Jump to content

İSLAM BİLİMLE ÇATIŞIYORSA MÜSLÜMAN BİLİM ADAMLARI BİLİMDE AVRUPAYA NASIL YOL GÖSTERDİ?


Recommended Posts

" Terör İslamın ritüellerinden biridir. " aman da aman. Hacı beyden yeni inciler. Safsatanın boyutları bakalım nereye kadar varacak. Biz terörle insan öldürmeyi ibadet sayıyoruz öykle mi? Mesela müslümanların yoğun olarak yaşadığı İstanbul'un Fatih semtinde haftada bir iki belediye otobüsü patlatılır. Sultan Ahmet Camii nde de alman, rıus turistler pusuya düşürülür. Böylece önemkli dini ibadetlerinden birini yerine getiren müslkümanlar gönül rahatlığıyla namaza durur.

Oğlum mantık sınırları içinde konuşun. Biraz akıllı olun. Gülünç duruma düşmeyin. Hacı sen bu sitenin önemli saydığı kişilerdensin. Ama balıyorum da çocuktan da beter bir mantığın var. Ateizmin durumu bu mu? Emin ol ki İslam'ı sizin temsil ettiğiniz ateist mantık yıkamaz. Ancak tebessüm ettirir İslam mensuplarına :)

Önce siz mantıklı ve akıllı olun. Bunun imkansızlığını biliyoruz.

Mugalata yaparak tartışıyorsunuz. Bu da iyi bir Müslüman olduğunuzu gösteriyor.

Teröre deyince neden Fatih semtini düşünüyorsunuz. Başka İslam toplumu yok mu? Sudan gibi, Afganistan, Irak, İran gibi.. Suudi Arabistan gibi.

Siz ne kadar ahlaksızsınız öyle. Bu halinizle de çok mükemmei bir Müslümansınız.

Kurban bayramına milyonlarca koyunu kesip çöle gömen pisliklerden biri de siz misiniz yoksa?

Çektikleri vidoda Allahu ekber nidaları ile öldürdükleri masum insanların felaketini kutlayanlardan değil misiniz?

Onların her gün görüntülendiklerini red mi ediyorsunuz?

Fatih semtiymiş.. Aptal seni.. Konuyu saptırmaya çalışan ahlaksız seni..

İslam'ı bizim mantık değil, kendi ve sizin sapık mantığınız yıkacak ve yıkıyor da..

İslam çöküyor. Bunu göremeyecek kadar ahmaksınız..

Bizim bütün yapmamız gereken bu çökmeyi hızlandırmak. Ona siz de katkıda bulunuyorsunuz..

İslam'ın yok olması için elimizden geleni yapmak zorundayız..

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 383
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

İslam eski tantanasını 300 yıl önce yitirdi.

O günden beri giderek zayıflıyor.

İnsanları daha ne kadar kandırabilirsiniz?

Her bakımdan bağnaz, geri, ilkel bir din olan İslam'ın gerçeklerini Müslümanlar da görmeye başladılar..

Siz bile görüyorsunuz..

Batıyor bu sapık din. Ama istediğimiz kadar çabuk ve hızlı batmıyor.

Sorun orada.. İslam'ın yok olması için elimizden geleni yapmalıyız. Bu bir insanlık borcumuz.

Hadi ateist hacı seninle elbirliği yapıp batıralım İslam'ı. Ben sana nasıl yapılacağını söyleyeyim sen de aklına yatarsa yap. Öncelikle bütün bu İslam devletlerinin askeri güçleri var. İsrail mesela 2006 yılında Hizbullah ile savaştı ama başaramadı. İsrail mücadelenin silahlı olması gerektiğini farketti ve o yola başvurdu. Şimdi siz de ateistler olarak istediğiniz hızda bu İslam'ı batırmayı düşünüyorsanız bir miktar asker toplamalı kendi bağımsız devletinizi kurmalısınız. Sonra devlet birimlerini oluşturup diğer devletlerle mücadeleye girişmeli, nüfuzunuzu genişletmelisiniz. AMa bu devletin İslam coğrafyasında olması lazım. Jeostratejik bir meseledir bu. Sonra İslam devletlerini tek tek ele geçirmeli hatta hepsine birden meydan okumalısınız. Biz böyle şeyler yapamayız demeyin. Duygusal olmayın. Bütün mücadeleler siyasi arenaya yansımadan başarıya ulaşamaz.Yapmak zorundasınız. Yoksa İslam ın yıkılmasını şansa bırakmış olursunuz ki sizin adınıza korkarım ki kesinlikle yıkılmaz Siz şimdi gönüllü ateistlerden bir ordu kurun. 250.000 asker size yetebilir ikl aşamada. Ama hiç zannetmiyorum. Sizler Afrika kabileleri kadar bile organize olma yeteneğine sahip değilsiniz. Zira bütün organizasyon kabiliyetiniiz sempozyumlarda alkış tutmak ve imza toplamaktan ibaret. 250.000 asker ve yeterli techizat olursa bu iş olur. Ama bu 250.000 askerin ölümü göze alması lazım. İşte o zaman belki Mekke'ye kadar ilerler, Müslümanları aydınlatırsınız(Sözde tabi!) Fikri olarak bu iş olmaz hacı. İnternetten yazışarak insanları ateist yapmak çok zor:)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Çok söze gerek yok,

İngilizcedeki Arapça kelimeleri bulun, durum ortaya çıkar....

Rakamlar endülüsten, batıya geçene kadar Roma rakamalrını kullanıyorlardı avrupalılıar...

Endülüs kitablarından sonra, rakamlarını bile, Arapçadan almışlardır....

Merak eden karşılaştırsın...Durum anlaşılır....

Bütün müslüman kardeşlerimize, hayırlı İftarlar dilerim...

Alah razı olsun kardeşim:) Avrupalıların sıfırı bile müslümanlardan aldıkları ve bu sayede roma rakamlarının matematik işlemlerini engelleyici etkisini ber taraf ettikleri tarihi bir gerçektir. Ne entereran değil mi? Cahil! Kaba(!) Araplar avrupa ya matematik öğretiyor:)

Link to post
Sitelerde Paylaş

AVRUPAYA İSLAM İLKELLİĞİ GERİCİLİĞİ NASIL GÖSTERMİŞ OKU BAKALIM CAHİL YALANCI

4-KURANDA TEKNOLOJİ VE BİLİME DAİR BİR CÜMLE BİLE YOKTUR.

Muhammed e neden Melek bir Elektriğin,bir televizyonun,bir radyonun,bir arabanın.bir bilgisayarın tarifini getirememiş.Neden Kuran İncil ve tevratta bir tane bile bir teknolojiye ait yazı yok.Muhammedin bana vahiy geldi dediği şeyler hep o güne o an yaşananlara ve daha önceki Tevrat ve İncil de yazanlara ait.Eğer Tekneoliyle ilgili bir şey yazsaydı.O zaman ki Muhammedin etrafındakiler bunları yapar .Bunca yıldır kuran okuyan Müslüman ileri gelenleri Toplu iğnenin nasıl yapılması gerektiğini okur, icat eder, ve biz Müslümanlar da Topluiğneyi bak biz bulduk diye öğünürdük.ama yok işte çivinin icadı bile bize ait değil.

Size biraz tuhaf gelmiyor mu?

5-İSLAMDA RESİM FOTOĞRAF ,TELEVİZYON ve HEYKEL GÜNAHTIR..

Fazla geçmişte değil 1985 bile Televizyon seyretmek ve Fotoğraf çektirmek günah derlerdi. Ninemi ne zor ikna etmiştim resmini çekebilmek için.Oğlum hocalar günah diyor dedi.

MAİDE SURESİ..90 AYET..Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.

İster hürmet edilmek için, ister hakaret edilmek için olsun, ister büyük olsun, ister küçük olsun, ister insan ister hayvan resmi olsun, canlı resmi ve heykel yapmak haramdır, büyük günahtır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Canlı resmi yapana, kıyamette “Yaptığın resme can ver” diye azap olunur.) [Müslim]

Yıllardır hem böyle söylemişler hem de resim çektirmekten Televizyona çıkıp konuşmaktan geri kalmamışlardır.Hemen hemen hepsi fotoğraf çekinmiştir.Sorun bakalım çevrenizdeki dindarlara ne zaman dan bu yana Kuran değişti de tasvir Günah olmaktan çıktı?

6-MUHAMMEDE GÖRE YAZLARIN SICAK OLMA NEDENİ?

Muhammed e göre yazları neden sıcaktır. “Sicak siddetlendigi vakitte salât(-i Zuhru) (namaz kilmayi) serinlige birakiniz. Zirâ sıcagın siddeti Cehennem’in kaynamasındandır. Nar(-i Cehennem) Rabbine (sikâyette bulundu, ve): -’Yâ Rab, beni ben yiyorum. (izin ver)’- dedi. Allâhu Teâlâ da iki def’a nefes almasina izin verdi. Nefesin biri kisin, digeri yazin. En çok ma’rûz oldugumuz sicak ile sizi en ziyâde üsüten zemherir (iste budur)” [buharî’nin Ebû Hüreyre’den rivâyeti için, Diyânet yayinlarindan bkz. Sahih-i Buharî Muhtasari cilt 2, sh. 476 H. 321]

Görüldüğü gibi , coğrafyaya göre Dünya’nın ısınma nedeni yıllık hareketinden dolayı Güneş’e yakınlaşıp uzaklaşmasıyken ; Muhammed’e göre ise Dünya’nın ısınma nedeni cehennemdeki ateşlerin sıcaklığıdır.

Dünya’nın ısınma nedeninin Dünya’nın yıllık hareketinde Güneş’e yakınlaşıp uzaklaşması olduğunu mihraca yani göğe çıktığı söylenen Müslümanların peygamberi neden bilemez?

7-MUHAMMEDİN BİR YILDIZA BAKIŞ AÇISI ..GÜNEŞ GECELERİ NEREYE GİDER

Bilim-öncesi topluluklarda tarih boyunca sorulagelmiş “Güneş geceleri nereye gidiyor?” sorusuna Muhammed in’in cevabı:

“Arş’ın altında secde yapmaya gider; bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: ”Geldiğin yere dön!” denir. Böylece battığı yerden doğar.”

(Buhari, Tefsir Ya-sin 1, Bed’ul-Halk 4, Tevhid 22,23, Müslim, İman 250, (159), Tirmizi, Tefsir, Ya-sin, 4225)

8-MUHAMMEDİN ŞİMŞEK VE GÖKGÜRÜLTÜSÜN NE OLDUĞUNA VERDİĞİ CEVAP

İbnu Abbas anlatiyor:Yahudiler, gok gurultusunun ne oldugunu Muhammed'den sordular:

"Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamcılar var. Bununla bulutları Allah'in diledigi yere sevkeder"diye cevap verdi.

Onlar tekrar sordular: "Ya su isitilen ses, o nedir?"

"Bu, bulutlarin istenen yere gitmeleri icin onlara yapilan bir sevkdir" dedi.

Tirmizi, Tefsir Ra,d, (3116).

9-KURANA GÖRE DÜNYADA Kİ DAĞLAR NEDEN VAR?

Enbiya/21:31. Onları sarsmasın diye yeryüzünde bir takım dağlar diktik. Orada geniş geniş yollar açtık; ta ki maksatlarına ulaşsınlar.

Nahl/16:15. Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları, yolunuzu bulmanız için de ırmaklarI ve yolları yarattı.

Görülüyor ki kurana göre dağlar , insanların depremden zarar görmemeleri için allah tarafından dikilmiştir.

