Jump to content
bakifani

İnternet Bağımlılığı

Recommended Posts

Hayır. Tabi ki canlı vaka istemedim. Ne istediğim belliydi; somut bir tanımlama ve varsayımsal bir örnek. O halde başka şekilde anlatayım:

- İnternet nedir?

- Bağımlılık nedir?

- Hangi özelliğinden dolayı İnternet bağımlılık yapar?

- Bunu herhangi bir nesnenin bağımlılık yapabilme özelliğinden ayıran bir özelliği var mıdır?

Olgun bir insan gibi tartışmak isteyen buradan başlasın.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bak orada sorduğum sorular var. Tartışma başlatmak istiyorsan buyur oradan başla. Ben ne dediğimi çok iyi biliyorum. Polemikten ve kişisel sataşmadan başka birşey mi yaptın? Ben net bir tartışma ortaya koyarken ne dediğimi bilmiyorum, sayfalar dolusu ingilizce dökümanı araya sokarak birkaç basit açıklama yapmaktan sıvışanlar haklı öyle mi? Kendi sorularıma kendim cevap verirdim ama amacım kişilerin ne dediğini bilmediği ortaya koymaktı. Nitekim bunu anlamış olmalılar ki tartışmadan kaçtılar. Kimseyi küçük düşürmeye çalışmıyorum. Sadece somut konuşulmasını istiyorum. Ama belli ki sizler işi bir maça dönüştürme niyetindeki çoluk çocuklarsınız.

Hıı hıı öyleyim ben.

Sen biraz araştır bence şu internet konusunu. Beni onu boşver.

Ne öğrenirsen kendine.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Kusura bakma ama acayip saçmalamışsın.

...

Sabah aklıma ilk bu konu geldi. Kurye ile cevabı gönderecektim ama ne yaparsın... İnternet bağımlılığı...

Her ne kadar senden alıntıladıysam da yazının çoğu sana değildir.

"Acaip saçmalamışsın" diye bir iddia ortaya atan kişi hiç değilse bir tane cümle seçer de "bak bu doğru değil, doğrusu şöyledir diyebilmelidir. Diyemiyorsa en azından konuyu somutlaştırma girişimine karşı bir iki cümle ile cevap verip de ezbere konuşmadığını, birşey bildiğini gösterir. Bunu yapamayıp da "bak makale yazmışlar oku" deyip sıvışmaz. Ben de biliyorum bağımlılığın ne olduğunu. Ve her kim İnternet bağımlılığı kavramını ortaya atıp bir yazı yazmışsa, bu nerede yayınlanırsa yayınlansın o yazıyı ağızına tıkacak kadar konuyu biliyorum.

Son bir kaç şey daha yazayım ki ciddi olarak ilgilenenlere bir yardımı olur.

Muhtemelen hiçbiriniz bilimcilerle fazla içli dışlı olmadığınız için bilmezsiniz; bilim dünyasının da bir ekonomisi vardır. Bu ekonomide en önemli kurallardan biri "publish or perish" dir. İşte literatürü içinden değerli birşey bulmanın çok zorlaştığı bir yığına çeviren de bu kuraldır. Maalesef bunun yüzünden literatüre bir yığın çöp de birikmektedir. Ekonomi dedik. Eğer ekonomi durgunlaşırsa bunu hareketlendirmek zorundasınızdır. Yoksa ödeneğiniz azalır. İşte bu yüzden üretmek zorundasınızdır. Ayrıca kendi alanınızın ilgisiz kalmasını istemiyorsanız üretkenliğin gerçekten değerli olup olmadığı konusundaki ölçütlerinizden taviz vermeniz de gerekir. Kendi alanlarımdaki çöpleri fazla sayamayacağım çünkü kişisel bilgi vermek olur.

"İnternet bağımlılığı" da bu amaçla, sadece ekonomiyi hareketlendirmek için üretilmiş çöplerden bir tanesidir. İlgili ekonomiyi hareketlendirdiği kesin. Bu alanda yapılan çalışmalar, makalelerle literatüre epey bir "katkı" yapıldı. Bu kavramı üretenler İnternet'in "chat" yapmak, sörf yapmak, haber almak, oyun oynamak, kumar oynamak gibi basit işlere yarayan teknolojik bir oyuncak olduğunu zanneden teknoloji cahilleridir. İnternet, insanın sosyolojik varlığının bir parçasıdır, sanal değildir, insan yaşamının gelecekte olduğu gibi şimdi de önemli bir parçasıdır. Tabi ki bunun yüzünden insansı sorunların bir kısmı İnternet ile ilgili olacaktır. Mesela sosyal yönden tatminsiz ve güvensiz insanlar için güvenli alan olarak kullanılacaktır. Peki bu bağımlılık yapar mı? Şöyle soralım: İnsanın sosyal ihtiyaçlarını tatmin etmek istemesi sonucu bunun için kullandığı nesne bir bağımlılık aracı mıdır? Tabi ki hayır. Bu bir bağımlılığa dönüşebilir mi? Son derece istisnai bir durum olarak evet. Bunun bağımlılığa dönüşmesi yaygın mıdır? Hayır. Bu durumda asıl sorun nedir? Sorun toplumsal bir sorundur. İletişimin zayıflığı, ekonomik zaaflar, aile kavramının çarpıklığı gibi sebeplerden ortaya çıkan toplumsal sorunlar bireylere hareket alanı açan İnternet'te kendini göstermeye başlıyor. Bu durumda asıl sorunun kökenine inmek yerine "senin internet bağımlılığın var" demek çok kolay. Çünkü bunun sözde tedavisi de kolay. Zaten böyle fetişlerin ortaya atılmasından sonra bireyler de kendilerini bu belirtilerle kıyaslayıp "hakikaten benim İnternet bağımlılığım var" deyip bunu zaten baştan kabul ediyorlar. Çünkü doktorlar sosyoekonomik sorunları çözemezler. Ama "hastaya" bir tedavi uygulamak zorundalar. İşte o yüzden bu fetişi kabul etmek zorundalar. Zaten büyük bir çoğu da bunun hikaye olduğunu bilmez. Standart olarak kabul eder. Tabi ki bu arada bu teşhisi koymasına rağmen soruna köklüce inen ve gerçekten "hastaya" faydası dokunan doktorlar yok değildir. Ancak bunun sebebi teşhisteki isabetli tanım değildir. Bunun sebebi sorunun ayrıntılarına inebilen kişisel beceridir.

