonlarca olan bu insanlar, bu ve benzeri forumlarda, cennetle cehennem arasında kalmış müslüman kişi gibidir. Bu anlamda ateistin de işi zordur çünkü karşısındaki İslam'ı bambaşka yorumlayan ve yaşayan, bizlerin "Gerçek İslam" dediği yapıyı reddeden, o İslam'ın Arap tarafından dejenere edilmiş olduğuna inanan ve bu konuda kesin olarak emin olan kişidir. Ezici çoğunluğu Kur'an'ı okumamış ama çocukluğunda yazları mahalledeki Kur'an kursuna mutlaka gönderilmiştir.

Ben forumda İslam ve müslümanlar hakkında yazarken bazen durur düşünür ve suçluluk duyarım aslında.. Bu gibi insanların alınmalarından endişe eder, üzülürüm. Söylenenleri haketmediklerini bilirim. Onlar çok eşliliğe karşıdır, küçük kızlarla evliliğe karşıdır, modern yasaları benimser ve şeriat hukukuna göre yaşamayı istemez. Ateistlerden pek de farklı değillerdir aslında. Dinle kurdukları geleneksel ve duygusal bağın sembolik olduğunu içten içe bilseler de, o bağdan kopmak istemezler. Saldırıya uğrayan dinlerini, kendi bildikleri gibi anlatmaya koyulur, epeyce sıkıntı çekerler.

Ben bu milyonlarla kendi adıma gurur duyuyorum. Onlar benim düşmanım değil, dostum ve aslen müttefikim. Laikliğe inandıkları ve onu korumak için mücadele ettikleri müddetçe benden farklı değiller.. diye düşünürüm hep.

Ateistlerin ve dinsizlerin bu ülkede rahat edebilmelerinin nedenidir laiklik. Laik Türk müslümanları olmasa, laiklik hala halk tarafından böyle sahiplenmiş olmazdı. Bugün yobazlarla aynı safta olan ve ülkenin giderek dincileşmesine neden olan hükumet bu kitleden çok fazla rahatsız olmakta ve hala korkmaktadır. Bu kitlenin birbirine güç verme ve sessizce örgütlenme aracı olan simge ise Atatürk'tür. Aydınlanmacı devrimleri sahiplenmiş ve içselleştirmiş laik Türk müslümanları, İslam'ın gerçek yüzünü yaşamak istemez.

O dinini kendi bildiği gibi, kendi kendine yaşamak ister ve yüzü batıya dönüktür...

Hem laik hem müslüman olunmaz, İslam'ın doğasına terstir bu ancak hem Türk müslümanı hem de laik olunur.

Bal gibi hem de.. Türkiye ve Türk müslümanı, İslam alemi içinde tektir. İslamcı hükumet şimdilerde Türkiye'yi de Türk müslümanını da gerçek İslam'a gark etme derdinde. Laik müslüman direniyor...

Ben onlara masum inanırlar demekten hoşlanıyor, öyle tanımlıyor ve anıyorum.

Selamlar.

Lik olunmaz zaten; laiklik bir duzen seklidir. Laik duzende de muslumanlar yasdayabilir. Olunmayan hem sekuler hem muslumanliktir. Cunku sekulerlik dunyevi oldugundan, imanin sartlari ile uyusmaz.

Gerci bizdeki laiklikte hic bir zaman sekuler zihniyetin laikligi olmamistir/olamamistir.

O yuzdenm laik olunmaz, laik duzende yasanir/yasanmaz. Ama sekuler olunur ve sekuler olan da musluman olamaz.

Laiklik din ile devlet islerinin biri birinden ayriligi iken; sekulerlik dunyevi zihniyet demektir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Teorik olarak laiklik (sekülerlik) yanlıştır, doğru olan şeriattır. Bununla birlikte bir Allahçı, Allahsız yönetimin bulunduğu bir yerde de yaşayabilir ancak yanlış laiklik (sekülerlik) anlayışı ve uygulayışı Allahçıyı zor durumda bırakmaktadır.