A-Dağların Depremleri önlemediğini özelliklede depremlerin dağların bulunduğu alanlarda görüyoruz.

1-Kuran da yazdığı gibi dağlar depremi önlemek için mi yaratılmıştır?

2-Allah tan gelmiş olan bir kitap ırmakların yol bulma işine mi yaradığını söyler?

3-Bu sözü söyleyen kim olursa olsun depremlerin nasıl olduğunu bilmiyormudur?

4-Size göre depremlerin nasıl olduğunu Allah mı Muhammed mi bilmez?

5-Depremlerin nasıl olduğunu bile yanlış yazan bir kitaba Allahın kitabı diyebilirmiyiz?

Link to post
Sitelerde Paylaş

AVRUPAYA İSLAM İLKELLİĞİ GERİCİLİĞİ NASIL GÖSTERMİŞ OKU BAKALIM CAHİL YALANCI

İSLAMİYET ÇAĞDIŞI KALMIŞTIR.ÇAĞA UYDURMAK MÜMKÜNMÜDÜR?

KURANDA NEDEN TEKNOLOJİ VE BİLİM YAZMAZ

1-Allah baskı tekniğini öğretseydi de En azından kuranın kendisi o dönemde matbaa da basılamazmıydı?

2-Muhammed e neden Melek bir Elektriğin,Televizyonun,Radyonun,Arabanın.Bilgisayarın tarifini getirememiştir.Allah neden insanlara yaşamlarını kolaylaştıracak bir şey vermemiştir.

3-Neden Kuran da bir tane bile bir teknolojiye ait yazı yok.Muhammedin bana vahiy geldi dediği şeyler hep o güne o an yaşananlara ve önceki masallara ait şeyler?

4-Kuran da dünyanın yuvarlak olduğu bile yazsa İncil e karşı büyük avantaj sağlamazmıydı?

5-Her sey allah'tan diyen insan bilim Üretebilir mi? Gerekse Allah verirdi demezmi?

6-Allah muhammede mucize olarak neden bir kuduz aşısını vermemiştir.Binlerce insan Pastör aşıyı buluncaya kadar boşuboşuna ölmüştür.

7-Allah neden kuranda bir ilacın bile tarifini vermezde muhammede Oğlunun karısıyla evlenme iznini verir?

8-Teknolojiye ait bir tane bile buluş,televizyon,telefon ,araba insana gerekli olsa Allah muhammede söyler ve icat ederdi.Allah vermesede onun gibi çok zeki ve özel biri bu icatları yapardı.yapmadığına göre kullanılmasını istemiyorlar.Neden bunlardan yararlanıyorsunuz?

9-Kuranda teknoloji yazmazken peygamberler ve halifeler teknolojiyle ilgili bir buluş yapmazken.Neden Müslümanlar peygamberlerinin vermediği bir şeyi kullanır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

BİLİM DİNLERİN TÜM ENGELLEMELERİNE RAĞMEN GELİŞEBİLMİŞTİR.

İslama göre canı veren Allah,

Kurana göre Canı alan allah..

Allah can almaya karar verirse, hangi doktor engel olabilir ki

İslam toplumların da doktor bile olması bir reformdur.

Hocaya üfürük cü ye gidiyor yurdum insani, reçete yerine muska yazdırıyor..

Madem derdi Allah veriyor neden çare arıyorsun Allaha karşımı geliyorsun?

Dünya nüfusunun hızla artması,kaynakların kıtlaşması sonucu çocuklarına istedikleri gibi bakamayan ve zorlanan aileleri Doğum kontrol yöntemlerine yöneltmiştir.

Kadınların çalışma hayatına girmesiyle hamile kalmama gerekliliği doğmuştur.

İslamiyet ve Dindarlar bu önlemlerin Allahın işine karışmak ve Allahın doğmasını istediği cana engel olmak olduğunu söyleyerek karşı çıkmışlardır.

Bütün direnmelere rağmen günümüzde islama karşı gelinerek doğum kontrolunun yapılmasının zorunluluğu herkesce kabul edilmiştir.

Kuran’a gore Adem’in çocuklarından Habil ÇİFTÇİ, Kabil koyun ÇOBANıdır. Yani ilk insan döneminde ziraat ve hayvancılık vardır. Bugünkü toprak yapısı, ve bitkiler, ağaçlar vs mevcuttur.

Bilim’e göre ilk insanlar AVCI ve TOPLAYICIdır(ekipdikmez). Ziraat ve hayvancılığın tarihi sadece on bin senedir. Ekilebilir mevcut toprağın, bu günkü haline gelebilmesi ancak 100.000 sene önce olmuştur.

Kuran’a göre meyveler, sebzeler bugünkü özelliklerinde (Renk, tat, şekil, büyüklük vs) yaratılmışlardır.Domatesi ve patatesi Amerikanın keşfinden sonra öğrendiğimiz için Bu en çok yenilen sebzelerin adı kuranda geçmez.Çünkü Kuranı yazanlar bilmiyorlardı.

Örneğin Domates patatesi hiçbir peygamber yiyememiş ne olduğunu bilmeden ölmüşlerdir. Çünkü bu bitkiler sadece Amerikada yetişiyordu ve bu kıtanın 1400 lerde keşfedilmesiyle Asya Avrupa ve Afrika kıtalarına geldi.

Bir peygamberin domates ve patatesi bilmeden ölmesi üzücü.Tüm peygamberlerin Amerika ve Avusturalya kıtalarını bilmeden ölmesi ilginç..

Hatta kanguru ve penguen göremeden cennete gidecek olmaları enteresan

Bilim’e göre ise günümüzde bulunan sebze ve meyveler, insanlar tarafından seçildiği için, bugünkü tat, koku, renk, ve boyutlarına ulaşmışlardır. Mısır 5.000 yıl önce 2-3 santim iken, insanlarca devamlı surette irileri seçilerek ekildiği için bugünkü boyutuna ulaşmıştır. Yani günümüzde tüketilen tüm sebze ve meyveler, insanlarca geliştirilmiştir.

Her Şey Allah’tan diyen insan bilim Üretebilir mi?...

Size biraz tuhaf gelmiyormu?

AVRUPAYA İSLAM İLKELLİĞİ GERİCİLİĞİ NASIL GÖSTERMİŞ OKU BAKALIM CAHİL YALANCI

Link to post
Sitelerde Paylaş

Şu dünyada günahlar adı altına kitap çıkarılsa, bu islamı en başa yerleştirmeleri lazım zira tarihte ne kadar sapkın din varsa evrime uğramış durumda fakat islam olduğu yerde sayıyor, birinci sayfanın birinci günah maddesi olarak litaratüre geçmeli artık.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Alah razı olsun kardeşim:) Avrupalıların sıfırı bile müslümanlardan aldıkları ve bu sayede roma rakamlarının matematik işlemlerini engelleyici etkisini ber taraf ettikleri tarihi bir gerçektir. Ne entereran değil mi? Cahil! Kaba(!) Araplar avrupa ya matematik öğretiyor:)

AVRUPAYA İSLAM İLKELLİĞİ GERİCİLİĞİ NASIL GÖSTERMİŞ YOKSA MATEMATİĞİMİ

OKU BAKALIM CAHİL YALANCI

ÖNCE ALLAHINIZ VE MUHAMMED VE KURANI YAZANLAR BİR MATEMATİK ÖĞRENSİNLER SONRA ÖĞRETİRLER...

ALLAHININ MATEMATİĞİ BİLMEDİĞİ DİN DİR İSLAM

MİRAS KONUSUNU BİLE ÇÖZEMEYEN KURAN HERŞEYİ BİLEN ALLAHIN KELAMI OLABİLİR Mİ?

Muhammed in söylediğine göre ona Allah Miras dağıtımını Nisa suresinde aşağıdaki ayetlerde bildirmiştir.

İlk olarak Mirası vasiyetle çözdüğünü aşağıdaki ayetle bildirmiş.Sonra nedense vazgeçmiştir?

BAKARA-180.Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.

DİNAYETİN AÇIKLAMASI;Vasiyetle ilgili bu emir, henüz mirasla ilgili kurallar açıklanmadan önce verilmişti. Amaç ise varisleri adaletsizlikten korumaktı. Daha sonra, mirasla ilgili hükümler Nisâ sûresinde açıklandı.

Açıklamaya göre Allahtan gelen ayet iması yok.Mirasçıları korumak için birileri geçici bir kural koymuş. Daha sonra eksiklik giderilsin diye gerekli düzenleme yapılmıştır şeklindedir.Bu ayet Allahın değilse Kuranda işi ne?

Kuran Allahtan gelme diye kabul ediyorsanız.Allah önce geçici çözüm bulmuş! sonrada düşünüp Nisa-11-12-176 da nasıl olacağına karar vermiş.O kadar düşündüğü halde yinede Matematik hatası yapmış öylemi?

Nisa suresi..11 ayet…Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. eğer çocuğu yok da ana-babası ona varis olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer.

Nisa ..12-yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelale şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. bundan

fazla iseler üçte bire ortaktırlar.

Nisa 176-Senden fetva isterler. De ki: “Allah, babasi ve çocugu olmayan kimsenin mirasi hakkindaki hükmü şöyle açikliyor: Eger çocugu olmayan bir kimse ölür de onun bir kizkardeşi bulunursa, biraktiginin yarisi bunundur. Kizkardeş ölüp çocugu olmazsa erkek kardeş de ona vâris olur. Kizkardeşler iki tane olursa (erkek kardeşlerinin) biraktiginin üçte ikisi onlarindir. Eger erkekli kadinli daha fazla kardeş mevcut ise erkegin hakki, iki kadin payi kadardir.

Bu surelere göre matematiksel olarak mirasın paylaşımı mümkün değildir.Türk miras hukukunu insanlar yazmıştır.Bu hukuka göre bile insanlar yanlışlık yapmazken Allahtan geldiği iddia edilen kitaptaki yanlışlığı beraber inceleyelim.

KALAN MİRAS;ERKEK ÖLDÜ.ANA VE BABASI SAĞ.KARISI VE ÜÇ KIZI VAR.Kalan miras 9 dönüm tarla(Paylaşımı basit olsun diye) Buyurun paylaştırın?(Kuranda ki Tüm miras ayetleri yukarıda var)

Üç kıza 9 dönüm tarlanın üçte ikisi diyor. Bu 6 dönüm tarla yapar.

Anne ye 9 dönüm tarlanın Altıda biri diyor Bu 1,5 dönüm tarla yapar.

Baba ya 9 dönüm tarlanın Altıda biri diyor Bu 1,5 dönüm tarla yapar.

Toplam zaten 9 dönüm tarla dağıtıldı.Karısına kalmadı.????

Önce vasiyetle olsun diyerek Vasi Mirası nasıl dilerse kendisi pay etsin ayetini göndersin.Sonra yanıldım diye Mirası Allah kendi paylaştırmaya karar versin.Sonrada Allah bunu beceremeyip matematik hatası yapsın!!!

Allah böyle bir paylaşım hatası yapar mı? Allah bizim kadar matematik bilmez mi?

Kurandaki bu Tanrısal olamayacak kadar basit hataları nasıl açıklamayı düşünüyorsunuz?

