Jump to content

KÖTÜ KAVRAMININ YARATILMASININ HİKMETİ NEDİR?


Recommended Posts

Cuvcuv arkadaşımızın kötülük problemi başlıklı alıntısına cevaben bu yazıyı yazıyorum..

Dünyada kötülükler vardır, yok diyemeyiz fakat kötünün yaratılması kötülük değildir kötülüğün gerçekleşmesi kötülüktür. Allah yaratır bu kötülük değildir gerçekleştiği zaman kötülük olur.. mesela yağmur insanlar arasında rahmet adıyla anılır yağmurun insanlar için tabiat için binlerce olumlu yönü vardır bir dikkatsiz, tedbirsiz adam yağmura maruz kalıp ıslandığı zaman yağmur kötüdür diyebilirmi? Hayır. Ateşin yaratılmasının bir çok hikmeti vardır, hatta diyebilirimki şu anki medeniyet ateş sayesindedir. Bir dikkatsiz ve tedbirsiz adam elini yanlışlıkla yaksa ateş kötüdür, çirkindir diyebilir mi? Hayır. Bu misallerden şu cümleyi çıkarıyoruz ki “hayrı kesir için şerri kalil kabul edilir” yani büyük hayırlara vesile olan şeyler için küçük kayıplar zararlar kabul edilir. Mesela kangren olan bir parmağı kesersin bir kolu kurtarmak için burda hayrı kesir için şerri kalil kabul edilmiş oluyor.. şimdi bu örneklerden gerçeğe yani mevzuya gidersek.. evvela melekler gibi bir ibadete Allahın ihtiyacı yok onların makamı sabit ne alçalırlar ve ne de yükselirler.. Allahın onlara verdiği tabiri caizse ibadet programını aynen yerine getirirler. İnsanlar ise iyilik ve kötülük sahnesinde, kar ve zarar ticaretgahında alçalırlar, yükselirler bazıları en dibe bazıları en yükseğe çıkar, eğer kötülük kavramı olmasaydı makam sabit kalırdı insanların insanlık kabilyeti ortaya çıkmazdı, bu haliyle melekleri dahi geride bırakabilecek kabilyete sahiptirler. Bu kabilyetlerin ortaya çıkması ve insanların manevi tabakalarda yükselmesi için tabiî ki böyle bir imtihan tam hikmetlidir ve tam yerindedir.. imtihan neticesinde böyle elmas ruhlu insanların kazanılması hayrı kesirdir kömür ruhlu Allahın katında haşere ve muzır hayvancıklar hükmünde olan insanların ise imtihanı kaybetmesi şerri kalildir, Allahın yanında hiçbir hükmü yoktur sayıca çok olmasınında hiçbir hükmü yoktur çünkü Allahın nezdinde önemli olan nicelik(sayı çokluğu) değil niteliktir.. bunu da bir misalle açıklayıp bitiriyorum.. mesela tarlaya bin tohum attın 100 tohum filiz verdi 900 tohum çürüdü.. senin için önemli olan filiz veren 100 tohumdur çürüyen 900 tohum ehemmiyetsizdir kale bile alınmaz..

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • İleti 107
  • Created
  • Son yanıt

Top Posters In This Topic

Top Posters In This Topic

Cuvcuv arkadaşımızın kötülük problemi başlıklı alıntısına cevaben bu yazıyı yazıyorum..

