Jump to content

Tutumlar...


Recommended Posts

Hayatın içerisinde hep bir taraftayızdır, tarafımızı ise tutumlarımız belirler. Tutum nedir? Tutum, bir iradeye atfedilen ve onun bir psikolojik obje ile ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını düzenli bir şekilde oluşturan eğilimdir (Smith, 1968). Ya da kısaca tutum, herhangi bir hal,obje, fikir, olay veya davranış karşısında takındığımız tavır, düşünce , fikirdir.

Tutumlar bireye özeldir. Mesela, Ahmet kızını Kuran kursuna gönderirken, Ali kızını düz liseye gönderir. Kişilerin sevdiği veya nefret ettiği kimseleri, fikirleri hep tutumlar belirler. Tutumların kendileri gözle görünmez fakat gözlenebilen davranışlara yol açarlar. Peki Tutumlar önceden tahmin edilebilir mi?

Görüşlerinizi alalım ben de konuta katılacağım buyrun...

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

Yazan yok sanırım devam edeyim biraz daha. :) 1934 yılında ABD'de yapılan Alansal deneyler ile tutum ve davranış tutarsızlığının oluşmasında ortamsal etkenlerin önemli olduğu görülmüştür.Ayrıca, belirli bir davranışı tahmin için genel tutumlar ölçülmüştür. Son yılların araştırmalarında ise, belli davranışınların tahmininde belli tutumların ölçülmesinin işe yaradığı görülmüştür (Newcomb, Rabow & Hernanden, 1992).

Bununla beraber tutumların belirlenmesinde zaman faktörü de önemlidir. Tutumu belirlemedeki zaman ne kadar uzun ise, o kadar çok değişken işin içersine girer. Örneğin seçim anketlerinde bunu görebiliriz.

Her tutumun bir şiddeti ve derecesi de vardır. Tutumun şiddetini etkileyen faktör de, obje ile kişinin ilişkisidir. Kişiler bazı konularla ilgilenmezken, bazı konularla çok alakalıdırlar. Güçlü tutumları değitirmek de zordur, fakat güçlü tutumlara bakıp tahmin etmek kolay ve daha sağlıklıdır. Böylelikle bazı tutumlar bellekten daha kolay çağrılabilir ve bilinç düzeyine ulaşıp davranışları etkiler.

Aslında farkındalık da önemlidir.Farkındalık tutumlara ulaşmayı kolaylaştırdığı gibi, bir davranış tutumlar üzerinde etkili olurken ortaya koyacağımız zaman, o durumla ilgili tutumumuza dikkat ederiz. İnsan kendi önemsediğine dikkat ettiğinde tutumlar davranışı üzerinde etkili olurken, başkasının neyi önemsediğine odaklandığında, onların beklentilerine uygun davranışlarda bulunabiliyor (Forumdaki gözlemlerimle de bu sabittir).

Bu konuda yorumlarınızı bekliyorum onaa göre devam edeceğim...

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Son çalışmalar, Ajzen'nin ortaya koyduğu '' planlanmış davranış'' kuramından etkilenmiştir. Yani, tutum niyeti, niyet de davranışı etkiler. Bu kurama göre3 öğe vardır.1. Kişinin davranışa yönelik tutumu. 2. Öznel değerler. 3. Fark edilen davranışsal kontrol.

Bununla beraber bazı eleştiriler de olabilir. Mesela, kişiler kavga ederken gözleri hiçbirşeyi görmez gibi. Ayrıca otomatikleşmiş davranışlarımız da vardır. Aslında kimse bir tutum sahibi olarak doğmaz, tutumlar sonradan elde edilir. Hepimiz belli bir kültürün içerisinde doğduk. Tutum elde edilme yolları genel de; doğrudan deneyim, pekiştirme, taklit, sosyal öğrenmedir. Forum içerisinde ki bir çok arkadaşlarda da gözleyebilirsiniz. Yerince dilerseniz örneklerim...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Güzel bir konuya değinmişsiniz.

İnsanın doğuştan getirdiği karekterler olduğu gibi çevre faktörüde çok önemlidir.

Bence en önemli faktör acı faktörü. Yaşadığımız acılar bizi en çok etkileyen bizim karakterimizi belirleyen etkendir. Anlatılacak çok şey var bu konu üzerine.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Yine devam ediyorum; ;)

Doğrudan deneyim yazdım yukarıda. Mesela, biz pizza'nın tadını sevmediğimizde o tip pizza yı beğenmeyiz. Anne baba,arkadaş ve çevremizden de etkilir taklit ederiz mesela, sigara içme, politik tutumlar ..vs . Yine sosyal alanda öğrendiklerimizde tutumlarımızı etkiler.

