Jump to content

Recommended Posts

Herşey mideyle başlamıştı.

Önce yemek yiyememeler,ardından ona eşlik eden kusmalar,

Sonra korkularım başlamıştı.

Evden cıkmaya korkuyordum,

Ya cıktığımda midem yine aynı olursa

ellerim ayaklarım titremeye başlar düşecek gibi hisedersem..

Kendimi güçsüz hissediyor ve bu korkularıma şaşırıyordum..

Artık ewden dısarıya az cıkan birine dönüşüyordum yavaş yavaş..

Gittiğim mide doktorları sindirim sistemimde raharsızlığın psikolojik olduğu söylüyolardı.

Artık bambaşka bir insana dönüşüyordum..

Bazen midemde hormonlar yanlış salgılanıyor gibi hisediyordum.

Sonraları yanlızlıktan korkmalar,

Hiç bir şeyden zevk alamamalar.

Ve eskiden duyduğun seylere olan ilgilerimin azalması..

Tüm bunlar dewam ederken artık hayatımda hiçbirşey eskisi gibi olmamaya başladı.

Psikiyatriye gitmeye uzman desteği almaya geç bile kalmıştım..

Psikiyatri 'depresyondasın ' demişti bana..

Hala bunlar acaba birgün geçicek mi diye düşünür dururum.

Major bir depresyon geçiriyomuşum doktorumun dediğine göre..

Şuan 21 yaşşndayım ve 25 yaşına kadar antidepresan kullanmam gerektiğini söyledi..

25 yaş hayatımın düzene gireceği bir yaşmış..

Şuan 3 tane hap kullanıyorum. ...........

Sitemizde başka psikolojik rahatsızlığı olan arkadaşlar var mı?

Bu konuları bu başlık altında konuşabilir ve tartışabiliriz..

Öncelikle şöyle bir sorum olacak depresyon tamamen tedavi edilebilinen bir hastalık mıdır?

Daha önce depresyon geçiren veya psikolojik mide sorunları yaşayan arkadaşlar var mı?

Sadece depresyon değil tüm psikolojik rahatsızlıkları bu başlık altında konuşabiliriz..

tarihinde IFeelGood tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 177
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

hiena , bunlar gerçekten önemli şeyler değil. Psikolojiden hiç anlamam. Ama bazen "s*ktir et" diyebilmelisin. Ben de astım hastasıyım. Ne zaman dışarı çıksam tıkanacakmış gibi hissediyordum. Bir gün bu rahatsızlıklarımın bazılarının psikolojik olduğunu düşündüm. Ve bilerek yanıma ilacımı almadan çok uzaklara gittim. Hem de koşarak. Artık çoğu yere astım ilacımı götürmüyorum. Çözüm takmamakta.

Link to post
Sitelerde Paylaş

hiena , bunlar gerçekten önemli şeyler değil. Psikolojiden hiç anlamam. Ama bazen "s*ktir et" diyebilmelisin. Ben de astım hastasıyım. Ne zaman dışarı çıksam tıkanacakmış gibi hissediyordum. Bir gün bu rahatsızlıklarımın bazılarının psikolojik olduğunu düşündüm. Ve bilerek yanıma ilacımı almadan çok uzaklara gittim. Hem de koşarak. Artık çoğu yere astım ilacımı götürmüyorum. Çözüm takmamakta.

Psikolojikten kastın nedir?

Psikolojik hastalıklar organik bozukluklardır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Öncelikle şöyle bir sorum olacak depresyon tamamen tedavi edilebilinen bir hastalık mıdır?

Daha önce depresyon geçiren veya psikolojik mide sorunları yaşayan arkadaşlar var mı?

Sadece depresyon değil tüm psikolojik rahatsızlıkları bu başlık altında konuşabiliriz..

Depresyondan çıkarsınız tabii ki, hatta size söylenen vakitten çok daha erken de çıkabilirsiniz ama bu, depresyona bir daha hiç girmeyeceğiniz anlamı taşımaz.

Özellikle majör depresyonlar büyük oranda tekrar ortaya çıkar ve siz tekrar ilaç kullanmak zorunda kalabilirsiniz. Ama sizde böyle bir şey hiç olmayabilir de. Yine de olması ihtimalini gözönünde bulundurmalı ve paniklemeden tedaviye başlamalısınız.

