Jump to content
eyvahcubbeli

Eyvahcubbeliye İslam ile ilgili herşeyi sorabilirsiniz...

Recommended Posts

Resûlullah’a atfen: “Her kim kertenkeleyi ilk vuruşta öldürürse ona şu ve şu kadar sevaba vardır, ve her kim onu ikinci vuruşta öldürürse, birinciden aşağı olmamak üzere ona şu kadar sevap vardır. Ve her kim onu üçüncü vuruşta öldürürse ona da ikincisinden aşağı olmamak üzere şu ve şu kadar sevaba vardır.” buyurdular. (Müslim 146/695 C.9 Sönmez Neşriyat A.Ş. )

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir kimsenin örtmesi gereken ve başkasının bakması haram olan yerlerine “avret yeri” denir. O halde avret yerinin tarifini bilmek lazımdır. Erkeklerde avret mahalli göbekten diz kapakları arasıdır. Kadınlarda ise yüz, el ve ayak hariç bütün bedendir. Bu tarif hakkında bile çok ihtilaflar vardır. Aişe validemize -radıyellahu anha- göre sedece bir gözü yeterlidir. Ellerin içi mi dışı mı diye de ihtilaf olunmuştur. Bu yüz den bazı hanımlar siyah eldiven takmaktadır.

Bu izahlardan sonra ayeti kerimelerin ışığında şöyle diyebiliriz: Süs eşyalarının takılı olduğu azaları da açmasınlar, emri ilahisi ile kulak, boyun-göğüs, bilek ve ayaklarda tesettüre dahildir.

Ev içinde kocasından başka akrabası olan mahremlerinin yanında göğüs-yaka üzerine konmak üzere başörtüğsünü takmak, başı boynu göğsü örtmek. Dışarı çıkacağı zaman tüm bedeni örten cilbab-çarşaf gibi bir örtüye bürünmek. Yolda yürürken kırıtmadan ses çıkarmadan ve kendini belli etmeden edeble yürümek.

Erkeklerin kadınlara bakmaması ve kadınların da erkeklere bakmaması hakkında -gözlerini yumsunlar, namuslarını korusunlar- eyeti kerimesi, gözle başlayan sinsi bakışların bile Allahu teala tarafından takib edildiğini bildirmektedir.

Neticeyi anlamak istersek hanımlar erkeğin eşi ve sukünet bulmaları için yaratılan hayat arkadaşlarıdır. birbirlerine elbise gibidirler, zinadan ve fuhşiyyattan korunmak için birbirlerine muhtaçtırlar. Neslin devamı için evlenmek şarttır. Evlenmemek bid'at olup kişiyi papazlara kardeş yapar ve sünnetten mahrum eder.

Hanımların anneliğe hazırlanması, kocasını destekleyip muhafaza etmesi, kocasının da hanım ve evlatlarının nafakasını temin ederek onları kimseye muhtaç etmemesi her iki tarafın görevlerindendir. Bu düzeni değiştirip kadını işe ve sokağa gönderirsek, evde ve cemiyette huzur kalmaz, ölümler ve kıtlıklar kol gezer.

Tesettür defilesi diyen ahmakları da yeri gelmişken burdan şiddetle kınıyorum ve islamı istismar etmelerini asla tasvib etmiyorum. Ahlaksızlık mesleği olan paçavraları süsleyerek erkelerin önünde kırıttıran birinin de gerçek müslüman olduğunu zannetmiyorum. Böyleleri 50 yıllık yoldan duyulan cennet kosusunu dahi duyamayacak dey....lardır. Hadisi şerif böyledir ben ne diyeyim.

Kız erkek karışık okuyanlar, çalışanlar dolaşanlar, işiniz sonu felakete gidiyor, aklınızı başınıza alın, islamin iffetine şahsiyetine dönün, islami bir aile yuvası kurun ve fatihler yetiştirin ki fetihler olsun insanlık köhneleşmiş bizans'tan kurtulsun.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

... Câbir b. Abdullah (r.a.)’den; demiştir ki:Resûlullah (s.a.)

