Jump to content

Büyük Patlamadan Önce Ne vardı?


Recommended Posts

Külliyeten yanlışsın.

"Önce" veya "Sonra" zamana dair kavramlar. Zamanın olmadığı yerin öncesi de, sonrası da yoktur. Big bang öncesi zaman var olmuş olabilir aslında, ama bu başka tartışma. Klasik big bang öngörüsüne göre, zamanın başlangıcında önceki evren için, zaman söz konusu değildir.

Sorun, zamanın ne olduğunu bilmiyor olmanızdan kaynaklanıyor.

Bir cismin yeri neresidir? Bu yeri göstermek için, cismin, dikey, yatay, derinlik ve zaman boyutundaki koordinatlarını vermen gerekir. Bu da nedir, 3 boyut ve 1 boyut olarak zaman. Bu boyutlar yoksa, ortada zaman olmayacaktır, ama bu yokluk değil, sadece boyutların olmayışıdır.

ne yani bingbang e göre birşeyler vardı ve zaman daha mı sonra başladı.Veya anlaşılmaz durumundan bizim anlıyacağmz hale geldi? Tavsiyen için sağol vicucu :D insan meraklı bir ''Yaratık''
Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 182
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

hep var olmak nasıl bir şey acaba...

yani hiç başlangıcı olmamak ...

sonsuz zamandan beri var olmak mümkün mü...

şöyle bir soru var...

sonsuz zamandan beri var olan bugün hala var ise ...

nasıl olmuşta sonsuz zamanı aşıp bu güne ulaşabilmiştir...

sonsuzu aşmak mümkün müdür...

bu soru ister tanrı için ister madde için sorulabilir...

yani varlık yada yaratıcı ikisinin birisi ezeli olması gerekiyor...

eğer varlı ezeli ise de yaratıcı ezeli isede ikisine de bu soruyu sorabiliriz...

ey varlık yada ey tanrı nasıl olupta sonsuz zamanı aşıp bu güne gelebildiniz...

Link to post
Sitelerde Paylaş

hep var olmak nasıl bir şey acaba...

yani hiç başlangıcı olmamak ...

sonsuz zamandan beri var olmak mümkün mü...

şöyle bir soru var...

sonsuz zamandan beri var olan bugün hala var ise ...

nasıl olmuşta sonsuz zamanı aşıp bu güne ulaşabilmiştir...

sonsuzu aşmak mümkün müdür...

bu soru ister tanrı için ister madde için sorulabilir...

yani varlık yada yaratıcı ikisinin birisi ezeli olması gerekiyor...

eğer varlı ezeli ise de yaratıcı ezeli isede ikisine de bu soruyu sorabiliriz...

ey varlık yada ey tanrı nasıl olupta sonsuz zamanı aşıp bu güne gelebildiniz...

Sorun, sonsuz zaman diye bir hata yapmak.

Bu ise, zaman diye bir şeyin varlığını kabulden geliyor.

Zamanı anlamamak, tüm mesele bu aslında. Bir gökdelenin tepesindeki zamanın, dibindeki zamandan farklı olduğunu öğrenmek kolay, ama bunu anlamak kasıyor işte.

Bu yüzden de, bu sonsuz zaman filan gibi saplantılar çıkıyor, hepsi bu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorun, sonsuz zaman diye bir hata yapmak.

Bu ise, zaman diye bir şeyin varlığını kabulden geliyor.

Zamanı anlamamak, tüm mesele bu aslında. Bir gökdelenin tepesindeki zamanın, dibindeki zamandan farklı olduğunu öğrenmek kolay, ama bunu anlamak kasıyor işte.

Bu yüzden de, bu sonsuz zaman filan gibi saplantılar çıkıyor, hepsi bu.

şu şahit olduğumuz varlığı irdeliyoruz...

nasıl oldu da bu varlık oldu...

hep var mıydı...

yoksa mutlak yokluk sürecinin bir anında mı ortaya çıktı...

varlığın bir yaşı var mı yani...

eğer varlığın bir yaşı var sa yani yokluktan doğduğu bir an var sa bu bilinebilir mi...

yokluk varlığı doğrurabilir mi...

varlığı tanrı yarattı ise tanrının bir yaşı var mı...

o kaç yaşında...

tanrı yaratmadı yokluktanda doğmadı varlık hep vardı desek...

neden varlık var...

niçin hiç bir şey olmamak yerine bir şeyler var...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorunda burada zaten.

Uzak galaksilerin kırmızıya kayması, illa daha hızlı uzaklaşıyor oldukları demek olmayabilir.

Ve dhası, evren 13.7 milyar ışıkyılından daha büyük, çoook daha büyük.