Evet.

Bu durumda allahçı,

1) Ya peygamberinin hicret etmesini örnek alıp şeriat ile yönetilen bir ülkeye hicret eder.

2) Ya da bulunduğu ülkenin yönetimini değiştirmek için çeşitli şekillerde çabalar.

Çünkü bir müslümanın kuran ile yönetilmeyen ülkede yaşaması çok sevdiği rabbinin emirlerini tam olarak yerine getirememesi demektir. Artık o ülkede yaşama nedeni neyse (ailevi nedenler, duygusal nedenler, para...vs.) bırakıp gidemiyorsa bu durumda içini rahatlatmak için "din yayma" ve "şeriat" isteme çabasına girebilir.

Nitekim islama göre dünya darülharp ve darülislamdır. Darülharbi, Darülislam haline getirmek cihadın amacıdır.(bu satır vikipediden:))

Link to post
Sitelerde Paylaş

Güzel yazı emeğinize sağlık.

Ben bu konuya biraz daha genel, biraz daha bir kademe üstü şeklinde bakıyorum.

Şöyleki;

Ortada 2 tane islam var 1-kitapdaki islam 2-anlatılan islam.

Herhangi bir teiste gidin ve kadının islamdaki yerini sorun, size sanki sevgi pıtırcığı çok hümanist bir dinmiş gibi hemen hadisler bilmemneler ile cennet anaların ayağının altındadır zırvalarını anlatır.

Ama kutsal kitaba bakıyoruz, deyim yerinde ise kadının ağzına ...miş, hiç bir sosyal hak bırakmamış köle haline getirmiş.

İşte burada sözlü edebiyat alışkanlığından gelme laneti ortaya çıkıyor.

Bizim atalarımız ve islam coğrafyasındaki diğer başka milletlerde hep ahlaklarını getirip dine dayamışlar.

Ve sözlü şekilde anlatılan aşırı hümanist bir islam çizmişler.

Bu da hep sözlü anlatım şeklinde bir sonraki nesle anlatılmış, aktarılmış.

Anlatılan islamda aslında kitaplarının içinde olmayan yada çıkartılamayacak o kadar çok ahlak-kural-sosyal düzenleme unsuru var ki...

Kitapda ki islamın bile önüne geçmiş.

Şimdi konuya bu pencereden baktığımızda aslında laik müslüman ile radikal müslüman arasında bir fark yok!

2si de kendisine anlatılan islamı biliyor ve onu nimetten sanıyor.

Onu bütün gerçeklerin gerçeği ve hayatın anlamı sanıyor.

Tek fark şu; birisine anlatılan tek eşliliğin iyi bir şey olmadığı moralitysi iken diğerine anlatılan bunun izninin olduğu ve hatta cariye meselesini de eklersek sınır filanda olmadığı...

Peki kitap ne diyor?

Muallak, sen ne anlarsan onu diyor çünkü insan yazımı ve hiç net olmayan bir kitap.

Bu kitabın tanrının sözü olamayacağını; bu kadar muallak olması ve dinin uygulanışında bu kadar farklılıklar oluşmasından müslümanların anlaması gerekir aslında.

Ama onun yerine farklılıklar var; çünkü sen tahrip ettin sen kafirsin, hayır asıl sen bitarafından anladın asıl kafir sensin deyip bir birleri saç baş girişmek daha kolaylarına geliyor.

Yani biride durup "something is wrong in here" demek yerine, suç sende deyip kavga etmek daha kolaylarına geliyor...

Yani şimdi en basidinden namazda konusunda bile birbirine düşüp kavga ediyorlar...

Biri diyor ki rukuya eğilirken elini kaldırıyordu, öbürü diyorki hayır kaldırmıyordu.