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

Güzel bir konuya değinmişsiniz.

İnsanın doğuştan getirdiği karekterler olduğu gibi çevre faktörüde çok önemlidir.

Bence en önemli faktör acı faktörü. Yaşadığımız acılar bizi en çok etkileyen bizim karakterimizi belirleyen etkendir. Anlatılacak çok şey var bu konu üzerine.

Teşekkür ederim. Acı da elbet etkili. Mesela bir davranışımız toplum tarafından kabul görmez, kınanıp hor görüleebilirsiniz. Bu bir nevi ceza 'dır. Bununla beraber bir konuda destek görüyorsunuz mesela, herkez sizi dikkatle dinliyor. Büyük ihtimalle gelecekte bu fikri savunmaya devam edersiniz.

Araştırmalara göre medya da etkili tutumlarımız konusunda. Televizyonlar da sadece bizi etkilemek için reklamlar yapılmıyor, aslında her izlediğimiz , tutumlarımıza etki eder....

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Kalıplaşmış tutumlardan da bahsedeyim. Kalıplaşmış tutumlar (Ön yargılar), bilgi yokluğundan bilgi sağladığı için bu durumu değiştirecek bir olay veya gerçekleşmedikçe kolay değişmezler. Bu forumda ki gözlemlerinde maalesef bol miktarda arkadaşta var. Büyük oranda kalıplaşmış tutumlar, küçük yaşlarda başlar ve gelişiminde politik, tarihsel, ekonomik, kültürel gibi bir çok etken rol oynar. Kalıplaşmış bilgiler de çoğumlukla kulaktan dolma bilgilerle beslenir ve bu yüzden akılcı olmaktan çok duygusaldır.

Bu forum sayesinde pek çok gözlem yapma imkanım oldu. İnişli çıkışlı görüşleri takip ederek tepkileri de gözlemleyebildim. Bu vesile ile dolaylı yollarla da olsa bazı ölçümlemeler yapabildiğime inanıyorum...

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

Piyasada bir çok tutum araştırmaları vardır. Mesela seçim anketleri gibi. Bunun gibi labarotuvar ortamında da tutumlar ölçümlenmeye çalışmış. (Hacı kızacak, bu konuda önyargılı) Freucçu yaklaşımlar, tutumların kişilik psikolojisinin içerisinde incelenebileceğini savunur.

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

Bence acı ve mutluluk dengededir.

Acılar bizi gerçekleri görmemizi sağlar. Mutluluklar bizi hayata bağlar. Bu ikisi denge halindedir.

İnsanlar kendini mutlu eden şeylere yönelir.

Dünyaya bakış açımızı etkiler.

Acı kısmına Ceza, Mutluluk kısmına ise Pekiştireç diyebilirsiniz. Bu yolla güdülenme sağlanır. Teşekkür ederim güzel bir tesbit.... tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Sayın Kerim, konuya şöyle de bakabiliriz. Aslında sevmek- sevmemek, hoşlanmak- hoşlanmamak o şey hakkında bir yargıya sahip olmayı geretirir. Yargılarımızın şiddeti de farklıdır. Mesela, sağ görüşlü birine, sol görüşleri içeren bir iletişim, orta görüşe sahip birinden daha radikal görünür. Buna kontrast ya da zıtlaşma diyebiliriz. Maalesef bir çok teist'de bu görülebiliyor. Bu Ateistler için de geçerli...

Link to post
Sitelerde Paylaş

Davranış ve tutumlar arasında genellikle tutarlılık olur. Bu konuda da üç kuram ortaya atılmış. 1. Heider Denge kuramı. 2. Rosenberg ve Abelson Bilişsel Dengeleme Kuramı. 3. Festinger'in Bilişsel Çelişki Kuramı. Dileyen olursa sonra bu kuramları da açıklayabilirim. Neyse, bazen de çelişkilerimiz ve tutarsızlıklarımız olabiliyor işte. Bu da bize rahatsızlık verir. Bu tutarsızlıklardan da hemen kurtulmak isteriz. Örneğinı, geriye dönülmez bir karar verdiğimizde ortaya çıkan uyuşmazlığı, yani kararımızı değiştiremeyeceğimiz için, tutumumuzu değiştiririz (Bu forumda da bazı örnekler gördüm; Bkz. İlahiler başlığı). Yani verdiğimiz kararın doğruluğuna,akıllıca olduğuna kendimizi inandırırız.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Kerimcim devam edelim mi,tutumlara, yoksa propaganda ve ikna ya da tutum değiştirme konularından da bahsedelim mi?