Hiç bir şey ışıktan daha hızlı gidemiyorsa, evren nasıl 13.7 milyar yılda o kadar büyüdü? İşte asıl sorun burada.

Anibal,

Bazen insanı çileden çıkarıyorsun cidden. Şu anda bile çok uzak galaksiler bizden nerede ise ışık hızına yazkın hızlarda uzaklaşıyor. Ortada bilimsel bir gerçek varken bunu inkar etmek ne derece bilimsel? Evren genişliyor. HAtta genişleme hızı da artıyor. Bunlar bilimsel gerçekler. Bu gerçeğin üstüne modeller kurman gerekiyor. Başta bigbang vardı şimdi ise Standart model deniyor. Ancak hepsi de bu bilimsel gerçekle çelişmeyecek şekilde teori üretiyorlar.

Bir cisim ışık hızından hareket ediyor denmiyor zaten teoride. Uzay, ışık hızında genişliyor deniyor. HAreket eden uzay, cisimler değil. Şu anda yapılan gözlemler de bunu gösteriyor. Çok uzak galaksiler bizden nerede ise ışık hızında uzaklaşıyor. Onun ötesini de göremiyoruz çünkü eğer ışık hızından daha fazla uzaklaşma mevcutsa ışığının gelmesinin imkanı yok.

Evrenin genişlediği ile ilgili son derece hassas cihazlar uzaya gönderilmiş ve kozmik fon radyasyonu son derece hassas şekilde ölçülmüştür. Senin düşündüğün gibi basit birkaç gözleme dayanı değil. Bu konuyu konunun uzmanı fizikçilerle görüşmeni tavsiye ederim. Ama iddialarını sakın anlatma sana gülerler.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Anibal,

Bazen insanı çileden çıkarıyorsun cidden. Şu anda bile çok uzak galaksiler bizden nerede ise ışık hızına yazkın hızlarda uzaklaşıyor. Ortada bilimsel bir gerçek varken bunu inkar etmek ne derece bilimsel? Evren genişliyor. HAtta genişleme hızı da artıyor. Bunlar bilimsel gerçekler. Bu gerçeğin üstüne modeller kurman gerekiyor. Başta bigbang vardı şimdi ise Standart model deniyor. Ancak hepsi de bu bilimsel gerçekle çelişmeyecek şekilde teori üretiyorlar.

Bir cisim ışık hızından hareket ediyor denmiyor zaten teoride. Uzay, ışık hızında genişliyor deniyor. HAreket eden uzay, cisimler değil. Şu anda yapılan gözlemler de bunu gösteriyor. Çok uzak galaksiler bizden nerede ise ışık hızında uzaklaşıyor. Onun ötesini de göremiyoruz çünkü eğer ışık hızından daha fazla uzaklaşma mevcutsa ışığının gelmesinin imkanı yok.

Evrenin genişlediği ile ilgili son derece hassas cihazlar uzaya gönderilmiş ve kozmik fon radyasyonu son derece hassas şekilde ölçülmüştür. Senin düşündüğün gibi basit birkaç gözleme dayanı değil. Bu konuyu konunun uzmanı fizikçilerle görüşmeni tavsiye ederim. Ama iddialarını sakın anlatma sana gülerler.

Sİz her söylenene inanmışsınız ama bazen bilim adı altında çok şey uydurulduğu da oluyor, kendi uydurdukları yazıları bilim yazısı diye yutturabiliyorlar, bakın hiç düşündünüz mü, neden her yerde sahte fosil sergisi açıyorlar, neyi ispatlamaya çalışıyorlar, demek ki kaybetmekten korktukları birşeyler var ve insanları kandırmaya çalışıyorlar işte aynı şekilde sahte bilim makaleleri de hazırlayabilirler, din dediğiniz olayın ardında çok güçlü adamlar var, en popüler bilim kurumlarına bile adamlarını yerleştirebilirler, çünkü onların bu dünyada kaybedecekleri çok çıkarlar var çıkarlarını kaybetmekten korkuyorlar. Evren genişliyor olabilir ama bunun kuranda ne işi var mesela, 10 yıl önceki meallerde yokmuş neden şimdi var?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sorun, sonsuz zaman diye bir hata yapmak.

Bu ise, zaman diye bir şeyin varlığını kabulden geliyor.

Zamanı anlamamak, tüm mesele bu aslında. Bir gökdelenin tepesindeki zamanın, dibindeki zamandan farklı olduğunu öğrenmek kolay, ama bunu anlamak kasıyor işte.

Bu yüzden de, bu sonsuz zaman filan gibi saplantılar çıkıyor, hepsi bu.