Kuran a Allah tan gelen bir kitaptır.Muhammed peygamberdir diyen kişilerin tekrar düşünmelerini bekliyorum. Neden sizden bunu bekliyorum.Çünkü Din bile olmayan bir gericiliğe inanıyor olmanız sonucunda.Benim ve Türk çocuklarının gelecekteki hayatı tehlikeye girmektedir.Ben çocuklarımın Afganistan,Somali,Arabistan,Irak,Bengladeş,Mısır,Libya da yaşayan insanlar gibi ilkel koşullarda yaşamasını istemiyorum.Sizin cehaletiniz nedeniyle yaşama hakları ellerinden alınma tehlikesi yaşamaktadırlar. Aslında sizin çocuklarınız içinde İslam kötüdür.Nasıl bir Ana Babasınız anlamak mümkün değil?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Alah razı olsun kardeşim:) Avrupalıların sıfırı bile müslümanlardan aldıkları ve bu sayede roma rakamlarının matematik işlemlerini engelleyici etkisini ber taraf ettikleri tarihi bir gerçektir. Ne entereran değil mi? Cahil! Kaba(!) Araplar avrupa ya matematik öğretiyor:)

AVRUPAYA İSLAM İLKELLİĞİ GERİCİLİĞİ NASIL GÖSTERMİŞ YOKSA MATEMATİĞİMİ

OKU BAKALIM CAHİL YALANCI

ÖNCE ALLAHINIZ VE MUHAMMED VE KURANI YAZANLAR BİR MATEMATİK ÖĞRENSİNLER SONRA ÖĞRETİRLER...

ALLAHININ MATEMATİĞİ BİLMEDİĞİ DİN DİR İSLAM

MİRAS KONUSUNU BİLE ÇÖZEMEYEN KURAN HERŞEYİ BİLEN ALLAHIN KELAMI OLABİLİR Mİ?

Muhammed in söylediğine göre ona Allah Miras dağıtımını Nisa suresinde aşağıdaki ayetlerde bildirmiştir.

İlk olarak Mirası vasiyetle çözdüğünü aşağıdaki ayetle bildirmiş.Sonra nedense vazgeçmiştir?

BAKARA-180.Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette bulunması -Allah’a karşı gelmekten sakınanlar üzerinde bir hak olarak- size farz kılındı.

DİNAYETİN AÇIKLAMASI;Vasiyetle ilgili bu emir, henüz mirasla ilgili kurallar açıklanmadan önce verilmişti. Amaç ise varisleri adaletsizlikten korumaktı. Daha sonra, mirasla ilgili hükümler Nisâ sûresinde açıklandı.

Açıklamaya göre Allahtan gelen ayet iması yok.Mirasçıları korumak için birileri geçici bir kural koymuş. Daha sonra eksiklik giderilsin diye gerekli düzenleme yapılmıştır şeklindedir.Bu ayet Allahın değilse Kuranda işi ne?

Kuran Allahtan gelme diye kabul ediyorsanız.Allah önce geçici çözüm bulmuş! sonrada düşünüp Nisa-11-12-176 da nasıl olacağına karar vermiş.O kadar düşündüğü halde yinede Matematik hatası yapmış öylemi?

Nisa suresi..11 ayet…Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder. (çocuklar) ikiden fazla kadın iseler, ölünün bıraktığının üçte ikisi onlarındır. eğer yalnız bir kadınsa yarısı onundur. ölenin çocuğu varsa, ana-babasından her birinin mirastan altıda bir hissesi vardır. eğer çocuğu yok da ana-babası ona varis olmuş ise, anasına üçte bir (düşer). eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir (düşer.

Nisa ..12-yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelale şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. bundan

fazla iseler üçte bire ortaktırlar.

Nisa 176-Senden fetva isterler. De ki: “Allah, babasi ve çocugu olmayan kimsenin mirasi hakkindaki hükmü şöyle açikliyor: Eger çocugu olmayan bir kimse ölür de onun bir kizkardeşi bulunursa, biraktiginin yarisi bunundur. Kizkardeş ölüp çocugu olmazsa erkek kardeş de ona vâris olur. Kizkardeşler iki tane olursa (erkek kardeşlerinin) biraktiginin üçte ikisi onlarindir. Eger erkekli kadinli daha fazla kardeş mevcut ise erkegin hakki, iki kadin payi kadardir.

Bu surelere göre matematiksel olarak mirasın paylaşımı mümkün değildir.Türk miras hukukunu insanlar yazmıştır.Bu hukuka göre bile insanlar yanlışlık yapmazken Allahtan geldiği iddia edilen kitaptaki yanlışlığı beraber inceleyelim.

KALAN MİRAS;ERKEK ÖLDÜ.ANA VE BABASI SAĞ.KARISI VE ÜÇ KIZI VAR.Kalan miras 9 dönüm tarla(Paylaşımı basit olsun diye) Buyurun paylaştırın?(Kuranda ki Tüm miras ayetleri yukarıda var)

Üç kıza 9 dönüm tarlanın üçte ikisi diyor. Bu 6 dönüm tarla yapar.

Anne ye 9 dönüm tarlanın Altıda biri diyor Bu 1,5 dönüm tarla yapar.

Baba ya 9 dönüm tarlanın Altıda biri diyor Bu 1,5 dönüm tarla yapar.

Toplam zaten 9 dönüm tarla dağıtıldı.Karısına kalmadı.????

Önce vasiyetle olsun diyerek Vasi Mirası nasıl dilerse kendisi pay etsin ayetini göndersin.Sonra yanıldım diye Mirası Allah kendi paylaştırmaya karar versin.Sonrada Allah bunu beceremeyip matematik hatası yapsın!!!

Allah böyle bir paylaşım hatası yapar mı? Allah bizim kadar matematik bilmez mi?

Kurandaki bu Tanrısal olamayacak kadar basit hataları nasıl açıklamayı düşünüyorsunuz?

Kuran a Allah tan gelen bir kitaptır.Muhammed peygamberdir diyen kişilerin tekrar düşünmelerini bekliyorum. Neden sizden bunu bekliyorum.Çünkü Din bile olmayan bir gericiliğe inanıyor olmanız sonucunda.Benim ve Türk çocuklarının gelecekteki hayatı tehlikeye girmektedir.Ben çocuklarımın Afganistan,Somali,Arabistan,Irak,Bengladeş,Mısır,Libya da yaşayan insanlar gibi ilkel koşullarda yaşamasını istemiyorum.Sizin cehaletiniz nedeniyle yaşama hakları ellerinden alınma tehlikesi yaşamaktadırlar. Aslında sizin çocuklarınız içinde İslam kötüdür.Nasıl bir Ana Babasınız anlamak mümkün değil?

Link to post
Sitelerde Paylaş

DÜNYANIN YUVARLAK OLDUĞUNU BİLE BİLMEYEN ALLAH VE MUHAMMED ....

DÜNYA YUVARLAK DİYENİN ÖLDÜRÜLECEĞİ FETVASI HALA GEÇERLİDİR ...YUVARLAK FETVASI VERİLEMİYOR...

BU ALLAH’IN HEM KURAN’IN HEM PEYGAMBERİN REDDİDİR.BU KİŞİ TÖVBEYE DAVET EDİLİR.

İslam a ve kurana göre dünya tepsi gibi,döşek gibi düzdür.o nedenle Kuran da Dünyanın küresel olduğu yazmaz. Hatta Dünyanın yuvarlaklığına dair bir ima bile bulunmaz.

Suudi Arabistan’ın baş müftülerinden şeyh Abdül Aziz Bin Baz'ın fetvası şöyle:Tarih: 1975

Kaynak: “Dünya’nın Sakin Güneş’in Hareketli Olduğuna ve Gezegenlere Çıkmanın İmkansızlığına Dair Akli ve Hissi Deliller”adlı kitabı.

“Kim dünyanın yuvarlak olduğunu iddia ederse küfür ve delalete düşmüş olur. Çünkü bu iddia hem Allah’ın, hem Kuran’ın, hem Peygamber’in reddidir.Bunu iddia eden kişi tövbeye davet edilir. Ederse ne ala! Aksi takdirde kafir ve dinden dönmüş bir kişi olarak öldürülür..Eğer ileri sürdükleri gibi Dünya dönüyor olsaydı ülkeler, dağlar, ağaçlar, nehirler, denizler bir kararda kalmazdı. İnsanlar batıdaki ülkelerin doğuya, doğudaki ülkelerin batıya kaydığını görürlerdi. Kıble’nin yeri değişir, insanlar kıbleyi tayin edemezlerdi”

Suudi Arabistan ın baş müftüsünden iyi biliyorlarmış gibi sokaktaki cahil Müslümanların çoğu Dünyanın yuvarlak olduğunu söylerler.Müftünün söylediği doğrudur ve Dünya yuvarlak diyen herkes Müslümanlıktan çıkmış ve Kuran ve Muhammedi reddedmiş olur.

Baş müftü haksız sayılmaz çünkü islamda her şey Dünyanın Düz olmasına göre düzenlenmiştir.

Dindarlar Kuranda Dünyanın küre şeklinde olduğuna dair bir söz bir ayet arayıp bulmaya çalışırlar.

Oysa İslam ın uygulama özelliği tamamen Dünyanın uzunlamasına düz olması üzerine kuruludur.

Kuranda yer almamasına rağmen Namaz ibadeti Dünyanın Düz olması bilgisine göre düzenlenmiştir. Kutuplara yakın bölgelerde yaşayan bir Müslüman’ın namaz kılması mümkün değildir. Kutuplarda Altı ay içinde bir kere akşam bir kere de sabah olacaktır.Yani Altı ayda birer kez sabah ve akşam namazı kılınabilir.Namaz vakitlerinin güneş ışığı baz alınarak düzenlenmiş olması İslam’ın dünyanın düz olarak bildiğinin kesin ve sarsılmaz kanıtıdır.

Namaz kılanlar Kabe ye dönmek isterler.Dünya yuvarlak olduğunda kabe ye dönmenin ne önemi vardır. Nereye dönersen dön sonuçta önünde uzay boşluğu olacaktır.Kabe veya Kudüs karşında olamaz.

Dünyanın düz olduğunu düşündükleri için her yerden Kabe ye dönebildiklerini düşünerek ibadet ederler.

Abdül Aziz Bin Baz'ın diyorki “Kıble’nin yeri değişir, insanlar kıbleyi tayin edemezlerdi”

Kabeye yada ilk kıble Kudüs e dönerek ibadet etmeye çalışmak Dünyanın düz olarak bilindiğinin kanıtıdır.

Dünyanın düz olduğu düşünülerek düzenlenen bir İslam emri de oruç tur.Mekke çevresinde olduğu gibi her yerde gece gündüz eşit düşünülerek nasıl oruç tutulacağının belirlenmiştir.Kutuplarda altı ay gece altı ay gündüz olduğu için Kurandaki ayete göre orucun başlaması ve bitmesi mümkün değildir. Dünyanın yuvarlak olduğu bilinseydi kutup bölgelerine yakın yaşayan insanların açlıktan öleceği bilinirdi. Tabi ki oruç tutulabilir ama kurana uyulamadığı için dinsel bir anlamı kalmaz.

İslam da Dünyanın çok büyük olduğu da düşünülmemiştir. Bu Hac vazifesinin yaya yada deveyle yapılmasını zorunlu kılan ayetten bellidir.Kuranda İslamın sadece Mekke çevresi için gönderildiğini söyleyen ayetler olması da bunu göstermektedir.750 yılında Amerika’dan yola çıkan bir kişinin Hac ziyaretini yapabilmesi mümkün müdür?İslam ın Dünyasında yaşanılan yerler çok büyük değildir.Güneşin battığı yere gidilebilir.

YASİN-40.Ne güneş aya yetişebilir,ne de gece gündüzü geçebilir.Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

Kuran da yasin suresi 40 ayetindeböyle yazmaktadır. Kurana göre gece ve gündüz birbirine eşittir.

Oysa tüm insanlar bilmektedir ki ülkemizde gece ve gündüz hep birbirini geçmektedir.