Dünyada kötülükler vardır, yok diyemeyiz fakat kötünün yaratılması kötülük değildir kötülüğün gerçekleşmesi kötülüktür. Allah yaratır bu kötülük değildir gerçekleştiği zaman kötülük olur.. mesela yağmur insanlar arasında rahmet adıyla anılır yağmurun insanlar için tabiat için binlerce olumlu yönü vardır bir dikkatsiz, tedbirsiz adam yağmura maruz kalıp ıslandığı zaman yağmur kötüdür diyebilirmi? Hayır. Ateşin yaratılmasının bir çok hikmeti vardır, hatta diyebilirimki şu anki medeniyet ateş sayesindedir. Bir dikkatsiz ve tedbirsiz adam elini yanlışlıkla yaksa ateş kötüdür, çirkindir diyebilir mi? Hayır. Bu misallerden şu cümleyi çıkarıyoruz ki “hayrı kesir için şerri kalil kabul edilir” yani büyük hayırlara vesile olan şeyler için küçük kayıplar zararlar kabul edilir. Mesela kangren olan bir parmağı kesersin bir kolu kurtarmak için burda hayrı kesir için şerri kalil kabul edilmiş oluyor.. şimdi bu örneklerden gerçeğe yani mevzuya gidersek.. evvela melekler gibi bir ibadete Allahın ihtiyacı yok onların makamı sabit ne alçalırlar ve ne de yükselirler.. Allahın onlara verdiği tabiri caizse ibadet programını aynen yerine getirirler. İnsanlar ise iyilik ve kötülük sahnesinde, kar ve zarar ticaretgahında alçalırlar, yükselirler bazıları en dibe bazıları en yükseğe çıkar, eğer kötülük kavramı olmasaydı makam sabit kalırdı insanların insanlık kabilyeti ortaya çıkmazdı, bu haliyle melekleri dahi geride bırakabilecek kabilyete sahiptirler. Bu kabilyetlerin ortaya çıkması ve insanların manevi tabakalarda yükselmesi için tabiî ki böyle bir imtihan tam hikmetlidir ve tam yerindedir.. imtihan neticesinde böyle elmas ruhlu insanların kazanılması hayrı kesirdir kömür ruhlu Allahın katında haşere ve muzır hayvancıklar hükmünde olan insanların ise imtihanı kaybetmesi şerri kalildir, Allahın yanında hiçbir hükmü yoktur sayıca çok olmasınında hiçbir hükmü yoktur çünkü Allahın nezdinde önemli olan nicelik(sayı çokluğu) değil niteliktir.. bunu da bir misalle açıklayıp bitiriyorum.. mesela tarlaya bin tohum attın 100 tohum filiz verdi 900 tohum çürüdü.. senin için önemli olan filiz veren 100 tohumdur çürüyen 900 tohum ehemmiyetsizdir kale bile alınmaz..

tanrı iyilik yaratmak için kötülük de yaratmak zorundaysa

kötülüğe bağımlı demektir

Link to post
Sitelerde Paylaş

Allah için zorundalık kavramı çok saçma !

Kime göre ?

Tabi ki inanırlara göre zira Allah her şeyin yaratıcısı yarattığı şeye bağımlı kalması düşünülemez.

Ayrıca kötülüğün varlığı ya da yokluğu Allahın varlığına inkar sebebi olamaz Senin zihninde Allah kötü zulum eden vs olabilir -ki forumda sabahtan akaşama kadar karaladığınız yazılardan da bu anlaşılıyor.

Allah şu emri koyarken ne düşünmüş neden böyle söylemiş vıdı vıdı vıdı..

Halbuki düşünecek olursak Allah o emri senin istediğin şekil de vermek zorunda mı diye sormamız gerekecek kendimize ? Allah kötülüğü yaratırken yahut insanın isteği doğrultusunda takdir ederken sana mı soracaktı?

Sen ki sadece Onun yaratığısın ve kalkmış varlığını yokluğunu bizim için sunmuş olduğu dünya düzeniyle değerlendiriyorsun.

Ne yani Allah senin istediğin gibi bir Kuran bir Peygamber indirmiş olsaydı inanacakmıydın ?

Dediğim gibi sizler İslamı ve her şeyin yaratıcısı Allahın getirdiği emirleri sorgulamaktan başka hiç bir şeyyapmıyorsnuz.Allah neden çok evlilik izni vermiş örneğin de olduğu gibi bu sual O yaratıcının varlığını değil iradesini sorgulamak olur ki bu da Ona karşı inkar değil isyan olur.

Dolayısıyla sizler inanmıyor değil böyle bir gücü bilerek yok sayıyorsunuz özetle işyerinizdeki potronunuzun ekmeğini yiyor söylediği hiçbir şeyi yapmıyor ve dahası ona hakaret ediyorsunuz bunun akabinde ise diğerleriyle sizi eşit tutmayaşından şikayetçisiniz.İşte sizler budenlikomikdurumdasınız.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Allah için zorundalık kavramı çok saçma !

Kime göre ?

Tabi ki inanırlara göre zira Allah her şeyin yaratıcısı yarattığı şeye bağımlı kalması düşünülemez.

Ayrıca kötülüğün varlığı ya da yokluğu Allahın varlığına inkar sebebi olamaz Senin zihninde Allah kötü zulum eden vs olabilir -ki forumda sabahtan akaşama kadar karaladığınız yazılardan da bu anlaşılıyor.

Allah şu emri koyarken ne düşünmüş neden böyle söylemiş vıdı vıdı vıdı..