Zaman göreli bir kavram, dahası maddenin olmadığı yerde zaman var mıdır ki?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Peki hacı, sen nerden biliyorsun ki, nerden bu kadar eminsin ki big bang olmuşta öyle genişlemişte.. Sen big bangı tartışılmaz gerçek olarak kabul edip, herşeyi ona uydurmaya çalışıyorsun, ne kaldı dincilerden farkın?

Arkadaşlar aşağıdan plazma evren modeliyle ilgili yazıyı okuyabilirsiniz

http://ateistforum.biz/viewtopic.php?id=752

Link to post
Sitelerde Paylaş

Sİz her söylenene inanmışsınız ama bazen bilim adı altında çok şey uydurulduğu da oluyor, kendi uydurdukları yazıları bilim yazısı diye yutturabiliyorlar, bakın hiç düşündünüz mü, neden her yerde sahte fosil sergisi açıyorlar, neyi ispatlamaya çalışıyorlar, demek ki kaybetmekten korktukları birşeyler var ve insanları kandırmaya çalışıyorlar işte aynı şekilde sahte bilim makaleleri de hazırlayabilirler, din dediğiniz olayın ardında çok güçlü adamlar var, en popüler bilim kurumlarına bile adamlarını yerleştirebilirler, çünkü onların bu dünyada kaybedecekleri çok çıkarlar var çıkarlarını kaybetmekten korkuyorlar. Evren genişliyor olabilir ama bunun kuranda ne işi var mesela, 10 yıl önceki meallerde yokmuş neden şimdi var?

Sen ne saçmalıyorsun öyle. Bilimde inanmadığın taktirde gidip kendin denersin. Bilim denilen şeyi anlamamışsın burada cahil cahil yazıyorsun. Git bilimin metodlarını öğren önce.

Link to post
Sitelerde Paylaş

şimdi tekraren şu sorunsalı hatırlatmak isterim....

geleceğe doru gittikçe evren sürekli genişliyor geçmişe doğru gittikçe evren daralıyor diyelim...

daralma sürecine nasıl olupta bir başlangıç konulabiliniyor...

daralma yada küçülme niçin bir noktada son bulmalı...

yani evren 13 .7 milyaryıl kadar daraldığında öyle bir küçük noktaya ulaşıyor ki artık ondan daha küçük olmıyor...

yani bu öyle küçük boyutun bir anlamı hesabı var mı...

hangi boyutta olursa olsun bu küçüklüğün daha küçüğüne niçin ulaşılamıyor...

aslında küçülmenin bir sonu yok sonsuza kadar küçülünebilinir...

eğer öyleyse bu 13.7 hesabı nereden çıktı...

ondan önce olabilmesi düşünülebilen bir sonsuz küçülme aşaması göz ardı mı edildi...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Anibal,

Bazen insanı çileden çıkarıyorsun cidden. Şu anda bile çok uzak galaksiler bizden nerede ise ışık hızına yazkın hızlarda uzaklaşıyor. Ortada bilimsel bir gerçek varken bunu inkar etmek ne derece bilimsel? Evren genişliyor. HAtta genişleme hızı da artıyor. Bunlar bilimsel gerçekler. Bu gerçeğin üstüne modeller kurman gerekiyor. Başta bigbang vardı şimdi ise Standart model deniyor. Ancak hepsi de bu bilimsel gerçekle çelişmeyecek şekilde teori üretiyorlar.

Bir cisim ışık hızından hareket ediyor denmiyor zaten teoride. Uzay, ışık hızında genişliyor deniyor. HAreket eden uzay, cisimler değil. Şu anda yapılan gözlemler de bunu gösteriyor. Çok uzak galaksiler bizden nerede ise ışık hızında uzaklaşıyor. Onun ötesini de göremiyoruz çünkü eğer ışık hızından daha fazla uzaklaşma mevcutsa ışığının gelmesinin imkanı yok.

Evrenin genişlediği ile ilgili son derece hassas cihazlar uzaya gönderilmiş ve kozmik fon radyasyonu son derece hassas şekilde ölçülmüştür. Senin düşündüğün gibi basit birkaç gözleme dayanı değil. Bu konuyu konunun uzmanı fizikçilerle görüşmeni tavsiye ederim. Ama iddialarını sakın anlatma sana gülerler.

Biz bu konuları Hawking denen şekilsiz bir adamla konuşmuştuk bir ara, sence kafi mi, yoksa şöyle kelli felli, kaslı, iki metre boyunda bir fizikçi bulup onunla mı konuşmamız gerekiyor?

