Jump to content

Din Kusurludur, İnsan Kusurlu Olduğu İçin.


Recommended Posts

Güdülemeyi ne sağlıyor bu duygular ve buna bağlı inançlar değil mi? Duyguların olmadan ve dolayısıyla inanmadan nasıl güdülenirsin?

Koyunlarda güdülenir. Onlar da dine otomatik olarak yöneliyorlar ve Allah'a inanıyorlar mı diyorsun?

Çocuklardaki duygu-inanç bağını gösteremedin. Verdiğin tüm bilimsel referanslar iddianın tersini gösterdi.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 168
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Bebek doğuştan Dindardır demiyorum.Greenberg, Kushe ve Speltz (1991)'e göre temel duygusal sinyallerin tümü hayatın ilk üç yılında oluşur vezamanla çocuklar duygusal tepkilerini gösterebilmek adına dili kullanırlar. Goleman'a göre (1998) bebek 3 aylık olduğunda ses tonu ile ile iletilen sesli duygusal mesajlara bebek tepki vermektedir. Berk'e (1997) göre 7 ay civarında bebekler seslerini ve yüz ifadelerini koordineli kullanabilmektedir.

Harris(2000)!e göre, 3 yaşında çocuklar, duygular ile bu duygulara neden olan durumlar arasındaki ilişkinin apaçık olmadığını, bunu başka faktörlerinde etkilediğini anlayabilirler. Kısaca bebek gelişim kaydeder.

Berk'in anlattığına göre, bebekler motor ve bilişsel anlamda becerilerini mutluluk ifadesi olan gülümseme ile gösterirler. Sroufe ve Waters'ın aaştırmalarına göre (1976) bebekler ilk ayın sonunda, ilginç görüntülere gülmeye başlarlar. 6-10. hafta arasında insan yüzüne sürekli bir gülümseme ile karşılık verirler.Zira Stenberg ve Campos'un bebekler üzerindeki öfke tepkileri de benzerdir. Mesela, ilk 2 ay boyunca bebek ağladıkça öfkeye benzer yüz ifadeleri gözlenebilir. Öfke tepkileri elbette yaşla beraber de gelişimm gösterir. Yine empatinin ilk gelişimi de bebekliğe kadar uzanan bulgular vardır. Martin Hoffman (1982;1988) a araştırmalarında bebeklikten itibaren sistamatik bir gelişim gözlenmiştir. Mesela, 1 haftalık bebeklerin başka bebeklerin ağlama seslerine, ağlama ile tepki verdikleri görülürken, bilgisayarda verilen ağlama seslerine tepki vermedikleri görülmüştür. Haffman bunu empatinin ilk empati habercisi olduğunu ifade eder, bunu ayrıca aktaranlar Barnett (1990) ve Goleman (1998)'dır. Bu konuda goleman'ın da araştırmaları var. Misal bir bebeğin parmakları acıdığında, bir yaşındaki bir başka bebeğin de , kendi parmaklarını ağzına götürüp acıyıp acımadığına bakar. Daha da örnekler var. İlk yılda gözlenen empatiye hoffman, global empati ismini verir.

Bebekler elbetteki duygularını kontrol etmekte zorlanır ve baskılayamaz. Davidson bunu örneklemiştir. Kısaca, bebeklikle beraber meydana gelen temel duygular, empati ile beraber etkileşim ve bütünleşme gösterirler.

Kaynakça

Berk, L.E. (1997). Child devolopment (Fourth Ed.). Massacchusetts

Goleman, D. (1998). Duygusal Zeka (3. baskı). İstanbul: Varlık yayınları

Barnett,M.A. (1990) Empathy and related responses in Children.

Yrd. Doç. Dr. Hatice Ergin(2010) Gelişim Psikolojisi (2. baskı) Nobel yayınları Sf:152-153-154

Bunları ve daha fazlasını yazabiliriz, buraya 0-2 yaş bebeğin fiziksel, duygusal, bilişsel vs gelişimiyle ilgili bir yığın makale taşırız.

Tamam da, bunların inançla ilgisi ne?

Sizin iddianız, 0-2 yaş arası duygusal fiziksel ihtiyaçları gerektiği gibi karşılanmamış çocukların Tanrı ve din inancı geliştirdiği.