Bu arada, kullandığınızı belirttiğiniz ilaçların adlarını yazmışsınız, onları editledim. İlaç adı vermemek daha sağlıklı olur, özellikle bir tanesi epeyce riksli bir ilaç. Siz doktor kontrolünde olduğunuz için sorun yok, ama diğer okurlar için riskli olabilir.

İlaçlarınızı bir anda değil, azaltarak kestirecektir size. Lütfen ayda en az bir kere mutlaka doktorunuza gidin. İlk kez ağır antidepresan tedavisi başlanan hastalarda -özellikle 24 yaşından küçüklerde- ilaçlara başlandığı dönemde intihar düşünceleri gelişebilir.

Panik olmayın, doktorunuza başvurun. Bunları bilmek durumu kontrol altına almanızı kolaylaştırır.

Geçmiş olsun.. Yaşınız çok küçük, bu yaşlarda depresyona sık rastlanır, o yüzden kendinize zaman tanıyın ve doktorunuza güvenin. İlaçlarla ilgili sorunlar yaşadığınızda da hiç çekinmeden anlatın. Mutlaka değiştirecek veya yeniden doz ayarlayacaktır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

nevi uyuş

Psikolojikten kastın nedir?

Psikolojik hastalıklar organik bozukluklardır.

Tamamı değil,Psikosomatik rahatsızlıklarda organizmadan kaynaklanan bir rahatsızlık göremezsiniz.

Depresyon tanısı konmuş yukarıdaki arkadaş bir psikiyatrist'e gitmekle doğru yapmış. Antidepresanlar doktor kontrolünde alınmalı ve yan etkisi olduğu unutulmamalıdır. Sorunun mide de çıkması normal, zira stress anında kaç ya da savaş güdüsü işler ve vücut kanının çoğu kol ve bacaklara pompalanır ve gereken bu kan, ilk olarak sindirim sistemi gibi sistemlerden çekilir. Antidepressanlar bir nevi uyuşturucu sayılabilir.Geçici rahatlama sağlanır. Önemli olan sizi depresyona sokan uyaranları ve sebepleri yok etmektir.

Kendinizi rahat hissettiğiniz hobiler edinin ve mümkün olduğu kadar stress ten kaçının. Dr. tavsiyesi ile bir terapiste de başvurabilirsiniz.

Link to post
Sitelerde Paylaş

nevi uyuş

Tamamı değil,Psikosomatik rahatsızlıklarda organizmadan kaynaklanan bir rahatsızlık göremezsiniz.

Depresyon tanısı konmuş yukarıdaki arkadaş bir psikiyatrist'e gitmekle doğru yapmış. Antidepresanlar doktor kontrolünde alınmalı ve yan etkisi olduğu unutulmamalıdır. Sorunun mide de çıkması normal, zira stress anında kaç ya da savaş güdüsü işler ve vücut kanının çoğu kol ve bacaklara pompalanır ve gereken bu kan, ilk olarak sindirim sistemi gibi sistemlerden çekilir. Antidepressanlar bir nevi uyuşturucu sayılabilir.Geçici rahatlama sağlanır. Önemli olan sizi depresyona sokan uyaranları ve sebepleri yok etmektir.

Kendinizi rahat hissettiğiniz hobiler edinin ve mümkün olduğu kadar stress ten kaçının. Dr. tavsiyesi ile bir terapiste de başvurabilirsiniz.

Sen görürsün veya göremezsin. Sen göremediğin için yoktur da diyemezsin.

Bu çok eski bir düşünce şekli. Son 30 yıl içinde yanlış olduğu anlaşılan bir düşünce şekli.

Freudian görüşün çöpe atıldığını hatırlatıyorum.

Beyinde bir takım nörotransmiterler ve kimyasal maddeler var.

Onlardaki dengesizlik psikolojik ve psikosomtik hastalıklardan sorumlu.

Ve bu olay organik bir bozukluk. O mediyatörleri ve nörotransmiterleri sentez eden nöronlarda organik veya kimyasal bir bozukluk var.

O bozuklukları bazı ilaçlarla düzeltebilirsin. İlaçlar organik bozuklukları tedavi ederler.

Doktorların tavsiyelerini dinleyin elbette ama psikolojik bozuklukların da kökeninin organik olduğunu ihmal etmeyin.