Gece ve Gündüzün birbirine eşit olması küre (yuvarlak)olan bir dünyada mümkün değildir. Çünkü ancak kürelerin bir ekseni olur.Ekseni olan bir Dünyada gece gündüzü geçer. Dünyanın Düz olması döşek gibi yayılması durumunda ancak gece gündüz eşit olur.

İNSİKAK-33.Yer uzatılıp düzlendiği,

Kuranı yazanlar Doğu ve Batıdan başka yön bilmiyorlardı.Yayılıp döşenen Dünyanın Doğusu ve Batısı olabilirdi başka yön olamazdı.İyice uzaklaşılırsa Dünyanın kenarından aşağıya düşüleceğinden korkulmaktaydı.Yasin 40.ayette olduğu gibi Güneş belli bir yol çizerek gider. Güneş doğudan doğar ve Uzunca bir yol izleyerek batıdan batardı.Böyle olduğu için batı va doğu arasında yerin uzun olduğu ve kuzey ve güney yönlerine doğru genişlemediği düşünülmekteydi. Güneşin izlediği yol boyunca uçak pisti gibi uzunluğuna yayılmış bir Dünya düşünülüyordu.O nedenle Kuzey ve Güney olamazdı.Çünkü güneşin o yönlere hareketi yoktu.Dünya o yönlere doğru da yayılmış olsa Güneş o yöne de bir yol izleyerek giderdi.Güneşin kuzey güneye doğru hareketi olmaması nedeniyle Dünyanın o yönlere doğru dar olduğu ve yayılmamış olduğu düşünülüyordu. Kuranda kuzey ve güney yönleri yoktur.O nedenle kutuplarda yoktur.Arapların dünyası iki yönlüydü. Sadece iki yönü olan bir Dünya yuvarlak olmaz.Sadece bu iki yönün kuranda yazılı olması Dünyanın döşek gibi düz düşünüldüğünün kutupların bilinmediğinin kanıtıdır.

Arap Dilinde sanki Yuvarlak yada küre yada elips diye bir kelime yokmuş gibi. Kuranda Allah söyledi diyerek söylenen( söylemeyeceği) onca şeyi yazarken.”Kuranda hiçbir yerde Dünya yuvarlaktır” “Dünya Güneşin etrafında dönmektedir “diye de bir cümle bulamazsınız. Yeryüzünü döşek gibi serdik cümlesi yazar. Dünya yuvarlaktır cümlesini yazmaz.Nedense!!!

Kuranın Allah tan gelen kitap olduğu söylenir.Kuranda hiçbir ek bilgiye gerek olmadan anlaşılabilir olduğu ayetleri vardır.Fakat Sanki okunan kuran değildir de NOTRADAMUSUN kehanet kitabıdır.Bir yandan ayetlerde herkes anlasın diye hiçbir şeyi eksik bırakmadım açık açık söyledim yazar.Diğer yandan içindeki tuhaf şeyleri görmeyelim diye okumayın siz anlamazsınız diye söylerler. Gerçektende Kuran da yazılı olanların yerine dindarlar ne söylenmesi gerekiyorsa size onu söylerler.İslam da “yetim malı yenmez” derler.Ama ayeti gördüğünüzde “zenginler yetim malı yemesin”yazar.Bu yetimin malına ihtiyacı olanlar yiyebilir anlamına gelir.Yalanlarla oluşturulmuş bir din.Hatta okuma yazması olmayan yada eğitimi olmayan halka Dünya yuvarlaktır yazıyor diye yalan söylerler. Kuranda Tüm teknolojiler var diye yalan söylerler.

Fakat o cahil kimseler de normal olarak zeki olmadıklarından ve düşünemediklerinden onlara madem kuranda tüm teknolojiler ve icatlar var.Kuranı okuyup bizden başka kimse anlayamaz.”sakın okumayın anlamazsınız” diye söylüyorsunuz. Peki neden siz toplu iğneyi bile icad edemezken onlar her şeyi buluyorlar?

Göster bir tane teknoloji yazan ayet diye sorsanız gösteremezler. Bir çok yalan hikaye anlatırlar.Siz ısrarla Dinayet mealinden yani kuranın Türkçesinden göstermelerini isteyin lütfen.

Bazı Müslümanlar Kuranda Dünyanın yuvarlak olduğunun yer almamasını Kuran coğrafya kitabı değil neden yer alsın gibi bir sözle geçiştirmeye çalışırlar.Kuranda Güneşin hikayesi anlatılır.Coğrafya kitabı değilse Güneş yer dağlar ın anlatılması nedir?Dinleri savunanlar cahilleri kandırabilir.Ama gece yatağa uzandıklarında kendilerini nasıl kandırabilmektedirler.

Eğer Allah Kuranda Yer, Gök,Yıldızlar,Güneş,Ay,Dağlar hakkında bir şeyler hakkında bilgi vermek istemiş ise, Kuran da yazan ayetler eğitimli ve zeki bir insana Allah söylemiş hissi vermez.

Bir yaratıcıdan konu hakkında beklenen aşağıdaki gibi olmasıdır.

“Dünya elips bir yörüngede güneş etrafında döner.Ay Dünyanın etrafında dönerken Dünya ile birlikte Güneş etrafında da dönmüş olur.Dünyanın Güneşe olan uzaklığı sabit değildir. Mevsimlerin oluşması bu yakınlaşma ve uzaklaşmaya bağlı olarak değişir.Dünyanın ekseninin eğik olması nedeniyle öncelikli olarak gece ve gündüz eşit değildir ekvatordan başlayarak kutuplara doğru azalır ve artar.Sıcaklık eksen nedeniyle dik gelme sonucunda değişkendir.Bir yaratıcı Bu kadarını da söyleyemez mi ?

Dünyanın kutupları olduğunu bilmezsin İbadetler kutuplarda yapılamaz.

Altı ay gündüz Altı ay gecede ne oruç tutulabilir nede sabah akşam namazı yapılabilir.

Dünyanın bir ekseni olduğunu bilmezsin ekseninin eğik olması gece gündüzün eşit olmamasını sağlar.Gece ve gündüzün eşit olduğunu birbirini geçemediğini yazdırıyorsun.

Dünyanın bir yörüngesi olduğunu bilmezsin.Bu yörünge elips olduğu için mevsimler oluşur. Sense Yazların sıcak olmasını cehennemin sıcaklığından diye söylersin.

Dünyanın yörüngesinin Güneş etrafında olduğunu bilmiyorsun.Ayetlerinde Güneş bir yol tutar gider yazdırıyorsun kara balçığa batar diyorsun hatta battığı yere seyahat edip battığı yere nihayet varınca diye yazmandan Güneş in yanına gidilebileceğini sandığını yazdırıyorsun.

Yıldızlar gezegenler olduğunu bilmiyorsun.Güneş ve Aydan başka bir şey olduğunu da bilmiyorsun.Evreni hiç bilmiyorsun.Tek bildiğin yer ve gökyüzü ve orada asılı duran ışıklar.Yıldızları şeytan taşlamakta kullanacağın gök e asılı ışıklar zannediyorsun.

Bu yukarıdakilerin hepsini ancak Dünyanın yuvarlak olduğunu düşündüğünde bilebilirsin.

Dünyanın yuvarlak olduğunu bilmezsen her şeyi Kurana yazdığın gibi düzenlersin.

EN’AM SURESİ-3 AYET.."Kitapta biz, hiçbir şeyi eksik bırakmadık..."

HUD SURESİ-14-AYET."diye ayetleri kesin kılınmış, sonra da uzun uzadıya açıklanmış bir kitaptır"

KASAS SURESİ-2 AYET."Bunlar apaçık kitabın ayetleridir"

BAKARA SURESİ-99 AYET. " Andolsun ki, sana apaçık ayetler indirdik"

Kuran yukarıdaki gibi söylediği halde dindarlar Evren le ilgili gezegenlerle ilgili Dünyanın yuvarlaklığıyla ilgili ima eden bir şey bulabilirmiyiz diye yırtınıyorlar.Bu net ve açıklamalı yazdım ayetlerini bilmiyorlar sanırım.Ayetlere göre kuranda Eğer bilim olsa bir kör bile bulur.

ZARİYAT-48.Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz

ZARİYAT-48’de “yerin” döşendiği, yani bir döşek gibi serildiği,yayıldığı anlatılmaktadır. Ayete önyargısız bakanlar bu cümlenin Dünya’nın düz olduğunu söylediğini kabul edecektir.

Aynı anlayış diğer bazı ayetlerde de ifade edilmiştir:

HİCR-19.Yeri uzatıp yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik ,yine orada miktarı ve ölçüsü belirli olan şeyler bitirdik.

KEHF-85. O da bir yol tutup gitti.86. Nihayet güneşin battığı yere varınca, onu kara bir balçıkta batar buldu. Onun yanında (orada) bir kavme rastladı. Bunun üzerine biz “Ey Zülkarneyn!

Görülüyor ki, Kuran'a göre insan dünya üzerinde yürüyerek güneşin battığı yere ulaşabiliyor ve güneşin kara balçıklı bir suda battığını görüyor. Bu ifadeden Kuran ve islamın Dünya yı tepsi/döşek gibi düz sandığı anlaşılıyor. Dünyanın yuvarlak olduğunu bilseydi, kişinin dönüp dolaşıp yola çıktığı noktaya geleceğini söylerdi.Ayrıca, güneşin batma yerinin de,günümüz astronomi bilgisine göre yanlış verildiği görülüyor.

Kehf/86’da Dünya’nın başı ve sonu olan düz bir tepsi/döşek olarak bilindiği anlaşılmaktadır. Güneş, Dünya’nın bir ucunda doğuyor, gök-kubbe boyunca yükseliyor ve diğer ucunda da batıyor. Yani “güneşin battığı bir yer”, bir uç mevcut. Dünyanın bu ucuna kadar giden olursa (Zülkarneyn gibi) Güneş’in battığı noktaya varmış olur. Hattâ Güneş’i “kara bir balçıkta” batarken izleyebilir.

İlkel çağların Evren anlayışı ,Yani Kuran’daki evren anlayışında Dünya uçsuz bucaksız uzayda herhangi bir gök cismi değil; aksine “gökler” işte bu Dünya üzerine kurulmuş, yayıp dümdüz yapılmış“kandillerle” (yıldızlarla) süslenmiş, aslında yere düşmesi gereken fakat Allah’ın görünmez direklerle havada tuttuğu bir kubbe/çadır olarak düşünülmektedir.

KAF-7.yeryüzünü de yaydık.

İNSİKAK-33.Yer uzatılıp düzlendiği,

Nâziat 30."Bundan sonra da yeryüzünü döşedi."

ŞEMS -6.Yere ve onu yayıp dümdüz yapana ant içerim ki..

Şems altıda ayeti söyleyen Allah mı yoksa bu ayette ant içen bir insan mı biraz karışmış.

Diğer yandan Müslüman insan dürüst ve ahlaklı olur gibi gerçek olmayan hikayeler anlatırlar.

İyi ahlakın Müslümanlık tan kazanılan bir şey olduğunu söylerken Doğru ve dürüstlüklerini kuranı çevirirken bile unuturlar.Bir çok çeviride kuranın aksaklıklarını gizlenmeye çalışırlar.

Ey mealciler;Dünyayı Allah'tan fazla mı biliyorsunuz ki, O'nun 'düzleştirdi' dediği yeri 'yayıp döşedi' diye çeviri cambazlığı ile farklı yazıyorsunuz.”Düzleştirmek” yerine “yayıp döşemekten “bile fayda umuyorsunuz.