Şunu kaçırıyorsun. Biz hiç bir genişleme ölçmedik şu ana kadar. Biz sadece ışığın kırmızıya kaymasını ölçüyoruz. Bunun da genişlemeden kaynaklandığını düşünüyoruz. Bu yüzden o genişleme sadece bir teori.

Ve tüm teoriler gibi, o teori de, insafsızca sorgulanmadan doğru olamaz. Ve bu ara, bu teori ciddi şekilde sıkıntıya düşüyor, işte bizim de söylediğimiz şey bu.

Bunu kaç kere söylememiz gerekiyor daha?

Link to post
Sitelerde Paylaş

şimdi tekraren şu sorunsalı hatırlatmak isterim....

geleceğe doru gittikçe evren sürekli genişliyor geçmişe doğru gittikçe evren daralıyor diyelim...

daralma sürecine nasıl olupta bir başlangıç konulabiliniyor...

daralma yada küçülme niçin bir noktada son bulmalı...

yani evren 13 .7 milyaryıl kadar daraldığında öyle bir küçük noktaya ulaşıyor ki artık ondan daha küçük olmıyor...

yani bu öyle küçük boyutun bir anlamı hesabı var mı...

hangi boyutta olursa olsun bu küçüklüğün daha küçüğüne niçin ulaşılamıyor...

aslında küçülmenin bir sonu yok sonsuza kadar küçülünebilinir...

eğer öyleyse bu 13.7 hesabı nereden çıktı...

ondan önce olabilmesi düşünülebilen bir sonsuz küçülme aşaması göz ardı mı edildi...

olum biyo bureye bakın len...
Link to post
Sitelerde Paylaş

olum biyo bureye bakın len...

Kireç, yıllar önce orada anlattığın düz mantıkla bakılıyordu olaya. Bugün büyüyuorsa, geçmişe doğru, bunlar bir noktada toplanır.

Nokta, kalemle koyduğun şey değildir. Bir noktanın boyutları yoktur aslen. Yani, eni, boyu, hacmi vs. vs. yoktur.

İşte o eski gözlemlerden çıkarılan genişleme yorumuna göre, geriye doğru gidersek, kainat bir noktada toplanır. Bu kadar "kütle" zaten daha bir noktaya toplanmadan kendini ezer ve tekilliğe döner. Yani karadelikler gibi, boyutsuz bir şey olur çıkar. Öngörü bu. Bir tekillikte zaman yoktur, boyut vs. yoktur, kütle, kütleye dair parçacıklar, elektron, foton filan yoktur. Bir tür saf enerji hali gibidir, ama enerjide değildir.

Zamanın olmadığı, mekanın olmadığı bir şeyi de zaman ve mekanın içinde olan sen ölçemezsin, yani göremezsin. İşte big bang zamanı görünemez denen şeyde bu aslında. Nasıl ölçeceksin ki, boyutu olmayan bir şeyin enini, boyunu filan, madde olmayan şeyin ısısını vs. ?

İşte big bang bunu öngörürdü, geçmişte, 50 yıl filan önce. O boyutsuz tekillik, tamamen yokluk olan bir ortamda tek şeydi. Öyle olması gerekiyordu. Ama bugün kainat var ortada. Teknik olarak tekillik zamansızdır ve hep tekillik olarak kalacaktır. Nasıl oldu da kainat çıktı?

Deniyor ki, bir şey oldu, o tekillik patladı. Genişledi ve kainat ortaya çıktı. Plank zamanı denen zamandan sonra tekillikte bükülmüş olan boyutlar açıldı ve mekan ortaya çıktı. O gün bugündür de genişlemeye devam.

İşte big bang denen şey kabaca bunu anlatıyor. O zamanlar soru şuydu sadece: "Birader, tekillik ne olacakta patlayacak, neden patlasın ki?" Bu soruda dincilerin sevdiği bir soruydu.

Ama gün geçti. o kütlenin içine kara madde katıldı. Bu pek sorun değildi, basitçe, onu da bir tür madde gibi düşünebilirdik. Yeterki big banga bir şey olmasın. O kara madde oraya girerse, o tekilliğin patlama imkanı, patlasa bile plank zamanına ulaşıp genişlemeye devam etmesi mümkün değil, yerçekimi lam diye gene toplardı kainatı. Ama diyoruz ya, big banga bir şey olmasın, ne olacak sanki, kara maddeden filan?

Sonra daha büyük bir heyula çıktı. Kara enerji. Bu ise kainatı giderek daha hızlı genişlemeye zorlayan bir şey. Ne oldu elimizde: Madde + Kara madde + Kara enerji. en büyükleri kara enerji. O zaman bu filmi geriye saralım bakalım ne olacak?