Halbuki düşünecek olursak Allah o emri senin istediğin şekil de vermek zorunda mı diye sormamız gerekecek kendimize ? Allah kötülüğü yaratırken yahut insanın isteği doğrultusunda takdir ederken sana mı soracaktı?

Sen ki sadece Onun yaratığısın ve kalkmış varlığını yokluğunu bizim için sunmuş olduğu dünya düzeniyle değerlendiriyorsun.

Ne yani Allah senin istediğin gibi bir Kuran bir Peygamber indirmiş olsaydı inanacakmıydın ?

Dediğim gibi sizler İslamı ve her şeyin yaratıcısı Allahın getirdiği emirleri sorgulamaktan başka hiç bir şeyyapmıyorsnuz.Allah neden çok evlilik izni vermiş örneğin de olduğu gibi bu sual O yaratıcının varlığını değil iradesini sorgulamak olur ki bu da Ona karşı inkar değil isyan olur.

Dolayısıyla sizler inanmıyor değil böyle bir gücü bilerek yok sayıyorsunuz özetle işyerinizdeki potronunuzun ekmeğini yiyor söylediği hiçbir şeyi yapmıyor ve dahası ona hakaret ediyorsunuz bunun akabinde ise diğerleriyle sizi eşit tutmayaşından şikayetçisiniz.İşte sizler budenlikomikdurumdasınız.

Arapların uydurduğu bir tanrıya inanan sen komik duruma düşmüyorsun da bu saçmalıkları, ilkellikleri, tutarsızlıkları reddedenler mi komik duruma düşüyor? Elinde Allah'ın tanrı olduğuna ve Muhammed'in onun elçisi olduğuna dair arapların iddialarından başka ne var?

Link to post
Sitelerde Paylaş

Dediğim gibi sizler İslamı ve her şeyin yaratıcısı Allahın getirdiği emirleri sorgulamaktan başka hiç bir şeyyapmıyorsnuz.Allah neden çok evlilik izni vermiş örneğin de olduğu gibi bu sual O yaratıcının varlığını değil iradesini sorgulamak olur ki bu da Ona karşı inkar değil isyan olur.

Burda ateistlerin eleştirilerini iki sınıfa ayırmazsanız kafanız böyle karışır.

İnkar (daha doğrusu ''red'' ) olan kısım tanrının varolup varolmadığı ile ilgili eleştirilerdir.

İsyan kısmı da islam ahlakına yönelik eleştirilerdir.

''İslam ahlaksızdır o halde allah yoktur'' argümanı ateistlere ait değil. Onun doğrusu ''allah yoktur ve islam ahlaksızdır'' olmalı. İkisi ayrı konular yani.

İsyandan doğan inkar değil, ama ''İnkar ve isyan'' olarak anlamalısınız. (gerçi ''inkar'' kelimesi pek doğru değil ama sizin anladığınız dil bu)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Cihan fatihliğine yeltenen kaçık bir kral düşünün. Bu kral fethettiği tüm topraklardaki halka zulmediyor, temel hak ve özgürlüklerini kısıtlıyor ve cebren onları ağır işlerde çalıştırıyor. Bu davranışının açıklaması ise evlere şenlik. İnsanların ne kadar yardımsever oldukları konusunda kendilerini ispatlaması için onlara ortam yarattığını, gerçekte kendisinin bir iyilik savaşçısı olduğunu söylüyor. Tanrının adaleti de buna benziyor. Hikayedeki adamın abesle iştigal ettiğini düşünen teistler aynı şeyi tanrı için söylemezler nedense.

Malum olduğu üzere bu çok ünlü mesele felsefede "teodise" olarak bilinir. Aslında bu argüman genel olarak dinlerden özgürleşme konusunda başlangıç aşamasında olan kişilerce dile getirilir. Fakat dinler henüz beginner level bir ateistik argümanla bile başa çıkamıyor. Teistler bu problemi "Tanrının hikmetinden sual olunmaz", "Takdir-i ilahi", "No pain no gain", "Bu ilahi bir sınav", "Özgür irade için kötülüklerin varlığı şart" gibi klişelerle cevaplar. Ama bu açıklamalar tanrıyı aklamaz. Zira iyi insanlar mazlumların yardımına koşsun ve sevaba girsin, cennette köşkler/huriler edinsin diye tanrının bazı insanlara kötülük yapabilme gücü vermesi onun sonsuz güç ve merhamet sıfatlarıyla bağdaşmaz. Kötülerin başına tesadüfen kötü olaylar geldiği zaman insanlar bunu "ilahi adalete" bağlar. Ama zulüm gören, işkenceyle öldürülen masum milyonlarca insan söz konusu olunca bunun adı "sınav" olur. Algıda seçicilik böyle bir şey olsa gerek. Ayrıca dindarların hakkını aramak için mahkemelere başvurması da kendi ilahi adalet anlayışları ile çelişkili bir durum.