Ey mealciler:Eğer bu telâşınız bir 'açık kapama' operasyonu ise, Kur'andaki hatâları kapatmaya çabalarken; mantık olarak elleriyle put yapıp sonra da bu putlara tapan müşriklerle aynı şeyi yapmış olmuyor musunuz ?

Dindarlar derler ki;Dünya yuvarlak diye yazmaz ama düz diye de yazmaz.Bakalım öylemi?

BAKARA-22-O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip……

RAD-3-O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren,….

Kuranda yaydık döşedik yazarak düz olduğunu ima eder ama Dünya düzdür yazmaz?

Çünkü İslam ve kurana göre dünya yuvarlak değildir ama düz de değildir.

Bunun neden öyle olduğunu Taha 106-107 ayetleriyle açıklamak kolaydır.

TAHA-106-“Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan hâlinde bırakacaktır.”

TAHA-107“Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin.”

Yukarıdaki ayetler kıyamet gününde yeryüzünün nasıl olacağını anlatır.Bu ayetlerde görüleceği üzere Dağlar ,Tümsekler ve çukurlar yok olacak ve Dünya dümdüz olacaktır.

Bu ayette görüleceği üzere Kuranda Dünya düz yazmasını engelleyen çukurlar ve tümseklerin olmasıdır. O nedenle “Dünyayı döşek gibi yaydık” ,”düz” den daha iyi anlatabildiği için tercih edilmiştir.Çünkü döşek tam dümdüz değil biraz pütürlü yüzeye sahiptir.İnişler çıkışlar vardır.

Kuranda Dünya düzdür yada dümdüzdür diye yazmamasının nedeni Müslümanların Dünyayı yuvarlak olarak bildiklerinden değildir. Nedeni Dünyada düz olmayı bozan yükseltilerin ve çukurların olmasıdır. Depremler olmasın diye dikilmiş dağlar vardır.Dağlar yayılmış yeri çadır gibi sabitlemek için çakılmış kazık görevi yapmaktadır.Yoksa kuranı yazanların Dünyanın yuvarlak olduğunu bildiklerini düşünmeyin.Dağlar ve çukurlar olmasa mecburen düz yazacaktır.

Dağ ve çukurlar nedeniyle dümdüz yada düz diyemeyeceği için yaydık döşedik yazmak zorunda kalınmıştır.İşte yukarda ki mealcilerin düzleştirmek yerine yayıp döşemek demeleri çözüm olamıyor.

NEBE SURESİ-6,7-Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?

Söylenmek istenen Çadırın uçmaması yada titreşim yapmaması için kazıklarla desteklenmesi işlemi gibi yatak gibi düz olan dünyanın sabitlenmesi işlemidir.Açık açık anlatılmıştır.

Yani dağların görevi yayılıp düzleştirilen döşeğin dürülmesini önlemektir.

TEKVİR SURESİ -1 AYET-Güneş, dürüldüğü zaman,

Dünyanın düz olarak düşünülmesini bir kenara bırakırsak Kuranda ve İslamda güneşin küre şeklinde olabileceği de düşünülememiştir. Defterini dürmek diye bir deyim vardır.

Güneş küre olarak bilinse nasıl güneşin dürülmesinden söz edilebilir.

Ancak düz yüzeyi olan nesneler dürülebilir.Dürüm yapılabilir.

Siz hiç Top’unu dürdüm dendiğini duydunuz mu? Yufka dürülür.Halı dürülür.Döşek dürülür.

Top dürülemez.Gök kubbe dürülemez.Ancak düz yer dürülüp yayılıp döşenebilir.

Güneşin bile düz olduğunu düşünen İslam ve Kuranın Dünyayı yuvarlak olarak görebilir mi?

KAF-7-Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik.

ZARİYAT-48-Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.

NEBE-6,7-Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?

İNŞİKAK-3,4-Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,

GAŞİYE-18-Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiştir!

GAŞİYE-19-Dağlara bakmıyorlar mı, nasıl dikilmişlerdir!

GAŞİYE-20-Yeryüzüne bakmıyorlar mı, nasıl yayılmıştır!

ŞEMS SURESİ-6. Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,

Şems 6 da yuvarlayıp top yapana,yükseltene veya dikene yazmaz da yayıp döşeyene diye yazar.

Bu yayıp döşedi diye yazmakla yuvarlak demek istendiğini veya küre demek istendiğini yada top şeklinde demek istendiğini söyleyecek kaç tane geri zekalı bulabiliriz?Oldukça vardır.

ISAC NEWTON tarafından Yerçekimi kanunu nun bulunma tarihini hepimiz biliriz.İnsanların en ahmak olanına bile öğretebilmek için elmanın yere düşmesiyle yer çekiminin anlaşıldığı mizah edilmiştir.

Yerçekimini bilmeyen insanların dünyanın yuvarlak olduğunu bilmesi ve söylemesi kadar ahmakça bir düşünce olabilir mi? Çünkü yerçekimini bilmeyen insanlar.Dünya yuvarlak olursa Dünyanın alt tarafında olanlarının düşmeleri gerekir diye düşüneceklerdir.Gayet doğaldır böyle düşünülmesi.

Bu gerçekten de böyledir bilimle uğraşmayan insanların düşüncesi bu şekildedir.

Suudi Arabistan’ın baş müftülerinden şeyh Abdül Aziz Bin Baz'ın fetvasında gördüğünüz gibi. Eğer ileri sürdükleri gibi Dünya dönüyor olsaydı ülkeler,dağlar,ağaçlar,nehirler, denizler bir kararda kalmazdı. İnsanlar batıdaki ülkelerin doğuya, doğudaki ülkelerin batıya kaydığını görürlerdi. Kıble’nin yeri değişir, insanlar kıbleyi tayin edemezlerdi”

Müslüman halk ve İslamcılarda bundan farklı düşünmüyorlardı.Bunu yadırgamıyoruz yerçekimi denen kanunu bilmeyen her insan aynı şekilde düşünür.(Lütfen dikkat edelim insan diyorum)

Bundan daha doğal ne olabilir ki.Aklı kıt bazı insanlar ise yerçekiminden haberi olmayan binlerce yıl önceki bazı İslam bilenlerin Dünyayı yuvarlak olarak kabul ettiklerini ve bunları kitaplarında yazdıklarını söylerler.Yerçekimini bilmeyen bu insanların kitabı o devirde basılımıydı yazılımıydı?

Bir şeyleri kurtarmak isterken iyice çamura batırıyorlar.Yapılan tartışmalarda bazı Din adamlarının bin yıl önce yazılan kitaplarında Dünyanın yuvarlak olduğunu yazmışlardır söylemişlerdir diye yalan söyleyenleri akla ve ahlaka davet ediyorum.

Yerçekimini bilmeyen bir insan neye göre dünya yuvarlak diyebilir.Mantıken kimse söyleyemez.

Ancak Gökyüzüne Allahın yanına çıktım diyen bir insan yerçekimini bilmese de Dünyayı uzaydan gördüm diye iddia ettiği için Dünya yuvarlak diyebilir.Muhammed Dünya yuvarlak demiş mi? Hayır.

Gökyüzüne Allahın yanına çıkmış olabilir mi (mihraç kandili) cevabı siz verin.

Kuranda Dünyanın yuvarlak olarak yazması için Kuranın önce insanlara yerçekiminin ne olduğunu anlatması ve yazması gerekmektedir.Eğer Kuran yerçekimi kanunu anlatmadan izah etmeden ne olduğunu yazmadan Dünya yuvarlaktır yazsaydı ilkel zamanlarda bile çok güç duruma düşerdi.

O nedenle palavrayı bırakın lütfen ne Kuran nede başka dini kitaplar Dünya yuvarlaktır yazamaz.

Kuranda yerçekimi yasası diye bir şey yazıyormu?Allah yer çekimi,Kütle çekimi var yazmış mı?Hayır.

Muhammed Ağaçtan düşen elmanın neden düştüğünü Yerçekimi yasasını anlatmışmıdır?Hayır.

Kuranda Dünya yuvarlaktır.Dünya küre şeklindedir diye bir ayet varmıdır?hayır.

Dünyanın yuvarlak olduğuna dair herhangi bir ima varmıdır?Hayır.

Öyleyse Müslüman bir kişi hangi veriye dayanarak Dünya yuvarlaktır diyebilecektir?

Yerçekiminin bilinmediği zamanda Dünya yuvarlaktır diyen adama deli demezler mi?

Öyleyse kuran ayetlerinde Düzelti,yaydık döşedik,yatak gibi kelimelerin Dünyanın yuvarlak olduğu gibi anlamlara geldiğini söyleyerek iyice komik durumlara düşmeyin.

Doğal olarak herhangi bir Müslüman kişinin veya İslami yazar ve düşünürün Dünya düzdür demesini bilgisizlik olarak düşünmüyorum.Doğru olan Dünya düzdür demesidir.Dünya düz demesine normal olarak saygı duyuyorum. Herhangi bir yalanları yok yazdılarsa bildikleri ve o günün şartlarına göre bilmeleri gereken kadarını yazmışlardır.Bu konuda herhangi bir Müslüman düşünür kınanmaz. Fakat hala bunlara rağmen Kuran Allahtan gelme bir kitaptır demeye devam ederse tabi ki kınayalım. Çünkü bir insan değil Allahtan gelme dediğin kitap ve Allah Dünyayı yuvarlak bilmek zorundadır.

Benim katlanamadığım ve çok yadırgadığım günümüzde yalan söyleyen kendini bilmezler.

Güya İslam’ı kurtaracaklarını sanarak tamamen insanların saygısından iyice uzaklaştırıyorlar.

Kesinlikle herhangi bir Müslüman ın Dünya yuvarlaktır dememiş olmasını tuhaf bulmuyorum.

Fakat Allahın yanına çıktım diye söyleyen bir Muhammed in bu gidiş gelişte Dünyanın yuvarlak olduğunu görememiş olmasını ve Allahın kitabı denen Kurana Dünyanın yuvarlak olduğunu yazmak yerine Dünya,Güneş sistemi ve yıldızlar hakkında alakası yalan yanlış bilgiler yazmış olmasını tuhaf buluyorum.Kurandan Güneş sistemini günümüzde bilimin söylediği şekilde yazmasını ve bilmesini bekliyorum.Bu konuda doğru bilgiler veremeyen bir kitabın Allah’la ilgisi olması düşünülemez.

NE KURAN IN NEDE MUHAMMEDİN Allah ile bir alakalarının olmadığına kesinlikle eminim.

Yukarıdaki anlattıklarım KURAN ın Allah tan gelen bir kitap olmadığının sarsılmaz bir kanıtıdır.

Kim dünyanın yuvarlak olduğunu iddia ederse küfür ve delalete düşmüş olur. Çünkü bu iddia hem Allah’ın, hem Kuran’ın, hem Peygamber’in reddidir.

Bu çok iddialı bir sözdür.Fakat Kurana ve islama inanıyorsan gerçek budur.

KURAN DA GECE GÜNDÜZ EŞİTTİR YAZMASININ NEDENİ DÜNYANIN DÜZ OLARAK BİLİNMESİDİR.

İslam ve Kurana göre Dünya yuvarlak diyen İslam dininden çıkmış olur.

YASİN-40..Ne güneş aya yetişebilir,NE DE GECE GÜNDÜZÜ GEÇEBİLİR.Her biri bir yolda ilerlemektedir.

Kuran böyle yazmaktadır. Kurana göre gece ve gündüz birbirine eşittir.

Oysa tüm insanlar bilmektedir ki ülkemizde gece ve gündüz hep birbirini geçmektedir .