Yani "İnternet bağımlılığı" diye bir fetiş ortaya atılıp sorunu olan insanın bu etiketi peşinen üzerine alması sağlanıyor. Böylece önce fetiş üretiliyor, ardından "hasta" üretiliyor. Ama bunlar İnternet bağımlılığı hastası falan değil tabi ki. Bildiğimiz çeşitli sorunları olan insanlar ya da kumar gibi başka bağımlılıkları olan hastalar. Ama "hasta" sorunun tanısını bu fetiş üzerinden algıladığı için üçkağıdı farkedemiyor. Aslında doktor da fark edemiyor. Asıl sorun çözülüyor mu derseniz bazen çözülüyor. E öyleyse sorun ne diyecek olursanız, sorun şu ki İnternet bağımlılığı diye birşey yok! (Çok istisnai bir durum hariç.)

Bu fetişin icadı ekonomiktir. Özellikle tıp alanında "otoritelerce" onaylı ne kadar üçkağıtçılık yapıldığını iyi bilen birisi olarak bu alanda üretilen her yeniliğe şüphe ile bakarım. İnternet'in ne olduğunu bilmeyenler internet üzerinde fazla konuşmasalar iyi olur. Bugün gerçek bir demokrasinin, gerçek bir halk hareketinin tek umudu İnternettir. Dünyanın kollektivist bir cehenneme dönmesinin önündeki tek engel İnternettir. Gerçek ve etkin bir kollektif bilinç oluşmasının tek yoludur İnternet. "Aman birkaç yayın yapayım" derdindeki teknoloji cahillerinin bu kavramı olumsuz bir fetişe çevirmesine izin veremem. Ve burada konuştuğum konunun kişisel olarak bana yansıtılması da hoş olmamıştır. Burada yazdıklarıma bakarak benim hakkımda tahminler yapmayın. Çok yanılırsınız.

Soğuk bir üslubum vardır. Ancak gereksiz yere kişisel saldırı yapmam, bilek güreşine de girmem. Yok rezil oldun du rezil ettin di gibi çocukça işlere de istisnai hatalar dışında tenezzül etmem. Hem haksız çıksanız ya da çıksam ne olur? Dakikasında unuturum. Buradaki amacım sosyal çevre edinmek değil, bilgi paylaşımı, yoklaması ve kişilerden zaman zaman geri dönüş almaktır. Bu sebeple geçmişte her ne söylemiş olursanız olun sağlıklı bir tartışma yapmak istediğiniz sürece benimle sağlıklı bir tartışma yapacağınızdan emin olabilirsiniz.

Bu arada fazla ipucu vermeyen küçük bir örnek de vereyim: Eğer programcılıkla ilgiliyseniz "Genetik algoritmalar" diye birşey duymuş olabilirsiniz. Araştırırsanız öyle bir bahsedilir ki "neymiş be!" dersiniz. Halbuki hiçbirşey değil. Vakit kaybı bir zırva. Kendisinden önceki tekniklerin yapamadığı hiçbirşeyi yapamayan, yaptıklarını da daha etkin yapamayan uyduruk bir programlama tekniği. Ama adı fiyakalı: GENETİİİİİİİİK ALGORİTMALAAAARRRRRR. Artık hiç kimseyi bunun bir halt olmadığına ikna edemezsiniz. Ama öyle bir yaygındır ki bir sürü zavallının zamanını harcamasına sebep olur. Kim bilir kaç kişi bununla ödenek aldı, literatüre "katkı" yaptı. Şimdi ben size genetik algoritmalarla ilgili "güvenilir" link versem bunun değerini ispatlamış mı olacağım? Bu yüzden bilimin verdiği bir bilgiyi önemli bir şekilde kullanacaksanız mutlaka araştırın. Ve bu ne işe yaramış somut örnek isteyin. Bilime güvenmeyin diyecek son insan benim. Ama bilimin ekonomisinin çok önemli olduğu bir devirde çok dikkatli olun derim.

Bir de basit şeyleri zor gibi gösterme alışkanlığı vardır: Mesela "neural networks". Bir çocuğa bile birkaç saatte öğretebilirim. Yanlış anlamayın, ilgilisi mutlaka öğrensin derim. Ama bir çok yerde öğrenmeye kalkarsanız hemen yüksek matematiği gözünüze dayarlar. "Vay be! Bunlar aşmış!" dersiniz. Halbuki ne kadar işe yaramaz, boş adam olduklarını, geri zekalılıklarını yüksek matematikle gizlemekten başka bir iş yapmazlar. Bu işler böyledir. Herkesin anlayacağı şeyler yazarsanız yaranamazsınız. Öyle çok saçmalık gördüm ki saçmalıkla işe yarar bilgiyi rahatlıkla ayırt ederim.

Komplo teorisi gibi gelecek ama bir ekleme daha yapacağım: Son yıllarda ABD hükümetinde İnternet üzerinde yoğun bir propaganda ve İnternet özgürlüğüne saldırı söz konusu. Küresel egemenleri İnternet fena halde korkutuyor! İnternet üzerinden terör saldırılarından vs. bahsedilerek ABD başbakanına İnternet için "kill switch" yetkisi tanıma peşindeler. Neden böyle yaptıklarını ben iyi biliyorum ama burada kesinlikle bu konuya girmeyeceğim. Dolayısıyla boşanmaların üçte biri "İnternet bağımlılığı" yüzünden oluyormuş gibi ABD kaynaklı bir gerçek dışı haber duyduğu zaman insan şüphelenmeden edemiyor. Dolayısıyla uyanık olun! Dünyayı hazır size verildiği şekilde değil de kendi birikiminizle algılayacak bir birikiminiz olsun hiç değilse.

Ancak çok çok istisnai bir durum olarak, teknik olarak İnternet bağımlılığı söz konusu olabilir ki burada sözünü bile etmeye değmez. Hatta bu öyle uçuk istisnai bir durumdur ki yeryüzünde bir tane bile olduğundan şüpheliyim. Ancak burada iddia edilen İnternet bağımlılığı adındaki yaygın sosyal olgusal hastalık iddiası tamamen zırvadır, üçkağıttır. Bilimde böyle üçkağıtçılığa asla tahammül edemem.