Link to post
Sitelerde Paylaş

nevi uyuş

Tamamı değil,Psikosomatik rahatsızlıklarda organizmadan kaynaklanan bir rahatsızlık göremezsiniz.

Depresyon tanısı konmuş yukarıdaki arkadaş bir psikiyatrist'e gitmekle doğru yapmış. Antidepresanlar doktor kontrolünde alınmalı ve yan etkisi olduğu unutulmamalıdır. Sorunun mide de çıkması normal, zira stress anında kaç ya da savaş güdüsü işler ve vücut kanının çoğu kol ve bacaklara pompalanır ve gereken bu kan, ilk olarak sindirim sistemi gibi sistemlerden çekilir. Antidepressanlar bir nevi uyuşturucu sayılabilir.Geçici rahatlama sağlanır. Önemli olan sizi depresyona sokan uyaranları ve sebepleri yok etmektir.

Kendinizi rahat hissettiğiniz hobiler edinin ve mümkün olduğu kadar stress ten kaçının. Dr. tavsiyesi ile bir terapiste de başvurabilirsiniz.

Şöyle düşünün..

Somatik bir ağrı çekiyorsa bile kişi, ona neden olan fizikokimyasal sebepler vardır.

Örneğin bizim ülkemizde somatik hastalıklar en çok kadınlarda görülür, yine en çok görüleni de bel ağrılarıdır.

Bu kadınlarında bellerinde, ağrıya neden olacak organik bir problem yoktur, ancak o bölgenin ağrıdığını zannetmesine neden olan, daha doğru bir deyişle o bölgede ağrı biçiminde kendini gösteren birtakım fizikokimyasal sorunlar vardır beyinde.

Depresyon, ankisiyete vb pekçok faktör yatar altta.

Hacı'nın söylemek istediği sanırım bu. Yani sonuç olarak evet, mutlaka organik bir neden vardır.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Nörotransmitterlar,yani snaps kaydırıcı ları asetilkolin,dopomin,melotonin ... vs gibi kimyasallar hipofiz, epifiz veya hipotolamus gibi organlardan kaynaklanıp salgılanır.Bunda haklısınız fakat bu hali ortaya çıkaracak olan bir tetikleme mekanizması gereklidir. Bu da gözle görülmeyen geçmiş güdüleriniz,bilinç altınızdır. Pek çok harekete gayri ihtiyari tepki verirsiniz mesala,geçmişten gelen güdüleriniz bir yolla açığa çıkar.Bazı Psikolog lar bunu su içindeki bir top'a benzetir. Su içinde bir topu ne kadar tutabilirsiniz?

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Beyinde organik bir neden olmadan bir takım hisler algılanmaz.

Eğer beyinde nörotransmiterleri veya mediyatörleri tutan bir kimyasal bozukluk varsa ki bu organiktir, hastada her türlü belirti ve şikayet olabilir.

Her türlü rahatsızlığın nedeni organiktir. Yani hiçbir rahatsızlık organik bir neden olmadan kendiliğnden ortaya çıkmaz.

Bel ağrısı örneğinde durum biraz farklı. Hastaların hemen hepsinde belde önceleri bir ağrı nedeni vardır.

Beyin o ağrıyı öğrenir. Ona yanıt vermeyi de öğrenir ve bu arada o bölgenin ağrısı ile ilgilenen nöronlarda kimyasal bozukluklar ortaya çıkar.

O bozukluklar belde ağrı nedeni ortadan kalkmış olsa da, devam eder.

Beyin karmaşık bir makinedir. Ne yapacağı, nasıl yapacağı, nasıl davranacağı bilinemez. Herşey mümkündür.

Ama herşey organik mekanizmalarla açıklanmalıdır. Ruh yoktur. Psikolojik bozuklukların hepsinin nedeni organiktir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Nörotransmitterlar,yani snaps kaydırıcı ları asetilkolin,dopomin,melotonin ... vs gibi kimyasallar hipofiz, epifiz veya hipotolamus gibi organlardan kaynaklanıp salgılanır.Bunda haklısınız fakat bu hali ortaya çıkaracak olan bir tetikleme mekanizması gereklidir. Bu da gözle görülmeyen geçmiş güdüleriniz,bilinç altınızdır. Pek çok harekete gayri ihtiyari tepki verirsiniz mesala,geçmişten gelen güdüleriniz bir yolla açığa çıkar.Bazı Psikolog lar bunu su içindeki bir top'a benzetir. Su içinde bir topu ne kadar tutabilirsiniz?