Kainatı küçült, küçült, daha tekillik olacak noktaya gelmeden, mevcut kainat çapının sadece %47'sine filan düştüğü anda kainatın çapı, kara enerji, durun bakalım diyecek. Kainatın daha fazla küçülmesine müsaade etmeyecek. Yani bu kainat bir tekillikten, çok küçük bir yerden patlamış olamaz. Zira kara enerji buna müsaade etmez. O kadar küçülmesi için kara enerjinin olmaması lazım kainatta. Yoktuysa, şimdi nerden geldi?

İş karıştı gördüğünüz gibi. Tekillik filan denen şeyler bu durumu izah edemiyor artık. Ama gene devam, aman big bang'ımıza bir şey olmasın. Bir takım tekillik içermeyen alternatif big bang teorileri ortaya kondu. Bunlarda patlama filan yok, kainatın başlangıç safhası yoğun ve sıcak bir hal ama, tekillikten booom diye patlayıp çıkma değil.

Ama bunlarda bir sürü soruya cevap veremiyor. Üstelik mesela enflasyon teorisi, gayet iyi bir teori ama, o kadar kritik değerler olmasını gerektiriyor ki, bunun olacağına pek ihtimal verilemiyor.

Kısaca, mevcut gözlemler bize orjinal big bang yok diyor. Ha, başka bir şey var, bir dalaver var kainatın geçmişinde, ama ne var?

O zaman bizim illa da gözlemler bizim beklentilerimizi karşıladığı tavrından vaz geçmemiz gerekiyor. Yani, gözlediğim kozmik fon radyasyonu, hakikaten bu demek mi oluyor? Kırmızıya kayma, hakikaten genişleme demek mi?

Bu gözlemleri, doğru dürüst bir kalıba oturtamıyoruz. Kara madde örneğin, bir çekim kuvveti sadece, ötesi yok. Kara enerji, enerji mi, ne?

Şu an yapılması gereken, oturulup bu gözlemleri ilerletip, daha doğru dürüst bir teoriler silsilesi üretmek. Bilim ne zaman, böyle "tamam, budur, bulduk, oldu bitti" dediyse, çuvallamıştır.

Bu açıdan dincilerin bilime büyük katkıları olmuştur. Boyuna evrim teorisini didik didik ettikleri için, evrim teorisi bilinen en sağlam teori olmuş halde. Ama big bang hususunda, kimse çıkıp "bir durun, yanılıyor olabiliriz, baştan bakalım artık şunlara" demediği sürece, bu keşmekeş bitmeyecektir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Anibal teşekkürler gerçekten çok güzel bir açıklama olmuş. Aslında günümüzde bu alandaki bilgilerin çoğu havada kalıyor. Evreni ne derece gözlemleyebiliyoruz ki oluşmasında kafa yorabilelim. Aynı durum atom içinde geçerli o kadar küçük bir maddeyi nasıl gözlemleyebiliriz ki. Fakat evrim teorisinde yapılan gözlemler elle tutulur ve gözle görülen cinsten olduğu için daha bi sağlam temellere oturduğu doğrudur.

Öncelikle bence bu konuda bilimin ilerleyebilmesi için gözlemleme yeteneklerini geliştirmeleri gerekli. Bu alanda paralar harcamalı ve çalışmalar yapmalı. Ben hala birçok şey gibi bazı parçacıkların deneylerde oluşup bilmem 10^-21 saniyede kaybolduklarına felan inanmıyorum.Bir ışığın tayfı kırmızıya kayıyor diye de evrenin genişlediğini düşünmekte saçmalık olabilir. Bilim bu alanda şuan için teknoloji yetersizliğinden ötürü tıkanmış durumda diyebiliriz aslında.

Evrim teorisinin bir müslüman olarak mantıklı olabileceğini düşünüyorum lakin bu demek değildir ki "bu mekanizmayı Allah kurmadı tesadüfen oluştu, Adem ile Havvada evrimin ürünüdür".

Link to post
Sitelerde Paylaş

tanrisoft firmasi yeni bir oyunu piyasaya surmustu. oyunun adi sinirsiz evrendi. oyunu oynayabilmeniz icin 5000 ihz hipercore islemci ve spd diske ihtiyaciniz vardi. bu oyunun bu turdeki diger oyunlara gore en buyuk artisi her bir atom hareketinin ayricana izlenebilmesi ve scriptler yazarak programlanabilmesiydi. bu oyunu ilk satin alan adini tam olarak hatirlayamadigim sahis suan icinde bulundugumuz evreni yaratti. buyuk patlamadan once olanlar tam olarak bu sekildeydi.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...