Beee akılsız herifler, o zamanda yaşayan sahabeler peygamberin arkasına durduklarında gözlerini açıpta görmemişler mi peygamber eğilirken elini kaldırıyor mu kaldırmıyor mu diye?

Ama kaldırsanda olur kaldırmasanda olur şeklinde tatlıya bağlasalar hadi neyse; biri diyor ki kaldırırsan namaz sakat olur, öbürü diyorki kaldırmazsan sakat olur...

Yani şimdi arkadaşım işte tek yaptığınız hep benim dediğim doğru diğeri sakat deyip, kendini kimlikleştirmek, suçu diğerine atmak ve diğerine kin beslemek.

Bunları göremeyecek kadar da kör müsünüz?

Ne yazık ki körler...

Gerçekden de gözleri kulakları kalpleri filan mühürlü olan birisi varsa kesinlikle müslümanlar :D

Link to post
Sitelerde Paylaş

Lik olunmaz zaten; laiklik bir duzen seklidir. Laik duzende de muslumanlar yasdayabilir. Olunmayan hem sekuler hem muslumanliktir. Cunku sekulerlik dunyevi oldugundan, imanin sartlari ile uyusmaz.

Gerci bizdeki laiklikte hic bir zaman sekuler zihniyetin laikligi olmamistir/olamamistir.

O yuzdenm laik olunmaz, laik duzende yasanir/yasanmaz. Ama sekuler olunur ve sekuler olan da musluman olamaz.

Laiklik din ile devlet islerinin biri birinden ayriligi iken; sekulerlik dunyevi zihniyet demektir.

Bunların konuyla hiç ilgisi yok. Laik sistemde müslümanlar yaşayabilir mi yaşayamaz mı diye de konuşmuyoruz şimdi. O ayrı ve başlı başına tartışılabilecek bir konu.

"İnsanlar değil sistemler laik olur" gibi tartışmalar yapmak ve teknik ayrıntılara takılmak da şu aşamada çok gereksiz.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bunların konuyla hiç ilgisi yok. Laik sistemde müslümanlar yaşayabilir mi yaşayamaz mı diye de konuşmuyoruz şimdi. O ayrı ve başlı başına tartışılabilecek bir konu.

"İnsanlar değil sistemler laik olur" gibi tartışmalar yapmak ve teknik ayrıntılara takılmak da şu aşamada çok gereksiz.

Nasil gereksiz. Sence Zekeriya Beyaz neden laikligi ve Ataturkciulugu savunuyor, yani olan duzeni?

Sen her muslumani laik karsitimi zannediyor ve oyle degerlendiriyorsun.

1980 once TC de yasayan her musluman laik duzeni savunuyordu. Z.Beyaz bir ornek daha bunun gibi bir surusu var. Ama Z.Beyaz ve onun gibiler sekuler degil; cunku dunyevi degiller.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Gerçekten bir müslümansa laiklik düşmanı olmak zorundadır. Her kendini müslüman addedeni müslüman mı zannediyorsun?

Sana ne onlarin muslumanligindan, neden dinciler gibi onlari musluman olmamakla sucluyorsun?

Senin amacin ne? Sen bir ateist olarak neden onlari muslumanliga yaklastiriyorsun da, ateizme yaklastirmiyorsun?

Zaten bu tutum yuzunden dinciler "bizim islerimzi bazi ateistler gayet guzel yerine getiriyor" diyorlar.

Sen biliyor musun, F.Gulen cemaatinde bir suru ateist var?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben nihai tahlilde, laik Türk Müslümanını, yobaz Türk Müslümanından daha tehlikeli buluyorum. Kuran a göre biliyoruzki, bu laik Türk Müslümanları kafir ve Kuran hükümlerine göre sonsuza kadar cehennemde yanacaklar yani bu tavırlarının onlara bir getirisi yok (Kuran ın kul yapımı olduğunu bir kenara bırakarak yazdım).