Bütün bunların nedeni beyindeki kimyasal bozukluklardır. Kimyasal bozuklukların doğası da organiktir.

Ruh yoktur. Somut ve organik bir neden vardır. O neden kolaylıkla gözden kaçabilen ve hiçbir testle görülmeyen kimyasal bir bozukluktur.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili Hacı,

Reaktif depresyonu nereye koyacağız o halde? Çevresel etmenlerle ortaya çıkan basit ve belki ilaç da gerektirmeyen ama görüldüğü kişiyi çok etkileyen psikolojik rahatsızlıklar var.

Ölüm, insanın şiddetli tepki gösterip mekanizmayı bozmasına neden olabilecek bir nedendir örneğin..

Şiddete maruz kalmak, sistematik duygusal şiddet vb. Yani çevresel etmenler kişileri, henüz organik bir neden oluşmamışken de etkileyip hasta hale getirebilir. Süreci ayrıca ele alabiliriz belki ama başlangıç da gözardı edilmemeli.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Kutsal bir ruh ben görmedim.Ama karekter gördüm.Karekterimizi oluşturan organik ve bilişsel bir süreçtir.Ruh'tan kasıt;karekterimizdir.Bu 17. yüzyılda dahi kuramsal orta konmuş bir görüştür.Lakin bilişsel olarak da desteklendiğimiz yadırganamaz. Sizi siz yapan,yaşadıklarınız ve tecrübelerinizdir. Bir olayın otomatik bir davranış haline gelmesinde tekrar önemlidir.Tekrardan kaçındığımızda ise kaybolacaktır. Yani sizin anlayacağınız şekilde nöron lar arası bağı kopacak'tır.Bilişsellik nöronlar arası bağdır. Ortaya konan hareketleriniz ve oluşan hal ,tavır ve davranışlarınız ruh tur...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sevgili Hacı,

Reaktif depresyonu nereye koyacağız o halde? Çevresel etmenlerle ortaya çıkan basit ve belki ilaç da gerektirmeyen ama görüldüğü kişiyi çok etkileyen psikolojik rahatsızlıklar var.

Ölüm, insanın şiddetli tepki gösterip mekanizmayı bozmasına neden olabilecek bir nedendir örneğin..

Şiddete maruz kalmak, sistematik duygusal şiddet vb. Yani çevresel etmenler kişileri, henüz organik bir neden oluşmamışken de etkileyip hasta hale getirebilir. Süreci ayrıca ele alabiliriz belki ama başlangıç da gözardı edilmemeli.

Organik nedenlerin ne olduğunu bilmek gerekiyor. Bu da biraz açıkama gerektiriyor.

Bir insan aldığı acı bir haber üzerine neden aniden mateme bürünür?

Burada nasıl bir organik bozukluk söz konusudur?

Daha organik bozukluk olmaya zaman kalmadan kişi derin bir depresyona girmiştir.

Beyinde her türlü etkinlik medyatörler ve nörotransmiterler ve bazı hormonlar aracılığı ile gerçekleştirilir.

Normalde onların beyinde belli bir düzeyi vardır. Onlar kullanılırlar ve yeniden sentez edilirler. Aslında sürekli olarak yapılırlar ve yıkılırlar.

Acı haber beyinde mevcut kimyasal maddeleri hareket getirir ve kişi aniden ağır bir depresyona girer.

Bu depresyondan beyinde o anda mevcut nörotransmiterler ve medyatörlerl hormonlar sorumludur.

Ardından beyinde onların etkisi altında depresyona giren sinir hücrelerinde bir takım kimyasal değişiklikler olmaya başlar ve onların etkisi daha kalıcıdır.

Beyinde bu acı haberle ani bir krize giren kişide ortaya çıkan kimyasal bozukluklar bir süre devam eder ve sonra düzelir.

Yani her türlü psikolojik bozukluklardan kimyasal maddeler sorumludur. Bu etki organiktir. Yani kimyasal maddelerle açıklanır.

Onlar ya mevcut kimyasal maddelerdir ya da daha sonra sentezlenen kimyasal maddelerdir.