Zaten onun için özellikle kavramların tanımını istedim. Tanımlandığı zaman ortaya çıkmaya başlıyor zaten. Eksik yapılırsa ben düzeltirdim. Ama tartışmadan kaçıldığına göre ben burada kendi kendime daha fazla uzatacak değilim. Sanırım bunların aklında "adam İnternet'e bağlanmadan yapamıyorsa İnternet bağımlısıdır" gibi bir "tanım" var (ki tabi ki kesinlikle geçerli bir tanım olamaz). Hiç değilse bir tanımlasalardı da görseydik. Her neyse...

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hala saçmalıyorsun. Evet, tamamen komplo teorisi bunlar. İnternetin kötü bir şey olduğunu kimse söylemiyor. Doğru kullanılmadığında zarar verdiğini, kişileri asosyalleştirebildiğini, ileri düzeyde de gerçek dünyadan koparıp yaşam alanı haline getirebildiğini, internete girmeden yaşayamadığını ve diğer bağımlılıklarda olduğu gibi yoksunluk geliştirdiğini anlatıyoruz. İnsanlar sanal dünyada yaşar hale geliyor, gerçek ilişkiler yetmiyor hatta itici geliyor, böcek gibi sanal alemde yaşıyor.

Kadının çocuğu gözünün önünde havuza düşüp boğulmaktayken o Twitter'da "Çocuğum şu anda havuza düştü, çırpınıyor" diye paylaşımda bulunuyor. Birileri gidip hemen kurtarması gerektiğini söyleyince robot gibi kalkıp gidiyor ve çocuğun cesedini çıkarıyor. Bunu da paylaşıyor. Kadını alıp hastaneye yatırıyorlar çünkü gerçeklik algısı ve dünyayla ilişkisi bitmiş.

bakifani ilk iletisinde kriterleri koymuş. Senin amanın da küresel oyunlar bunlar, doktorlara ben zaten hiç güvenemem, cesareti olan varsa gelsin bana anlatsın da göstereyim günün demen kimsenin umurunda olmaz.

Bir gidip bak bakalım yılda kaç tane insan hastanelerin psikiyatri servislerine başvuruyor internet bağımlılığı yüzünden. Sen internet kullanan herkesin okuyup gelişmek, bilgi edinmek, dünyada olan biteni öğrenmek için kullandığını sanıyorsun herhalde. Kaldı ki oyun oynamakta veya insanları asosyalleştiren o ismiyle ters orantılı olan sosyal paylaşım sitelerinde dolaşmanın bile zararı yok. Fakat sanal dünya çoğu insana çok cazip geliyor ve bir süre sonra oralarda paylaşımda bulunabilmek için yaşar hale geliyorlar..

Gerçek yaşamları artık tat vermiyor.. İlişki kurmak, doğayı ve insanları yaşamak, gerçek paylaşımlarda bulunmak, sosyal olmak gibi gerekliliklerden uzaklaşıp internete kaçıyor. Zorunlu olarak dışarı çıktığında ya da birileriyle bir araya geldiğinde tek isteği hemen eve kaçıp internete girmek oluyor. Bütün o saatler boyu huzursuz ve mutsuz oluyor. Yoksunluk demiştik.

Kimse internetten uzak durun demiyor. Hiçbirimiz uzak durmuyor, yararlanıyoruz. Gerçek dünyanız orası olmamalı, her günün önemli vaktini oraya harcamamalısınız, internetle aranıza mesafe koymalı ve önce gerçek yaşamlarınızı yaşamalı ve keyif almalısınız diyoruz.

Muhtemelen hiçbiriniz bilimcilerle fazla içli dışlı olmadığınız için bilmezsiniz

Bu züppeliğin kabak tadı verdi. APA herhangi bir kurum değildir, bilimle azıcık içli dışlı olan biri de bunu bilir.

Dolayısıyla boşanmaların üçte biri "İnternet bağımlılığı" yüzünden oluyormuş gibi ABD kaynaklı bir gerçek dışı haber duyduğu zaman insan şüphelenmeden edemiyor. Dolayısıyla uyanık olun! Dünyayı hazır size verildiği şekilde değil de kendi birikiminizle algılayacak bir birikiminiz olsun hiç değilse.

Bu bilgi ABD kaynaklı olduğu için reddetmek delilik. Bilim ayrı, diğer sorunlar ayrı. Ayrıca zaten doğru bir bilgi bu ve evrensel bir sorun artık. Çünkü insan her yerde aynı insan, bağımlılık her yerde aynı bağımlılık.

Kadın ya da erkek kişi günün yarısından çoğunu internet başında geçirince o beraberlikte sorun olmaması kaçınılmazdır. İmkansızdır. Çünkü kişinin gerçek yaşam alanı evi ailesi değil, internet ortamı olmuştur. Gerçek dünyayla ilişkisi yüzeyeldir. Başka bir alemde yaşıyor deriz ya, işte aynen öyledir. Sorumluluklarını yerine getirmesinde sorunlar çıkmaya başlar, ilişki kopar dağılır ve bir süre sonra da biter elbette. Bu arada sanalda kurulan ilişkilerden kaynaklı sorunlar da başgösterir ki internette tanıştığı insanlar için evini barkını habersizce terkeden bir dolu kadın ve adam vardır dünyada... Hiç mi görmedin, duymadın, okumadın?

Adam internette porno izlemekten başını kaldırmaz hale gelir, kendi seks yaşamı biter çünkü uyarıldığı şeyler değişmiştir. Seks onun için pratik edilerek değil, izlenerek zevk alınan bir şeye dönüşmüştür. Karısını başka erkeklerle izlemek istemek gibi düşünceler geliştirir. Sapık olduğundan mı? Değil.. Çünkü seks konun için, seks yapan birilerini izlerken zevk alınan bir şeydir artık. Bu evlilik yürür mü? Kadın ne olduğunu görmez mi?

Çocuklar bile bağımlı, çocuklar. Parkta bahçede büyümesi gereken çocukların eline ana babalar artık tablet sıkıştıyor. Çocuklar ruhsuz, dünyadan kopuk zavallılar olarak sürdürüyor yaşamlarını. Ne kadar çok sayıda çocuk internet kafelerde oyun oynamak için evden okuldan kaçıyor, para çalıyor, var mı haberin?