Biri diğerinden uzundur. Türkiye de yaz dönemlerinde gündüzler uzundur.Kış dönemlerinde ise geceler uzundur.Kış günlerinde akşam saat beş civarında gece başlarken yaz aylarında saat dokuz civarında gece başlar. Günümüzdeki en cahil ve okumamış insan bile bunu bilmektedir.

Kuran Yasin 40 ayetinde ise ne Gündüz ne de gece gündüzü geçemez eşittir yazar.

Peki bilimsel olarak böylemidir?

Tabiî ki hayır gece ve gündüz yılda sadece 2 gece birbirine eşit olur.21 mart ve 23 eylül günleri gece gündüz eşittir. Diğer günlerde biri diğerini geçmektedir.Gece ve Gündüzün birbirine eşit olması küre (yuvarlak)olan bir dünyada mümkün değildir. Çünkü ancak kürelerin bir ekseni olur.Ekseni olan bir Dünyada gece gündüzü geçer. Dünyanın Düz olması döşek gibi yayılması durumunda ancak gece gündüz eşit olur.Düz bir dünyada eksen diye bir şey olmaz.Ekseni olmayan düz bir yer güneş ışıklarını dik olarak alabileceğinden gece gündüz eşit olmak zorundadır.

Kuran Dünyanın küre olduğunu bilmez ve yazmaz. Dünyanın Küre olduğunda ancak bir eksenin olabileceğini ve eksenin eğik olması nedeniyle gece gündüzün eşit olamayacağını günümüzde biz çağdaş insanlar biliyoruz. Kuzey ve Güney kutup dairelerinde gündüz ve gece süresi 24 saat ten fazla olup kutuplarda yaz ayları aydınlık kış ayları ise karanlıktır. Gece ve gündüz süreleri Yıl boyunca Ekvator dışında ki yerlerde değişkenlik gösterirken Gecenin gündüzü geçtiği saatler kutuplara yaklaştıkça artmaktadır.Yasin 40 ayetindeki gece ve gündüzün eşit olması birbirini geçememesi Kurana göre Dünyanın düz olarak bilindiğinin ve yazıldığının sarsılmaz kanıtıdır.

Dünyanın yuvarlak olması nedeniyle Dünyanın her bölgesinde gece ve gündüz uzunlukları farklıdır. Dünya Güneşin etrafında ve kendi etrafında dönerken güneş gören yüzeylerinde farklılıklar olur. Ekvator bölgeleri hep aynı şekilde güneş ışığını dik alırken kutuplar farklı alır.

Bilim ve gerçek Kuran ın tam tersini söyler.GECE GÜNDÜZÜ GEÇER

Dünyanın yuvarlak olduğu iması bile bulunmadan,bir çok ayetinde dünya düzdür diye yazan ve birçok ibadetinin uygulaması Dünyanın düz olmasına göre düzenlenmiş bulunan Kuranı Allah gönderdi diye söyleyenleri ve İslam Allahın dinidir diyenleri Allah a havale ediyorum.

İSLAMIN ŞARTLARINDA Kİ ORUÇ TUTMA İSLAM VE KURAN DA DÜNYANIN DÜZ OLARAK BİLİNDİĞİNİN VE DÜŞÜNÜLDÜĞÜNÜN SARSILMAZ KANITIDIR.

YASİN-38..Güneş de kendi yolunda akıp gitmektedir.

YASİN-40..Ne güneş aya yetişebilir,ne de gece gündüzü geçebilir.Her biri bir yolda ilerlemektedir.

ENBİYA-33..O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yol tutar ve gider

Ne ilginçtir ki Kuranda yazanlara göre Allah bir ortaokul öğrencisi kadar bile güzel cümleler kuramamaktadır.Yukarda ki Ayetlerde ki anlatımı görüyorsunuz.

Görüldüğü gibi diğer ayetlerde de açıkça dünyanın yani yerin sabit, Güneş ve ayın hareket halinde olup gündüz ve geceyi oluşturduğu söyleniyor.Güneş Dünyanın üzerinde dönmektedir.

Bu ayetler İslam ve kurana göre Dünyanın sabit olduğu Güneşin Dünyanın etrafında döndüğünün düşünüldüğünün kanıtıdır. Çünkü Güneş Dünyanın üzerinde bir sabit bir çizgide ilerlemekte denilmektedir.Sabit çizgi doğu batı yönleridir.Dünya doğuya batıya uzatılıp yayılmıştır.Kuranda Kuzey ve güney yönleri yoktur.Doğu ile batı arsında yeryüzü bir cetvel gibi yayılmıştır.

Dünyanın yuvarlak olması nedeniyle Dünyanın her bölgesinde gece ve gündüz uzunlukları farklıdır.Dünya Güneşin etrafında ve kendi etrafında dönerken güneş gören yüzeylerinde farklılıklar olmaktadır.Ekvator bölgeleri hep aynı şekilde güneşi dik alırken kutuplar farklı alır.

Tepsi gibi düz bir yüzeyi bir taraftan bir tarafa geçen ışık olduğu sürece aynı olduğu düşünülür.

BAKARA 187.Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.Sabahın beyaz ipliği, siyah ipliğinden ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.

Yukarda Ayette görüldüğü üzere oruç tutma zamanı saat olarak verilmemiştir. O dönemde Arapların bildiği şekilde havanın karanlık olması ve aydınlanması şeklinde söylenmiştir. Muhammed’e Saat’in nasıl icad edilebileceği vahiy yoluyla verilmemiştir.Kuran’da yazıyor diye düşünüyorsanız yanılırsınız. Akşamdan siyah iplikle beyaz iplik yan yana koyuluyor.İki ipliğin renklerinin ne olduğunu bilinceye kadar yiyip içiliyor ayırdığınız anda oruç başlamış oluyor.Ne zaman bitiyor oruç?Akşam bitiyor. Her meridyende akşam farklı oluyor.Akşam ne zaman başlar ne zaman biter? Genel olarak akşam Güneşin battığı ve havanın tamamen kararıp beyaz iplikle siyah ipliğin ayrılamamaya başladığı bir zaman dilimidir.Yani insanlara saat yada dakika söylemenin anlamı yoktur.Ben Müslümanın diye söylüyorsanız Kuran’a uymak ve söylediklerini yapmak zorundasınız..Kuran’a uyulmadan Müslüman olabilmek gibi bir ayrıcalık yok.Dünyanın kutup bölgelerine yakın yerlerde Bakara-187 özellikleri gerçekleşmez. Gece ve Gündüzün Dünyanın Güneş karşısında kendi etrafında bir tur dönmesiyle olduğunu da bilmiyorlardı. Dünyanın yuvarlak olduğunu da bilmiyorlardı.Kutupta bir gecenin altı ay gündüzünde altı ay olduğunu da bilmiyorlardı.Yasin 40 ayeti bunun kanıtıdır.

Dünyanın Yuvarlak olduğunu bilmeyenlerin kutup diye bir şeyi bilmesi ve Dünyanın farklı yerlerinde gece gündüz olaylarının farklı olabileceğini düşünebilmeleri ve yazabilmeleri tabiî ki mümkün değildir.Kuranda oruç tutma zamanı bu şekilde belirtildiğine göre kutuba yakın bölgelerde bir Müslüman olması yada yaşaması durumun da Kurana uyarak nasıl oruç tutabilir?

Kutuplarda Altı ay içinde bir kere akşam bir kere de sabah olacaktır. Norveç yada İsveç gibi ülkelerde yaşayan insanlar.Müslüman olsalar bile oruç emrini yerine getiremeyeceklerdir.

Kutuptaki Müslüman eğer oruç tutmak isterse 6 ay bir şey yemeden aç durmak zorunda kalacaktı. Öyleyse: Allah oruç tutan insanın altı ay aç kalamayacağını bildiği için sanırım kutupta yaşayan insanların ölmesini istiyordu.Kuranda oruç tutma zamanı BAKARA 187.ye göre belirlenmek zorunda olduğuna için kutuba yakın bölgelerde Müslüman olması yada yaşaması durumun da oruç tutabilir.

Ancak Kurana uymadan yapılan uygulamanın dinsel bir özelliği olmayacaktır.Hava tam anlamıyla kararmadığı halde o ülkelerde yaşayanlar için 21 saat gibi oruç saatleri fetva olarak verilmektedir.

36 saat de verseniz olmaz çünkü siyah beyaz iplik tanımına uymaz.Kuran ve İslam Allahtan gelme ve ilahidir gibi söylemlerin gece gündüz kutuplar ve Dünyanın yuvarlaklığı nedeniyle inandırıcılığının kalmadığını kabul etmek zorundasınız.

Kuranda yazan besmele bile İslamiyet’ten önce Araplar tarafından kullanılan bir şeydir.

Sonuçta Kabeye yapılan hac.Oruç,Namaz ve Şeytan taşlama Putperestlikten ve daha öncesinden kalma uygulamalardır.İslamiyet’in bir özelliği gibi görmenin ve insanları kandırmanın anlamı yoktur.

İSLAMIN ŞARTLARINDA Kİ NAMAZ İSLAM VE KURAN DA DÜNYANIN DÜZ OLARAK DÜŞÜNÜLDÜĞÜNÜN BİLİNDİĞİNİN SARSILMAZ KANITIDIR.

Kuran da namaz kılma ibadeti yer almamaktadır.Fakat İslam dünyasında İslam’ın şartlarından birisi olarak insanlara bunu yapmaları zorunluluğu getirilmiştir.Kuranda yer almayan bu ibadet te Dünyanın Düz olması bilgisine göre düzenlenmiştir. Kutuplara yakın bölgelerde yaşayan bir Müslüman’ın namaz kılması da mümkün değildir. Kutuplarda Altı ay içinde bir kere akşam bir kere de sabah olacaktır.Yani Altı ayda birer kez sabah ve akşam namazı kılınabilir.

Dolayısıyla kutuplarda ve çevresinde yaşayan Müslümanların İslam’ın şartlarını yerine getirmeleri mümkün değildir.Güney Afrika ,Norveç yada İsveç gibi ülkelerde yaşayan insanlar Müslüman olsa bile Müslümanlığın Namaz emrini yerine getiremeyeceklerdir.

Hadisi şerif denilen şeyler genellikle Muhammed den en az 200 yıl sonra yazılmışlardır.Bunu yazanlar sanki o an oradaymış gibi olayları anlatırlar.Bunlara bilerek inananları anlamak mümkün değildir.Bilmeyenleri suçlayamıyoruz çünkü bu tür bilgilere korkutuldukları için körü körüne inanmak zorunda kalıyorlar.

İşte aşağıda namazın nasıl kılınmasının anlatılışı.

(Mukaddimet-üs-salât), (Tefsîr-i Mazherî) ve (Halebî-yi kebîr)deki hadîs-i şerîfde buyuruldu ki: fecr doğarken sabâh nemâzını, güneş tepeden ayrılırken öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyu uzayınca ikindiyi, güneş batarken [üst kenârı gaybolunca] akşamı ve şafak kararınca yatsıyı kıldık. İkinci günü de, sabâh nemâzını, hava aydınlanınca; öğleyi, herşeyin gölgesi kendi boyunun iki katı uzayınca; ikindiyi, bundan hemen sonra, akşamı, oruc bozulduğu zemân, yatsıyı gecenin üçde biri olunca kıldık.

Kuranda Allahın namaz kılmayı söylemediği ve buna dair ayetler olmadığını biliyoruz.

Yinede Araplar bunu düzenlerken Dünyanın düz olduklarını bildikleri için Tüm kurallarını Dünyanın düz olmasına göre yapmışlardır.Kutuplarda namaz kılmanın mümkün olmadığını en az akıllı insan bile bilebilir.Kutupları olmayan bir yuvarlak düşünemeyeceğimize göre Müslümanların İslam’ın şartlarını yerine getirmeleri düz bir dünyada mümkündür.