Adalet; toplumsal huzurun bir güvencesi olarak insanlarca oluşturulan ilkeler bütünüdür. Dolayısıyla bu kavramın semavi bir niteliği yoktur.

***

İlahi adaletin varlığına dair hiçbir ipucunun bulunmadığı yerde tanrı da yoktur. Kutsal kitapların iddiasına göre mülk tamamen tanrıya aittir ve onu dilediği kuluna dilediği kadar dağıtabilir. Ve Tanrı rızka da kefildir. Dünyada açlıktan kıvranan insanların mevcudiyetinin elbette pekçok sebebi var. Başat neden kapitalizmin (dinin uyuşturucu gücünden de faydalanarak) dünya üzerindeki etkisini giderek arttırması. Bu sorunu sistematik bir şekilde aydınlığa kavuşturmak isteyen biri elbette tanrıyı sorumlu tutmayacaktır. Ancak sen hem cemiyetin mutluluğunu, adaleti ve eşitliği teolojik ilkelere göre açıklayacaksın hem de çıkmaza girdiğinde Tanrının suçu yok, kulları yavşak diyeceksin. Bu ne kadar tutarlı? Hırsızın hiç mi suçu yok?

30171326830960984878616.jpg

İnançlılar işleri rast gittiğinde tanrıya şükrederler. Peki ya bir deri bir kemik kalmış çocuklar?

Sondaki zavallı çocuğu tanrı sınıyor olmalı. İnançlılar da onların acziyetine bakıp hallerine şükrediyorlar.

Müminlerin bu noktada tanrının avukatlığını yapabilmeleri için onu kötülüklerden yalıtması gerekiyor. İyilik ve kötülüğün yaratılmasından murad insanı seçimlerinde özgür kılmak ise yukarıdaki çocuk hangi niyetle neyi seçmiştir de böyle hazin bir durumla yüzleşmiştir?

Bazı teologlar bu sorunsalı çözmek için işi o kadar ileriye götürürler ki şerrin vücudunu inkara kalkışırlar. Onların görüşlerine göre kötülükler insan algısında vardır. Kötü fenomenler aslında kötü değildir. Tanrı vizyonunda o şeyin olmasının iyi bir nedeni vardır.

Bunu doğru farzetsek bile tanrısal vizyon insan düşüncesinin sınırlarını aşar. Biz beşerî kriterleri baz alarak olaylar hakkında iyi ve kötü yargısına varırız. Dolayısıyla bu doyurucu bir açıklama olmaz.

Bazı dinlerde ise (örn. Zerdüştilikte) dualizme sapılmış. Tanrıyı affedebilmeniz için şeytana inanmanız gerekiyor kısaca.

Tamamı tanrı savunusu adına yapılan uydurmasyon koleksiyonu. Seç beğen al! :)

Link to post
Sitelerde Paylaş

Burda ateistlerin eleştirilerini iki sınıfa ayırmazsanız kafanız böyle karışır.

İnkar (daha doğrusu ''red'' ) olan kısım tanrının varolup varolmadığı ile ilgili eleştirilerdir.

İsyan kısmı da islam ahlakına yönelik eleştirilerdir.

''İslam ahlaksızdır o halde allah yoktur'' argümanı ateistlere ait değil. Onun doğrusu ''allah yoktur ve islam ahlaksızdır'' olmalı. İkisi ayrı konular yani.

İsyandan doğan inkar değil, ama ''İnkar ve isyan'' olarak anlamalısınız. (gerçi ''inkar'' kelimesi pek doğru değil ama sizin anladığınız dil bu)

NİHİL biraz daha açık konuşur bu konuyu anlatırmısınız?
Link to post
Sitelerde Paylaş

tanrı iyilik yaratmak için kötülük de yaratmak zorundaysa

kötülüğe bağımlı demektir

bir şeyi yapmak zorunda olmak

yapmamaya gücü olmamak demektir

bu da acz dir

yani tanrı kötülüksüz iyilik yapmayı beceremiyor

tarihinde osho tarafından düzenlendi
Link to post
Sitelerde Paylaş

birşey soracağım, farzedelim öldünüz ve Allahın var olduğunu gördünüz. hesap günü, neden inanmadınız diye sorulursa, vereceğiniz cevap ne olurdu?