İnternet bağımlılığı çok ciddi, çok önemli bir sorundur ve tedavi edilir. Bilmediğin konularda ahkam kesme. Bu sorun günlük yaşamın içinde, capcanlı bir sorun ve aslında göründüğünden çok daha büyük. Yani senin o Genetik Algoritma dediğin şey, verdiğin o örnek bambaşka, konuyla zerre kadar örtüşmeyen bir örnek çünkü kimse anlamaz, bilmez. Fakat bu herkesin yaşamında. Öyle vakalar var ki, görsen, elini bir daha bilgisayar klavyesine sürmek istemez, korkarsın.

Bunlar, internette vakit geçiren veya biraz fazla vakit geçiren herkes için geçerli değildir. Her internet kullanıcısı bağımlı değildir. Kullanıcıların bugün %8-10 arası bağımlıdır ve semptomlar zaten bellidir. Depresyon, kaygı, içe kapanma, stresli durumlardan kaçıp hemen internete, yani sanal alana sığınma gibi davranışları vardır. Şimdi bu akıllı telefon vb teknolojik ürünler var da hemen her an internete girip krizi atlatıyor insanlar. Eğer bir hinlik arayacaksan burada ara, çünkü bu cihazlar sosyal paylaşım siteleri vb alanlara anında ve ucuza bağlanabilmek için yaratılmıştır.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hala saçmalıyorsun. Evet, tamamen komplo teorisi bunlar. İnternetin kötü bir şey olduğunu kimse söylemiyor. Doğru kullanılmadığında zarar verdiğini, kişileri asosyalleştirebildiğini, ileri düzeyde de gerçek dünyadan koparıp yaşam alanı haline getirebildiğini, internete girmeden yaşayamadığını ve diğer bağımlılıklarda olduğu gibi yoksunluk geliştirdiğini anlatıyoruz. İnsanlar sanal dünyada yaşar hale geliyor, gerçek ilişkiler yetmiyor hatta itici geliyor, böcek gibi sanal alemde yaşıyor.

Kadının çocuğu gözünün önünde havuza düşüp boğulmaktayken o Twitter'da "Çocuğum şu anda havuza düştü, çırpınıyor" diye paylaşımda bulunuyor. Birileri gidip hemen kurtarması gerektiğini söyleyince robot gibi kalkıp gidiyor ve çocuğun cesedini çıkarıyor. Bunu da paylaşıyor. Kadını alıp hastaneye yatırıyorlar çünkü gerçeklik algısı ve dünyayla ilişkisi bitmiş.

bakifani ilk iletisinde kriterleri koymuş. Senin amanın da küresel oyunlar bunlar, doktorlara ben zaten hiç güvenemem, cesareti olan varsa gelsin bana anlatsın da göstereyim günün demen kimsenin umurunda olmaz.

Bir gidip bak bakalım yılda kaç tane insan hastanelerin psikiyatri servislerine başvuruyor internet bağımlılığı yüzünden. Sen internet kullanan herkesin okuyup gelişmek, bilgi edinmek, dünyada olan biteni öğrenmek için kullandığını sanıyorsun herhalde. Kaldı ki oyun oynamakta veya insanları asosyalleştiren o ismiyle ters orantılı olan sosyal paylaşım sitelerinde dolaşmanın bile zararı yok. Fakat sanal dünya çoğu insana çok cazip geliyor ve bir süre sonra oralarda paylaşımda bulunabilmek için yaşar hale geliyorlar..

Gerçek yaşamları artık tat vermiyor.. İlişki kurmak, doğayı ve insanları yaşamak, gerçek paylaşımlarda bulunmak, sosyal olmak gibi gerekliliklerden uzaklaşıp internete kaçıyor. Zorunlu olarak dışarı çıktığında ya da birileriyle bir araya geldiğinde tek isteği hemen eve kaçıp internete girmek oluyor. Bütün o saatler boyu huzursuz ve mutsuz oluyor. Yoksunluk demiştik.

Kimse internetten uzak durun demiyor. Hiçbirimiz uzak durmuyor, yararlanıyoruz. Gerçek dünyanız orası olmamalı, her günün önemli vaktini oraya harcamamalısınız, internetle aranıza mesafe koymalı ve önce gerçek yaşamlarınızı yaşamalı ve keyif almalısınız diyoruz.

Bu züppeliğin kabak tadı verdi. APA herhangi bir kurum değildir, bilimle azıcık içli dışlı olan biri de bunu bilir.

Bu bilgi ABD kaynaklı olduğu için reddetmek delilik. Bilim ayrı, diğer sorunlar ayrı. Ayrıca zaten doğru bir bilgi bu ve evrensel bir sorun artık. Çünkü insan her yerde aynı insan, bağımlılık her yerde aynı bağımlılık.

Kadın ya da erkek kişi günün yarısından çoğunu internet başında geçirince o beraberlikte sorun olmaması kaçınılmazdır. İmkansızdır. Çünkü kişinin gerçek yaşam alanı evi ailesi değil, internet ortamı olmuştur. Gerçek dünyayla ilişkisi yüzeyeldir. Başka bir alemde yaşıyor deriz ya, işte aynen öyledir. Sorumluluklarını yerine getirmesinde sorunlar çıkmaya başlar, ilişki kopar dağılır ve bir süre sonra da biter elbette. Bu arada sanalda kurulan ilişkilerden kaynaklı sorunlar da başgösterir ki internette tanıştığı insanlar için evini barkını habersizce terkeden bir dolu kadın ve adam vardır dünyada... Hiç mi görmedin, duymadın, okumadın?

Adam internette porno izlemekten başını kaldırmaz hale gelir, kendi seks yaşamı biter çünkü uyarıldığı şeyler değişmiştir. Seks onun için pratik edilerek değil, izlenerek zevk alınan bir şeye dönüşmüştür. Karısını başka erkeklerle izlemek istemek gibi düşünceler geliştirir. Sapık olduğundan mı? Değil.. Çünkü seks konun için, seks yapan birilerini izlerken zevk alınan bir şeydir artık. Bu evlilik yürür mü? Kadın ne olduğunu görmez mi?

Çocuklar bile bağımlı, çocuklar. Parkta bahçede büyümesi gereken çocukların eline ana babalar artık tablet sıkıştıyor. Çocuklar ruhsuz, dünyadan kopuk zavallılar olarak sürdürüyor yaşamlarını. Ne kadar çok sayıda çocuk internet kafelerde oyun oynamak için evden okuldan kaçıyor, para çalıyor, var mı haberin?