“- Biriniz bir kadına dünürlük yaptığı zaman kendisini o kadınla evlenmeye sevk eden organlara bakmaya imkân buluyorsa, bunu yapsın-”

(Câbir) dedi ki: “ben bir câriyeyle evlenmek istedim, bunun üzerine (onun haberi olmadan görebilmek için) onu gizli gizli gözetlemeye başladım. Nihayet beni kendisiyle evlenmeye sevk eden (organlar)ını gördüm de onunla evlendim. (Ebû Dâvud, K.en-Nikâh (12), Bâb 17-18 C.8 S.148 Şamil Yayınları. )

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Erkeğin evlenmek istediği kadına bakması câizdir. Bu konuda kadının buna izm vermesi ile verr memesi arasında bir fark olmadığı gibi, kadının bundan haberi olmasıyla olmaması arasında da bir fark yoktur. Çünkü erkeğin evlenmeden önce alacağı kadına bakması evlilik hayatının daha mutlu ve ahenkli ve devamlı olmasını sağlar. Nitekim el-Mugîre b. Şu'be bir kadınla evlenmek istemiş de Peygamber (s.a.) O'na:

"Git o kadına bak, çünkü bakman aranızda ülfet ve sevginin devam etmesi için daha uygundur” buyurmuş.[270] Bu mevzuda daha pekçok hadis-i şerif vardır. Bunlardan bazılarının meali şöyledir:

"Biriniz bir kadınla evlenmek istediği zaman, evlenmek -gayesiyle ona bakmasında bir günah yoktur. İsterse kadının bundan hiç haberi olmasın"[271] "Allah teâlâ bir adamın kalbine bir kadınla evlenme isteğini attığı zaman artık adamın o kadına bakmasında hiçbir sakınca yoktur."[272]

Kadı lyaz bazı âlimlerin bunun mekruh olduğu görüşünde olduklarını söylemişse de bu görüş hatalıdır. Çünkü hadislerin açık ifâdelerine aykırıdır.

Hanbelî ulemasından İbn Kudâme bu konuda şunları söylüyor: "Biz evlenmek isteyen bir adamın evleneceği kadına bakmasının caiz olduğu konusunda ulema arasında bir görüş ayrılığı bulunduğunu bilmiyoruz. Çün­kü nikah bir akiddir, akd yapan kimsenin akde konu olan şeye istediği kadar bakması hakkıdır. Bu konuda kadının buna izin verip vermemesi­nin de bir önemi yoktur. Çünkü Resül-i Ekrem efendimiz bize bunu mut­lak surette emretmiştir. Ancak erkeğin o kadınla başbaşa yalnız kalması caiz değildir, haramdır. İslâm dini evlenilecek olan kadına bakmaktan öte bir şeye cevaz vermez. Bu bakımdan müstakbel eşlerin başbaşa kalmaları yasak hükümleri içinde kalır. Aynı zamanda sakıncalı durumların doğma­sına da sebeb olabilir. Bilindiği gibi "bir erkek yabancı bir kadınla başba­şa kaldığı zaman, onların üçüncü arkadaşları şeytan olur."

Ayrıca erkek o kadına şehvetle de bakmaz, sadece o kadında aradığı güzelliğin bulunup bulunmadığını araştırmak niyetiyle bakar. Yüz avret sayılmadığı için erkeğin evlenmek istediği kadının yüzüne bakmasının caiz olduğunda. bütün ilim adamları ittifak etmişlerdir. Çünkü yüz kadın gü­zelliklerinin toplandığı bir yerdir ve nazar mahallidir. Fakat bir kadının günlük hayatında toplum içerisinde açması caiz olmayan yerlerine bak­mak ise, caiz değildir. İmam Evzaî'ye göre erkek evlenmek istediği kadı­nın etli yerlerine bakabilir. Davûd-ı Zahirî ise, bütün bedenine bakabilece­ğini söylemiş'se de bunun isabetsizliği son derece açıktır.

Bu konuda mezheblerin görüşünü şu şekilde özetlemek mümkündür:

1. Hanefi mezhebine göre nikah kıyılmadan önce, erkeğin evleneceği kadına bakması menduptur. Ancak kadının kendisine verileceğinden emin olması şarttır. İstediği zaman olumsuz cevap alacağını bilen bir kimsenin o kadına bakması helal değildir. Bir başka ifâdeyle erkeğin evlenmek iste­diği kadına bakması, onun o kadınla evlenme azmini yansıtmasından ve her iki tarafın evlenme arzusunu ve karşılıklı rızalarım ortaya koymasın­dan başka bir mânâ taşımamalıdır. Binaenaleyh evlenme kasdı olmaksızın şehevî arzulan tatmin için bir kadına bakmanın hararnlığı ortadadır.[273]

2. Mâlikî mezhebine göre, evlenilmek istenen kadının bileklerine ka­dar ellerine ve yüzüne bakmak evlenmek isteyen erkek için menduptur. Ancak bu bakmanın caiz olabilmesi bir takım şartlara bağlıdır. Bunlardan birincisi erkeğin lezzet ve şehvet kasdı ile bakmamasıdır. İkincisi kadın ergenlik çağına varmış ise kendisinin; varmamış ise velisinin evlenme tale­binde bulunan erkeğin bu talebinden razı olduğu erkek tarafından kesin bir şekilde bilinmelidir. Üçüncüsü erkeğin bakacağından kadının haberdar olması lâzımdır. Aksi halde bakmak haram olur.[274]