Ama bunların yaklaşımlarının çok büyük tehlikesi var. Memleketin % 99 u müslümandır denip her türlü zulmün yapılmasına yol açıyorlar, bunlar da bir şekilde bu zulmü yapanların ekmeğine yağ sürüyor.

Eğer bu laik müslümanlar Kuran ı okuyup kendilerini doğru yerde konumlandırmış olsalardı bugün ülke çok daha güzel bir yerde olurdu.

Din de siyasette bu kadar kolay kullanılamazdı. Dinin siyasete alet edilmesine imkan tanıyan kitle de bence bunlardır. Herkes kendisini gerçekten olduğu yerde konumlandırsa ortalık bu kadar boş kalmazdı.

Kur'an'a göre laik müslümanlar kafir sayılabilir, yaşam biçimleriyle de kulaktan dolma din yaşayış biçimleriyle de İslam'a gerçekten hiç uymuyorlar ama onların yaşadığı ve bildiği İslam, onlara göre doğru İslam. Dinde zorlama yoktur derler ve buna inanırlar.

Kur'an'da ne yazdığını bilmezler çünkü okumamışlardır. Sevdikleri ve dinledikleri hocalar reformist dediğimiz türden yalancılardır. Yaşan Nuri'yi çok sever ve dinlerler mesela.

Bu durumda bu insanlar getiri filan düşünmüyor zaten. Çoğunun inancı sembolik. Cehennemden korkarlar ama içten içe olmadığını bilirler. O nedenle peşine düşmez, birileri gerçekleri söylediğinde duymaktan rahatsız olurlar. "Bırakın bildiğimiz gibi inanalım ve yaşayalım" tavrı vardır onlarda.

Sen bu insanlardan Kur'an'ı okuyup gerçekleri görmelerini ve reddetmelerini bekliyorsun. Okusa ve kendilerini doğru konumlandırsalar, bugün belki bunlar olmazdı diyorsun.

Kesinlikle haklısın. Ülkenin %99'u müslüman demek o zaman bu kadar kolay olmayacaktı ve ve bu sayıya dayanarak ortaya çıkan keskin ön yargılar belki bu kadar güçlü olmayacaktı.

Fakat insanların Kur'an'ı okumamaları için o kadar çok bariyer inşa edilmiş ki... Bir dolu psikolojik bariyer ve yalanı aşmak pek kolay değildir, ayrıca istek olmalıdır. O isteği ortaya çıkaracak nedenlere sahip olmak da ayrı bir sorun.

Adetliyken Kur'an okunmaz. Abdestsiz okunmaz. Evde daima yüksek bir yere konur ve dokunulmaz. Kur'an'ı eline alıp okumak, basbayağı ritüeldir, bir dolu şartı vardır vs vs..

İşin kötüsü, okusanız bile siz yorumlayamazsınız, onda büyük hikmetler olduğu için ancak iyi bilenler doğru anlar; o nedenle siz de onlardan yararlanın denilir.

Bu insanlar merak ettikleri şeyleri Kur'an'da kendileri aramak yerine hocalara falan sorarlar ama yukarıda da dediğim gibi, modern hocalardır onlar. Diğerlerine yobaz derler.

Ben onları suçlayamıyor, onlara kızamıyorum. Kur'an'ı eline alıp da okumak çok eğlenceli sayılmaz, zaman geçirmeye değecek bir aktivite de değildir. Kulaktan dolma genel bilgiler ve ailede gördükleri onlara fazla fazla yetiyor ve bu halleriyle zaten gerici değiller.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki burada mantiksal yapilmasi gereken nedir?

"Siz gercek musluman degilsiniz, gercek musluman soyle/soyle olur" temelli dinci agzi ile bu kisileri onlarin kucagina atmak ve otekilestirmek ve "kendine dusmen etmek mi?"

Yoksa onlari musluman yapmak yerine; onlari ellerindeki muslumanlik verisi ne ise ordan yanasarak akil ve mantiga davet etmek mi?