İnternet bağımlılığı çok ciddi, çok önemli bir sorundur ve tedavi edilir. Bilmediğin konularda ahkam kesme. Bu sorun günlük yaşamın içinde, capcanlı bir sorun ve aslında göründüğünden çok daha büyük. Yani senin o Genetik Algoritma dediğin şey, verdiğin o örnek bambaşka, konuyla zerre kadar örtüşmeyen bir örnek çünkü kimse anlamaz, bilmez. Fakat bu herkesin yaşamında. Öyle vakalar var ki, görsen, elini bir daha bilgisayar klavyesine sürmek istemez, korkarsın.

Bunlar, internette vakit geçiren veya biraz fazla vakit geçiren herkes için geçerli değildir. Her internet kullanıcısı bağımlı değildir. Kullanıcıların bugün %8-10 arası bağımlıdır ve semptomlar zaten bellidir. Depresyon, kaygı, içe kapanma, stresli durumlardan kaçıp hemen internete, yani sanal alana sığınma gibi davranışları vardır. Şimdi bu akıllı telefon vb teknolojik ürünler var da hemen her an internete girip krizi atlatıyor insanlar. Eğer bir hinlik arayacaksan burada ara, çünkü bu cihazlar sosyal paylaşım siteleri vb alanlara anında ve ucuza bağlanabilmek için yaratılmıştır.

Yazınızdaki hataları ve çarpıtlmaları teker teker göstermeyeceğim. Madem ki bir cevap verdiniz polemiğe sebep olmadan asıl konuya dönelim. Önce en basit olarak düzgün bir tanım yapmanızı istiyorum.

Bir kişi İnternet'e bağlanmadan edemiyor. Bu kişi İnternet bağımlısı mıdır?

İnternet'e bağlanıyor çünkü İnternet'te kumar oynuyor. Asıl bağımlı olduğu şey kumar. Ama hala ilk ifademiz geçerli. O halde bu tanım doğru değil.

İnternet'e herhangi bir bağımlılık için bağlanıyorsa İnternet bağımlısı değil, ilgili şey neyse onun bağımlısıdır.

Verdiğiniz Twitter örneği birşey ispatlamıyor. Diğer örneklerden anladığım kadarıyla daha çok depresyondaki insanların bir haz almak adına gerçek dünyadan kaçış için İnternet'i kullanmasını tarif etmişsiniz. Söylediğim gibi, buna İnternet bağımlılığı diyemezsiniz. Depresyondaki adam kendini mutlu olabildiği bir alana kapatıyorsa ve millet ona İnternet bağımlılığı diye bir fetiş dayatıyorsa tabi ki "benim İnternet bağımlılığım var" diyecek siz de onu ona göre tedavi edeceksiniz. Başarılı olabilirler mi? Olabilir. Ama yine söylediğim gibi bu teşhisin doğruluğundan değil.

"Kadın ya da erkek kişi günün yarısından çoğunu internet başında geçirince o beraberlikte sorun olmaması kaçınılmazdır. İmkansızdır." Demişsiniz. Ama hala asıl konudan uzaklaşıyorsunuz. İnternet bağımlılığını tanımlamadınız. Ayrıca neden tersini düşünmüyorsunuz: Bir evlilikte sorun varsa, bir aile yapısında çarpıklık varsa bu kendini hiçbir şekilde belli etmeyebilir. Ama bir zaman gelir İnternet, sorunun ortaya çıktığı tek kaynak oluverir. Onun için söyledim tanımı düzgün yapalım diye. Bir sorun kendisini sadece İnternet vasıtasıyla gösterebilmişse, yani İnternet ortaya çıkana kadar bu sorun ortaya çıkmamışsa buna pat diye "İnternet bağımlılığı" etiketini vuramazsınız.

İnternet ile ilgili bağımlılık sorunlarını İnternet bağımlılığı adı altında kategorize etmek kolay gelebilir. Ancak İnternet bundan ibaret değildir. Ve İnternet yeni bağımlılıklar ortaya çıkarmış olabilir, İnternet olmadan önce olmayan bağımlılıklar, İnternet'te oyun, sosyal yönü de olduğu için çok bağımlılık yapıcıdır ve yaygın şikayet edilir. Ama hala buna İnternet bağımlılığı diyemezsiniz.

Doğrudan İnternet'in İnternet olması vasfıyla ilgili bir tanım yapamazsanız, tanım yapamıyorsunuz demektir. Böyle bir tanım yapın o zaman. Zaten onun için konuya somuya çekmeye çalışıyorum.

Ne yapar bu İnternet bağımlıları. Veri alışverişi sırasında modem ışıklarını mı seyrediyorlar da bunlara İnternet bağımlısı diyoruz? Hangi nedenle İnternet, sadece İnternet olma vasfı dolayısıyla bağımlılık yapıyor? İnternet bağımlılığı yüzünden eşler boşanıyormuş. Aslında çok mutluyduk da birgün gözü modem ışıklarına takıldı mutluluğumuz sona erdi gibisinden bir hikayemi bu? Nedir bu adamların derdi? Bunları açıklayın. Böyle bir tanım yapamayacağınızı, yapsanız da çok uçuk kalacağını iyi biliyorum. İşte benim derdim odur. İnternet'in ne olduğunu bilmeyen insanlar İnternet ile ilgili tüm bağımlılıklara toptan İnternet bağımlılığı diyerek bir fetiş uydurmuşlar. Adam da benim İnternet bağımlılığım var diyor. Ya da benim çocuğumun İnternet bağımlılığı var diyor.