3. Hanbeli Mezhebine göre: Evlenilecek kadının yüzüne, boynuna ve eline bakmak, istekli erkek için mubahtır. Ancak isteğin kadın tarafından olumlu karşılanacağından erkeğin emin olması gerekir ve bakılırken er­kek ile kadının başbaşa yalnız kalmamaları şarttır. Bu konuda kadının kendisine bakılması için izin verip vermemesi önemli değil, bununla bera­ber kadının bundan haberi olmaması da önemli değildir.[275]

4. Şafiî mezhebine göre ise; bir kadınla evlenmek isteyen kimsenin onun yüzüne ve bileklerine kadar ellerine bakması caizdir. Bu bakış şeh­vetle de olsa veya ona âşık olmaya sebebiyet de verse caizdir. Çünkü bu duygular evlenmelerine vesile olabilir. Bakmaktan gaye de budur. Kadına gelince o da erkeğin avret sayılan diz kapağı ile göbek arası hariç bedenin başka yerlerine bakmak fırsatı bulursa bakması caizdir. Çünkü onun da erkeğin vücûdundan beğenip beğenmeyeceği kısımlar olabilir. Şayet erkek kadına bakma fırsatını bulamazsa veya bundan sıkılırsa kadını görüp du­rumunu anlayacak emin bir kimseyi gönderebilir.[276] Şurasını da unutma­mak gerekir ki kadın, kendisine bakılmak üzere kendisinden izin istenme­sinden utanır. Ayrıca bakan kimsenin o kadını beğenmeme ihtimali de vardır. Kendisine bakılması için izin verdiği veya kendisine bakıldığından haberdar olduğu takdirde beğenilmeyen bir kadının, kalbi kırılabilir. Onun içindir ki, ulemadan bazıları "kadına dünür göndermeden önce onu gör­mek ve ona bakmak müstehabtır, ta kî beğenilmediğinden haberdar olma­sın ve dolayısıyla gücenmesin." demişlerdir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Resûlullah’a atfen: “Her kim kertenkeleyi ilk vuruşta öldürürse ona şu ve şu kadar sevaba vardır, ve her kim onu ikinci vuruşta öldürürse, birinciden aşağı olmamak üzere ona şu kadar sevap vardır. Ve her kim onu üçüncü vuruşta öldürürse ona da ikincisinden aşağı olmamak üzere şu ve şu kadar sevaba vardır.” buyurdular. (Müslim 146/695 C.9 Sönmez Neşriyat A.Ş. )

Hafız, sorması ayıptır; atış poligonu mu burası ?

tarihinde KHF-232 tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

TEBERRÜK BÖYLE OLUR.....

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in Mübarek Teriyle Teberrük:

İshak ibni Abdullah ibni Ebi talha, Enes’tem rivayetle şöyle demiştir: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Ümmü Süleym’in evine girer, kendisi orda olamyınca (onun) ve yatağında uyurdu.

Bir gün kendisine denildi: Şu işte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, yatağın üzerinde uyuyor. Yanına vardı, şiddetli şekilde terlemişti. Bu durum çok sıcak bir günde olmuştu. Bir şişe aldı, Resulullah’ın terinden alıp onu bir kabın (şişenin) içine koydu. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem uykusundan uyandı; ne yapıyorsun? Dedi.

Ümmü Süleym: Senin bereketin Ya Resulellah! Onu kokumuzun (şişenin) içine koyuyorum.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem: İsabet ettin, dedi. (Sahihi Müslim- Beyhaki: 3/ 114)

Bu ve benzeri pek çok rivayetlerde, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in mübarek teri, tükrüğü, kanı, saçı sakalı, tırnakları hatta kanı ile teberük eden ashabı kiram, bütün bu fiillerinde takdir almıştır, kabul görmüştür. Ama bu zaman reformcu aydın din hırsızlarına göre bu haraketler, anlamsız fuzuli işler, hatta şirk maddeleridir ve sakınılması lazımdır. Bunlar dinin ruhunda habersiz sadece suretle yetinen beton kafalı robot müslümancıklardır. Bunların anlayışı madde ötesine ulaşamadığındna hemen inkar ederek kurtulmaya bakarlar, ama inkarla kurtulan kimseyi görmedik. İnkar çare değil işin aslını anlayıp tasdik ve tatbik çaredir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...