O nedenle Dünya yuvarlak diyen Müslüman zaten İslam’dan çıkmış demektir.

Allah Dünyanın Yuvarlak olduğunu bilemez mi? Kuranı o göndermiş olsa Dünyanın her yerinde yaşam koşullarını İslam’ın şartlarının uygulanabileceği şekilde düzenlerdi?

Namaz vakitlerinin güneş ışığı baz alınarak düzenlenmiş olması,İslam’ın dünyanın düz olarak bildiğinin kesin ve sarsılmaz kanıtıdır.Günümüze kadar İslam dünyasından kimse dünyanın yuvarlak olduğunu iddia etmemiştir.Hala yukarda ki fetva geçerlidir.Kuran da uygulamaya yönelik tüm düzenlemeler dünyanın düz olması bilgisine göre ayarlanmıştır.

Kuran Allahtan gelen bir kitap olsaydı namazı kutuplarda da yapılabilir olarak düzenlerdi.

KABEYE DÖNEBİLEREK İBADET EDEBİLDİĞİNİ DÜŞÜNMEK DÜZ BİR DÜNYADA MÜMKÜNDÜR

Namaz ibadetini yerine getiren Müslümanlar Yönlerini Kabe ye dönerek bu işlemi yaparlar.Kabe’ye dönmeleri ancak düz bir dünyada mümkündür.Biliyorsunuz ki Kabe’den uzaklaştıkça önce alt bölümü gözden kaybolur sonra sırasıyla orta bölümü ve devamında üst kısmı gözden kaybolarak tamamen göremez olursunuz.Bunun nedeni dünyanın yuvarlak olmasıdır.

Bu kıble işlemi Dünyanın düz olduğu bilgisi üzerine yerine getirilir.Dünyanın yuvarlak olduğu bir durumda nereye dönerseniz dönün zaten kıbleye dönmüş olursunuz.Asla Kabe ye dönemezsiniz yönünüz her zaman uzay boşluğuna doğru olacaktır.

Nasrettin hocanın Dünyanın ortası burası demesi nedeni Dünyanın yuvarlaklığını bilmesi nedeniyledir.Oysa Müslümanlar dünya düz diye söylemek ve uygulanmak zorundadırlar.

Suudi Arabistan’ın baş müftülerinden şeyh Abdül Aziz Bin Baz'ın fetvasında gördüğünüz gibi “Kıble’nin yeri değişir, insanlar kıbleyi tayin edemezlerdi”

KURANDA YÖN OLARAK DOĞU VE BATI VARDIR.KUZEY VE GÜNEY BİLİNMEMEKTEDİR.

Dünyanın yuvarlak olduğunu düşünebilmek için Kuzey ve Güney diye yönler olduğunu bilmek gerekmektedir.Sadece Doğu ve Batısı olan bir Dünya yuvarlak olamaz. Dünya Yuvarlaktır diyen bir Müslüman kuranı hiç okumamış olmalıdır.Kuranda ki her şey Dünyanın yayılmış yatak gibi Düz olmasına göre ayarlanmıştır.İslamiyet ve Kuranı yazanlar a göre Dünyanın sadece Doğu batısı vardır.

RAHMAN-17 .O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.

BAKARA-115.Doğu da, Batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

BAKARA-177.İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz değildir.

ARAF-137.Hor görülüp ezilmekte olan kavmi, toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve yükselttiklerini yerle bir ettik.

ZUHRUF-38.Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!” der.

Yayılıp döşenen dünyanın Doğusu ve batısı vardı. Kuranda kuzey ve güney yönleri yazmaz yoktur.O nedenle kutuplarda yoktur.Arapların dünyası iki yönlüydü.Kuzeyi ve güneyi olmayan bir Dünyaları vardı.Sadece bu iki yönün olması Dünyanın döşek gibi düz düşünüldüğünün kanıtıdır.Kaybolmadan yön bulmak için seyahatler bu yönlere göre yapılırdı. Uzaklaşılırsa Dünyanın kenarından aşağıya düşüleceğinden korkulmaktaydı. Güneş doğudan doğar.Uzunca bir yol izleyerek batıdan batardı. Böyle olduğu için batı va doğu arasında yerin uzun olduğu ve kuzey ve güney yönlerine doğru genişlemediği düşünülmekteydi.Güneş düz bir yol izliyordu. Dünya o yönlere doğru da yayılmış olsa Güneş o yöne de bir yol izleyerek giderdi.Güneşin o yönlere hareketi olmaması nedeniyle bir yön olmadığını düşünüyorlardı.Yeryüzü uçak kalkış pisti şeklinde zannediliyordu. Yayılıp döşenen dünyanın Zuhruf-38 ayette görüldüğü gibi Düz dünya doğu batı arasında boylu boyunca uzuyordu.uçak havalanma pisti gibi bir şeklin kuzeyi güneyi olurmu?O nedenle kutuplarda yoktur.Kuranda ve islamda Dünyanın yuvarlaklığı ima bile edilmemiştir.Sadece Doğu ve batı yönü olduğu yazılan Dünyanın küre olarak düşünüldüğünü kim hala söylemeye cesaret edebilir.

YASİN-40..Ne güneş aya yetişebilir,ne de gece gündüzü geçebilir.Her biri bir yolda ilerlemektedir.

Güneş, Dünya’nın bir ucunda doğuyor, yükseliyor ve diğer ucunda da batıyor. Yani“güneşin doğduğu bir yer” “güneşin battığı bir yer”, bir uç(kenar)var. İlkel çağların Evren anlayışı ,Yani Kuran’daki evren anlayışında Dünya uçsuz bucaksız uzayda herhangi bir gök cismi değil; aksine “gökler” işte bu Dünya üzerine kurulmuş, yayıp dümdüz yapılmış“kandillerle” (yıldız) süslenmiştir. Aslında yere düşmesi gereken çadır örtüsü gibi fakat Allah’ın görünmez direklerle havada tuttuğu bir kubbe diye düşünülmektedir.

Bu durum sadece Kuranda bu şekilde bilinmiyordu.Genel ilkel dünyanın algılaması böyleydi.

Dünyanın Küre olduğunu bilmeyen.Yerçekimini bilmeyen insanlar Sadece doğu ve batıdan ibaret bir Dünyada yaşadıklarını düşünüyorlardı.Dünyayı kocaman bir çadır dağlarda kazık olarak düşünüyorlardı.

İmparatorluklar Doğu Roma-Batı Roma,Doğu Göktürk-Batı Göktürk.olarak ayrılıyordu.Doğu Hun-Batı Hun.Tarihte hiç Kuzey Güney devleti diye bir devlet ismi biliyormusunuz?

Ayetlerdeki gibi Allah sadece Doğu ve batının Tanrısıdır diye söylediniz mi.Hiç kimsenin tanrısı olmadığını da söylemiş olursunuz.Çünkü Tüm insanlar birbirlerine göre Kuzey ve Güneyde de yaşarlar.İslam’da ve kuranda Sadece Doğu ve batı diye iki yön bilinip Kuzey ve Güney’in olmaması Dünyanın Düz olarak düşünüldüğünün en büyük kanıtıdır.Sorun İslam’ın Dünyayı Düz bilmesi değildir. Allahtan geldiğini söylediğiniz bir kitabın ve Dinin dünyayı düz bilmesidir.Dolayısıyla Allahın Dünyayı düz olarak bilmesidir.Allah yarattı dediğiniz Dünyanın şeklini bilemesi diye bir şey olur mu? Güneş sisteminin nasıl olduğunu bilemez mi? Problem Müslümanların Kuran’ın Allahtan gelme bir kitap olarak söyleyerek Allahın bunları bilmediğini iddia etmeleridir.Ey Müslümanlar bir karar vermek zorundasınız.Ya Allah ya Kuran birini seçmek zorundasınız.Dünyanın kuzeyi ve Güneyi olduğunu bilmeyen bir yaratıcı olabilir mi?Yoksa Kuran Allahtan gelme bir kitap değil mi?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Suudi Arabistan’ın baş müftülerinden şeyh Abdül Aziz Bin Baz'ın fetvası şöyle:Tarih: 1975

ay yolculukları sırasında nasa'da çalışan faruk el baz ile akraba olmadığı kesin. :)

http://yenisafak.com.tr/diziler/nasa/index.html

http://en.wikipedia.org/wiki/Farouk_El-Baz

Link to post
Sitelerde Paylaş

Konunun cevabı başlıkta gizli.

"Yolu kim gösteriyor" sorusu bize yanıtı verecektir.

Dinler bilimsel gizemlere açıklık vermek için uğraşmaz. Aksine dinler, bilimsel gizemler açığa kavuştuğunda ilkel dönemlerden kalmış bilgilerine veya söylemlerine uyup uymadığını kontrol eder. Uymuyorsa direnir. İnsanları afaroz etmekten veya katletmekten çekinmez.

Evrimin İslamiyet ve Hristiyanlık'ta kabul görmemesi buna en güncel ve güzel örnektir.

Evrim, Hristiyan bir bilim insanı tarafından ileri sürülmüş bir olgudur. Ancak şunu söyleyemeyiz: "Hristiyanlık insanlara bu konuda yol göstermiştir."

Bir Hristiyan'ın bu olguyu açıklamaya çalışmasına rağmen kilise tarafından yapılan mücadeleye hepimiz şahit olduk. Yıllar süren mücadele sonucu Vatikan'ın daha yeni çaresizce kabul buyurduğunu izledik.

Bu çaresizliğin üzerinden 800 yıl geçtikten sonra bir Hristiyan'ın çıkıp "HRİSTİYANLIK BİLİMLE ÇATIŞIYORSA HRİSTİYAN BİLİM ADAMLARI BİLİMDE DÜNYAYA NASIL YOL GÖSTERDİ?" diyerek, evrim olgusunu örnek göstermesi ciddiye alınmayacak bir görüş olur.

Bu başlık da aynı çerçevede değerlendirilmelidir. Dini ne olursa olsun insanlar bireysel olarak başarılar yakalayabilir ve insanlık adına bilimsel bulgular elde edebilir. Bu son derece doğal bir durum. Merak, dogmaları bir şekilde alt edecektir. Fakat bu, dinlerin buluş ve icatlara bakış açısının geniş bir perspektif içerdiğini göstermez. Biraz derine indiğinizde bir çok örneğe ulaşabilirsiniz. Örneğin Osmanlı'da Lagari'nin ve Ahmet Çelebi'nin başından geçenler hemen aklıma gelenler.

Sevgiler.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bu kadar yaygaraya gerek yok Abdullahabdal kardeşim.

İslam bir marifet olsaydı, Müslümanların durumu bu kadar zavallı bir durum arzetmezdi.

Bin yıl önce soyut düşünebilen bu insanları İslam ne hale sokmuş. Bunu hiç düşünmezler ve hep bin yıl önce biz şöyle idik der dururlar.

Bu süre içinde İslam onların aklını köreltmiş, dimağlarını dumura uğratmış. Bundan hiç bahsetmezler.

Araplar aslında akıllı insanlar. İslam olmasaydı akıllarını daha iyi kullanabilir ve gerçekten üstün bir uygarlık kurabilirlerdi.

Ama İslam onların geri kalmasına neden olarak bu zavallı duruma düşmelerine neden olmuştur.

Simbad zamanla dumura uğramış küçük Müslüman aklı ile bize ateist ordusu kurmamızı teklif ediyor.