Bu arada tanım yapmayıp yine meseleyi özünde ne olduğu belli olmayan havada örneklere çekeceğinizi adım gibi bildiğim için ve sürekli kışkırtıcı sataşmalarla polemiğe zorladığınız için tartışma devam etme niyetinde değilim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Birşey daha ekleyeyim. Diyelim ki bir araştırma yapacaksınız. Araştırmanızın konusu "İnternet'te kumar ya da oyun bağımlılığı" olursa bu yeni birşey değildir. Yeni birşey araştırıyormuş gibi yapmak istiyorsanız atacağınız başlık "İnternet bağımlılığı" olacaktır. Aynı şekilde depresyondaki insanlar ve İnternet diye bir araştırma ilginç olmaz, İnternet bağımlılığı şimdi yeni moda. Kolayca meseleyi çarpıtabilirsiniz. Hemen en basit tanıma başvur: İnternetsiz edemiyor; demek ki İnternet bağımlısı. Ayrıntıları vermezseniz zaten bilinen şeyleri araştırdığınızı söylemek zorunda değilsiniz. Hepsi ekonomi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Birşey daha ekleyeyim. Diyelim ki bir araştırma yapacaksınız. Araştırmanızın konusu "İnternet'te kumar ya da oyun bağımlılığı" olursa bu yeni birşey değildir. Yeni birşey araştırıyormuş gibi yapmak istiyorsanız atacağınız başlık "İnternet bağımlılığı" olacaktır. Aynı şekilde depresyondaki insanlar ve İnternet diye bir araştırma ilginç olmaz, İnternet bağımlılığı şimdi yeni moda. Kolayca meseleyi çarpıtabilirsiniz. Hemen en basit tanıma başvur: İnternetsiz edemiyor; demek ki İnternet bağımlısı. Ayrıntıları vermezseniz zaten bilinen şeyleri araştırdığınızı söylemek zorunda değilsiniz. Hepsi ekonomi.

Ama burada asıl sorun şu ki karşınızdaki hastaya sorunlarının İnternet kaynaklı olduğunu, kurtulması gereken şeyin İnternet olduğunu, bundan kurtulursa sorundan kurtulacağını telkin etmiş oluyorsunuz. Bazen işe yarıyor. Ayrıntılara girmeyeceğim. Ama dediğim gibi aslında sorun hiçbir zaman İnternet değildi.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hiç değilse:

"İnternet haz ve tatmine şimdiye kadar olmayan çok kolay bir erişim imkanı sağlıyor. İşte bu özelliği sebebiyle bağımlılık yapıyor."

Gibi birşey söyleseydin de buradan devam etseydik. Yine tabi ki yeterli olmazdı. Ancak hiç değilse tartışmak için bir başlangıç olurdu. Bunu bile söyleyemedikten sonra seninle ne tartışacağım. Aslında bekliyordum böyle birşey söylemeni ama... Neyse. Senin yerine de ben cevap verecek değilim.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Astral uzun uzun yazıyorsun, ama inan boş yazıyorsun. İnternet bağımlılığı denmesi seni niye bu kadar rahatsız ediyor, sıkıntın nedir bilmiyorum ama sen zaten APA'yı falan da reddedip doktorlara güvenmediğini de söylediğin için seni okumak benim için iyice zor oluyor. Biraz da anlamsız. Buna rağmen okuyorum.

Sorularına yanıt verilmiş, ama sen ille de kafandakileri tekrar tekrar yazmak için okumuyorsun.

Bir kişi İnternet'e bağlanmadan edemiyor. Bu kişi İnternet bağımlısı mıdır?

Tek bir soruyla mı anlayacaksın kişinin bağımlı olup olmadığını? Bağlanmadan edemiyorsa sorun vardır, ama bu bağımlıdır demek değildir. Kriterler aşağı yukarı belli, herkes okur anlar. Yukarıda her internete çok bağlanın bağımlı olmayacağını, kullanıcıların ancak %8-10'unun internet bağımlısı sayıldığını belirttim.

bakifani kriterleri zaten ilk yazısında yazmış, söylemiş.

İnternet bağımlılığı, kişilerin tek tek çıkamadığı sitelerde yapılana bağımlı olduğu anlamına gelmez. Kumar oynar, porno izler, chat yapar, oyun oynar, sosyal paylaşım sitelerine takılır ve daha bir dolu şey.. Bunların birkaçını bir arada yapıyor da olabilir. Aslında hiçbirinin birbirinden farkı yoktur, yani ne yaptığı ilk anda önemsizdir. Önemli olan sürekli internette olması ve artık yaşamını sanalda kurmasıdır. Bu insanlar gerçek dünyadan koparlar ve başka patolojiler de geliştirirler. Onlara alt hastalıklar denir.

İnternet ile ilgili bağımlılık sorunlarını İnternet bağımlılığı adı altında kategorize etmek kolay gelebilir. Ancak İnternet bundan ibaret değildir. Ve İnternet yeni bağımlılıklar ortaya çıkarmış olabilir, İnternet olmadan önce olmayan bağımlılıklar, İnternet'te oyun, sosyal yönü de olduğu için çok bağımlılık yapıcıdır ve yaygın şikayet edilir. Ama hala buna İnternet bağımlılığı diyemezsiniz.

İnternetin bunlardan ibaret olduğunu söylemedi kimse. İnternet yüzyılın buluşudur belki, şahane bir olanaktır ve yararlanmak gereklidir. Ama gerçek dünyadan kopmadan, gerçeği yaşamaya devam ederek kullanmalıdır onu. Bizim söylediğimiz budur.

Ne yapar bu İnternet bağımlıları. Veri alışverişi sırasında modem ışıklarını mı seyrediyorlar da bunlara İnternet bağımlısı diyoruz? Hangi nedenle İnternet, sadece İnternet olma vasfı dolayısıyla bağımlılık yapıyor? İnternet bağımlılığı yüzünden eşler boşanıyormuş. Aslında çok mutluyduk da birgün gözü modem ışıklarına takıldı mutluluğumuz sona erdi gibisinden bir hikayemi bu? Nedir bu adamların derdi? Bunları açıklayın. Böyle bir tanım yapamayacağınızı, yapsanız da çok uçuk kalacağını iyi biliyorum. İşte benim derdim odur. İnternet'in ne olduğunu bilmeyen insanlar İnternet ile ilgili tüm bağımlılıklara toptan İnternet bağımlılığı diyerek bir fetiş uydurmuşlar. Adam da benim İnternet bağımlılığım var diyor. Ya da benim çocuğumun İnternet bağımlılığı var diyor.

Şu yazdığın saçmalıklara bir bak Allah aşkına. Hiç mi okumuyorsun, hiç mi anlamıyorsun ne dendiğini kendi aklınca dalga geçiyorsun? Açıkladık işte, örnek de verdik, daha neyin peşindesin? Ne obsesifmişsin kardeşim...