Beyindeki her türlü etkinlik organiktir. Başka bir neden aramaya gerek yoktur.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bende uzun uzun bunalımlara girdim yengelerimin bana karşı gizli kapaklı yaptıkları bazı şeylerden ötürü, en sonu uzandığım yerden ağlayarak sıçramalar başladı, ilk defa depresyon ilacı kullandım yıllar önce ama yanlış hatırlamıyorsam 3 gün kullanabildim çünkü boşluk hissi oluşmuştu bende fakat bu ilaçları içince tarifi imkansız bir hal aldı bu boşluk hissi, nefes almak bile ızdıraba dönüştü bir iki içinde, ilacı attım en sonunda.Galiba ilac yan etkisini bende çok fazla gösterdi ve kurtuluş yolu aradım bir gün boyunca, kurtuluşumu, ilacı atarsam eğer geçer düşüncesine neden oldu ve ilacı attım.O ilaçları atma eylemi bile imkansız derecede zor olduğu halde ilacı attım, o kadar çok buhrana girdim yani.

tarihinde -inmanah- tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
Beyindeki her türlü etkinlik organiktir. Başka bir neden aramaya gerek yoktur.

Bazı hastalıkların nedenleride inançsızlıktır. Yanlış anlamayın. Allah'a inançsızlık değil. İyileşmeye olan inançsızlık. Belki bay hacının dedikleri doğrudur. Herşey organiktir. Lakin gelin görünki insanın iyileşmeyi kafaya koyması bu organik durumu alt üst edebilir ve herşey iyiye gidebilir. Beynin organik yapısı mı psikolojiyi etkiler, yoksa psikoloji mi beynin organik yapısını etkiler. Bunu iyi görmek gerekir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Organik nedenlerin ne olduğunu bilmek gerekiyor. Bu da biraz açıkama gerektiriyor.

Bir insan aldığı acı bir haber üzerine neden aniden mateme bürünür?

Burada nasıl bir organik bozukluk söz konusudur?

Daha organik bozukluk olmaya zaman kalmadan kişi derin bir depresyona girmiştir.

Anlatmaya çalıştığım şey buydu zaten. Ardından gelen mevcut kimyasal maddelerin ya da sonradan sentezlenerek varlık gösterenlerin ortaya çıkardığı sonuç. O kısmı açıklamışsınız zaten.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bazı hastalıkların nedenleride inançsızlıktır. Yanlış anlamayın. Allah'a inançsızlık değil. İyileşmeye olan inançsızlık. Belki bay hacının dedikleri doğrudur. Herşey organiktir. Lakin gelin görünki insanın iyileşmeyi kafaya koyması bu organik durumu alt üst edebilir ve herşey iyiye gidebilir. Beynin organik yapısı mı psikolojiyi etkiler, yoksa psikoloji mi beynin organik yapısını etkiler. Bunu iyi görmek gerekir.

Bu konuda yapılmış bir bilimsel çalışma sonucu yok elimizde. İyileşmeye inanç derken moral ve motivasyondan sözediyorsanız, bunun çok yarar sağladığına dair gözlemler var, hatta çalışmalar.

Stresin azalması veya yok edilmesi, hastanın tedaviye dair iş birliğini artırıyor öncelikle. Stres metabolizmaya baştan sonra zarar veren, bağışıklık sistemini negatif etkileyen bir faktör ve stresten uzaklaşmış hastanın tedaviye olumlu yanıt vermesi daha fazla mümkün.

Stres hastayı sadece fiziksel olarak değil, zihinsel ve duygusal olarak da fazlasıyla tahrip eder ve hastalığı iyileştirmede zorluğa neden olur.

Fakat depresyon daha farklı bir hastalık. Depresyondaki en büyük sorun, kişinin çok büyük bir anlamsızlık duygusu taşıması. Bildiğimiz anlamda stres bile yaşamaz depresif kişi. Depresyona neden olan bir başka hastalığı yoksa, yani örneğin kanser vb. ağır bir hastalık sonrası ortaya çıkan eşlik edici bir durum değilse, iyileşmeye olan inanç ve strese karşı bağışıklık kazanma davranışları geliştirmek pek öncelikli sayılmaz. Hasta organ direkt beyin zaten.

Terapistler uygun başa çıkma yöntemlerini hastalara öğretirler.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...