Neden öyle bir ordu kuralım? Onu Müslümanlar kurdu ve çapulculuk yaptılar diye biz de mi kurmak zorundayız?

Biz kimseyi ateist yapmak istemiyoruz. Biz insanlığın hatalarını farketmesi ve doğru yolu bulması için çalışıyoruz.

Din insanlığın başına gelen en büyük felaketlerden biridir. İslam ise o felaketlerin en kötüsü ve en iğrencidir.

Bu sapık dinin foyalarını ortaya koymak bizim görevimizdir.

Ondan sonra siz istediğinizi yapın. Biz size doğru yolu gösteriyoruz. Gerisine karışmayız.

Bağırıp çağırmaya, yaygaraya gerek yok.

İslam'ın ne kadar aptalca bir din olduğu, Müslümanların durumundan belli.

Ve onların İslam yaşamından da açıkça belli oluyor. Kendilerine bu dünyayı zehir eden o zavallılardan kimseye yarar yok.

Tabii önce kendilerine yararları yok o zavallı bağnazların.

İki ay sonra kurban bayramı gelecek. Milyonlarca koyun kesilip çöle gömülecek.

Hayvan katliamı yapılacak.

Bu iğrenç dinin neden olduğu vahşet onunla bitmeyecek ama. İslamcı teröristler kadın, çocuk, yaşlı demeden katliamlarna devam edecek.

İslam içindeki kesimler birbirlerini öldürecek..

Daha neler neler olacak kimbilir.

Ve biz bu vahşeti izleyeceğiz.. Belki aramızdan bazıları da bu aradar ölecek..

Kadınlar recm edilecek. Çocuklar idam edilecek. Kadınların genital organları sakatlanacak, tahrip edilecek.

Bazı Müslümanlar açlıktan ölürlerken zengin Müslümanlar onları uzaktan izleyecek.

Hayvanlar bile bu sapık dinin zulmünden kurtulamayacak. Develer, koyunlar, inekler ve buzağılar Allah'a kurban edilecek..

Ne zaman kurtulacağız bu sapık dinden?

Not a moment too soon !!!

Link to post
Sitelerde Paylaş

laf ola beri gele işte..

1000 yıl önce bazı müslüman bilginlerin yaptığı üç beş şeyi böyle ballandırıp kendini kandırıyor bu müslümanlar.

o dönemdeki bilimsel bilginin düzeyi ortada, daha dinle çelişen bir bilim yok, öyle gelişmiş bir bilimsel bilgi yok çünkü. dinle bilim arasındaki savaş 16-17. yüzyıllardan sonra başladı.. bunu bilmeyen adamlar gelip bik bik konuşuyor işte.. ondan önce bilim dine paralel yapılıyordu zaten.. bunun dışına çıkmak yasaktı.. o yüzyıllardan sonraysa o gün hıristiyanlık, şimdi de islam bilimin gelişmesi karşısında engel olmuştur. müslüman ülkelere bakmak yeterli..

10-11. yüzyıllarda bazı müslüman bilginler çoğunlukla Antik Yunan yazarlarından aldıkları bilgileri geliştirmişler, sonra avrupa bunları araplardan almıştır.. yani avrupadan gelen yine oraya dönmüş. müslüman bilginler bunların batıya aktarılmasına aracılık etmiştir.. bu konuda oynadıkları en önemli rol budur.. bilmeden yazıyorsun işte..

ayrıca o müslüman bilginler o zamanlar müslüman olarak görülmüyordu. kafir ilan edilmişlerdir..

farz edelim ki o gün müslüman bilginler çok ilerideydi? ne yapalım? bugünü kurtarır mı bu? bugünkü rezaleti mazur görmemizi sağlar mı? ne yapalım yani ne söyle?? 3-5 müslüman bilgin bütün müslümanları ve islam tarihini temizlemeye yeter mi yani? çocuk mu var karşınızda ya??

eziklik ve aşağılık psikolojisiyle gelip burda hala islamın bilime verdiği önemden, müslüman bilginlerden bahsetmek acizliktir, zavallılıktır..

tarihinde BABAYARO tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

laf ola beri gele işte..

1000 yıl önce bazı müslüman bilginlerin yaptığı üç beş şeyi böyle ballandırıp kendini kandırıyor bu müslümanlar.

o dönemdeki bilimsel bilginin düzeyi ortada, daha dinle çelişen bir bilim yok, öyle gelişmiş bir bilimsel bilgi yok çünkü. dinle bilim arasındaki savaş 16-17. yüzyıllardan sonra başladı.. bunu bilmeyen adamlar gelip bik bik konuşuyor işte.. ondan önce bilim dine paralel yapılıyordu zaten.. bunun dışına çıkmak yasaktı.. o yüzyıllardan sonraysa o gün hıristiyanlık, şimdi de islam bilimin gelişmesi karşısında engel olmuştur. müslüman ülkelere bakmak yeterli..

10-11. yüzyıllarda bazı müslüman bilginler çoğunlukla Antik Yunan yazarlarından aldıkları bilgileri geliştirmişler, sonra avrupa bunları araplardan almıştır.. yani avrupadan gelen yine oraya dönmüş. müslüman bilginler bunların batıya aktarılmasına aracılık etmiştir.. bu konuda oynadıkları en önemli rol budur.. bilmeden yazıyorsun işte..

ayrıca o müslüman bilginler o zamanlar müslüman olarak görülmüyordu. kafir ilan edilmişlerdir..

farz edelim ki o gün müslüman bilginler çok ilerideydi? ne yapalım? bugünü kurtarır mı bu? bugünkü rezaleti mazur görmemizi sağlar mı? ne yapalım yani ne söyle?? 3-5 müslüman bilgin bütün müslümanları ve islam tarihini temizlemeye yeter mi yani? çocuk mu var karşınızda ya??

eziklik ve aşağılık psikolojisiyle gelip burda hala islamın bilime verdiği önemden, müslüman bilginlerden bahsetmek acizliktir, zavallılıktır..

aciz ve zavallı olan bence sizsiniz.Elin gavuru belgesel yapmış müslümanlara hakkını vermiş bizim dinsiz kafirler hala islamın bilime katkısı olmamış diye zırvalıyor.

Dinle bilim arasındaki savaş 16/17. yüzyılda başladı diyor.İyi dedinde o tarihe kadar olan bilimdeki birikime müslümanların katkılarını görmemekte niye ısrar ediyorsunuz.Kardeşim doğruya doğru diyin.Din düşmanlığı bu kadar gözünüzü karartmasın.Siz hep doğrucusunuz ya !!!

Kopernik'in etkilendiği referans aldığı müslüman ilim adamlarını nasıl görmezden gelir ondan sonra müslümanların bilime katklısı olmamıştır dersiniz.

Sizin kalpiniz değil beyninizde mühürlenmiş anlaşılan.

Link to post
Sitelerde Paylaş

aciz ve zavallı olan bence sizsiniz.Elin gavuru belgesel yapmış müslümanlara hakkını vermiş bizim dinsiz kafirler hala islamın bilime katkısı olmamış diye zırvalıyor.

Dinle bilim arasındaki savaş 16/17. yüzyılda başladı diyor.İyi dedinde o tarihe kadar olan bilimdeki birikime müslümanların katkılarını görmemekte niye ısrar ediyorsunuz.Kardeşim doğruya doğru diyin.Din düşmanlığı bu kadar gözünüzü karartmasın.Siz hep doğrucusunuz ya !!!

Kopernik'in etkilendiği referans aldığı müslüman ilim adamlarını nasıl görmezden gelir ondan sonra müslümanların bilime katklısı olmamıştır dersiniz.

Sizin kalpiniz değil beyninizde mühürlenmiş anlaşılan.

ne zırvalıyorsun bilim nere islam nere peygamberinizin haytıyla ilgili bile bir şey yok yaşayıp yaşamdığı bile beli deyil iskenderiye kitaplığını kim yaktı yıktı kül eti bide bilimden bahsediyorsunuz islam yalan şer üzerine kurlmuş

Link to post
Sitelerde Paylaş

aciz ve zavallı olan bence sizsiniz.Elin gavuru belgesel yapmış müslümanlara hakkını vermiş bizim dinsiz kafirler hala islamın bilime katkısı olmamış diye zırvalıyor.

Dinle bilim arasındaki savaş 16/17. yüzyılda başladı diyor.İyi dedinde o tarihe kadar olan bilimdeki birikime müslümanların katkılarını görmemekte niye ısrar ediyorsunuz.Kardeşim doğruya doğru diyin.Din düşmanlığı bu kadar gözünüzü karartmasın.Siz hep doğrucusunuz ya !!!

Kopernik'in etkilendiği referans aldığı müslüman ilim adamlarını nasıl görmezden gelir ondan sonra müslümanların bilime katklısı olmamıştır dersiniz.

Sizin kalpiniz değil beyninizde mühürlenmiş anlaşılan.

yazdıklarımı nerenle okuyorsun??

müslüman bilginlerin katkısı yok diyen var mı yazımda?

abarttığınız kadar birşey yok diyorum. sadece katkısı var. o kadar. bilimi yönlendiren çekip çevirenler değil bu adamlar..

müslüman bilginlerin en büyük katkısı eski metinlerin yorumlanıp çevrilip avrupalılar'a aktarılması noktasındadır.. bilimin ilerlemesindeki en büyük katkıları budur, bu da aracılık şeklinde olmuştur.. avrupalılar'ın eski yunan, roma vs. metinlerine ulaşmalarını sağlamışlardır.. daha doğrusu, avrupalı düşünürler arapların metinlerini okuyarak antik yunan vs. metinlerini keşfetmişlerdir..

bunun yanında matematik astronomi gibi alanlarda müslüman bilginlerin önemli katkıları olmuştur.. bunu reddeden yok.. ama bu abartılacak birşey değil diyorum.. benim reddettiğim şey sizin "müslüman bilginler bilime yön verdi, avrupaya bilim öğretti" gibi yüksekten atmanız..

sana bir tavsiyem, rönesans nedir bi git araştır.. o zaman arapların en büyük katkısının avrupalılar'ı eski yunan vs. metinleriyle tanıştırması olduğunu görürsün.. bilmeden konuşmayın..

siz aşağılık psikolojisiyle her şey gibi bunu da abartıyorsunuz.. bana diyeceğine kendin biraz objektif ol.. bilim tarihine bak..

en önemlisi şu: müslüman bilginlerin bilime olan katkıları islamdan kaynaklanan şeyler değil.. kalkıp da bunu islamın bir faydası gibi göstermek saçmalıktır.. o bilginler bireysel çabalarıyla ve çoğu zaman hakim otoriteyi karşılarına alma pahasına çalışmışlardır.. hakim islami anlayış bunları neredeyse kafir olarak görmüştür.. şimdi sizin kalkıp da bunları islam bilgini diye sunmanız tam bir komedi ya.. islam falan o bilginlerin çok umrundaydı sanki.. onları bilime iten şey her zaman olduğu gibi merak duygusuydu.. bunun islamla hıristiyanlıkla ilgisi yok..

islam tarihine baktığımızda genel olarak bilime ve bilim adamlarına nasıl baktıklarını görüyoruz.. birkaç istisnayı alıp getirmeniz anlamsız o yüzden.. daha geçenlerde nobel ödülüne ortak olan bir müslüman fizikçiyi kafir ilan ettiler pakistanda.. müslümanalrın bilime bakışı bu işte.. bilim allahla ilgili değilse, allaha götürmüyorsa ya da inanca ters düşüyorsa yasaktır.. islam taribi bundan ibaret.. kendinizi kandırmayın boşuna..

tarihinde BABAYARO tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...