Senin bu işi anlaman zor görünüyor, konuyu hiçbir şekilde bilmiyorsun ve açıkça saçmalıyorsun. APA'yı bile kabul etmiyor, bilimcilerin çıkar peşinde olduğunu iddia ediyorsun. Hani şu farmakologların virus bakteri üretip de insanları hasta etmesi, ardından da tedavi ediciler üretip paraları götürmesi miti gibi.. Yaptığın şey aynen onların yaptığı. Zaten gizlemiyorsun da. E senle ne konuşulur ki...

İnternet bağımlılığın ne olduğu çok açık, kriterler çok açık, vakalar çok açık, sanırım senden başka herkes de anlıyor.

tarihinde Mrs. Missing tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hiç değilse:

"İnternet haz ve tatmine şimdiye kadar olmayan çok kolay bir erişim imkanı sağlıyor. İşte bu özelliği sebebiyle bağımlılık yapıyor."

Gibi birşey söyleseydin de buradan devam etseydik. Yine tabi ki yeterli olmazdı. Ancak hiç değilse tartışmak için bir başlangıç olurdu. Bunu bile söyleyemedikten sonra seninle ne tartışacağım. Aslında bekliyordum böyle birşey söylemeni ama... Neyse. Senin yerine de ben cevap verecek değilim.

Yok. Seni çok iyi anladım. Tartışmanın devam etmesine gerek yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hiç değilse:

"İnternet haz ve tatmine şimdiye kadar olmayan çok kolay bir erişim imkanı sağlıyor. İşte bu özelliği sebebiyle bağımlılık yapıyor."

Gibi birşey söyleseydin de buradan devam etseydik. Yine tabi ki yeterli olmazdı. Ancak hiç değilse tartışmak için bir başlangıç olurdu. Bunu bile söyleyemedikten sonra seninle ne tartışacağım. Aslında bekliyordum böyle birşey söylemeni ama... Neyse. Senin yerine de ben cevap verecek değilim.

Bunu da söyledik Astral. Bu insanlar sadece burada mutlu oluyor, tatmin oluyor, gerçeklik eşikleri yükseldiği için gerçek dünyayla ilişkileri bitiyor dedik. Hayat alanları internet oluyor, zorunlu olarak bilgisayardan uzaklaştıklarında yoksunluk belirtileri gösteriyorlar dedik.

Bak ne diyorsun? "Ama yine de yeterli olmazdı tabii." O kadar kendine odaklısın ki, yazılanları bile okumuyorsun aslında. Okusan da anlamıyorsun, görmüyorsun.

Ayrıca uzun uzun yazıp da "tartışmayacağım, niyetim yok, devam etmeyeceğim, yazsanız da kabul etmem zaten" deyip duruyorsun. Bu da bir sorun. Benim/bizim değil de, senin sorunun. Yazarak lütfetmiyorsun kısacası.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bunu da söyledik Astral. Bu insanlar sadece burada mutlu oluyor, tatmin oluyor, gerçeklik eşikleri yükseldiği için gerçek dünyayla ilişkileri bitiyor dedik. Hayat alanları internet oluyor, zorunlu olarak bilgisayardan uzaklaştıklarında yoksunluk belirtileri gösteriyorlar dedik.

Bak ne diyorsun? "Ama yine de yeterli olmazdı tabii." O kadar kendine odaklısın ki, yazılanları bile okumuyorsun aslında. Okusan da anlamıyorsun, görmüyorsun.

Ayrıca uzun uzun yazıp da "tartışmayacağım, niyetim yok, devam etmeyeceğim, yazsanız da kabul etmem zaten" deyip duruyorsun. Bu da bir sorun. Benim/bizim değil de, senin sorunun. Yazarak lütfetmiyorsun kısacası.

Hayır. Tabi ki benim söylediğimi söylemedin. Aradaki fark çok açık. Tartışmayı bir mantıksal çerçeveye çekmeye çalışıyordum. Siz ise kişiliğimle ilgili anlamsız analizler yapıyorsunuz ve konuya odaklanmıyorsunuz. Umuyorum bir daha tartışırsak daha sağlıklı bir tartışma olmasına dikkat edersiniz.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Hayır. Tabi ki benim söylediğimi söylemedin. Aradaki fark çok açık. Tartışmayı bir mantıksal çerçeveye çekmeye çalışıyordum. Siz ise kişiliğimle ilgili anlamsız analizler yapıyorsunuz ve konuya odaklanmıyorsunuz. Umuyorum bir daha tartışırsak daha sağlıklı bir tartışma olmasına dikkat edersiniz.

Çünkü senin bütün yorumların kişisel. En küçük bir bilimselliği olmayan, farmakologların önce hastalık sonra ilaç ürettiği mitiyle tamamen eşdeğer komplo teorisi hepsi. Tıpçıların böyle bir hastalık varmış gibi yaparak insanlığı kandırıp sömürdüğünü söylüyorsun. Bunu yaparken de "Siz bilimcilerle içli dışlı olmadığınız için bilmezsiniz" diyerek züppece bir tavırla yapıyorsun. Doktorlara, bir marangoza güvendiği kadar güvenen biri olduğunu söylüyorsun. Bunları görmezden gelerek tartışmaz kimse seninle.

Yukarıdaki cümleyi bire bir kurmamışız ancak interneti hayat alanları haline getirdiklerine göre kendilerini orada var ettikleri açık. Mutlu olmasa, haz duymasa oturur mu başına? Gerçek dünyayı reddedip, ondan keyif almayıp sanala hapsolur mu? Bu basit çıkarsamayı yapmak çok zor değil herhalde. Yoksunluk diyoruz, değil mi? İlacı internet.

Tartışmanın mantıksal bir zemine oturması kesin olarak imkansız. Söylediklerin bütünüyle mantık çerçevesinden ve bilimsel olmaktan uzak, tamamen kişisel komplo teorileri.

Seninle bir daha nasıl tartışırız bilemem, ancak esas dikkat etmesi gerekenin sen olduğunu düşünüyorum. Komplo teorileriyle değil, bilimsel alt yapıyla tartışılması gereken konularda, özellikle de akıl sağlığıyla ilgili konularda alttan almak ya da taviz vermek gibi bir yaklaşımım yok.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Bir kişi İnternet'e bağlanmadan edemiyor. Bu kişi İnternet bağımlısı mıdır?