Açıkçası bence konuyu çok ağır bir şekilde bahsediyoz. Buda kişilerin anlamasına sıkılmasına tartışmaya katılmasına sebep oluyor.

Sayın Kerim, konuya şöyle de bakabiliriz. Aslında sevmek- sevmemek, hoşlanmak- hoşlanmamak o şey hakkında bir yargıya sahip olmayı geretirir. Yargılarımızın şiddeti de farklıdır. Mesela, sağ görüşlü birine, sol görüşleri içeren bir iletişim, orta görüşe sahip birinden daha radikal görünür. Buna kontrast ya da zıtlaşma diyebiliriz. Maalesef bir çok teist'de bu görülebiliyor. Bu Ateistler için de geçerli...

Nedenler zincirine bağlıyorum.

Acı kısmına Ceza, Mutluluk kısmına ise Pekiştireç diyebilirsiniz. Bu yolla güdülenme sağlanır. Teşekkür ederim güzel bir tesbit....

Acı ve mutluluk kelimesini kulanmanın daha anlaşılır olduğunu düşünüyorum.

Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

Dur forumdan örnekleyelim o halde. İnsanlar arası iletişim 3 amacı vardır. 1. Dinleyicilerde yeni tutum geliştirmek. 2. Dnleyicide olan tutumun şiddetini arttırmak. 3. Dinleyici de var olan tutumu değiştirmek. Bende forum da 2. ve 3. madde de olunan şekilde propagandalar yapıldığı izlenimi var ne dersin? Kimse 1. Madde ile ilgilenmiyor.. :)

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

Forumda propagandalarda Had safhada; :)

Direnmelerde şöyle gözleniyor. 1. Karşı görüşle çürütmek 2. Karşı görüşü red etmek 3. Karşı görüşün kaynağığnı (propagandacıyı) kötülemek 4. Karşıt görüşü amacından saptırmak 5. Mantığa brünmek. Kendine pay çıkarmak...

Bu tip direnmeler. Mesela Sayın Gökmavi, kaynak peşinde koşar veya kaynağı kötüler. Sayın hacı, karşıt görüşü red eder. Ferdi, konuyu biraz amacından saptırır. vs...

inanılır olmak aslında iki faktöre bağlıdır. 1. Saygınlık 2. Güvenilirlik. Kişiler bir kişide bu iki faktörü görürlerse, inanma eğilimi görülebilir.

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Lütfen, sizlerde görüşlerininizi paylaşın. Nelerden etkileniyorsunuz? Sizin tutumunuzu neler etkiler? Önyargılarınız neler? Sizce önyargılarınız nasıl oluştu?

Önyargıların fidanların yaşken eğilmesiyle oluştuğunu söyleyebilirim. Bu yüzden çocukların özgün kişiliklere sahip olabilmeleri için eğitilmemeleri ve öğrenim görmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Eğitimin ve öğretimin olduğu yerde önyargı kaçınılmazdır.

Acılar bizi gerçekleri görmemizi sağlar. Mutluluklar bizi hayata bağlar.

Katılıyorum.

tarihinde Gandhi tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş
gönderildi (düzenlendi)

Benim önyargılarım yok ancak önyargıların fidanların yaşken eğilmesiyle oluştuğunu söyleyebilirim. Bu yüzden çocukların özgün kişiliklere sahip olabilmeleri için eğitilmemeleri ve öğrenim görmemeleri gerektiğini düşünüyorum. Eğitimin ve öğretimin olduğu yerde önyargı kaçınılmazdır.

Önragılar, doğuştan oluşmaz. Sonradan öğrenilirler. Önyargılar, özellikle eksik bilgilerimizin olduğu yönlerde, genellikle kulaktan dolma bilgilerle oluşur. Bu suretle her konuyu bilmenin mümkün olmayacağını düşündüğüm için, önyargıların da kaçınılmaz olacağı kanısındayım. Yalnızca, önyargı farkındalık ile davranıştan ayırt edilebilir bence...

tarihinde bakifani tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...