Amac hangisi otekilestirmek mi?, sorgulatmak ve bilinclenmelerini saglamak mi?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Nasil gereksiz. Sence Zekeriya Beyaz neden laikligi ve Ataturkciulugu savunuyor, yani olan duzeni?

Sen her muslumani laik karsitimi zannediyor ve oyle degerlendiriyorsun.

1980 once TC de yasayan her musluman laik duzeni savunuyordu. Z.Beyaz bir ornek daha bunun gibi bir surusu var. Ama Z.Beyaz ve onun gibiler sekuler degil; cunku dunyevi degiller.

Ne demek istediğinizi anlamıyorum. Ülkedeki müslümanların büyük çoğunluğu zaten laikliği ister. Laikliğin öneminin gerçekten farkında olanlarsa bilinçli olarak ister. Çünkü rahat yaşamaya alışmışlardır ve haklıdırlar da.

Her müslüman laikliği savunmuyordu. İslamcı parti ve tarikatlara mensup belli bir kitle daima vardı ve daima Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı idi. Bu kitle hala var. Yani her müslüman ille de laiklik demez. Bu yobaz tayfa dışında bir de her yola gelen, laiklik gitse de mutlu mesut yaşayabileceğinden emin olan bir kitle var. Sayıları da az sayılmaz ama ilginç olarak onlar da İslam gerçeğini bilmez. Tehlikeli bir kitle bu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Ne demek istediğinizi anlamıyorum. Ülkedeki müslümanların büyük çoğunluğu zaten laikliği ister. Laikliğin öneminin gerçekten farkında olanlarsa bilinçli olarak ister. Çünkü rahat yaşamaya alışmışlardır ve haklıdırlar da.

Her müslüman laikliği savunmuyordu. İslamcı parti ve tarikatlara mensup belli bir kitle daima vardı ve daima Atatürk ilke ve inkılaplarına karşı idi. Bu kitle hala var. Yani her müslüman ille de laiklik demez. Bu yobaz tayfa dışında bir de her yola gelen, laiklik gitse de mutlu mesut yaşayabileceğinden emin olan bir kitle var. Sayıları da az sayılmaz ama ilginç olarak onlar da İslam gerçeğini bilmez. Tehlikeli bir kitle bu.

Ne demek istedigim, mesaj 15 ve mesaj 17'de. Yani ateistlerin dinci yanasimlarini birakmasinda, muslumanlari dincilewrin kucagina itmeye son vermesinde, onlari kazanmaya bakmasinda.

Cunku ateizmin her turlu emeklemesinin ve basarisizliginin altinda uygulanan pesin hukum on yargi ve onlari "olmamak" ile itham ve suclamak yatiyor.

Olan ile tartismak en azindan seriat istemeyen bir muslumana "sen musluman degilsin, cunku seriat istemiyorsun" temelli dinci agzi ile konusup onu dincilerin kucagina itmek yerine, topluma kazanmak.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Senin amacin ne? Sen bir ateist olarak neden onlari muslumanliga yaklastiriyorsun da, ateizme yaklastirmiyorsun?

Tek amacım gerçekleri söylemek. Onları ateizme yaklaştırmanın hiçbir şeye yaramadığının en açık delili Doğrucu(Çehov)'du.

Bu meselede turnusol kağıdı evrimdir. Benim gözümde, yaratılışa inandıkları için istediği kadar laik olsunlar, ateizme yaklaşamazlar.

Bak Çehov inanılmaz derecede laik bir müslümandı ama her fırsatta yaratılışı ve Allah inancını savunuyordu. Laiklik tek başına hiç yani.

Hatta hem laik hem müslüman olmak rahatlarına geldikleri için, rahatlarını bozmamak için asla gerçekleri araştırmıyorlar.

Yok efendim Muhammed aslında laikmiş de, Kuran aşırı modernmiş de falan. Bir sürü yalanı besliyor laik müslümanlar.

tarihinde freand tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...