İnternet'e bağlanıyor çünkü İnternet'te kumar oynuyor. Asıl bağımlı olduğu şey kumar. Ama hala ilk ifademiz geçerli. O halde bu tanım doğru değil.

İnternet'e herhangi bir bağımlılık için bağlanıyorsa İnternet bağımlısı değil, ilgili şey neyse onun bağımlısıdır.

Yazdıklarınız çok doğru.

Nette kişiler ilgi alanlarına hitap eden sitelere girerler. Kendi bağımlılıklarına, fantazilerine, ilgi alanlarına hitap eden sayfalarda dolaşırlar tabii ki. Tedirginliği olmayan, risk almaya meraklı, kız arkadaş arayan bir delikanlı karşısına ne çıkacağını bilmeden tutup sosyal sitelerde dolaşacak, kız arkadaş edinmeye kalkışacaktır. Sex sitesi deyip geçmemek lazım, burada da kişiler kendi fetiş ve cinsel fantazilerine hitap eden sitelerde vakit geçirirler. Pedofilin ne işi olur sado mazo ilişkilerle değil mi? Ne anlasın master and servant'tan.Gidip çocuk porno sitelerinde vakit geçirecektir. Bir zoofil de tutup hayvanlarla cinsel ilişkilerin bulunduğu sayfaları ziyaret edecektir. Swingerlar net sayesinde swinger olmamışlardır şüphesiz, ama kolaylıkla diğer swingerlara ulaşabilir ve fantazilerini gerçekleştirebilirler. Kumar bağımlısı kumar sitelerine girecektir ve saatlerce burada vakit geçirecektir.İnternet bu tutumu sürdürmeyi sadece kolaylaştırır. Kolaylıkla ulaşılabilir kılar. Eğer o kişinin net gibi bir seçeneği olmasa, para bulmak, kalkıp reel bir kumarhaneye ,gitmek gibi bir dizi bedensel etkinliğe girişecekti. Belki vazgeçecekti. Tedavi alıyorduysa bu daha kolay olacaktı v.s.

Yani net olmayan bir hastalığı veya bağımlılığı ortaya çıkarmaz genellikle. Olanları ilerletir . Her şeyi ulaşılabilr yaptığı için kişinin bağımlılığının, alışkanlığının, fantazilerinin bokunu çıkartmasına sebebiyet verebilir. İster istemez çevresindeki kişilerle iletişimini engeller. Çünkü tüm zevkleri ayağına gelmiştir. Hele adamın beş zevki varsa yandın demektir. Eğer otokontrolsüz bir kişiyse ne karısının yüzüne bakar ne çoluk çocuğunun.

"Kadın ya da erkek kişi günün yarısından çoğunu internet başında geçirince o beraberlikte sorun olmaması kaçınılmazdır. İmkansızdır." Demişsiniz. Ama hala asıl konudan uzaklaşıyorsunuz. İnternet bağımlılığını tanımlamadınız. Ayrıca neden tersini düşünmüyorsunuz: Bir evlilikte sorun varsa, bir aile yapısında çarpıklık varsa bu kendini hiçbir şekilde belli etmeyebilir. Ama bir zaman gelir İnternet, sorunun ortaya çıktığı tek kaynak oluverir.

Otokontrolsüz kişiler nete öylesine bağımlı olabilirler ki, karşısındaki konuşurken yüzüne bakmaz hale gelebilirler. Çevrenizde sıklıkla görüyorsunuzdur. İnsan ilişkilerine zarar verebilir boyuta getirmemek gerekir. Eğer gelirse ve çevresiyle ilişkilerini etkilemeye başlamışsa bir sorun var demektir. Bu yeni sayılabilecek sosyal sorun yaratan, ilişkileri bozan hastalığa biliminsanları bir isim bulmak istemiş ve internet bağımlılığı ismini vermişlerdir. Bu sadece bir isim. Yoksa adam adsl ışığına dalıp giderek masturbasyon yapmıyor tabii ki.

Siz neden ismine takıldınız ki hastalığın? Sosyal iletişimi baltalayan, kişinin çevresiyle ilişkilerini bozan, hayatına gereğinden fazla etki eden, yalnızlaştıran şeyler hayatın gidişatını, normalitesini ve kalitesini bozar. Doğal olarak sözü geçen anormalliğe bir isim vermek gerekirse eğer, internet bağımlılığı uygun görülmüş olabiilir.

Sizce ne denmeliydi? Belki bir fikir yürütebilirsiniz. Şöyle kısa ve sorunu belli edici olacak bir isim örnek verirseniz iyi olur.

tarihinde Cariye tarafından düzenlendi

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Cariye

Tartışmayı düzgün zemine çekme çabanızdan ötürü teşekkür ediyorum. Ancak devam etmeyeceğim. Kişisel saldırıların arasından fikir seçip cevap vermeye çalışmak çok yorucu. Tabi ki son söylediğim size değil.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

...

Sizinle tartışma yapılmaz. Çünkü sizin söylemeniz gereken şeyi ben söylemek zorunda kalıyorum. Konuyu bilmiyorsunuz ve mantığınız çok zayıf. Kendi kendime tartışsam çok daha iyi olur.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Ben internetle sadece buraya bağlanıyorum, youtupta müzik arıyorum arada, uzun müddet buradayım, sizce ben bağımlı mıyım?

Hayır değilsiniz. Çünkü böyle birşey yok. Ancak hayatınızın büyük bir bölümünü İnternet ortamına kısıtlamışsanız bu bazı sorunların göstergesi olabilir.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Sizinle tartışma yapılmaz. Çünkü sizin söylemeniz gereken şeyi ben söylemek zorunda kalıyorum. Konuyu bilmiyorsunuz ve mantığınız çok zayıf. Kendi kendime tartışsam çok daha iyi olur.

Senin züppece üslubun ve komplo teorilerini ciddiye almak değil benim işim. Konuyu bilmeyen ve kafasında yazdığı komplo teorileriyle gelen sensin, anlamayan da sensin.

Sana verilen tüm bilgileri, en açık haliyle ve psikiyatrinin otoritesi kurumun açıklamalarını bile kabul etmiyorsan ve ben doktorlara güvenmem zaten diyorsan senin mantıktan bahsetmen talihsizlik olur zaten.

İletiyi paylaş


Link to post
Sitelerde Paylaş

Tartışmaya katıl

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

Yükleniyor ...

  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.

×
×
  • Yeni Oluştur...