Bir dolu uzmandan alıntı yapmış ve bebeğin o yaş aralığı hakkında doğal olarak çoğunluğu doğru olan bilgiler taşımışsınız -ki onlara kimse itiraz etmiyor zaten- ama inançla ilgisi ne, inançla bağlantı nasıl kuruldu, açıklayamamışsınız.

Ben empatiden sözettim ama sizin burada açıkladığınız yönüyle değil..

Bebej ve çocukların çok bencil ve ben merkezli olduklarından, içgüdülerinin çok daha belirgin olduğundan, sosyal loblarının bir yetşkininki gibi çalışmadığından (gelişmediğinden) ve yine bir yetişkin gibi empati yapamadıklarından sözettim.

"

Örneğin çocuk, annem ağladığım için üzülür" veya "şimdi saat gecenin 3'ü olmuş, kadını uyandırmayayım" demez. Veya bir arkadaşı onun herhangi bir oyuncağını istediğinde, vermek istemiyorsa acımasızdır, nezaket göstermeyi düşünmez, arkadaşının duyguları onun için önemsizdir, asla anlamaya yanaşmaz ve bildiği tek şey onu paylaşmak istemediğidir vs vs... Bildik çocuk bencilliğinden sözediyorum. Örneğin çocuklar, eğer anne babasından veya ailedeki bir başkasından öğrenmediyse, yalan da söylemez. Sosyal yaşamda ve ilişki halindeki insanlar pekçok basit yalanı, karşılarındakini kırıp incitmemek için söyler. Berbat bir elbise almıştır arkadaşı, şahane olmuş der.. Ama bir çocuk elbiseyi iğrenç bulduysa iğrenç der.

Umarım anlatabildim...

Her şeyin sonunda..

Savunmaya çalıştığınız şeyi kanıtlamanız mümkün değil. İşin daha da garibi, gökmavi'nin de söylediği gibi, getirdiğiniz tüm alıntılar sizi yanlışlıyor, hiçbirinde inanca yer yok, atıf bile yok. Bebekler nasıl büyütülürse büyütülsün, birileri ona özellikle öğretmedikçe bir din keşfetmez, inanç geliştirmez. Çocukların hayalleri de hayali arkadaşları dinlerden ve onlara ait Tanrı'lardan çok daha masum, renkli ve kesin olarak geçidir.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir şey sorabilir miyim bakifani,

Belki benim eksikliğim ya da buradaki yazılarınızı en başından beri dikkatle takip edemem nedeniyle kaçırdım.. Sormak istiyorum.

Din -eğer- kusurluysa, bunun nedeni insanın kusurlu olmasıdır diyorsunuz.

İşte burada anlatmak istediğiniz esas meseleyi anlamadım ben.

'Din kusurludur çünkü onu kusurlu olan insan yaratmıştır' mı diyorsunuz?

Yoksa:

'Din kusurludur çünkü insan kusurlu haliyle onu anlayamamış ve kusurlu olarak açıklayıp pratik etmiştir' mi diyorsunuz?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Konu fazla uzadı; sizleri yorduğum için özür dilerim. Doğuştan gelen temel duyguların bizi İnanca yönelttiğini ileri sürdüm. Zira Düşünceme göre, güdülemenin de temelinde bu içsel temeller var. Neyse vazgeçtim bu konudan ,inanın sıkıntı geldi.....

Din kusurludur diyorum zira o nu var eden insan kusurludur. Koskoca evrene bakınca insan toz zerresi bile değil, fakat, gel gör ki, hayal gücüyle, yaşama arzusuyla koskoca dünya dar geliyor, yaratıcılıkta sınır tanımıyor işte....

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Anladım.

Ben sizin, dinlerin Tanrı tarafından indirildiğine, insanla iletişim kurmak için o metinleri gönderdiğine inanmadığınızı bilmiyordum.

Sanırım dinleri insan yarattı, insanlar kendileri yazdı diyorsunuz... Hal böyle olunca da kusurlu haliyle ancak bu kadarını becerdi, bu da zaten kaçınılmaz sonuç olurdu diye düşünüyorsunuz.

Eğer bu yazdıklarım aşağı yukarı doğruysa, İslam'ı neden savunuyorsunuz? Tasavvuf falan diyorsunuz ama, hepsinin çıkış noktası İslam değil mi?

Bu işte bir gariplik var. İşin aslı neye inandığınızı sorgulamak değil, bu son söylediklerinize bakınca kendinize neyi referans aldığınızı anlamak istedim.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • 8 years later...

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


×
×
  • Yeni Oluştur...