Sayın berşan bunu aylardır soruyorsun...

Bunun başlıkları var,

O başlıklarda verilmiş yüzlerce cevap var...

Link to post
Sitelerde Paylaş

birşey soracağım, farzedelim öldünüz ve Allahın var olduğunu gördünüz. hesap günü, neden inanmadınız diye sorulursa, vereceğiniz cevap ne olurdu?

Olamaz öyle bir şey, hesap verecekse o bana versin erkek egemenliğin putu..Çakarım tükürüğü yüzüne, heh der cehennemin yolunu tutarım :) Tabi misal verdik, zaten yok..
Link to post
Sitelerde Paylaş

Olamaz öyle bir şey, hesap verecekse o bana versin erkek egemenliğin putu..Çakarım tükürüğü yüzüne, heh der cehennemin yolunu tutarım :) Tabi misal verdik, zaten yok..

ciddi sordum ama espri olarak değil 1 dk lığına ciddi anlamda düşün ve o an nasıl bir yanıt verirdin. Allaha neden inanmadın d,ye sorulursa yanıtın ne olurdu.

Link to post
Sitelerde Paylaş

Cevabım orda ya..

o verdiğin cevabı öyle bir zeminde veremeyeceğiniz aşikar şuan evinizde oturmuş, karnınız tok sırtınız pek, sağlığınız yerinde iken veriyorsunuz. mahşer günü benim bu yazdığım durum gerçekleşince aynı metaneti ve tarzı sergileyemeyeceğinizi belirtmek isterim. çünkü batıl değil Hakkın konuşacağı bir zamandan bahsediyorum.

Link to post
Sitelerde Paylaş

o verdiğin cevabı öyle bir zeminde veremeyeceğiniz aşikar şuan evinizde oturmuş, karnınız tok sırtınız pek, sağlığınız yerinde iken veriyorsunuz. mahşer günü benim bu yazdığım durum gerçekleşince aynı metaneti ve tarzı sergileyemeyeceğinizi belirtmek isterim. çünkü batıl değil Hakkın konuşacağı bir zamandan bahsediyorum.

GÖRENE BİZ HİİİİÇ AMA HİİİİÇ YOKLUK ÇEKMEDİK SANIR, GİT İŞİNE BERSANN YA, İNSANLARIN ZAYIF BULUNDUĞU ANLARDA AKLIMIZA GELECEKSE BUDA BİR TÜR KİŞİSEL NARSİSTLİKTİR. Afrikada açlıktan çocuklar ölüyor sen nerelerdesin, allahın nerelerde geziyor (bersann gibilerin tatmin dolu iç dünyasında) YEMİŞİM BÖYLE PUTUN ADALETİNİ..
Link to post
Sitelerde Paylaş

GÖRENE BİZ HİİİİÇ AMA HİİİİÇ YOKLUK ÇEKMEDİK SANIR, GİT İŞİNE BERSANN YA, İNSANLARIN ZAYIF BULUNDUĞU ANLARDA AKLIMIZA GELECEKSE BUDA BİR TÜR KİŞİSEL NARSİSTLİKTİR. Afrikada açlıktan çocuklar ölüyor sen nerelerdesin, allahın nerelerde geziyor (bersann gibilerin tatmin dolu iç dünyasında) YEMİŞİM BÖYLE PUTUN ADALETİNİ..

afrikadaki çocuklar sadece seni üzmüyor benide üzüyor fakat bu soruna yazı yoluyla üzülmek yerine somut adımlar atabilmek gerekiyor. şahsım adına benim bazı planlarım var umarım hayata geçirecek zamanım olur ve insanlık için küçük benim için büyük bir adım atarım.

konu bu değil ama konumuz Allahın varlığına neden inanmadın diye sorulunca vereceğiniz ciddi manada yanıt nedir bu gerçekten merak ettiğim bir soru.

Link to post
Sitelerde Paylaş
  • Konuyu Görüntüleyenler   0 kullanıcı

    Sayfayı görüntüleyen kayıtlı kullanıcı bulunmuyor.


Kitap

Yazar Ateistforum'un kurucularındandır. Kitabı edinme seçenekleri için: Kitabı edinme seçenekleri

Ateizmi Anlamak
Aydın Türk
Propaganda Yayınları; / Araştırma
ISBN: 978-0-9879366-7-7


×
×
  • Yeni Oluştur...